2012-05-22 - 15:40
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Yakut'un başkanlığında toplandı.

AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, hükümetin ulvi duygulardan hareketle öğrencilere süt dağıtmaya başladığını söyledi. Süt dağıtımında sinirsel psikolojik altyapıları yeterince oluşturulmamış çocuklarda sorun yaşandığını ifade eden Kılıç, ''Bu sıkıntıya düşmüş çocuklar üzerinde bir psikolog ailelerin yardımıyla psikolojik altyapıların oluşturulmasına katkı sunsun bakın hiç sorun kalmayacak'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, ''Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü'' konulu gündemdışı konuşma yaptı.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF-Türkiye), yunusların neslinin devamını sağlamak adına başlattığı ''Yunus Evlat Edindirme Programı'' hakkında bilgi veren Onur, ''Şimdi siz sayın milletvekillerine de birer yunus evlat edindirmek istiyorum'' diye konuştu. Onur, konuşmasının ardından, TBMM Başkanvekili Yakut ile grup başkanvekillerine yanında getirdiği, WWF Türkiye'nin hazırladığı ''Yunus Evlat Edinme Sertifikası'' verdi.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan ise Iğdır'ın sorunları hakkında gündemdışı konuşma yaptı.

Genel Kurul'da, Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Buna göre, ''Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'' ile bazı ülkelerle imzalanan anlaşma ve sözleşmelerin uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları, gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurul, bugün Askerlik Kanunu'nda değişiklik öngören tasarının bitimine kadar çalışacak.

MHP'nin astsubayların yaşadığı sıkıntıların araştırılmasına yönelik grup önerisi ile CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin 100 bin öğretmen kadrosu ihdas edilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi ise Genel Kurul'da kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Hükümet adına söz alarak, atama bekleyen öğretmenlerin ülkenin önemli sorunların biri olduğunu söyledi.

Atama bekleyen öğretmenler üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmadıklarını belirten Dinçer, Maliye Bakanlığı'nın yeni kadro oluşturulması üzerinde hazırlık yaptığını bildirdi.

''Şu anda daha çok Haziran ayıyla ilgili atama beklentisi de söz konusu oldu toplumda'' diyen Dinçer, şöyle devam etti: ''Pek çok adayımız Haziran ayında atama bekliyor. Bunun da teknik olarak mümkün olmadığını, henüz bu yıl verilen tüm kadroların Şubat ayında kullandığını, onun yerine ek bir kadro verilecekse, yeni bir kanun çıkarılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Yeni kanun çıkacak sonra biz kılavuzlarımızı yayınlayacağız. Ağustos ayından önce teknik olarak öğretmen alma imkanımız bulunmuyor. Onun için Maliye Bakanlığı'nın yaptığı hazırlığı beklemekte yarar görüyorum.''

Dinçer, TBMM Genel Kurulu'nda sözlü soruları yanıtladı.

2011 yılında 102 bin 809 öğretmen ataması gerçekleştirildiğini bildiren Dinçer, 247 bin 543 öğretmenliğe atanabilecek potansiyel aday bulunduğunu bildirdi.

Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında 116 bin 5 öğretmene ihtiyaç bulunduğunu belirten Dinçer, 2012 yılı özür grubu öğretmen atamalarının ağustos ayında gerçekleştirileceğini bildirdi.

Dinçer, öğretmenlik adayıyla intihar arasında doğrusal bir ilişki kurmanın bütünüyle bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi.

Bakan Dinçer, öğretmen açığının ne zaman giderileceğinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

''Atama bekleyen öğretmenlerimize veya öğretmen olmak isteyen gençlerimize adeta haykırıyorum; bizim toplam 116 bin öğretmene ihtiyacımız var. Bunu karşıladıktan sonra yıllık olarak 8-10 bin öğretmen ihtiyacımız olacak. Artık Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen sorunu, okullaşma oranlarının limitlerine çok yaklaşmış olmamız sebebiyle çok büyük miktarlarda oluşmayacak. Şu anda bile 247 bin 500 öğretmen adayı bekliyor. 658 bin civarında da öğretmen olabilecek bölümlerde okuyan öğrencilerimiz var. Bütün bunları üst üste koyduğumuzda bütün bu insanların öğretmen olmalarına dair bütün motivasyonun devlete kanalize edilmesi ve onların öğretmenlik mesleğinin dışında başka hiç bir alternatif ortaya konulmaksızın konu üzerinden siyaset yapılması, çocuklarımıza yönelik yapılmış en büyük kötülük olacaktır.

