2009-02-16 - 19:58
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Gazze'ye yönelik saldırıların, barış girişimi ve ümitlerini ciddi şekilde zedelediğini, bölgede, şiddeti tırmandırarak yeni
öfke dalgaları yarattığını söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Gazze'ye yönelik saldırıların, barış girişimi
ve ümitlerini ciddi şekilde zedelediğini, bölgede, şiddeti tırmandırarak yeni
öfke dalgaları yarattığını söyledi.
Toptan, Suriye'nin, bölgede barış ve istikrar bakımından anahtar
konumdaki bir ülke olduğunu ifade etti.
Suriye'deki temaslarını sürdüren Toptan, Halk Meclisi Genel Kuruluna
hitap etti.
Türkiye ve Suriye arasında, komşuluk ilişkilerinin ötesinde, ortak
insani, kültürel ve tarihi bağlar bulunduğunu ifade eden Toptan, ''Suriye Halk
Meclisi;nde Türk Bayrağını görmüş olmak ve bunun Suriye tarihinde ilk olduğunu
öğrenmek beni, arkadaşlarımı ve milletimizi gururlandırmıştır. Size heyetimiz
adına şükranlarımı sunarım'' dedi.
Türkiye ve Suriye arasındaki siyasi ilişkilerin ulaştığı seviyenin
memnuniyet verici olduğunu belirten Toptan, karşılıklı üst düzey ziyaretler,
bölgesel konularda işbirliği ve giderek gelişen ticari ve ekonomik bağların,
sağlam temellere dayanan iki ülke ilişkilerinin aydınlık bir geleceğe
taşınacağının göstergeleri olduğunu söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad;ın Türkiye ziyareti sırasında imzalanan
''Türkiye ile Suriye Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı''nın iki ülke
ilişkilerinin yol haritasını oluşturduğunu kaydeden Toptan, bu önemli belgenin
mevcut işbirliğinin her alanda ulaştığı ileri noktayı tespit ettiğini ve
gelecekte alacağı yönü gösterdiğini ifade etti.
Toptan, parlamentolararası ilişkilerin, iki ulus ve iki halk arasındaki
bağları temsil ettiğini ve bunun daha da güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu
vurgulayarak, ''Türk halkında ve onun temsilcisi olan Parlamentomuzda Suriye;ye
karşı çok derin bir sevgi vardır. Bunun en önemli kanıtı, parlamentomuzda
oluşturulan Suriye Dostluk Grubu;na 546 milletvekilinden 371'nin üye olmasıdır''
dedi.
Köksal Toptan, Türkiye ve Suriye arasındaki dostluk ilişkilerinin temel
köprüsünü, derin insani ve kültürel bağların oluşturduğuna dikkati çekti.
-''TİCARET RAKAMLARI GERÇEK POTANSİYELİ YANSITMIYOR''
Toptan, 2008'in, dünya piyasalarını derinden sarsan küresel ekonomik
krizin yaşandığı bir yıl olarak tarihteki yerini aldığını belirtti. Köksal
Toptan, yüzyılda bir görülen ve çok derin bir ekonomik kriz şeklinde
değerlendirilen bu dalgalanmanın bölge ülkelerini de etkilemesinin kaçınılmaz
olduğunu söyledi.
Ortak akılla hareket ederek bu süreci bir fırsata çevirebilmek için
karşılıklı dış ticaret ve yatırımları daha da arttıracak ortamın hazırlanması
gereğine olan inancını dile getiren Toptan, ''Ekonomilerimiz ancak bu şekilde
daha güçlü ve dayanıklı hale gelecektir'' dedi.
