2012-01-19 - 17:18
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. 11. Cumhurbaşkanı'nın görev süresini 7 yıl olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Gerede'de dericilik sektöründe çalışan işçilerin sorunlarına değindi.
Gerede'deki tabakhane sahiplerinin işçileri köle gibi çalıştırma peşinde olduğunu iddia eden Özcan, yetkililerin burada inceleme yapması gerektiğini kaydetti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Almanya'ya ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, orada yaşayan Türkiyelilerin can güvenliği sorunuyla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Metiner, ''Gördüğüm bu korku, kaygı ve yalnızlık duygusu beni derinden üzdü'' dedi.
Neonazilerin Türkiyelilerin iş yerlerine ''Erdoğan, Arapları ve Türkleri al git'' diye bildiriler bıraktıklarını anlatan Metiner, bunun üzerinde herkesin düşünmesi gerektiğini söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Hrant Dink'in öldürülüşünün 5. senesi olduğunu belirterek, davada ''Adaletin tam da Türk yargı sistemine yakışır bir karar verdiğini'' ifade etti.
Davada ''örgütlü suç olmadığına hüküm edildiğini'' anımsatan Buldan, ''Jandarma ve emniyetin desteğiyle örgütlenen cinayet, bir kaç çocuğun eylemi haline getirildi'' diye konuştu.
Hrant Dink olayında ''sorumluların hesap vermesine gerek görülmediğini'' iddia eden Buldan, ''Hrant Dink cinayeti faili meçhul tutulan bütün cinayetlerde olduğu gibi devlet tarafından sahiplenildi ve faili meçhul bırakıldı'' diye konuştu.
Gündemdışı konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu Tasarısının görüşülmesine geçildi.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, TBMM'nin hiçbir siyasi partinin iç dengelerini düzenlemek amacıyla kullanılamayacağını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, tasarının 6. maddesi üzerinde verilen önerge üzerinde söz aldı. Batum, tasarının bazı maddelerinin anayasaya ''açıkça aykırı'' olduğunu öne sürdü.
Tasarının 7. maddesinde verilen önerge üzerinde söz alan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, ''TBMM'nin hiçbir siyasi partinin iç dengelerini düzenlemek amacıyla kullanılamayacağını'' ifade etti. Demirel, ''Burada milletin ikbali konuşulur. Şahsi ikbal aramanın yeri burası değil. Söz konusu bu tasarı da tamamen şahsa özeldir. Referandumda Türk Milleti, Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin sözünü '5 yıllığına' diyerek söylemiştir'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterirken, ''Kardeşim'' ifadesini kullandığını anımsatan Demirel, ''Sayın Başbakan kime 'kardeşim' dediyse akıbetini gördük. Kaddafi'ye, Esad'a dedi, ne oldu hepimiz gördük. Bu kıblesiz bir siyasetin eseridir'' dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, 8. maddede verilen önerge üzerinde yaptığı konuşmada, referandumda Cumhurbaşkanı görev süresinin belirlendiğini savundu.
''Ama şimdi bu süre işinize gelmiyor'' diyen Köprülü, ''AK Parti'deki dengelerin hukukun da demokrasinin de üzerinde olduğunun görüldüğünü'' söyledi. Köprülü, ''Hiçbir şey olmazsa halka gideceksiniz. Ne diyeceksiniz- O zaman biz sizi kandırdık mı diyeceksiniz. İşte bu yasa bunu söylememek için getirildi Meclise'' şeklinde konuştu.
Bugünkü birleşimde, ''temel yasa'' olarak görüşülen tasarının 1. Bölümü'nde 3 madde daha kabul edildi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında ''Anayasaya aykırılık'' tartışması yaşandı.
Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulunda görüşülmesine devam ediliyor.
Milletvekilleri, verilen değişiklik önergeleri üzerinde görüşlerini açıkladı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, görüşmeler sırasında yerinden kalkarak, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun, Cumhurbaşkanı adaylarıyla ilgili eksik belgelerin giderilmesi için tasarıda öngörülen 5 günlük süreyi 10 güne çıkaran önergelerinin ''Anayasaya aykırı olduğunu'' söylediğini anımsatarak, Kuzu'ya bu önergenin Anayasa'nın hangi maddesine aykırı olduğunu sordu.
Kuzu da Vural'a daha önce verilen açıkça Anayasa'ya aykırı önergelerin bu aykırılığını kabul edip etmediği sorusunu yöneltti. Kuzu ile Vural sorularını yineleyerek bir süre tartıştı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Kuzu'yu, soruya cevap vermesi yönünde uyardı. Kuzu, bu sırada Vural'a ''Sen ne anlarsın bu işlerden, geç hadi geç...'' diye seslendi.
Vural ve MHP milletvekilleri Kuzu'nun bu sözlerine tepki gösterdi.
