2014-05-29 - 16:42
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın görüşmeler tamamlandı.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarı hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 2015 yılının Çanakkale Deniz Savaşları Zaferi'nin 100. yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Bu nedenle daha kapsamlı anma törenleri ve etkinlikler gerçekleştirileceğini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
"Anma törenlerine geçen yıl 29, bu yıl ise 34 ülke temsilcisinin katıldığını belirtmek isterim. Dost düşman herkese çok şey anlatan ve halen de anlatmaya devam eden Çanakkale Savaşlarının yılda bir kez yapılan tören ve etkinliklerle hatırlanmasını yeterli bulmuyoruz. Anma törenleri gibi dönemsel etkinliklerin kalıcı bir etki bıraktığını söylemek zordur. Bu amaçla Çanakkale Savaşlarının geçtiği Gelibolu yarımadasında sadece 100. yıl anma törenleriyle sınırlı kalmadan sürekli görev yapacak, hizmet verecek bir yapılanmaya gitmek ve bu doğrultuda yeni bir yapı kurmak ertelenemez hale gelmiştir. Bu çerçevede Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nı hazırladık."
Çanakkale Savaşları'nın insanlık tarihinde bir dönüm noktası, kahramanlık ve fedakarlığın doruk noktaya ulaştığı bir mücadele olduğunu vurgulayan Çelik, bu savaşın verilen büyük kayıplara rağmen bugün bile tüm dünyada barışçıl bir anlayış ve saygı uyandırdığına dikkati çekti.
AK Parti hükümetlerinin Gelibolu Yarımadası'nda çok önemli ve kapsamlı çalışmalar yaptığını ifade eden Çelik, bundan sonrası içinde yeni ve önemli çalışmaların planlaması içinde olduklarını söyledi.
Çelik, şöyle devam etti:
"Bundan sonra Çanakkale'deki çalışmalarımıza yeni bir yaklaşım tarzıyla hazırladığımız bu kanun tasarısıyla kurulması öngörülen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile yön ve şekil vereceğiz. Yeni yaklaşım ve bakış açısı ile kastımız bütünsel bir bakışla tarihi alanda yapılacakları planlamak, projelendirmek ve uygulamaktır. Bu kapsamda öncelikle tarihi alanın savaş dönemindeki aslına uygun şekilde planlaması yapılacaktır. Siper, mevzi, cephe, şehitlik, sahra hastanesi gibi tüm savaş alanları gün yüzüne çıkarılacak, restore edilecek ve yaşanan olayları da yansıtacak şekilde yapılandırılacak bir anlamda her alan ve her mekan kendi hikayesini kendisi anlatacaktır. Bu yıl çalışmaları tamamlayacak nitelikte müze, sergi alanı gibi kültürel mekanlar yapılacak. Çanakkale Savaşları'nın ruhunu yansıtacak, gezdiğimiz şehitliklerdeki şehitlerin hangi amaçlar doğrultusunda can verdiğini anlatacak sinema, animasyon, belgesel, CD, müzik, drama, kitap ve benzeri görsel ve işitsel eser ve canlandırmalar üretilecektir. Sonuçta tarihi alan bir açık hava müzesi olarak düzenlenecek ve ziyaretçilerin hizmetine sunulacaktır. Örneğin bu çalışma tamamlandığında siper ve mevzilerin içinde gezebilecek, gezerken bulgur çorbası için askerlerle oturacak ve hikayelerini onlardan dinleyebilecek, en son teknolojiyle hazırlanmış çok boyutlu animasyonlarla çıkarma ve çarpışmaları bizzat içindeymiş gibi izleyebileceğiz."
Kurulması öngörülen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'nın başta 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi olmak üzere Çanakkale Savaşları ile ilgili tarihi alanda yapılacak anma etkinliklerini de yürüteceğini anlatan Çelik, bu konuda da bir uyum, eşgüdüm ve birliktelik sağlanacağını bildirdi. Çelik, bakanlığın teşkilat yapısı ve yetkileri ile idari ve mali yapısının da bu hizmetleri verebilecek şekilde düzenlendiğini aktardı. Tarihi alan kapsamındaki orman alanlarının bu vasfının korunacağının da altını çizen Çelik, şunları söyledi:
"Özünde Çanakkale Zaferi'ni kazandıran yüksek ruhun, Mehmetçiğin hatırasının ve manevi mirasının yaşatılması, nesilden nesile aktarılması, çocuklarımızın mazimizden beslenerek büyümesini sağlama gayreti yatan bu tasarı ile bugüne kadar tarihi alanın önem ve değerine uygun olarak korunması ve Çanakkale Savaşları'nın günümüzde dahi devam etmekte olan etkilerinin hem milletimizin hem de ilgili diğer milletlerin yeni nesillerine aktarılabilmesi için çalışmaların daha verimli ve koordineli yürütülmesini, alınan neticelerle hedefler arasında arzu edilen uyumun daha çabuk ve üst seviyede teminini amaçlamaktadır."