Toptan, 2007 yılında yürürlüğe giren Türkiye-Suriye Serbest Ticaret
Anlaşması'nın da etkisiyle giderek büyüyen ikili ticaret hacminin 2008 yılında
1,8 milyar dolara, Suriye;deki Türk yatırımlarının da 250 milyon dolara
ulaşmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Bu rakamların ülkelerimizin gerçek potansiyelini yansıtmadığını,
karşılıklı işbirliğimizi özellikle enerji, müteahhitlik, perakende ve bankacılık
alanlarında arttırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik ve ticari işbirliğimizi
siyasi ilişkilerimizin ulaştığı seviyeye çıkartmamızı sağlayacak, karşılıklı
yatırımların yapılmasını kolaylaştıracak ilave mevzuat düzenlemelerinin
Parlamentolarımızca önemle ele alınacağından kuşku duymuyorum. Suriye;de son
dönemlerde ivme kazanan ekonomik reform sürecini takdirle izlemekteyiz.''
-''GAZZE'DE BİR İNSANLIK DRAMI YAŞANMIŞTIR''-
Toptan, medeniyetin beşiği, zengin doğal kaynaklara ve müreffeh bir
gelecek potansiyeline sahip Ortadoğu'nun yaklaşık yüzyıldır karışıklık ve
çatışmalar içinde olduğunu hatırlatarak, ''Türkiye bu tablodan siyasi, sosyal ve
ekonomik olarak olumsuz etkilenmekte, tarihinden de gelen sorumlulukla, barış
içinde yaşayan, istikrarlı ve kalkınmış bir Ortadoğu ile komşu olmak
istemektedir'' dedi.
Gazze'de meydana gelen üzücü olayların; bölgede kapsamlı barışın tesisi
çerçevesinde Arap-İsrail, Suriye-İsrail sorununa bir çözüm bulunmasının önemini
ve aciliyetini bir kez daha gösterdiğini kaydeden Toptan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''İsrail'in saldırıları Gazze Şeridi'nde esasen çok zor koşullarda
yaşayan Filistinlilerin durumunu daha da ağırlaştırmıştır. Saldırılarda büyük
bölümü çocuk, çok sayıda sivil öldürülmüştür. Zaten yetersiz olan altyapı
neredeyse tamamen tahrip olmuştur. Gazzeliler en temel ihtiyaç maddelerinin
yokluğunu çekmektedir. Gazze'de 6 milyar insanın gözleri önünde bir insanlık
dramı yaşanmıştır. Bu durum hiçbir siyasi ve askeri gerekçe öne sürülerek mazur
gösterilemez.
Saldırılar barış girişimi ve ümitlerini ciddi şekilde zedelemekte,
bölgede şiddeti tırmandırarak yeni öfke dalgaları yaratmaktadır. Türkiye Gazze'de
yaşanan dramın sona ermesi ve kalıcı barışın bölgede hakim olması için her
düzeyde ve uluslararası her platformda büyük bir çaba göstermiştir. Saldırılar
nedeniyle büyük bölümü tahrip edilen Gazze'de yaraların sarılması için Meclisimiz
de başından beri büyük bir hassasiyet içerisinde olmuştur.''
-''AYNI DİLLE KONUŞMAYA, AYNI GÖNÜLLE DÜŞÜNMEYE DEVAM EDERSEK...''-
Toptan, İstanbul'da 14 Ocak 2009'da gerçekleştirilen İslam Konferansı
Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Parlamento Başkanları düzeyindeki Olağanüstü
İcra Komitesi Toplantısı'nda ''Filistin'de çocuk, kadın, yaşlı masum ve
savunmasız insanların nereden geldiği belli olmayan silahlarla öldürülmesine
tepkilerini ortaya koyduklarını'' söyledi. Toptan, ''Daha dünyaya gözlerini yeni
açmış, ne olacağı bilinmeyen belki bir bilim adamı, belki bir büyük insan, belki
bir mucit olacak bebeklerin ölmesine isyanımızı tüm dünyaya haykırdık. Hepimizi
tek yürek haline getiren bu tarihi toplantıda Çad temsilcisi arkadaşımızın dediği
gibi, belki de ilk defa aynı dille konuştuk. Aynı dille konuşmaya, aynı gönülle
düşünmeye devam edersek inanıyorum ki bütün zorlukları, bütün engelleri aşarız.