Kuzu, ''60 günlük süre Anayasa'da öngörülen süre. Ondan kısmak Anayasa'ya aykırıdır. Benden bu kadar, işine gelirse'' dedi.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın Kuzu'ya ''terbiyesiz herif'' diye bağırdığı duyuldu.
Tartışmaların uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından değişiklik önergesi üzerinde söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, muhalefetin tasarı üzerinde verdiği haklı değişiklik taleplerinin kabul edilmediğini söyledi.
Kurt, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğunu ve bunu bile bile imzalamak durumunda kalacak Cumhurbaşkanı'nın da zor durumda bırakıldığını öne sürdü.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu daha önce söylediğini anımsatarak, ''Neden korkuyorsunuz- Kendine güvenen çıksın halkın karşısına'' diye konuştu.
Genç, tasarının Anayasa Mahkemesinden döneceğini iddia ederek, ''Dönmezse, mahkemenin kapısına kilit vurması lazım'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Daha yeni seçimden geldik. 7 seçimdir AK Parti birinci'' ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıl olmasının açıkça Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürerek, ''Bunun bir Anayasa değişikliyle düzenlenmesi için bize gelseydiniz belki 'evet' diyecektik. Bizim itirazımız; Anayasa hükmünün bir kanunla değiştirilmesinedir'' diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'in, konuşması sırasında, ''Kürt coğrafyası'' ifadesini kullanması da tartışmaya yol açtı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, bu sözlere, ''Yalnızca Türkiye coğrafyası var ve 7 bölgeye ayrılmıştır. Her çıkan konuşmacı çıkıyor buraya ırkçılık yapıyor. İnsan hakları suçu işliyor'' diye tepki gösterdi.
Çelik ise bu sözler üzerine, ''Kürdün yaşadığı coğrafyaya 'Kürt coğrafyası' demenin neresi yanlış- Kürtleri ötekileştirilip, ayrıştırmanızdan kaynaklı bir sorun yaşanıyor. Biz ana dilimizle, kimliğimizle özgürce yaşamak istediğimiz için terörize ediliyoruz. Ben 7 yaşıma kadar Türkçe bilmiyordum. Bu da insanlık suçudur. Bunu hep beraber ortadan kaldırmalıyız'' diye konuştu.
BDP'li Çelik'in konuşmasının ardından Yakut, ''Sayın Çelik, 7 yaşına kadar Kürtçe konuştuğunuzu Türkçe bilmediğiniz söylediniz. O zaman orada yasaklanan bir Kürtçe yok. Öğretilemeyen bir Türkçe var'' dedi.
Yakut'un bu sözlerine BDP milletvekilleri, ''İdris Naim Şahin'in yerine aday mısınız- Her konuşmaya müdahale ediyorsunuz sizi kınıyoruz. Bıktık artık'' diye tepki gösterdi. Yakut da bu sözlere, ''Irkçılık, etnik siyaset yapılırsa müdahale ederiz'' şeklinde yanıt verdi.
Bu arada CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlı Aka, Genel Kurula ceketinin içine Ankaragücü forması giyerek geldi.
Tasarının 9 ve 10. maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a yönelik, ''Hiç kimse bir coğrafyaya gem vuramaz, bir halkın diline de gem vuramaz'' sözleri tartışmaya yol açtı.
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine devam ediliyor.
Sakık, 12. maddede verilen önerge üzerinde söz alarak, BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'e yönelik sözlerinden ötürü Yakut'u eleştirdi. Sakık, ''Sayın Başkan, buradaki her konuşmacıya laf yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Sizin böyle bir göreviniz yok. Siz zaman zaman Cumhurbaşkanına vekalet ediyorsunuz. Sizin adil olmanız gerekiyor. Bizim burada çıkıp ne konuşacağımıza siz karar veremezsiniz. 1920'li yılların ret ve inkar politikalarının etkisiyle konuşuyorsunuz'' görüşünü ileri sürdü.
Yakut'un, bu sözlere, ''Asıl ret ve inkarı siz yapıyorsunuz'' yanıtı üzerine Sakık, ''Böyle olmuyor Sayın Başkan, siz Meral Akşener'den Güldal Mumcu'dan ders alın. Başka yerlere mesaj göndermeyi düşünüyorsanız bizim üzerimizden yapmayın. Bu politikalar çıkmaz sokaktır. 'Kürdistan'a tepki, 'Kürt coğrafyası'na tepki. Sizin Ekonomiden Sorumlu Bakanınız daha dün 'Irak Kürdistanı'nda bulunuyordu. Orada resmi görüş var, burada yok'' ifadelerini kullandı. Yakut bu sözler üzerine, ''Burada yok tabii, olmayacak' şeklinde yanıt verdi. Sakık da ''Olacak burada da hep beraber olacak'' diye bağırdı.
''Bundan korkmayın biz kaderimizi sizinle birleştirmişiz'' ifadesini kullanan Sakık, ''Bizim kaderimiz Türk halkıyla birlik ve bütünlük içindedir. Bu tartışmalar doğru değil. Bunlar bu sorunu çözmez. Hiç kimse bir coğrafyaya gem vuramaz, bir halkın diline de gem vuramaz'' dedi.
