2014-09-10 - 15:21
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da bazı uluslararası anlaşmaların kabul edilmesinin ardından Meclis 1 Ekim 2014 tarihine kadar tatile girdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Toplantının başında, Genel Kurul gündemine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Buna göre, bu ay yasalaşması planlanan, müdafinin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alma yetkisinin kısıtlanmasını öngören Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri 1 Ekim'den sonra yapılacak.

Daha sonra, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Eki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve The Trans Anatolian Gas Pipeline Company B.V. Arasında Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemi Hakkında Ev Sahibi Hükümet Anlaşmasına İlişkin Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

Tasarı üzerinde konuşan MHP'li Oğan, Van Akdamar Kilisesi'nde bir ayin düzenlendiğini belirterek, "AKP dönemide bu ayin yasal hale getirildi" dedi.

Ermenistan'da daha önce binlerce camide ezan okunurken, şimdi bir tek Erivan'da cami kaldığını belirten Oğan, AK Parti'li milletvekillerine, "Nasıl onlar burada kiliselerine gidiyorsa, gelin biz de oradaki camide birlikte namaz kılalım" çağrısında bulundu.

IŞİD'in rehin aldığı Musul Başkonsolosluğu diplomatlarının hayatlarının her geçen gün riske girdiğini belirten Oğan, "Musul Başkonsolusu'nun baskından 3 gün önce görevden alındığı bilgisi var elimde. Diplomatların kaybolduğu yönünde bilgi var elimde. Bir kısmının IŞİD liderlerine kalkan yapıldığı yönünde bilgi var elimde. Diplomatların hayatı her geçen dakika daha riske giriyor. Bunu ele almamız, onların hayatının kurtarılması lazım. Bu sorunun giderilmesi Hükümetimizin görevidir. Bugün Meclis tatile girecek. Demek ki 14 Ekim'e kadar diplomatlarla ilgili bilgiyi kamuoyu ile paylaşmayacaksınız. Gerçi daha önce de açıklamıyordunuz ama en azından muhalefet burada dile getiriyordu. O zaman bizi ciddiye alıp, bir helikopter ya da uçak kaldırsaydınız, diplomatları alır gelirdiniz, ilk 48 saatlik süreçte onlar kurtarılabilirdi" dedi.

Oğan, son yapılacak operasyonla IŞİD'in sıkışacağı, lider kadrosunun hedef alınacağı bir süreç içine girildiğini belirterek, "Bu operasyonda diplomatlarımızın kalkan yapılacağı endişesi taşıyoruz. Geçmişte IŞİD'in üst düzey kadrosu ile bağlantı vardı ama şimdi onlar da değişti, bambaşka bir kadro var" diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine (TANAP) İlişkin Hükümetlerarası anlaşmanın Eki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve The Trans Anatolian Gas Pipeline Company B.V. Arasında Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemi Hakkında Ev Sahibi Hükümet Anlaşmasına İlişkin Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının görüşmeleri sırasında TANAP hakkında bilgi verdi.

Enerji projelerinde işbirliğinin önemine işaret eden Yıldız, Türkiye'nin Rusya Federasyonu, Azerbaycan, İran ve mümkün olabildiği kadar Türkmenistan ile Irak ile bu tür projeleri geliştireceğini söyledi. Suriye rejiminin yarattığı hadiseler dışında Mısır'dan gelen doğalgaz boru hattının Suriye üzerinden Türkiye'ye bağlanması projesinin de bu çalışmalar arasında olduğunu belirten Yıldız, "Tabii ki bu projelerden yararlanacak olan o ülkenin halkıdır. O yüzden bir barışın gerekçesi olarak doğalgaz ve petrol projelerini geliştirmeye gayret ediyoruz. TANAP bunlardan bir tanesi" diye konuştu.

