2009-12-11 - 13:39
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol ve Hakkı Suha Okay, AK Parti'yi, ''PKK'yı aklamakla'' suçlayarak, Devlet Bakanı, Başbakan
Yardımcısı Bülent Arınç ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ü istifaya çağırdı.
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol ve Hakkı
Suha Okay, düzenledikleri basın toplantısında, Tokat'ta 7 askerin
şehit olmasının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Bu eylemin, PKK'nın terör zincirinin en son parçası olduğunu ifade eden
Anadol, bu nedenle terör örgütünün eylemine şaşırılmaması gerektiğini söyledi.
Anadol, ''O, yıllardır yaptığına devam ediyor, işi bu; terör, kan dökmek, can
almak. İktidar partisi temsilcileri ve devleti yönetenlerce yorumlanması, ilk kez
turnasol kağıdı gibi açığa çıktı, zihniyetler ortaya çıktı'' dedi.
Anadol, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington'da yaptığı
açıklamada, eylemi terör örgütü PKK'nın yaptığını söyleyemediğini, soru ve ünlem
işaretleriyle olayı başka yöne kaydırmaya çalıştığını savundu.
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç'ın saldırının ardından
yaptığı açıklamalarıyla, ''Bayramdan sonra ne Bülent Arınç ne Danıştay kalacak''
sözlerine işaret eden Anadol, ''Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan, söyleyeceğini,
söylemeden önce düşünmeyen bir yönetim, bir başbakan yardımcısıyla karşı
karşıyayız. Bari, şehit cenazelerinden sonra, her zaman yaptığı gibi ağlamaya
başlasaydı daha isabetli olurdu'' diye konuştu.
YURT DIŞINDALAR
Kemal Anadol, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat
Ergün, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in saldırıya yönelik
açıklamalarını anımsattı.
Anadol, 7 askerin şehit olduğu, 19 madencinin öldüğü, sokakların kan
gölüne döndüğü bir dönemde, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı'nın yurt
dışında olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:
''Bu demeçler, bu anlayış içindeki devlet ve hükümet yönetiminin ne kadar
paranoya içinde olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Sanayi Bakanı,
Başbakan Yardımcısı, olaylara paranoyayla bakarsa ve paranoya halinde yorumlar
getirirlerse, vay halimize...
Siyasetçilerin konuşması diş macununa benzer. Macun tüpten çıktından
sonra geri sokmak mümkün değil. Bu nedenle bu kadar gayriciddi, olaylara
paranoyayla bakan, emirlerinde istihbarat, güvenlik güçleri bulunmasına rağmen,
olayı yanlış değerlendiren, yanlış yerlere çekmek isteyen, PKK gibi bir terör
örgütünü aklama peşinde olan, öncelikle Hükümette yer alan Başbakan Yardımcısı ve
Sanayi Bakanı'nı derhal istifaya çağırıyorum.''
Anadol, Cumhurbaşkanı Gül'ün, liderleri bir masada toplamak istediğine
yönelik açıklamasının sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı'nın olayın tarafı
olduğunu, ''fırsatı kaçırmayalım'' diyerek, bu açılımı başlattığını söyledi.
Gül'ün, ''Güzel günler göreceğiz'' açıklamasına işaret eden Anadol, güzel günler
yerine, 7 askerin şehit olması, Habur skandalı ve çadır mahkemeleriyle
karşılaştıklarını belirtti. Anadol, ''Bunların sorumluları arasında, her ne kadar
anayasal olarak sorumsuz da olsa siyasal ve manevi olarak Sayın Gül vardır''
görüşünü savundu.
Artan terör konusunu görüşmek üzere, 2005'te Meclisi olağanüstü
toplantıya çağırdıklarını, çoğunluğu sağlamamaları için Gül de dahil, hepsinin
sütunların arkasına gizlendiklerini öne süren Anadol, ''Gül, liderleri ne için
toplayacakmış? İktidar dışındaki liderler mi Habur'daki skandalı, utanç
manzaralarını yarattılar?'' diye sordu.
UTANMASALAR, 'PKK'NIN İŞİ DEĞİL' DİYECEKLER
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay da yapılmak istenenin; yargıyı
etkilemek, suçluyu kayırmak, suçluyu değiştirmek ve suçu gizlemek olduğunu öne
sürdü.
İktidarın sorumlularının, ilk kez bunu yapmadığını, bir kez daha suç üstü
yakalanmanın tipik örneğinin görüldüğünü savunan Okay, ''Utanmasalar, orduevi,
öğretmenevi, karakol baskınlarına da 'PKK'nın işi değil' diyecekler. AK Parti'nin
işi, PKK'yı aklama olmuştur. AKP'nin sorumluluğunu taşıyan kadroların, iki
ellerini başlarının arasına alıp, bir kez daha düşünmelerini tavsiye ediyorum.
Artık bu sorumluluğu taşıyamayacak olan Başbakan Yardımcısı Arınç ve Sanayi
Bakanı Ergün'ün derhal görevlerinden istifa etmelerini öneriyorum'' diye
konuştu.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın grup
konuşmasına ilişkin açıklamasına yönelik değerlendirmesinin sorulmasına Okay,
''İktidar sözcülerinin kelime hazinelerinin kıtlığından kaynaklanan, hakaretamiz
üslupları, Türkiye'nin alışkanlığı haline geldi. İçişleri Bakanı, haddini aşarak,
hain ifadesini kullandı. 7 askerimiz şehit edilmesinde suçluları gizleyip,
arkasında başka güç odaklarının olduğunu söyleyip, suçu ve suçluyu kayıran,
değiştirmeye çalışan ve bunu ifade eden anlayış mı hıyanet içindedir, yoksa bu
açılımın sonunda böylesine bedeller ödeneceği endişesini dile getirenlerin mi
yaptığı ihanettir?'' karşılığını verdi.
