2012-10-30 - 16:14
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye ile Moldova arasında tarım alanında ekonomik, bilimsel ve teknik konularda işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair yasa tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı.

MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, milli ve manevi bayramlar ile ilgili gündemdışı konuştu. Şimşek'in ''AKP'nin yasakçı tutumu, CHP'nin de bazı sivil toplum kuruluşlarıyla şaibeli alternatif kutlama inatları Cumhuriyete saygısızlıktır'' sözlerine, CHP'li milletvekilleri tepki gösterdi.

Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, her ülkenin kuruluşunda sembol günlerinin bulunduğunu ifade ederek, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim'in de Türkiye'nin sembol günleri olduğunu söyledi. Böyle günlerde milletin bir arada, sokaklarda ve meydanlarda olması gerektiğini belirten Hamzaçebi, ''29 Ekim'i sokaklarda, meydanlarda kutlamak ne zamandan beri şaibe oldu- Biz Cumhuriyeti kutlamaktan gurur duyduk, şaibe sizindir'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Şimşek'in sözlerinin maksadını aşan bir beyan olduğunu kaydetti.

AK Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait, milli ve manevi bayramların kutlanması, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de Tekirdağ'daki sel felaketi ile ilgili gündemdışı konuştu. Yüceer, milletvekillerine sel felaketine ilişkin bazı fotoğrafları gösterdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Genel Kurul'a kullanılmış gaz bombası kovanlarını getirdi. Bir süre elinde kovanlarla birlikte Bakanlar Kurulu sıralarında duran Genç'e, AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''oylamanın İçtüzük'e aykırı yapıldığını, gizli oy ilkesine uyulmadığını'' iddia etti. TBMM Başkanvekili Sağlam, oylamaların bugüne kadar böyle yapıldığını söyledi.

Genç'in itirazını sürdürmesine AK Parti'li bazı milletvekilleri de tepki gösterdi. Sağlam, Genç'in itirazlarını sürdürmesi üzerine birleşime ara verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, ''yargıya emir ve talimat vererek suç işlediği'' iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesinin görüşülmesine başlandı.

Genel Kurul'da önerge üzerinde ilk sözü, CHP grubu adına Aydın Milletvekili Bülent Tezcan aldı.

AK Parti, Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle, Kasım ayı çalışma takvimine ilişkin grup önerisini Genel Kurul'a getirdi.

Öneri aleyhinde konuşan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, AK Parti'nin Genel Kurul'un, 10 Kasım'da da çalışmasını önerdiğini belirterek, ''10 Kasım'ın hiç anlamı yok mudur- O gün hiç önemi olmayan bir tasarı için sizi çalışmaya iten nedir- Burada art niyet arıyoruz. Başbakan bilsin ki ve biliniz ki Parlamento'yu sulandıran, ciddiyetten, Anayasa ve İçtüzük'ten uzaklaştıran siz ve sizin tutumunuzdur'' dedi.

Adı değişen bakanlıkların bütçelerinin görüşülmesinin hukuksuz olduğunu savunan Altay, ''Cemil Çiçek çay ocaklarına İtalyan kahvesi espresso pişirmek için makine alacağına Anayasa'ya uysun. Kendisi şöhretli bir hukukçu. Ama şöhreti yaptığı işle çelişmektedir'' görüşünü savundu.

Ulusal bayramları kutlama yönetmeliğinin değiştiğini hatırlatan Altay, ''Dün Cumhuriyet tarihimizin en ayıplı günlerinden birini yaşadık. Katliam sadece insan kanı akıtmakla yapılmaz. Bu çağda insanlara gaz, tazyikli su sıkmak ve onları yerlerde sürüklemek onur katliamıdır. AKP Hükümeti dün onur katliamının altına imza atmıştır. AKP'nin Cumhuriyet ile sorunu yok, yanlış algılamışız. O Cumhuriyet; İran, Moritanya ve Pakistan'da da var. AKP'nin Cumhuriyet'in laik, demokratik, çağdaş nitelikleriyle 89 yıldır süren sorunu var. Bunların derdi Cumhuriyet'in kendisi değil, devrimlerle taçlandırılan nitelikleridir. Her şeye rağmen dün 81 ilde halk devrimi sırtlamıştır'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, TBMM'nin gündemine hakim olduğunu belirterek, ''Demokrasi kurallar manzumesidir. Bir illegal örgütün ismi ve bayrağı altında hareket edip, Cumhuriyet kutlaması yapmak CHP'ye, anamuhalefet partisine yakışmayan bir davranıştır'' dedi.

