2011-06-22 - 12:35
TBMM'deki milletvekili kayıt işlemleri yoğun olarak devam ediyor.
CHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan, AK Parti Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Yıldırım Ramazanoğlu, CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli,
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz,
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Bayazıt
Kaçar, AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer,
AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı,
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin
Bürge, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sıtkı Güvenç,
CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, AK Parti Denizli Milletvekilleri Nurcan Dalbudak,
Bilal Uçar, Mehmet Yüksel ve Nihat Zeybekci, MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk,
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, CHP Muğla Milletvekili
Tolga Çandar, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay, CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz,
Ak Parti Ankara Milletvekilleri Nazmi Haluk Özdalga ve Fatih Şahin, CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık,
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Nabi Avcı, Ülker Can ve Salih Koca, CHP Eskişehir Milletvekili Bedii Süheyl Batum, Ak Parti Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Abdülkadir Aksu, Mustafa Ataş, Ömer Dinçer ve Halide İncekara, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, CHP İzmir Milletvekilleri Hülya Güven ve Alaattin Yüksel, CHP Kırklareli Milletvekilleri Turgut Dibek ve Mehmet Siyam Kesimoğlu, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AK Parti Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk, AK Parti Niğde Milletvekilleri Alpaslan Kavaklıoğlu ve Selvi Ömer, CHP Ordu Milletvekili İdris Yıldız, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, AK Parti Van Milletvekilleri Fatih Çiftci ve Gülşen Orhan, AK Parti Zonguldak Milletvekili Ercan Candan, AK Parti Kırıkkale Millletvekili Beşir Atalay, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, AK Parti Düzce Milletvekilleri Osman Çakır, İbrahim Korkmaz, MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, CHP İzmir Milletvekili Mahmut Rıza Türmen, AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç Meclis'e gelerek kayıtlarını yaptırdı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partisinin Gaziantep milletvekilleriyle Meclise gelerek kaydını
yaptırdı.
Çelik, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararın ardından, BDP'nin desteklediği
bağımsız milletvekillerinin toplu istifa edebileceğine yönelik yorumları
değerlendirirken, ''Sağduyunun hakim olması, memleketin ağzının tadının
kaçırılmaması esas olmalıdır'' dedi.
Kayıt işlemlerinin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çelik,
YSK'nın, Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle ile ilgili
kararını değerlendirdi. Türkiye'de seçimlerin yargı denetiminde yapıldığını
belirten Çelik, bu konuda YSK'nın yetkili olduğunu, bu nedenle yargının verdiği
kararla ilgili yorum yapmanın doğru olmadığını ifade etti.
YSK'nın ''sözkonusu ilden AK Parti'nin adayı milletvekili olsun'' diye
bir karar vermediğini kaydeden Çelik, bunun, üzerinde durulacak bir konu
olmadığını dile getirdi. Çelik, BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekillerinin
toplu olarak istifa etmeleri halinde ara seçime gidilebileceğine ilişkin
yorumların anımsatılması üzerine, ''Ben bilemem. Kendi tavırlarını kendileri
belirleyecekler. Onların tavırlarını biz belirleyemeyiz. Sağduyunun hakim olması,
memleketin ağzının tadının kaçırılmaması esas olmalıdır. Herkes bu sorumlulukla
hareket etmelidir'' diye konuştu.
Kameraların karşısına Gaziantep yazılı bir tabelayla geçen Çelik ve AK
Parti'nin diğer Gaziantep milletvekilleri, kayıt memurları ve gazetecilere
baklava ikram etti.
Kayıt yaptırmaya gelen CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de Tunceli
gibi küçük bir ilden 7 kez milletvekili seçildiğini anımsattı.
CHP'deki kurultay tartışmalarını da değerlendiren Genç, ''Bana göre Sayın
Baykal ile Sayın Sav artık emekliye ayrılmalılar. Kendilerine bir seremoni
düzenleyelim, birer de şilt verelim ve siyaseti bırakmaları gerektiğini
kendilerine hatırlatalım'' dedi.
Genç, YSK'nın Dicle ile ilgili kararına ilişkin soru üzerine, YSK'nın,
milletvekilliği ile ilgili açık yasa olmasına rağmen, adaylık sürecinde ilk
kararını yanlış verdiği görüşünü savundu.