Böylece sadece bölgemiz değil tüm insanlık barış, huzur ve mutluluk içerisinde
geleceğe bakabilir'' diye konuştu.
Toptan, Türkiye'nin; İsrail ve Filistin'in güvenli ve tanınmış sınırlar
ve barış içinde yanyana yaşamasını öngören iki devletli çözüm vizyonunu
desteklediğini ifade ederek, ''Türkiye, uluslararası toplum tarafından
Ortadoğu'da barışın sağlanması için yürütülen çabalara aktif biçimde katkı
sağlamaktadır'' dedi.
Türkiye'nin, Ortadoğu barış sürecinin kapsamlı olması ve bu nedenle barış
sürecinin Suriye-İsrail dahil tüm kanallarında ilerleme sağlanması gerektiğine
inandığını kaydeden Toptan, ''Suriye, bölgede barış ve istikrar bakımından
anahtar konumdaki bir ülkedir. Bölgedeki sorunların çözümüne katkıları son derece
önemlidir. Bu nedenle Türkiye, Suriye ile İsrail arasında gerçekleştirilen
dolaylı müzakerelere aracılık etmiştir. Türkiye, ilgili BM Güvenlik Konseyi
kararları çerçevesinde, taraflara haklarının iadesini de içerecek şekilde,
bölgede barış sürecini desteklemeye devam edecektir'' diye konuştu.
-''SURİYE'NİN ÇABALARINI TAKDİRLE KARŞILIYORUZ''-
Irak'ın mevcut durumunun ve geleceğinin Türkiye ve Suriye'yi yakından
ilgilendirdiğine işaret eden Toptan, konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
''Irak'ın toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin korunması temel
önemdedir. Irak'ın halkıyla barış içerisinde, komşularıyla uyumlu, özgür ve
egemen bir devlet olarak uluslararası toplum içindeki yerini en kısa sürede
alması ortak amacımızdır. Iraklı mülteciler sorununun da dost ve kardeş Suriye'yi
derinden etkilediğini üzülerek görmekteyiz. Bu konuda Suriye'nin çabalarını
takdirle karşılıyor ve sorunun çözümü için yardımcı olmaya çalışıyoruz.''
Toptan, konuşmasını, ''Yaşasın Türkiye-Suriye Dostluğu'' ve ''Yaşasın
Türkiye ve Suriye Halklarının Kardeşliği'' ifadelerini Arapça söyleyerek
bitirdi.
Toptan, Meclis Genel Kuruluna gelişinde ve ayrılışında milletvekilleri
tarafından ayakta alkışlandı.
-ABRAŞ'IN SÖZLERİ-
Suriye Halk Meclisi Başkanı Mahmut el Abraş da Genel Kurulda yaptığı
konuşmada, Türkiye'nin izlediği yol ve yöntemin en sağlıklı ve en doğru yol
olduğunu belirterek, gerek dünya ve gerekse bölge meselelerine yönelik, kan
akmasına son verecek, savaşa dur diyecek bir dünyayı özlediklerini söyledi.
Abraş, savaşa neden olacak ve toplumlar arasında fitne yaratacak davranışları
tasvip etmediklerini belirtti.
Abraş, ''İsrail'i tanıyacaksak yine Türkiye aracılığı ile tanıyacağız.
Gerçekten İsrail barış istediğini belirtirse o zaman buna karşılık bulur ve bu
taş yerine konacaksa elbette Türkiye ile birlikte konur'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'taki tavrının kendileri için
cesaret verici, hak sahipleri için destekleyici olduğunu vurgulayan Abraş, Suriye
ve Türkiye ilişkilerinin ''birileri istemese de gitgide güç kazanacağını
sözlerine ekledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Şam'daki temaslarını tamamlayarak, Halep'e geçecek.