Sakık'ın konuşmasının ardından Yakut tekrar söz alarak, ''Sayın Sakık, benim hiçbir makamda gözüm yok. Etnik yapı üzerinden bir yerlere varmaya çalışıyorsunuz. Önce bunu sorgulamanız gerekiyor'' açıklamasını yaptı.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner de 13. maddede verilen önerge üzerinde söz alarak, AK Parti milletvekillerine hitaben, ''Kimseyi dinlemiyorsunuz. Bakın dün 'yargılanamaz' denilenler bugün yargılanıyor. Yarın bu tasarıyla siz de Anayasa'ya aykırı hareket etme suçundan yargılanabilirsiniz'' diye konuştu.
Kanunla Anayasa değiştirilemeyeceğini savunan Öner, ''Sayın Başbakan maddeye kendi unvanını koydurmuş. Hiç heveslenmesin. Bu millet cephede eğilen kişiden cumhurbaşkanı seçmez. Milletin yarısını diğerine hasım edenlerden cumhurbaşkanı olmaz'' dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık ise milletvekillerinin kullandıkları her oyundan ötürü bu dünya ve öbür dünyada vebali olacağını söyledi. ''Yürütmenin istediği her kanunu buradan çıkarmak zorundayız'' diye düşünmenin yanlış olduğunu savunan Işık, ''Vicdanlarınızın sesini dinleyin. Sayın Cumhurbaşkanı ile muhtemel Sayın Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan arasında yaşanacak bir çekişmeye bu Meclis alet edilmesin'' şeklinde konuştu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ise ''etnik yapıların ve Kürtlerin ülkenin gerçekliği olduğunu ve yıllardır Kürt sorunun konuşulduğunu'' öne sürdü. Herkesin konuşmalara saygı göstermesi gerektiğini belirten Tüzel, ''İnsanların birbirini terbiye etmeye çalışmasını doğru bulmuyorum'' dedi.
Görüşmelerin ardından tasarının 14 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçilmesinden aylar sonra gerçekleştirildiğini ifade ederek, ''TBMM tarafından seçilen her Cumhurbaşkanı gibi Sayın Gül'ün de 7 yıl görev yapmak hakkıdır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
Tasarının ikinci bölümünün tümü üzerinde söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, ''tasarının bir siyasal proje olduğunu, hukuk projesi olmadığını'' ileri sürdü. Bayraktutan, Anayasa'da yer alan bir hükmün kanunla düzenlenmesinin kabul edilecek bir şey olmadığını ifade etti.
''Hiçbir kimse ya da organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamaz'' ifadesini kullanan Bayraktutan, tasarıyla Anayasa'nın bazı düzenlemelerinin ihlal edildiğini öne sürdü.
''Cumhurbaşkanlığının görevinin onursal bir görev olduğunu'' savunan Bayraktutan, şöyle konuştu:
''Burada kazanılmış bir hak yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı daha göreve başlamadan önce görev süresinin 5 yıl olduğunu biliyordu. Tasarı, zorlama bir talep, Anayasa'nın amir hükümleri ihlal ediliyor. Biz halen hukuka olan inancımızı sürdürmek istiyoruz. Anayasa Mahkemesi süreci muhtemelen gelecektir tasarı kanunlaşırsa. Burada bir kazaya uğrarsanız, cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili süreç havada kalacaktır. Gelin doğru olanı yapın.''
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan tasarının tümü üzerinde söz alarak, yeni anayasanın bir toplumsal sözleşme olarak ortaya çıkması gerektiğini ve özgürlükçü olması gerektiğini ifade etti. Yeni anayasanın tüm farklılıkları bir arada tutmanın çimentosu olması gerektiğini anlatan Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve herkesin cumhurbaşkanıdır. Türkün de Kürdün de Lazın da Çerkezin de Cumhurbaşkanı olacak. Toplumsal adalet duygusunu bu sağlar. Biz bunları konuşmak istediğimiz zaman bir yasakla karşılaşıyoruz. Bu anlamsız ve gereksiz. Bazı kavramları bize yasaklatmak istiyorlar. Kürdü bize yasaklatmak istiyorlar. Yaşadığımız coğrafyayı... Atatürk söylemlerinde hiç Kürtlerden Kürdistan'dan bahsetmemiş gibi. Türkiyelileşmek zorundayız. Bu anlayışı yıkmak zorundayız. Bir çiçek bahçesinde nasıl rengarenk çiçek varsa çeşitli zenginlikleri barındıran bir ülkemiz var. Bu zenginliği yönetecek bir orkestra şefine ihtiyaç var. Bu Meclis sadece Türklerin Meclisi değil, 74 milyon insanın tapusunu taşıyor. Afyon, Çanakkale şehitliğinde sadece Türkler mi yatıyor. Sizinle kaderimizi birleştirerek hata mı ettik. Bizim gözümüzün içine baka baka aşağılayıp, rezil mi etmek istiyorsunuz-''
Kaplan, 1920'li yıllara ait TBMM tutanaklarını çıkardığını ve okuduğunu belirterek, tutanaklarda sık sık ''Kürdistan'' ifadesinin geçtiğini söyledi. Tutanaklardan örnekler de okuyan Kaplan, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a hitaben, ''Sayın Başkan bana nasıl yasaklarsın bunu- Bunlar Meclisin tutanakları. Burası Meclisin kürsüsü, herkes özgürce sözünü söylesin'' dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin hükümetin meşru otoritesini zayıflatacağını savundu. Bu şekilde fiilen iki başlı bir yürütme ortaya çıkacağını ileri süren Korkmaz, ''Buna ne diyebiliriz. Olsa olsa ucube bir şey olabilir. Bu anayasal sapma hükümetçiler ve cumhurbaşkanlığı gibi kutuplaşmaları ortaya çıkarabilir'' şeklinde konuştu.
