2010-12-28 - 20:12
TBMM GENEL KURULU...
Kültür mirası yazma ve eski harfli nadir basma eserleri toplayıp, korumak üzere Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı oluşturulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık,
yıllarca tarihi eserlerin yok olup gitmesine seyirci kalındığını ifade ederek,
''Ancak 'zararın neresinden dönersek kardır' diyerek bu çalışmaları başlattık''
dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde AK Parti Grubu adına konuşan
Fikri Işık, tasarıyla, hazine değerindeki el yazması eserlerin bilim ve sanatın
hizmetine sunulması, korunması açısından son derece önemli bir kuruluşun
kurulacağını söyledi.

''Kültür ve tabiat varlıklarını gelecek kuşaklara aktarma konusunda pek
başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz'' ifadesini kullanan Işık, ''Yıllarca eserlerin
yok olup gitmesine seyirci kaldık. Pek çok eser bugün yok olmuştur, ancak
'zararın neresinden dönersek kardır' diyerek bu çalışmaları başlattık'' dedi.

Işık, Süleymaniye Camisi'nden Samsun Büyük Cami'ye, Akdamar Kilisesinden
İskenderun Süryani Kilisesine kadar pek çok eserin restore edildiğini söyledi.

2003-2010 yılları arasında 3 bin 484 eserin restore edildiğini belirten
Fikri Işık, ''Kültür varlıkları sadece taşınmaz eserlerden ibaret değildir.
Taşınabilir kültür varlıklarına da sahibiz. Bunların başında da yazma eserler
gelmektedir. Bu eserlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması herkes
açısından milli bir görevdir'' diye konuştu.

AK Parti'li Işık, Türkiye'de 14 yazma eser kütüphanesi ile Kültür ve
Turizm Bakanlığı bünyesinde 170 bine yakın yazma eser bulunduğunu belirterek,
''ABD'de ise 62 milyon yazma eser vardır ve 500 bin kadarı mikro filmlere
aktarılmıştır'' dedi.

MHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Akif Akkuş, kültürün bir
milleti ayakta tutan en önemli unsur olduğunu ifade ederek, milletlerin kültür
unsurlarına bağlı olması ve onlara sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Yazma eserlerin korunması ve dünyaya tanıtılmasının özel ve titiz bir
çalışma gerektirdiğini ifade eden Akkuş, ''Kansas Üniversitesi'ne gittiğimde
üniversitenin kütüphanesine uğradım. Bana kütüphanede Roma Yazma Eserleri
olduğunu söylediler. Ben de görmek istedim. 'Yarın gelin, verelim' dediler. Ben
de 'Niye bugün değil de yarın' deyince, 'Onlar -70 derecede tutuluyor, onu birden
çıkaramayız, 4 aşamadan, belirli bir süre geçtikten sonra çIkarıp verebiliriz'
dediler. Biz de eserlerimizi böyle korumalıyız'' dedi.

Yazma eserlerin dijital ortama aktarılması işlemlerinin devam ettiğini
kaydeden Akkuş, eserlerin gelecek yıllara da ulaşabilmesi açısından, bu
uygulamanın en kısa zamanda yapılması gerektiğini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da grubu adına yaptığı konuşmada,
kültür miraslarına sahip çıkmak ve onları geleceğe taşımak gerektiğini ifade
ederek, tasarıyı desteklediklerini söyledi.

''2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'' ile ilgili bir sempozyuma
izleyici olarak sadece 4 kişinin katıldığını kaydeden Soysal, ''Sempozyumda 6
bilim adamı konuşma yapacak. İstanbul'a milyonlarca insan geldiği söyleniyor, ama
Avrupa Kültür Başkentini hisseden hiç kimse yok'' dedi.

MHP Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil de Osmanlı ve Selçuklu dönemine
ait olan yazma eserlerin geleceğe taşınmasının, sahip olunan kültürün dünyaya
tanıtılması açısından önemli olduğunu belirtti.

