2014-12-03 - 15:03
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Uluslararası sözleşmeleri uygun bulan 7 kanun tasarısı da kabul edilerek yasalaştı. Tasarıların kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Yakut, birleşimi açmasının ardından "Dünya Engelliler Günü" dolayısıyla kısa bir konuşma yaptı. Toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birinin engellilere yönelik düzenlemeleri olduğunu belirten Yakut, herkesin potansiyel bir engelli olduğuna, engellilere yönelik duyarlılığın her kesimde gelişmesi gerektiğine işaret etti.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Genel Kurul'un dünkü birleşimindeki bazı ifadelerine ilişkin düzeltme yapmak istediği gerekçesiyle söz aldı.
Seçim Barajı konusunda yaptığı konuşmayı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ile arasında geçen tartışmayı hatırlatan Genç, "Ben buradan Kuzu'ya dedim ki senin beynin çalışmıyor. Aslında olan beyin çalışır, olmayan beyin ne çalışır arkadaşlar?" ifadelerini kullandı. Genç'in sözlerine AK Partili milletvekilleri yerlerinden tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Yakut da Genç'i, dünkü ifadelerini düzeltmek için kürsüye geldiğini hatırlatarak, temiz bir dil kullanması konusunda uyardı.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Muş genelinde yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı bir konuşma yaptı.
Çelik, Muş'un üretim ve istihdam konusunda çok büyük sıkıntı içinde olduğunu ve yoğun göç verdiğini belirterek, "Çözüm Süreci"nin dillendirildiği bu günlerde bölgeye yönelik özellikle üretim açısından katkıda bulunacak girişimleri beklediklerini ifade etti.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu da Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, engellilerin en büyük beklentilerinin taleplerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması olduğunu vurguladı. Eğitim, sağlık ve istihdam konularının engelliler için hayati önem taşıdığına işaret eden Dedeoğlu, bu alanlardaki sıkıntıların giderilmesinin de devletin görevi olduğunu kaydetti. Dedeoğlu, engelli vatandaşların sorunlarının giderilmesi için bütün siyasi partilerin işbirliği içinde gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmesini de önerdi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de aynı konuda yaptığı gündem dışı konuşmasında, asıl engelin bedende değil, zihinde olduğunu söyledi. Hiç kimsenin bir diğerine tepeden bakmaması gerektiğini ifade eden Öz, AK Parti olarak engellilerin toplumsal hayata aktif katılımlarını ve geleceğe güvenle bakabilmelerini sağlamak amacıyla çok sayıda yasal düzenleme yaptıklarını bildirdi. Öz, bu düzenlemeler hakkında da bilgi verdi.
Gündem dışı konuşmaların ardından CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan yerlerinden söz alarak Dünya Engelliler Günü dolayısıyla kısa birer konuşma yaptılar. Engellilerin sorunlarına ve taleplerine dikkati çeken Grup Başkanvekilleri, bu sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılması görüşünü dile getirdiler.
TBMM Genel Kurulu'nda, Danışma Kurulu'nun 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı'nın görüşme gün ve saatleri ile konuşma sürelerine ilişkin önerisi kabul edildi.
Buna göre 2015 yılı Bütçe Kanun Tasarısının görüşmeleri, 10 Aralık Çarşamba günü saat 13.00'de başlayacak ve bitimine kadar resmi tatil günleri dahil aralıksız devam edilecek. Bütçe görüşmeleri 13 günde tamamlanacak.
TBMM'nin çalışmalarına, görüşmelerin tamamlanmasının ardından 23 Aralık Salı gününden başlamak üzere, 13 gün ara verilecek.
HDP'nin, seçim ve partiler rejiminin yol açtığı sorunlarla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Seçim ve partiler rejiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili Araştırma Önergesi'nin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi üzerinde konuşan HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) seçim barajının hak ihlali olduğu kararı almasını beklediklerini ifade etti.