''Kafanızdan 367 meselesini bir türlü atamadınız'' diyen Korkmaz, şöyle devam etti:
''Artık bu travmayı atlatın. Sağduyuya yol verin. Yapılması gereken basit; ya cumhurbaşkanının seçim yönteminde eski hale geri dönülmeli ya da cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinde özüne uygun olarak sınırlamalara gidilmelidir. Cumhurbaşkanı sorumsuz olduğu için yetkisiz olmalıdır. Anayasa değişikliği için hükümet bir tasarı hazırlayamaz. Bu aksi kanunları arkadan dolaşmak değil de nedir- Bu dayatmacı bir zihniyetin ifadesi olabilir.
Bu düzenlemenin kısaca anlamı şudur; Sayın Başbakan Köşk'e çıkmaya karar vermiştir. Ancak sizin tabirinizle Çankaya'daki '11 no'lu Cumhurbaşkanı'nın' engel olmaması gerekmektedir. Pop müzik şarkıcısı Tarkan'ın bir şarkısı var 'gül döktüm yollarına' diyor. Bu kış şartlarında Erdoğan'ın ayaklarına diken batmasın diye gülün yaprakları koparılıp yollara dökülüyor. Sayın Gül'ün aday olamaması üzerine kurgulanmış bu şahsi düzenlemenin hayırlı olmasını diliyoruz.''
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu da şahsı adına söz alarak, 12 Eylül darbesinin ardından Meclisin aylarca bir türlü Cumhurbaşkanı seçemediğini hatırlattı. ''367 garabetinin'' yeniden böyle bir ortam hazırlama amacında olduğunu savunan Türkmenoğlu, ''Tartışmaları hayretle izliyorum. Halk kararını verdi. 12. Cumhurbaşkanı'nı halk seçecek. Cumhurbaşkanlığı yeterliliğine sahip her vatandaş cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilir. Şimdiden şu seçilemez, bu seçilir demek ne kadar bilemiyorum'' diye konuştu.
İkinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, TBMM'nin seçtiği her Cumhurbaşkanının 7 yıl görev yaptığını söyledi.
Halk tarafından seçilecek olan cumhurbaşkanının beş artı beş şeklinde görev yapacağını belirten Bağış, ''Biz milletin artık kendi Cumhurbaşkanını seçmesini arzu ediyoruz. Milletin vicdanında yargılanıp müebbet muhalefete mahkum olanların milletin iradesini kabullenmesinin zor olduğunun farkındayım'' dedi.
Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçilmesinden aylar sonra gerçekleştirildiğini anımsatan Bağış, ''TBMM tarafından seçilen her Cumhurbaşkanı gibi Sayın Gül'ün de 7 yıl görev yapma hakkıdır'' diye konuştu.
Bir soru üzerine, her milletvekilinin, hem parlamenter hem başkanlık sistemini her daim düşünmesi gerektiğini belirten Bağış, ''Umarım milletvekillerimiz her daim hangisi ülkemiz için daha iyi olur, bunları kafasında tartışıyordur. Bu konular Mecliste gündeme geldiği zaman bu düşüncelerini paylaşır. Şu anda biz bir sistem değişikliğiyle ilgili tartışma içinde değiliz. Biz milletimizin ihtiyaçları çerçevesinde her daim bunları düşünüyoruz ve düşünmeye devam edeceğiz'' dedi.
Bir milletvekilinin ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde Cumhurbaşkanı adayı olması için engel mi var-'' diye sorması üzerine Bağış, ''Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne bu zaman kadar çok tuzaklar, engeller koymaya kaktılar. Bu millet o engelleri, tuzakları imha etti. Eğer birilerinin bir tuzak, engel koyma çabası, umudu varsa, inanın milletin tokadı çok ağır olur'' diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, 11. Cumhurbaşkanı'nın görev süresini 7 yıl olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı kabul edildi.
