2012-12-17 - 11:09
2013 YILI BÜTÇESİ, TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu'nda, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın ''Aktarma, ekleme, devir ve iptal işlemleri'' başlıklı 6'ıncı maddesi ile ''Diğer bütçe işlemleri'' başlıklı 7'inci maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'nın bütçeleri üzerindeki ilk sözü, BDP grubu aldı.

Genel Kurul'da öğleden sonraki oturumda ise 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 7 maddesi görüşülecek.

TBMM Genel Kurul'da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'nın bütçeleri üzerinde BDP grubu adına söz alan Aydoğan, 2013 bütçesiyle hükümetin üretim toplumu yerine tüketim toplumunu hedeflediğini, belli bir kesmin zenginleştirildiğini iddia etti.

BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, 2013 Gelir Bütçesi'nde gelirlerin önemli kısmının dolaylı vergilerden oluşmasının, hükümetin halka karşı olduğunu gösterdiğini öne sürdü.

Bütçede gelirlerin önemli kısmının dolaylı vergilerden oluştuğunu dile getiren Aydoğan, ''Dolaylı vergilere yüklenmesi hükümetin halka karşı olduğunu gösteriyor'' dedi.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora da AK Parti'nin çevre politikalarını eleştirdi.

AK Parti'nin bugünkü çevre politikalarının, seçim programındaki ekoloji odaklı yaklaşımın çok uzağında olduğunu belirten Dora, hükümetin çevre politikalarının ekonomi odaklı olduğunu öne sürdü. Dora, ''AK Parti'nin çevre politikasının ekoloji odaklı olmaktan çıkıp neoliberal politikaların hizmetine girdiğini en iyi gösteren örnekler HES'lerdir'' dedi.

Türkiye'de DSİ'ye ait 600 baraj bulunduğunu anlatan Dora, HES sayısının ise bin 600 civarında olduğuna dikkati çekti. Erol Dora, bin civarında HES'in yapımının devam ettiğini de ifade ederek, ''Devlet HES sahiplerine alım garantisi veriyor. Bu da firmaların iştahını kabartıyor'' diye konuştu.

BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ise Maliye Bakanlığı'nın bütçesinde saydamlıktan ve hesap verilebilirlikten bahsedilemeyeceğini ileri sürdü.

Tunceli, Hakkari ve Şırnak valiliklerine verilen bütçenin neredeyse yarısının polis ve asker için kullanıldığını iddia eden Ayna, eğitim ve sağlığa ayrılan payların ise düşük olduğunu söyledi.

Ayna, AK Parti bütçesinin ''zenginlerin bütçesi'' olduğunu savunarak, ''Biz servet düşmanı değiliz, o servetin sahibi halkız'' dedi.

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, yabancılara toprak satışının arttığına dikkati çekerek, ''Cumhuriyet tarihinde yabancılara satılan toprağımızdan kat kat fazlası son 10 yıl içerisinde satılmıştır'' dedi.

MHP'li Tanrılu, kentsel dönüşümle ilgili yasayı ''rantsal dönüşüm'' olarak nitelediklerini ve yasalaşma sürecinde MHP'nin itiraz ettiği bütün konularda haklı çıktığını öne sürdü. Kentsel dönüşüm sorunlarının halen devam ettiğini belirten Tanrıkulu, ''Eğer sizin eviniz kentsel dönüşümle yıkılacaksa, projeyi durduramayacaksınız, iptal kararı çıksa bile evinizin yıkılmasını önleyemeyeceksiniz. Bütün kentlerimizin bir rant aktarım alanına dönüştürüldüğü ve hukuk devleti ilkesinin yerle bir edildiği bir gerçekliğe doğru yol alıyoruz'' dedi.

Tanrıkulu, yabancılara toprak satışının arttığına dikkati çekerek, ''Cumhuriyet tarihinde yabancılara satılan toprağımızdan kat kat fazlası son 10 yıl içerisinde satılmıştır. Bir çok ilimizde yabancılara satış olduğunu görüyoruz'' şeklinde konuştu. Tanrıkulu, çevre konusunda da ülkenin kötüye gidişin eşiğinde bulunduğunu öne sürdü.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, büyümedeki düşüşe rağmen işsizlik oranının azaldığını söyleyen resmi rakamların şaşırtıcı olduğunu söyledi. Akçay, ''Sizce bu işte bir çelişki, bir sihirbazlık yok mu- Hem büyüme düşüyor, hem işsizlik düşüyor'' diye konuştu.

MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, mali müşavirlerin ücret tahsilatının kolaylaştırılması gerektiğini belirterek, Maliye Bakanlığı'nın bu konularda gerekli yasal düzenlemeyi yapmasını istedi. Belen, AK Parti hükümetlerinin özelleştirme faaliyetlerinde sınıfta kaldığını iddia ederek, kamusal varlıkların yerli ve yabancı ayırt etmeksizin özelleştirildiğini ve kamu varlıklarının yabancılar eline geçmeye başladığını öne sürdü.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, yoksulların üzerindeki dolaylı vergi ağırlığının, zenginlere göre 2 kat fazla olduğunu öne sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, yargı kararlarının yasama ve yürütme dahil herkesi bağlayıcı nitelikte olduğunu belirterek, Giresun'un Çavuşlu beldesinde katı atık imha tesisi için bölge idare mahkemesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararının Danıştay tarafından onandığını anlattı. Yargı kararına rağmen, ÇED raporuna gerek görmeyen valiliğin çalışmaları devam ettirdiğini ifade eden Tanal, ''Mahkeme kararı valiliği bağlamıyor mu-'' diye sordu.

Bilgi Edinme Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığı'ndan yayımladıkları kitapları istediğini dile getiren Tanal, kendisine gönderilen Osmanlı'nın dış borçlarına ilişkin kitaptaki bazı sayfaların boş olduğunu, buradaki bilgilerin gizlenmek istendiğini savundu.

Kamu İhale Kurumu Başkanı'nın bir sorusuna verdiği cevaba göre, 100 ihaleden 4'ünün kuruma gittiğini belirten Tanal, ''Bakanlıklar ihaleleri istisna haline getirildiği için, Kamu İhale Kurumu ihalelerin kanuna uygun olup olmadığını kontrol edemiyor. İhaleleri Kamu İhale Kurumu'ndan kaçırmayın'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan da bütçe açığının perdelenmesi için ''arızi gelir'' yöntemine başvurulduğunu savundu.

Bütçeyi kurtarmak için sürekli olmayan olağanüstü gelirler bulunduğunu ifade eden Oyan, 2008 yılında İşsizlik Fonu'nda biriken kaynağın tamamının bütçeye aktarıldığını anımsattı. Oyan, bu yıl memur maaşlarının Mayıs ayında belirlendiğini, iki yıldır toplu sözleşme yapılmadığını ve bu yollarla bütçe giderlerinin baskı altına alındığını iddia etti.

Dolaylı vergide kapasite sınırlarına gelindiğini de belirten Oyan, ''Yoksul kesimden yüzde 70'e ulaşmış dolaylı vergi topluyorsunuz. Yoksulların üzerindeki dolaylı vergi ağırlığı, zenginlere göre 2 kat fazla. Bütçeden yararlanmaya gelince memura, emekliye enflasyonun altında artış yapıyorsunuz'' diye konuştu.

Oyan, yoksul köylüye zilyetliğindeki arazinin fahiş fiyatla satılmak istendiğini de öne sürerek, ''Sonuçta alamayacağı için arsa yatırımcılarına peşkeş çekiyorsunuz. Böyle adaletsizlik, orman köylülerinin derisini yüzercesine kaynak temini inanılmaz bir olay'' dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü ise Türkiye'nin geleceğe dönük çevre politikası olmadığını söyledi.

Türkiye'nin, Dünya Çevre İndeksi'nde 132 ülke arasında 109. sırada yer aldığını ifade eden Köprülü, listede 2010 yılında 77. olan Türkiye'nin son 2 yılda 32 sıra birden gerilediğini ifade etti.