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, söz alarak tasarının kapsamlı ve çok bileşenli bir konu olduğunu, bu nedenle CHP milletvekilleri olarak alt komisyona sevkini talep ettiklerini söyledi. Serter, Gelibolu'nun yeniden düzenlenmesine, eksikliklerinin giderilmesine ve bölgenin koruma altına alınmasına itirazlarının olmadığını, ancak tasarıda tarihi alan kavramının geçtiğini, bu kavramın kapsamının ise açıklanmadığını savundu. Serter, tasarı incelendiğinde bölgenin Milli Park vasfının kaldırılacağının görüldüğünü ileri sürerek, buna neden ihtiyaç duyulduğunun açıklanmasını istedi.
CHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan da tasarının yerel yöneticiler ve sivil tolum örgütleriyle işbirliği içinde hazırlanmadığının görüldüğünü ifade ederek, bu durumu eleştirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan ise bu tasarıların önemli bir konuyu içerdiğini ve pek çok bileşeni bulunduğunu, bu nedenle kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini savundu. Eyidoğan, bu tür düzenlemelerin koruma merkezli yapılmasının gerektiğini de söyledi.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu tasarının geneli üzerine yapıtığı konuşmasında düzenlemede yerel yönetimin gözardı edildiğini savundu. Canalioğlu, "Çanakkale Belediyesi neden burada yok?" diye sordu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise Gelibolu Yarımadası'nda tarihin canlandırılmasına ve koruma altına alınmasını olumlu bulduklarını, ancak tasarının dayandığı arkeolojik, kültürel ve sanatsal altyapının açıklıkla ortaya konmadığını söyledi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak koordinasyon kurulunun yapısını da eleştiren Yeniçeri, "Bu kurulda devlet var, millet yok. Yerel yöneticiler niye yok? Tarih diyoruz tarih kurumu başkanı da yok" ifadelerini kullandı.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, muhalefet partisi olarak önlerine gelen tasarılara şüphe ile baktıklarını belirterek, bunun sebebinin tasarıların tek elden yönlendirmeyle hazırlanması olduğunu savundu. Özkoç, "Bütün yetkilerin Başbakan'da toplanması bizi rahatsız ediyor. Size ve kurumlarınıza olan güvenlerimizin sarsılmamasından yanayız, her kararın tek iradede toplanmamasını istiyoruz" dedi.
Tasarıya ilişkin kaygılarının da giderilmesini isteyen Özkoç, bölgedeki mevcut personelin durumu, başkanlığın kurulmasının ardından yaratılacak 300 yeni kadro ve devam eden kira sözleşmelerinin akıbeti konusunun aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş ise son dönemde tarihi bölgede önemli çalışmalar yapıldığını ve tarihi dokunun yaşatılmasına katkı sunulduğunu söyledi. Çanakkale'nin tarihi dokusu dolayısıyla yoğun ilgi gördüğünü, Çanakkale Deniz Zaferinin 100. yılı olan 2015 yılında ise çok daha yoğun bir ilgi beklediklerini, bu nedenle gerekli düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, komisyonda milletvekillerinin tasarı üzerindeki eleştiriler ve sorularına yanıt verdi. Milletvekillerinin yaptığı konuşmalarda önemli uyarı ve katkılarda bulunduklarını belirten Çelik, bu konuda kapsamlı çalışma yapan ve dosya hazırlayan milletvekillerinin bu dosyaları kendisiyle paylaşması ricasında bulundu.
Çanakkale Zaferi'nin Türk milletinin büyüklüğünü gösterdiğini ifade eden Çelik, "Ancak şunu unutmamak gerekir Russell Crowe burayla ilgili bir film çekmek üzere buraya geldiğinde bana 'Evet bütün bundan siz bir barış projesi çıkardınız ama ben hala kendi kendime soruyorum, bizim sizin ülkenizde ve topraklarınızda ne işimiz vardı? Biz buraya savaşmaya niye geldik?' Nihayetinde şunu unutmamak gerekir ki bir milletin varlığına, bir milletin namusuna dönük gerçekleştirilmiş en büyük saldırılardan bir tanesidir. Ve burada Mehmetçik bütün varlığını yok sayarak, bugünkü milli varlığımızı, hayatımızı bize hediye etmiştir" diye konuştu.
