2015-02-24 - 15:53
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, kamuoyunda "iç güvenlik paketi" olarak bilinen tasarının, 1-20 maddelerini kapsayan birinci bölümü kabul edildi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun ölümünde üniversite Rektörlüğü ve Emniyet'in zafiyeti olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
Vural, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun bıçaklandığını ve kan kaybı sonucu yaşamını yitirdiğini belirterek, ambulansın geç geldiğini ifade etti.
Ege Üniversitesi'nde üç aydan beri gerilim yaşandığını, Rektörlük ve Emniyet?in de haberi olduğunu ifade eden Vural, "Üniversite koridorları terör örgütü sloganlarıyla dolu... Çadır kurmak suretiyle terör örgütünün propagandası yapılıyor. Birçok üniversitede böyle yapılanmalar var. Rektör ve Emniyet zamanında tedbir almıyor, denge politikasıyla bu yapılanmanın meşruiyeti sağlanıyor. Üniversitelerde oynan oyunlarda kirli ve pis tuzak var. Ülkücü hareket bu tuzağa hiçbir zaman düşmedi. Gençler sadece eğitim görmek, okula gitmek istiyorlar. Üniversitede tedbir alınmamıştır, burada ciddi provokasyon olduğu açık ve nettir. Bu Emniyet bizi dinler, izler. Orada böyle bir yapılanmayla ilgili hiç mi bilgi almadı? Rektör neden böyle bir yapılanmaya izin verir, önlem için girişimde bulunmaz?" diye konuştu.
Çakıroğlu'nun ölümünde hem emniyet hem de Rektörlüğün önemli zafiyeti olduğunu ifade eden Vural, "Çocuklarımızı koruyamayanların hesabını kim verecek?" diye sordu.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık da gündemdışı konuşmasında, Erzincan'ın sorunlarına değindi. "Erzincan'ın kaderi birilerinin dudağının arasına sıkışmış" diyen Işık, "yapılan bölgeciliğin insanları kutuplaştırdığını, 12 yıldır kenti yönetenlerin ayrımcılık yaptığını, kimin hangi kuruma atanacağını belirlediklerini, kentte tek çivi çakmadıklarını" savundu.
AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Yüksel ise gündemdışı konuşmasında, Denizli'de sulama için ciddi destekler sağlandığını söyledi.
TBMM Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu heyeti BM'de yapılacak toplantıya katılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündem dışı konuşmaların ardından Başkanlık Tezkereleri okunarak kabul edildi.
Buna göre; Sırbistan Ulusal Meclisi Kadın Parlamenter Ağı'nın AGİT Sırbistan Misyonu işbirliğiyle 2-3 Mart tarihlerinde Belgrad'da yapılacak "Güneydoğu Avrupa Kadın Parlamenterler Konferansı"na, TBMM'den bir heyet katılacak.
Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil, Başkanvekili ve AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu, Sözcü ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar ve üye CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven ile Komisyon uzmanından oluşan 5 kişilik heyet, 7-11 Mart tarihleri arasında BM Genel Merkezi 'nde gerçekleştirilecek toplantılara katılmak üzre ABD'nin New York kentine gidecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, 9 Ekim 2014 tarihinde, Gaziantep'in Şahinbey ilçesindeki eylemlerde Şehriban Sertkal'ın yaralanması ile ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine söz alan HDP Van Milletvekili Özdal Üçer, sağır ve dilsiz olan 19 yaşındaki Şehriban Sertkal'ın, slogan attığı gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından yaralandığını ve halen tedavisinin devam ettiğini anlattı. Üçer, genç kızın eylemleri yönlendirdiğinin iddia edildiğini ve hastanede tedavi edilmemesi için baskı uygulandığını ileri sürdü. "Devlet terörü" uygulandığını iddia eden Üçer, "Şehriban Kürt olmasaydı bugün Türkiye'de yer yerinden oynayacaktı" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise Şehriban Sertkal'a geçmiş olsun dileğinde bulunarak, bu konuda kimin suçu, kabahati varsa cezasını çekmesi gerektiğini ifade etti. Üçer'in, "Şehriban Kürt olmasaydı bugün Türkiye'de yer yerinden oynayacaktı" ifadesini eleştiren Özel, "Bunu kabul edemeyiz. Acılarımıza kimliklerimiz üzerinden mi bakacağız? Acılarımız, sevinçlerimiz bir olmalı" dedi. Üçer'in "devlet terörü" ifadesine de tepki gösteren Özel, devletin terör yapmayacağını, yasa dışı olaylarda meşru şiddet kullanabileceğini ifade etti. Özel, meşru şiddetin sınırları dışına çıkan müdahalelerde hukukun işleyeceğini dile getirdi.
Yeniden söz alan Üçer ise konuşmasını siyasi rant sağlamak için yapmadığını, kendilerinin, hangi kimlik ve milletten olursa olsun mağdur olan herkesin haklarını savunduklarını kaydetti.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de 6-7 Ekim olaylarının araştırılması gerektiğini, bu olayların öngörüsüzlük nedeniyle yaşandığını savundu.