"Bir ülkenin çoğunlukla idare edilmesi, istikrar olduğu anlamına gelmez" diyen Zozani, yüzde 10 seçim barajının sadece Türkiye'de olduğunu, bugüne kadar iktidarların baraj sayesinde almadıkları meşruiyeti kendilerine reva gördüğünü savundu. Zozani, "Yediğiniz miras bizim mirasımız. AKP Diyarbakır'da kaç milletvekilini hak etti? Diyarbakır'dan 3 gasp edilmiş koltuğumuz var. Adıyaman, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Bingöl, Muş'ta da durum aynı" görüşünü ifade etti.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun konuyla ilgili ifadelerinin takdire şayan olduğunu belirten Zozani, "Kuzu bana Descartes'i anımsattı. Düşünüyorum öyleyse varım demişti. Kendisini ve sarfettiği ifadeleri yok sayabiliriz. Onun ifadesini sadece Kenan Evren'den duyduk. Siyasetin kamunun bütçesiyle finanse etmesine karşıyız. Bunu öneri olarak getirin tartışalım" diye konuştu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, siyasi istikrarsızlıkların ve kırılgan koalisyon hükümetlerinin ülkeye zarar verdiğini savunarak, demokratik ülkelerde yönetimde istikrar için seçim barajlarına başvurulduğunu söyledi. AYM'nin barajları daha önce yasamanın takdirine bıraktığını ve yasamanın getireceği sistemi makul kabul ettiğini anlatan Çavuşoğlu, kendilerinin seçim barajı konusunda partilere çağrıda bulunduğunu, konunun tartışılmasında yarar gördüklerini ancak Araştırma Komisyonu kurulmasına gerek olmadığını savundu.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, öneri lehindeki konuşmasında, 34 yıldır Türkiye'de hakim olan seçim ve siyasi partiler rejiminin, 12 Eylül cuntasının ürünü olduğunu belirterek, "Son 12 yılda AKP, tek başına Parlamento'da çoğunluğa sahip olmasına rağmen ve her iki sözünden biri darbeyle hesaplaşmak olmasına rağmen hala darbe hukukuyla siyaset ve seçim yapıyor. Çünkü AKP, bu sistemden beslendiği için değişmesini istemiyor. 2002'den beri gaspedilmiş koltuklarda oturan milletvekilleri var. 2002'de 178, 2007'de 83, 2011 seçimlerinde ise 57 koltuğu hak etmediğiniz halde işgal ediyorsunuz. Hak edilmeyen koltuklar hangi partideyse gelin kaldıralım. Darbe hukukuyla hesaplaşmada samimiyseniz bunu kaldıralım. Ama samimi değilsiniz" dedi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise "CHP de AK Parti milletvekilleri de burada koltuğu gaspetmemiş, mevcut sisteme göre seçilmişlerdir. Dünyada yönetimde istikrar ve temsilde adaleti sağlayacak mükemmel bir sistem yok. Cesaretliyseniz getirin sıfır barajı, dar veya daraltılmış bölgeyi destekleyelim" dedi.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin engellilerin ve engelli yakınlarının sorunlarının araştırılmasına dair araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi reddedildi.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, partisinin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, yürütmenin, insan haklarında ilerlemeyi sadece yasa çıkarmak olarak algıladığını savundu. Engellilere de para verip evde oturtma anlayışıyla yaklaşıldığını ifade eden Demirel, engelliliğin hiç kimseye uzak olmadığını vurguladı.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik de engellilerin nüfusun yüzde 12'sine tekabül ettiğini hatırlatarak, iktidarın bu kesime de oy deposu olarak yaklaştığını ileri sürdü.
Çelik, "Engelli üretime aktif katılmak istiyor. O da sizin gibi, benim gibi eşit, özgür vatandaş olmaktan ileri gelen haklarıyla bu ülkenin yönetişim ilişkilerine dahil olmak istiyor. Ama yasalarımız, anayasamız buna imkan vermediğinde de onlar, evlerinin dört duvarına hapsedilmiş olarak yaşamlarını sürdürme talihsizliğiyle karşı karşıya kalıyorlar" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük ise engellilere yönelik katkıların sadece sosyal yardımlarla sınırlı kalmasına itiraz edilmesi gerektiğini söyledi. Engellilerin diğer vatandaşlarla eşit koşullarda yaşamayı, buna ilişkin fiziksel düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ettiklerini belirten Küçük, "Yalnızca sosyal yardımlarla, sosyal desteklerle sorunlar yumağını çözmeniz mümkün değildir. Engelli vatandaşlarımızı yaşamın içine katmak, engelsiz insanlar gibi yaşatmak zorunluluğu vardır. İşte o zaman göğsünüzü gere gere engelli vatandaşlarımız için birşeyler yaptık diyebilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu.
