2008-04-25 - 11:00
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TBMM Genel Kurulunda, 5. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisinin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye Öğrenci Meclisi'nin 23 Nisana denk gelmesi nedeniyle sık sık ''çocuk meclisi'' diye tanıtıldığını belirterek, ''Burası Türkiye Öğrenci Meclisi. Bunun özellikle altını çiziyorum" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TBMM Genel Kurulunda, 5. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisinin açılışında yaptığı konuşmada, öğrenci meclisleri ve demokrasi eğitimi projesini yürürlüğü koyarken; Cumhuriyeti, demokrasi ile taçlandırmayı, güçlendirmeyi ve yerleşik bir demokrasi kültürü oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Fikirlerini, beynini ve sözcükleri kullanarak açıklayan, tartışan, ancak asla kavga etmeyen ve şiddete başvurmayan bir gençlik yetiştirilmesini
amaçladıklarını anlatan Çelik, milli eğitimde artık yönetim değil, ''yönetişim'' ilkesini uyguladıklarını bildirdi. Bürokratlar, öğretmenler ve öğrencileri yönetimde birer paydaş haline getirdiklerini kaydeden Çelik, sadece öğrencilere bilgi depolamayı amaçlayan eski müfredatlara son verildiğini ifade etti.
Türkiye Öğrenci Meclisi'nin 23 Nisana denk gelmesi nedeniyle sık sık ''çocuk meclisi'' diye tanıtıldığını belirten Çelik, ''Burası Türkiye Öğrenci Meclisi. Bunun özellikle altını çiziyorum. İlköğretim 8. sınıflarından gelen sadece 14 öğrenci var bu mecliste'' dedi.
Bu konuda gazetecileri de eleştiren Çelik, ''gazeteciler bizim 'lastik' dediğimizi 'kauçuk' olarak yazıyorlar'' diye konuştu.
-''1 ÜNİVERSİTEDEN 125 ÜNİVERSİTEYE''-
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'de sadece bir üniversite bulunduğunu anlatan Çelik, bugün Türkiye'nin 116 üniversitesi bulunduğunu, bu yıl
sonunda da 125'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Çelik, 1950 yılında Türkiye'de sadece 30 lise bulunduğunu hatırlatarak, ''bugün sadece benim vilayetim Van'da 60'dan fazla lise var'' dedi.
Gençlerden, karanlıklara takılıp kalmamalarını ve realist düşünmelerini isteyen Bakan Çelik, ''batan güneşin ardından ağlamak kimseye fayda
getirmez. Güneşin yarın sabah yeniden doğacağını bilerek hareket etmek gerekir'' diye konuştu.
Okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretimde okullaşma oranlarını artırdıklarını ve iktidarları döneminde 115 bin derslik yapıldığını ifade eden Çelik, ''Sevgili gençler, 4 derslikten 1'i bu dönemde yapıldı, 3 öğretmenden 1'i da bu dönemde alındı'' dedi.
Bakan Çelik, Türkiye'deki bütün okullarda 600 bin bilgisayar bulunduğunu ve öğrencilerin internetle dünyaya açıldıklarını belirterek,
çocuklarının neredeyse hepsinin bir e-posta adresi olduğunu hatırlattı.
TOKİ ile anlaşma yaptıklarını da hatırlatan Çelik, TOKİ'nin 1 milyar YTL değerinde okul yapacağını açıkladı.
Vicdanlara asla etiket konulamayacağını kaydeden Çelik, ''Vicdanların asla satılık olmaması lazım'' dedi.
-DEMOKRATİK CUMHURİYET-
Cumhuriyet'in 4 referansı bulunduğunu, bunların; bilim, irfan, akıl ve millet olduğunu vurgulayan Çelik, dünyada pek çok cumhuriyet modeli
bulunduğunu anlatarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin de Anayasa yer aldığı gibi ''demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti'' olduğunu söyledi.
İsimlerin değil, öz ve uygulamaların önemli olduğunu vurgulayan Çelik, Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmanın Türk çocukları ve
eğitimcilerinin görevi olduğunu belirtti.
Çelik, Türkiye'de saltanat isteyen bir tek kişinin bile bulanmadığını ifade ederek, ''Bizim tercihimiz, demokratik cumhuriyetten yanadır.
Hepimiz bu amaca hizmet edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz'' dedi.
Demokratik cumhuriyetin iyi insanlar yetiştirmeyi amaçladığını belirten Çelik, AB projesini buna örnek gösterdi.