Konuşmasında hükümetin Suriye politikasını eleştiren Şeker, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin durumuna değindi. Şeker, "Kurulan kamplarda insanca hayat sağlayamazsanız Suriyeliler ev kiralamak isteyecek ve kira fiyatları artacak. Bu şekilde vatandaşla Suriyeli arasında düşmanlık ekersiniz. İşsiz vatandaş ile Suriyeli arasında düşmanlık ekersiniz. Suriyelileri sadece beyanla üniversiteye yerleştirirseniz, üniversiteye girmek için senelerce ter döken öğrencilerle Suriyeliler arasında düşmanlık ekersiniz" dedi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da Şehriban Sertkal'a geçmiş olsun dileğinde bulundu. Üçer'in ifadelerini anımsatan Can, "Mağdurlar arasında ayrım yapmak doğru değil. Olaya vicdani, ahlaki olarak bakılmalı. Bu duruma siyasi bakmayı doğru bulmuyoruz. Olayla ilgili hukuksuzluk varsa bu giderilmeli" diye konuştu.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun taşınmasıyla ilgili Genel Görüşme Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun 94 yıl sonra IŞİD'e terk edildiğini ileri sürdü.
Korkmaz, "Başta Erdoğan, onun genel sekreteri Davutoğlu, kahraman TSK'nin içinde başka paşa kalmamış gibi Genelkurmay Başkanı yapılan kendine özel paşa....Ülke bekası açısından adeta Bermuda Şeytan Üçgeni... Bırakın bölgede oyun kurmayı, oyunda küresel ve bölgesel güçlerin en acısı da besleyip büyüttüğü, sonra da iş tuttuğu terör örgütünden yediği dayak neticesinde, oyun kuruculuktan mezar nakliyeciliğine soyunmuş, kimseler görmeden, gecenin karanlığında ecdat yadigarı Süleyman Şah Türbesi'ni IŞİD'e terk ederek izne dönmüştür. Göz göre göre vatan toprağı kaybedilmiştir. Bunun adı ricattır. Bulduğunuz çözüm, kutsal emanetleri alıp gizlice sıvışmak oldu. Ey AKP, 'erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır' mı diyorsunuz? Vatana ihanet daha nasıl olur? Bu hesap sorulduğunda üç kafadar artık gezici mezar nakliyecilik şirketi mi kurar, yoksa strateji enstitüsü kurup stratejik derinlik masalları mı anlatır, onu bilemem ama bu hesabı tarih önünde vereceksiniz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Korkmaz'ın "Oktay Vural'ın çok kötü bir kopyası olma yolunda ilerlediğini" söyledi.
Bostancı, Korkmaz'ın kullandığı dilin ne MHP ne de siyasete katkısı olacağını belirterek, " Erkeklikten bahsederek, 'bermuda şeytan üçgeni' diyerek devletin tepesinde bulunan ve oraya meşru yollarla gelmiş olan insanları aşağılamaya kalmak, 'üç kafadar' diye sokağa ait, o duvarlara yazılan küfürlere benzer dille konuşma siyasi analiz değil, hakarettir. Böyle konuşarak meşhur olmak istiyor. Siyasete katkı yapmak isteyen böyle konuşmaz, böyle maço dille..." ifadelerini kullandı.
Korkmaz da sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Akademisyen beyefendinin öğrencilerine ne anlattığını merak ediyorum. Seni hiç ülkücü olarak görmedim, olsa olsa kötü bir türkücü olursun sayın hoca. Benim şöhret olma düşüncem olmaz" dedi.
HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Süleyman Şah Türbesi'nin taşımasının başarı olarak sunulduğunu ifade ederek, geriz bir tartışma yapıldığını, bunun yerine Türkiye'nin Ortadoğu ve Suriye politikalarının irdelenmesini istedi. "Kobani kurtulmamış olsaydı, türbeyi başka yere taşımak mümkün olmazdı" diyen Irmak, TSK'nın IŞİD'den boşaltılan alana girdiğini ve yerel unsurlarla işbirliği yapıldığını savundu.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, "PYD'nin yardımıyla kaçabildiniz. IŞİD'den de icazet almışsınız. Çırpındıkça batıyorsunuz, kıbleyi şaşırdınız. Bu kahramanlık destanı değil. Senin stratejik derinliğin de PYD hatta IŞİD'in yardımıyla Eşme Köyü'ne gömülmüştür. Kobani'den kaçan IŞİD militanları Türkiye'ye sızmış, İstanbul'da uyuyan hücre olmuş. Siz tası tarafı toplayıp sandukayı alıp türbeyi de bombalayıp Eşme Köyü'ne getirerek vatan topraklarını başka ülkenin egemenliğine bırakmış olmuyor musunuz? Bu, TCK'da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçun tarifine girmiyor mu? Türkiye'de yargılanacaksınız, uluslararası ağır ceza mahkemeleri de sizi yargılayacak" diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, türbenin yerinin daha önce iki kez değiştirildiğini belirterek, sınıra yakın yere taşınmasının doğru bir hamle olduğunu savundu. Ünal, son derece başarılı harekatla hem vatan toprağına sahip çıkıldığını, hem askerlerin zarar görmesinin engellendiğini, hem türbenin terör örgütlerine bırakılmadığını söyledi.
Görüşmelerin ardından MHP grup önerisi, kabul edilmedi.
