2007-03-20 - 12:40
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, nevruzun sevinç günü olduğunu ifade ederek, ''Bu sevince gölge düşürmek,
bu sevinci kullanarak milletimizi kutuplara bölme çabaları, milletimizle ruh ve
gönül birliği taşımamaktır'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, yarının
Nevruz Bayramı olduğunu anımsattı. Bu bayramı, devlet ve millet olarak hep
birlikte kutlayacaklarını ifade eden Erdoğan, nevruz gününe çok farklı tanımlar
yükleyenler ve bugünü çok farklı yaklaşımlarla sahiplenmeye çalışanlar olduğunu
söyledi.
Erdoğan, son yıllarda kutlamalara farklı bir zenginlik kattıklarını
belirterek, ''Aslında nevruz büyük milletimizin binlerce yıllık, müşterek
kültürünün sembollerinden biridir. Yani baharın gelişini, toprak ananın uyanışını
temsil etmesi, yeniden dirilişin sembolü ve takvimin ilk günü olması gibi
özellikleri dolayısıyla milletimiz için özel bir gündür'' dedi.
Başbakan Erdoğan, nevruzun sadece Türkler için değil, Orta Asya'dan
Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bulunan kardeş ve komşu milletler
için önemli bir gün olduğunu kaydetti.
-''NEFRETİN DİLİNİ TERKETMELİ''-
Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bugünkü yaklaşımla, binlerce yıllık bir çevre günü olarak da
yorumlayabileceğimiz nevruz, bizim yaradılana, canlılara bakışımızı, bütün
mahlukat ile uyum ve ahenk içindeki hayat felsefemizi anlatır. Toprağın
uyanışını, suların çağıldayışını müjdeler. Baharın gelişini müjdeleyen bugünün
esas mesajı sevgidir, barıştır, kardeşliktir.
Burada yakılan ateşe farklı anlamlar yükleyenler olabilir. Aslında burada
yakılan ateş ruhlardaki şiddetin ve öfkenin sembolü değil, aksine sevginin,
dostluğun, kardeşliğin kandilini temsil etmelidir.
Böylesi sevinç günlerini yaşatmak, bugünlerde bayram etmek isteyenler
şiddetin, kinin, nefretin dilini terketmeli, sevginin, barışın evrensel diliyle
konuşmalı. Ortak bir hatıranın canlanmasını sağlayan bugünler, farklılıkların
altının çizildiği günler değil, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin yüceltiltiği
günlerdir. Yeni bir günü, takvimi, baharı ve toprağın dirilişini sevgi ve
kardeşlikten koparmak, çiçekleri çiğnemekten, meyve olacak tomurcukları ezmekten
farksızdır. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz farklılıklarımızı millet olma
potasında eriten bir büyük kültürün, geleneğin mensuplarıyız.
Dini ve milli günlerimizin yanı sıra, toplumsal kültürümüzün bir parçası
olan nevruz da bir sevinç günüdür. Bu sevince gölge düşürmek, bu sevinci
kullanarak milletimizi kutuplara bölme çabaları, milletimizle ruh ve gönül
birliği taşımamaktır. Hiçbir vatandaşımızın böyle bir yaklaşım içerisine
girebileceğine ihtimal bile vermek istemiyorum. Ama sorumluğumuzun gereği olarak
herkesin basiretini dikkatli olmaya davet ediyorum.''
-''BİZ BİRİNE KARDEŞ DEDİYSEK...''-
Başbakan Erdoğan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, İran,
Irak ve Türkiye'nin her bölgesinde bayram sevinciyle kutlanan nevruzun, bu geniş
coğrafyadaki tarihi müştereklerin, ortak kültür mirasının bugüne kalmış bir ürünü
olduğunu söyledi.
Kardeşliğin, ''kültürel ve manevi derinliği olan bir kavram'' olduğunu ifade
eden Erdoğan, ''Biz birine kardeş dediysek, onu sahiden kardeş bildiğimiz
içindir. Kardeşliği birbirimize bir paye olarak vermedik. Yaradılışımız
itibariyle, aynı kainat tasavvuruna sahip olmamız, yaradılana ve yaradana aynı
gözle bakmamız sebebiyle bizler kardeş olduk. Yunus'un dediği gibi, yaradılanı
yaradandan ötürü sevmek bir kardeşliktir'' diye konuştu.
-''BAYRAĞIMIZIN ALTINDA HEP BİRLİKTE OLACAĞIZ''-
İnançlarına göre kimsenin kimseye üstünlüğü olmadığını dile getiren Erdoğan,
şunları kaydetti:
''Başkaları kardeşlik kavramını dahi bir malzeme gibi kullanmış olabilir.