Kendisi de bir engelli olan ve tekerlekli sandalyesi ile kürsünün yanından konuşmasını yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Gürsoy Erol da öneri üzerine söz aldı.
AK Parti olarak engelli, engelsiz ayrımının ötesinde her alanda insan odaklı çözümler üretmekten yana bir yaklaşım içinde olduklarını vurgulayan Erol, iktidarlarının engellilere yönelik pek çok olumlu düzenlemeye imza attığını anlattı.
Engellilerin en önemli talebinin, eşit şartlarda hayat mücadelesi verebilmeleri için gerekli koşulların oluşturulması ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi olduğunu belirten Erol, şunları kaydetti:
"2002 öncesi 5 bin civarındayken kamuda istihdam edilen engelli sayısı, şu anda 35 bin civarında. Yani 7 misli bir artış var. İşçi sayısında da 3 mislinin üzerinde bir artış var. Hatta 4 misli. İstihdam anlamında 10 yılda Türkiye'de çok ciddi seviyede bir açılım söz konusu. Sosyal devlet olmak bu anlamda önemli."
Erol, konuşmasında engellilere yönelik evde bakım hizmetine de değinerek, bu uygulamanın bir devrim niteliğinde olduğunu söyledi.
Görüşmelerin ardından MHP'nin grup önerisi oylanarak, reddedildi.
CHP'nin Zonguldak'tan diğer kentlere göçün araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine CHP, önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, 1980'li yıllardan sonra Türkiye'yi de etkisi altına almaya başlayan neoliberal politikaların Zonguldak'ı da önemli ölçüde etkilediğini, yerli üretime sırt dönülmesi ve ithalata yönelik politikalara ağırlık verilmesinin Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) olmak üzere Zonguldak genelinde tamir edilmez derin yaralar açtığını söyledi.
Köktürk, Türkiye'nin en stratejik kurumlarından biri olan TTK'da 16 binler düzeyindeki çalışan sayısının 9 bine düştüğünü, üretimin de 2,2 milyon tondan 1,3 milyon tonlara gerilediğini anlattı. Köktürk, "Bugün kömürün başkenti Zonguldak limanlarına ithal kömür indirilmektedir. Bütün bunlara karşın, 2011 seçimlerinde iktidar milletvekillerinin 'TTK'ya 2 bin 500 işçi alacağız' sözünü yerine getirmemeleri nedeniyle bugün Zonguldak'taki TTK, 4 bin 760 norm kadro eksiğiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır" dedi.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulpınar, seçim vaadiyle, iktidar kaygısıyla, Zonguldak'tan ayrılan Bartın ve Karabük'ün il yapılmasıyla birlikte emeğin başkenti olan Zonguldak'ın küçüldüğünü belirterek, "Bölgemizin istihdam ve kalkınması için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Yıllardır muhalefet partileri tüm Türkiye'de olduğu gibi ilimize de yapılan yatırımları görmezden gelme gayreti içinde. Fakat milletimiz yapılan çalışmaları takdir ederek partimizin yükselerek 12 yıl iktidarda kalmasını sağlamıştır" diye konuştu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Zonguldak'ın AK Parti iktidarı nedeniyle kasabaya dönüştüğünü, TTK'nın tarihinin en düşük işçi sayısı ile en düşük üretimini yaptığını söyledi. Kentte yeni sektörlere ilişkin hiçbir yatırımın olmadığını savunan Türkkan, ulaşım sorunu olan bölgeye yatırımcı gelmediğini ifade etti.
