2012-03-01 - 12:47
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat ve BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken'e gündemdışı söz verdi. Gündemdışı konuşmaların adından 2000 yılı öncesi emekli aylıklarında yaşanan farklılığı gidermeyi amaçlayan ve kamuoyunda ''intibak'' olarak bilinen tasarı, kabul edilerek yasalaştı.
CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, Köylere Hizmet Götürme Birliklerinde geçici statüde çalışan sözleşmeli personele kadro verilmesini istedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, Malatya'nın doğu ile batı arasında geçiş görevi yapan, eğitim, sağlık, sanayi, kültür, ulaşım ve turizm alanında her geçen gün büyüyen ve bu nedenle çevre illerden yoğun göç alan bir şehir olduğunu söyledi.

Malatya halkının, kültürüne her zaman sahip çıktığını belirten Şahin, ''Malatya halkının kültürel bilinçten yoksun olduğunu söyleyenleri, Malatya'ya davet ediyorum'' dedi.

CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, Köylere Hizmet Götürme Birliklerinde geçici statüde çalışan sözleşmeli personelin, her an işten çıkarılma korkusuyla görev yapmaya çalıştığını söyledi. Fırat, bu personele en kısa sürede kadrolarının verilmesi gerektiğini ifade etti.

Fırat, Adıyaman'da Alevi ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Karapınar Mahallesi'nde, 45 evin kapısına boya ile değişik şekillerde işaretler ve harfler konulduğunu, söz konusu mahalle sakinlerinin huzursuz olduğunu belirtti. Fırat, ''Vali ve Emniyet Müdürü, gerekli önlemleri aldıkları söyledi. Ama bu konuda tedbirli olunmalı. Daha önce yaşanan üzücü örnekler vardır. Hükümet tedbir almalı'' dedi.

BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, tutuklu dört milletvekilinin cezaevinde açlık grevi yapmasına rağmen, Mecliste, BDP dışında bu konuyu hiç kimsenin gündeme getirmediğini, bunun duyarsızlık olduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''2011 yılında yapılan denetimlerde; 143 özel hastaneden 3'ü, 652 eczaneden 188'i ile sözleşme feshedildi. Kurum zararı 17 milyon 500 bin lira, uygulanan cezan ise 92 milyon 116 bin lira oldu'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündemdışı konuşmaların adından İntibak Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi. Tasarının 1. maddesi üzerinde konuşan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, düzenlemenin, emeklilerin beklentilerini karşılamadığını söyledi. Tasarının ''intibak'' olmadığını savunan Kuşoğlu, ''Emekliler yılardır yüzde 2'lik zam için mi bekledi- Aynı süre çalışıp aynı primi ödeyen emeklilerin maaşları eşitlenmiyor'' dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, sağlıkta vizite kağıdı ve sağlık karnesinin kaldırıldığını, bunun yerine kimlikle hizmet alındığını hatırlatarak, bununla hizmetin hızlı verilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Tasarının, biyometrik sistemle doğrulama yapılmasına imkan sağladığını kaydeden Aydemir, sağlık hizmetinin sunulmasında vatandaşın orada olup olmadığının doğrulamasında geleneksel yöntemler yerine hızlı ve güvenilir unsurlarla tedaviye erişiminin sağlanacağını, suistimallerin bu yolla önleneceğini anlattı. Aydemir, ''Bu yolla hayali hasta ve hastalıklar ortadan kaldırılmış olacak'' dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, madde üzerinde yaptığı konuşmada, biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması hayali hasta bildiriminin önüne geçmek amacıyla getirildiğini belirterek, olmayan hastaların kimlik numarası alınarak kuruma fatura edildiğini, bunun tespitleri arasında yer aldığını anlattı.

Çelik, TC kimlik numarası ile tedavi imkanı getirildiğini, sağık karnelerinin kaldırıldığını hatırlatarak, ancak bu kolaycılığın istismarı da gündeme getirdiğini kaydetti. ''Bu önlem bütün suistimalleri kaldırmayabilir'' diyen Çelik, çıkacak sorunlara karşı önlem almak sorumlulukları olduğunu vurguladı.

Yöntemin hangi ülkelerde uygulandığı sorusuna karşılık Çelik, bankacılık sektöründe Almanya, Japonya, Rusya, Hindistan ve Brezilya'da, sağlık sektöründe ABD hastaneler birliği başta olmak üzere 22 grup hastane ve sigorta sistemine bağlı hastanelerde, ayrıca Almanya ve İsveçte uygulandığını bildirdi. Çelik, ''Sistemin sadece avuç içindeki damar haritasını çıkaran sensör kısmı ithal, diğer kısmı ise yerli olacak. Cihazı SGK'nın değil hastanelerin alması öngörülüyor. Birinci etapta özel hastaneler, akabinde üniversite hastaneleri ve diğer hastanelere yaygınlaşacak'' dedi.