*****TBMM BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN'IN SURİYE HALK MECLİSİ GENEL KURULUNDA YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ HABERİMİZİN "İLGİLİ DOKÜMANLAR" YER ALMAKTADIR...
ve ümitlerini ciddi şekilde zedelediğini, bölgede, şiddeti tırmandırarak yeni
öfke dalgaları yarattığını söyledi.
Toptan, Suriye'nin, bölgede barış ve istikrar bakımından anahtar
konumdaki bir ülke olduğunu ifade etti.
Suriye'deki temaslarını sürdüren Toptan, Halk Meclisi Genel Kuruluna
hitap etti.
Türkiye ve Suriye arasında, komşuluk ilişkilerinin ötesinde, ortak
insani, kültürel ve tarihi bağlar bulunduğunu ifade eden Toptan, ''Suriye Halk
Meclisi;nde Türk Bayrağını görmüş olmak ve bunun Suriye tarihinde ilk olduğunu
öğrenmek beni, arkadaşlarımı ve milletimizi gururlandırmıştır. Size heyetimiz
adına şükranlarımı sunarım'' dedi.
Türkiye ve Suriye arasındaki siyasi ilişkilerin ulaştığı seviyenin
memnuniyet verici olduğunu belirten Toptan, karşılıklı üst düzey ziyaretler,
bölgesel konularda işbirliği ve giderek gelişen ticari ve ekonomik bağların,
sağlam temellere dayanan iki ülke ilişkilerinin aydınlık bir geleceğe
taşınacağının göstergeleri olduğunu söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad;ın Türkiye ziyareti sırasında imzalanan
''Türkiye ile Suriye Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı''nın iki ülke
ilişkilerinin yol haritasını oluşturduğunu kaydeden Toptan, bu önemli belgenin
mevcut işbirliğinin her alanda ulaştığı ileri noktayı tespit ettiğini ve
gelecekte alacağı yönü gösterdiğini ifade etti.
Toptan, parlamentolararası ilişkilerin, iki ulus ve iki halk arasındaki
bağları temsil ettiğini ve bunun daha da güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu
vurgulayarak, ''Türk halkında ve onun temsilcisi olan Parlamentomuzda Suriye;ye
karşı çok derin bir sevgi vardır. Bunun en önemli kanıtı, parlamentomuzda
oluşturulan Suriye Dostluk Grubu;na 546 milletvekilinden 371'nin üye olmasıdır''
dedi.
Köksal Toptan, Türkiye ve Suriye arasındaki dostluk ilişkilerinin temel
köprüsünü, derin insani ve kültürel bağların oluşturduğuna dikkati çekti.
-''TİCARET RAKAMLARI GERÇEK POTANSİYELİ YANSITMIYOR''
Toptan, 2008'in, dünya piyasalarını derinden sarsan küresel ekonomik
krizin yaşandığı bir yıl olarak tarihteki yerini aldığını belirtti. Köksal
Toptan, yüzyılda bir görülen ve çok derin bir ekonomik kriz şeklinde
değerlendirilen bu dalgalanmanın bölge ülkelerini de etkilemesinin kaçınılmaz
olduğunu söyledi.
Ortak akılla hareket ederek bu süreci bir fırsata çevirebilmek için
karşılıklı dış ticaret ve yatırımları daha da arttıracak ortamın hazırlanması
gereğine olan inancını dile getiren Toptan, ''Ekonomilerimiz ancak bu şekilde
daha güçlü ve dayanıklı hale gelecektir'' dedi.