Öte yandan, AK Parti'den Kahramanmaraş Milletvekili seçilen, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın aile doktoru Mehmet Yıldırım Ramazanoğlu da Meclise
gelerek kaydını yaptıran milletvekilleri arasındaydı. Çocuk sağlığı ve nöroloji
üzerine ihtisas yaptığını belirten Ramazanoğlu, Erdoğan'ın istemesi halinde aile
doktorluğu görevini de sürdürebileceğini söyledi.
TBMM'deki milletvekili kayıt işlemleri devam ediyor.
Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, YSK'nın
Hatip Dicle'nin milletvekilliği ile ilgili kararını değerlendirirken, milletin
iradesi ve seçimlerin önemine işaret ederek, ''Millet belirlemeleri yapmıştır.
Dolayısıyla milletin takdirinin önemli olması her zaman bizim tercihimizdir''
dedi.
Kırıkkale'den yeniden milletvekili seçilen Atalay, kaydını yaptırdıktan
sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili verdiği kararın ayrıntılarını bilmediğini,
bu nedenle bir değerlendirme yapmasının mümkün olmadığını ifade eden Atalay,
''Hukuki bir süreç var. Yasalar o belirmeyi yapıyorsa herhalde YSK'nın yapacağı
bir şey yoktur. Bizim bunu değerlendirmemiz uygun olmaz'' diye konuştu. Verilen
kararların yürütmenin ya da siyaset kurumunun kararları olmadığını anlatan
Atalay, güvenli ve huzurlu bir seçim ortamının yaşandığını, seçilenler ya da
adaylarla ilgili konuların hukuk ile ilgili konular olduğunu söyledi. Atalay,
''Yeter ki hukukun içinde olsun, keyfilikler olmasın. Bütün bunları yürütecek
olan hukuk mercileridir. Bizim o manada yorum yapmamız uygun olmaz ama genel
bakışımızı biliyorsunuz: Milletin iradesi, seçimler önemlidir. Millet
belirlemeleri yapmıştır. Dolayısıyla milletin takdirinin önemli olması her zaman
bizim tercihimizdir'' dedi.
''Demokratik açılımın Başbakanlığa bağlanmasının sözkonusu olup
olmadığının'' sorulması üzerine, Atalay, şunları söyledi:
''Bütün bunlar spekülatif. Hiçbir yerde bu konuda resmi bir değerlendirme
olmadı. Henüz hükümet kurulması ile ilgili Sayın Başbakanımıza görev de
verilmedi. Biz iktidar partisiyiz. Hükümet programı yazıyoruz şu anda. Hükümet
kurulduğunda program hazır olsun diye. Bakanlıklarla ilgili, Meclis Başkanlığı
ile ilgili, demokratik açılım süreci ile ilgili hükümetin herhangi açıklaması
olmadı. Bunlar birilerinin yorumları.''
Atalay, ''İsminiz Milli Eğitim bakanlığı konusunda geçiyor'' sözleri
üzerine, ''Bu konuda hiçbir şey söylemeyiz. (Gülerek) O riskli bir alandır.
Bakanlıklar konusu Başbakanımızın görevi, yetkisi, hakkıdır. Dolayısıyla o konuda
görüş bildirmeyiz'' dedi.
Bir soru üzerine ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İnan Kıraç'ın
helalleşmesine tanık olmadığını'' belirten Atalay, ''Ama bu süreci gayet iyi
değerlendiriyorum. Bütün partilerimiz o yönde eğilim içinde olsunlar, inşallah.
Türkiye'nin buna ihtiyacı var'' diye konuştu.
''BDP'lilerin Meclis'e gelmeyeceği söyleniyor'' sözlerine karşılık
Atalay, ''Olmaz, olmaz. Sivil siyaset mesafe alıyor. Onların da geleceğine
inanıyorum. Yeni bir dönem. O sorunların hepsi bu çatı altında daha iyi
görüşülecek bu dönem'' dedi.
Atalay, ''Stockholm sendromu'' tartışmalarıyla ilgili sorulara ise şu
yanıtı verdi:
''Yüksek perdeden vatandaşı suçlayıcı bir ifade. Bu, CHP'nin bir
klasiğidir. CHP, her seçimden sonra kendini değerlendireceğine, tutuyor vatandaşı
suçluyor. Bu yanlış bir şey. Burada hiçbir bilimsel ölçü yok, siyasi kriter yok,
hiçbir sosyolojik analiz yok. Oturup kendi başlarına böyle bir kavram
üretiyorlar. CHP genelde milletle barışamıyor. Millete o güveni veremiyor. Tayyip
Erdoğan o güveni veriyorsa, AK Parti 9 yıl sonra o güveni veriyor ve
güçlendiriyorsa, esas bunun gerekçeleri üzerinde düşünsünler.