Türkiye'de üniversite okumak, eğitim fakültesinden mezun olmak illa devlette öğretmen olacağım diye motive edilecek bir olay değildir. Bütün iletişim fakültelerinden mezun olanlar gazetecilik mi yapıyorlar, bütün işletme fakültesinden mezun olanlar pazarlamacılık, maliyeden mezun olanlar Maliye Bakanlığı'nda mı çalışıyor? Herkesin öğretmen olmasını sağlayacak türden bir motivasyon ve bunun üzerinden siyaset yanlıştır.

Öğretmen üzerinden siyaset yapacağımıza, öğretmenlerimizin bulunduğu yerde başarılı bir şekilde kalmalarını, sürdürülebilir eğitimi ve çocuklarımızın sınıflarda öğretmensiz kalmamasını sağlayacak politikalar tavsiye etmenizi bekliyorum.''

TBMM Genel Kurulu'nda, ''Askerlik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın görüşmelerine başlandı.

Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Trabzon Milletvekili Koray Aydın, Türk ordusunun, milletinin göz bebeği olduğunu söyledi.

Aydın, ''vatan, millet'' adına hayatlarını gözlerini kırpmadan feda eden askerler için yapılacak düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Tasarı ile astsubayların, uzman jandarmalar ve uzman erbaşların özlük haklarıyla ilgili bir takım iyileştirmeler ve düzenlemeler yapıldığını anımsatan Aydın, ''Askeri öğrencilerimizin tazminat sorunlarının çözümü de önemli. Buna da kayıtsız kalamayız. Buna ilişkin tasarı ivedilikle hazırlanmalı ve gündeme getirilmelidir'' diye konuştu.

Partisinin, askeri personelin haklarıyla ilgili düzenlemelere gerekli desteği ve katkıyı her zaman vermeye hazır olduğunu ifade eden Aydın, şöyle devam etti:

''TSK'nın tüm çalışanlarını hiçbir ayrım gözetmeden bir bütün olarak görüyor ve seviyoruz. Statülerden kaynaklanan bir farklılık elbette olabilir. Ancak kurumlar çalışma barışını temin etmek, eşitlik ve adalet ilkelerini gözetmek zorundadırlar. Tasarıda, özellikle uzman erbaşlarımızın özlük haklarıyla ilgili haklı talepleri karşılanmamıştır. Ek gösterge uzman erbaşlarımıza verilmemiştir. Bunların aldıkları ek tazminatlardaki adaletsiz uygulama da devam etmektedir. Uzman erbaşlar da kadroya geçirilerek bu sorun kökünden çözülebilir.''

Tasarı üzerinde iyileştirme getiren tüm önergeleri destekleyeceklerini ifade eden Aydın, ''Canını sermaye yaparak çalışan'' askeri personel ve emniyet mensuplarının, özlük haklarında yapılacak düzenlemelerin ''kısıtlı bütçe'' gerekçesiyle geciktirilmesinin ''anlaşılmaz olduğunu ''söyledi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da tasarının tümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, tasarıda askerlik şubeleri ve sağlık raporlarının alınması konularını düzenleyen maddelerin tartışmalı olduğunu savundu. Aile hekiminden alınacak sağlık raporlarına ilişkin karmaşa yaşanabileceği uyarısında bulunan Kaplan, ''Aile hekimliği uygulaması nerede oturdu ki daha- 'Askerliğe elverişlidir ya da değildir' noktasında aile hekimliğinden alınacak raporlar ihtiyacı karşılayamayabilir'' diye konuştu.

