2019-12-03 - 18:00
CHP GRUP TOPLANTISI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda engellilerin bütün önerilerinin, taleplerinin CHP tarafından takip edileceğini söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde şehit olan Piyade Uzman Çavuş Harun Çınar ile Irak'ta devam eden Pençe 3 Harekâtı sırasında şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Alparslan Kurt'a Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

"Bir süredir unuttukları ancak geçen salı günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hatırlattığı bir olaya, Man Adası olayına" değinmek istediğini belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın, "Man Adası dolayısıyla doğruları söylemedi, mahkemeye gitti, Kılıçdaroğlu tazminat davalarına mahkûm oldu" dediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, söylediği her cümle, kullandığı her belgenin, yüzde yüz doğru olduğunu, zaten hiç kimsenin bu belgeleri yalanlamadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, tekrar bu olayı gündeme getirdiği için teşekkür ettiğini belirterek, Man Adası'nda Sıtkı Ayan'ın 1 sterlinlik bir şirket kurduğunu, bir süre sonra bunu Kazım Öztaş'a devrettiğini, devirden sonra 15 milyon dolarlık bir ticaret, para trafiği oluştuğunu ileri sürdü.

Para trafiğiyle ilgili banka kayıtlarını, dekontlarını açıkladıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, belgelerin tamamını Ankara'da savcıya teslim ettiklerini, savcının incelediğini anlattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bunları bir telaş aldı. 'Ahi Evran'ı nerede kutlayacağız?' Kırşehir'de kutlasalar belediye başkanı CHP'li. 'Ne yapalım? Konya'ya alalım.' Konya'da kutladılar Ahi Evran'ı. Şimdi ben merak ediyorum. İstanbul'un fethini nerde kutlayacaklar?" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları ve gaziler için toplanan paraları sürekli gündeme getirdiğini hatırlattı. Şehit yakınları ve gaziler için 309 milyon lira para toplandığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bu paralar nereye gitti?" diye sordu.

Siyaseti zenginleşme aracı olarak gören bir anlayışa ihtiyaçları olmadığını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Devletin en büyük fabrikasını 5 kuruş almadan ailesine veriyorsa bunun adı peşkeş çekmektir. Katar ordusuna veriyorlar, niye veriyorsun? Bana dünyada bir tane örneğini gösterin, bunun adı vatana ihanettir dedim. Dava açtılar, açmazsanız namertsiniz. Onu da ispat edeceğim." diye konuştu.

Kimin bir sorunu varsa onu dile getirmenin namus borçları olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunu yaparken kimsenin kimliğine bakmadıklarını söyledi.

Hürriyet Gazetesinin, 45 çalışanını sendikalaştıkları için işten çıkardığını belirten Kılıçdaroğlu, çalışanların hak ve menfaatlerini korumak için sendikalaşma hakkı olduğunu dile getirdi. İşten çıkarmalara tepki gösteren Kılıçdaroğlu, işten atılan kişilerin haklarının bir an önce verilmesini istedi.

Kendisinden önce, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli'nin taleplerini dile getiren bir konuşma yaptığını anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, "Engelliler bizim dünyamızın parçası. Hepimiz her an engelli olabiliriz, kaza geçirebiliriz, başka şeyler olabilir. Hayatımızı bir engelli vatandaş olarak da sürdürebiliriz." dedi.

Sosyal devletin temel unsurlarından birinin de herkese sosyal güvenlik sağlamak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Anayasa'da engelliler için özel bir düzenleme yapıldığını aktardı.

İçli'nin devlette boş engelli kadroları olduğunu söylediğine işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Ben de biliyorum. Devlette şu anda 14 bin engelli kadrosu boş. Parlamento görevini yapmış yasa çıkarmış. AK Parti iktidarı neden 14 bin engelli kadrosunu boş tutuyor? Kanun çıkmış.17 yıldır iktidardalar engelli kadrolarını doldurmuyorlar. Neden? Bütün engellilerden rica ediyorum, artık bu iktidara ders vermenin zamanı gelmiştir."

Kılıçdaroğlu, Down Sendromlular Dünya Judo Şampiyonası'nda altın madalya kazanan sporcular Talha Ahmet Erdem ve Doğukan Coşar'ı da tebrik etti.

