2007-02-13 - 14:00
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu seçim yaklaştıkça, hayat ne kadar acıklı hale gelirse gelsin, siyasetin magazinleştiğini belirterek
''Türk siyasetçisine ve Türk aydınlarının bazı konulardaki duyarsızlığına'' bir anlam veremediğini ifade etti.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türkiye'nin 184 milyar
dolar borç faizi ödediğini belirterek, ''Ana paradan fazla borç ödedik.
Elde ne var; yoksulluk, kölelik ve köleliğe razı edilmiş millet...'' dedi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında, bazı televizyon programlarında
dramatik olayların, son derece gülünç bir şekilde tartışılarak, magazinleştirildiğini
söyledi. Mumcu, ''Bunlarla reyting yapılıyor. Medyanın doğasında var'' dedi.
''Seçim yaklaştıkça, hayat ne kadar acıklı hale gelirse gelsin, siyaset magazinleşiyor''
diyen Mumcu, ''Türk siyasetçisine ve Türk aydınlarının bazı
konulardaki duyarsızlığına'' bir anlam veremediğini ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rize'de gasilhane açılışı yaptığını
hatırlatan Mumcu, ''Önceden belediyelerin fen işleri müdürleri yapardı, şimdi
Başbakan yapıyor. Olsun, o da bir hizmettir'' dedi.
Erdoğan'ın, Mercedes marka cenaze araçlarıyla ölülerin taşınmasına ilişkin,
bir vatandaşın kendisine ''Ölen amcamın oğlu yaşarken Mercedese binememişti ama
kabrine Mercedesle taşındı. Allah senden razı olsun dediğini'' anlattığını ifade
eden Mumcu, ''Türkiye Cumhuriyeti Devletinde bu sözler Başbakan tarafından
söyleniyor ve kimse tarafından yadırganmıyor'' dedi.
"13 YAŞINDA 10 ANA KUZUSU"
Erkan Mumcu, Urfa Ceylanpınar'da meydana gelen trafik kazasıyla ilgili
olarak da ''Ekmek parasını sağlamak için bir mal gibi kamyonla çalışmaya giderken
hayatlarını kaybettiler. 13 yaşında 10 ana kuzusu... Kazadır, haktandır boyun
eğeriz ama bu kader olamaz'' diye konuştu.Mumcu, şöyle devam etti:
''Gazeteci Hrant Dink öldürüldü, Türkiye ayağa kalktı. Herkes, Vali,
İçişleri Bakanı, devletin hesap vermesi gerektiğini söyledi. O da bir candı. Göz
göre göre ölümünden sorumlu olan vardı. Ama Ceylanpınar'da ekmeğini kazanmak için
giderken hayatların kaybedilmesinin bir sorumlusu olmayacak mı? Nasıl oluyor da
bütün bunları kanıksıyoruz.''
''ANA PARADAN FAZLA BORÇ ÖDEDİK''
Mumcu, asgari ücretin 1 milyar liraya çıkarılmasına ilişkin sözlerinin, bazı
yazar ve aydınlar tarafından eleştirildiğini belirterek, ''Avrupa'daki asgari
ücretin dörtte birini, kendi insanı için çok görenleri anlamıyorum. Asgari
ücretin yarısına çalıştırılan insanlara bu, bir rüya gibi geliyor. İçine
düşürüldüğümüz kölelik psikolojisini anlayamıyorum'' diye konuştu.
Türkiye'de kamunun son 5 yılda 184 milyar dolar faiz ödediğini kaydeden
Mumcu, şöyle devam etti:
''Ana paradan fazla borç ödedik. Bitti mi, hayır. Borcumuz, yani ana para
yüzde 67 arttı. Üstüne alın teriyle elde edilen kurumlar satıldı. Elde ne var?
Yoksulluk, kölelik ve köleliğe razı edilmiş millet...Akıllı siyasetle yönetilmiş
olunsaydı ödenen borç, faizinin beşte birinden asla çok ödenmezdi. Japonya'nın
GSMH'sinin binde 1'i, Almanya'nın yüzde 1'i, Türkiye'nin ise yüzde 7'sinden daha
fazlası borç faizine ödeniyor. Bu haracı neden veriyoruz? Bu ülkeye yeni otoban
mı yapıldı, yeni baraj mı, köprü mü yapılıyor?''