Toptan, 2007 yılında yürürlüğe giren Türkiye-Suriye Serbest Ticaret
Anlaşması'nın da etkisiyle giderek büyüyen ikili ticaret hacminin 2008 yılında
1,8 milyar dolara, Suriye;deki Türk yatırımlarının da 250 milyon dolara
ulaşmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Bu rakamların ülkelerimizin gerçek potansiyelini yansıtmadığını,
karşılıklı işbirliğimizi özellikle enerji, müteahhitlik, perakende ve bankacılık
alanlarında arttırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik ve ticari işbirliğimizi
siyasi ilişkilerimizin ulaştığı seviyeye çıkartmamızı sağlayacak, karşılıklı
yatırımların yapılmasını kolaylaştıracak ilave mevzuat düzenlemelerinin
Parlamentolarımızca önemle ele alınacağından kuşku duymuyorum. Suriye;de son
dönemlerde ivme kazanan ekonomik reform sürecini takdirle izlemekteyiz.''
-''GAZZE'DE BİR İNSANLIK DRAMI YAŞANMIŞTIR''-
Toptan, medeniyetin beşiği, zengin doğal kaynaklara ve müreffeh bir
gelecek potansiyeline sahip Ortadoğu'nun yaklaşık yüzyıldır karışıklık ve
çatışmalar içinde olduğunu hatırlatarak, ''Türkiye bu tablodan siyasi, sosyal ve
ekonomik olarak olumsuz etkilenmekte, tarihinden de gelen sorumlulukla, barış
içinde yaşayan, istikrarlı ve kalkınmış bir Ortadoğu ile komşu olmak
istemektedir'' dedi.
Gazze'de meydana gelen üzücü olayların; bölgede kapsamlı barışın tesisi
çerçevesinde Arap-İsrail, Suriye-İsrail sorununa bir çözüm bulunmasının önemini
ve aciliyetini bir kez daha gösterdiğini kaydeden Toptan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''İsrail'in saldırıları Gazze Şeridi'nde esasen çok zor koşullarda
yaşayan Filistinlilerin durumunu daha da ağırlaştırmıştır. Saldırılarda büyük
bölümü çocuk, çok sayıda sivil öldürülmüştür. Zaten yetersiz olan altyapı
neredeyse tamamen tahrip olmuştur. Gazzeliler en temel ihtiyaç maddelerinin
yokluğunu çekmektedir. Gazze'de 6 milyar insanın gözleri önünde bir insanlık
dramı yaşanmıştır. Bu durum hiçbir siyasi ve askeri gerekçe öne sürülerek mazur
gösterilemez.
Saldırılar barış girişimi ve ümitlerini ciddi şekilde zedelemekte,
bölgede şiddeti tırmandırarak yeni öfke dalgaları yaratmaktadır. Türkiye Gazze'de
yaşanan dramın sona ermesi ve kalıcı barışın bölgede hakim olması için her
düzeyde ve uluslararası her platformda büyük bir çaba göstermiştir. Saldırılar
nedeniyle büyük bölümü tahrip edilen Gazze'de yaraların sarılması için Meclisimiz
de başından beri büyük bir hassasiyet içerisinde olmuştur.''
-''AYNI DİLLE KONUŞMAYA, AYNI GÖNÜLLE DÜŞÜNMEYE DEVAM EDERSEK...''-
Toptan, İstanbul'da 14 Ocak 2009'da gerçekleştirilen İslam Konferansı
Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Parlamento Başkanları düzeyindeki Olağanüstü
İcra Komitesi Toplantısı'nda ''Filistin'de çocuk, kadın, yaşlı masum ve
savunmasız insanların nereden geldiği belli olmayan silahlarla öldürülmesine
tepkilerini ortaya koyduklarını'' söyledi. Toptan, ''Daha dünyaya gözlerini yeni
açmış, ne olacağı bilinmeyen belki bir bilim adamı, belki bir büyük insan, belki
bir mucit olacak bebeklerin ölmesine isyanımızı tüm dünyaya haykırdık. Hepimizi
tek yürek haline getiren bu tarihi toplantıda Çad temsilcisi arkadaşımızın dediği
gibi, belki de ilk defa aynı dille konuştuk. Aynı dille konuşmaya, aynı gönülle
düşünmeye devam edersek inanıyorum ki bütün zorlukları, bütün engelleri aşarız.