Tasarının, ''askeri yargıya'' yönelik düzenleme içeren bölümlerini de eleştiren Kaplan, ''Yeni bir anayasada yargı sorunlarımızı konuşmayacak mıyız- Yargı birliği gündeme geliyor. Neden acele ediliyor bu konuda- Bu düzenlemenin acelesi yok'' dedi.

''Genelkurmay Başkanlığı neden hala Başbakanlığa bağlı. Genelkurmay Başkanlığı TOKİ midir-'' sorusunu yönelten Kaplan, ''Normal demokrasilerde Genelkurmay Başkanlığı'nın, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması gerekiyor'' dedi.

Uludere'de yaşanan olaya değinen Kaplan, ''Bu konunun netliğe kavuşturulması lazım. Bir hukuk devletinde, yargıda bunun bir hesabı görülür. Tezkere Başbakan'a verildiğine göre siyasi muhatabınız da odur. Bir zat Ankara'dan telefon etse, bir başçavuş kaçakçılık yapanların tüm kimlik bilgilerini verirdi. Çünkü senelerdir bu olay yapılıyor'' ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu da astsubayların beklentilerinin kanunda karşılanmadığını söyledi.

Moroğlu, ''Hem 'darbelere karşıyız' diyeceğiz hem de 12 Mart ve 12 Eylül'de YAŞ kararları dışında görevden uzaklaştırılanların özlük haklarına kavuşturulmasını engelleyeceğiz'' diye konuştu.

Askeri okullardan ayrılmak zorunda kalanların tazminatları affedilecekse, bu sürenin 1997'ye çekilmesi gerektiğini belirten Moroğlu, genel olarak olumlu olmasına rağmen tasarıda önemli eksiklikler ve eşitsizlikler bulunduğunu savundu.

Moroğlu, ''Bütün askeri ya da polis teşkilatında görev yapan üst, orta ve alt kademeler arasında özlük haklarında belli farklılıklar olacaktır ama genel şikayet; bu farklılıkların kabul edilemeyecek kadar fazla olmasıdır. Bunları düzeltmek hepimizin görevidir'' diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, ''Türk milleti yediden yetmişe askerdir'' dedi.

Anne ve babaların evlatlarını peygamber ocağına ''ya gazi ol ya şehit ol'' diyerek gönderdiğini ifade eden Şirin, tasarıyla getirilen düzenlemeler hakkında bilgi verdi.

Şahsı adına söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, uzlaşmayla getirilen tasarı üzerinde istişare ettikçe eksikliklerin görüldüğünü ve bunları düzeltmek için önergeler vereceklerini kaydetti.

Şandır, emekli astsubayların intibakının da bu kanunla yapılması gerektiğini dile getirdi.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Uludere olayına ilişkin tartışmaları değerlendirirken, ''Biz diyoruz ki 'istihbarat milli kaynaklardan' ama biz dışarıdayken bir gazetenin haberine, bizim bakanlığın açıklamasına veya Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından daha çok itibar edilmekte, bu da bizim eksikliğimiz değil diye düşünüyoruz'' dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine devam edilen, ''Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bir milletvekilinin, ''Malatya Kürecik'te konuşlandırılan sistemin ne olduğunu hala bilmiyoruz. Nedir-'' sorusu üzerine Yılmaz, ''Biz ne dersek diyelim bize değil de bir gazetenin haberine inanılıyor. Bu bir NATO kapasitesidir. Akıllı savunma sistemindeki herkes kendi imkanlarını birleştirecek ve bundan NATO faydalanacak. Dünyada artık bir global savunma var. Bundan ülkemizin bir sıkıntısı yoktur. NATO imkanları için kullanılacaktır bu sistem. Bu füze savunma sistemine Rusya dahi dahil olmak istemektedir'' diye konuştu.

Milletvekillerinin, Uludere olayına ilişkin sorularını da yanıtlayan Yılmaz, olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılığın gizlilik kararına riayet ettiklerini söyledi. Yılmaz, ''Herkes bir şey söyler ama biz Türk yargısına güveniyoruz. Sizin de Türk yargısına güvenmeniz gerekmez mi- Biz diğer arkadaşlarımızın da gizlilik kararına riayet etmesini bekleriz'' dedi.

