2011-03-03 - 13:20
TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONUNCA OLUŞTURULAN ALT KOMİSYON, ASKERİ CEZA VE TUTUKEVLERİ RAPORUNU TAMAMLADI
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyon, askeri ceza infaz kurumlarındaki incelemelerini rapor haline getirdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
bünyesinde oluşturulan alt komisyon, askeri ceza infaz kurumlarındaki
incelemelerini rapor haline getirdi. Raporda, genel itibariyle ziyaret edilen
ceza infaz kurumlarının fiziki yapılarının iyi olduğu tespitine yer verildi,
tutuklu ve hükümlü erlerin de sivil kıyafet giymesi, infaz koruma görevlilerinin
sınavla alınan profesyoneller olması ve insan hakları eğitiminden geçirilmesi
önerildi.

Komisyon Başkanı Zafer Üskül'ün başkanlığındaki alt komisyon, geçen yıl
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Mamak 1. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi, 1. Hava
Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 2. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi, 3. Kolordu
Komutanlığı Özel Tip Askeri Cezaevi ve Tutukevi(Hasdal) ile bu yılın başında Ege
Ordusu Komutanlığı 1. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinde incelemelerde bulundu.

Komisyon, hükümlü ve tutukluların, maddi, manevi dokunulmazlığının ihlal
edilip edilmediğini, ceza infaz kurumlarındaki yaşam koşullarını, sağlık
hizmetleri başta olmak üzere infaz kurumuyla ilgili şikayetleri yerinde inceledi;
ceza infaz kurumu yöneticileri ve koğuşlarında kurum personeli olmadan bazı
hükümlü, tutuklularla görüştü.

Rapora göre, Türkiye'de 10 Ocak 2011 itibariyle 25 yerde askeri ceza ve
tutukevi yer alıyor, bunların toplam kapasitesi 2 bin 443.

Aynı tarih itibariyle 541 tutuklu, 190 hükümlü olmak üzere 731 kişi bu
ceza ve tutukevlerinde bulunuyor. Ceza ve tutukevlerinin 3'te 1'i dolu.

Tutuklulardan 29'u subay, 21'i astsubay, 9'u uzman çavuş, 482'si
erbaş-er, hükümlülerden ise 2'si subay, 9'u astsubay, 1'i uzman çavuş, 178'i
erbaş-er statüsünde.

Raporda, ''İnfaz kurumlarında kapasitenin altında tutuklu ve hükümlü
bulunması, verilen hizmetlerin iyi ve yapılan çalışmaların daha sağlıklı
yapılmasına imkan sunmaktadır'' denildi.

Komisyonun, yaptığı incelemeler sonrasındaki tespitleri rapora şöyle
yansıdı:

''Cezaların infazı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
ile gerçekleştiriliyor, uluslararası standartlara uygun olarak düzenlenen bu
yasa, tüm infaz kurumlarında uygulanmalı. Aksi eylemler, uygulamalar arasında
farklılıkların doğmasına neden olur.

Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanunun'da 'Askeri
mahkemelerce verilen ceza hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu
Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar
ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır' hükmü bulunuyor, askeri ceza
infaz kurumlarının da bu yasaya göre yönetilmesi gerekir.

Askeri Ceza ve Tutukevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair
Yönetmelik'in bazı hükümleri, yasa ve uluslararası standartlara uygun değil,
askeri bir eğitimin devamı niteliği taşıyor.

'...günlük programda cuma ve cumartesi hariç olmak üzere haftanın diğer
günlerinde gece dersi yaptırılır'', ''Hükümlü ve tutuklu er ve erbaşlar,
teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin
emriyle askeri ceza ve tutukevinin içinde veya dışında, yük taşınması, taş veya
odun kırılması, yol yapımı, arazi tesviyesi, ağaç dikimi gibi işlerde kazma,
kürek kullanılmasını gerektiren ağır işlerde çalıştırılabilir', 'Sabah kalkma
vaktinden yatma saatine kadar yatakhaneye girmeleri veya yataklarda
yatmaları,...koğuşta yemek yemeleri yasaktır', 'Subay ve astsubaylarla ilgili
hükümleri saklı kalmak kaydıyla tüm hükümlü ve tutukluların saç ve sakalları,
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin erler hakkındaki hükümlerine
göre kestirilir' yönündeki düzenlemeler yeniden gözden geçirilmeli, uluslararası
standartlara uygun hale getirilmeli.