Elitaş'ın sözlerine tepki gösteren bazı CHP'li milletvekilleri, ''Hangisi illegalmiş söyle bakalım'' diye laf attı.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma gerekçesiyle söz alarak, Cumhuriyet Bayramı'nın, Hükümet'in engellemelerine ve vatandaşın seyahat özgürülüğünün elinden alınmasına rağmen bütün illerde kutlandığını belirterek, ''Dün Ulus'taydık. Orada millet vardı, illegal örgütler yoktu. İllegal örgüt varsa, illegal örgüt illegal faaliyette bulunuyorsa, Hükümet gereğini yapsın. Hükümet, Atatürk Anıtı'na çelenk koymanın, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamanın illegal faaliyet olduğu düşüncesindedir. Bugünlere geldik. Toplum ile Hükümet'in ulusal bayramlara yaklaşımı örtüşmemektedir'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusal bayramların kutlanmasıyla ilgili yönetmelik değişikliğini ''Bayramların demir perde ülkelerdeki gibi stadyumlarda değil, sokaklarda, caddelerde, meydanlarda kutlayalım'' dediğini belirten Hamzaçebi, ''Sayın Başbakan dün neden meydanlarda değildi? Problem orada değil, 10 Kasım, 29 Ekim, 23 Nisan'ı, Cumhuriyet'in kilometre taşlarını unutturmak istemektedir'' görüşünü ifade etti.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de halkın cezaevlerinden gelebilecek ölüm haberlerini endişeyle beklediğini belirterek, sorunun Meclis gündemine getirilmediğini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın açlık grevinde olanlar için ''yiyorlar, gerekirse müdahale ederiz'' dediğini ifade eden Baluken,''Geçmişte de bunu söyleyenler oldu, cezaevlerinden ölüler çıktı. Siz müdahale ederseniz kıvılcım yangına dönüşebilir. Meclis bu konuları kapalı oturumla ele almalı. Yangına su dökmemiz lazım'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ''Siyasetin basireti bağlanırsa, feraseti körelirse sonu rezalete hatta felakete ulaşır. Dün yaşanan hadiseleri kabul etmek mümkün mü? Türk milletine yakıştı mı- Sebebi ne olursa olsun, sonuçları kabul etmek mümkün mü? İktidar dayatma anlayışından vazgeçmeli'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından öneri kabul edildi. Buna göre; Türkiye ile Moldova arasında Tarım Alanında Ekonomik, Bilimsel ve Teknik Konularda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi hakkında Kanun Tasarısı gündemin ön sırasına alındı.

Genel Kurul, bugün Türkiye ile Moldova arasında Tarım Alanında Ekonomik, Bilimsel ve Teknik Konularda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışacak.

Genel Kurul, haftalık çalışma günlerinin dışında 9 Kasım Cuma, 10 Kasım Cumartesi, 11 Kasım Pazar ve 12 Kasım Pazartesi günleri de çalışacak. Genel Kurul, bu günlerde saat 14.00'de toplanacak.

31 Ekim, 6 ve 7 Kasım günlerinde sözlü sorular ve diğer denetim konuları görüşülmeyecek; 13, 20 ve 27 Kasım günkü birleşimlerde 1 saat sözlü soruların görüşülmesinin ardından, diğer denetim konuları görüşülmeyerek gündemdeki tasarı ve teklifler görüşülecek; 14, 21 ve 28 Kasım günkü birleşimlerde ise sözlü sorular görüşülmeyecek.

TBMM Genel Kurulu, 31 Ekim Çarşamba günü, EXPO 2016 Antalya Kanunu Tasarısı'nın; 1 Kasım Perşembe günü Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar mesai yapacak.