Böylece sadece bölgemiz değil tüm insanlık barış, huzur ve mutluluk içerisinde
geleceğe bakabilir'' diye konuştu.
Toptan, Türkiye'nin; İsrail ve Filistin'in güvenli ve tanınmış sınırlar
ve barış içinde yanyana yaşamasını öngören iki devletli çözüm vizyonunu
desteklediğini ifade ederek, ''Türkiye, uluslararası toplum tarafından
Ortadoğu'da barışın sağlanması için yürütülen çabalara aktif biçimde katkı
sağlamaktadır'' dedi.
Türkiye'nin, Ortadoğu barış sürecinin kapsamlı olması ve bu nedenle barış
sürecinin Suriye-İsrail dahil tüm kanallarında ilerleme sağlanması gerektiğine
inandığını kaydeden Toptan, ''Suriye, bölgede barış ve istikrar bakımından
anahtar konumdaki bir ülkedir. Bölgedeki sorunların çözümüne katkıları son derece
önemlidir. Bu nedenle Türkiye, Suriye ile İsrail arasında gerçekleştirilen
dolaylı müzakerelere aracılık etmiştir. Türkiye, ilgili BM Güvenlik Konseyi
kararları çerçevesinde, taraflara haklarının iadesini de içerecek şekilde,
bölgede barış sürecini desteklemeye devam edecektir'' diye konuştu.
-''SURİYE'NİN ÇABALARINI TAKDİRLE KARŞILIYORUZ''-
Irak'ın mevcut durumunun ve geleceğinin Türkiye ve Suriye'yi yakından
ilgilendirdiğine işaret eden Toptan, konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
''Irak'ın toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin korunması temel
önemdedir. Irak'ın halkıyla barış içerisinde, komşularıyla uyumlu, özgür ve
egemen bir devlet olarak uluslararası toplum içindeki yerini en kısa sürede
alması ortak amacımızdır. Iraklı mülteciler sorununun da dost ve kardeş Suriye'yi
derinden etkilediğini üzülerek görmekteyiz. Bu konuda Suriye'nin çabalarını
takdirle karşılıyor ve sorunun çözümü için yardımcı olmaya çalışıyoruz.''
Toptan, konuşmasını, ''Yaşasın Türkiye-Suriye Dostluğu'' ve ''Yaşasın
Türkiye ve Suriye Halklarının Kardeşliği'' ifadelerini Arapça söyleyerek
bitirdi.
Toptan, Meclis Genel Kuruluna gelişinde ve ayrılışında milletvekilleri
tarafından ayakta alkışlandı.
-ABRAŞ'IN SÖZLERİ-
Suriye Halk Meclisi Başkanı Mahmut el Abraş da Genel Kurulda yaptığı
konuşmada, Türkiye'nin izlediği yol ve yöntemin en sağlıklı ve en doğru yol
olduğunu belirterek, gerek dünya ve gerekse bölge meselelerine yönelik, kan
akmasına son verecek, savaşa dur diyecek bir dünyayı özlediklerini söyledi.
Abraş, savaşa neden olacak ve toplumlar arasında fitne yaratacak davranışları
tasvip etmediklerini belirtti.
Abraş, ''İsrail'i tanıyacaksak yine Türkiye aracılığı ile tanıyacağız.
Gerçekten İsrail barış istediğini belirtirse o zaman buna karşılık bulur ve bu
taş yerine konacaksa elbette Türkiye ile birlikte konur'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'taki tavrının kendileri için
cesaret verici, hak sahipleri için destekleyici olduğunu vurgulayan Abraş, Suriye
ve Türkiye ilişkilerinin ''birileri istemese de gitgide güç kazanacağını
sözlerine ekledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Şam'daki temaslarını tamamlayarak, Halep'e geçecek.
*****TBMM BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN'IN SURİYE HALK MECLİSİ GENEL KURULUNDA YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ HABERİMİZİN "İLGİLİ DOKÜMANLAR" YER ALMAKTADIR...