Aziz Türk milletinin böylesine bir saldırıdan bir barış projesi çıkardığına dikkati çeken Çelik, "Bu barış mesajını dünyaya vermek için şunu yapmak istiyoruz; her sene 39 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı bir anma törenini dünya standartlarında gerçekleştirmek istiyoruz" dedi.
Bölgeye yönelik çalışmaların tek elden yürütülmesinin önemli olduğuna işaret eden Çelik, bunun tarihi alanın korunması, restorasyonun ötesinde canlılık kazandırılarak bir tema parka dönüştürülmesi için bunun gerekli olduğunu vurguladı.
Tarihi alanın genişletilmesinin ya da daraltılmasının asla söz konusu olmadığını aktaran Çelik, Tasarıya ilişkin milli park vasfının kaldırılacağı eleştirisine de yanıt verdi.
Çelik, şunları kaydetti:
"Milli Park ifadesi neden kaldırılıyor deniyor? Milli park vasfı kaldırılmamıştır. Milli park olarak korunan ne varsa aynen korunmaktadır. Vasıf olarak ve nitelik olarak aynen korunmaktadır. Sadece bu alandaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmiştir. Bu da tek bir elden yönetme perspektifimizin neticesidir. Milli parklarda uyulması gereken bütün kurallar aynı şekilde bu yasada da yer almaktadır. Bütün amaçlar yetki karmaşasını önlemek ve tek elden yönetimini sağlamaktır."
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak koordinasyon kurulunda yerel yönetime yer verilmemesi eleştirisiyle ilgili olarak da Çelik, "Çanakkale Belediyesi'nin bu alanla ilgili hiçbir işlevi, etkisi ve fonksiyonu yoktur. Çanakkale Belediyesi'nin orada yapacağı bir iş yoktur. Burada yetki başkanlığa devredilmiştir. Tarihi alanla ilgili tasarruf başkanlıktadır. Yerelleşmeden bahsediyorsak yerelleşmenin en çarpıcı örneği başkanlığın Çanakkale'de kurulması, Ankara'dan yönetilmemesidir" dedi.
Çelik, tasarıya yönelik eleştirilerin getirilmesinden memnuniyet duyduğunu, bunun bu tarihi bölgeye yönelik hassasiyetten kaynaklandığını ifade ederek, katkıda bulunan milletvekillerine teşekkür etti.
Tasarı hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 2015 yılının Çanakkale Deniz Savaşları Zaferi'nin 100. yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Bu nedenle daha kapsamlı anma törenleri ve etkinlikler gerçekleştirileceğini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
"Anma törenlerine geçen yıl 29, bu yıl ise 34 ülke temsilcisinin katıldığını belirtmek isterim. Dost düşman herkese çok şey anlatan ve halen de anlatmaya devam eden Çanakkale Savaşlarının yılda bir kez yapılan tören ve etkinliklerle hatırlanmasını yeterli bulmuyoruz. Anma törenleri gibi dönemsel etkinliklerin kalıcı bir etki bıraktığını söylemek zordur. Bu amaçla Çanakkale Savaşlarının geçtiği Gelibolu yarımadasında sadece 100. yıl anma törenleriyle sınırlı kalmadan sürekli görev yapacak, hizmet verecek bir yapılanmaya gitmek ve bu doğrultuda yeni bir yapı kurmak ertelenemez hale gelmiştir. Bu çerçevede Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nı hazırladık."
Çanakkale Savaşları'nın insanlık tarihinde bir dönüm noktası, kahramanlık ve fedakarlığın doruk noktaya ulaştığı bir mücadele olduğunu vurgulayan Çelik, bu savaşın verilen büyük kayıplara rağmen bugün bile tüm dünyada barışçıl bir anlayış ve saygı uyandırdığına dikkati çekti.
AK Parti hükümetlerinin Gelibolu Yarımadası'nda çok önemli ve kapsamlı çalışmalar yaptığını ifade eden Çelik, bundan sonrası içinde yeni ve önemli çalışmaların planlaması içinde olduklarını söyledi.