Daha önce de 'eğitimsiz, dağdaki çobanla oyu bir olur mu, göbeğini
kaşıyan' dediler. Bu da başka bir şey. Bu daha küçümseyici, vahim, hakaret edici
bir şey. Yazık. Belki seçim sonucu parti içindeki gelişmeler de bunları böyle
sorumsuzca beyanlara götürüyor olabilir. Bu aleyhlerine çok kullanılacak bir şey.
Biz bunu çok kullanırız. Bu yenilir, yutulur bir ifade değil vatandaş açısından.
Vatandaşı aşağılayan bir ifade.''
Gazetecilerin ''Yalanlama geldi, 'söylemedik' deniliyor'' sözlerine
karşılık Atalay, ''O zaman açıklasınlar. İlk değerlendirmeyi yaparken 'eğer böyle
bir şey söyledilerse...' dedim. Yine sonunda söyleyelim, eğer böyle bir şey
söylendiyse, yanlış da bir şey yapmayalım. Eğer söylemedilerse bunu açıklamaları
çok iyi olur'' dedi.
Atalay, bir başka soru üzerine, rozet takmayı sevmediğini, 2002 yılında
ilk kez milletvekili olduğunda rozet aldığını, birkaç gün taktıktan sonra bir
daha kullanmadığını ifade ederek, ''Rozet, pek ilgilendiğim bir konu
değil''dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu
ise YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararının yargı kararı olduğunu, bu nedenle
yorum yapmak istemediğini söyledi. İşin hukuki yönünü bilmediğini belirten Aksu,
bu nedenle bir şey söyleyemeyeceğini kaydetti. Mustafa Balbay ve Mehmet
Haberal'ın tahliyesi ile ilgili henüz hukuki kararın verilmediğini, sadece
savcının görüş bildirdiğini anımsatan Aksu, ''Herkes hukuka saygılı olmalı''
dedi.
''BDP'nin desteklediği bağımsız adayların topluca Meclis'e gelmemeleri
gibi bir durumun sözkonusu olduğunun belirtilmesi üzerine Aksu, ''Doğmamış çocuğa
şey biçilmez. Ortada bir şey yok. Böyle telaffuz ediliyor. İnanıyorum ki sağduyu
ile hareket ederek Meclis'e gelirler ve görevlerini yaparlar'' diye konuştu.
Aksu, bir başka soru üzerine, 7. kez rozet taktığını söyledi.
Öte yandan, Kahramanmaraş'tan seçilen ilk kadın milletvekili olan AK
Parti'li Sevde Bayazıt da kayıt yaptırdı. Eşi, 1.5 ve 2.5 yaşlarındaki iki
oğluyla kayıt yaptırmaya gelen Bayazıt'ın rozetini eşi taktı. Bayazıt,
''Çocuklarla siyaset zor olmayacak mı?'' sorusuna Bayazıt, ''Hayır. Zaten çalışma
hayatım var ve alışkınım'' dedi.
CHP'den İstanbul Milletvekili seçilen,
eski DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu için, ''Aslanoğlu, bal üreten bir milletvekilimizdir, arılar gibi bal
yiyen değil'' ifadesini kullandı.
Mazbatasını alan milletvekilleri Meclis'te kayıt yaptırmaya devam
ediyor.
Geçen dönem CHP Malatya Milletvekili olan ve bu dönem İstanbul'dan
seçilen Aslanoğlu, gazetecilerin ve TBMM çalışanlarının ilgi odağı oldu.
Geçen dönem yoğun yasama çalışmalarıyla dikkati çeken Aslanoğlu'nu
gazeteciler tebrik etti.
CHP'li Aslanoğlu, biri kendisi, biri de Süleyman Çelebi için 60 TL'lik
altın kaplamalı rozetten satın aldı ve rozeti Çelebi'ye taktı.
Çelebi, Aslanoğlu'nun yol arkadaşı olduğunu belirterek, ''Ben 9-5
sendikacısı olmadım, Mevlüt Bey de vardiya milletvekilliği yapmadı. Bal üreten
bir milletvekilimizdir, arılar gibi bal yiyen değildir'' dedi.