(17.18)
Gündemdışı söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Gerede'de dericilik sektöründe çalışan işçilerin sorunlarına değindi.
Gerede'deki tabakhane sahiplerinin işçileri köle gibi çalıştırma peşinde olduğunu iddia eden Özcan, yetkililerin burada inceleme yapması gerektiğini kaydetti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Almanya'ya ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, orada yaşayan Türkiyelilerin can güvenliği sorunuyla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Metiner, ''Gördüğüm bu korku, kaygı ve yalnızlık duygusu beni derinden üzdü'' dedi.
Neonazilerin Türkiyelilerin iş yerlerine ''Erdoğan, Arapları ve Türkleri al git'' diye bildiriler bıraktıklarını anlatan Metiner, bunun üzerinde herkesin düşünmesi gerektiğini söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Hrant Dink'in öldürülüşünün 5. senesi olduğunu belirterek, davada ''Adaletin tam da Türk yargı sistemine yakışır bir karar verdiğini'' ifade etti.
Davada ''örgütlü suç olmadığına hüküm edildiğini'' anımsatan Buldan, ''Jandarma ve emniyetin desteğiyle örgütlenen cinayet, bir kaç çocuğun eylemi haline getirildi'' diye konuştu.
Hrant Dink olayında ''sorumluların hesap vermesine gerek görülmediğini'' iddia eden Buldan, ''Hrant Dink cinayeti faili meçhul tutulan bütün cinayetlerde olduğu gibi devlet tarafından sahiplenildi ve faili meçhul bırakıldı'' diye konuştu.
Gündemdışı konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu Tasarısının görüşülmesine geçildi.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, TBMM'nin hiçbir siyasi partinin iç dengelerini düzenlemek amacıyla kullanılamayacağını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, tasarının 6. maddesi üzerinde verilen önerge üzerinde söz aldı. Batum, tasarının bazı maddelerinin anayasaya ''açıkça aykırı'' olduğunu öne sürdü.
Tasarının 7. maddesinde verilen önerge üzerinde söz alan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, ''TBMM'nin hiçbir siyasi partinin iç dengelerini düzenlemek amacıyla kullanılamayacağını'' ifade etti. Demirel, ''Burada milletin ikbali konuşulur. Şahsi ikbal aramanın yeri burası değil. Söz konusu bu tasarı da tamamen şahsa özeldir. Referandumda Türk Milleti, Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin sözünü '5 yıllığına' diyerek söylemiştir'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterirken, ''Kardeşim'' ifadesini kullandığını anımsatan Demirel, ''Sayın Başbakan kime 'kardeşim' dediyse akıbetini gördük. Kaddafi'ye, Esad'a dedi, ne oldu hepimiz gördük. Bu kıblesiz bir siyasetin eseridir'' dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, 8. maddede verilen önerge üzerinde yaptığı konuşmada, referandumda Cumhurbaşkanı görev süresinin belirlendiğini savundu.
''Ama şimdi bu süre işinize gelmiyor'' diyen Köprülü, ''AK Parti'deki dengelerin hukukun da demokrasinin de üzerinde olduğunun görüldüğünü'' söyledi. Köprülü, ''Hiçbir şey olmazsa halka gideceksiniz. Ne diyeceksiniz- O zaman biz sizi kandırdık mı diyeceksiniz. İşte bu yasa bunu söylememek için getirildi Meclise'' şeklinde konuştu.
Bugünkü birleşimde, ''temel yasa'' olarak görüşülen tasarının 1. Bölümü'nde 3 madde daha kabul edildi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında ''Anayasaya aykırılık'' tartışması yaşandı.
Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulunda görüşülmesine devam ediliyor.
Milletvekilleri, verilen değişiklik önergeleri üzerinde görüşlerini açıkladı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, görüşmeler sırasında yerinden kalkarak, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun, Cumhurbaşkanı adaylarıyla ilgili eksik belgelerin giderilmesi için tasarıda öngörülen 5 günlük süreyi 10 güne çıkaran önergelerinin ''Anayasaya aykırı olduğunu'' söylediğini anımsatarak, Kuzu'ya bu önergenin Anayasa'nın hangi maddesine aykırı olduğunu sordu.
Kuzu da Vural'a daha önce verilen açıkça Anayasa'ya aykırı önergelerin bu aykırılığını kabul edip etmediği sorusunu yöneltti. Kuzu ile Vural sorularını yineleyerek bir süre tartıştı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Kuzu'yu, soruya cevap vermesi yönünde uyardı. Kuzu, bu sırada Vural'a ''Sen ne anlarsın bu işlerden, geç hadi geç...'' diye seslendi.
Vural ve MHP milletvekilleri Kuzu'nun bu sözlerine tepki gösterdi.
Kuzu, ''60 günlük süre Anayasa'da öngörülen süre. Ondan kısmak Anayasa'ya aykırıdır. Benden bu kadar, işine gelirse'' dedi.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın Kuzu'ya ''terbiyesiz herif'' diye bağırdığı duyuldu.