Birileri kardeşliği kendilerinin lütfettiği bir paye gibi kullanabilir. Hatta
birileri 'kardeşiz' derken, buna inancı zayıf bir şekilde yaklaşabilir. Ama biz
kardeşlik, vatandaşlık derken hukuki tanımları da aşan bir derinlikle
kardeşliğimizi sonuna kadar sahipleniyoruz, sahipleneceğiz.
Ortak bir vatana, ülkeye, bayrağa, istiklale, Türkiye Cumhuriyetine sahip
olmanın, bu devletin vatandaşı olmanın onurunu, şerefini, 73 milyonluk
vatandaşımızla birlikte yürekten paylaşıyoruz. Hakkari'den Çanakkale'ye, Kars'tan
İzmir'e kadar sevinçlerimiz de üzüntülerimiz de birdir. Bu mukaddes miras
Allah'ın izniyle hepimize yeter. Sevinçlerimize gölge düşürmek isteyen,
bayramlarımızı mateme çevirmek isteyen hiçbir güç bu kardeşlik ruhumuzu
zedelemeye muktedir olamaz. Bütün insanlarımızın sevincine, mutluluğuna, huzuruna
sahip çıkmak için bir kez daha milletimizin ortak iradesini, arzularını,
taleplerini temsil eden bu büyük çatı altında söz veriyoruz. Evet, biz bu ülkenin
evlatları, vatandaşları olarak yüreklerimizi, vicdanlarımızı kardeşçe sonsuza
kadar birleştirdik. Bu ülkede bir tek kardeşimizin, evladımızın, vatandaşımızın
yanlış ve hukuk dışı yola sapması yüreğimizi yaralar. Millet ve bu ülkenin
sahipleri olarak Çanakkale'de Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta, ortak kanımızla
göndere çektiğimiz bu bayrağımızın altında hep birlikte, sonsuza kadar elele,
gönül gönüle olacağız.''
12:47 20/03/07
"
''ÇANAKKALE ZAFERİ, SADECE GEÇMİŞİMİZİN BİR
AZİZ HATIRASI OLARAK DEĞİL, MİLLETİMİZİN GELECEĞE
YÜRÜYÜŞÜNÜN EN GÜÇLÜ İLHAM KAYNAKLARINDAN BİRİ
OLARAK DA MİLLETİMİZİN HİSSİYATINDA ÇOK ÖNEMLİ
YERE SAHİPTİR''
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Çanakkale
Zaferi'nin 92. yıldönümüne de yer verdi. Her 18 Mart'ta milletin, 92 yıl önce
Çanakkale'de yazılan destanın anlamını daha iyi kavradığını; Türkiye'yi Türkiye
yapan değerlerin çok daha fazla şuuruna vardığını ifade eden Erdoğan, şunları
söyledi:
''Çanakkale'yi geçilmez yapan aziz şehitlerimizin huzurunda bir kere daha bu
manevi havayı teneffüs ettik. Bu muhakemeyi, bu muhasebeyi bir kere daha yapma
imkanı bulduk ve bir kere daha bu ülkeye hizmet aşkıyla dolduk.
Çanakkale Zaferi, sadece geçmişimizin bir aziz hatırası olarak değil,
milletimizin geleceğe yürüyüşünün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak da
milletimizin hissiyatında çok önemli yere sahiptir. İnşallah öyle de kalacaktır.
Türkiye'yi muasır medeniyet seviyesinin ötelerine taşıma azmi ve
kararlığıyla göreve gelmiş bir hükümet olarak, biz de Çanakkale'ye özel önem
veriyor, bu bölgemizin tarihine yakışır bir güzelliğe kavuşması için ilk günden
beri çaba gösteriyoruz. Bugüne kadar bu tarihi milli parkımızdaki düzenlemelere
ayırdığımız kaynak, yaklaşık 40 milyon YTL'dir.
Bu çalışmalarımızı yaparken, arzumuz, isteğimiz; gençliğimizin buraları
görmek suretiyle 'ecdadımız, bize bırakmış olduğu bu toprakları ne tür
mücadeleler vererek bıraktı? Öyleyse ben kimim, öyleyse bundan sonra nasıl
hazırlanmalıyım' bunun heyecanını duysun istiyoruz.''
-GELİBOLU YARIMADASI-
Bunun için Gelibolu Yarımadası'nı yeniden ele aldıklarını bildiren Erdoğan,
oralarda inceleme yaptırdıklarını söyledi. Yarımadada, şahitliklerin yeniden ele
alınmasından, simülasyon merkezine kadar yenilikler yapılacağını kaydeden
Erdoğan, Çanakkale'deki mücadelenin, simülasyon merkezinde gösterilecek filmlerle
gençlere ve dışarıdan gelen turistlere gösterileceğini bildirdi.
Bölgede yapılan çalışmalara ve törenlere, Başbakan olduğu 4 yıl boyunca
katıldığını vurgulayan Erdoğan, orada yapılan çalışmaların devam edeceğini
belirtti.