YSK'nın, Hatip Dicle hakkında verdiği karar sorulan CHP'li Çelebi, hukuki
süreçler tamamlanmadan bir değerlendirme yapmayı doğru bulmayacağını belirtti.
Çelebi, halkın iradesinin bütününün Meclis'e yansıyacağı bir süreci
beklediklerini ifade ederek, daha Meclis açılmadan bu tür tartışmalarla zamanı
meşgul etmemek gerektiğini kaydetti. Süleyman Çelebi, Türkiye'nin önündeki ciddi
sorunların çözümü için, kutuplaşmadan, daha barışcıl çözümlerin üretilmesi
gerektiğini bildirdi.
Bağımsız milletvekillerinin ''36 milletvekili ile gelirsek geliriz, yoksa
kayıt yaptırmayız'' açıklamasına ilişkin değerlendirmesi de sorulan Çelebi,
herkesin hukuk içinde hakkını araması, aynı zamanda da hukukun kararlarına saygı
göstermesi gerektiğini ifade etti. CHP'li Çelebi, ''Meclis'in bu anlamda bir
düzeltme yapması gerekiyorsa, kanun teklifi ve Anayasa değişikliği dahil, tüm
çabaları ortaya koymalıyız'' diye konuştu.
CHP'li Çelebi, konuşmasın ardından, CHP İzmir Milletvekilleri Mustafa
Moroğlu ile Hülya Güven'in rozetlerini taktı.
Yeğenleri ile kayıt yaptırmaya gelen CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu
da kendisini milletvekilliğine layık gören Adana halkına içten sevgilerini
sundu.
Hem Türkiye için hem de Adana için çalışacağını belirten Loğoğlu, son
yıllarda ihmal edildiğini söylediği Adana'nın yeniden tarım ve ticaret şehri,
turizm bakımından etkin bir hale getirilmesi için yapılacak çok iş olduğunu
kaydetti.
CHP'li Loğoğlu, ''CHP'deki kurultay arayışlarının'' sorulması üzerine ise
''Onların hepsi usulüne göre ve yapıcı bir şekilde halledilecek, hiç kendinizi
üzmeyin. CHP, bu süreçten sağlıklı çıkacaktır. İyi bir sonuç alınmıştır. Elbette
bundan memnun olmayan çevreler olabilir, onlar da tüzük hükümlerine göre
halledilecektir'' dedi.
Kaydını yaptıran AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık'a rozetini eşi
Erdal Balık taktı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin
Tanrıverdi, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararının ardından, ''BDP'nin
desteklediği bağımsız milletvekillerinin kayıt yaptırmayacağı'' yönündeki
yorumları değerlendirirken, ''Meclisi tehdit etmek, milleti tehdit etmek anlamına
gelir'' dedi.
AK Parti'den Manisa Milletvekili seçilen Tanrıverdi, Meclise gelerek
kaydını yaptırdı.
Daha sonra kayıt memurları ve gazetecilere mesir macunu dağıtan
Tanrıverdi, Meclisin daha sağlıklı çalışması ve demokrasiye giden yolda hız
kazanması adına mesir macunu dağıttıklarını söyledi.
Gazetecilerin soruları üzerine, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararını
değerlendiren Tanrıverdi, hukukun üstünlüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenle
verilen kararlara herkesin saygı duyması gerektiğini ifade etti. Tanrıverdi,
BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekillerinin YSK'nın kararına tepki olarak
kayıt yaptırmayacağı yönünde yorumlar yapıldığının anımsatılması üzerine,
sorunların kavgayla değil, diyalogla çözülebileceğini ifade etti. ''Hayvanlar
koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır'' diyen Tanrıverdi, Meclisi tehdit
etmenin, milleti tehdit etmek anlamına geleceğini, tehdit ve şantajlarla
demokrasinin işlemeyeceğini belirtti.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş de kayıt yaptırdıktan sonra,
Tanrıverdi ile birlikte, Uşak'ın Eşme ilçesinde dokunan bir kilimle kameraların
karşısına geçti. Güneş, söz konusu kilimi TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'e hediye
edeceklerini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Ongun da hukuka son dönemlerde çok fazla
müdahale edildiğini, YSK'nın Dicle ile ilgili aldığı ilk kararın da son kararın
da hukuki değil, siyasi olduğunu savundu.