Türkiye'nin doğalgaz için, özel şirketler ve kamu şirketleri aracılığıyla, Mavi Akım'dan 16 milyar metreküplük, Batı hattı denilen Trakya üzerinden ise 14 milyar metreküplük kontratı bulunduğunu hatırlatan Yıldız, şöyle devam etti:

"İran ile 10 milyar metreküp, Azerbaycan ile 6.6 milyar metreküp, bunlar boru hatları ile yapılanlar, bir de Cezair ve Nijerya'dan gelen sıvılaştırılmış enerji dediğimiz doğalgaz var. Onunla beraber yaklaşık 50 milyar metreküplük bir kontrata sahip Türkiye. İhtiyacı ne kadar? 46 ila 48 metreküpler civarında. Özellikle biz doğalgazın elektrik üretiminde kısmen ama konutlarda ve sanayide tamamen kullanılmasından yanayız. Çünkü çevre faktörü ve hava kirliliği açısından doğalgazın konutlarda kullanılmış olması Türkiye'nin daha çevreci projeler üretebilecek bir enerji sektörü oluşturmasına sebep oluyor."

TANAP'ın özellikle Hazar bölgesinde bulunan 468 kilometrekarelik bir ruhsat alanında Şahdeniz-2 denilen projeden üretilecek gaz ile ilgili Azerbaycan'dan başlayan ve İsviçre'ye varıncaya kadar devam eden boru hatlarıyla birlikte gerçekleştirilecek bir proje olduğunu belirterek, projenin toplam tutarının 45 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Yıldız, TANAP ile Türkiye'nin Şahdeniz'de 468 kilometrekarelik alandaki bütün projelere ortak olduğunu, yüzde 9'luk hissesini yüzde 19'a çıkardığını aktararak, "Bu her birimizin iftihar edeceği projedir" dedi.

Türkiye'nin en önemli ithal kaynaklarından biri olan enerji girdilerini azaltmak için kendi sınırları içinde ya da dışında bu projeleri gerçekleştirdiğini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:

"Bizim şu anda yurtiçinde kuyulardan yaklaşık 50 bin varil petrol elde ediyoruz, hemen hemen bu rakama yakın bir rakamı da yurtdışından elde ediyoruz. Ama sonuçta petrol bizim petrolümüz. O yüzden siyasi sınırlarımız sabit kalmak kaydıyla ekonomik sınırlarımızı genişleterek petrol ve doğalgaz aramacılığıyla alakalı kendi hissemize düşen oranı artırmak istiyoruz. Türkiye'nin 750, 800 bin variller civarında günlük kullanımı var. Biz bunun en az yarısını 2023 yılına kadar mutlaka yurtiçi veya yurtdışı kendi kaynaklarımızdan elde etmek zorundayız ki dışa bağımlılığımız azalsın"

2018 yılının sonunda projenin tamamlanmasının hedeflendiğini ifade eden Yıldız, ancak zincirin halkalarının eksik kalmamasının önemli olduğunu, bu nedenle projenin tüm ayaklarındaki yatırımların aynı şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, "Bu projenin Türkiye ayağında başarıya ulaşması için 2015 yılının Mart ayında İnşallah TANAP'daki temel atmayı burada sağlayacağız. 20 Eylül'de de bizim Güney Kafkasya Boru Hattı dediğimiz TANAP'ı besleyen boru hattının temeli atılacak, Bakü'de" diye konuştu.

TANAP'ta kullanılacak boruların büyük kısmının Türkiye'den sağlanmasını istediklerini de belirten Yıldız, buna ilişkin çalışmaların da sürdüğünü anlattı. Yıldız, "Mühendislik çalışmaları başladı, güzergah çalışmaları bitti, kamulaştırmalarla alakalı bin 800 kilometre kamulaştırma 5 ayrı noktadan devam ediyor. 19 ilimizden geçecek, 5 bine yakın kişi çalıştıracağız, tamamen finansmanı ulaslararası firmalar tarafından yapılacak bir projeden bahsediyoruz. Türkiye kendi öz kaynaklarından, Hazine'den, Maliye'den 1 dolar harcanmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet partisi milletvekillerinin konuşmaları sırasında Azerbaycan doğalgazının Türkiye'nin aldığı ön pahalı doğalgaz olduğunu söylediklerini aktaran Yıldız, şöyle devam etti:

"Azerbaycan doğalgazı Türkiye'nin aldığı en pahalı doğalgaz değildir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin aldığı en pahalı doğalgaz İran'dan aldığı doğalgazdır. Ve bununla alakalı itirazlarını ortaya koymuştur. İranlı meslektaşlarımızla yaptığımız toplantılarda sonuç alacak ve direkt doğalgaz fiyatını indirecek bir noktaya gelinememiştir. O yüzden uluslararası tahkim kuralları işletilmiştir. Konu son derece açıktık."

