2011-03-24 - 19:41
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda, Mersin Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santral ile ilgili MHP'nin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Mersin Akkuyu'da
kurulması planlanan nükleer santral ile ilgili MHP'nin araştırma önergesinin
bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, önerinin lehinde yaptığı konuşmada,
bu konuyu ikinci kez Meclis gündemine getirdiklerini ifade ederek, ''Bunu orada
yaşayan insanlar adına yapıyorum'' dedi.
O bölgede yaşayan insanların korku ve endişe içinde olduklarını belirten
Şandır, ''Meclis adına, siyaset adına bizim bu insanları korku içinde yaşatmaya
hakkımız yok. Biz, 'nükleer santraller ile ilgili her türlü tedbiri alacağız'
demek, insanın aklı ile dalga geçmektir'' diye konuştu.
Şandır, Mersin'in Gülnar İlçesi sınırlarında santral yapılmak istenen
yerin ''cennetten bir köşe'' olduğunu kaydederek, oranın turizme açılması
durumunda bile, ekonomik olarak santralin getirisinden daha çok fayda
sağlayacağını söyledi. Mehmet Şandır, ''Nükleer santralin, insanlığın geleceğine
döşenmiş bir mayın olduğunu Japonya'daki deprem gösterdi. Bir kör inat uğruna
insanların uykusunu kaçırmaya hakkınız yok. Çernobil ve Japonya'daki nükleer
santral kazası ortada'' dedi.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti Antalya Milletvekili Abdurrahman
Arıcı, Meclis'in seçim öncesinde tatile girmesinden önce bu konuyu ele alıp
görüşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

-''SOBANIN ÜSTÜNDE PATLAYAN KESTANE DEĞİLDİR''-

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de önerinin lehinde konuşurken,
Japonya'daki deprem sonrasındaki nükleer felaket hakkında bilgi verdi.
Bir bakanın, nükleer santralin tehlikesiz olduğunu vurgulamak için,
''Paris'in 75 kilometre yakınında nükleer santral vardır'' dediğini ifade eden
Öztürk, ''Bu hükümet döneminde nükleer cehalet dönemi yaşanmaktadır. Japonya'da
patlayan santral, sobanın üstünde patlayan kestane değildir'' dedi.
CHP'li Öztürk, Akkuyu'da kurulması düşünülen santraldeki modelin ilk kez
uygulanacağını ifade ederek, ''Orada bu santrali kuramayacaksınız, kazmayı
vurmadan gideceksiniz'' diye konuştu.

-''SANTRALİN ETRAFI ÇİÇEKLİK OLACAK''-

Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran
ise Hükümetin, Mersin halkının zararına olacak bir uygulama içerisinde
olmayacağını söyledi.
Dünyada 441 nükleer santral olduğunu ve 60'ının yapımının da devam
ettiğini ifade eden Demirkıran, ''Akkuyu'da kurulacak santralin etrafı çiçeklik
olacak, orada oteller olacak'' dedi.
Demirkıran, dünyadaki bazı nükleer santralleri gezdiğini, etrafında
yaşayan insanlarla konuştuğunu ve o insanların santralin etrafında balık
tuttuklarını gördüğünü kaydetti.
Japonya'da, kaza olan nükleer santralin dışında deprem kuşağında daha bir
çok santral olduğunu ve onlara bir şey olmadığını dile getiren Demirkıran, ''Ama
burada soğutma pompaları arızalanınca bu kaza meydana geldi'' dedi.
AK Parti'li Demirkıran, Akkuyu'nun güzel bir yer olduğu belirtilerek,
santralin oraya kurulmasının istenmediğini ifade etti.
Afif Demirkıran, ''Sadece Akkuyu değil Türkiye'nin her yeri güzeldir.
Peki nereye yapalım nükleer santrali?'' sözlerine CHP'li Öztürk'ün, ''Siirt''
yanıtını vermesi üzerine, ''Tamam, ben Siirt'e nükleer santral istiyorum''
dedi.
Görüşmelerin ardından MHP'nin önerisi kabul edilmedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık,''Susurluk''
davası hükümlüsü eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın, derhal koruma altına
alınması gerektiğini savunarak, ''Geçmişimizle yüzleşeceksek bu kişilerin bir an
önce hükümet tarafından koruma altına alınması gerekir'' dedi.