İnfaz kurumlarında, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
hükümleri uygulanmalı, yönetmelik ve iç işleyiş de bu yasaya paralel olarak
düzenlenmeli.

Resmi Gazete'de yayımlanmayan yönetmelik, şeffaflık ve toplumun bilgi
alma hakkı göz önüne alındığında, Resmi Gazete'de yayımlanmalı ve Milli Savunma
Bakanlığının internet sitesine konulmalı.

Tutuklu ve hükümlü subay, astsubay, sivil personel, uzman jandarma ve
uzman erbaşlara askeri disiplini ihlal etmeyecek nitelikte olmak şartıyla tanınan
kendi sivil kıyafetlerini giyme imkanının erlere de verilmesi
değerlendirilmeli.

İnfaz koruma memurları, insan hakları ve psikolojisi başta olmak üzere
yeterli eğitimden geçirilmeli.

Kurumlarda bu görevin memurlar tarafından değil, erbaş ve erler
tarafından yapılması, uygulamada bazı sıkıntıları beraberinde getiriyor. İnfaz
koruma görevlilerinin er ve erbaşlardan oluşturulması yerine, sınavla alınan
profesyonel kişiler olarak bu işi yapan memurlar tarafından hizmetin yerine
getirilmesi daha olumlu sonuçlar doğuracak.

Askeri ceza infaz kurumu müdürleri, Silahlı Kuvvetlerde farklı
birliklerde görev yapan subaylar arasından atanıyor. Kurum müdürlüğü profesyonel
bir meslek olarak kabul edilmeli ve göreve atananlar emekli olana kadar
olağanüstü bir sıkıntı olmadığı takdirde bu görevini sürdürmeli.

Raporda, Eskişehir 2. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi personelinin tutum ve
davranışlarının, ıslah odaklı olmaktan çok disiplin temeline oturtulmuş olduğu
izlenimine yer verildi.

Hükümlü ve tutukluların, günde 6 kez içtima vermeleri, tüm tutuklu ve
hükümlülerin esas duruşa geçerek beklemeleri, koridorlarda başları öne eğik,
elleri vücuduna yapışık vaziyette sağa sola bakmadan sadece önlerine bakarak
yürümek zorunda olmaları, saat 21.30'dan sonra zorunlu olarak uyumak zorunda
kalmaları, gece nöbet tutmaları, gazinoda otururken bacaklarını uzatmalarının
yasak olması gibi uygulamaların, bunun göstergeleri olduğu kaydedildi.

Buradaki hükümlü ve tutukluların, istedikleri gazeteleri değil, idarenin
belirlediği 15 gazete içerisinden seçim yapabildiği, liste dışındaki gazeteleri
okuyamadığı ifade edildi.

Geceleri nöbet tutma, esas duruşunu gösterme, yanaşık düzen ve talimat
eğitimleri gibi askerlere mahsus eylemlerin, sivil kişilere ve asker sayılmayan
hükümlülere de uygulanmasının, ayrı bir çelişki olduğu vurgulanan raporda, ''Bu
uygulamaların tutuklu ve hükümlülerin ıslahına yönelik olumlu bir sonuç
doğurmayacağı, yargı tarafından verilen hapis cezası dışında idarece cezalandırma
şeklinde bir uygulama algısına neden olacağı düşünülerek yasada yeri olmayan bu
tür faaliyetlere son verilmesi, infaz sisteminin amacına daha uygun olacaktır''
denildi.