Tartışmaların uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından değişiklik önergesi üzerinde söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, muhalefetin tasarı üzerinde verdiği haklı değişiklik taleplerinin kabul edilmediğini söyledi.
Kurt, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğunu ve bunu bile bile imzalamak durumunda kalacak Cumhurbaşkanı'nın da zor durumda bırakıldığını öne sürdü.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu daha önce söylediğini anımsatarak, ''Neden korkuyorsunuz- Kendine güvenen çıksın halkın karşısına'' diye konuştu.
Genç, tasarının Anayasa Mahkemesinden döneceğini iddia ederek, ''Dönmezse, mahkemenin kapısına kilit vurması lazım'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Daha yeni seçimden geldik. 7 seçimdir AK Parti birinci'' ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıl olmasının açıkça Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürerek, ''Bunun bir Anayasa değişikliyle düzenlenmesi için bize gelseydiniz belki 'evet' diyecektik. Bizim itirazımız; Anayasa hükmünün bir kanunla değiştirilmesinedir'' diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'in, konuşması sırasında, ''Kürt coğrafyası'' ifadesini kullanması da tartışmaya yol açtı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, bu sözlere, ''Yalnızca Türkiye coğrafyası var ve 7 bölgeye ayrılmıştır. Her çıkan konuşmacı çıkıyor buraya ırkçılık yapıyor. İnsan hakları suçu işliyor'' diye tepki gösterdi.
Çelik ise bu sözler üzerine, ''Kürdün yaşadığı coğrafyaya 'Kürt coğrafyası' demenin neresi yanlış- Kürtleri ötekileştirilip, ayrıştırmanızdan kaynaklı bir sorun yaşanıyor. Biz ana dilimizle, kimliğimizle özgürce yaşamak istediğimiz için terörize ediliyoruz. Ben 7 yaşıma kadar Türkçe bilmiyordum. Bu da insanlık suçudur. Bunu hep beraber ortadan kaldırmalıyız'' diye konuştu.
BDP'li Çelik'in konuşmasının ardından Yakut, ''Sayın Çelik, 7 yaşına kadar Kürtçe konuştuğunuzu Türkçe bilmediğiniz söylediniz. O zaman orada yasaklanan bir Kürtçe yok. Öğretilemeyen bir Türkçe var'' dedi.
Yakut'un bu sözlerine BDP milletvekilleri, ''İdris Naim Şahin'in yerine aday mısınız- Her konuşmaya müdahale ediyorsunuz sizi kınıyoruz. Bıktık artık'' diye tepki gösterdi. Yakut da bu sözlere, ''Irkçılık, etnik siyaset yapılırsa müdahale ederiz'' şeklinde yanıt verdi.
Bu arada CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlı Aka, Genel Kurula ceketinin içine Ankaragücü forması giyerek geldi.
Tasarının 9 ve 10. maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a yönelik, ''Hiç kimse bir coğrafyaya gem vuramaz, bir halkın diline de gem vuramaz'' sözleri tartışmaya yol açtı.
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine devam ediliyor.
Sakık, 12. maddede verilen önerge üzerinde söz alarak, BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'e yönelik sözlerinden ötürü Yakut'u eleştirdi. Sakık, ''Sayın Başkan, buradaki her konuşmacıya laf yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Sizin böyle bir göreviniz yok. Siz zaman zaman Cumhurbaşkanına vekalet ediyorsunuz. Sizin adil olmanız gerekiyor. Bizim burada çıkıp ne konuşacağımıza siz karar veremezsiniz. 1920'li yılların ret ve inkar politikalarının etkisiyle konuşuyorsunuz'' görüşünü ileri sürdü.
Yakut'un, bu sözlere, ''Asıl ret ve inkarı siz yapıyorsunuz'' yanıtı üzerine Sakık, ''Böyle olmuyor Sayın Başkan, siz Meral Akşener'den Güldal Mumcu'dan ders alın. Başka yerlere mesaj göndermeyi düşünüyorsanız bizim üzerimizden yapmayın. Bu politikalar çıkmaz sokaktır. 'Kürdistan'a tepki, 'Kürt coğrafyası'na tepki. Sizin Ekonomiden Sorumlu Bakanınız daha dün 'Irak Kürdistanı'nda bulunuyordu. Orada resmi görüş var, burada yok'' ifadelerini kullandı. Yakut bu sözler üzerine, ''Burada yok tabii, olmayacak' şeklinde yanıt verdi. Sakık da ''Olacak burada da hep beraber olacak'' diye bağırdı.
''Bundan korkmayın biz kaderimizi sizinle birleştirmişiz'' ifadesini kullanan Sakık, ''Bizim kaderimiz Türk halkıyla birlik ve bütünlük içindedir. Bu tartışmalar doğru değil. Bunlar bu sorunu çözmez. Hiç kimse bir coğrafyaya gem vuramaz, bir halkın diline de gem vuramaz'' dedi.