Tartışma, grup önerisinin reddedilmesinin ardından devam etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Süleyman Şah Türbesi'nin IŞİD'e teslim edilerek TSK'nın geri çekilmesi, Hükümet tarafından başarı olarak sunuluyor, aslında bu bir hezimettir" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, türbenin daha önce 1939 ve 1975 yıllarında yerinin değiştirildiğini hatırlatarak, "Açıp baksınlar, o zaman hangi iktidarlar vardı. Türbe münasebetiyle asla ve asla bir toprak kaybımız olmamıştır. Bayrağımız Suriye'de yeni bulunan güvenlikli alanda dalgalanıyor ve türbe de orada inşa edilmeye başlandı. Birileri, 'o emanetlerimiz, subay ve astsubaylarımızın o yangının içinde Allah muhafaza şehit haberleri gelir de burada rant elde edebilir miyiz acaba' hesapları içindeler miydi? O yangının içinden tereyağından kıl çeker gibi...O mübarek emanetler ve sandukayı emin bir yere taşımışız. Dünya bunu alkışlıyor ama özellikle Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları eğer Suriye rejiminin resmi ajansında manşet olabiliyorsa, asıl sorgulanması ve yargılanması gereken budur. Hükümetimiz milletimizin hukukunu en iyi şekilde savunmuştur" diye konuştu
CHP'li Hamzaçebi de sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Siz Osmanlı'dan miras, Cumhuriyet'in koruması altında bir vatan toprağını, bir başka ülkeye bile diyemeyeceğim, IŞİD'e terkettiniz, kaçtınız, geldiniz. Bunu burada bir de başarı diye anlatıyorsunuz. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Ege Denizi'nde Kardak kayalıkları vardı. Kayalık, size göre vatan parçası değildir. 'verelim, gidelim' dersiniz Yunanistan'a. Zamanının Başbakanı, Yunanlılar oraya bayrak çekince, 'o bayrak iner, o asker gider.' Bu tavrı gösterebilen bir Başbakan yok. Kaçmış, gitmiş oradan, PYD onlara kılavuzluk yapmış" dedi.
Konuşmasını sürdüren Hamzaçebi, "Bu tam bir rezalettir, skandaldır, TCK'nın 302. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğinde bulunan bir toprağı başka ülkeye terk ederseniz ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılırsınız. Davutoğlu ve ekibi, bu cezayı görecektir. Bunu yaşayıp göreceğiz. Bunun adı vatana ihanettir" görüşünü savundu.
CHP'nin, 12 Eylül müdahalesinden itibaren günümüze kadar yaşanan olaylardan kaynaklanan mağduriyetlerin araştırılması ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Süleyman Şah Türbesi'nin yerinin üçüncü defa değiştirildiğini ancak önceki değişimlerde gündeme gelmeyen "vatana ihanet" iddiasının şimdi gündeme getirildiğini ifade etti. Bunun nedeninin, siyasi mücadele, öfke ve kızgınlıktan kaynaklandığını kaydeden Bostancı, bunun adının siyaset olmadığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise daha önce Süleyman Şah Türbesi'nin eski yerinin harabeye dönmesi nedeniyle Suriye ile karşılıklı mutabakat sonucunda yeniden inşa edildiğini belirterek, "Şimdi karşılıklı mutabakat yok. Korkudan kaçılıyor. Esad yıkılacaktı, türbe yıkıldı. Türkiye'yi getirdiğiniz nokta bu" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, hükümetin Suriye politikasını eleştirerek, "Rojava'daki kanton yönetimlerine, PYD'ye, YPG'ye düşmanlık temelinde geliştirilen ilişkilerin Türkiye'nin yararına olmayacağını söylemiştik. Gelişmeler bizi doğruladı. Bütün dünya IŞİD gibi bir vahşi terör örgütüne karşı insanlık onurunu koruyan güç olarak bakıyor PYD'ye, YPG'ye. Türkiye de doğru bir Suriye politikası, doğru bir Ortadoğu politikası oturtmak istiyorsa bu gerçeği artık kabul etmek zorunda ve buna göre bir dış politika belirlemek zorundadır" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden itibaren günümüze kadar yaşanan olaylardan kaynaklanan mağduriyetlerin araştırılması ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin önerisi görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül darbesinde mağdur olmadığını, ancak mağdur olduğunu söyleyerek siyaset yaptığını iddia ederek, "12 yıldır iktidarda olan bir hükümetin ve bunun devamı nasıl oluyor sürekli mağdur duruma düşüyor, bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Tabii mağduriyet yaparken de algı yönetimi çok iyi yapıldığı için mağduriyet sanki doğruymuş gibi anlaşılıyor ve bundan da sonuçta bir şeyler kazanılıyor ama kaybeden herhalde toplum oluyor" diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız o dönemlerde hem 12 Eylül darbe süreci öncesinde hem darbe sırasında hem de darbe sonrası devam eden vesayetçi sistemin mağduru olmuştur. Hatta üniversiteye kaydolabilmek için bile imam hatip lisesinden sonra normal liseyi de bitirmek, fark derslerini vermek zorunda kalmıştır, iki liseyi bitirdikten sonra üniversiteye kaydolabilmiştir" ifadelerini kullandı.