Kendilerinin tüm itirazlarına rağmen çıkartılan, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen yasayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın veto ettiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Veto ettiği için de memnunuz. Veto ettiği için teşekkür ederiz. Bakın doğruya doğru, yanlışa yanlış. Ama burada el kaldırıp 'bu illa geçsin' diyenler birden bire döndüler 'yaşasın reis' demeye başladılar. Önce 'evet' diyordun, şimdi 'hayırcı' oldun. Yani CHP'nin saflarına geldin. Öyle CHP'li istemiyoruz biz. Saraydan talimat alan CHP'li istemiyoruz biz. Onlara akıllarını saraya kiralamış kişiler denir." diye konuştu.

İktidarın bir nevi "iyi polis, kötü polisi" oynadığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, bir milletvekilinin iradesini özgürce kullanmasının temel kural olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2020 yılında uygulanacak asgari ücrete ilişkin, "Türk-İş'in araştırması 'asgari ücret 2 bin 578 lira olsun.' diyor. Aslında normali bunun 2 bin 600 civarında olması gerektiğidir. Sendikalara 'İstiyorsunuz, haklısınız ama para yok. Olsa size vereceğiz.' diyecekler. Bizim sendika başkanları da umarım bu palavraya inanmaz. Ne demek para yok? İşçiye gelince mi para yok? Beşli çeteye gelince dünyanın parası var, her türlü parayı veriyorsunuz. İşçiye gelince niye yok?" ifadesini kullandı.

Asgari ücretin emeği koruyan bir düzenleme olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, üç işçi sendikası konfederasyonunun 39 yıl sonra asgari ücret konusunda ortak politika belirlemek için bir araya gelmesinin işçi sınıfının hareketi açısından önemini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, üç konfederasyonun 6,5 milyon asgari ücretlinin hakkını savunacağını belirterek, asgari ücretin şu anda açlık sınırının altında bulunduğunu kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu, Osmangazi Köprüsü için "Deli Dumrul Köprüsü" ifadesini kullanarak, köprü geçiş ücretinin, sözleşme imzalanan şirkete garanti edilen tutarın üçte birine indirildiğini belirtti.

Bu firmaların imzaladıkları sözleşmelerde, herhangi bir ihtilaf halinde Londra mahkemelerine başvurulmasına ilişkin madde yer aldığını anlatan Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu ülkenin mahkemeleri yok mu? Onların büyük bir kısmı Erdoğan'ın elinde değil mi? Ona rağmen bu beşli çete, Erdoğan'a güvenip de 'Sen zaten talimat veriyorsun, istediğin kararı çıkarıyorsun.' deyip bizim mahkemelere güvenmediler de Londra'dakilere güvendiler."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kanun hükmünde kararnamelerle 125 bin kamu görevlisinin işten çıkarıldığını, OHAL Komisyonu'nun sadece 8 bin 450 kişinin işlerine dönüşünü kabul ettiğini belirterek, Anayasa Mahkemesinin "Barış Bildirisi"ne imza atan akademisyenlere yönelik kararına rağmen 406 akademisyenin görevlerine başlatılmadıklarını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetten yapılan FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün yerine ilişkin açıklamaları anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bunların hepsini biliyoruz. Yeni bir şey bulmuşlar gibi, 'Adil Öksüz'ün yerini biliyorum.'... Git, yakala, getir. Niye getirmiyorsun? Biz kontrollü darbe diyorduk. Kontrollü darbe olduğunu araştırma komisyonunda bütün belge ve bulgularla ispat ettik. Rapora muhalefet şerhi olarak koyduk. Şimdi korkularından, millet öğrenmesin diye o raporu yayınlamıyorlar. Belki de Meclis tarihinde bir ilktir. Araştırma Komisyonu kurulmuş, 15 Temmuz darbesinin bütün hikâyesini inceliyoruz, araştırıyoruz; belgeler, dokümanlar, konuşmalar, her şey var; Adil Öksüz gerçeği de var orada. Ama raporu yayınlamıyorlar. Adil Öksüz'ü yakalayıp getirsen ne olacak?"

Anayasa Mahkemesinin haksız ve hukuksuz birçok düzenlemeyi iptal ettiğini, haksızlığa uğramış birçok kişinin berat ettiğini ve görevlerine dönme hakkını elde ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Ama hiç kimse endişe etmesin, umutsuzluğa kapılmasın. Nerede olursa olsun, nerede çalışırsa çalışsın, 82 milyon vatandaşıma sesleniyorum, hep birlikte güzel bir Türkiye inşa edeceğiz. Her eve huzur ve bereketi getireceğiz." dedi.

Bu arada, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli, Kılıçdaroğlu'na engellilerin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin dosya sundu.