''Benim ve aziz milletimin canını acıtan, İçişleri Bakanının bir sözü ile
ilgili konuşmak istiyorum'' diyen Asil, şöyle konuştu:

''MHP, milyonlarca kişinin oyunu almış, 42 yıla yaklaşan şerefli mazisi
olan büyük bir siyasi harekettir. Biz 72 milyon insanımızdan birinin dahi
burnunun kanamasını, siyasi ikballere değişmeyecek kadar onurluyuz. Atatürk'ün
Ankara'ya gelişinin yıldönümde yapılan Garnizon Koşusuna ve 1932'den beri
gerçekleştirilen seğmen alayı yürüyüşüne güzergah tahsis edilmeyerek engel
olunmuştur. Sayın İçişleri Bakanı, taşınan Atatürk posterinden mi rahatsız
olmuştur yoksa, askerlerin 'herşey vatan için', 'Ne Mutlu Türküm Diyene', 'vatan
canım sana feda' sloganından mı rahatsız olmuştur. Bu sloganlardan rahatsız olan
ve partimize dil uzatan İçişleri Bakanı, milletin güvenini kaybetmiştir. İçişleri
Bakanını istifaya davet ediyorum.''

Kültür mirası yazma ve eski harfli nadir basma
eserleri toplayıp, korumak üzere Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
oluşturulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanununa göre, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak merkezi İstanbul'da
kurulacak olan Başkanlık için Ankara, İstanbul ve Konya'da bölge müdürlükleri
oluşturulacak.

Yazma eser kütüphanelerinin, alanında uzmanlaşmış birimler olarak etkin
şekilde hizmet vermesini sağlayacak olan Kurum, kültür mirası yazma ve eski
harfli nadir basma eserlerin toplanması, korunması, sağlıklı biçimde geleceğe
ulaştırılması ile bilim, kültür ve sanat dünyasının hizmetine sunulmasına yönelik
faaliyetlerde bulunacak.

Bu çerçevede, kütüphanecilik standartları geliştirilecek, fiziki koruma
ve güvenlik şartları oluşturularak eserlerin sağlıklı bir şekilde saklanması
sağlanacak. Eserlerle ilgili çeviri, sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmaları ile
içerik incelemeleri yürütülecek, desteklenecek ve yapılan çalışmalar
yayımlanacak.

Yazma eserlerin orijinal dilinde matbu harflerle yazılması, eserlerin
dijital ve dijital olmayan ortamlarda arşivinin oluşturulması, eserlerin
tanıtılmasının sağlanması da Kurumun faaliyetleri arasında yer alacak.

Kurum, hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi geleneksel Türk el sanatlarıyla
ilgili eğitim programları düzenleyecek, eserlerin tespit ve tescil işlemlerini
yapacak.

Başkan, 4 yıllık süre için atanacak. Bölge müdürü, ana hizmet birimi
daire başkanı, yazma eser uzmanı ve yazma eser uzman yardımcısı kadroları
oluşturulacak.

Başkanlık, görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermaye işletmesi
kurabilecek, ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma, etüt, film ve proje gibi
işleri yerli ve yabancı gerçek veya tüzel kişilere sözleşme ile yaptırabilecek.

Kurum, görev alanına giren konularda üniversiteler veya uzman kurum ve
kuruluşlardan danışmanlık hizmeti de satın alabilecek.

Bütün işlemler, düzenlenen kağıtlar, damga vergisi ve harçtan müstesna
tutulacak kurum, taraf olduğu davalarda ve icra takiplerinde yargı harçlarından
ve teminat yatırma mükellefiyetinden muaf olacak.

İllerde belirlenen kütüphanelere ait eserler ve buralardaki demirbaşlar,
Kuruma devredilecek.