Sakık'ın konuşmasının ardından Yakut tekrar söz alarak, ''Sayın Sakık, benim hiçbir makamda gözüm yok. Etnik yapı üzerinden bir yerlere varmaya çalışıyorsunuz. Önce bunu sorgulamanız gerekiyor'' açıklamasını yaptı.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner de 13. maddede verilen önerge üzerinde söz alarak, AK Parti milletvekillerine hitaben, ''Kimseyi dinlemiyorsunuz. Bakın dün 'yargılanamaz' denilenler bugün yargılanıyor. Yarın bu tasarıyla siz de Anayasa'ya aykırı hareket etme suçundan yargılanabilirsiniz'' diye konuştu.
Kanunla Anayasa değiştirilemeyeceğini savunan Öner, ''Sayın Başbakan maddeye kendi unvanını koydurmuş. Hiç heveslenmesin. Bu millet cephede eğilen kişiden cumhurbaşkanı seçmez. Milletin yarısını diğerine hasım edenlerden cumhurbaşkanı olmaz'' dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık ise milletvekillerinin kullandıkları her oyundan ötürü bu dünya ve öbür dünyada vebali olacağını söyledi. ''Yürütmenin istediği her kanunu buradan çıkarmak zorundayız'' diye düşünmenin yanlış olduğunu savunan Işık, ''Vicdanlarınızın sesini dinleyin. Sayın Cumhurbaşkanı ile muhtemel Sayın Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan arasında yaşanacak bir çekişmeye bu Meclis alet edilmesin'' şeklinde konuştu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ise ''etnik yapıların ve Kürtlerin ülkenin gerçekliği olduğunu ve yıllardır Kürt sorunun konuşulduğunu'' öne sürdü. Herkesin konuşmalara saygı göstermesi gerektiğini belirten Tüzel, ''İnsanların birbirini terbiye etmeye çalışmasını doğru bulmuyorum'' dedi.
Görüşmelerin ardından tasarının 14 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçilmesinden aylar sonra gerçekleştirildiğini ifade ederek, ''TBMM tarafından seçilen her Cumhurbaşkanı gibi Sayın Gül'ün de 7 yıl görev yapmak hakkıdır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
Tasarının ikinci bölümünün tümü üzerinde söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, ''tasarının bir siyasal proje olduğunu, hukuk projesi olmadığını'' ileri sürdü. Bayraktutan, Anayasa'da yer alan bir hükmün kanunla düzenlenmesinin kabul edilecek bir şey olmadığını ifade etti.
''Hiçbir kimse ya da organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamaz'' ifadesini kullanan Bayraktutan, tasarıyla Anayasa'nın bazı düzenlemelerinin ihlal edildiğini öne sürdü.
''Cumhurbaşkanlığının görevinin onursal bir görev olduğunu'' savunan Bayraktutan, şöyle konuştu:
''Burada kazanılmış bir hak yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı daha göreve başlamadan önce görev süresinin 5 yıl olduğunu biliyordu. Tasarı, zorlama bir talep, Anayasa'nın amir hükümleri ihlal ediliyor. Biz halen hukuka olan inancımızı sürdürmek istiyoruz. Anayasa Mahkemesi süreci muhtemelen gelecektir tasarı kanunlaşırsa. Burada bir kazaya uğrarsanız, cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili süreç havada kalacaktır. Gelin doğru olanı yapın.''
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan tasarının tümü üzerinde söz alarak, yeni anayasanın bir toplumsal sözleşme olarak ortaya çıkması gerektiğini ve özgürlükçü olması gerektiğini ifade etti. Yeni anayasanın tüm farklılıkları bir arada tutmanın çimentosu olması gerektiğini anlatan Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve herkesin cumhurbaşkanıdır. Türkün de Kürdün de Lazın da Çerkezin de Cumhurbaşkanı olacak. Toplumsal adalet duygusunu bu sağlar. Biz bunları konuşmak istediğimiz zaman bir yasakla karşılaşıyoruz. Bu anlamsız ve gereksiz. Bazı kavramları bize yasaklatmak istiyorlar. Kürdü bize yasaklatmak istiyorlar. Yaşadığımız coğrafyayı... Atatürk söylemlerinde hiç Kürtlerden Kürdistan'dan bahsetmemiş gibi. Türkiyelileşmek zorundayız. Bu anlayışı yıkmak zorundayız. Bir çiçek bahçesinde nasıl rengarenk çiçek varsa çeşitli zenginlikleri barındıran bir ülkemiz var. Bu zenginliği yönetecek bir orkestra şefine ihtiyaç var. Bu Meclis sadece Türklerin Meclisi değil, 74 milyon insanın tapusunu taşıyor. Afyon, Çanakkale şehitliğinde sadece Türkler mi yatıyor. Sizinle kaderimizi birleştirerek hata mı ettik. Bizim gözümüzün içine baka baka aşağılayıp, rezil mi etmek istiyorsunuz-''
Kaplan, 1920'li yıllara ait TBMM tutanaklarını çıkardığını ve okuduğunu belirterek, tutanaklarda sık sık ''Kürdistan'' ifadesinin geçtiğini söyledi. Tutanaklardan örnekler de okuyan Kaplan, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a hitaben, ''Sayın Başkan bana nasıl yasaklarsın bunu- Bunlar Meclisin tutanakları. Burası Meclisin kürsüsü, herkes özgürce sözünü söylesin'' dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin hükümetin meşru otoritesini zayıflatacağını savundu. Bu şekilde fiilen iki başlı bir yürütme ortaya çıkacağını ileri süren Korkmaz, ''Buna ne diyebiliriz. Olsa olsa ucube bir şey olabilir. Bu anayasal sapma hükümetçiler ve cumhurbaşkanlığı gibi kutuplaşmaları ortaya çıkarabilir'' şeklinde konuştu.
