2013-01-09 - 18:00
TBMM SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞİDDETİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar başkanlığında toplanan TBMM Sağlık Çalışanlarına Şiddeti Araştırma Komisyonu, Akdağ'ı dinledi. Geçmiş dönemlerde sağlıkta insan gücü kaynağının yetersizliğine yol açan politikalar izlendiğini kaydeden Akdağ, son 5 yılda sayının artırılmasına rağmen Türkiye'de sağlık çalışanlarının sayısının çok yetersiz olduğunu, bu sayısal yetersizliğin çalışanların üzerine iş yükü getirdiğini, bunun da şiddete yol açtığını söyledi. Akdağ, şiddete yönelik önlemler arasında sağlık çalışanlarının iş yükünü de azaltmak gerektiğini ifade etti.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlık çalışanlarının sayıca yetersizliğinin getirdiği iş yükünün şiddete yol açtığını söyledi.

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar başkanlığında toplanan TBMM Sağlıkta Şiddet Araştırma Komisyonu, Akdağ'ı dinledi. Geçmiş dönemlerde sağlıkta insan gücü kaynağının yetersizliğine yol açan politikalar izlendiğini kaydeden Akdağ, son 5 yılda sayının artırılmasına rağmen Türkiye'de sağlık çalışanlarının sayısının çok yetersiz olduğunu, bu sayısal yetersizliğin çalışanların üzerine iş yükü getirdiğini, bunun da şiddete yol açtığını söyledi. Akdağ, şiddete yönelik önlemler arasında sağlık çalışanlarının iş yükünü de azaltmak gerektiğini ifade etti.

Şiddete müsamaha edemeyeceklerini belirten Akdağ, buna karşı her türlü tedbiri aldıklarını ve almaya devam edeceklerini vurguladı. Bu konuda polemiklerden kaçınarak suçlayıcı tavır ortaya koymamak gerektiğini kaydeden Akdağ, konunun ''çok sektörlü olduğunu'', Sağlık Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, Emniyet, Adalet Bakanlığı, medya, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleri, vatandaşlar ve çalışanların üzerine düşen görevler olduğunu anlattı.

Akdağ, Türkiye'de son yıllarda konuyla ilgili gelişmiş olan hassasiyet ve toplumsal algının işlerini biraz daha kolaylaştırdığına işaret ederek, ''Daha önce hiç olmadığı kadar bu meseleler adliye tarafından takip ediliyor ve bu suçları işleyenlere ciddi cezalar veriliyor. Bu konuda ciddi ceza alanlar ortaya çıkmaya başladı. Geçmişte şiddet olayları olduğunda 'işi kapatalım' anlayışı yaygındı, adli mekanizmalar da yavaş çalışıyordu ve sonuç alınamıyordu. Şimdi durum değişti'' dedi.

Bir insanı dövmek, darp etmek, kaşını gözünü yarmanın değil, psikolojik zedelenmeye yol açacak tehdidin de şiddet olduğunu ifade eden Akdağ, bütün dünyada sağlık çalışanlarının şiddet riskinin yüksek olduğunu belirtti. Akdağ, ''Güvenlik hizmetleri hariç, sağlık mensuplarına yönelik şiddet diğer meslek gruplarına göre 16 kat daha yüksektir'' diye konuştu.

Akdağ, Türkiye'de de son yıllarda konuyla ilgili çalışmalar yapıldığına dikkati çekerek, hastaya çok fazla muayene ve test yapılması, sağlık çalışanlarının yetersizliği, kalabalık ve gürültülü ortamlar, yanlış anlamalar, iletişim sorunları ve kişisel sorunların da şiddete yol açabildiğini söyledi.

Kırıkkale Üniversitesi koordinasyonunda geçen yıl Eylül ayında Türkiye'de 22 bölgede 15 bin sağlık çalışanını kapsayan bir araştırmanın yapılmaya başlandığını belirten Akdağ, elde edilen ilk verilere göre 1 yıl içinde sağlık çalışanlarının yüzde 5,9'unun fiziksel, yüzde 38,1'nin ise sözel şiddete uğradığını ifade ettiğini anlattı.

Akdağ, 2005 yılından itibaren sağlıkta kalite standardı içinde şiddeti azaltmanın da yer aldığını, ayrıca çalışan güvenliği tedbirlerinin ne kadar uygulandığının sürekli takip edildiğini kaydetti.

Şiddet gören sağlık çalışanlarına hukuki yardımın kamuda ilk oluğuna dikkati çeken Akdağ, konuyla ilgili toplumsal farkındalığı artırarak önleyici faaliyetler kapsamında toplantılar yapıldığını, ''sevgi en iyi ilaçtır'' sloganıyla başlatılan kampanyaların devam edeceğini söyledi.

Sağlık çalışanları ile vatandaşlar arasındaki ilişkiye düzeltecek çalışmaların önemli olduğuna değinen Akdağ, ''Kampanyaları iletişim danışmanlarıyla birlikte hazırlıyoruz. Ben de bunlara aktif şekilde katılıyorum'' dedi.