Tasarı, Türkiye Yazma Eserler Başkanlığının merkez teşkilatına 197, taşra
teşkilatına 165 olmak üzere 362 kadro ihdas edilmesini öngörüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, tasarının kabulünden sonra
yaptığı kısa açıklamada, Türkiye'nin kültür yaşamı için çok önemli bir kanunu
Meclisin oybirliği ile çıkardığını belirterek, teşekkür etti.
,
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, sıradaki tasarıların görüşülmesi için
komisyon yerine oturmayınca, birleşimi yarın saat 13.00'de toplanmak üzere
kapattı.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık,
yıllarca tarihi eserlerin yok olup gitmesine seyirci kalındığını ifade ederek,
''Ancak 'zararın neresinden dönersek kardır' diyerek bu çalışmaları başlattık''
dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde AK Parti Grubu adına konuşan
Fikri Işık, tasarıyla, hazine değerindeki el yazması eserlerin bilim ve sanatın
hizmetine sunulması, korunması açısından son derece önemli bir kuruluşun
kurulacağını söyledi.

''Kültür ve tabiat varlıklarını gelecek kuşaklara aktarma konusunda pek
başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz'' ifadesini kullanan Işık, ''Yıllarca eserlerin
yok olup gitmesine seyirci kaldık. Pek çok eser bugün yok olmuştur, ancak
'zararın neresinden dönersek kardır' diyerek bu çalışmaları başlattık'' dedi.

Işık, Süleymaniye Camisi'nden Samsun Büyük Cami'ye, Akdamar Kilisesinden
İskenderun Süryani Kilisesine kadar pek çok eserin restore edildiğini söyledi.

2003-2010 yılları arasında 3 bin 484 eserin restore edildiğini belirten
Fikri Işık, ''Kültür varlıkları sadece taşınmaz eserlerden ibaret değildir.
Taşınabilir kültür varlıklarına da sahibiz. Bunların başında da yazma eserler
gelmektedir. Bu eserlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması herkes
açısından milli bir görevdir'' diye konuştu.

AK Parti'li Işık, Türkiye'de 14 yazma eser kütüphanesi ile Kültür ve
Turizm Bakanlığı bünyesinde 170 bine yakın yazma eser bulunduğunu belirterek,
''ABD'de ise 62 milyon yazma eser vardır ve 500 bin kadarı mikro filmlere
aktarılmıştır'' dedi.

MHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Akif Akkuş, kültürün bir
milleti ayakta tutan en önemli unsur olduğunu ifade ederek, milletlerin kültür
unsurlarına bağlı olması ve onlara sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Yazma eserlerin korunması ve dünyaya tanıtılmasının özel ve titiz bir
çalışma gerektirdiğini ifade eden Akkuş, ''Kansas Üniversitesi'ne gittiğimde
üniversitenin kütüphanesine uğradım. Bana kütüphanede Roma Yazma Eserleri
olduğunu söylediler. Ben de görmek istedim. 'Yarın gelin, verelim' dediler. Ben
de 'Niye bugün değil de yarın' deyince, 'Onlar -70 derecede tutuluyor, onu birden
çıkaramayız, 4 aşamadan, belirli bir süre geçtikten sonra çIkarıp verebiliriz'
dediler. Biz de eserlerimizi böyle korumalıyız'' dedi.

Yazma eserlerin dijital ortama aktarılması işlemlerinin devam ettiğini
kaydeden Akkuş, eserlerin gelecek yıllara da ulaşabilmesi açısından, bu
uygulamanın en kısa zamanda yapılması gerektiğini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da grubu adına yaptığı konuşmada,
kültür miraslarına sahip çıkmak ve onları geleceğe taşımak gerektiğini ifade
ederek, tasarıyı desteklediklerini söyledi.

''2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'' ile ilgili bir sempozyuma
izleyici olarak sadece 4 kişinin katıldığını kaydeden Soysal, ''Sempozyumda 6
bilim adamı konuşma yapacak. İstanbul'a milyonlarca insan geldiği söyleniyor, ama
Avrupa Kültür Başkentini hisseden hiç kimse yok'' dedi.

MHP Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil de Osmanlı ve Selçuklu dönemine
ait olan yazma eserlerin geleceğe taşınmasının, sahip olunan kültürün dünyaya
tanıtılması açısından önemli olduğunu belirtti.