(12.35)
Milletvekili Mehmet Yıldırım Ramazanoğlu, CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli,
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz,
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Bayazıt
Kaçar, AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer,
AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı,
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin
Bürge, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sıtkı Güvenç,
CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, AK Parti Denizli Milletvekilleri Nurcan Dalbudak,
Bilal Uçar, Mehmet Yüksel ve Nihat Zeybekci, MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk,
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, CHP Muğla Milletvekili
Tolga Çandar, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay, CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz,
Ak Parti Ankara Milletvekilleri Nazmi Haluk Özdalga ve Fatih Şahin, CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık,
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Nabi Avcı, Ülker Can ve Salih Koca, CHP Eskişehir Milletvekili Bedii Süheyl Batum, Ak Parti Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Abdülkadir Aksu, Mustafa Ataş, Ömer Dinçer ve Halide İncekara, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, CHP İzmir Milletvekilleri Hülya Güven ve Alaattin Yüksel, CHP Kırklareli Milletvekilleri Turgut Dibek ve Mehmet Siyam Kesimoğlu, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AK Parti Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk, AK Parti Niğde Milletvekilleri Alpaslan Kavaklıoğlu ve Selvi Ömer, CHP Ordu Milletvekili İdris Yıldız, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, AK Parti Van Milletvekilleri Fatih Çiftci ve Gülşen Orhan, AK Parti Zonguldak Milletvekili Ercan Candan, AK Parti Kırıkkale Millletvekili Beşir Atalay, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, AK Parti Düzce Milletvekilleri Osman Çakır, İbrahim Korkmaz, MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, CHP İzmir Milletvekili Mahmut Rıza Türmen, AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç Meclis'e gelerek kayıtlarını yaptırdı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partisinin Gaziantep milletvekilleriyle Meclise gelerek kaydını
yaptırdı.
Çelik, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararın ardından, BDP'nin desteklediği
bağımsız milletvekillerinin toplu istifa edebileceğine yönelik yorumları
değerlendirirken, ''Sağduyunun hakim olması, memleketin ağzının tadının
kaçırılmaması esas olmalıdır'' dedi.
Kayıt işlemlerinin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çelik,
YSK'nın, Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle ile ilgili
kararını değerlendirdi. Türkiye'de seçimlerin yargı denetiminde yapıldığını
belirten Çelik, bu konuda YSK'nın yetkili olduğunu, bu nedenle yargının verdiği
kararla ilgili yorum yapmanın doğru olmadığını ifade etti.
YSK'nın ''sözkonusu ilden AK Parti'nin adayı milletvekili olsun'' diye
bir karar vermediğini kaydeden Çelik, bunun, üzerinde durulacak bir konu
olmadığını dile getirdi. Çelik, BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekillerinin
toplu olarak istifa etmeleri halinde ara seçime gidilebileceğine ilişkin
yorumların anımsatılması üzerine, ''Ben bilemem. Kendi tavırlarını kendileri
belirleyecekler. Onların tavırlarını biz belirleyemeyiz. Sağduyunun hakim olması,
memleketin ağzının tadının kaçırılmaması esas olmalıdır. Herkes bu sorumlulukla
hareket etmelidir'' diye konuştu.
Kameraların karşısına Gaziantep yazılı bir tabelayla geçen Çelik ve AK
Parti'nin diğer Gaziantep milletvekilleri, kayıt memurları ve gazetecilere
baklava ikram etti.
Kayıt yaptırmaya gelen CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de Tunceli
gibi küçük bir ilden 7 kez milletvekili seçildiğini anımsattı.
CHP'deki kurultay tartışmalarını da değerlendiren Genç, ''Bana göre Sayın
Baykal ile Sayın Sav artık emekliye ayrılmalılar. Kendilerine bir seremoni
düzenleyelim, birer de şilt verelim ve siyaseti bırakmaları gerektiğini
kendilerine hatırlatalım'' dedi.
Genç, YSK'nın Dicle ile ilgili kararına ilişkin soru üzerine, YSK'nın,
milletvekilliği ile ilgili açık yasa olmasına rağmen, adaylık sürecinde ilk
kararını yanlış verdiği görüşünü savundu.