6 Kasım Salı günü 15.00-24.00, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 Kasım günleri 14.00-24.00, 13, 20 ve 27 Kasım salı günleri 15.00-20.00, 14, 15, 21, 22, 28 ve 29 Kasım Çarşamba ve Perşembe günleri ise 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi hakkında Kanun Tasarısı temel kanun olarak görüşülecek.

CHP'nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda yapılan gizli oylama sonucunda, 98 kabul oyuna karşın 314 oyla reddedildi. Oylamada 13 milletvekili çekimser kalırken, 2 oy da boş çıktı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, ''Siyasetin yedeği olarak bir elinde askeri oligarşiyi, bir elinde yargısal oligarşiyi tutanlar, bu siyasetleri kaybolduğu için, bugün karşılarındakini yargıya müdahale etmekle suçluyor'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, ''yargıya emir ve talimat vererek suç işlediği'' iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi görüşüldü.

CHP grubu adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Başbakan Erdoğan'ın, ''dokunulmazlık konusunda yargıya gerekenleri söyledik'' dediğini söyledi.

''Bu talimata sebep olan buluşmayı onaylamak mümkün değil. Ancak bunu onaylamak ne kadar mümkün değilse, Başbakan'ın mahkemelere talimat vermesini kabul etmek de mümkün değil'' diyen Tezcan, Başbakan Erdoğan'ın ''talimat verme hastalığı' olduğunu iddia etti. Tezcan, Erdoğan'ın, işadamlarına, hoşuna gitmeyen gazetecileri çalıştıran gazete patronlarına, spor kulüplerine ve milletvekillerine de talimat verdiğini iddia etti.

Tezcan, Erdoğan'ın sözlerinin Anayasa'ya göre suç olduğunu ileri sürerek, ''Başbakan'dan korkan hakimler ülkesi haline geldik, hakimler Başbakan'ın şerrinden korkar hale geldiler. Başbakan, açtığı davaların tamamını kazanıyor, ona dava açanlar ise kaybediyor. Böyle bir ülke olur mu- Haklı olduğu için kazanmıyor, hakimler Başbakan'ın şerrinden korktuğu için kazanıyor'' dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, soruşturma önergelerinin hukuki dayanaklarının çok sağlam ve inandırıcı olması gerektiğine işaret etti.

''BDP'li milletvekilleri teröristlerle kucaklaşmıştır. Başbakan, kamuoyunun buna yönelik tepkisine tercüman olabilmek, kamuoyunu teskin etmek için o cümleleri kullanmıştır'' diyen Şahin, ''Başbakan'ın o sözleri, yargı mercilerini gereğini yapmak üzere göreve davet etmekten ibarettir. Sözlerinde de hiçbir suç unsuru yoktur'' dedi.

Şahin, 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan ''367 krizinde'' Anayasa Mahkemesi'ne giden CHP'nin o zamanki Genel Başkanı Deniz Baykal'ın yaptığı açıklamayla, ''Eğer bizim istediğimiz istikamette bu davayı kabul etmezseniz Türkiye'de çatışma çıkar, kan gövdeyi götürür'' dediğini kaydetti.

Adil yargılamayı etkileme bakımından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında fezleke bulunduğunu anımsatan Şahin, ''Önerge inandırıcılıktan uzaktır, çelişki içermektedir'' diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Silivri'deki tutuklu milletvekillerini ziyaret ettikten sonraki açıklaması nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında fezleke düzenlendiğini ifade ederek, ''Başbakan da öyle bir cümle söyledi, peki Başbakan hakkında böyle bir işlem yapılacak mı?'' diye sordu.

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Başbakan Erdoğan'ın tüm davranışlarının cezai sorumluluğu gerektirecek davranışlar olduğunu iddia etti.

Buna ilişkin bazı örnekler veren Batum, ''Başbakan hiç durmadan kendi ülkesinin vatandaşlarını açıkça bölecek, ötekileştirecek ifadelerde bulunabilir mi- 29 Nisan 2011 TÜSİAD Genel Kurul Salonu; Başbakan, 'biliyorsunuz Ana Muhalefet Partisi'nin Genel Başkanı Alevidir ama Hacıbektaş Veli'yi bile anlamamış' dedi. Başka bir yerde 'kendisinde Alevilik vardır'' dedi.