Başbakan Erdoğan'ın, ''köylere ADSL götürmeyi hedeflediğini'' söylediğini
belirten Mumcu, ''Sayın Başbakan ADSL'nin ne olduğunu bile bilmiyor. ADSL,
telefon kablosuyla götürülen sistemdir. Bunu zaten Özal götürmüştü. Siz onun
üstüne ne götüreceksiniz?'' dedi.
CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ
Erkan Mumcu, Türkiye'nin, milyarlarca dolarını ''Kim cumhurbaşkanı olacak,
kim cumhurbaşkanı olmayacak'' tartışmasına heder ettiğini ifade ederek,
''Birileri 'Şunun eşinin başörtüsü var, olamaz, falancanın şusu var olamaz'
diyor'' şeklinde konuştu. Durumu tiyatroya benzeten Mumcu, bu sayede Türkiye'nin
cebinden milyarlarca dolar çalındığını söyledi.
Bir yıldır Türkiye'yi bürokratik devlet vesayetinden kurtarmak için çağrıda
bulunduğunu belirten Mumcu, şunları kaydetti:
''Bırakın bu derin devlet safsatalarını. Ülkenin başbakanı derin devlet
türküleri söylüyor, ayıptır. Bir taraftan derin devlet izanıyla devleti
küçülteceksiniz, diğer taraftan o devletin başına geçmeye talip olacaksınız.
Devlet demokratik değilse, şeffaf değildir. Demokratik devlet istiyor musun?
Cumhurbaşkanını halka seçtirelim. Zor şartlarda yaşayan, çoluğunu, çocuğunu,
hayat şartlarında okutmayı başaran insanlar, cumhurbaşkanlarını da seçerler.
Onlar, çocuklarını kimseden burs almadan okutuyorlar.''
Mumcu, CHP'nin cumhurbaşkanı seçimi konusundaki tutumunu da eleştirerek,
şöyle devam etti:
''Anamuhalefet, magazin programlarının Semra Hanımı... Kendine, gelin
beğenir gibi cumhurbaşkanı beğeniyor. Sen kimsin ya... Milletin iradesinin
karşısında sen kimsin. İnsan unvanından, adından bir ders alır. Cumhuriyet Halk
Partisi... 6 okundan 1'i halkçılık. Nerede halka, millete güven? İstemiyorlar,
niye? 'Bürokratik devlet devam etsin, seçilseler de seçilmeseler de her zaman
iktidarda olsunlar' diye... Yok öyle yağma. Bu millet, cumhurbaşkanı seçmeyi hak
ediyor.''
ERMENİ TASARISI
Kerkük'te referandumun ertelenmediğini, şimdi ABD Temsilciler Meclisinde
Ermeni Soykırımı Tasarısının çıkarılmamasının konuşulduğunu ifade eden Mumcu,
''Dışişleri Bakanımız adeta azarlanıyor. 'Siz önce kendi tarihinizle yüzleşin'...
Azarlanan, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı, Türk milleti. Ne Dışişleri Bakanımız, ne
de Türk milleti bunu hak ediyor'' diye konuştu.
Mumcu, Batının önce kendi tarihiyle yüzleşmesi gerektiğini, insanlık
suçlarının anavatanının Batı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
''Soykırımı biz icat etmedik, siz icat ettiniz ve Türk-Ermeni mukatelesinin
(karşılıklı öldürme) de sorumlusu Batıdır, Avrupa'dır. Siz kışkırttınız bu
savaşı. İmparatorluklar çağının sonunda, Osmanlı mirasını bir kurt iştahıyla
paylaşabilmek için insanları birbirine düşürmekten medet umdunuz. Siz kendi
tarihinizle yüzleşin. Benim Dışişleri Bakanına sitemim, bunu apacık
söyleyemeyişidir. Bunu söyleyecek bir Dışişleri Bakanı'nın, Hükümetin arkasında
kale gibi dururuz.''