Öte yandan, AK Parti'den Kahramanmaraş Milletvekili seçilen, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın aile doktoru Mehmet Yıldırım Ramazanoğlu da Meclise
gelerek kaydını yaptıran milletvekilleri arasındaydı. Çocuk sağlığı ve nöroloji
üzerine ihtisas yaptığını belirten Ramazanoğlu, Erdoğan'ın istemesi halinde aile
doktorluğu görevini de sürdürebileceğini söyledi.
TBMM'deki milletvekili kayıt işlemleri devam ediyor.
Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, YSK'nın
Hatip Dicle'nin milletvekilliği ile ilgili kararını değerlendirirken, milletin
iradesi ve seçimlerin önemine işaret ederek, ''Millet belirlemeleri yapmıştır.
Dolayısıyla milletin takdirinin önemli olması her zaman bizim tercihimizdir''
dedi.
Kırıkkale'den yeniden milletvekili seçilen Atalay, kaydını yaptırdıktan
sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili verdiği kararın ayrıntılarını bilmediğini,
bu nedenle bir değerlendirme yapmasının mümkün olmadığını ifade eden Atalay,
''Hukuki bir süreç var. Yasalar o belirmeyi yapıyorsa herhalde YSK'nın yapacağı
bir şey yoktur. Bizim bunu değerlendirmemiz uygun olmaz'' diye konuştu. Verilen
kararların yürütmenin ya da siyaset kurumunun kararları olmadığını anlatan
Atalay, güvenli ve huzurlu bir seçim ortamının yaşandığını, seçilenler ya da
adaylarla ilgili konuların hukuk ile ilgili konular olduğunu söyledi. Atalay,
''Yeter ki hukukun içinde olsun, keyfilikler olmasın. Bütün bunları yürütecek
olan hukuk mercileridir. Bizim o manada yorum yapmamız uygun olmaz ama genel
bakışımızı biliyorsunuz: Milletin iradesi, seçimler önemlidir. Millet
belirlemeleri yapmıştır. Dolayısıyla milletin takdirinin önemli olması her zaman
bizim tercihimizdir'' dedi.
''Demokratik açılımın Başbakanlığa bağlanmasının sözkonusu olup
olmadığının'' sorulması üzerine, Atalay, şunları söyledi:
''Bütün bunlar spekülatif. Hiçbir yerde bu konuda resmi bir değerlendirme
olmadı. Henüz hükümet kurulması ile ilgili Sayın Başbakanımıza görev de
verilmedi. Biz iktidar partisiyiz. Hükümet programı yazıyoruz şu anda. Hükümet
kurulduğunda program hazır olsun diye. Bakanlıklarla ilgili, Meclis Başkanlığı
ile ilgili, demokratik açılım süreci ile ilgili hükümetin herhangi açıklaması
olmadı. Bunlar birilerinin yorumları.''
Atalay, ''İsminiz Milli Eğitim bakanlığı konusunda geçiyor'' sözleri
üzerine, ''Bu konuda hiçbir şey söylemeyiz. (Gülerek) O riskli bir alandır.
Bakanlıklar konusu Başbakanımızın görevi, yetkisi, hakkıdır. Dolayısıyla o konuda
görüş bildirmeyiz'' dedi.
Bir soru üzerine ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İnan Kıraç'ın
helalleşmesine tanık olmadığını'' belirten Atalay, ''Ama bu süreci gayet iyi
değerlendiriyorum. Bütün partilerimiz o yönde eğilim içinde olsunlar, inşallah.
Türkiye'nin buna ihtiyacı var'' diye konuştu.
''BDP'lilerin Meclis'e gelmeyeceği söyleniyor'' sözlerine karşılık
Atalay, ''Olmaz, olmaz. Sivil siyaset mesafe alıyor. Onların da geleceğine
inanıyorum. Yeni bir dönem. O sorunların hepsi bu çatı altında daha iyi
görüşülecek bu dönem'' dedi.
Atalay, ''Stockholm sendromu'' tartışmalarıyla ilgili sorulara ise şu
yanıtı verdi:
''Yüksek perdeden vatandaşı suçlayıcı bir ifade. Bu, CHP'nin bir
klasiğidir. CHP, her seçimden sonra kendini değerlendireceğine, tutuyor vatandaşı
suçluyor. Bu yanlış bir şey. Burada hiçbir bilimsel ölçü yok, siyasi kriter yok,
hiçbir sosyolojik analiz yok. Oturup kendi başlarına böyle bir kavram
üretiyorlar. CHP genelde milletle barışamıyor. Millete o güveni veremiyor. Tayyip
Erdoğan o güveni veriyorsa, AK Parti 9 yıl sonra o güveni veriyor ve
güçlendiriyorsa, esas bunun gerekçeleri üzerinde düşünsünler.