Hasdal'daki incelemelerde ise hükümlü ve tutukluların fiziki şartlarına
ilişkin bazı olumlu uygulamaların da görüldüğü ifade edildi.

Ziyaret tarihinde yürürlükteki yönetmelikte; ceza infaz kurumunda spor
aletlerinin bulundurulmasına, odalarda kütüphanelerin kurulmasına, talep edilen
gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına, odalarda buzdolabı olmasına ilişkin
hükümlerin yer almamasına rağmen Hasdal'da bu imkanların tutuklu ve hükümlülere
verildiği belirtildi.

''Sabah kalkma vaktinden yatma saatine kadar yatakhaneye girmeleri veya
yataklarda yatmaları,koğuşta yemek yemeleri yasaktır'' şeklindeki yönetmelik
hükmüne karşın Hasdal Ceza İnfaz Kurumunda bu maddenin uygulanmadığı,
diğerlerinde ise tutuklu ve hükümlülerin şikayetine neden olacak şekilde
uygulandığı vurgulandı.

Raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Komisyonumuz bu tür olumlu uygulamaların yaygınlaştırılmasına ve farklı
uygulamaların sonlandırılmasına, hem ceza infaz kurumunda barındırılan tutuklu ve
hükümlülerin daha insani koşullarda yaşamasına hizmet edeceği hem de kurumlarda
barındırılanlar arasında eşitliğin sağlanması gerekliliği düşüncesiyle önem
atfetmektedir. Komisyonumuzun bu doğrultudaki düşünce ve beyanları sonucunda
yönetmelikte değişiklik yapılarak ceza infaz kurumunda bulundurulabilecek eşya
listesine koşu bandı, bisiklet, kürek çekme aleti gibi mekanik spor malzemeleri
ile buzdolabı, klima, vantilatör ve su soğutma sebili eklenmiştir. Yönetmelikteki
değişiklikten sonra yapılan ilk inceleme yeri olan Ege Ordusu Komutanlığı 1.
Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinde bu değişikliklerin hayata geçirilmediği
gözlemlenmiştir. Kamuoyunda yönetmelik değişikliğinin sadece Hasdal'a yönelik
yapıldığı imaj ve izlenimine yer açabilecek değerlendirmelere sebebiyet verecek
uygulamalardan kaçınılmalı, yapılan değişiklik ve işlemler tüm askeri ceza infaz
kurumlarını kapsayacak şekilde uygulamaya sokulmalıdır.''

Raporda, askeri ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü erlerin önemli
bir çoğunluğunun, askerlik görevleri sırasında cep telefonu bulundurdukları ve bu
nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkum olduğu belirtildi.

Raporda, ''Haberleşme ve cep telefonu kullanımının bu kadar
yaygınlaştığı, bilgi ve teknoloji çağı olan günümüzde bu eylemin hapis cezasına
netice veren suç olarak nitelendirilmesinin ve ağır bir yaptırıma tabi
tutulmasının ceza adaleti açısından insan haklarına aykırılık teşkil edebileceği
endişesi söz konusudur'' denildi.

Genel itibariyle ziyaret edilen ceza infaz kurumlarının fiziki
yapılarının iyi olduğu tespit edildiği ifade edilen raporda, ''Ancak 1. Hava
Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 2. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinde havalandırma
alanlarını çevreleyen duvarların kenarlarında bulunan dikenli teller ve
demirlerin hükümlü ve tutukluların kendilerine zarar verebilecekleri kadar yakın
olduğu görülmüş ve bu durum ilgili birimlere iletilmiştir. Tutuklu ve
hükümlülerin içinde bulundukları durum itibariyle kendilerine zarar verebilme
ihtimallerinin her zaman bulunduğu, hatta zaman zaman intihar olaylarının
görüldüğü bilinmektedir. Bu tür olumsuz eylemlere sebebiyet vermemek adına infaz
kurumlarının fiziki yapıları ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmalıdır''
görüşüne yer verildi.

(13.20)