-''ÇANAKKALE'YE GİDİN''-
Erdoğan, Çanakkale ve Gelibolu Milli Parkında son derece önemli gelişmeler
olduğunu bildiren Erdoğan, özellikle bölgeye gitmeyenlerin Çanakkale'yi
görmelerini tavsiye etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Oralarda bir tarih nasıl yazıldı, Türkiye Cumhuriyeti'nin tohumları orada
nasıl nasıl atıldı? Bunu bizzat yaşamak için oraları görmekte çok büyük fayda
olduğuna inanıyorum. Bunu, en önemli eserlerden biri olarak görüyorum. Hükümetim
ve grubum adına bundan büyük bir onur duyarken, başta Devlet Bakanı Beşir Atalay,
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Kültür ve Turizm Bakanımız Atilla Koç'a ve tüm
ekibine teşekkür ediyorum.''
-''AZINLIKLAR...''-
Erdoğan, Gelibolu Yarımadası'nda daha önce otopark olarak kullanılan alanda
yeni bir şehitlik ile önceden mezbelelik olan yerlerde temsili şehitlik
açıldığını hatırlattı.
Erdoğan, Osmanlı vatandaşı olan azınlıklardan 600'ünün de şehitlikte
yattığını ifade ederek, ''Bizim evlatlarımızla nasıl omuz omuza vatan savunması
yaptıklarını, nasıl koyun koyuna yattıklarını, o şehitlikte görmek mümkün. Bu,
dünya için de önemli bir mesajdır'' diye konuştu.
Şehitlerin aziz hatırası için 5 bin gül fidesi dikildiğini bildiren Erdoğan,
Namazgah Tabyasının da yeniden düzenlenerek açıldığını kaydetti.
-''MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE ARTIK,
5 YILLIK DÖNEMİN FİNAL BÖLÜMÜNE YAKLAŞIYORUZ''
-''MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIN TAKATİNİN TÜKENMEMESİ,
TAM AKSİNE YÜKSELMESİ SURETİYLE FİNALİ BAŞARIYLA
TAMAMLAMASI, ÖZEL RİCAMDIR''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yaşlılar Haftasına
değindi. Yaşlıları, ülkenin en değerli birikimleri olarak gördüklerini ve onların
hayat tecrübelerinden alacakları çok dersler olduğuna inandıklarını belirten
Erdoğan, ''Zira öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki annelerimiz, babalarımız,
yanımızda yaşlandığında, düşkün hale geldiğinde onlara 'öf' bile dedirtmeyiniz''
dedi.
Her yaşlıyı anne ve baba sıcaklığıyla görüp, onlara saygıyı bu anlayışla
yerine getirdiklerini anlatan Erdoğan, ''Bu, bizim için aynı zamanda bir ibadet
anlayışıyla yaklaşım tarzımızdır'' diye konuştu.
Göreve geldikleri günden beri yaşlıların dertlerine, sorunlarına özel önem
atfettiklerini kaydeden Erdoğan, siyaset anlayışlarının temelinde yediden yetmişe
tüm insanlara hizmet etmek olduğunu ifade etti. Siyaseti, insanların
dertlerinden, sıkıntılarından, ihtiyaçlarından tamamen yalıtılmış mekanik bir
alan olarak görmediklerine işaret eden Erdoğan, tam aksine siyaseti insanların
refahını, huzurunu sağlamakla görevli bir alan olarak gördüklerini söyledi.
Sosyal devlet ilkesini eksiksiz hayata geçirmek için sosyal politikalar
geliştirmeyi asli görevleri arasında gördüklerini belirten Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
''Devletimizin tanımı Anayasamızda bu şekilde yer almıyor mu? 'Türkiye
Cumhuriyeti devleti; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti' demiyor mu?
Öyleyse bunun gereğini yerine getirmek, her Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin de
görevidir. Biz bu görevi yerine getirmenin şu anda bahtiyarlığı içerisindeyiz.
Çok şükür zaman içinde de bu anlayışımızın gereğini önemli ölçüde yere
getirdiğimiz gibi, bu anlayışın devamını da milletçe göreceğiz, göreceksiniz.''
-''BAŞBAKAN BİR YERLERE MESAJ VERİYOR''-
Her kesimin sorunları için önemli adımlar attıklarını anlatan Erdoğan,
önemli yasal düzenlemeler yaptıklarını kaydetti. Parti çatısı altında ''Yaşlılar
Koordinasyon Merkezi'' oluşturulduğunu hatırlatan Erdoğan, ''Yaşlılar
Koordinasyon Merkezi, sadece AK Parti'de var. Aynı şekilde Özürlüler Koordinasyon
Merkezi de yalnızca bizde var. Çünkü biz dertliyiz. Dertli olan, bunlar için
üretim merkezlerini, çözüm merkezlerini kurar. Dertli olduğumuz için bu tür çözüm
merkezlerini kurduk, kurmaya devam ediyoruz'' diye konuştu.