Konut politikasında yeni düzenlemeyi popülist bir yaklaşım olarak niteleyen
Mumcu, yapay bir şekilde inşaat sektörü üzerinden Türkiye'nin avutulmak
istendiğini söyledi. Mumcu, devletin imkanlarının şimdiden seçim hizmeti olarak
dağıtılmaya başlandığını ileri sürerek, konut faizleriyle getirilmek istenen
uygulamanın ekonomik bir yanının bulunmadığını savundu.
301 MADDE TARTIŞMALARI
Türkiye'nin bilinç altına suçluluk duygusu eklenmek istendiğini belirten
Mumcu, şöyle devam etti:
''Soykırım tasarısına paralel olarak Türkiye'ye adeta emrediliyor, '301'i
değiştirin. Ne var bu 301'de; Devlete, millete hakareti suç sayan bir düzenleme.
Yani diyorlar ki 'Size hakaret etmek suç olmasın, kaldırın bunu'. Birileri de
durumdan vazife çıkarıyor. Geçen gün baktım, TÜSİAD, MÜSİAD, Hak-İş, bir iki
kuruluş daha bir araya gelmiş, öneride bulunuyorlar. Bunları bir araya getiren
kudretin ne olduğunu merak ediyorum. Ey millet, bunların nasıl bir araya
geldiğinden çıkaracağınız çok ders var, bakın o resme.''
''İTTİFAK ARAYIŞINDA DEĞİLİZ''
Erkan Mumcu, partisinin hiçbir siyasi partiyle ittifak arayışında
olmadığını, bugüne kadar hiç kimseyle, milletin bilmediği bir görüşme yapmadığını
bildirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 249 bin aileye, Ankara Büyükşehir
Belediyesinin 80 kusur bin aileye, Sakarya Belediyesinin 15 bin aileye yardımda
bulunduğunu, buna karşılık kendilerinin hazine yardımını kaldırdıklarını ifade
eden Mumcu, ''Bunu kendi aralarında paylaşıyorlar. Helal olan herkese yarasın,
ama haram olan herkesin burnundan fitil fitil gelecek'' diye konuştu.
Mumcu, grup toplantısının ardından, partisine katılanlara rozet taktı.
dolar borç faizi ödediğini belirterek, ''Ana paradan fazla borç ödedik.
Elde ne var; yoksulluk, kölelik ve köleliğe razı edilmiş millet...'' dedi.
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında, bazı televizyon programlarında
dramatik olayların, son derece gülünç bir şekilde tartışılarak, magazinleştirildiğini
söyledi. Mumcu, ''Bunlarla reyting yapılıyor. Medyanın doğasında var'' dedi.
''Seçim yaklaştıkça, hayat ne kadar acıklı hale gelirse gelsin, siyaset magazinleşiyor''
diyen Mumcu, ''Türk siyasetçisine ve Türk aydınlarının bazı
konulardaki duyarsızlığına'' bir anlam veremediğini ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rize'de gasilhane açılışı yaptığını
hatırlatan Mumcu, ''Önceden belediyelerin fen işleri müdürleri yapardı, şimdi
Başbakan yapıyor. Olsun, o da bir hizmettir'' dedi.
Erdoğan'ın, Mercedes marka cenaze araçlarıyla ölülerin taşınmasına ilişkin,
bir vatandaşın kendisine ''Ölen amcamın oğlu yaşarken Mercedese binememişti ama
kabrine Mercedesle taşındı. Allah senden razı olsun dediğini'' anlattığını ifade
eden Mumcu, ''Türkiye Cumhuriyeti Devletinde bu sözler Başbakan tarafından
söyleniyor ve kimse tarafından yadırganmıyor'' dedi.
