2011-12-19 - 15:07
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyon, basın kuruluşlarının temsilcilerini dinledi.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde oluşturulan ''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Medyanın Rolü'' konulu alt komisyon, basın kuruluşlarının temsilcilerini dinledi.
Alt Komisyon Başkanı, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, meslek kuruluşlarının konuya yönelik düşünceleri, tespitleri, somut önerilerinin, kendileri için büyük değer taşıdığını söyledi.
Hedeflerinin, komisyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak raporun temennilerden ibaret değil, sorunu çözebilecek şekilde somut öneriler içermesi olduğunu vurgulayan Uslu, önerilerinin hayata geçtiğini görebilecek şekilde parlamento ve Hükümet arasında köprü rolü olmayı amaçladıklarını belirtti.
Uslu, yayınlardaki temel argümanın, ''toplum bunu istiyor, bunu izliyor, halk bunu seviyor; toplumumuz bu'' olduğunu ifade etti. Uslu, geçtiğimiz günlerdeki adli operasyonlar sonucunda izlenme oranlarının ortaya konulmasında derin şüphelerin bulunduğunu, bu çerçevede bir takım baskınlar yapıldığını, hukuki sürecin başladığını hatırlattı.
2 bin 500 ölçüm cihazı konulduğunu, bu ailelerin demografik yapısının da önemli olduğunu dile getiren Uslu, ''Bu aileler, Türkiye'nin ortalama değerlerini ne kadar temsil ediyor, bunlar kimdir; bugüne kadar hiç açıklama yapılmadı'' dedi.
Uslu, kalıp yargıları besleyen medya yapılanmasının, özellikle televizyon üzerinden pompalandığını gördüklerini ifade ederek, ''Argüman güçlüydü, 'toplum böyle istiyor'. Toplum mu istiyor yoksa bir takım şirketler arasında kurulan saadet zinciri mi ortaya çıkıyor- Kasabanın sırrı mı ilk kez ifşa edilecek- Görünmez şalların üzerinden çekildiği durum mu yaşanacak- Hukuki süreç sonrası görülecek. Böyle bir operasyon başlatılması, son derece değerli ve önemli. Sektörün tamamen temiz, berrak yapısıyla yoluna devam etmesi önemli. Fatmagül'ün suçu yok ama belki birilerinin bugün suçu var. Hukuki süreç bittiğinde belki göreceğiz'' diye konuştu.
Uslu, internet medyası, yazılı ve görsel medya kuruluşlarının birleşerek ebeveyn medya konseyi oluşturmasını, medya içeriklerinin analiz edilerek, web sitesi üzerinden topluma duyurulmasını önerdi.
Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Güleryüz, yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi. 8 meslek birliğinin, Mesleki Yeterlilik Kurumuyla, mesleğin standartlarını oluşturmak için çalıştıklarını belirten Güleryüz, televizyon ve radyo program yapımcısı, yapım yardımcısı için etik değer ve ilkeler çerçevesinde, toplumsal cinsiyet kavramının da yer aldığı eğitim çalışmaları planladıklarını anlattı. Güleryüz, standartların Resmi Gazete'de yayımlanacağını, katılımcılara sertifika verileceğini, sertifikası olmayanların çalışmasının daha da zorlaştırılacağını dile getirdi.
Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş'nin (TİAK) Genel Müdürü de olduğunu ifade eden Güleryüz, televizyonların, ''tutmuş bir işin'' taklitlerinin yapılmasından şikayet ettiğini ancak diğer yönüyle garantisi olduğu, seyredilip, takdir gördüğü için tekrarını yapmakta da beis görmediklerini söyledi.
Güleryüz, daha önce televizyon izleme ölçümlerinin, bir komite tarafından yürütüldüğünü anımsatarak, açılan bir iki dava ve Rekabet Kurumunun, komitenin tüzel kişiliğe sahip olmadığı yönündeki raporu doğrultusunda tüzel kişiliğe sahip TİAK'ın oluşturulduğunu anlattı.