Türkkan, "İktidar Zonguldak'tan alıp başka illere veriyor. Gençler iş bulmak için başka yerlere göç ediyor. Zonguldak göz göre göre eritiliyor. Zonguldak'ın nüfusu 2010 yılında 619 bin iken 2012 yılında 606 bine düşmüş. Hani fukaralığıyla dert yandığımız Zonguldak'ta yaşayan 606 bin vatandaşın her birine bin dolar verseniz, sadece ve sadece sizin o kaçak saraya harcadığınız para kadar olur. Fazla bir para değil" diye konuştu.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile CHP'li Köktürk arasında tartışma yaşandı.
Ulupınar, "Filyos Türkiye'nin üçüncü büyük limanı. 19 Mart'ta biz bunun ihalesini tüm engellemelere rağmen yaptık. 7 aydır Kamu İhale Kurumu'nda bunun incelemeleri, araştırmaları sürüyor ama dün talihsiz bir olay oldu. Maalesef mahkeme yürütmeyi durdu. Çaycuma'nın CHP'li Belediye Başkanı'nın yapamadığını mahkeme yaptı. Çaycuma'da Belediye Başkanlığı yapan arkadaşımız, kardeşimiz orada bir yeri olduğu için yürütmeyi durdurma davası açtı. Acil kamulaştırma durduruldu" dedi.
Köktürk de sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Belediye başkanımız dava açarak yasal hakkını kullanmıştır. AKP'nin Belediye Başkanı Hazine'den devraldığı araziye karşılık olarak AKP iktidarı döneminde kamulaştırma bedeli olarak ne kadar para almıştır, bunu Ulupınar açıklasın" dedi.
Ulupınar, "Filyos Limanını gerçekleştirdiğimizde 4 katrilyon liralık bir proje olacak; yapımında 4 bin, bitiminde 15 bin kişi çalışacak. TTK çok önemli bir konu. Bizim iktidarımız döneminde 5 bin civarında personel alındı. Norm kadro 14 bin, çalışan sayısı 9 binlerde. işçi alınmalı, çalışmalarımız devam etmekte. Kömür ekonomiye kazandırılmalı. İlçelerde kamu yatırımlarını tamamladık. Ben kendi ilçeme kamu yatırımı bulamıyorum. Merkezdeki sorunlar belediyeden kaynaklıdır" diye konuştu.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, bir milletvekilinin "ilim çok kötü, yatırımlar gelmiyor, terk edilmiş kasaba gibi" algısı yaratmanın iline yapacağı en büyük kötülük olduğunu belirterek, 81 ile eşit hizmet götürmesi nedeniyle iktidarın oy aldığını söyledi. Özel, "81 ilin sorunlarını buraya getirilip her biri hakkında Araştırma Komisyonukurarsak işin içinden çıkamaz hale geliriz" görüşünü savundu.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının tümü üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada olduğunu söyledi.
Kalaycı, "Soma ve Ermenek faciası başta olmak üzere son dönemde sıkça karşılaştığımız iş kazaları Türkiye'nin iş güvenliği konusunda gelişmiş ülkelerin uygulamalarını esas alan cesur adımlar atması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu kapsamda ILO'nun 176 sayılı sözleşmesinin onaylanması çok önemlidir" diye konuştu.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik de sorunların çözümüne ilişkin nitelikli adımlar atılmadıkça işçi güvenliği ve benzer konularda konuşmanın ancak havanda su dövmek anlamına geldiğini söyledi. "Elbette ki enerjiye de madene de yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin kullanılmasına da ihtiyaç vardır" diyen Çelik, ancak çalışanların güvenliğinin sağlanmasının, eko sisteminin korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Tasarının geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanması ve maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut birleşime 10 dakika ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması nedeniyle tasarının görüşmeleri ertelenerek, gündemdeki diğer tasarılara geçildi.
Uluslararası sözleşmeleri uygun bulan 7 kanun tasarısı da kabul edilerek yasalaştı.