Çelik, 2011 yılında yapılan denetimlerde; denetlenen 143 özel hastaneden 3'ü, 652 eczaneden 188'i ile sözleşmenin feshedildiğini ifade ederek, kurum zararının 17 milyon 500 bin lira, uygulanan cezanın ise 92 milyon 116 bin lira olduğunu bildirdi. Çelik, ''İl müdürlüklerinde denetim elemanlarınca 1816 hastane denetlendi. 2 milyon 252 bin lira ceza kesildi. Ayrıca 7583 eczane denetlendi ve 3 milyon 197 bin lira ceza kesildi'' dedi.

CHP'li Kuşoğlu'nun sosyal güvenlik sistemine yönelik eleştirilere değinen Çelik, şöyle konuştu:

''Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu ile birlikte siz de uzun süre, hatta intibak sorununun yaşandığı dönemlerde, bozulma ve düzensizleştiği dönemlerde görev yaptığınıza göre, bunları ifade etmek daha doğrudur. Sistem karmaşık. Daha adil sistem oluşturalım derken çok da adaletsiz bir sonuç elde edilebilir. 2011 yılda 92 milyar lira emekli aylığı ödedik. CHP'nin getirdiği teklif, 38 milyar liralık imkan sağlıyor. Parlamentoda hangi milletvekili bunun emeklilere verilmesini istemez ki- Ama ülkenin imkanlarıyla orantılıdır. Bu zam değil. 2,7 milyar intibak artışı sorun yaşanan alanlarla ilgilidir. Burada sadece maliyet hesabı yok.''

Çelik, milletvekillerinin madde üzerindeki sorularını yanıtlarken, ''İşsizlik sigortası ve esnafla ilgili bir düzenleme gündemimizde yok'' dedi.

İŞKUR ve Bakanlık teftişini birleştirdiklerini ifade eden Çelik, iş müfettişlerini daha çok sistem denetimine yönlendirdiklerini kaydetti.

Sigortalı olmayan kadınların doğum borçlanmasını ilk kez getirdiklerini anlatan Çelik, ''Ancak sigortalı olmadıkları döneme ilişkin borçlanma talebi var. Bakanlık olarak konuyu değerlendirmekteyiz. Kadınlara ne kadar pozitif ayrımcılık yaptığımızı kadınlar ve kamuoyu biliyor'' dedi.

Yapılan intibak düzenlemesinin ''hak temelli'' olduğunu belirten Çelik, ''Bunun aksini iddia edince alternatif çözümü de getirmek gerekir. İntibakın alternatifi zam değildir.12 bin 186 Bağ-Kur'luyu, 1 milyon 905 bin SSK'lıyı kapsayan, sistem içindeki adaletsizliğe gidermeye dönük bir intibak düzenlemesi yapılıyor'' diye konuştu.

Çelik, memur maaşlarına 1 Ocak itibariyle yapılması gereken zammın, Anayasa değikliğindeki toplu görüşmeden toplu sözleşme sistemine geçişi içeren uyum yasasının bugüne kadar çıkarılamadığı için verilemediğine işaret ederek, tasarının halen Komisyonda olduğunu hatırlattı.

Bakan Çelik, ''Umarım Nisan ayını geçmeyecek şekilde bunu bitirip, geriye dönük olarak Ocak ayından itibaren 2012 zamları ödenmiş olacak. Geç kalmasının çeşitli nedenleri var. Konu bütün bakanlıkları ilgilendiriyor. Bütün kamu çalışanlarının geleceğiyle ilgili ücret politikalarını içeren sözleşme sistemi, Türkiye için yeni bir sistemdir. Hassasiyetler söz konusudur. Bunu da saygıyla karşılıyoruz'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından tasarının 1. maddesi kabul edildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, sosyal güvenlik sisteminin nimet, külfet dengesi üzerine oturtulması, sigortacılık mantığıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda İntibak Yasa Tasarısı'nın 2. maddesi üzerinde söz alan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, özelleştirme politikası kapsamında sağlık sektörünün de ticarileştiğini öne sürdü. Çelik, Türkiye'nin özelleştirilmiş sağlık sektöründe Avrupa'da 6'ncı, ancak sağlık harcamalarında kişi başına düşen payda en sonuncu sırada olduğunu ifade etti.