"13 YAŞINDA 10 ANA KUZUSU"
Erkan Mumcu, Urfa Ceylanpınar'da meydana gelen trafik kazasıyla ilgili
olarak da ''Ekmek parasını sağlamak için bir mal gibi kamyonla çalışmaya giderken
hayatlarını kaybettiler. 13 yaşında 10 ana kuzusu... Kazadır, haktandır boyun
eğeriz ama bu kader olamaz'' diye konuştu.Mumcu, şöyle devam etti:
''Gazeteci Hrant Dink öldürüldü, Türkiye ayağa kalktı. Herkes, Vali,
İçişleri Bakanı, devletin hesap vermesi gerektiğini söyledi. O da bir candı. Göz
göre göre ölümünden sorumlu olan vardı. Ama Ceylanpınar'da ekmeğini kazanmak için
giderken hayatların kaybedilmesinin bir sorumlusu olmayacak mı? Nasıl oluyor da
bütün bunları kanıksıyoruz.''
''ANA PARADAN FAZLA BORÇ ÖDEDİK''
Mumcu, asgari ücretin 1 milyar liraya çıkarılmasına ilişkin sözlerinin, bazı
yazar ve aydınlar tarafından eleştirildiğini belirterek, ''Avrupa'daki asgari
ücretin dörtte birini, kendi insanı için çok görenleri anlamıyorum. Asgari
ücretin yarısına çalıştırılan insanlara bu, bir rüya gibi geliyor. İçine
düşürüldüğümüz kölelik psikolojisini anlayamıyorum'' diye konuştu.
Türkiye'de kamunun son 5 yılda 184 milyar dolar faiz ödediğini kaydeden
Mumcu, şöyle devam etti:
''Ana paradan fazla borç ödedik. Bitti mi, hayır. Borcumuz, yani ana para
yüzde 67 arttı. Üstüne alın teriyle elde edilen kurumlar satıldı. Elde ne var?
Yoksulluk, kölelik ve köleliğe razı edilmiş millet...Akıllı siyasetle yönetilmiş
olunsaydı ödenen borç, faizinin beşte birinden asla çok ödenmezdi. Japonya'nın
GSMH'sinin binde 1'i, Almanya'nın yüzde 1'i, Türkiye'nin ise yüzde 7'sinden daha
fazlası borç faizine ödeniyor. Bu haracı neden veriyoruz? Bu ülkeye yeni otoban
mı yapıldı, yeni baraj mı, köprü mü yapılıyor?''
Başbakan Erdoğan'ın, ''köylere ADSL götürmeyi hedeflediğini'' söylediğini
belirten Mumcu, ''Sayın Başbakan ADSL'nin ne olduğunu bile bilmiyor. ADSL,
telefon kablosuyla götürülen sistemdir. Bunu zaten Özal götürmüştü. Siz onun
üstüne ne götüreceksiniz?'' dedi.
CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ
Erkan Mumcu, Türkiye'nin, milyarlarca dolarını ''Kim cumhurbaşkanı olacak,
kim cumhurbaşkanı olmayacak'' tartışmasına heder ettiğini ifade ederek,
''Birileri 'Şunun eşinin başörtüsü var, olamaz, falancanın şusu var olamaz'
diyor'' şeklinde konuştu. Durumu tiyatroya benzeten Mumcu, bu sayede Türkiye'nin
cebinden milyarlarca dolar çalındığını söyledi.
Bir yıldır Türkiye'yi bürokratik devlet vesayetinden kurtarmak için çağrıda
bulunduğunu belirten Mumcu, şunları kaydetti:
''Bırakın bu derin devlet safsatalarını. Ülkenin başbakanı derin devlet
türküleri söylüyor, ayıptır. Bir taraftan derin devlet izanıyla devleti
küçülteceksiniz, diğer taraftan o devletin başına geçmeye talip olacaksınız.
Devlet demokratik değilse, şeffaf değildir. Demokratik devlet istiyor musun?
Cumhurbaşkanını halka seçtirelim. Zor şartlarda yaşayan, çoluğunu, çocuğunu,
hayat şartlarında okutmayı başaran insanlar, cumhurbaşkanlarını da seçerler.
Onlar, çocuklarını kimseden burs almadan okutuyorlar.''
