2012-05-07 - 15:02
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ HAMZAÇEBİ GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, Parlamenter Denetim Sempozyumu'nda Başkanlık Sistemi ile ilgili sözleri üzerine ''Sayın Bozdağ, 2007'deki Cumhurbaşkanı seçimine, görevlerine ilişkin yapılan değişikliğin yanlış olduğunu itiraf etmektedir. Türkiye'nin tartışması gereken başkanlık sistemi değildir. Türkiye parlamenter sistemden vazgeçmemelidir'' dedi
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, Parlamenter Denetim Sempozyumu'nda Başkanlık Sistemi ile ilgili sözleri üzerine ''Sayın Bozdağ, 2007'deki Cumhurbaşkanı seçimine, görevlerine ilişkin yapılan değişikliğin yanlış olduğunu itiraf etmektedir. Türkiye'nin tartışması gereken Başkanlık Sistemi değildir. Türkiye parlamenter sistemden vazgeçmemelidir'' dedi

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'de 2007'de yapılan anayasa değişikliğiyle parlamenter sistemde öteden beri var olan cumhurbaşkanı modelinin, bir adım daha ileri götürmek, cumhurbaşkanını halka seçtirmek suretiyle bir başka şekle dönüştürüldüğünü söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, TBMM'de gazetecilerin, Bozdağ'ın açıklamalarına ilişkin sorularını cevapladı.

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:

"Sayın Bozdağ'ın başkanlık sistemine ilişkin açıklamasını bende bir panelist olarak panelde duydum. Ben bu açıklamayı şöyle yorumluyorum; 2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Türkiye'de parlamenter sistemde öteden beri var olan Cumhurbaşkanı modeli bir adım daha ileri götürülmek suretiyle, Cumhurbaşkanını halka seçtirmek suretiyle bir başka şekle dönüştürüldü.

Bizim 1982 anayasasında ki Cumhurbaşkanı modeli o döneme mahsus olarak o dönemin Cumhurbaşkanını tarif etmek üzere çıkarılmıştır. parlamenter sistemdeki bir Cumhurbaşkanına göre yetkileri çok fazladır ama başkanlık sistemine göre ise yetkileri azdır.

Bu model ikisi arasında bir yerde duran bir modeldir. Simdi böyle tarif edilmiş bir Cumhurbaşkanını yapılan anayasa değişikliği ile halka seçtirmeye kalktığınızda ortaya çok daha garip bir durum çıkmaktadır. Halk tarafından seçildiği için son derece güçlü olacak bir Cumhurbaşkanı var. Öte taraftan bu Cumhurbaşkanı sorumsuzdur. Hem çok güçlü olan halka karşı sorumluluğu dışında yapmış olduğu işlemler nedeniyle yasalar karşısında hiçbir sorumluluğu olmayan bir Cumhurbaşkanı modeli vardır.

Sayın Bozdağ bugün ki açıklamasıyla 2007 yılındaki Cumhurbaşkanının seçilmesine ve görevlerine ilişkin yapılan değişikliğin yanlış olduğunu itiraf etmektedir. Bunun anlamı budur. İkinci olarak bu konuda söyleyeceğim şudur; Türkiye 1876 yılındaki Osmanlı döneminde ki Kanun-i Esasiye uygulamasından bu yana bütün anayasalarında parlamenter sistemi benimsemiştir.

Kurtuluş savaşı özel koşullarında uygulanan 1921 anayasasını bir kenara bırakırsak 1924 anayasası, 1961 anayasası ve 1982 anayasası parlamenter sistemi esas almışlardır. 1924 anayasası TBMM'nin üstünlüğünü esas almış ise de uygulamada parlamenter sistem gibi işlemiştir.

1961 anayasası, 1924 anayasasının eksikliklerini dikkate alarak özetle yürütmenin yasama ve yargı karşısında ki olağanüstü gücünü dikkate alarak onu daha dengeleyen bir parlamenter sistemi benimsemiştir. Bu çerçevede Cumhuriyet Senatosu kurulmuştur. Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
Amaç yürütmenin gücünü dengelemektir. 1982 anayasası ise yine 1961 ila 1980 arasında uygulanan 1961 anayasasının eksikliklerini dikkate alarak parlamenter sisteme bir başka bakış açısı getirmiştir.

Bu anayasada şüphesiz bugün tartışılıyor, bunun parlamenter sistem açısından eksik ve yanlış bir model olduğunu konuşuyoruz. CHP olarak görüşümüz de budur. Burada ki Cumhurbaşkanı tarifi de doğru değildir. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı değil, Başbakan daha güçlüdür.

Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu vardır. Cumhurbaşkanı bir denge makamıdır, dengeyi sağlayan bir kurumdur. Bu çerçevede yapılandırılması gerekir Cumhurbaşkanlığının, Türkiye'nin tartışması gereken bence başkanlık sistemi değildir.

Türkiye parlamenter sistemden vazgeçmemelidir. Parlamenter sistemde bir yanlışlık var ise, bir tıkanma var ise, hükümet sistemi işemiyor ise ve bir şekilde yasalar ve yasa değişikliği ile bunlar aşılamıyor ise başkanlık sistemini Türkiye gündemine alabilir ama böyle bir tablo yoktur.

Bugüne kadar bütün tecrübelerde sistemin eksiklikleri giderilmeye çalışılmıştır. Sistemde gene eksiklik olabilir ki vardır. Cumhurbaşkanının çok fazla yetkilere, parlamenter sistemde olmaması gereken yetkilere sahip olması bugün ki sistemin eksikliğidir.

Bunun çözümü başkanlık sistemine adım atmak değil tam tersine parlamenter siteme sahip çıkmak ve sarılmaktır. Cumhurbaşkanını daha sembolik yetkilere sahip bir denge kurumu olarak tanımlamaktır."

Bir gazetecinin, ''Başbakan'ın Çankaya Köşkü formülüyle bu öneri paralellik arz ediyor mu-'' sorusuna Hamzaçebi, ''Kendilerine sormak gerekir. Çankaya Köşkü'ne kimin çıkacağını, şimdiden hiç kimse tahmin edemez. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bugünkü gibi olur da iki turlu yapılacaksa, cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişi, toplumun tamamını kucaklayacak bir kişi olacaktır. AK Parti'nin bugünkü açıklamaları, açılımları, onların toplumun tamamını kucaklayacak bir profili, cumhurbaşkanı adayı olarak çıkarmaya yetmemektedir'' karşılığını verdi. (15:02)