''Kafanızdan 367 meselesini bir türlü atamadınız'' diyen Korkmaz, şöyle devam etti:
''Artık bu travmayı atlatın. Sağduyuya yol verin. Yapılması gereken basit; ya cumhurbaşkanının seçim yönteminde eski hale geri dönülmeli ya da cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinde özüne uygun olarak sınırlamalara gidilmelidir. Cumhurbaşkanı sorumsuz olduğu için yetkisiz olmalıdır. Anayasa değişikliği için hükümet bir tasarı hazırlayamaz. Bu aksi kanunları arkadan dolaşmak değil de nedir- Bu dayatmacı bir zihniyetin ifadesi olabilir.
Bu düzenlemenin kısaca anlamı şudur; Sayın Başbakan Köşk'e çıkmaya karar vermiştir. Ancak sizin tabirinizle Çankaya'daki '11 no'lu Cumhurbaşkanı'nın' engel olmaması gerekmektedir. Pop müzik şarkıcısı Tarkan'ın bir şarkısı var 'gül döktüm yollarına' diyor. Bu kış şartlarında Erdoğan'ın ayaklarına diken batmasın diye gülün yaprakları koparılıp yollara dökülüyor. Sayın Gül'ün aday olamaması üzerine kurgulanmış bu şahsi düzenlemenin hayırlı olmasını diliyoruz.''
AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu da şahsı adına söz alarak, 12 Eylül darbesinin ardından Meclisin aylarca bir türlü Cumhurbaşkanı seçemediğini hatırlattı. ''367 garabetinin'' yeniden böyle bir ortam hazırlama amacında olduğunu savunan Türkmenoğlu, ''Tartışmaları hayretle izliyorum. Halk kararını verdi. 12. Cumhurbaşkanı'nı halk seçecek. Cumhurbaşkanlığı yeterliliğine sahip her vatandaş cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilir. Şimdiden şu seçilemez, bu seçilir demek ne kadar bilemiyorum'' diye konuştu.
İkinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, TBMM'nin seçtiği her Cumhurbaşkanının 7 yıl görev yaptığını söyledi.
Halk tarafından seçilecek olan cumhurbaşkanının beş artı beş şeklinde görev yapacağını belirten Bağış, ''Biz milletin artık kendi Cumhurbaşkanını seçmesini arzu ediyoruz. Milletin vicdanında yargılanıp müebbet muhalefete mahkum olanların milletin iradesini kabullenmesinin zor olduğunun farkındayım'' dedi.
Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçilmesinden aylar sonra gerçekleştirildiğini anımsatan Bağış, ''TBMM tarafından seçilen her Cumhurbaşkanı gibi Sayın Gül'ün de 7 yıl görev yapma hakkıdır'' diye konuştu.
Bir soru üzerine, her milletvekilinin, hem parlamenter hem başkanlık sistemini her daim düşünmesi gerektiğini belirten Bağış, ''Umarım milletvekillerimiz her daim hangisi ülkemiz için daha iyi olur, bunları kafasında tartışıyordur. Bu konular Mecliste gündeme geldiği zaman bu düşüncelerini paylaşır. Şu anda biz bir sistem değişikliğiyle ilgili tartışma içinde değiliz. Biz milletimizin ihtiyaçları çerçevesinde her daim bunları düşünüyoruz ve düşünmeye devam edeceğiz'' dedi.
Bir milletvekilinin ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde Cumhurbaşkanı adayı olması için engel mi var-'' diye sorması üzerine Bağış, ''Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne bu zaman kadar çok tuzaklar, engeller koymaya kaktılar. Bu millet o engelleri, tuzakları imha etti. Eğer birilerinin bir tuzak, engel koyma çabası, umudu varsa, inanın milletin tokadı çok ağır olur'' diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, 11. Cumhurbaşkanı'nın görev süresini 7 yıl olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı kabul edildi.
(17.18)