Daha önce de 'eğitimsiz, dağdaki çobanla oyu bir olur mu, göbeğini
kaşıyan' dediler. Bu da başka bir şey. Bu daha küçümseyici, vahim, hakaret edici
bir şey. Yazık. Belki seçim sonucu parti içindeki gelişmeler de bunları böyle
sorumsuzca beyanlara götürüyor olabilir. Bu aleyhlerine çok kullanılacak bir şey.
Biz bunu çok kullanırız. Bu yenilir, yutulur bir ifade değil vatandaş açısından.
Vatandaşı aşağılayan bir ifade.''
Gazetecilerin ''Yalanlama geldi, 'söylemedik' deniliyor'' sözlerine
karşılık Atalay, ''O zaman açıklasınlar. İlk değerlendirmeyi yaparken 'eğer böyle
bir şey söyledilerse...' dedim. Yine sonunda söyleyelim, eğer böyle bir şey
söylendiyse, yanlış da bir şey yapmayalım. Eğer söylemedilerse bunu açıklamaları
çok iyi olur'' dedi.
Atalay, bir başka soru üzerine, rozet takmayı sevmediğini, 2002 yılında
ilk kez milletvekili olduğunda rozet aldığını, birkaç gün taktıktan sonra bir
daha kullanmadığını ifade ederek, ''Rozet, pek ilgilendiğim bir konu
değil''dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu
ise YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararının yargı kararı olduğunu, bu nedenle
yorum yapmak istemediğini söyledi. İşin hukuki yönünü bilmediğini belirten Aksu,
bu nedenle bir şey söyleyemeyeceğini kaydetti. Mustafa Balbay ve Mehmet
Haberal'ın tahliyesi ile ilgili henüz hukuki kararın verilmediğini, sadece
savcının görüş bildirdiğini anımsatan Aksu, ''Herkes hukuka saygılı olmalı''
dedi.
''BDP'nin desteklediği bağımsız adayların topluca Meclis'e gelmemeleri
gibi bir durumun sözkonusu olduğunun belirtilmesi üzerine Aksu, ''Doğmamış çocuğa
şey biçilmez. Ortada bir şey yok. Böyle telaffuz ediliyor. İnanıyorum ki sağduyu
ile hareket ederek Meclis'e gelirler ve görevlerini yaparlar'' diye konuştu.
Aksu, bir başka soru üzerine, 7. kez rozet taktığını söyledi.
Öte yandan, Kahramanmaraş'tan seçilen ilk kadın milletvekili olan AK
Parti'li Sevde Bayazıt da kayıt yaptırdı. Eşi, 1.5 ve 2.5 yaşlarındaki iki
oğluyla kayıt yaptırmaya gelen Bayazıt'ın rozetini eşi taktı. Bayazıt,
''Çocuklarla siyaset zor olmayacak mı?'' sorusuna Bayazıt, ''Hayır. Zaten çalışma
hayatım var ve alışkınım'' dedi.
CHP'den İstanbul Milletvekili seçilen,
eski DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu için, ''Aslanoğlu, bal üreten bir milletvekilimizdir, arılar gibi bal
yiyen değil'' ifadesini kullandı.
Mazbatasını alan milletvekilleri Meclis'te kayıt yaptırmaya devam
ediyor.
Geçen dönem CHP Malatya Milletvekili olan ve bu dönem İstanbul'dan
seçilen Aslanoğlu, gazetecilerin ve TBMM çalışanlarının ilgi odağı oldu.
Geçen dönem yoğun yasama çalışmalarıyla dikkati çeken Aslanoğlu'nu
gazeteciler tebrik etti.
CHP'li Aslanoğlu, biri kendisi, biri de Süleyman Çelebi için 60 TL'lik
altın kaplamalı rozetten satın aldı ve rozeti Çelebi'ye taktı.
Çelebi, Aslanoğlu'nun yol arkadaşı olduğunu belirterek, ''Ben 9-5
sendikacısı olmadım, Mevlüt Bey de vardiya milletvekilliği yapmadı. Bal üreten
bir milletvekilimizdir, arılar gibi bal yiyen değildir'' dedi.