Ak Parti'li Çelik ise zamanında, devam yargılamalarla ilgili olarak eski Adalet Bakanlarından Seyfi Oktay'a verilen talimatlar olduğunu ifade eden Çelik, ''Türkiye'de bir kaç tane Anayasa'dan bahsediliyor ama Türkiye'de bir tane Anayasa vardır o da derin Anasaya'dır. Bugün yargı değiştirildiği için, yargı normalleştiği için, siyasetin yedeği olarak bir elinde askeri oligarşiyi, bir elinde yargısal oligarşiyi elinde tutanlar, bu siyasetleri kaybolduğu için bugün karşılarındakini yargıya müdahale etmekle suçluyor'' dedi.

Çelik, şöyle konuştu:

''Ya sivil siyaset yapacaksınız ya da sivil siyasetin zıddına düşeceksiniz. Sivil siyasetle oligarşik siyaseti içeren melez bir siyaset olmaz. Melez siyaset olduğu zaman ne olur biliyor musunuz- Ordu darbe yapamadığı için, çıkar bir sözcünüz, orduya 'kağıttan kaplan' der ya da il başkanınız çıkar, askerlere, 'siz cumhuriyete sahip çıkamadığınız için biz sahip çıkıyoruz' diyerekten ülkeyi asıl yönetmesi gerekenin asker olduğunu itiraf eder, sizden de bununla ilgili hiç bir mütalaa gelmez.

Asker üzerinden siyaseti dizayn etmek isteyenler, asker ile ilgili umutları tükendiği zaman yargı meselesine sarıldılar. Yargı ile ilgili umutları tükendiği zaman da yargıya müdahale ediliyor diyorlar. Başbakanımıza 'kapı kulları' diyenler, gençlere şu sıfatı layık görüyor: 'Mustafa Kemal'in askerleri' diyor, hala gençleri asker yapmanın peşinde koşuyorlar. Asker tabiri dışında gençlere layık bir tane tabiriniz yok mu- Bu ülkede laikliğe karşı odak olmaktan dolayı pek çok partiye dava açılmıştır. Laikliğe karşı odak olmak kadar, demokrasiye, sosyal devlete karşı odak olmak da suçtur.''

Ömer Çelik, ''Asıl faşizm nedir biliyor musunuz- Her darbenin arkasında duracaksın, darbeyi arkanda bulamazsan yargıyla siyasete müdahale etmeye kalkacaksın, Anayasa değişikliklerine karşı çıkacaksın, milletin ak sütü gibi helal olan milli iradeyi sürekli olarak asker ya da yargı eliyle gasp etmeye çalışacaksın, ondan sonra da utanmadan çıkıp bu ülkede demokratik yollarla işbaşına gelmiş 10 yıldır her seçimde oyunu artırmış partiyi suçlayacaksın. O sıfatı kullanan kişi, faşist görmek istiyorsa çıkıp şu kapıdan aşağıda aynalar var, aynaya baksın, gördüğü kişi faşistin ta kendisidir'' diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''Hiç dışarı çıkmaya gerek yok, ulus meydanına baktığınızda faşistin kim olduğunu siz daha iyi göreceksiniz'' dedi.

Türkiye ile Moldova arasında tarım alanında ekonomik, bilimsel ve teknik konularda işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki soruşturma önergesinde İçtüzük'e aykırı hareket edildiğini ileri sürerek, Genel Kurul'da gizli oylamanın gereklerine uyulmadığını savundu.

Birleşimi yöneten Başkanvekili'nin milletvekillerinin oyunu göstererek kullanmasına göz yumduğunu ifade eden Genç, ''Bu çatı altında herkesin ahlaklı, dürüst şekilde görev yapması gerekir. Dürüst ve şerefli insanlar oyunu vicdanına göre kullanır. Böyle Meclis yönetilmez'' dedi.

Konuşmaların ardından tasarı kabul edildi.

Başkanvekili Sağlam, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.