Gittiği illerde 100 yaşın üstündeki yaşlıları ziyaret ettiklerini hatırlatan
Erdoğan, ''100 yaşın üstünde... Var mı böyle biri. Var, mesela geçen gittik 123
ve 113 yaşlarındaki amcalarımızı, 98 yaşında bir teyzemizi ziyaret ettik. Böyle,
buna benzer ziyaretleri sürdürüyoruz. Ha, bunlar semboliktir, ama bunlarla bir
Başbakan herhalde bir yerlere mesaj veriyor. Nereye? Halkına mesaj veriyor, 'sen
de git bul' diyor, 'dolaş' diyor, bunlara. 'Kenarda köşede bırakma' diyor. Hep
lafta söyleriz 'yediden yetmişe'... Halbuki yediden yetmişe değil, yediden 123'e,
daha fazlası varsa daha fazlasına...'' dedi.
Erdoğan, Yaşlılar Koordinasyon Merkezinin, yaşlıların sorunlarını kamuoyunun
gündemine taşımak, toplumsal alanda karşılaştıkları sorunlara çare aramak için
var gücüyle çalıştığını ifade etti. Erdoğan, ''Bakanımız fellik fellik dolaşıyor.
Bir bayan olarak, Türkiye'nin dört bir yanını bu kadar heyecanla dolaşması...
Gerek önceki bakanım gerek şimdiki bakanım, hakikaten bu alanda farklı bir
heyecanı ülkenin dört bir yanına taşıdılar, taşıyorlar. İnşallah bundan sonraki
dönemde de aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Durmak yok. Bu sosyal
meselelerin hallinde daha büyük mesafeler katedeceğiz'' dedi.
-''SÖZLER ÖNEMLİ AMA...''-
Sözlerin önemli olduğunu, ancak icraatla tamamlanmaması halinde havada
kalacağını kaydeden Erdoğan, 4 yılı aşkın zamanda yaşlılar için yaptıkları
konusunda bilgi verdi.
Erdoğan, 2003-2006 arasında 20 ana ve ek huzurevi inşaatının tamamlandığını,
4 bin 82 olan yatak kapasitesinin yüzde 33 artışla 6 bin 477'ye çıkardıklarını,
bu yılın sonunda 6 ilde açılacak yeni huzurevleriyle yatak kapasitesinin yüzde 44
artmış olacağını belirtti.
SHÇEK'e bağlı huzurevlerinde kalan yaşlılara hizmet veren personel sayısının
yüzde 50 artışla 3 bin 419'a çıktığını bildiren Erdoğan, yasal değişiklikle yaşlı
hizmet merkezleri oluşturulduğunu; evde bakım ve gündüzlü bakımın önünün
açıldığını ifade etti.
Erdoğan, ''Ayrıca, yaşlı bakımında özel bakım elemanları, sağlık meslek
liseleri, kız meslek liselerinin bakım bölümlerinden mezun olanlar ile normal
lise mezunlarından bakım sertifikası almış kişilerden seçilerek, bakımın
özeliğine yakışır bir seviyeye bu dönemde çıkartılmıştır'' dedi.
2015 yılında nüfusun yüzde 14-15'inin 60 yaş üstünde olacağının tahmin
edildiğine dikkati çeken Erdoğan, bu amaçla Ulusal Yaşlanma Eylem Planı
hazırlandığını ve Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulduğunu bildirdi.
Erdoğan, tüm yaşlıların Yaşlılar Haftasını kutlayarak, ''Ellerinden öpüyor
ve kendilerine Allah'tan uzun ömürler diliyorum'' dedi.
-''ÖZEL RİCAM...''-
Erdoğan, hareketli bir haftaya girildiğini, Mecliste çalışmaları verimli
şekilde sürdürmek istediklerini belirterek, ''Milletvekili arkadaşlarımızla
birlikte artık, 5 yıllık dönemin final bölümüne yaklaşıyoruz. Milletvekili
arkadaşlarımın takatinin tükenmemesi, tam aksine yükselmesi suretiyle finali
başarıyla tamamlaması özel ricamdır'' dedi.
Milletvekillerinin, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına verecekleri önemi
vurgulayan Erdoğan, ''Bildiğiniz gibi, önümüzdeki ay ve Mayıs ayının ilk 2
haftasında Cumhurbaşkanlığı seçimi var, ardından inşallah Kasım ayında genel
seçimler var. Bütün bunlar, sizlerin yüksek performansıyla doğru orantılıdır. Bu
davaya gönül vermiş kardeşlerimizin heyecanıyla doğru orantılıdır'' diye konuştu.