Hükümetin Şarköy ve Muratlı'da orman arazisine santral yapmak istediğini savunan Köprülü, Kanun Hükmünde Kararnamelerle imar planlarının değiştirildiğini, orman arazilerinin birden santral alanına dönüştüğünü söyledi.

Köprülü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'a ''Siz çevreden sorumlu olduğunuzun farkında mısınız- Bakanlığınızdaki değil çevre, çevrenin adı bile kirlendi. Bu bakanlığın adını da değiştirmek lazım. İsmindeki çevreyi kaldırmak lazım. Yapılanlarla daha uyumlu, ranttan sorumlu bakanlık olabilir'' diye seslendi.

CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan da hükümetin küresel iklim değişikliğine karşı tedbir almadığını iddia etti.

Türkiye'nin Kyoto Protokolü'nü imzaladığını anımsatan Kaplan, protokolün gereklerinin yerine getirilmediğini de savundu.

Kaplan, ''Bizde çevre, birinci sınıf tarım arazilerini sanayiye açmak, orman arazilerini rantiyecilere pazarlamak için yasalar çıkarmak, suyu ticarileştirmek, ormanları yok ederek maden ocakları açmak anlamına geliyor'' diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, kayıt dışı ekonominin sadece mali ve iktisadi bir sorun değil aynı zamanda sosyal ve siyasal bir sorun olduğunu belirterek, ''Kayıt dışı ekonomi son 10 yılda gerilemiştir ama istenilen seviyeye gelmemiştir'' dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Pelin Gündeş Bakır, milli gelirin üç kat arttığını, Merkez Bankası döviz rezervinin 118 milyar dolara çıktığını hatırlatarak, ''Bütün bunları, son 10 yıllık kazanımlarımızı, bir İstanbul depremiyle kaybedebiliriz'' diye konuştu.

Bunun için alınacak önlemlerin alındığını anlatan Bakır, ''Dev kentsel dönüşüm vizyonu NOBEL'i hak ediyor'' dedi.

AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi, ülke genelindeki tapu ve kadastro hizmetlerini ve tapu kadastro işlemlerini son derece hızlandıran yeni projeleri anlattı.

''Vergilerimizi seve seve vermeliyiz, elimizi taşın altına koymalıyız'' diyen AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, vergi sistemiyle ilgili önerilerde bulundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, kayıt dışı ile mücadelede önemli yol kat edildiğini belirterek, ''Kayıt dışı ekonomi sadece mali ve iktisadi bir sorun değil aynı zamanda sosyal ve siyasal bir sorundur. Kayıt dışı ekonomi son 10 yılda gerilemiştir ama henüz istenilen seviyeye gelmemiştir'' şeklinde konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, Bursa ile ilgili projeler hakkında bilgi verdi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, özelleştirilen işletmelerin yandaş firmalara verildiğine ilişkin CHP'li milletvekillerinden yapılan eleştirilere cevap verirken, Genelkurmay Başkanlığı'nın 28 Şubat'ta verdiği brifinglere dikkati çekti. Yavilioğlu, bu brifinglerden birinde sermaye ayrımcılığı yapıldığını anımsattı. Yavilioğlu, Refahyol döneminde yaklaşık 15 şirket ve işletmenin özelleştirildiğini ve bunlar arasında ''irticacı'' diye itham edilen hiçbir şirketin olmadığını kaydetti. Yavilioğlu, ''Ama bu söylem, bu görüş maalesef darbe gerekçesi oldu. Bu yok edici, kısıtlayıcı bir anlayıştır. Özelleştirmeler bir devlet politikasıdır, bir hükümet politikası değildir'' şeklinde konuştu.

AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, AK Parti döneminde vatandaşların vergi yükünün azaltıldığını ve bazı vergi kalemlerinde indirime gidildiğini anlattı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, deniz kıyılarının yüzde 95'lik kısmının kıyı kenar çizgisi tespit işlemini tamamladıklarını belirterek, 2014 sonuna kadar tüm kıyıların master planları ve bütünleşik kıyı alanları planlamasını tamamlayacaklarını bildirdi.

Bayraktar, bakanlığının TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 2013 Yılı Bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de şehirleşmenin 20. yüzyılın ortalarında hız kazandığını, günümüzde yüzde 76 seviyesini aştığını söyledi.