Güvenlik tedbirlerini artırdıklarını, 2002 yılında hastanelerde 905 olan güvenlik personeli sayısının 13 bin 761'e çıkarıldığını anlatan Akdağ, ''Çok ağır travma ve kazaların geldiği hastanelerde polisin hizmet vermesini istiyoruz. Bu konuda Emniyet ile görüşmelerimiz sürüyor. Çalışanlara yönelik iletişim eğitimi veriliyor. Konunun müfredatlara da girmesi için YÖK ile görüştük. Sağlık çalışanlarına hizmetten çekilme hakkı verilmesini de gerçekleştirdik'' diye konuştu.

Beyaz kod çağrı sistemi ile son 6 ayda 4 ben 342 bildirim alındığını belirten Akdağ, sözsel şiddetin yüzde 63, fiziksel şiddetin ise yüzde 33 olduğunu, en çok kadınların şiddete maruz kaldığını, şiddetin yoğun olarak sabah 10.00-11.00 saatleri arasında, acil servis ve polikliniklerde daha fazla yaşandığını söyledi.

Akdağ, alınan önlemler arasında; beyaz kod çağrı sistemi, kamera sayısının artırılması, uygun bekleme alanları yapılması, aydınlatma eksiklerinin tamamlanması, kapılarda güvenlik tedbirlerinin artırılması, risk değerlendirmesinin güncellenmesi, caydırıcılığın artırılması için tüm şiddet olaylarının takibini gerçekleştirdiklerini belirterek, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına verilen cezaların artırılması için Adalet Bakanlığı ile çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.

Kamu çalışanlarına yönelik şiddetin cezalarının artırıldığı bir alan olmadığını kaydeden Akdağ, ''Acaba sağlık hizmetini engellemeye yönelik tanımlama yapılabilir mi diye Adalet Bakanlığı ile görüşüyoruz. Kamuda hiçbir yerde farklı ceza uygulaması yok. Polis ve savılıkların hassasiyet göstermesi gerekiyor. İşin takipçisi olacağım. Bir sağlık çalışanına değil fiziksel şiddet, söylenecek en küçük bir kötü sözü bana yapılmış addediyorum'' dedi.

Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar'ın, Komisyon üyesi milletvekillerinin ortak imzasıyla sağlık çalışanlarına yönelik cezaların artırılması için teklif vereceklerini söylemesi üzerine Akdağ, ''Bunu şiddetle destekliyorum'' karşılığını verdi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sağlıkta Dönüşüm Sistemi'nde performans sisteminin sağlık çalışanları arasındaki rekabeti anlamsız şekilde arttırdığını, ekip çalışmasını ortadan kaldırdığını savunarak, ''Sevgi en iyi ilaçtır diyorsunuz ama hekimin ailesine sevgi gösterecek zamanı ve takati kalmadı. Şiddeti önlemek istiyorsak, sistemi masaya yatıracağız. Başbakan ve sizin söylemleriniz de şiddeti artırıyor. Hekim sayısını ikiye katlasanız da sorunu çözemezsiniz'' dedi.

Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi'nin (SABİM) de şiddet unsuru haline geldiğini ileri süren Atıcı, sistemin ıslaha muhtaç olduğunu, hekimler için tehdit unsuru olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Bakan Akdağ, Atıcı ve diğer muhalefet milletvekillerinin SABİM ve performans sistemine yönelik eleştirilerine karşılık, ''SABİM bizim muhalefetimizin kortizonu haline geldi. Her derde deva... Bir insanın şikayet hakkını kullanabilmesi, nasıl şiddet olabilir. Bu olsa olsa şiddeti önler. SABİM'e başvuranların içinde çok sayıda doktor da var'' diye konuştu.

Atıcı'nın ''SABİM'e gelen şikayete karşılık hekimin savunması alınmazsa çıkar intihar eder. Sizin dünya görüşünüz yüzünden hekimlerin ruhu değişti. Biz eskiden çılgınlar gibi çalışır mutlu olurduk ama şimdi hekimler mutlu değiller'' şeklindeki sözlerine Akdağ, ''İntiharı da buna mı bağlıyorsunuz- Bir hekimin böyle konuşması bizi üzüyor'' diye karşılık verdi.

Atıcı'nın ''SABİM mobing yaratıyor, bunun içinde yönetici şiddeti var'' demesi üzerine Akdağ, SABİM'e bir yılda 1 milyon 200 bin şikayet geldiğini, bunlara 4 uyarı cezası, 20 sözlü uyarı verildiğini bildirdi. Akdağ, ''Muhalefet, günde 6 bin çağrı alan, 365 gün 24 saat hizmet veren SABİM'i kapatmak mı istiyor?'' diye sordu.

Atıcı, Akdağ'a, ''Sayın Bakan ne yaparsanız yapın kışkırmayacağız. SABİM'i ıslah edeceksiniz. Hekim için tehlike olmaktan çıkacak. Niye lafı tersten anlıyorsunuz?'' karşılığını verdi.

Performans sistemine yönelik eleştirilere karşılık Akdağ, ''Sağlık çalışanı gücünün üstünde çalıştırılmamalı. 20 hastaya kadar baksın diyebiliriz ama gerisi sokakta bekler. Sağlık ocaklarında 69 bin hasta bakılırken şimdi 240 milyona ulaştı. Performans sistemiyle kötü bir şey yapılmamış. Daha hakkaniyetli olması için çalışıyoruz. Kamunun da bir ödeme gücü var. Ben isterim ki hekime 20 bin lira vereyim. Ama biz alınan ücreti iki-üç katına çıkardık. Herkese eşit para verilsin denirse, buna karşı çıkarım'' dedi.