Erdoğan, nevruzun sevinç günü olduğunu ifade ederek, ''Bu sevince gölge düşürmek,
bu sevinci kullanarak milletimizi kutuplara bölme çabaları, milletimizle ruh ve
gönül birliği taşımamaktır'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, yarının
Nevruz Bayramı olduğunu anımsattı. Bu bayramı, devlet ve millet olarak hep
birlikte kutlayacaklarını ifade eden Erdoğan, nevruz gününe çok farklı tanımlar
yükleyenler ve bugünü çok farklı yaklaşımlarla sahiplenmeye çalışanlar olduğunu
söyledi.
Erdoğan, son yıllarda kutlamalara farklı bir zenginlik kattıklarını
belirterek, ''Aslında nevruz büyük milletimizin binlerce yıllık, müşterek
kültürünün sembollerinden biridir. Yani baharın gelişini, toprak ananın uyanışını
temsil etmesi, yeniden dirilişin sembolü ve takvimin ilk günü olması gibi
özellikleri dolayısıyla milletimiz için özel bir gündür'' dedi.
Başbakan Erdoğan, nevruzun sadece Türkler için değil, Orta Asya'dan
Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bulunan kardeş ve komşu milletler
için önemli bir gün olduğunu kaydetti.
-''NEFRETİN DİLİNİ TERKETMELİ''-
Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bugünkü yaklaşımla, binlerce yıllık bir çevre günü olarak da
yorumlayabileceğimiz nevruz, bizim yaradılana, canlılara bakışımızı, bütün
mahlukat ile uyum ve ahenk içindeki hayat felsefemizi anlatır. Toprağın
uyanışını, suların çağıldayışını müjdeler. Baharın gelişini müjdeleyen bugünün
esas mesajı sevgidir, barıştır, kardeşliktir.
Burada yakılan ateşe farklı anlamlar yükleyenler olabilir. Aslında burada
yakılan ateş ruhlardaki şiddetin ve öfkenin sembolü değil, aksine sevginin,
dostluğun, kardeşliğin kandilini temsil etmelidir.
Böylesi sevinç günlerini yaşatmak, bugünlerde bayram etmek isteyenler
şiddetin, kinin, nefretin dilini terketmeli, sevginin, barışın evrensel diliyle
konuşmalı. Ortak bir hatıranın canlanmasını sağlayan bugünler, farklılıkların
altının çizildiği günler değil, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin yüceltiltiği
günlerdir. Yeni bir günü, takvimi, baharı ve toprağın dirilişini sevgi ve
kardeşlikten koparmak, çiçekleri çiğnemekten, meyve olacak tomurcukları ezmekten
farksızdır. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz farklılıklarımızı millet olma
potasında eriten bir büyük kültürün, geleneğin mensuplarıyız.
Dini ve milli günlerimizin yanı sıra, toplumsal kültürümüzün bir parçası
olan nevruz da bir sevinç günüdür. Bu sevince gölge düşürmek, bu sevinci
kullanarak milletimizi kutuplara bölme çabaları, milletimizle ruh ve gönül
birliği taşımamaktır. Hiçbir vatandaşımızın böyle bir yaklaşım içerisine
girebileceğine ihtimal bile vermek istemiyorum. Ama sorumluğumuzun gereği olarak
herkesin basiretini dikkatli olmaya davet ediyorum.''
-''BİZ BİRİNE KARDEŞ DEDİYSEK...''-
Başbakan Erdoğan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, İran,
Irak ve Türkiye'nin her bölgesinde bayram sevinciyle kutlanan nevruzun, bu geniş
coğrafyadaki tarihi müştereklerin, ortak kültür mirasının bugüne kalmış bir ürünü
olduğunu söyledi.
Kardeşliğin, ''kültürel ve manevi derinliği olan bir kavram'' olduğunu ifade
eden Erdoğan, ''Biz birine kardeş dediysek, onu sahiden kardeş bildiğimiz
içindir. Kardeşliği birbirimize bir paye olarak vermedik. Yaradılışımız
itibariyle, aynı kainat tasavvuruna sahip olmamız, yaradılana ve yaradana aynı
gözle bakmamız sebebiyle bizler kardeş olduk. Yunus'un dediği gibi, yaradılanı
yaradandan ötürü sevmek bir kardeşliktir'' diye konuştu.
-''BAYRAĞIMIZIN ALTINDA HEP BİRLİKTE OLACAĞIZ''-
İnançlarına göre kimsenin kimseye üstünlüğü olmadığını dile getiren Erdoğan,
şunları kaydetti:
''Başkaları kardeşlik kavramını dahi bir malzeme gibi kullanmış olabilir.