CHP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için TBMM Genel Kurulu
gündemine, terörden doğan zararlara ilişkin araştırma önergesinin bugün
görüşülmesine ilişkin grup önerisi getirdi.

Grup önerisi lehinde söz alan CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, AK
Parti'nin terörle mücadele ve mücadele nedeniyle bölge halkının gördüğü zararın
giderilmesi konusunda başarısız olduğunu savundu.

Köse, AK Parti'nin terör ve terörle mücadele zararlarının karşılanmasında
isteksiz, halkın yaşadığı acılara duyarsız olduğunu ileri sürdü.

Öneri aleyhinde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık,''Susurluk''
davası hükümlüsü eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın medyada gündeme gelen
açıklamalarına işaret etti. Çarkın'ın, ''O dönemde faili meçhul cinayetleri biz
işledik'' dediğini ancak hiç kimsenin sesinin çıkmadığını belirten Sakık, ''Bu
kişiyle ilgili hükümeti, savcıları, herkesi göreve davet ediyorum. Derhal bu
kişi, koruma altına alınmalıdır. Geçmişimizle yüzleşeceksek bu kişilerin bir an
önce hükümet tarafından koruma altına alınması gerekir'' dedi.

MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut da grup önerisi aleyhindeki
konuşmasında, AK Parti hükümetinin işbaşına gelmesinden sonra terör ve bölücü
faaliyetlerin sistematik şekilde arttığını ve bugün çok vahim boyutlara
ulaştığını öne sürdü.

Tankut, 2002'de sıfır noktasına getirilen terör ve bölücü faaliyetlerin,
son yıllarda milli birliği, kimliği ciddi boyutta tehdit eder hale geldiğini
iddia ederek, ''Özellikle son sekiz yıldır bölücü terörle etkin ve kararlı
şekilde mücadele edilemediği, bölücü hainlere taviz verildiği için bugün maalesef
terör bitmemiştir. Başta bölge insanımız olmak üzere, o bölgede görev yapan kamu
görevlilerin zararları derhal giderilmelidir'' diye konuştu.

Grup önerisi aleyhinde söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet
Aydın da ülkedeki farklı unsurların hepsinin, aynı zamanda asli unsurlar da
olduğunu dile getirerek, hiçbir vatandaşın, kendini dışlanmış görmesini
istemediklerini söyledi.

Aydın, ''Kürt ve Alevi meselesini, siyaset üstü bir zeminde ele
aldıklarını'' dile getirerek, ''Bizler tarihimizi hep birlikte kurduk,
Cumhuriyeti buradaki bütün unsurlar hep birlikte inşa etti, geleceğimizi de yine
aynı şekilde inşa edeceğiz'' diye konuştu.

Terörün yeni bir konu olmadığını, Türkiye'nin ciddi anlamda kaynaklarını
heba ettiğini, doğrudan yapılan harcamaların en düşük rakamla 300 milyar dolar
şeklinde ifade edildiğini kaydeden Aydın, ''Bu parayla çok daha fazla şey
yapabilirdik, belki işsizlik olmayacaktı, GAP projesinin 10 katını belki kısa
sürede yapabilirdik, 100 bin okul, 15 bin hastane yapabilirdik. Bu kesilen para,
herkesin cebinden çıkıyor. Maddi kayıptan söz ediyoruz ama asıl olan anaların
yüreğini dağlayan bu yara, onu parayla telafi etmek mümkün değil'' görüşünü dile
getirdi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamayla CHP'nin grup önerisi kabul
edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun Tasarısının görüşmelerine geçildi.
(21.31