Uluslararası piyasalarda ticari sır olarak saklanan fiyatların bazı basın yayın organlarında ilan edildiğini belirten Yıldız, "Bizlerin telaffuz etmesi uluslararası anlaşmalara aykırıdır. Bu gizemli oluşu, gizli olduğu ile alakalı bir konu değildir. Uluslararası bir nezakettir. İran tahkimi nihayetlenmek üzeredir. Son nihai toplantı bu ay içinde yapılacaktır. Yıl sonuna kadar da İran ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasındaki doğalgaz fiyatıyla alakalı anlaşmazlık İnşallah bir noktaya bağlanacaktır" dedi.

Gelecek ay yerli kaynakla ilgili finansman modeline ilişkin bir projeyi açıklamayı planladıklarını, projelerin süreceğini belirten Taner, TANAP'a katkıda bulunan ve destek veren milletvekillerine teşekkür etti.

Yıldız'ın açıklamalarının ardından soru cevap bölümüne geçildi. Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın sorusunun yanıtlamak üzere söz verdiği Bakan Yıldız, bir süre telefonla görüştükten sonra konuşmasına başladı. Yıldız, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile önemli bir görüşme yaptığını ifade ederek, beklettiği için milletvekillerinden özür diledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, parasını ödeyenlere elektrik hizmetinin verilmesi, parasını ödemeyenlerin ise borçlarının yapılandırması gerektiğini belirterek, "(Ben elektrik parasını ödemek istemiyorum, yapılandırmak da istemiyorum, herhangi bir ödeme takvimim de yok, elektriğimi kesemezsin) derse birisi, kusura bakmayın onun elektiriğini kesmek durumundayız" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, tasarı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yıldız, IŞİD'in, son 4 yıl içerisinde Suriye ve Irak'ta ortaya çıkan, içerisinde en az 6 tane ayrı birimin bulunduğu örgüt olduğunu söyledi.

49 Türk vatandaşının orada alıkonulmuş olmasının herkesi derinden yaraladığını ve üzdüğünü belirten Yıldız, "Bu konuyla ilgili şu ana kadar yapılan çalışmaların hassasiyeti ve gizliliği... Büyük ölçüde buna dikkat eden muhalefet de dahil olmak üzere, oradaki insanlarımızın sağlığını ön plana koymuş bulunuyoruz. Her birimizin bu konuya nezaket göstermesi lazım. Bu konu kolay bir konu değil. Tabi 'hallolacak, edilecek' tarzında bir cümleyi benim burada peşinen etmem doğru değil. Ancak bunun siyasi yanlarıyla alakalı öncelikle oradaki insanımızın sağlığı birinci planda. Bildiğimiz her konunun kamuoyu ile paylaşılması doğru değil. Temennimiz, ümidimiz ve inancımız, bir an önce bütün rehinelerin kurtarılmasıdır" dedi.

Bakan Yıldız, "elektrik fiyatları ve ödenmemesi nedeniyle bazı yerlerde yapılan eylemlerle" ilgili soru üzerine, hiçbir vatandaşın hakkının diğerinin üzerinde kalmaması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'de 81 ilde de elektrik fiyatlarının aynı olduğunu belirten Yıldız, şunları kaydetti:

"Şu konuda mutabık mıyız? Parasını ödeyenlere elektrik hizmetinin verilmesi lazım, parasını ödemeyenlerin ise borçlarını yapılandırmamız lazım. Bir kısım vatandaşlarımızdan sehven şöyle bir istek geliyor: Biz para ödemeyelim ama elektriği de kullanalım. 150 bin nüfuslu bir ilçede ödememe oranı yüzde 95, ödeme oranı yüzde 5 olabilir mi, bu makul olabilir mi, bu doğru karşılanabilir mi? Bu bizim; Hükümet etme, idare etme ile ilgili yapımızı zedelemez mi? Deniyor ki 'biz eylem yapıyoruz, elektriğimizi kestiniz.' Ödeme yapmak isteyen varsa yapılandıracağız, kamu olarak da özel şirket olarak da her türlü kolaylığı göstermek durumundayız. 'Ama ben elektrik parasını ödemek istemiyorum, yapılandırmak da istemiyorum, herhangi bir ödeme takvimim de yok, elektriğimi kesemezsin' derse birisi, kusura bakmayın onun elektriğini kesmek durumundayız.

Bizler Türkiye'de özellikle son 12 yılda yapılan enerji yatırımları ile beraber, arzımız talepten daha fazla. Şu anda yüzde 12-15'ler civarında daha fazla arzımız var. Elektrik, enerji ile alakalı hamdolsun bir sıkıntımız yok. Geçen yıl 245 milyar kilovatsaat elektrik tüketildi. Bu elektiriği kimler tüketiyor? Yaklaşık 29 milyon abone tüketiyor. Bu enerji kullanılmazsa, nasıl elektrik tüketiminden bahsedeceğiz. Biz vatandaşımızın hassasiyetini, belki de maksadını aşan bir şekilde trafoları yakarak, binalara saldırarak ve oradaki direkleri yıkarak göstermesini tasvip etmiyoruz. Elektrik paralarını ödemelerine gerekçe olarak böyle eylemleri hiç ama hiç doğru bulmuyoruz."

Taner Yıldız, "Elektrik faturalarındaki TRT payının kaldırılıp kaldırılmayacağının sorulması" üzerine, TRT'nin ortaya koyduğu kurallar ve yayın politikaları ile beraber milli kanal olarak objektifliğini korumak zorunda olduğunu belirtti.

Elektrik faturalarındaki yüzde 3.5 olan TRT payının yüzde 2'ye indirildiğini anımsatan Yıldız, "Kamu bütçesinden sağlanmış olması halinde, o bütçeyi yapan Hükümetin tesiri altında kalacağı gerekçesiyle, kamu bütçesinden TRT fonlanamıyor. Ama bunun bir şekilde bütçelendirilmesi lazım. Bizim seçim beyannamelerimizde de bunun payının bulunması, fonlanması halinde, TRT payının sıfırlanacağını söylemiştik. Şimdi bütün kurumlarımızla beraber, eğer kamu bütçesinin haricindeki bir fonla fonlanabilmesi halinde hedeflerimiz doğrultusunda davranacağız" dedi.

Görüşmelerin ardından, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Eki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve The Trans Anatolian Gas Pipeline Company B.V. Arasında Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemi Hakkında Ev Sahibi Hükümet Anlaşmasına İlişkin Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Nükleer santralları kurmuş olmamız halinde, her bir nükleer santral devreye girmiş olması halinde, hem Sinop hem de Mersin, 7.2 milyar dolarlık daha az doğalgaz ithal edeceğiz. Çünkü biz kuracağımız nükleer santralı Atatürk Barajı'nın yerine kullanmayacağız, Boyabat'daki HES'in yerine kullanmayacağız" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Bakan Yıldız, tasarının görüşmeleri sırasında söz alarak Türkiye'nin enerji kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gelişmiş ülkelerin bütün enerji kaynaklarını değerlendiren yapılar kurduklarını belirten Yıldız, Türkiye'nin 2013 yılında elektriğin dörtte birinin yağış rejimleriyle birlikte sudan elde edildiğini aktardı. Bu yıl ise yağış rejimlerinin neredeyse yüzde 19, 20'ye düştüğünü belirten Yıldız, aradaki farkın diğer kaynaklara bölüştürüleceğini kaydetti. Güneş enerjisi ile nükleer santraldan elde edilen enerjiyi karşılaştıran Yıldız, birini tercih etmenin diğerinden vazgeçmek anlamına gelmediğini de vurguladı. "Güneş her zaman istediğimiz oranda olmayabiliyor" diyen Yıldız, "Karşılaştırdığımızda, yalnızca teknik spektler açısından söylüyorum, 7 kat kadar nükleer lehine bir gelişme var" ifadesini kullandı.