Hızlı şehirleşmenin bir taraftan plansız ve çarpık yapılaşmaya sebep olduğunu, diğer taraftan da doğal kaynakların ölçüsüz kullanılmasına ve çevre kirliliğine yol açtığını belirten Bayraktar, bakanlığın, bu sorunların kalıcı biçimde çözümü için kurulduğunu anlattı.

Bayraktar, bakanlığın kuruluşundan itibaren yaptıkları çalışmalarla sürdürülebilir çevre ve yaşanabilir yerleşim sağlamak, şehirlerin marka değerini artırmak ve ülke çapında kentsel dönüşümü başlatmak konusunda titiz bir yapı oluşturduklarını ifade etti.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü Kanunu ile 35 ilde 3 bin 169 binayı yıkarak dönüşümü başlattıklarını anlatan Bayraktar, Türkiye genelinde yaklaşık 6,5 milyon konutun dönüştürülmesinin planlandığını kaydetti. Bayraktar, ''Kentsel dönüşümle sadece binalar yıkılıp, yenileri yapılmayacak, aynı zamanda teknik altyapı, şehir meydanları, parklar, yeşil alanlar ve modern hayatın gerektirdiği sosyal donatıların oluşmasıyla şehirlerimizin marka değeri artacaktır'' dedi.

Yasa ile ulaşılması düşünülen hedeflerin tek bir kurum tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Bayraktar, uygulamada başta yerel yönetimler olmak üzere kamu kuruluşları, sivil toplum, üniversitelerle işbirliği içinde çalıştıklarını belirtti. Uygulamanın en önemli aktörlerinin yerel yönetimler olduğunun altını çizen Bayraktar, İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Sakarya büyükşehir belediyeleriyle ilçe belediyelerine riskli yapı ve alan belirleme yetkisi verdiklerini anlattı.

Bayraktar, bakanlık, belediyeler ve TOKİ eliyle ülke genelinde 250 noktada kentsel dönüşüm çalışmalarının aralıksız devam ettiğini kaydetti.

Kentsel dönüşümde asıl hedeflerinin riskli yapıların vatandaşlar tarafından dönüştürülmesi olduğunu dile getiren Bayraktar, ''Bu doğrultuda vatandaşlarımıza imkanlar ölçüsünde kira desteği, kredi faizlerini sübvanse etmek gibi her türlü yardım yapılacaktır'' dedi.

Teknik ve mali desteklerle son yıllarda kanalizasyon şebekesi ve atık su arıtma tesisiyle hizmet verilen belediyle nüfus oranının yüzde 70'in üzerine çıktığını belirten Bayraktar, 2023'te tüm belediyelerin atık su arıtma tesisine kavuşmasını hedeflediklerini vurguladı.

ÇED belgelerinin artık elektronik ortamda verildiğini, ÇED için istenen belge sayısını 199'dan 16'ya düşürdüklerini vurgulayan Bayraktar, çevre izin ve lisansa ilişkin süreçleri tek yönetmelik altında topladıklarını söyledi.

Bayraktar, 8 bin 591 kilometre olan deniz kıyılarının yüzde 95'lik kısmının kıyı kenar çizgisi tespit işleminin tamamlandığını da anlatarak, ''Tüm bilgi ve belgelerin envanteri çıkarılarak, coğrafi bilgi sisteminde kullanılması için veri tabanı oluşturuyoruz. 2014 sonuna kadar tüm kıyıların master planları ve bütünleşik kıyı alanları planlamasını tamamlayacağız'' diye konuştu.

Şehirlerin marka değerini artırmak için özel projeler hazırladıklarını dile getiren Bayraktar, İstanbul Finans Merkezi projesinin bitirildiğini, Diyarbakır sur içinde tarihi yapıyı ortaya çıkarmak için dönüşüm çalışmalarının ilgili kurumlar ve valilikçe ortak yürütüldüğünü belirtti. Bayraktar, İstanbul'da üçüncü büyük havalimanını da kapsayacak yeni şehir için Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile işbirliği içinde çalıştıklarını kaydetti.

**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DÖKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****