Darbe döneminde ve sonrasında Erdoğan'ın da siyaset yapmasının engellendiğini kaydeden Tunç, "Ancak, iktidarda 12 yıl boyunca hem darbeci zihniyeti, vesayetçi sistemi hem de önüne konulan tüm engelleri milletimizin desteğiyle aşarak Türkiye'yi ekonomide dört kat büyüttü, demokrasinin çıtasını yükseltti" dedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Genel Kurulu'n çalışma saatlerini eleştirdi. İktidarın, TBMM'nin gündemini tehdit ve şantaj olarak kullandığını iddia eden Yeniçeri, "42 saattir uykusuzum. Milletvekilini mağdur eden bir zihniyetin halkı nasıl mağdur edeceğini bilmek için kahin olmaya gerek yok" diye konuştu.
Yeniçeri ayrıca 12 Eylül darbe mağdurlarının ülkücüler ve devrimciler olduğunu, AK Parti'nin, mağduriyetin yalnızca sömürüsünü yaptığını öne sürdü.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine geçildi.
Muhalefet milletvekilleri, tasarının görüşmelerine geçilmeden önce söz isteyerek, tutanaklara geçen bazı ifadelerini düzeltti. HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, kendisine "yalan söylüyorsun" diye laf atan iki AK Parti milletvekiline, "mikrofonu yedireceğim" dediğini ifade ederek, bunların tutanaklardan çıkarılmasını istedi. HDP istanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise dün yaptığım konuşmada AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın ismini "Mustafa Delitaş" olarak ifade ettiğini kaydederek, "Tutanaklarda böyle yazıyor, bunun çıkarılmasını öneriyorum" dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da MHP politikalarını, çizgisini, ilkelerini ve politika anlayışını ortaya koymaya çalışırken "Bizim partimizin pergelinin sivri ucu" yerine, "partimizin sivri ucu" ifadesini kullandığına işaret ederek, "Malumunuz, pergelin sivri ucu, Hazreti Mevlana'nın da ifade ettiği gibi hayatın, politikanın, anlayışın, zihniyetin merkezinin neresi olduğunu ifade eder" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 21 Şubat Cumartesi günkü birleşimde tasarının bazı maddelerinin görüşmelerinde, istenmesine rağmen karar yeter sayısının aranmadığını belirterek, Başkanlık Divanı'nın toplanarak söz konusu maddelerle ilgili işlem yapılmasını istediklerini, bu sonuçlanmadan görüşmelere geçilemeyeceğini ileri sürdü.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın konuyla ilgili olarak Meclis Başkanlığı'na başvurduğunu hatırlatarak, dünkü birleşimde konuyu görüştüklerini söyledi. Yakut, "Başkanlığımızca tutanak ve kamera kayıtlarını karşılaştırmak suretiyle bir çalışma başlatılmıştır. İnceleme sonuçları Başkanlığımızca değerlendirildikten sonra İçtüzük uyarınca işlem yapılacaktır. Konu, Meclis Başkanlığı'na intikal ettirilmiştir. Çalışma devam ediyor" dedi.
Daha sonra Tasarı'nın 17. maddesi üzerinde verilmiş önergeler görüşülerek madde kabul edildi.
Tasarının 18. maddesine geçilmeden yeniden söz alan HDP'li Baluken, tasarının 1, 2 ve 3 başta olmak üzere bazı maddelerinde uygun olmayan oturum yönetimiyle ilgili bazı kararlar alındığını belirterek, İçtüzük uyarınca Meclis Başkanı'nın TBMM Başkanlık Divanı'nı toplayarak, itirazlar konusunda izlenecek yolu belirlemesi gerektiğini savundu. Baluken, Yakut'a, "Sizin de bunu takip etme sorumluluğunuz vardır. Görüşülen 17 madde birbiriyle bağlantılıdır. Usulsüz kararlar alınan maddeler, tasarının bundan sonraki sürecini de doğrudan etkiler. Düğme baştan yanlış iliklenmiş ve böyle sürüyor" diye konuştu.
Baluken'in, "Açıklamanızı yeterli bulmadık, usul tartışması açılmasını istiyoruz" sözlerine Yakut, dün konuyla ilgili usul tartışması yapıldığını hatırlattı.
Yakut, "Benim yapacak bir şeyim yok ki usul tartışması açayım. Konu TBMM Başkanlığı'na intikal etti. Yetkim yok. İtirazlar başkanlık kaydına girmiş ve üzerinde çalışmalar başlatılmıştır. Meclis Başkanı, Başkanlık Divanı ile değerlendirdikten sonra konuyu Genel Kurul'a sunacak. Konu, muhatabına iletildi. Ben muhatap değilim" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de 21 Şubat Cumartesi günkü oylamalarda usulsüzlük yapıldığının tutanaklarla kanıtlandığını dile getirerek,"Görev Meclis Başkanı veya ona vekalet eden Başkan Vekili'ndedir. Başkanlık Divanı'nı süratle toplayıp izlenecek yolu belirlemeli. Ama burada görüşmeler sürüyor. Görüşülen her madde, oylamaları usulsüz yapılan maddelerle ilgilidir. Görüşmelerin devamı yasama faaliyetine aykırıdır" ifadelerini kullandı.
Başkanvekili Yakut, Meclis Başkanı Vekili ile görüşmek üzere birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından birleşimi yeniden açarken, "Konu Meclis Başkanı geldikten sonra değerlendirilecek" yanıtını verdi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da konuşmasında "çakallar" ifadesinin geçtiğini belirterek, "Daha çok iki ayaklılar için düşündüğümüz bir kavram olarak geçiyor. Çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Hayvan hakları savunucularını incittiğini düşündüm" dedi.