Genel Kurul'da kabul edilen tasarılar şunlar:
- Dünya Posta Birliği Kuruluş Yasasına Yedinci Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Azerbaycan ile Aile, Kadın ve Çocuk Politikaları Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-KKTC ile Ormancılık Alanında Yardım ve İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Türkmenistan ile Arşiv Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-KKTC ile kayıtlı Posta On-line Havale ve Tahsilat İşlemlerinin Geliştirilmesine İlişkin Protokolün Uygun Bulunduğuna Dair kanun Tasarısı
-Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti ile Turizm İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
Tasarıların kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Yakut, birleşimi açmasının ardından "Dünya Engelliler Günü" dolayısıyla kısa bir konuşma yaptı. Toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birinin engellilere yönelik düzenlemeleri olduğunu belirten Yakut, herkesin potansiyel bir engelli olduğuna, engellilere yönelik duyarlılığın her kesimde gelişmesi gerektiğine işaret etti.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Genel Kurul'un dünkü birleşimindeki bazı ifadelerine ilişkin düzeltme yapmak istediği gerekçesiyle söz aldı.
Seçim Barajı konusunda yaptığı konuşmayı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ile arasında geçen tartışmayı hatırlatan Genç, "Ben buradan Kuzu'ya dedim ki senin beynin çalışmıyor. Aslında olan beyin çalışır, olmayan beyin ne çalışır arkadaşlar?" ifadelerini kullandı. Genç'in sözlerine AK Partili milletvekilleri yerlerinden tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Yakut da Genç'i, dünkü ifadelerini düzeltmek için kürsüye geldiğini hatırlatarak, temiz bir dil kullanması konusunda uyardı.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Muş genelinde yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı bir konuşma yaptı.
Çelik, Muş'un üretim ve istihdam konusunda çok büyük sıkıntı içinde olduğunu ve yoğun göç verdiğini belirterek, "Çözüm Süreci"nin dillendirildiği bu günlerde bölgeye yönelik özellikle üretim açısından katkıda bulunacak girişimleri beklediklerini ifade etti.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu da Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, engellilerin en büyük beklentilerinin taleplerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması olduğunu vurguladı. Eğitim, sağlık ve istihdam konularının engelliler için hayati önem taşıdığına işaret eden Dedeoğlu, bu alanlardaki sıkıntıların giderilmesinin de devletin görevi olduğunu kaydetti. Dedeoğlu, engelli vatandaşların sorunlarının giderilmesi için bütün siyasi partilerin işbirliği içinde gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmesini de önerdi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de aynı konuda yaptığı gündem dışı konuşmasında, asıl engelin bedende değil, zihinde olduğunu söyledi. Hiç kimsenin bir diğerine tepeden bakmaması gerektiğini ifade eden Öz, AK Parti olarak engellilerin toplumsal hayata aktif katılımlarını ve geleceğe güvenle bakabilmelerini sağlamak amacıyla çok sayıda yasal düzenleme yaptıklarını bildirdi. Öz, bu düzenlemeler hakkında da bilgi verdi.
Gündem dışı konuşmaların ardından CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan yerlerinden söz alarak Dünya Engelliler Günü dolayısıyla kısa birer konuşma yaptılar. Engellilerin sorunlarına ve taleplerine dikkati çeken Grup Başkanvekilleri, bu sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılması görüşünü dile getirdiler.
TBMM Genel Kurulu'nda, Danışma Kurulu'nun 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı'nın görüşme gün ve saatleri ile konuşma sürelerine ilişkin önerisi kabul edildi.
Buna göre 2015 yılı Bütçe Kanun Tasarısının görüşmeleri, 10 Aralık Çarşamba günü saat 13.00'de başlayacak ve bitimine kadar resmi tatil günleri dahil aralıksız devam edilecek. Bütçe görüşmeleri 13 günde tamamlanacak.
TBMM'nin çalışmalarına, görüşmelerin tamamlanmasının ardından 23 Aralık Salı gününden başlamak üzere, 13 gün ara verilecek.
HDP'nin, seçim ve partiler rejiminin yol açtığı sorunlarla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Seçim ve partiler rejiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili Araştırma Önergesi'nin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi üzerinde konuşan HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) seçim barajının hak ihlali olduğu kararı almasını beklediklerini ifade etti.