Dünyadaki 442 santralın yarısının ABD, Fransa ve Japonya'da kurulu olduğuna işaret eden Yıldız, şöyle devam etti:

"Herhalde özgürlükler açısından, insan sağlığı açısından bizden daha az önem veren ülkeler değil bunlar. Ben kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinden yanayım. Doğru bilgilendirdiğimiz kadar bunların tercih edileceğine de inanıyorum. Ama şunu da söylemem lazım, nükleer santrallarının ithal yakıt oranı diğerlerinden daha fazla değildir. Güneş, yağmur, jeotermal Allah'ın bize verdiği kaynaklardan. Ama nükleer santralları kurmuş olmamız halinde, her bir nükleer santral devreye girmiş olması halinde hem Sinop hem de Mersin 7.2 milyar dolarlık daha az doğalgaz ithal edeceğiz. Çünkü biz kuracağımız nükleer santralı Atatürk Barajı'nın yerine kullanmayacağız, Boyabat'daki HES'in yerine kullanmayacağız."

Yıldız, bu santralların kurulmasıyla birlikte en son teknolojiyi kullanacak bir yapının da kurgulanması gerektiğini söyledi.

Gelişen Türkiye'nin enerji portföyünü tüm enerji kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak oluşturmak istediklerini belirten Yıldız, "Ben bütün enerji kaynaklarının gelişmesinde vermiş olduğunuz destekten dolayı teşekkür ediyorum" dedi.

Yıldız'ın açıklamalarının ardından soru cevap bölümüne geçildi.

Bakan Yıldız, bir soruyu yanıtlarken de tüm milletvekillerinin nükleer santralı aynı derecede desteklemesinin beklenemeyeceğini, ancak kendilerinin de tüm risk analizlerini yaparak hareket ettiklerini belirtti.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz'ın Soma'da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden şirketi ile İstanbul'da 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasının yaşandığı inşaatın iş güvenliği denetimlerinin aynı firma tarafından yapıldığını ifade ederek, bu şirkete yönelik herhangi bir yaptırım olup olmadığını sorması üzerine de Yıldız, şunları söyledi:

"Soma'da 301 işçimizi kaybettiğimiz elim kazadan sonra 10 kardeşimizi de asansör faciasında yitirdik. Bundan üzüntülüyüz, ailelerine tekrar başsağlığı diliyoruz, kendilerine Allah'tan rahmet diliyoruz. İş güvenliği ile alakalı özellikle Çalışma Bakanlığımızın yaptığı bir inceleme var. Adli soruşturmalar, idari soruşturmalar devam ederken aynı zamanda kurumlarımızın da özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle alakalı müfettişlerimizin de yürüttüğü bir çalışma var. Bunun aynı şirket olması tabii ki o şirket açısından dikkatleri üzerine çeker ama özellikle münhasıran son asansör kazasıyla alakalı, teknik gerekçelerle mi olmuştur, idari bir inisiyatif kullanmada sıkıntı mı olmuştur, bunların her birisi o incelemelerden sonra kamuoyuyla paylaşılacak. Tabii ki denetim şirketi de bunun istisnası değildir."

TBMM Genel Kurulu, mesaisinin son gününde, Türkiye ile İran Arasında Tercihli Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarı'yı görüştü. Tasarı, müzakerelerin ardından kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, tasarının yasalaşmasının ardından, birleşime ara verdi. Bahçekapılı, olağanüstü çağrı yazısında yer alan konuların ele alındığını ve başka görüşülecek konu kalmadığını belirterek, birleşimi, Meclis'in yeni yasama yılı açılışının yapılacağı 1 Ekim Çarşamba günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.