Tasarının görüşmeleri devam ediyor.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
Vural, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun bıçaklandığını ve kan kaybı sonucu yaşamını yitirdiğini belirterek, ambulansın geç geldiğini ifade etti.
Ege Üniversitesi'nde üç aydan beri gerilim yaşandığını, Rektörlük ve Emniyet?in de haberi olduğunu ifade eden Vural, "Üniversite koridorları terör örgütü sloganlarıyla dolu... Çadır kurmak suretiyle terör örgütünün propagandası yapılıyor. Birçok üniversitede böyle yapılanmalar var. Rektör ve Emniyet zamanında tedbir almıyor, denge politikasıyla bu yapılanmanın meşruiyeti sağlanıyor. Üniversitelerde oynan oyunlarda kirli ve pis tuzak var. Ülkücü hareket bu tuzağa hiçbir zaman düşmedi. Gençler sadece eğitim görmek, okula gitmek istiyorlar. Üniversitede tedbir alınmamıştır, burada ciddi provokasyon olduğu açık ve nettir. Bu Emniyet bizi dinler, izler. Orada böyle bir yapılanmayla ilgili hiç mi bilgi almadı? Rektör neden böyle bir yapılanmaya izin verir, önlem için girişimde bulunmaz?" diye konuştu.
Çakıroğlu'nun ölümünde hem emniyet hem de Rektörlüğün önemli zafiyeti olduğunu ifade eden Vural, "Çocuklarımızı koruyamayanların hesabını kim verecek?" diye sordu.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık da gündemdışı konuşmasında, Erzincan'ın sorunlarına değindi. "Erzincan'ın kaderi birilerinin dudağının arasına sıkışmış" diyen Işık, "yapılan bölgeciliğin insanları kutuplaştırdığını, 12 yıldır kenti yönetenlerin ayrımcılık yaptığını, kimin hangi kuruma atanacağını belirlediklerini, kentte tek çivi çakmadıklarını" savundu.
AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Yüksel ise gündemdışı konuşmasında, Denizli'de sulama için ciddi destekler sağlandığını söyledi.
TBMM Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu heyeti BM'de yapılacak toplantıya katılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündem dışı konuşmaların ardından Başkanlık Tezkereleri okunarak kabul edildi.
Buna göre; Sırbistan Ulusal Meclisi Kadın Parlamenter Ağı'nın AGİT Sırbistan Misyonu işbirliğiyle 2-3 Mart tarihlerinde Belgrad'da yapılacak "Güneydoğu Avrupa Kadın Parlamenterler Konferansı"na, TBMM'den bir heyet katılacak.
Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil, Başkanvekili ve AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu, Sözcü ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar ve üye CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven ile Komisyon uzmanından oluşan 5 kişilik heyet, 7-11 Mart tarihleri arasında BM Genel Merkezi 'nde gerçekleştirilecek toplantılara katılmak üzre ABD'nin New York kentine gidecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, 9 Ekim 2014 tarihinde, Gaziantep'in Şahinbey ilçesindeki eylemlerde Şehriban Sertkal'ın yaralanması ile ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine söz alan HDP Van Milletvekili Özdal Üçer, sağır ve dilsiz olan 19 yaşındaki Şehriban Sertkal'ın, slogan attığı gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından yaralandığını ve halen tedavisinin devam ettiğini anlattı. Üçer, genç kızın eylemleri yönlendirdiğinin iddia edildiğini ve hastanede tedavi edilmemesi için baskı uygulandığını ileri sürdü. "Devlet terörü" uygulandığını iddia eden Üçer, "Şehriban Kürt olmasaydı bugün Türkiye'de yer yerinden oynayacaktı" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise Şehriban Sertkal'a geçmiş olsun dileğinde bulunarak, bu konuda kimin suçu, kabahati varsa cezasını çekmesi gerektiğini ifade etti. Üçer'in, "Şehriban Kürt olmasaydı bugün Türkiye'de yer yerinden oynayacaktı" ifadesini eleştiren Özel, "Bunu kabul edemeyiz. Acılarımıza kimliklerimiz üzerinden mi bakacağız? Acılarımız, sevinçlerimiz bir olmalı" dedi. Üçer'in "devlet terörü" ifadesine de tepki gösteren Özel, devletin terör yapmayacağını, yasa dışı olaylarda meşru şiddet kullanabileceğini ifade etti. Özel, meşru şiddetin sınırları dışına çıkan müdahalelerde hukukun işleyeceğini dile getirdi.
Yeniden söz alan Üçer ise konuşmasını siyasi rant sağlamak için yapmadığını, kendilerinin, hangi kimlik ve milletten olursa olsun mağdur olan herkesin haklarını savunduklarını kaydetti.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de 6-7 Ekim olaylarının araştırılması gerektiğini, bu olayların öngörüsüzlük nedeniyle yaşandığını savundu.