Denek sayısının yetersizliğinden hareketle, bu sayının artırılması yönünde bir kararın bulunduğunu, yüklenici şirketin değiştirildiğini bildiren Güleryüz, bütün bu yeni çalışmaların devreye girebilmesinin Eylül 2012'den itibaren olabileceğini kaydetti. Güleryüz, bu süreye kadar mevcut izlemenin devam edeceğini belirtti. Güleryüz, bilimsel temsil, yansıtma konusunda bir sorun olmadığını, panele müdahale edilmesi iddiası bulunduğunu söyledi.
Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, bir gazetenin birinci sayfasında, kadına şiddeti tetikleyen bir fotoğraf yayımlandığını ifade ederek, bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in kendisini aradığını, ne yapılabileceğini konuştuklarını belirtti. Birgit, en büyük yaptırımlarının uyarı ya da kınama olduğunu, bu haberden dolayı da gazeteyi kınadıklarını kaydetti. Birgit, ''Bu anlayan için bir şey oluyor, anlamayan aldırmıyor. İş dönüp dolaşıp, tiraj ve reytingde toplanıyor. Bunu önlemenin imkan yok'' dedi.
Birgit, idam edilen bir kişinin fotoğrafını, çalıştığı o dönemdeki gazeteye koymadığını daha sonra patronunun neden koymadığını sorduğunu, ''Bizim okuyucularımız, sabah kahvaltısında çocukları, eşleriyle bununla yüz yüze gelirse ne hissederler, gazeteye karşı tepkileri olumsuz olur'' karşılığını verdiğini anlattı. Birgit, ''Tiraj ve reyting, gazete, televizyon, radyo için birinci derecede bir şey. Bunu önlemeniz mümkün değil'' dedi.
Orhan Birgit, son günlerdeki denek konusuna değindi. Birgit, burada para, mali çıkar döndüğünü, önlenemezse kurumların gizlice deneklerin adresini bulmaya çalıştığını, ikramlarda bulunduğunu, televizyon verdiklerini belirterek, ''Şu anda vaki mi bilmiyorum ama benim çalıştığım, bir gruba danışmanlık yaptığım sırada böyleydi. Bizim arkadaşlar arasında da söz konusuydu'' diye konuştu.
Komisyon üyesi AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın, ''Hangi yıldı'' sorusuna Birgit, '' 1990'lı yıllardır, 1998. El altından adam denek listesini buluyor, para veriyor, 'şuraya basar mısın' deniliyor'' karşılığını verdi. Aydın, ''Geçen hafta duyduğumuz şeyi, siz o yıllarda da var diyorsunuz'' sözleri üzerine Birgit, ''Evet'' dedi.
Eğitimin önemine işaret eden Birgit, medyada çalışan iletişim fakültesi mezunu sayısının çok az olduğunu, alınmadıklarını belirtti.
Medya Derneği Başkanı Salih Memecan, kadının yanlış temsil edildiğini, bir araştırmaya göre, haberlerin yüzde 80-90'ında kadınların mağdur, dayak yiyen ve terk edilen kadın, güzel kadın, seks objesi; yüzde 10-15 oranında ise başarılı kadın olarak yer aldığını vurguladı. Memecan, Nokta dergisini çıkardıklarında, içeriğiyle ilgisi olmayan seksi kapaklar yaptıklarını, daha önce on bin satarken, bu kapaklarla satışlarının yüz bin olduğunu anlattı.
Kadının sunumunda erkek dili bulunduğuna işaret eden Memecan, ''yürek hoplattı'' ifadesinin kullanıldığında, annesinin yüreğinin hoplayıp hoplamadığını merak ettiğini söyledi. Memecan, ''Frikik verdi deniliyor, erkek dili, jargonu var. Kadının yanlış temsil ediliyor ve erkek dili kullanılıyor'' görüşünü dile getirdi.
Memecan, son dönemde değişmekle birlikte basın sektörünün erkek ağırlıklı olduğunu, yöneticilerin sadece yüzde 15'inin kadın olduğunu belirterek, ''Kadın belli yere kadar yükseliyor, çocuk dolayısıyla geri çekiliyor, döndüğünde ise meslektaşı yayın yönetmeni olmuş oluyor'' dedi.