YSK'nın, Hatip Dicle hakkında verdiği karar sorulan CHP'li Çelebi, hukuki
süreçler tamamlanmadan bir değerlendirme yapmayı doğru bulmayacağını belirtti.
Çelebi, halkın iradesinin bütününün Meclis'e yansıyacağı bir süreci
beklediklerini ifade ederek, daha Meclis açılmadan bu tür tartışmalarla zamanı
meşgul etmemek gerektiğini kaydetti. Süleyman Çelebi, Türkiye'nin önündeki ciddi
sorunların çözümü için, kutuplaşmadan, daha barışcıl çözümlerin üretilmesi
gerektiğini bildirdi.
Bağımsız milletvekillerinin ''36 milletvekili ile gelirsek geliriz, yoksa
kayıt yaptırmayız'' açıklamasına ilişkin değerlendirmesi de sorulan Çelebi,
herkesin hukuk içinde hakkını araması, aynı zamanda da hukukun kararlarına saygı
göstermesi gerektiğini ifade etti. CHP'li Çelebi, ''Meclis'in bu anlamda bir
düzeltme yapması gerekiyorsa, kanun teklifi ve Anayasa değişikliği dahil, tüm
çabaları ortaya koymalıyız'' diye konuştu.
CHP'li Çelebi, konuşmasın ardından, CHP İzmir Milletvekilleri Mustafa
Moroğlu ile Hülya Güven'in rozetlerini taktı.
Yeğenleri ile kayıt yaptırmaya gelen CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu
da kendisini milletvekilliğine layık gören Adana halkına içten sevgilerini
sundu.
Hem Türkiye için hem de Adana için çalışacağını belirten Loğoğlu, son
yıllarda ihmal edildiğini söylediği Adana'nın yeniden tarım ve ticaret şehri,
turizm bakımından etkin bir hale getirilmesi için yapılacak çok iş olduğunu
kaydetti.
CHP'li Loğoğlu, ''CHP'deki kurultay arayışlarının'' sorulması üzerine ise
''Onların hepsi usulüne göre ve yapıcı bir şekilde halledilecek, hiç kendinizi
üzmeyin. CHP, bu süreçten sağlıklı çıkacaktır. İyi bir sonuç alınmıştır. Elbette
bundan memnun olmayan çevreler olabilir, onlar da tüzük hükümlerine göre
halledilecektir'' dedi.
Kaydını yaptıran AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık'a rozetini eşi
Erdal Balık taktı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin
Tanrıverdi, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararının ardından, ''BDP'nin
desteklediği bağımsız milletvekillerinin kayıt yaptırmayacağı'' yönündeki
yorumları değerlendirirken, ''Meclisi tehdit etmek, milleti tehdit etmek anlamına
gelir'' dedi.
AK Parti'den Manisa Milletvekili seçilen Tanrıverdi, Meclise gelerek
kaydını yaptırdı.
Daha sonra kayıt memurları ve gazetecilere mesir macunu dağıtan
Tanrıverdi, Meclisin daha sağlıklı çalışması ve demokrasiye giden yolda hız
kazanması adına mesir macunu dağıttıklarını söyledi.
Gazetecilerin soruları üzerine, YSK'nın Hatip Dicle ile ilgili kararını
değerlendiren Tanrıverdi, hukukun üstünlüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenle
verilen kararlara herkesin saygı duyması gerektiğini ifade etti. Tanrıverdi,
BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekillerinin YSK'nın kararına tepki olarak
kayıt yaptırmayacağı yönünde yorumlar yapıldığının anımsatılması üzerine,
sorunların kavgayla değil, diyalogla çözülebileceğini ifade etti. ''Hayvanlar
koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır'' diyen Tanrıverdi, Meclisi tehdit
etmenin, milleti tehdit etmek anlamına geleceğini, tehdit ve şantajlarla
demokrasinin işlemeyeceğini belirtti.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş de kayıt yaptırdıktan sonra,
Tanrıverdi ile birlikte, Uşak'ın Eşme ilçesinde dokunan bir kilimle kameraların
karşısına geçti. Güneş, söz konusu kilimi TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'e hediye
edeceklerini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Ongun da hukuka son dönemlerde çok fazla
müdahale edildiğini, YSK'nın Dicle ile ilgili aldığı ilk kararın da son kararın
da hukuki değil, siyasi olduğunu savundu.
(12.35)