Suha Okay, düzenledikleri basın toplantısında, Tokat'ta 7 askerin
şehit olmasının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Bu eylemin, PKK'nın terör zincirinin en son parçası olduğunu ifade eden
Anadol, bu nedenle terör örgütünün eylemine şaşırılmaması gerektiğini söyledi.
Anadol, ''O, yıllardır yaptığına devam ediyor, işi bu; terör, kan dökmek, can
almak. İktidar partisi temsilcileri ve devleti yönetenlerce yorumlanması, ilk kez
turnasol kağıdı gibi açığa çıktı, zihniyetler ortaya çıktı'' dedi.
Anadol, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington'da yaptığı
açıklamada, eylemi terör örgütü PKK'nın yaptığını söyleyemediğini, soru ve ünlem
işaretleriyle olayı başka yöne kaydırmaya çalıştığını savundu.
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç'ın saldırının ardından
yaptığı açıklamalarıyla, ''Bayramdan sonra ne Bülent Arınç ne Danıştay kalacak''
sözlerine işaret eden Anadol, ''Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan, söyleyeceğini,
söylemeden önce düşünmeyen bir yönetim, bir başbakan yardımcısıyla karşı
karşıyayız. Bari, şehit cenazelerinden sonra, her zaman yaptığı gibi ağlamaya
başlasaydı daha isabetli olurdu'' diye konuştu.
YURT DIŞINDALAR
Kemal Anadol, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat
Ergün, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in saldırıya yönelik
açıklamalarını anımsattı.
Anadol, 7 askerin şehit olduğu, 19 madencinin öldüğü, sokakların kan
gölüne döndüğü bir dönemde, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı'nın yurt
dışında olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:
''Bu demeçler, bu anlayış içindeki devlet ve hükümet yönetiminin ne kadar
paranoya içinde olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Sanayi Bakanı,
Başbakan Yardımcısı, olaylara paranoyayla bakarsa ve paranoya halinde yorumlar
getirirlerse, vay halimize...
Siyasetçilerin konuşması diş macununa benzer. Macun tüpten çıktından
sonra geri sokmak mümkün değil. Bu nedenle bu kadar gayriciddi, olaylara
paranoyayla bakan, emirlerinde istihbarat, güvenlik güçleri bulunmasına rağmen,
olayı yanlış değerlendiren, yanlış yerlere çekmek isteyen, PKK gibi bir terör
örgütünü aklama peşinde olan, öncelikle Hükümette yer alan Başbakan Yardımcısı ve
Sanayi Bakanı'nı derhal istifaya çağırıyorum.''
Anadol, Cumhurbaşkanı Gül'ün, liderleri bir masada toplamak istediğine
yönelik açıklamasının sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı'nın olayın tarafı
olduğunu, ''fırsatı kaçırmayalım'' diyerek, bu açılımı başlattığını söyledi.
Gül'ün, ''Güzel günler göreceğiz'' açıklamasına işaret eden Anadol, güzel günler
yerine, 7 askerin şehit olması, Habur skandalı ve çadır mahkemeleriyle
karşılaştıklarını belirtti. Anadol, ''Bunların sorumluları arasında, her ne kadar
anayasal olarak sorumsuz da olsa siyasal ve manevi olarak Sayın Gül vardır''
görüşünü savundu.
Artan terör konusunu görüşmek üzere, 2005'te Meclisi olağanüstü
toplantıya çağırdıklarını, çoğunluğu sağlamamaları için Gül de dahil, hepsinin
sütunların arkasına gizlendiklerini öne süren Anadol, ''Gül, liderleri ne için
toplayacakmış? İktidar dışındaki liderler mi Habur'daki skandalı, utanç
manzaralarını yarattılar?'' diye sordu.
UTANMASALAR, 'PKK'NIN İŞİ DEĞİL' DİYECEKLER
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay da yapılmak istenenin; yargıyı
etkilemek, suçluyu kayırmak, suçluyu değiştirmek ve suçu gizlemek olduğunu öne
sürdü.
İktidarın sorumlularının, ilk kez bunu yapmadığını, bir kez daha suç üstü
yakalanmanın tipik örneğinin görüldüğünü savunan Okay, ''Utanmasalar, orduevi,
öğretmenevi, karakol baskınlarına da 'PKK'nın işi değil' diyecekler. AK Parti'nin
işi, PKK'yı aklama olmuştur. AKP'nin sorumluluğunu taşıyan kadroların, iki
ellerini başlarının arasına alıp, bir kez daha düşünmelerini tavsiye ediyorum.
Artık bu sorumluluğu taşıyamayacak olan Başbakan Yardımcısı Arınç ve Sanayi
Bakanı Ergün'ün derhal görevlerinden istifa etmelerini öneriyorum'' diye
konuştu.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın grup
konuşmasına ilişkin açıklamasına yönelik değerlendirmesinin sorulmasına Okay,
''İktidar sözcülerinin kelime hazinelerinin kıtlığından kaynaklanan, hakaretamiz
üslupları, Türkiye'nin alışkanlığı haline geldi. İçişleri Bakanı, haddini aşarak,
hain ifadesini kullandı. 7 askerimiz şehit edilmesinde suçluları gizleyip,
arkasında başka güç odaklarının olduğunu söyleyip, suçu ve suçluyu kayıran,
değiştirmeye çalışan ve bunu ifade eden anlayış mı hıyanet içindedir, yoksa bu
açılımın sonunda böylesine bedeller ödeneceği endişesini dile getirenlerin mi
yaptığı ihanettir?'' karşılığını verdi.
