2010-06-17 - 14:31
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM'de gazetecilerin, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, ''Varlık Barışı Kanunu kapsamında Türkiye'ye geldiği bildirilen 64 ton altının ilgili kamu kuruluşlarının kayıtlarında gözükmediği'' iddialarına ilişkin sorularını cevapladı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Varlık Barışı
başladığından bu yana 39 şüpheli işlem bildiriminin incelendiğini kaydetti.
Şimşek, TBMM'de gazetecilerin, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin,
''Varlık Barışı Kanunu kapsamında Türkiye'ye geldiği bildirilen 64 ton altının
ilgili kamu kuruluşlarının kayıtlarında gözükmediği'' iddialarına ilişkin sorularını cevapladı.
Maliye Bakanlığı olarak, Varlık Barışına ilişkin verileri, kamuoyuyla
şeffaf bir şekilde paylaştıklarını anımsatan Şimşek, belirtilen rakamların da
kendilerinin verdiği rakamlar olduğunu söyledi.
Şimşek, Maliye Bakanlığı verilerinin beyana dayalı olduğuna işaret
ederek, beyanda bulunan mükellefin, Varlık Barışından yararlanması için 1 ay
içinde varlıkları Türkiye'ye getirmek zorunda olduğunu, aksi halde
yararlanamadığını anlattı.
''Beyan edildiği halde, bunun getirilmemesi, vergi incelemesini ya da
MASAK'ın harekete geçirilmesini gerektirmiyor mu?'' sorusuna Şimşek, ''Bu
çerçevede MASAK'a şimdiye kadar 39 şüpheli işlem bildirimi olmuş, MASAK bu
konuları incelemiştir. Vergi denetimi konusunda, vergi mahremiyeti nedeniyle
herhangi bir şirket veya mükellef hakkında, sizlerle bilgi paylaşmamız mümkün
değil. Tabii ki Maliye Bakanlığı gerekli görürse, bunları inceler'' karşılığını
verdi.
Şimşek, beyan çerçevesinde, verilerin kamuoyuyla paylaşıldığını ifade
ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Mükellefin Varlık Barışında, ilerde yapılacak incelemelerden, matrah
artırımı anlamında yararlanabilmesi için beyanın gereğini yerine getirmesi lazım.
Beyanın gereği de 1 ay içerisinde, bu varlıkların ülkeye getirilmesidir, bu da
kanunla düzenlenmiştir. Getirmedilerse, o zaman bundan yararlanamazlar. Maliye
Bakanlığı gerekli görürse, onu inceler. Kara para aklamayla ilgili MASAK,
görevini yerine getiriyor. Maliye Bakanlığı olarak da biz her zaman, gerekli
gördüğümüzde mükelleflerimizi inceleriz; bu çerçevede veya herhangi bir
çerçevede. Vergi mahremiyeti nedeniyle şu anda kimi incelemeye alıp almadığımızı,
kimin beyanda bulunduğu halde bu varlığı Türkiye'ye getirip getirmediği hususunda
sizlerle bir veri, bilgi paylaşamam. Beyan edilen varlıkların Türkiye'ye
getirilip, getirilmediği hususu mükellefin hukukuyla ilişkili bir husustur.
Altınla ilgili bir beyan söz konusu ama bu beyan sonrasında ülkeye getirilip
getirilmediği incelenen bir husus.''
Hamzaçebi'nin, kara para aklama amacıyla bu beyanın verilip verilmediğine
yönelik sorusunun anımsatılması üzerine Şimşek, kara para aklamasının olabilmesi
için varlığın Türkiye'ye getirilip, kayda geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kayda
geçirilmemesi halinde aklamanın olamayacağına dikkati çeken Şimşek, ''Varlık
Barışı başladığından bu yana şüphe üzerine, bu çerçevede 39 inceleme söz konusu
olmuş. MASAK, gerektiğinde, ilerde inceleme sonuçlarını kamuoyuyla paylaşır.
