2010-04-08 - 12:55
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında öğretim üyesi de olan Polat, kayıp çocuklar için kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
bilgi verdi.
Adli Tıp Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat, Adli Tıp'ın, Adalet Bakanlığı
yerine Sağlık Bakanlığına bağlı çalışması gerektiğini söyledi.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında öğretim
üyesi de olan Polat, kayıp çocuklar için kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
bilgi verdi.
Türkiye'nin, adli tıp çalışmalarında zorlanılan bir ülke olduğunu,
merkeziyetçi bir yapısının bulunduğunu ifade eden Polat, bunun da ''bütün olgular
İstanbul'a gelmeli, burada bakılmalı'' sonucunu doğurduğunu belirtti.
Polat, 250-300 olan adli tıp uzman sayısının yetersizliğine dikkati
çekerek, ''Otopsiyi pratisyen hekim yapıyor. Bu, pratisyen hekimin ameliyat
yapması gibi. Bir pratisyen, 5. sınıfta adli tıp dersi alıyor. Onun hazırladığı
rapor doğrultusunda savcı karar veriyor. Adalet mekanizması bu şekilde çalışıyor.
Bütün dosyaları İstanbul'a yollarsanız, o zaman kuyruklar başlıyor. Adli Tıp'ın
üniversitelerle çalışması halinde sonuçlar daha iyi olacaktır. Mahkemelerin,
üniversitelerin raporlarını kabul etmesi lazım'' diye konuştu.
Cinsel istismara maruz kalan bir çocuğun ruhsal travma yaşadığını
vurgulayan Prof. Dr. Polat, ruhsal travmayı iyileştirmenin, fiziksel travmayı
iyileştirmeden daha zor olduğunu anlattı.
Adli Tıp Kurumunun, Adalet Bakanlığı yerine Sağlık Bakanlığına bağlı
çalışması gerektiğini dile getiren Polat, ''Çünkü bu kurum, doktorların çalıştığı
bir yerdir. Dünyadaki örneklerinde ise bu kurum, bir yere bağlı değildir''
dedi.
Polat, kriminal olaylarda zamanın, en önemli kriter olduğuna işaret
ederek, 24 saatin, kayıp çocuğun bulunması için iyi bir zaman olduğunu dile
getirdi.
Dünyada çocuk kaçırma nedenlerini, çocuk seks turizmi, iş gücü sömürüsü,
yasadışı evlat edinme, dilendiricilik, evlilikler, fidye ve organ ticareti olarak
sıralayan Polat, dünyada her yıl kaçırma vakalarında artış görüldüğünü
belirtti.
Polat, ABD'de yaklaşık günde ortalama 2 bin çocuğun kaçırıldığını ifade
ederek, anne, bananın ayrı olduğu durumlarda çocuğun diğer ebeveyn tarafından
kaçırılmasının da görüldüğünü kaydetti.
Bu arada, Gaziantep'ten gelen bir kayıp ailesi, çalışmalarına başlamadan
önce komisyona başvuruda bulundu. Aile, Mart 2008'de 10 yaşındayken kaybolan
kızlarının bulunmasını istedi.(12:55)
yerine Sağlık Bakanlığına bağlı çalışması gerektiğini söyledi.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında öğretim
üyesi de olan Polat, kayıp çocuklar için kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
bilgi verdi.
Türkiye'nin, adli tıp çalışmalarında zorlanılan bir ülke olduğunu,
merkeziyetçi bir yapısının bulunduğunu ifade eden Polat, bunun da ''bütün olgular
İstanbul'a gelmeli, burada bakılmalı'' sonucunu doğurduğunu belirtti.
Polat, 250-300 olan adli tıp uzman sayısının yetersizliğine dikkati
çekerek, ''Otopsiyi pratisyen hekim yapıyor. Bu, pratisyen hekimin ameliyat
yapması gibi. Bir pratisyen, 5. sınıfta adli tıp dersi alıyor. Onun hazırladığı
rapor doğrultusunda savcı karar veriyor. Adalet mekanizması bu şekilde çalışıyor.
Bütün dosyaları İstanbul'a yollarsanız, o zaman kuyruklar başlıyor. Adli Tıp'ın
üniversitelerle çalışması halinde sonuçlar daha iyi olacaktır. Mahkemelerin,
üniversitelerin raporlarını kabul etmesi lazım'' diye konuştu.
Cinsel istismara maruz kalan bir çocuğun ruhsal travma yaşadığını
vurgulayan Prof. Dr. Polat, ruhsal travmayı iyileştirmenin, fiziksel travmayı
iyileştirmeden daha zor olduğunu anlattı.
Adli Tıp Kurumunun, Adalet Bakanlığı yerine Sağlık Bakanlığına bağlı
çalışması gerektiğini dile getiren Polat, ''Çünkü bu kurum, doktorların çalıştığı
bir yerdir. Dünyadaki örneklerinde ise bu kurum, bir yere bağlı değildir''
dedi.
Polat, kriminal olaylarda zamanın, en önemli kriter olduğuna işaret
ederek, 24 saatin, kayıp çocuğun bulunması için iyi bir zaman olduğunu dile
getirdi.
Dünyada çocuk kaçırma nedenlerini, çocuk seks turizmi, iş gücü sömürüsü,
yasadışı evlat edinme, dilendiricilik, evlilikler, fidye ve organ ticareti olarak
sıralayan Polat, dünyada her yıl kaçırma vakalarında artış görüldüğünü
belirtti.
Polat, ABD'de yaklaşık günde ortalama 2 bin çocuğun kaçırıldığını ifade
ederek, anne, bananın ayrı olduğu durumlarda çocuğun diğer ebeveyn tarafından
kaçırılmasının da görüldüğünü kaydetti.
Bu arada, Gaziantep'ten gelen bir kayıp ailesi, çalışmalarına başlamadan
önce komisyona başvuruda bulundu. Aile, Mart 2008'de 10 yaşındayken kaybolan
kızlarının bulunmasını istedi.(12:55)