"Bir ülkenin çoğunlukla idare edilmesi, istikrar olduğu anlamına gelmez" diyen Zozani, yüzde 10 seçim barajının sadece Türkiye'de olduğunu, bugüne kadar iktidarların baraj sayesinde almadıkları meşruiyeti kendilerine reva gördüğünü savundu. Zozani, "Yediğiniz miras bizim mirasımız. AKP Diyarbakır'da kaç milletvekilini hak etti? Diyarbakır'dan 3 gasp edilmiş koltuğumuz var. Adıyaman, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Bingöl, Muş'ta da durum aynı" görüşünü ifade etti.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun konuyla ilgili ifadelerinin takdire şayan olduğunu belirten Zozani, "Kuzu bana Descartes'i anımsattı. Düşünüyorum öyleyse varım demişti. Kendisini ve sarfettiği ifadeleri yok sayabiliriz. Onun ifadesini sadece Kenan Evren'den duyduk. Siyasetin kamunun bütçesiyle finanse etmesine karşıyız. Bunu öneri olarak getirin tartışalım" diye konuştu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, siyasi istikrarsızlıkların ve kırılgan koalisyon hükümetlerinin ülkeye zarar verdiğini savunarak, demokratik ülkelerde yönetimde istikrar için seçim barajlarına başvurulduğunu söyledi. AYM'nin barajları daha önce yasamanın takdirine bıraktığını ve yasamanın getireceği sistemi makul kabul ettiğini anlatan Çavuşoğlu, kendilerinin seçim barajı konusunda partilere çağrıda bulunduğunu, konunun tartışılmasında yarar gördüklerini ancak Araştırma Komisyonu kurulmasına gerek olmadığını savundu.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, öneri lehindeki konuşmasında, 34 yıldır Türkiye'de hakim olan seçim ve siyasi partiler rejiminin, 12 Eylül cuntasının ürünü olduğunu belirterek, "Son 12 yılda AKP, tek başına Parlamento'da çoğunluğa sahip olmasına rağmen ve her iki sözünden biri darbeyle hesaplaşmak olmasına rağmen hala darbe hukukuyla siyaset ve seçim yapıyor. Çünkü AKP, bu sistemden beslendiği için değişmesini istemiyor. 2002'den beri gaspedilmiş koltuklarda oturan milletvekilleri var. 2002'de 178, 2007'de 83, 2011 seçimlerinde ise 57 koltuğu hak etmediğiniz halde işgal ediyorsunuz. Hak edilmeyen koltuklar hangi partideyse gelin kaldıralım. Darbe hukukuyla hesaplaşmada samimiyseniz bunu kaldıralım. Ama samimi değilsiniz" dedi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise "CHP de AK Parti milletvekilleri de burada koltuğu gaspetmemiş, mevcut sisteme göre seçilmişlerdir. Dünyada yönetimde istikrar ve temsilde adaleti sağlayacak mükemmel bir sistem yok. Cesaretliyseniz getirin sıfır barajı, dar veya daraltılmış bölgeyi destekleyelim" dedi.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin engellilerin ve engelli yakınlarının sorunlarının araştırılmasına dair araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi reddedildi.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, partisinin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, yürütmenin, insan haklarında ilerlemeyi sadece yasa çıkarmak olarak algıladığını savundu. Engellilere de para verip evde oturtma anlayışıyla yaklaşıldığını ifade eden Demirel, engelliliğin hiç kimseye uzak olmadığını vurguladı.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik de engellilerin nüfusun yüzde 12'sine tekabül ettiğini hatırlatarak, iktidarın bu kesime de oy deposu olarak yaklaştığını ileri sürdü.
Çelik, "Engelli üretime aktif katılmak istiyor. O da sizin gibi, benim gibi eşit, özgür vatandaş olmaktan ileri gelen haklarıyla bu ülkenin yönetişim ilişkilerine dahil olmak istiyor. Ama yasalarımız, anayasamız buna imkan vermediğinde de onlar, evlerinin dört duvarına hapsedilmiş olarak yaşamlarını sürdürme talihsizliğiyle karşı karşıya kalıyorlar" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük ise engellilere yönelik katkıların sadece sosyal yardımlarla sınırlı kalmasına itiraz edilmesi gerektiğini söyledi. Engellilerin diğer vatandaşlarla eşit koşullarda yaşamayı, buna ilişkin fiziksel düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ettiklerini belirten Küçük, "Yalnızca sosyal yardımlarla, sosyal desteklerle sorunlar yumağını çözmeniz mümkün değildir. Engelli vatandaşlarımızı yaşamın içine katmak, engelsiz insanlar gibi yaşatmak zorunluluğu vardır. İşte o zaman göğsünüzü gere gere engelli vatandaşlarımız için birşeyler yaptık diyebilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu.