Olayın Irak sınırları içerisinde olduğunu anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''TSK'nın yurtdışı operasyonuna ilişkin Meclis bir yetki vermiştir. En son yetki kanununu çıkarırsanız burada da hiçbir şey olmadığı çok net olarak görülür. Biz diyoruz ki 'istihbarat milli kaynaklardan' ama biz dışarıdayken bir gazetenin haberine, bizim bakanlığın açıklamasına veya Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından daha çok itibar edilmekte, bu da bizim eksikliğimiz değil diye düşünüyoruz. Sadece bir görüntü istihbaratın kendisi değildir. Her yerden bilgiyi savcılık istiyor.''

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan'ın sürekli olarak itiraz etmesi üzerine Bakan Yılmaz, ''Hasip Kaplan bilsek ki itirazlarınız insani kaygılardan dolayı, Allah için biz sizin yanınızda oluruz. Burada bir insani kaygı yok. Hep bir ölü severlik, tabut peşinde koşma vardır'' sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Kaplan, bu sözler üzerine Bakan Yılmaz'a, ''Katliamı kim yaptı Sayın Bakan-'' bağırdı.

Tekrar söz alan Yılmaz, şöyle devam etti:

''Biz yapılanın doğru olduğunu söylemiyoruz. Savcılık incelemesinin bitmesinin beklenmesini söylüyoruz. Daha önce PKK'nın içerisinde bulunmuş ve ayrılmış Almanya'da yaşayan biri, 'biz her sabah kalktığımızda karşımıza 15-20 kişiyi dizerdik ve bunları öldürürdük. Öldürürken de terör örgütü liderinin ismini bağırırdık' diyor. İnsana biraz saygısı olan bunu sorar.

Daha önceden bu toprakların yetiştirdiği bir Muş milletvekili vardı Nuri Yaman kardeşimiz... Haziran'da vefat etti. Cenazesi hazırlandı hemen üzerine örgüt bayrağını koymak istediler ve kızı bunu reddetti. Sizin cenaze istismarına, ölülerin istismarına izin vermedi. Sizin insanla ilgili kaygınız olmaz. İstismarla ilgili kaygınız olur.''

Kaplan'ın, ''Katliamı kim yaptı-'' sorusunu yinelemesi üzerine Yılmaz, ''Katliamı PKK yaptı. Hala da devam ediyor'' yanıtını verdi.

Bunun üzerine yerinde ayağa kalkan Kaplan ise diğer partilerin sıralarına dönerek, ''Meclis'in vicdanı yok mu biraz'' şeklinde bağırdı.

Bakan Yılmaz, Kaplan'ın Diyarbakır'ın İçkale mevkinde bulunan kemikleri de istismar ettiğini ifade ederek, ''Senin bir özür dilemen gerekmez mi İçkale'de ne oldu-'' sorusunu yöneltti.

ABD kuvvetlerinin çekilmesine rağmen Kuzey Irak'a ilişkin anlık istihbarat paylaşımının sürdüğünü belirten İsmet Yılmaz, ''Grup, Irak topraklarında iken harekat icra edilmiş. Bu süreçte ilgili makamlara grubun kaçakçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ulaşmamıştır'' dedi.

Yılmaz'ın konuşmasının ardından söz alan Kaplan, ''Bu Meclis'in vicdanı pas tutarsa insanlık suçu karşısında susarsa ve hiçbir şey olmamış gibi susarsa, bomba emrini verenleri çıkaramazsa tarihinin en affedilmez hatasını yapmış olur'' ifadesini kullandı.

Daha sonra, yapılan oylamada tasarının maddelerine geçilmesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını kabul edildi.

Kanuna göre, her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yoklama ile 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek.

Lise veya dengi okullar ile fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar ertelenecek.

Askerlik meclisleri günün gelişen koşullarında etkinliğini yitirdiğinden kaldırılacak.

Askere alma işlemleri Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülecek.


***** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****