Hükümet, olarak biz gereğini yapıyoruz. Türkiye, bir hukuk devletidir, kara para
aklanlanmasına hiçbir şekilde biz izin veremeyiz. Altın beyanı da o çerçevede
değerlendirilmelidir'' diye konuştu. (14.31)
başladığından bu yana 39 şüpheli işlem bildiriminin incelendiğini kaydetti.
Şimşek, TBMM'de gazetecilerin, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin,
''Varlık Barışı Kanunu kapsamında Türkiye'ye geldiği bildirilen 64 ton altının
ilgili kamu kuruluşlarının kayıtlarında gözükmediği'' iddialarına ilişkin sorularını cevapladı.
Maliye Bakanlığı olarak, Varlık Barışına ilişkin verileri, kamuoyuyla
şeffaf bir şekilde paylaştıklarını anımsatan Şimşek, belirtilen rakamların da
kendilerinin verdiği rakamlar olduğunu söyledi.
Şimşek, Maliye Bakanlığı verilerinin beyana dayalı olduğuna işaret
ederek, beyanda bulunan mükellefin, Varlık Barışından yararlanması için 1 ay
içinde varlıkları Türkiye'ye getirmek zorunda olduğunu, aksi halde
yararlanamadığını anlattı.
''Beyan edildiği halde, bunun getirilmemesi, vergi incelemesini ya da
MASAK'ın harekete geçirilmesini gerektirmiyor mu?'' sorusuna Şimşek, ''Bu
çerçevede MASAK'a şimdiye kadar 39 şüpheli işlem bildirimi olmuş, MASAK bu
konuları incelemiştir. Vergi denetimi konusunda, vergi mahremiyeti nedeniyle
herhangi bir şirket veya mükellef hakkında, sizlerle bilgi paylaşmamız mümkün
değil. Tabii ki Maliye Bakanlığı gerekli görürse, bunları inceler'' karşılığını
verdi.
Şimşek, beyan çerçevesinde, verilerin kamuoyuyla paylaşıldığını ifade
ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Mükellefin Varlık Barışında, ilerde yapılacak incelemelerden, matrah
artırımı anlamında yararlanabilmesi için beyanın gereğini yerine getirmesi lazım.
Beyanın gereği de 1 ay içerisinde, bu varlıkların ülkeye getirilmesidir, bu da
kanunla düzenlenmiştir. Getirmedilerse, o zaman bundan yararlanamazlar. Maliye
Bakanlığı gerekli görürse, onu inceler. Kara para aklamayla ilgili MASAK,
görevini yerine getiriyor. Maliye Bakanlığı olarak da biz her zaman, gerekli
gördüğümüzde mükelleflerimizi inceleriz; bu çerçevede veya herhangi bir
çerçevede. Vergi mahremiyeti nedeniyle şu anda kimi incelemeye alıp almadığımızı,
kimin beyanda bulunduğu halde bu varlığı Türkiye'ye getirip getirmediği hususunda
sizlerle bir veri, bilgi paylaşamam. Beyan edilen varlıkların Türkiye'ye
getirilip, getirilmediği hususu mükellefin hukukuyla ilişkili bir husustur.
Altınla ilgili bir beyan söz konusu ama bu beyan sonrasında ülkeye getirilip
getirilmediği incelenen bir husus.''
Hamzaçebi'nin, kara para aklama amacıyla bu beyanın verilip verilmediğine
yönelik sorusunun anımsatılması üzerine Şimşek, kara para aklamasının olabilmesi
için varlığın Türkiye'ye getirilip, kayda geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kayda
geçirilmemesi halinde aklamanın olamayacağına dikkati çeken Şimşek, ''Varlık
Barışı başladığından bu yana şüphe üzerine, bu çerçevede 39 inceleme söz konusu
olmuş. MASAK, gerektiğinde, ilerde inceleme sonuçlarını kamuoyuyla paylaşır.
Hükümet, olarak biz gereğini yapıyoruz. Türkiye, bir hukuk devletidir, kara para
aklanlanmasına hiçbir şekilde biz izin veremeyiz. Altın beyanı da o çerçevede
değerlendirilmelidir'' diye konuştu. (14.31)