Konuşmasında hükümetin Suriye politikasını eleştiren Şeker, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin durumuna değindi. Şeker, "Kurulan kamplarda insanca hayat sağlayamazsanız Suriyeliler ev kiralamak isteyecek ve kira fiyatları artacak. Bu şekilde vatandaşla Suriyeli arasında düşmanlık ekersiniz. İşsiz vatandaş ile Suriyeli arasında düşmanlık ekersiniz. Suriyelileri sadece beyanla üniversiteye yerleştirirseniz, üniversiteye girmek için senelerce ter döken öğrencilerle Suriyeliler arasında düşmanlık ekersiniz" dedi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da Şehriban Sertkal'a geçmiş olsun dileğinde bulundu. Üçer'in ifadelerini anımsatan Can, "Mağdurlar arasında ayrım yapmak doğru değil. Olaya vicdani, ahlaki olarak bakılmalı. Bu duruma siyasi bakmayı doğru bulmuyoruz. Olayla ilgili hukuksuzluk varsa bu giderilmeli" diye konuştu.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP'nin, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun taşınmasıyla ilgili Genel Görüşme Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun 94 yıl sonra IŞİD'e terk edildiğini ileri sürdü.
Korkmaz, "Başta Erdoğan, onun genel sekreteri Davutoğlu, kahraman TSK'nin içinde başka paşa kalmamış gibi Genelkurmay Başkanı yapılan kendine özel paşa....Ülke bekası açısından adeta Bermuda Şeytan Üçgeni... Bırakın bölgede oyun kurmayı, oyunda küresel ve bölgesel güçlerin en acısı da besleyip büyüttüğü, sonra da iş tuttuğu terör örgütünden yediği dayak neticesinde, oyun kuruculuktan mezar nakliyeciliğine soyunmuş, kimseler görmeden, gecenin karanlığında ecdat yadigarı Süleyman Şah Türbesi'ni IŞİD'e terk ederek izne dönmüştür. Göz göre göre vatan toprağı kaybedilmiştir. Bunun adı ricattır. Bulduğunuz çözüm, kutsal emanetleri alıp gizlice sıvışmak oldu. Ey AKP, 'erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır' mı diyorsunuz? Vatana ihanet daha nasıl olur? Bu hesap sorulduğunda üç kafadar artık gezici mezar nakliyecilik şirketi mi kurar, yoksa strateji enstitüsü kurup stratejik derinlik masalları mı anlatır, onu bilemem ama bu hesabı tarih önünde vereceksiniz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Korkmaz'ın "Oktay Vural'ın çok kötü bir kopyası olma yolunda ilerlediğini" söyledi.
Bostancı, Korkmaz'ın kullandığı dilin ne MHP ne de siyasete katkısı olacağını belirterek, " Erkeklikten bahsederek, 'bermuda şeytan üçgeni' diyerek devletin tepesinde bulunan ve oraya meşru yollarla gelmiş olan insanları aşağılamaya kalmak, 'üç kafadar' diye sokağa ait, o duvarlara yazılan küfürlere benzer dille konuşma siyasi analiz değil, hakarettir. Böyle konuşarak meşhur olmak istiyor. Siyasete katkı yapmak isteyen böyle konuşmaz, böyle maço dille..." ifadelerini kullandı.
Korkmaz da sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Akademisyen beyefendinin öğrencilerine ne anlattığını merak ediyorum. Seni hiç ülkücü olarak görmedim, olsa olsa kötü bir türkücü olursun sayın hoca. Benim şöhret olma düşüncem olmaz" dedi.
HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Süleyman Şah Türbesi'nin taşımasının başarı olarak sunulduğunu ifade ederek, geriz bir tartışma yapıldığını, bunun yerine Türkiye'nin Ortadoğu ve Suriye politikalarının irdelenmesini istedi. "Kobani kurtulmamış olsaydı, türbeyi başka yere taşımak mümkün olmazdı" diyen Irmak, TSK'nın IŞİD'den boşaltılan alana girdiğini ve yerel unsurlarla işbirliği yapıldığını savundu.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, "PYD'nin yardımıyla kaçabildiniz. IŞİD'den de icazet almışsınız. Çırpındıkça batıyorsunuz, kıbleyi şaşırdınız. Bu kahramanlık destanı değil. Senin stratejik derinliğin de PYD hatta IŞİD'in yardımıyla Eşme Köyü'ne gömülmüştür. Kobani'den kaçan IŞİD militanları Türkiye'ye sızmış, İstanbul'da uyuyan hücre olmuş. Siz tası tarafı toplayıp sandukayı alıp türbeyi de bombalayıp Eşme Köyü'ne getirerek vatan topraklarını başka ülkenin egemenliğine bırakmış olmuyor musunuz? Bu, TCK'da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçun tarifine girmiyor mu? Türkiye'de yargılanacaksınız, uluslararası ağır ceza mahkemeleri de sizi yargılayacak" diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, türbenin yerinin daha önce iki kez değiştirildiğini belirterek, sınıra yakın yere taşınmasının doğru bir hamle olduğunu savundu. Ünal, son derece başarılı harekatla hem vatan toprağına sahip çıkıldığını, hem askerlerin zarar görmesinin engellendiğini, hem türbenin terör örgütlerine bırakılmadığını söyledi.
Görüşmelerin ardından MHP grup önerisi, kabul edilmedi.