Türkiye'de basının bu durumda olmasının nedenlerinden birinin ''darbe kültürü'' olduğunu savunan Memecan, politikanın geri çekildiğini kadın, cinsiyet ağırlıklı yayınların öne çıktığını söyledi. (15:07)
Alt Komisyon Başkanı, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, meslek kuruluşlarının konuya yönelik düşünceleri, tespitleri, somut önerilerinin, kendileri için büyük değer taşıdığını söyledi.
Hedeflerinin, komisyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak raporun temennilerden ibaret değil, sorunu çözebilecek şekilde somut öneriler içermesi olduğunu vurgulayan Uslu, önerilerinin hayata geçtiğini görebilecek şekilde parlamento ve Hükümet arasında köprü rolü olmayı amaçladıklarını belirtti.
Uslu, yayınlardaki temel argümanın, ''toplum bunu istiyor, bunu izliyor, halk bunu seviyor; toplumumuz bu'' olduğunu ifade etti. Uslu, geçtiğimiz günlerdeki adli operasyonlar sonucunda izlenme oranlarının ortaya konulmasında derin şüphelerin bulunduğunu, bu çerçevede bir takım baskınlar yapıldığını, hukuki sürecin başladığını hatırlattı.
2 bin 500 ölçüm cihazı konulduğunu, bu ailelerin demografik yapısının da önemli olduğunu dile getiren Uslu, ''Bu aileler, Türkiye'nin ortalama değerlerini ne kadar temsil ediyor, bunlar kimdir; bugüne kadar hiç açıklama yapılmadı'' dedi.
Uslu, kalıp yargıları besleyen medya yapılanmasının, özellikle televizyon üzerinden pompalandığını gördüklerini ifade ederek, ''Argüman güçlüydü, 'toplum böyle istiyor'. Toplum mu istiyor yoksa bir takım şirketler arasında kurulan saadet zinciri mi ortaya çıkıyor- Kasabanın sırrı mı ilk kez ifşa edilecek- Görünmez şalların üzerinden çekildiği durum mu yaşanacak- Hukuki süreç sonrası görülecek. Böyle bir operasyon başlatılması, son derece değerli ve önemli. Sektörün tamamen temiz, berrak yapısıyla yoluna devam etmesi önemli. Fatmagül'ün suçu yok ama belki birilerinin bugün suçu var. Hukuki süreç bittiğinde belki göreceğiz'' diye konuştu.
Uslu, internet medyası, yazılı ve görsel medya kuruluşlarının birleşerek ebeveyn medya konseyi oluşturmasını, medya içeriklerinin analiz edilerek, web sitesi üzerinden topluma duyurulmasını önerdi.
Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Güleryüz, yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi. 8 meslek birliğinin, Mesleki Yeterlilik Kurumuyla, mesleğin standartlarını oluşturmak için çalıştıklarını belirten Güleryüz, televizyon ve radyo program yapımcısı, yapım yardımcısı için etik değer ve ilkeler çerçevesinde, toplumsal cinsiyet kavramının da yer aldığı eğitim çalışmaları planladıklarını anlattı. Güleryüz, standartların Resmi Gazete'de yayımlanacağını, katılımcılara sertifika verileceğini, sertifikası olmayanların çalışmasının daha da zorlaştırılacağını dile getirdi.
Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş'nin (TİAK) Genel Müdürü de olduğunu ifade eden Güleryüz, televizyonların, ''tutmuş bir işin'' taklitlerinin yapılmasından şikayet ettiğini ancak diğer yönüyle garantisi olduğu, seyredilip, takdir gördüğü için tekrarını yapmakta da beis görmediklerini söyledi.
Güleryüz, daha önce televizyon izleme ölçümlerinin, bir komite tarafından yürütüldüğünü anımsatarak, açılan bir iki dava ve Rekabet Kurumunun, komitenin tüzel kişiliğe sahip olmadığı yönündeki raporu doğrultusunda tüzel kişiliğe sahip TİAK'ın oluşturulduğunu anlattı.
Denek sayısının yetersizliğinden hareketle, bu sayının artırılması yönünde bir kararın bulunduğunu, yüklenici şirketin değiştirildiğini bildiren Güleryüz, bütün bu yeni çalışmaların devreye girebilmesinin Eylül 2012'den itibaren olabileceğini kaydetti. Güleryüz, bu süreye kadar mevcut izlemenin devam edeceğini belirtti. Güleryüz, bilimsel temsil, yansıtma konusunda bir sorun olmadığını, panele müdahale edilmesi iddiası bulunduğunu söyledi.
Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, bir gazetenin birinci sayfasında, kadına şiddeti tetikleyen bir fotoğraf yayımlandığını ifade ederek, bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in kendisini aradığını, ne yapılabileceğini konuştuklarını belirtti. Birgit, en büyük yaptırımlarının uyarı ya da kınama olduğunu, bu haberden dolayı da gazeteyi kınadıklarını kaydetti. Birgit, ''Bu anlayan için bir şey oluyor, anlamayan aldırmıyor. İş dönüp dolaşıp, tiraj ve reytingde toplanıyor. Bunu önlemenin imkan yok'' dedi.
Birgit, idam edilen bir kişinin fotoğrafını, çalıştığı o dönemdeki gazeteye koymadığını daha sonra patronunun neden koymadığını sorduğunu, ''Bizim okuyucularımız, sabah kahvaltısında çocukları, eşleriyle bununla yüz yüze gelirse ne hissederler, gazeteye karşı tepkileri olumsuz olur'' karşılığını verdiğini anlattı. Birgit, ''Tiraj ve reyting, gazete, televizyon, radyo için birinci derecede bir şey. Bunu önlemeniz mümkün değil'' dedi.
Orhan Birgit, son günlerdeki denek konusuna değindi. Birgit, burada para, mali çıkar döndüğünü, önlenemezse kurumların gizlice deneklerin adresini bulmaya çalıştığını, ikramlarda bulunduğunu, televizyon verdiklerini belirterek, ''Şu anda vaki mi bilmiyorum ama benim çalıştığım, bir gruba danışmanlık yaptığım sırada böyleydi. Bizim arkadaşlar arasında da söz konusuydu'' diye konuştu.
Komisyon üyesi AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın, ''Hangi yıldı'' sorusuna Birgit, '' 1990'lı yıllardır, 1998. El altından adam denek listesini buluyor, para veriyor, 'şuraya basar mısın' deniliyor'' karşılığını verdi. Aydın, ''Geçen hafta duyduğumuz şeyi, siz o yıllarda da var diyorsunuz'' sözleri üzerine Birgit, ''Evet'' dedi.
Eğitimin önemine işaret eden Birgit, medyada çalışan iletişim fakültesi mezunu sayısının çok az olduğunu, alınmadıklarını belirtti.
Medya Derneği Başkanı Salih Memecan, kadının yanlış temsil edildiğini, bir araştırmaya göre, haberlerin yüzde 80-90'ında kadınların mağdur, dayak yiyen ve terk edilen kadın, güzel kadın, seks objesi; yüzde 10-15 oranında ise başarılı kadın olarak yer aldığını vurguladı. Memecan, Nokta dergisini çıkardıklarında, içeriğiyle ilgisi olmayan seksi kapaklar yaptıklarını, daha önce on bin satarken, bu kapaklarla satışlarının yüz bin olduğunu anlattı.
Kadının sunumunda erkek dili bulunduğuna işaret eden Memecan, ''yürek hoplattı'' ifadesinin kullanıldığında, annesinin yüreğinin hoplayıp hoplamadığını merak ettiğini söyledi. Memecan, ''Frikik verdi deniliyor, erkek dili, jargonu var. Kadının yanlış temsil ediliyor ve erkek dili kullanılıyor'' görüşünü dile getirdi.
Memecan, son dönemde değişmekle birlikte basın sektörünün erkek ağırlıklı olduğunu, yöneticilerin sadece yüzde 15'inin kadın olduğunu belirterek, ''Kadın belli yere kadar yükseliyor, çocuk dolayısıyla geri çekiliyor, döndüğünde ise meslektaşı yayın yönetmeni olmuş oluyor'' dedi.
Türkiye'de basının bu durumda olmasının nedenlerinden birinin ''darbe kültürü'' olduğunu savunan Memecan, politikanın geri çekildiğini kadın, cinsiyet ağırlıklı yayınların öne çıktığını söyledi. (15:07)