Emekli , çalışan ve bütün olarak orta sınıfın sosyal ve ekonomik alanın dışına itildiğini, yaşamdan koparıldığını öne süren Çelik, ''Milletvekillerinin maaşlarının iyileştirilmesi ile ilgili duyarlılığı, iş çalışana gelince gösteremiyoruz'' dedi.

MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, tasarıyı desteklediklerini, ancak eksik ve yetersiz bulduklarını söyledi. Öncelikle tüm emekliler arasındaki aylık farkının giderilmesi ve emeklilerin açlık sınırı altındaki ücretlerinin iyileştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Öz, ''Bu kesimin asgari memnuniyeti sağlanmalı. Aksi halde emeklilerin sabırsızlıkla beklediği bu kanun, hayal kırıklığı yaşatır'' diye konuştu.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, iktidarın, ilaçtan alınan katılım payları indiriliyormuş gibi bir imaj yarattığını ileri sürerek, ''Emeklilere, çalışanlara yeni katılım payları getirmek istiyorlar. Emeklinin, çalışanın cebine el atamak için hazırlık çalışması var. Tırnakçılıkla, uyanıklıkla böyle bir şey olmaz'' dedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, sosyal devletin görevlerinden birinin refah düzeyini yükseltmek olduğunu, ancak bunun gelecek nesilleri borç altında bırakarak yapılamayacağını ifade etti. Yavilioğlu, bu nedenle AK Parti iktidarının, yaptığı düzenlemelerde gelecekte oluşabilecek muhtemel etkileri göz önünde bulundurarak hareket ettiğini vurguladı. Sosyal güvenlik sisteminde de aynı durumun söz konusu olduğunu anlatan Yavilioğlu, aksi halde, günü kurtarmak için yapılacak düzenlemelerin faturasının daha sonra katlanarak geri döneceğini söyledi.

Hükümet adına konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptıkları çalışmaların şeffaf olduğunu, hiçbir şeyi saklı, gizli tutmadıklarını belirtti.

Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde yapılan yardımlarla, sigortacılık mantığının birbirine karıştırılmaması gerektiğine işaret eden Çelik, ''Bizim, so
syal devletin gereği olan sosyal yardımlara ne kadar önem verdiğimiz biliniyor. Bunun için ciddi bir kaynak ayırıyoruz. Ama eğer sosyal güvenlik sistemini nimet, külfet dengesi üzerine oturtmazsanız sigortacılık mantığı ile ele almazsanız bu yanlış olur. Geçmişte bunlar yaşandı. Ama biz, sigortacılığın gereği olan sosyal güvenlik sistemini sağlıklı zemine oturttuk'' diye konuştu.

İlaçta ve tedavide yeni katkı payı almak istediklerine yönelik ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Çelik, aksine ilaçtaki katılım paylarının taban oranını yüzde'1 çektiklerini, tavan oranını da artırmadıklarını söyledi. Çelik, ''Sanki bütün vatandaşlardan katılım payı alınıyormuş gibi yaklaşım, haksızlıktır'' dedi.

Çelik ayrıca, Türk Eczacılar Birliği ile imzalanan protokolün her iki tarafı da memnun ettiğini, gittiği illerde en fazla teşekkürü eczacılardan aldığını söyledi.

Görüşmelerde 2. madde üzerinde verilen değişiklik önergesi kabul edildi. Buna göre, vücut dışı protez ve ortezler ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlarda alınacak katkı payını yüzde 1'e kadar indirmeye, SGK'nın teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkili olacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlık koltuğunda oturduğu sürece, sosyal güvenlik alanında politik yaklaşımdan uzak kalacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, İntibak Yasa Tasarısının 3. maddesi üzerinde konuşan CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, düzenlemenin ''kandırmaca'' olduğunu savundu.

Ören, ''CHP'nin söylediği intibak yasası bu değildir. CHP'nin dağıtacağı 2,7 milyar lira değil, en az 12-13 milyar liradır. CHP iktidarında emekliler en az bin lira olacak. Aile sigortasını da getirmek zorunda kalacaksınız. CHP iktidarında Ayşe Teyze'nin evinin önüne kömür bırakılmayacak, o para banka hesabına yatırılacak'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da intibak düzenlemesiyle giderilmek istenen durumun sorumlusunun devlet olduğunu belirterek, ''Bir hakkın teslim edilmesinden dolayı doğan gecikmenin bedelini de ödemek zorundasınız. Devlette çalışan maaş zammını alamadı. Bunun da kusuru Hükümetin. Haziran ayında verirseniz, gecikme bedeli ödeyecek misiniz-'' diye sordu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, iş sağlığı ve güvenliği kongresi gerçekleştirildiğini belirterek, orada konuyla ilgili müstakil bir yasaya ihtiyaç olduğu kararı alındığını söyledi. Çalışmayı tamamladıklarını bildiren Çelik, bu tasarının pazartesinden itibaren Meclise gelmiş olacağını bildirdi.