Tartışma, grup önerisinin reddedilmesinin ardından devam etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Süleyman Şah Türbesi'nin IŞİD'e teslim edilerek TSK'nın geri çekilmesi, Hükümet tarafından başarı olarak sunuluyor, aslında bu bir hezimettir" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, türbenin daha önce 1939 ve 1975 yıllarında yerinin değiştirildiğini hatırlatarak, "Açıp baksınlar, o zaman hangi iktidarlar vardı. Türbe münasebetiyle asla ve asla bir toprak kaybımız olmamıştır. Bayrağımız Suriye'de yeni bulunan güvenlikli alanda dalgalanıyor ve türbe de orada inşa edilmeye başlandı. Birileri, 'o emanetlerimiz, subay ve astsubaylarımızın o yangının içinde Allah muhafaza şehit haberleri gelir de burada rant elde edebilir miyiz acaba' hesapları içindeler miydi? O yangının içinden tereyağından kıl çeker gibi...O mübarek emanetler ve sandukayı emin bir yere taşımışız. Dünya bunu alkışlıyor ama özellikle Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları eğer Suriye rejiminin resmi ajansında manşet olabiliyorsa, asıl sorgulanması ve yargılanması gereken budur. Hükümetimiz milletimizin hukukunu en iyi şekilde savunmuştur" diye konuştu
CHP'li Hamzaçebi de sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Siz Osmanlı'dan miras, Cumhuriyet'in koruması altında bir vatan toprağını, bir başka ülkeye bile diyemeyeceğim, IŞİD'e terkettiniz, kaçtınız, geldiniz. Bunu burada bir de başarı diye anlatıyorsunuz. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Ege Denizi'nde Kardak kayalıkları vardı. Kayalık, size göre vatan parçası değildir. 'verelim, gidelim' dersiniz Yunanistan'a. Zamanının Başbakanı, Yunanlılar oraya bayrak çekince, 'o bayrak iner, o asker gider.' Bu tavrı gösterebilen bir Başbakan yok. Kaçmış, gitmiş oradan, PYD onlara kılavuzluk yapmış" dedi.
Konuşmasını sürdüren Hamzaçebi, "Bu tam bir rezalettir, skandaldır, TCK'nın 302. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğinde bulunan bir toprağı başka ülkeye terk ederseniz ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılırsınız. Davutoğlu ve ekibi, bu cezayı görecektir. Bunu yaşayıp göreceğiz. Bunun adı vatana ihanettir" görüşünü savundu.
CHP'nin, 12 Eylül müdahalesinden itibaren günümüze kadar yaşanan olaylardan kaynaklanan mağduriyetlerin araştırılması ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Süleyman Şah Türbesi'nin yerinin üçüncü defa değiştirildiğini ancak önceki değişimlerde gündeme gelmeyen "vatana ihanet" iddiasının şimdi gündeme getirildiğini ifade etti. Bunun nedeninin, siyasi mücadele, öfke ve kızgınlıktan kaynaklandığını kaydeden Bostancı, bunun adının siyaset olmadığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise daha önce Süleyman Şah Türbesi'nin eski yerinin harabeye dönmesi nedeniyle Suriye ile karşılıklı mutabakat sonucunda yeniden inşa edildiğini belirterek, "Şimdi karşılıklı mutabakat yok. Korkudan kaçılıyor. Esad yıkılacaktı, türbe yıkıldı. Türkiye'yi getirdiğiniz nokta bu" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, hükümetin Suriye politikasını eleştirerek, "Rojava'daki kanton yönetimlerine, PYD'ye, YPG'ye düşmanlık temelinde geliştirilen ilişkilerin Türkiye'nin yararına olmayacağını söylemiştik. Gelişmeler bizi doğruladı. Bütün dünya IŞİD gibi bir vahşi terör örgütüne karşı insanlık onurunu koruyan güç olarak bakıyor PYD'ye, YPG'ye. Türkiye de doğru bir Suriye politikası, doğru bir Ortadoğu politikası oturtmak istiyorsa bu gerçeği artık kabul etmek zorunda ve buna göre bir dış politika belirlemek zorundadır" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden itibaren günümüze kadar yaşanan olaylardan kaynaklanan mağduriyetlerin araştırılması ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin önerisi görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül darbesinde mağdur olmadığını, ancak mağdur olduğunu söyleyerek siyaset yaptığını iddia ederek, "12 yıldır iktidarda olan bir hükümetin ve bunun devamı nasıl oluyor sürekli mağdur duruma düşüyor, bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Tabii mağduriyet yaparken de algı yönetimi çok iyi yapıldığı için mağduriyet sanki doğruymuş gibi anlaşılıyor ve bundan da sonuçta bir şeyler kazanılıyor ama kaybeden herhalde toplum oluyor" diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız o dönemlerde hem 12 Eylül darbe süreci öncesinde hem darbe sırasında hem de darbe sonrası devam eden vesayetçi sistemin mağduru olmuştur. Hatta üniversiteye kaydolabilmek için bile imam hatip lisesinden sonra normal liseyi de bitirmek, fark derslerini vermek zorunda kalmıştır, iki liseyi bitirdikten sonra üniversiteye kaydolabilmiştir" ifadelerini kullandı.
Darbe döneminde ve sonrasında Erdoğan'ın da siyaset yapmasının engellendiğini kaydeden Tunç, "Ancak, iktidarda 12 yıl boyunca hem darbeci zihniyeti, vesayetçi sistemi hem de önüne konulan tüm engelleri milletimizin desteğiyle aşarak Türkiye'yi ekonomide dört kat büyüttü, demokrasinin çıtasını yükseltti" dedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Genel Kurulu'n çalışma saatlerini eleştirdi. İktidarın, TBMM'nin gündemini tehdit ve şantaj olarak kullandığını iddia eden Yeniçeri, "42 saattir uykusuzum. Milletvekilini mağdur eden bir zihniyetin halkı nasıl mağdur edeceğini bilmek için kahin olmaya gerek yok" diye konuştu.
