2010-05-25 - 15:00
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, partilerinin üye ve yöneticilerine yönelik operasyonların sürdüğünü, tutuklu partililerin 13 aydır mahkeme önüne çıkarılmadığını söyledi.

BDP eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, partilerinin
üye ve yöneticilerine yönelik operasyonların sürdüğünü, tutuklu partililerin 13
aydır mahkeme önüne çıkarılmadığını söyledi.

''Son dönemlerde üniversitelerde de Kürt kökenli öğrencilere yönelik
baskı ve şiddet uygulandığını'' öne süren Kışanak, ''üniversiteler üzerinden
etnik çatışmaların ortaya çıkarılmak üstendiği'' görüşünü savundu.
Üniversitelerde yaşanan olayların sorumlusunun hükümet olduğunu iddia eden
Kışanak, olaylarla ilgili ne bir soruşturma yapıldığını ne de sağduyu çağrısında
bulunulduğunu iddia etti. Gültan Kışanak, ''AKP'nin YÖK vasıtasıyla ele geçirdiği
üniversitelerdeki tablo budur'' dedi.

Kürt sorunu konusunda AK Parti hükümetinin çözümsüzlük politikası
ürettiğini iddia eden Kışanak, Kürt sorununun askeri operasyonlarla değil, siyasi
yollarla çözülebileceğini söyledi

Başbakan Erdoğan'ın sık sık ''hukukun üstünlüğü mü üstünlerin hukuku
mu?'' diye sorduğunu, bunu yerinde bir soru olarak gördüklerini belirten Kışanak,
''Biz de kendisine aynı soruyu soruyoruz. Üstünlerin hukukunun temsilcisi AKP
hükümetidir, Başbakan Erdoğan'dır'' dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, ''bir yurt dışı gezisine giderken yaptığı
açıklamada, Kürt sorununun, ülkenin en önemli sorunu olduğunu söylediğini'' ifade
eden Kışanak, ''Geçen yıl da bunu söylemişti. Sayın Cumhurbaşkanı bu sözünüzün
üzerinden bir yıl geçti. Bu ülkenin en yetkin makamında bulunuyorsunuz. Şu bir
yılın tablosunu alın önünüze koyun. Bu söylediğiniz söze denk düşen bir gelişme
var mı? Biz, artık 'Bu sorun büyüktür, önemlidir' lafını duymak istemiyoruz.
Çözüm öneriniz denir onu duymak istiyoruz'' diye konuştu.

Gültan Kışanak, Zonguldak'ta 30 kişinin hayatını kaybettiği olayı ''kaza
ya da kader değil, cinayet olarak değerlendirdiklerini'' söyledi. Türkiye'de
maden ocaklarında yaşanan sıkıntılar olduğunu belirten Kışanak, devletin kömür
işletmelerini özel işletmelere devrettiğini, özel işletmelerin de buraları
taşeronlara devrettiğini anlattı.

Kapitalist sistemlerde daha fazla kar etmek için emek hakkı ve iş
güvenliği maliyetinden tasarruf sağlanmak istendiğini belirten Kışanak, devletin
de kömür ocaklarını taşeronlara devrederek bu maliyetten kurtarmak istediğini öne
sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olayı değerlendirirken, yaşanmış daha
kötü olayları örnek gösterdiğini ifade eden Kışanak, Erdoğan'ın ''kötünün
kötüsünü göstererek, halkı kötüye razı etmek istediğini'' iddia etti.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı görevine getirilmesini
değerlendiren Kışanak, Türkiye'nin demokratik muhalefet sorunu ortadan kalkmış
gibi görüntü yaratılmaya çalışıldığını söyledi.

''Sorun vitrinin değil, zihniyetin değişmesidir'' diyen Kışanak, şöyle
devam etti:

''Bizi, partinin başına kimin geldiği ilgilendirmez. Bizi zihniyet
değişikliği ilgilendirir. Kürt sorunu konusunda CHP'nin yeni yönetiminin
yaklaşımı ne olacak, bunu bekliyoruz. Parlamentoda, şimdiye kadar,
demokratikleşme konusunda verdiğimiz teklif ve araştırma önergelerimizi
desteklemediler. Demokratik siyaset istiyorsanız BDP'nin politikalarını
destekleyin.

Kimse vitrin değişikliği üzerinden ya da doğuştan gelen kimlikleri
kullanarak herhangi bir demokratik özelliğe kavuşamaz. CHP Genel Başkanlığına
seçilen Sayın Kılıçdaroğlu'nun kimliği ile mezhebi ile de hiç alakalı değiliz. O
değerleri taşıyıp taşımadığına, layık olup olmadığına bakacağız. Sayın
Kılıçdaroğlu, Kürt sorunu konusunda yaklaşımı ile ilgili ipucu verdi. 'Kürt
sorunu' demekten imtina etti ve sorunu ekonomik, yoksulluk sorunu olarak
tanımlamak istedi.

Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyoruz. Sayın İnönü'nün hazırladığı 'Kürtler'i
batıya nasıl göç ettirebiliriz, ekonomik olarak nasıl zor durumda bırakabiliriz'
konulu raporu Sayın Ecevit'in arşivinde gazeteciler tarafından bulundu.
Kılıçdaroğlu, bilmiyorsa gitsin baksın ve öğrensin. Kürtler yoksul olduğu için
Kürt sorunu çıkmadı, Kürtler farklı bir kimliğe sahip oldukları ve bu kimliği
onuruyla taşımak istediği bu ülkede eşit yurttaş olarak yaşamak istediği için
yoksulluğa mahkum edildi. Bunun üzerinden siyaset yapmak CHP'ye düşmez, CHP bunun
vebalini taşıyor. CHP önce bu politikaları değişsin.'' (15:00)