Kendisi de bir engelli olan ve tekerlekli sandalyesi ile kürsünün yanından konuşmasını yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Gürsoy Erol da öneri üzerine söz aldı.
AK Parti olarak engelli, engelsiz ayrımının ötesinde her alanda insan odaklı çözümler üretmekten yana bir yaklaşım içinde olduklarını vurgulayan Erol, iktidarlarının engellilere yönelik pek çok olumlu düzenlemeye imza attığını anlattı.
Engellilerin en önemli talebinin, eşit şartlarda hayat mücadelesi verebilmeleri için gerekli koşulların oluşturulması ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi olduğunu belirten Erol, şunları kaydetti:
"2002 öncesi 5 bin civarındayken kamuda istihdam edilen engelli sayısı, şu anda 35 bin civarında. Yani 7 misli bir artış var. İşçi sayısında da 3 mislinin üzerinde bir artış var. Hatta 4 misli. İstihdam anlamında 10 yılda Türkiye'de çok ciddi seviyede bir açılım söz konusu. Sosyal devlet olmak bu anlamda önemli."
Erol, konuşmasında engellilere yönelik evde bakım hizmetine de değinerek, bu uygulamanın bir devrim niteliğinde olduğunu söyledi.
Görüşmelerin ardından MHP'nin grup önerisi oylanarak, reddedildi.
CHP'nin Zonguldak'tan diğer kentlere göçün araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine CHP, önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, 1980'li yıllardan sonra Türkiye'yi de etkisi altına almaya başlayan neoliberal politikaların Zonguldak'ı da önemli ölçüde etkilediğini, yerli üretime sırt dönülmesi ve ithalata yönelik politikalara ağırlık verilmesinin Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) olmak üzere Zonguldak genelinde tamir edilmez derin yaralar açtığını söyledi.
Köktürk, Türkiye'nin en stratejik kurumlarından biri olan TTK'da 16 binler düzeyindeki çalışan sayısının 9 bine düştüğünü, üretimin de 2,2 milyon tondan 1,3 milyon tonlara gerilediğini anlattı. Köktürk, "Bugün kömürün başkenti Zonguldak limanlarına ithal kömür indirilmektedir. Bütün bunlara karşın, 2011 seçimlerinde iktidar milletvekillerinin 'TTK'ya 2 bin 500 işçi alacağız' sözünü yerine getirmemeleri nedeniyle bugün Zonguldak'taki TTK, 4 bin 760 norm kadro eksiğiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır" dedi.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulpınar, seçim vaadiyle, iktidar kaygısıyla, Zonguldak'tan ayrılan Bartın ve Karabük'ün il yapılmasıyla birlikte emeğin başkenti olan Zonguldak'ın küçüldüğünü belirterek, "Bölgemizin istihdam ve kalkınması için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Yıllardır muhalefet partileri tüm Türkiye'de olduğu gibi ilimize de yapılan yatırımları görmezden gelme gayreti içinde. Fakat milletimiz yapılan çalışmaları takdir ederek partimizin yükselerek 12 yıl iktidarda kalmasını sağlamıştır" diye konuştu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Zonguldak'ın AK Parti iktidarı nedeniyle kasabaya dönüştüğünü, TTK'nın tarihinin en düşük işçi sayısı ile en düşük üretimini yaptığını söyledi. Kentte yeni sektörlere ilişkin hiçbir yatırımın olmadığını savunan Türkkan, ulaşım sorunu olan bölgeye yatırımcı gelmediğini ifade etti.
Türkkan, "İktidar Zonguldak'tan alıp başka illere veriyor. Gençler iş bulmak için başka yerlere göç ediyor. Zonguldak göz göre göre eritiliyor. Zonguldak'ın nüfusu 2010 yılında 619 bin iken 2012 yılında 606 bine düşmüş. Hani fukaralığıyla dert yandığımız Zonguldak'ta yaşayan 606 bin vatandaşın her birine bin dolar verseniz, sadece ve sadece sizin o kaçak saraya harcadığınız para kadar olur. Fazla bir para değil" diye konuştu.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile CHP'li Köktürk arasında tartışma yaşandı.