Yeniçeri ayrıca 12 Eylül darbe mağdurlarının ülkücüler ve devrimciler olduğunu, AK Parti'nin, mağduriyetin yalnızca sömürüsünü yaptığını öne sürdü.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine geçildi.
Muhalefet milletvekilleri, tasarının görüşmelerine geçilmeden önce söz isteyerek, tutanaklara geçen bazı ifadelerini düzeltti. HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, kendisine "yalan söylüyorsun" diye laf atan iki AK Parti milletvekiline, "mikrofonu yedireceğim" dediğini ifade ederek, bunların tutanaklardan çıkarılmasını istedi. HDP istanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise dün yaptığım konuşmada AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın ismini "Mustafa Delitaş" olarak ifade ettiğini kaydederek, "Tutanaklarda böyle yazıyor, bunun çıkarılmasını öneriyorum" dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da MHP politikalarını, çizgisini, ilkelerini ve politika anlayışını ortaya koymaya çalışırken "Bizim partimizin pergelinin sivri ucu" yerine, "partimizin sivri ucu" ifadesini kullandığına işaret ederek, "Malumunuz, pergelin sivri ucu, Hazreti Mevlana'nın da ifade ettiği gibi hayatın, politikanın, anlayışın, zihniyetin merkezinin neresi olduğunu ifade eder" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 21 Şubat Cumartesi günkü birleşimde tasarının bazı maddelerinin görüşmelerinde, istenmesine rağmen karar yeter sayısının aranmadığını belirterek, Başkanlık Divanı'nın toplanarak söz konusu maddelerle ilgili işlem yapılmasını istediklerini, bu sonuçlanmadan görüşmelere geçilemeyeceğini ileri sürdü.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın konuyla ilgili olarak Meclis Başkanlığı'na başvurduğunu hatırlatarak, dünkü birleşimde konuyu görüştüklerini söyledi. Yakut, "Başkanlığımızca tutanak ve kamera kayıtlarını karşılaştırmak suretiyle bir çalışma başlatılmıştır. İnceleme sonuçları Başkanlığımızca değerlendirildikten sonra İçtüzük uyarınca işlem yapılacaktır. Konu, Meclis Başkanlığı'na intikal ettirilmiştir. Çalışma devam ediyor" dedi.
Daha sonra Tasarı'nın 17. maddesi üzerinde verilmiş önergeler görüşülerek madde kabul edildi.
Tasarının 18. maddesine geçilmeden yeniden söz alan HDP'li Baluken, tasarının 1, 2 ve 3 başta olmak üzere bazı maddelerinde uygun olmayan oturum yönetimiyle ilgili bazı kararlar alındığını belirterek, İçtüzük uyarınca Meclis Başkanı'nın TBMM Başkanlık Divanı'nı toplayarak, itirazlar konusunda izlenecek yolu belirlemesi gerektiğini savundu. Baluken, Yakut'a, "Sizin de bunu takip etme sorumluluğunuz vardır. Görüşülen 17 madde birbiriyle bağlantılıdır. Usulsüz kararlar alınan maddeler, tasarının bundan sonraki sürecini de doğrudan etkiler. Düğme baştan yanlış iliklenmiş ve böyle sürüyor" diye konuştu.
Baluken'in, "Açıklamanızı yeterli bulmadık, usul tartışması açılmasını istiyoruz" sözlerine Yakut, dün konuyla ilgili usul tartışması yapıldığını hatırlattı.
Yakut, "Benim yapacak bir şeyim yok ki usul tartışması açayım. Konu TBMM Başkanlığı'na intikal etti. Yetkim yok. İtirazlar başkanlık kaydına girmiş ve üzerinde çalışmalar başlatılmıştır. Meclis Başkanı, Başkanlık Divanı ile değerlendirdikten sonra konuyu Genel Kurul'a sunacak. Konu, muhatabına iletildi. Ben muhatap değilim" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de 21 Şubat Cumartesi günkü oylamalarda usulsüzlük yapıldığının tutanaklarla kanıtlandığını dile getirerek,"Görev Meclis Başkanı veya ona vekalet eden Başkan Vekili'ndedir. Başkanlık Divanı'nı süratle toplayıp izlenecek yolu belirlemeli. Ama burada görüşmeler sürüyor. Görüşülen her madde, oylamaları usulsüz yapılan maddelerle ilgilidir. Görüşmelerin devamı yasama faaliyetine aykırıdır" ifadelerini kullandı.
Başkanvekili Yakut, Meclis Başkanı Vekili ile görüşmek üzere birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından birleşimi yeniden açarken, "Konu Meclis Başkanı geldikten sonra değerlendirilecek" yanıtını verdi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da konuşmasında "çakallar" ifadesinin geçtiğini belirterek, "Daha çok iki ayaklılar için düşündüğümüz bir kavram olarak geçiyor. Çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Hayvan hakları savunucularını incittiğini düşündüm" dedi.
Tasarının görüşmeleri devam ediyor.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