Çelik, ''Bu çalışmanın özelliği, bütün çalışanları kapsamasıdır. Tüm çalışanları bünyesine alan bir düzenlemeyi iş sağlığı ve güvenliği alanında getiriyoruz. Hedef; kazalar olmadan, önleyici önlemleri almaktır. Kaza olduktan sonra değerlendirmeler yapıp sondan başa gitmek şeklinde değil, müessir olayların gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri almaya dönüktür. Önemli bir düzenlemedir. Önümüzdeki günlerde yasalaştırmış olacağız'' diye konuştu.

Adana'daki baraj kazayla ilgili bakanlıkların çalışmalarının sürdürdüklerini anlatan Çelik, bakanlık müfettişlerinin de görevlendirildiğini ve sorumluların ortaya çıkarılacağını söyledi.

Çelik, yaşa takılanların emeklilik hakkını kazanmasıyla ilgili sorulara karşılık, ''Bu konu, aslında bizim sosyal güvenlikte geçiş dönemi yaşamamızdan kaynaklanıyor. Alışkanlığımız 38-40 yaş emeklilik. 60 yaşta emeklilik, koalisyon hükümeti döneminde getirildi. Bu son derece doğru. Sonraki yasayla daha sağlıklı ve uzun vadeli kılacak noktaya taşıdık. Tekrar eski anlayışlar çerçevesinde, borçlanma veya sisteme müdahale etme gibi yaklaşımlara sıcak bakmıyoruz. Ben bu bakanlık koltuğunda oturduğum sürece sosyal güvenlik alanında politik yaklaşımdan uzak kalacağım'' açıklamasını yaptı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''Ustalık döneminizde çok şey değişti. Türkiye Cumhuriyeti kurucuları ve değerlerine büyük hakaretler oluyor. Dün burada Atatürk'e 'katil' dendi, Hükümet ve sizden ses çıkmadı. Atatürk'e yapılan hakareti kendime yapılmış sayarım. 15-20 bin lira alıp devlete saldırmak yakışmaz. Bu ülke için savaşanlara 'haydut', mücadele edenlere 'halife ordusu' demek yanlıştır. İstiklal Mahkemelerini kötülüyorsunuz, sizin döneminizde mahkemeler bin kat daha kötü. Recep Tayyip'e özel kanun çıkarıyorsunuz'' diye konuştu.

Genç'in sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, yargının hiç olmadığı kadar tarafsız ve bağımsız olduğunu belirterek, ''Yargı, birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkmış. Yargının işleyişi üzerinden iktidara çamur atmak size yakışmaz. Halk da buna itibar etmez'' dedi.

Konuşmaların ardından tasarının 3. maddesi kabul edildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, memurlarla ilgili toplu sözleşme düzenlemesinin, gelecek hafta alt komisyonda, daha sonra ana komisyonda görüşülerek hızlı bir şekilde TBMM Genel Kuruluna getirileceğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, İntibak Yasa Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor. Tasarının 4. maddesi üzerine söz alan MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, memurların maaşlarını halen zamsız aldıklarını belirterek, toplu sözleşme düzenlemesinin neden yapılmadığını sordu. Günal, ''Bütün bu konular herhalde Sayın Başbakan'ın son onayını bekliyor. Neden her şey Sayın Başbakan'ı bekliyor. TL'nin yeni simgesi de geçen hafta açıklanacaktı ama bunun için de Sayın Başbakan beklendi'' dedi.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, emeklilerin şu ana kadar ülke zenginliğinden faydalanamadığını, yalnızca düşük zam oranları ile mağduriyetlerinin giderilmeye çalışıldığını söyledi. Tasarının emekliler arasındaki ücret farkına köklü çözüm getirmediğini belirten Dora, ''İnsanlar emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kalıyorlarsa, sistemde çarpıklık var demektir'' görüşünü ifade etti.

CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, tasarının yalnızca kısmi bir düzenlemeden ibaret olduğunu, bazı emekliler için hiçbir değişiklik getirmediğini iddia etti. Sarı, ayrıca 2013 yılı sonrasında emekli olanların aylıklarının nasıl artırılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, bu konuda bir mali kural getirilmesi gerektiğini söyledi.

Hükümet adına söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, memurların toplu sözleşmelerine ilişkin düzenleme ile ilgili, ''Maalesef bugüne kadar bunu gerçekleştirmedik. Ama yaşanan süreci de dikkate alın. 12 Eylül referandumu sonrasında Türkiye'nin seçim atmosferine girmesi ve uyum yasalarının seçime kadar çıkamaması çok doğal bir süreçti. Seçimden sonra yoğun şekilde önümüzdeki bu yasalarla ilgili çalışmalarımızı yaptık. Memurlarla ilgili toplu sözleşme düzenlemesi, önümüzdeki hafta alt komisyonda, büyük ihtimalle de ana komisyonda görüşülüp hızlı şekilde Genel Kurula gelecek'' diye konuştu.

Bakan Çelik, tasarıya ilişkin değerlendirmelere yanıt verirken, ''Yaptığımız düzenleme, 2000 yılından önce emekli olan vatandaşlara, 2000 yılından sonra emekli olanlara gelişme hızından verdiğimiz payın verilmesidir. Yani maksadımız, 2000 yılı öncesi emeklilere gelişme hızından pay vermek. Bu konuda, adaletli olması için hassas bir şekilde çalıştık. Ama bu kadar karmaşık sistem içinde yüzde 100 adaleti sağlamak da mümkün değil. Ancak, bundan daha adil düzenleme yapma konusunda bir formül de ortaya konamadı'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Çelik, iş sağlığı konusunda yeni çalışmalar yapacaklarını, 15 bin civarında iş sağılı uzmanının görev yapacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen İntibak Yasa Tasarısının bir maddesi daha kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, İntibak Yasa Tasarısının 5. maddesi üzerinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, düzenlemenin ''CHP'den geri kalmamak'' ve ''dostlar alışverişte görsün'' anlayışıyla hazırlandığını savundu.

Kısmi iyileştirme yapan tasarının emekli maaşlarındaki farklılığı gidermesi gerektiğini ifade eden Çelebi, emekli aylıklarında yüzde 15 kesintinin kaldırılması, tasarının maliyet hesabı yapılmadan gözden geçirilmesini istedi.

MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, düzenlemeyle cüzi maaş artışı sağlanacağını belirterek, herkesi kapsayacak bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, intibak düzenlemesi için maliyet projeksiyonu yapıldığın kaydetti.

Katılım payı alınmayacak durumların bilimsel komisyonların raporlarına göre belirlendiğini anlatan Yılmaz, hastanelerde ''tek kişilik oda bulunmadığı'' eleştirilerine karşılık, ''Gelin Sivas'ta tek kişilik odaları gösterelim. Ama tüm hastanelerde yok. Amaç her odayı insan onurunu yakışır şekilde tek kişilik yapmaktır. Bizim amaç ve niyetimizi yargılıyorsunuz. Niyetlenirseniz yaparsınız, niyetlenmezseniz yapamazsınız'' dedi.

Bir milletvekilinin sendikalaşmaya karşı baskı yapıldığı eleştirilerine karşı Yılmaz, ''Hiç kimse sendikalı olduğu için işten çıkarılmamalı. Hükümetimiz hem sendikalı hem örgütlü olmayı savunuyor. Hukukta yeterli müeyyide vardır. Mahkemeye başvurması lazım'' açıklamasında bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin 2010 yılında Mecliste yaptığı konuşmada, ''emeklilerin intibakının 20 milyar lira olduğunu'' ifade ettiğini belirtti.

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Canikli, Kuşoğlu'nun ifade ettiği rakamın doğru olduğunu ifade ederek, ''O zamanki önerilerİn modelin hayata geçirilmesinin maliyeti bu. Başka taahhütler de vardı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ortaya koyduğu vaatlerin hepsinin maliyeti 200 milyar liraydı. Büyük oranda çözeceğimiz bu sorun, bizim dönemden kaynaklanan değil, çok önceden gelen bir stok. Çözerken de elbette genel dengeleri dikkate alacağız. Ciddi bir rahatlama getirecek. Ekonomideki bütün dengeleri dikkate almak lazım. Bunu dikkate almayan ülkelerin nasıl sıkıntıya düştükleri ortada. İnsanları aşırı umutlandıracak bir politika izlemiyoruz. Bizimki gerçekçi'' diye konuştu.


*** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***
(12.47)