''Benim ve aziz milletimin canını acıtan, İçişleri Bakanının bir sözü ile
ilgili konuşmak istiyorum'' diyen Asil, şöyle konuştu:

''MHP, milyonlarca kişinin oyunu almış, 42 yıla yaklaşan şerefli mazisi
olan büyük bir siyasi harekettir. Biz 72 milyon insanımızdan birinin dahi
burnunun kanamasını, siyasi ikballere değişmeyecek kadar onurluyuz. Atatürk'ün
Ankara'ya gelişinin yıldönümde yapılan Garnizon Koşusuna ve 1932'den beri
gerçekleştirilen seğmen alayı yürüyüşüne güzergah tahsis edilmeyerek engel
olunmuştur. Sayın İçişleri Bakanı, taşınan Atatürk posterinden mi rahatsız
olmuştur yoksa, askerlerin 'herşey vatan için', 'Ne Mutlu Türküm Diyene', 'vatan
canım sana feda' sloganından mı rahatsız olmuştur. Bu sloganlardan rahatsız olan
ve partimize dil uzatan İçişleri Bakanı, milletin güvenini kaybetmiştir. İçişleri
Bakanını istifaya davet ediyorum.''

Kültür mirası yazma ve eski harfli nadir basma
eserleri toplayıp, korumak üzere Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
oluşturulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanununa göre, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak merkezi İstanbul'da
kurulacak olan Başkanlık için Ankara, İstanbul ve Konya'da bölge müdürlükleri
oluşturulacak.

Yazma eser kütüphanelerinin, alanında uzmanlaşmış birimler olarak etkin
şekilde hizmet vermesini sağlayacak olan Kurum, kültür mirası yazma ve eski
harfli nadir basma eserlerin toplanması, korunması, sağlıklı biçimde geleceğe
ulaştırılması ile bilim, kültür ve sanat dünyasının hizmetine sunulmasına yönelik
faaliyetlerde bulunacak.

Bu çerçevede, kütüphanecilik standartları geliştirilecek, fiziki koruma
ve güvenlik şartları oluşturularak eserlerin sağlıklı bir şekilde saklanması
sağlanacak. Eserlerle ilgili çeviri, sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmaları ile
içerik incelemeleri yürütülecek, desteklenecek ve yapılan çalışmalar
yayımlanacak.

Yazma eserlerin orijinal dilinde matbu harflerle yazılması, eserlerin
dijital ve dijital olmayan ortamlarda arşivinin oluşturulması, eserlerin
tanıtılmasının sağlanması da Kurumun faaliyetleri arasında yer alacak.

Kurum, hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi geleneksel Türk el sanatlarıyla
ilgili eğitim programları düzenleyecek, eserlerin tespit ve tescil işlemlerini
yapacak.

Başkan, 4 yıllık süre için atanacak. Bölge müdürü, ana hizmet birimi
daire başkanı, yazma eser uzmanı ve yazma eser uzman yardımcısı kadroları
oluşturulacak.

Başkanlık, görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermaye işletmesi
kurabilecek, ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma, etüt, film ve proje gibi
işleri yerli ve yabancı gerçek veya tüzel kişilere sözleşme ile yaptırabilecek.

Kurum, görev alanına giren konularda üniversiteler veya uzman kurum ve
kuruluşlardan danışmanlık hizmeti de satın alabilecek.

Bütün işlemler, düzenlenen kağıtlar, damga vergisi ve harçtan müstesna
tutulacak kurum, taraf olduğu davalarda ve icra takiplerinde yargı harçlarından
ve teminat yatırma mükellefiyetinden muaf olacak.

İllerde belirlenen kütüphanelere ait eserler ve buralardaki demirbaşlar,
Kuruma devredilecek.

Tasarı, Türkiye Yazma Eserler Başkanlığının merkez teşkilatına 197, taşra
teşkilatına 165 olmak üzere 362 kadro ihdas edilmesini öngörüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, tasarının kabulünden sonra
yaptığı kısa açıklamada, Türkiye'nin kültür yaşamı için çok önemli bir kanunu
Meclisin oybirliği ile çıkardığını belirterek, teşekkür etti.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, sıradaki tasarıların görüşülmesi için
komisyon yerine oturmayınca, birleşimi yarın saat 13.00'de toplanmak üzere
kapattı.

(20.12)