Mumcu, CHP'nin cumhurbaşkanı seçimi konusundaki tutumunu da eleştirerek,
şöyle devam etti:
''Anamuhalefet, magazin programlarının Semra Hanımı... Kendine, gelin
beğenir gibi cumhurbaşkanı beğeniyor. Sen kimsin ya... Milletin iradesinin
karşısında sen kimsin. İnsan unvanından, adından bir ders alır. Cumhuriyet Halk
Partisi... 6 okundan 1'i halkçılık. Nerede halka, millete güven? İstemiyorlar,
niye? 'Bürokratik devlet devam etsin, seçilseler de seçilmeseler de her zaman
iktidarda olsunlar' diye... Yok öyle yağma. Bu millet, cumhurbaşkanı seçmeyi hak
ediyor.''
ERMENİ TASARISI
Kerkük'te referandumun ertelenmediğini, şimdi ABD Temsilciler Meclisinde
Ermeni Soykırımı Tasarısının çıkarılmamasının konuşulduğunu ifade eden Mumcu,
''Dışişleri Bakanımız adeta azarlanıyor. 'Siz önce kendi tarihinizle yüzleşin'...
Azarlanan, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı, Türk milleti. Ne Dışişleri Bakanımız, ne
de Türk milleti bunu hak ediyor'' diye konuştu.
Mumcu, Batının önce kendi tarihiyle yüzleşmesi gerektiğini, insanlık
suçlarının anavatanının Batı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
''Soykırımı biz icat etmedik, siz icat ettiniz ve Türk-Ermeni mukatelesinin
(karşılıklı öldürme) de sorumlusu Batıdır, Avrupa'dır. Siz kışkırttınız bu
savaşı. İmparatorluklar çağının sonunda, Osmanlı mirasını bir kurt iştahıyla
paylaşabilmek için insanları birbirine düşürmekten medet umdunuz. Siz kendi
tarihinizle yüzleşin. Benim Dışişleri Bakanına sitemim, bunu apacık
söyleyemeyişidir. Bunu söyleyecek bir Dışişleri Bakanı'nın, Hükümetin arkasında
kale gibi dururuz.''
Konut politikasında yeni düzenlemeyi popülist bir yaklaşım olarak niteleyen
Mumcu, yapay bir şekilde inşaat sektörü üzerinden Türkiye'nin avutulmak
istendiğini söyledi. Mumcu, devletin imkanlarının şimdiden seçim hizmeti olarak
dağıtılmaya başlandığını ileri sürerek, konut faizleriyle getirilmek istenen
uygulamanın ekonomik bir yanının bulunmadığını savundu.
301 MADDE TARTIŞMALARI
Türkiye'nin bilinç altına suçluluk duygusu eklenmek istendiğini belirten
Mumcu, şöyle devam etti:
''Soykırım tasarısına paralel olarak Türkiye'ye adeta emrediliyor, '301'i
değiştirin. Ne var bu 301'de; Devlete, millete hakareti suç sayan bir düzenleme.
Yani diyorlar ki 'Size hakaret etmek suç olmasın, kaldırın bunu'. Birileri de
durumdan vazife çıkarıyor. Geçen gün baktım, TÜSİAD, MÜSİAD, Hak-İş, bir iki
kuruluş daha bir araya gelmiş, öneride bulunuyorlar. Bunları bir araya getiren
kudretin ne olduğunu merak ediyorum. Ey millet, bunların nasıl bir araya
geldiğinden çıkaracağınız çok ders var, bakın o resme.''
''İTTİFAK ARAYIŞINDA DEĞİLİZ''
Erkan Mumcu, partisinin hiçbir siyasi partiyle ittifak arayışında
olmadığını, bugüne kadar hiç kimseyle, milletin bilmediği bir görüşme yapmadığını
bildirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 249 bin aileye, Ankara Büyükşehir
Belediyesinin 80 kusur bin aileye, Sakarya Belediyesinin 15 bin aileye yardımda
bulunduğunu, buna karşılık kendilerinin hazine yardımını kaldırdıklarını ifade
eden Mumcu, ''Bunu kendi aralarında paylaşıyorlar. Helal olan herkese yarasın,
ama haram olan herkesin burnundan fitil fitil gelecek'' diye konuştu.
Mumcu, grup toplantısının ardından, partisine katılanlara rozet taktı.