Birileri kardeşliği kendilerinin lütfettiği bir paye gibi kullanabilir. Hatta
birileri 'kardeşiz' derken, buna inancı zayıf bir şekilde yaklaşabilir. Ama biz
kardeşlik, vatandaşlık derken hukuki tanımları da aşan bir derinlikle
kardeşliğimizi sonuna kadar sahipleniyoruz, sahipleneceğiz.
Ortak bir vatana, ülkeye, bayrağa, istiklale, Türkiye Cumhuriyetine sahip
olmanın, bu devletin vatandaşı olmanın onurunu, şerefini, 73 milyonluk
vatandaşımızla birlikte yürekten paylaşıyoruz. Hakkari'den Çanakkale'ye, Kars'tan
İzmir'e kadar sevinçlerimiz de üzüntülerimiz de birdir. Bu mukaddes miras
Allah'ın izniyle hepimize yeter. Sevinçlerimize gölge düşürmek isteyen,
bayramlarımızı mateme çevirmek isteyen hiçbir güç bu kardeşlik ruhumuzu
zedelemeye muktedir olamaz. Bütün insanlarımızın sevincine, mutluluğuna, huzuruna
sahip çıkmak için bir kez daha milletimizin ortak iradesini, arzularını,
taleplerini temsil eden bu büyük çatı altında söz veriyoruz. Evet, biz bu ülkenin
evlatları, vatandaşları olarak yüreklerimizi, vicdanlarımızı kardeşçe sonsuza
kadar birleştirdik. Bu ülkede bir tek kardeşimizin, evladımızın, vatandaşımızın
yanlış ve hukuk dışı yola sapması yüreğimizi yaralar. Millet ve bu ülkenin
sahipleri olarak Çanakkale'de Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta, ortak kanımızla
göndere çektiğimiz bu bayrağımızın altında hep birlikte, sonsuza kadar elele,
gönül gönüle olacağız.''
12:47 20/03/07
"
''ÇANAKKALE ZAFERİ, SADECE GEÇMİŞİMİZİN BİR
AZİZ HATIRASI OLARAK DEĞİL, MİLLETİMİZİN GELECEĞE
YÜRÜYÜŞÜNÜN EN GÜÇLÜ İLHAM KAYNAKLARINDAN BİRİ
OLARAK DA MİLLETİMİZİN HİSSİYATINDA ÇOK ÖNEMLİ
YERE SAHİPTİR''
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Çanakkale
Zaferi'nin 92. yıldönümüne de yer verdi. Her 18 Mart'ta milletin, 92 yıl önce
Çanakkale'de yazılan destanın anlamını daha iyi kavradığını; Türkiye'yi Türkiye
yapan değerlerin çok daha fazla şuuruna vardığını ifade eden Erdoğan, şunları
söyledi:
''Çanakkale'yi geçilmez yapan aziz şehitlerimizin huzurunda bir kere daha bu
manevi havayı teneffüs ettik. Bu muhakemeyi, bu muhasebeyi bir kere daha yapma
imkanı bulduk ve bir kere daha bu ülkeye hizmet aşkıyla dolduk.
Çanakkale Zaferi, sadece geçmişimizin bir aziz hatırası olarak değil,
milletimizin geleceğe yürüyüşünün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak da
milletimizin hissiyatında çok önemli yere sahiptir. İnşallah öyle de kalacaktır.
Türkiye'yi muasır medeniyet seviyesinin ötelerine taşıma azmi ve
kararlığıyla göreve gelmiş bir hükümet olarak, biz de Çanakkale'ye özel önem
veriyor, bu bölgemizin tarihine yakışır bir güzelliğe kavuşması için ilk günden
beri çaba gösteriyoruz. Bugüne kadar bu tarihi milli parkımızdaki düzenlemelere
ayırdığımız kaynak, yaklaşık 40 milyon YTL'dir.
Bu çalışmalarımızı yaparken, arzumuz, isteğimiz; gençliğimizin buraları
görmek suretiyle 'ecdadımız, bize bırakmış olduğu bu toprakları ne tür
mücadeleler vererek bıraktı? Öyleyse ben kimim, öyleyse bundan sonra nasıl
hazırlanmalıyım' bunun heyecanını duysun istiyoruz.''
-GELİBOLU YARIMADASI-
Bunun için Gelibolu Yarımadası'nı yeniden ele aldıklarını bildiren Erdoğan,
oralarda inceleme yaptırdıklarını söyledi. Yarımadada, şahitliklerin yeniden ele
alınmasından, simülasyon merkezine kadar yenilikler yapılacağını kaydeden
Erdoğan, Çanakkale'deki mücadelenin, simülasyon merkezinde gösterilecek filmlerle
gençlere ve dışarıdan gelen turistlere gösterileceğini bildirdi.
Bölgede yapılan çalışmalara ve törenlere, Başbakan olduğu 4 yıl boyunca
katıldığını vurgulayan Erdoğan, orada yapılan çalışmaların devam edeceğini
belirtti.