Ulupınar, "Filyos Türkiye'nin üçüncü büyük limanı. 19 Mart'ta biz bunun ihalesini tüm engellemelere rağmen yaptık. 7 aydır Kamu İhale Kurumu'nda bunun incelemeleri, araştırmaları sürüyor ama dün talihsiz bir olay oldu. Maalesef mahkeme yürütmeyi durdu. Çaycuma'nın CHP'li Belediye Başkanı'nın yapamadığını mahkeme yaptı. Çaycuma'da Belediye Başkanlığı yapan arkadaşımız, kardeşimiz orada bir yeri olduğu için yürütmeyi durdurma davası açtı. Acil kamulaştırma durduruldu" dedi.
Köktürk de sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Belediye başkanımız dava açarak yasal hakkını kullanmıştır. AKP'nin Belediye Başkanı Hazine'den devraldığı araziye karşılık olarak AKP iktidarı döneminde kamulaştırma bedeli olarak ne kadar para almıştır, bunu Ulupınar açıklasın" dedi.
Ulupınar, "Filyos Limanını gerçekleştirdiğimizde 4 katrilyon liralık bir proje olacak; yapımında 4 bin, bitiminde 15 bin kişi çalışacak. TTK çok önemli bir konu. Bizim iktidarımız döneminde 5 bin civarında personel alındı. Norm kadro 14 bin, çalışan sayısı 9 binlerde. işçi alınmalı, çalışmalarımız devam etmekte. Kömür ekonomiye kazandırılmalı. İlçelerde kamu yatırımlarını tamamladık. Ben kendi ilçeme kamu yatırımı bulamıyorum. Merkezdeki sorunlar belediyeden kaynaklıdır" diye konuştu.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, bir milletvekilinin "ilim çok kötü, yatırımlar gelmiyor, terk edilmiş kasaba gibi" algısı yaratmanın iline yapacağı en büyük kötülük olduğunu belirterek, 81 ile eşit hizmet götürmesi nedeniyle iktidarın oy aldığını söyledi. Özel, "81 ilin sorunlarını buraya getirilip her biri hakkında Araştırma Komisyonukurarsak işin içinden çıkamaz hale geliriz" görüşünü savundu.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının tümü üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada olduğunu söyledi.
Kalaycı, "Soma ve Ermenek faciası başta olmak üzere son dönemde sıkça karşılaştığımız iş kazaları Türkiye'nin iş güvenliği konusunda gelişmiş ülkelerin uygulamalarını esas alan cesur adımlar atması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu kapsamda ILO'nun 176 sayılı sözleşmesinin onaylanması çok önemlidir" diye konuştu.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik de sorunların çözümüne ilişkin nitelikli adımlar atılmadıkça işçi güvenliği ve benzer konularda konuşmanın ancak havanda su dövmek anlamına geldiğini söyledi. "Elbette ki enerjiye de madene de yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin kullanılmasına da ihtiyaç vardır" diyen Çelik, ancak çalışanların güvenliğinin sağlanmasının, eko sisteminin korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Tasarının geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanması ve maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut birleşime 10 dakika ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması nedeniyle tasarının görüşmeleri ertelenerek, gündemdeki diğer tasarılara geçildi.
Uluslararası sözleşmeleri uygun bulan 7 kanun tasarısı da kabul edilerek yasalaştı.
Genel Kurul'da kabul edilen tasarılar şunlar:
- Dünya Posta Birliği Kuruluş Yasasına Yedinci Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Azerbaycan ile Aile, Kadın ve Çocuk Politikaları Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-KKTC ile Ormancılık Alanında Yardım ve İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-Türkmenistan ile Arşiv Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
-KKTC ile kayıtlı Posta On-line Havale ve Tahsilat İşlemlerinin Geliştirilmesine İlişkin Protokolün Uygun Bulunduğuna Dair kanun Tasarısı
-Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti ile Turizm İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
Tasarıların kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