Çelik, şöyle devam etti:
"Bundan sonra Çanakkale'deki çalışmalarımıza yeni bir yaklaşım tarzıyla hazırladığımız bu kanun tasarısıyla kurulması öngörülen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile yön ve şekil vereceğiz. Yeni yaklaşım ve bakış açısı ile kastımız bütünsel bir bakışla tarihi alanda yapılacakları planlamak, projelendirmek ve uygulamaktır. Bu kapsamda öncelikle tarihi alanın savaş dönemindeki aslına uygun şekilde planlaması yapılacaktır. Siper, mevzi, cephe, şehitlik, sahra hastanesi gibi tüm savaş alanları gün yüzüne çıkarılacak, restore edilecek ve yaşanan olayları da yansıtacak şekilde yapılandırılacak bir anlamda her alan ve her mekan kendi hikayesini kendisi anlatacaktır. Bu yıl çalışmaları tamamlayacak nitelikte müze, sergi alanı gibi kültürel mekanlar yapılacak. Çanakkale Savaşları'nın ruhunu yansıtacak, gezdiğimiz şehitliklerdeki şehitlerin hangi amaçlar doğrultusunda can verdiğini anlatacak sinema, animasyon, belgesel, CD, müzik, drama, kitap ve benzeri görsel ve işitsel eser ve canlandırmalar üretilecektir. Sonuçta tarihi alan bir açık hava müzesi olarak düzenlenecek ve ziyaretçilerin hizmetine sunulacaktır. Örneğin bu çalışma tamamlandığında siper ve mevzilerin içinde gezebilecek, gezerken bulgur çorbası için askerlerle oturacak ve hikayelerini onlardan dinleyebilecek, en son teknolojiyle hazırlanmış çok boyutlu animasyonlarla çıkarma ve çarpışmaları bizzat içindeymiş gibi izleyebileceğiz."
Kurulması öngörülen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'nın başta 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi olmak üzere Çanakkale Savaşları ile ilgili tarihi alanda yapılacak anma etkinliklerini de yürüteceğini anlatan Çelik, bu konuda da bir uyum, eşgüdüm ve birliktelik sağlanacağını bildirdi. Çelik, bakanlığın teşkilat yapısı ve yetkileri ile idari ve mali yapısının da bu hizmetleri verebilecek şekilde düzenlendiğini aktardı. Tarihi alan kapsamındaki orman alanlarının bu vasfının korunacağının da altını çizen Çelik, şunları söyledi:
"Özünde Çanakkale Zaferi'ni kazandıran yüksek ruhun, Mehmetçiğin hatırasının ve manevi mirasının yaşatılması, nesilden nesile aktarılması, çocuklarımızın mazimizden beslenerek büyümesini sağlama gayreti yatan bu tasarı ile bugüne kadar tarihi alanın önem ve değerine uygun olarak korunması ve Çanakkale Savaşları'nın günümüzde dahi devam etmekte olan etkilerinin hem milletimizin hem de ilgili diğer milletlerin yeni nesillerine aktarılabilmesi için çalışmaların daha verimli ve koordineli yürütülmesini, alınan neticelerle hedefler arasında arzu edilen uyumun daha çabuk ve üst seviyede teminini amaçlamaktadır."
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, söz alarak tasarının kapsamlı ve çok bileşenli bir konu olduğunu, bu nedenle CHP milletvekilleri olarak alt komisyona sevkini talep ettiklerini söyledi. Serter, Gelibolu'nun yeniden düzenlenmesine, eksikliklerinin giderilmesine ve bölgenin koruma altına alınmasına itirazlarının olmadığını, ancak tasarıda tarihi alan kavramının geçtiğini, bu kavramın kapsamının ise açıklanmadığını savundu. Serter, tasarı incelendiğinde bölgenin Milli Park vasfının kaldırılacağının görüldüğünü ileri sürerek, buna neden ihtiyaç duyulduğunun açıklanmasını istedi.
CHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan da tasarının yerel yöneticiler ve sivil tolum örgütleriyle işbirliği içinde hazırlanmadığının görüldüğünü ifade ederek, bu durumu eleştirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan ise bu tasarıların önemli bir konuyu içerdiğini ve pek çok bileşeni bulunduğunu, bu nedenle kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini savundu. Eyidoğan, bu tür düzenlemelerin koruma merkezli yapılmasının gerektiğini de söyledi.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu tasarının geneli üzerine yapıtığı konuşmasında düzenlemede yerel yönetimin gözardı edildiğini savundu. Canalioğlu, "Çanakkale Belediyesi neden burada yok?" diye sordu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise Gelibolu Yarımadası'nda tarihin canlandırılmasına ve koruma altına alınmasını olumlu bulduklarını, ancak tasarının dayandığı arkeolojik, kültürel ve sanatsal altyapının açıklıkla ortaya konmadığını söyledi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak koordinasyon kurulunun yapısını da eleştiren Yeniçeri, "Bu kurulda devlet var, millet yok. Yerel yöneticiler niye yok? Tarih diyoruz tarih kurumu başkanı da yok" ifadelerini kullandı.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, muhalefet partisi olarak önlerine gelen tasarılara şüphe ile baktıklarını belirterek, bunun sebebinin tasarıların tek elden yönlendirmeyle hazırlanması olduğunu savundu. Özkoç, "Bütün yetkilerin Başbakan'da toplanması bizi rahatsız ediyor. Size ve kurumlarınıza olan güvenlerimizin sarsılmamasından yanayız, her kararın tek iradede toplanmamasını istiyoruz" dedi.