-''ÇANAKKALE'YE GİDİN''-
Erdoğan, Çanakkale ve Gelibolu Milli Parkında son derece önemli gelişmeler
olduğunu bildiren Erdoğan, özellikle bölgeye gitmeyenlerin Çanakkale'yi
görmelerini tavsiye etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Oralarda bir tarih nasıl yazıldı, Türkiye Cumhuriyeti'nin tohumları orada
nasıl nasıl atıldı? Bunu bizzat yaşamak için oraları görmekte çok büyük fayda
olduğuna inanıyorum. Bunu, en önemli eserlerden biri olarak görüyorum. Hükümetim
ve grubum adına bundan büyük bir onur duyarken, başta Devlet Bakanı Beşir Atalay,
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Kültür ve Turizm Bakanımız Atilla Koç'a ve tüm
ekibine teşekkür ediyorum.''
-''AZINLIKLAR...''-
Erdoğan, Gelibolu Yarımadası'nda daha önce otopark olarak kullanılan alanda
yeni bir şehitlik ile önceden mezbelelik olan yerlerde temsili şehitlik
açıldığını hatırlattı.
Erdoğan, Osmanlı vatandaşı olan azınlıklardan 600'ünün de şehitlikte
yattığını ifade ederek, ''Bizim evlatlarımızla nasıl omuz omuza vatan savunması
yaptıklarını, nasıl koyun koyuna yattıklarını, o şehitlikte görmek mümkün. Bu,
dünya için de önemli bir mesajdır'' diye konuştu.
Şehitlerin aziz hatırası için 5 bin gül fidesi dikildiğini bildiren Erdoğan,
Namazgah Tabyasının da yeniden düzenlenerek açıldığını kaydetti.
-''MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE ARTIK,
5 YILLIK DÖNEMİN FİNAL BÖLÜMÜNE YAKLAŞIYORUZ''
-''MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIN TAKATİNİN TÜKENMEMESİ,
TAM AKSİNE YÜKSELMESİ SURETİYLE FİNALİ BAŞARIYLA
TAMAMLAMASI, ÖZEL RİCAMDIR''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yaşlılar Haftasına
değindi. Yaşlıları, ülkenin en değerli birikimleri olarak gördüklerini ve onların
hayat tecrübelerinden alacakları çok dersler olduğuna inandıklarını belirten
Erdoğan, ''Zira öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki annelerimiz, babalarımız,
yanımızda yaşlandığında, düşkün hale geldiğinde onlara 'öf' bile dedirtmeyiniz''
dedi.
Her yaşlıyı anne ve baba sıcaklığıyla görüp, onlara saygıyı bu anlayışla
yerine getirdiklerini anlatan Erdoğan, ''Bu, bizim için aynı zamanda bir ibadet
anlayışıyla yaklaşım tarzımızdır'' diye konuştu.
Göreve geldikleri günden beri yaşlıların dertlerine, sorunlarına özel önem
atfettiklerini kaydeden Erdoğan, siyaset anlayışlarının temelinde yediden yetmişe
tüm insanlara hizmet etmek olduğunu ifade etti. Siyaseti, insanların
dertlerinden, sıkıntılarından, ihtiyaçlarından tamamen yalıtılmış mekanik bir
alan olarak görmediklerine işaret eden Erdoğan, tam aksine siyaseti insanların
refahını, huzurunu sağlamakla görevli bir alan olarak gördüklerini söyledi.
Sosyal devlet ilkesini eksiksiz hayata geçirmek için sosyal politikalar
geliştirmeyi asli görevleri arasında gördüklerini belirten Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
''Devletimizin tanımı Anayasamızda bu şekilde yer almıyor mu? 'Türkiye
Cumhuriyeti devleti; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti' demiyor mu?
Öyleyse bunun gereğini yerine getirmek, her Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin de
görevidir. Biz bu görevi yerine getirmenin şu anda bahtiyarlığı içerisindeyiz.
Çok şükür zaman içinde de bu anlayışımızın gereğini önemli ölçüde yere
getirdiğimiz gibi, bu anlayışın devamını da milletçe göreceğiz, göreceksiniz.''
-''BAŞBAKAN BİR YERLERE MESAJ VERİYOR''-
Her kesimin sorunları için önemli adımlar attıklarını anlatan Erdoğan,
önemli yasal düzenlemeler yaptıklarını kaydetti. Parti çatısı altında ''Yaşlılar
Koordinasyon Merkezi'' oluşturulduğunu hatırlatan Erdoğan, ''Yaşlılar
Koordinasyon Merkezi, sadece AK Parti'de var. Aynı şekilde Özürlüler Koordinasyon
Merkezi de yalnızca bizde var. Çünkü biz dertliyiz. Dertli olan, bunlar için
üretim merkezlerini, çözüm merkezlerini kurar. Dertli olduğumuz için bu tür çözüm
merkezlerini kurduk, kurmaya devam ediyoruz'' diye konuştu.