''Birilerinin gençler arasında AB karşıtlığını pompaladığını'' kaydeden Çelik, ''Bizler hür ve medeni dünyadan kopamayız. Demokratik
cumhuriyette korkularla ve düşman senaryoları ile alarma geçirilmiş bir yurttaş anlayışı yoktur'' diye konuştu.
Türkiye Öğrenci Meclisinde daha sonra üyelerin ant içme törenine geçildi.
Fikirlerini, beynini ve sözcükleri kullanarak açıklayan, tartışan, ancak asla kavga etmeyen ve şiddete başvurmayan bir gençlik yetiştirilmesini
amaçladıklarını anlatan Çelik, milli eğitimde artık yönetim değil, ''yönetişim'' ilkesini uyguladıklarını bildirdi. Bürokratlar, öğretmenler ve öğrencileri yönetimde birer paydaş haline getirdiklerini kaydeden Çelik, sadece öğrencilere bilgi depolamayı amaçlayan eski müfredatlara son verildiğini ifade etti.
Türkiye Öğrenci Meclisi'nin 23 Nisana denk gelmesi nedeniyle sık sık ''çocuk meclisi'' diye tanıtıldığını belirten Çelik, ''Burası Türkiye Öğrenci Meclisi. Bunun özellikle altını çiziyorum. İlköğretim 8. sınıflarından gelen sadece 14 öğrenci var bu mecliste'' dedi.
Bu konuda gazetecileri de eleştiren Çelik, ''gazeteciler bizim 'lastik' dediğimizi 'kauçuk' olarak yazıyorlar'' diye konuştu.
-''1 ÜNİVERSİTEDEN 125 ÜNİVERSİTEYE''-
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'de sadece bir üniversite bulunduğunu anlatan Çelik, bugün Türkiye'nin 116 üniversitesi bulunduğunu, bu yıl
sonunda da 125'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Çelik, 1950 yılında Türkiye'de sadece 30 lise bulunduğunu hatırlatarak, ''bugün sadece benim vilayetim Van'da 60'dan fazla lise var'' dedi.
Gençlerden, karanlıklara takılıp kalmamalarını ve realist düşünmelerini isteyen Bakan Çelik, ''batan güneşin ardından ağlamak kimseye fayda
getirmez. Güneşin yarın sabah yeniden doğacağını bilerek hareket etmek gerekir'' diye konuştu.
Okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretimde okullaşma oranlarını artırdıklarını ve iktidarları döneminde 115 bin derslik yapıldığını ifade eden Çelik, ''Sevgili gençler, 4 derslikten 1'i bu dönemde yapıldı, 3 öğretmenden 1'i da bu dönemde alındı'' dedi.
Bakan Çelik, Türkiye'deki bütün okullarda 600 bin bilgisayar bulunduğunu ve öğrencilerin internetle dünyaya açıldıklarını belirterek,
çocuklarının neredeyse hepsinin bir e-posta adresi olduğunu hatırlattı.
TOKİ ile anlaşma yaptıklarını da hatırlatan Çelik, TOKİ'nin 1 milyar YTL değerinde okul yapacağını açıkladı.
Vicdanlara asla etiket konulamayacağını kaydeden Çelik, ''Vicdanların asla satılık olmaması lazım'' dedi.
-DEMOKRATİK CUMHURİYET-
Cumhuriyet'in 4 referansı bulunduğunu, bunların; bilim, irfan, akıl ve millet olduğunu vurgulayan Çelik, dünyada pek çok cumhuriyet modeli
bulunduğunu anlatarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin de Anayasa yer aldığı gibi ''demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti'' olduğunu söyledi.
İsimlerin değil, öz ve uygulamaların önemli olduğunu vurgulayan Çelik, Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmanın Türk çocukları ve
eğitimcilerinin görevi olduğunu belirtti.
Çelik, Türkiye'de saltanat isteyen bir tek kişinin bile bulanmadığını ifade ederek, ''Bizim tercihimiz, demokratik cumhuriyetten yanadır.
Hepimiz bu amaca hizmet edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz'' dedi.
Demokratik cumhuriyetin iyi insanlar yetiştirmeyi amaçladığını belirten Çelik, AB projesini buna örnek gösterdi.
''Birilerinin gençler arasında AB karşıtlığını pompaladığını'' kaydeden Çelik, ''Bizler hür ve medeni dünyadan kopamayız. Demokratik
cumhuriyette korkularla ve düşman senaryoları ile alarma geçirilmiş bir yurttaş anlayışı yoktur'' diye konuştu.
Türkiye Öğrenci Meclisinde daha sonra üyelerin ant içme törenine geçildi.