Tasarıya ilişkin kaygılarının da giderilmesini isteyen Özkoç, bölgedeki mevcut personelin durumu, başkanlığın kurulmasının ardından yaratılacak 300 yeni kadro ve devam eden kira sözleşmelerinin akıbeti konusunun aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş ise son dönemde tarihi bölgede önemli çalışmalar yapıldığını ve tarihi dokunun yaşatılmasına katkı sunulduğunu söyledi. Çanakkale'nin tarihi dokusu dolayısıyla yoğun ilgi gördüğünü, Çanakkale Deniz Zaferinin 100. yılı olan 2015 yılında ise çok daha yoğun bir ilgi beklediklerini, bu nedenle gerekli düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, komisyonda milletvekillerinin tasarı üzerindeki eleştiriler ve sorularına yanıt verdi. Milletvekillerinin yaptığı konuşmalarda önemli uyarı ve katkılarda bulunduklarını belirten Çelik, bu konuda kapsamlı çalışma yapan ve dosya hazırlayan milletvekillerinin bu dosyaları kendisiyle paylaşması ricasında bulundu.
Çanakkale Zaferi'nin Türk milletinin büyüklüğünü gösterdiğini ifade eden Çelik, "Ancak şunu unutmamak gerekir Russell Crowe burayla ilgili bir film çekmek üzere buraya geldiğinde bana 'Evet bütün bundan siz bir barış projesi çıkardınız ama ben hala kendi kendime soruyorum, bizim sizin ülkenizde ve topraklarınızda ne işimiz vardı? Biz buraya savaşmaya niye geldik?' Nihayetinde şunu unutmamak gerekir ki bir milletin varlığına, bir milletin namusuna dönük gerçekleştirilmiş en büyük saldırılardan bir tanesidir. Ve burada Mehmetçik bütün varlığını yok sayarak, bugünkü milli varlığımızı, hayatımızı bize hediye etmiştir" diye konuştu.
Aziz Türk milletinin böylesine bir saldırıdan bir barış projesi çıkardığına dikkati çeken Çelik, "Bu barış mesajını dünyaya vermek için şunu yapmak istiyoruz; her sene 39 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı bir anma törenini dünya standartlarında gerçekleştirmek istiyoruz" dedi.
Bölgeye yönelik çalışmaların tek elden yürütülmesinin önemli olduğuna işaret eden Çelik, bunun tarihi alanın korunması, restorasyonun ötesinde canlılık kazandırılarak bir tema parka dönüştürülmesi için bunun gerekli olduğunu vurguladı.
Tarihi alanın genişletilmesinin ya da daraltılmasının asla söz konusu olmadığını aktaran Çelik, Tasarıya ilişkin milli park vasfının kaldırılacağı eleştirisine de yanıt verdi.
Çelik, şunları kaydetti:
"Milli Park ifadesi neden kaldırılıyor deniyor? Milli park vasfı kaldırılmamıştır. Milli park olarak korunan ne varsa aynen korunmaktadır. Vasıf olarak ve nitelik olarak aynen korunmaktadır. Sadece bu alandaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmiştir. Bu da tek bir elden yönetme perspektifimizin neticesidir. Milli parklarda uyulması gereken bütün kurallar aynı şekilde bu yasada da yer almaktadır. Bütün amaçlar yetki karmaşasını önlemek ve tek elden yönetimini sağlamaktır."
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak koordinasyon kurulunda yerel yönetime yer verilmemesi eleştirisiyle ilgili olarak da Çelik, "Çanakkale Belediyesi'nin bu alanla ilgili hiçbir işlevi, etkisi ve fonksiyonu yoktur. Çanakkale Belediyesi'nin orada yapacağı bir iş yoktur. Burada yetki başkanlığa devredilmiştir. Tarihi alanla ilgili tasarruf başkanlıktadır. Yerelleşmeden bahsediyorsak yerelleşmenin en çarpıcı örneği başkanlığın Çanakkale'de kurulması, Ankara'dan yönetilmemesidir" dedi.
Çelik, tasarıya yönelik eleştirilerin getirilmesinden memnuniyet duyduğunu, bunun bu tarihi bölgeye yönelik hassasiyetten kaynaklandığını ifade ederek, katkıda bulunan milletvekillerine teşekkür etti.