Gittiği illerde 100 yaşın üstündeki yaşlıları ziyaret ettiklerini hatırlatan
Erdoğan, ''100 yaşın üstünde... Var mı böyle biri. Var, mesela geçen gittik 123
ve 113 yaşlarındaki amcalarımızı, 98 yaşında bir teyzemizi ziyaret ettik. Böyle,
buna benzer ziyaretleri sürdürüyoruz. Ha, bunlar semboliktir, ama bunlarla bir
Başbakan herhalde bir yerlere mesaj veriyor. Nereye? Halkına mesaj veriyor, 'sen
de git bul' diyor, 'dolaş' diyor, bunlara. 'Kenarda köşede bırakma' diyor. Hep
lafta söyleriz 'yediden yetmişe'... Halbuki yediden yetmişe değil, yediden 123'e,
daha fazlası varsa daha fazlasına...'' dedi.
Erdoğan, Yaşlılar Koordinasyon Merkezinin, yaşlıların sorunlarını kamuoyunun
gündemine taşımak, toplumsal alanda karşılaştıkları sorunlara çare aramak için
var gücüyle çalıştığını ifade etti. Erdoğan, ''Bakanımız fellik fellik dolaşıyor.
Bir bayan olarak, Türkiye'nin dört bir yanını bu kadar heyecanla dolaşması...
Gerek önceki bakanım gerek şimdiki bakanım, hakikaten bu alanda farklı bir
heyecanı ülkenin dört bir yanına taşıdılar, taşıyorlar. İnşallah bundan sonraki
dönemde de aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Durmak yok. Bu sosyal
meselelerin hallinde daha büyük mesafeler katedeceğiz'' dedi.
-''SÖZLER ÖNEMLİ AMA...''-
Sözlerin önemli olduğunu, ancak icraatla tamamlanmaması halinde havada
kalacağını kaydeden Erdoğan, 4 yılı aşkın zamanda yaşlılar için yaptıkları
konusunda bilgi verdi.
Erdoğan, 2003-2006 arasında 20 ana ve ek huzurevi inşaatının tamamlandığını,
4 bin 82 olan yatak kapasitesinin yüzde 33 artışla 6 bin 477'ye çıkardıklarını,
bu yılın sonunda 6 ilde açılacak yeni huzurevleriyle yatak kapasitesinin yüzde 44
artmış olacağını belirtti.
SHÇEK'e bağlı huzurevlerinde kalan yaşlılara hizmet veren personel sayısının
yüzde 50 artışla 3 bin 419'a çıktığını bildiren Erdoğan, yasal değişiklikle yaşlı
hizmet merkezleri oluşturulduğunu; evde bakım ve gündüzlü bakımın önünün
açıldığını ifade etti.
Erdoğan, ''Ayrıca, yaşlı bakımında özel bakım elemanları, sağlık meslek
liseleri, kız meslek liselerinin bakım bölümlerinden mezun olanlar ile normal
lise mezunlarından bakım sertifikası almış kişilerden seçilerek, bakımın
özeliğine yakışır bir seviyeye bu dönemde çıkartılmıştır'' dedi.
2015 yılında nüfusun yüzde 14-15'inin 60 yaş üstünde olacağının tahmin
edildiğine dikkati çeken Erdoğan, bu amaçla Ulusal Yaşlanma Eylem Planı
hazırlandığını ve Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulduğunu bildirdi.
Erdoğan, tüm yaşlıların Yaşlılar Haftasını kutlayarak, ''Ellerinden öpüyor
ve kendilerine Allah'tan uzun ömürler diliyorum'' dedi.
-''ÖZEL RİCAM...''-
Erdoğan, hareketli bir haftaya girildiğini, Mecliste çalışmaları verimli
şekilde sürdürmek istediklerini belirterek, ''Milletvekili arkadaşlarımızla
birlikte artık, 5 yıllık dönemin final bölümüne yaklaşıyoruz. Milletvekili
arkadaşlarımın takatinin tükenmemesi, tam aksine yükselmesi suretiyle finali
başarıyla tamamlaması özel ricamdır'' dedi.
Milletvekillerinin, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına verecekleri önemi
vurgulayan Erdoğan, ''Bildiğiniz gibi, önümüzdeki ay ve Mayıs ayının ilk 2
haftasında Cumhurbaşkanlığı seçimi var, ardından inşallah Kasım ayında genel
seçimler var. Bütün bunlar, sizlerin yüksek performansıyla doğru orantılıdır. Bu
davaya gönül vermiş kardeşlerimizin heyecanıyla doğru orantılıdır'' diye konuştu.
