2007-02-19 - 15:40
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "ŞEHRİYAR İKİ ÜLKE ARASINDAKİ KÖKLÜ İLİŞKİLERİN EDEBİYATA YANSIMASIDIR"
"Türk ve İran Edebiyatlarının Etkileşimi ve Şehriyar" konulu toplantıda bir konuşma yapan Meclis Başkanı Arınç, Türkiye ve İran coğrafyasının tarih boyu çeşitli medeniyetlerin hayat bulduğu derin, zengin ve köklü bir kültür havzası olduğunu belirterek "Bu topraklarda yetişen şairler, yazarlar ve sanatçılar, iki ülkenin yakınlaşmasına vesile olan ortak paydalardır." dedi.
TBMM Başkanı Arınç, İran'da yetişen ve son dönem edebiyat dünyasının en
büyük şairlerinden biri haline gelen Şehriyar'ın, iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin
edebiyata yansıması olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç Türk Dil Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen
"Türk ve İran Edebiyatlarının etkileşimi ve Şehriyar" konulu uluslararası toplantıya
katıldı.

TBMM Başkanı Arınç burada yaptığı yaptığı konuşmada İran'ın ünlü şairlerinden
Şehriyar'ın ülkemize hayranlığı ve yakınlığı sebebiyle başta "Heyderbabaya Selam"
olmak üzere çok sayıda önemli esere imza attığını kaydetti.

Şehriyar'ın İstanbul'a ve Konya'ya hayranlığının, Mehmet Akif ve Yahya Kemal'e olan
ilgisinin "Türkiye'ye Heyali Sefer" isimli eserinden anlaşıldığını belirten Meclis Başkanı
Arınç: "Büyük Şair Şehriyar 'Az sözle, derin ve yüksek fikirler ifade etmenin sanatkarın
yeteneğini gösteren başlıca unsurlardan biri' olduğuna inanır. Bu tanıma uyan
eserleriyle şairin kaleminden ve yüreğinden dökülenler iki ülke arasında kültürel ilişkilerin
gelişmesine katkı sağlamıştır." dedi.

"ŞİİR, EDEBİYAT VE KÜLTÜR EVRENSEL BİR DİL"

Konuşmasında şiir, edebiyat ve kültürün, evrensel bir anlayışa kavuştuğu zaman,
tüm dünyanın konuştuğu ortak bir dile dönüşebileceğini belirten Meclis Başkanı Arınç
edebiyat ve kültür alanında gelişmemiş toplumların duygu ve düşünce fakirliğinden
kurtulamayacaklarını ifade etti.

Türkiye ve İran Coğrafyasının tarih boyu çeşitli medeniyetlerin hayat bulduğu derin,
zengin ve köklü bir kültür havzası olduğuna dikkat çeken Meclis Başkanı Arınç "Bu
topraklarda yetişen şairler, yazarlar ve sanatçılar, iki ülkenin yakınlaşmasına vesile
olan ortak paydalardır. Bu kültürel etkileşimin sonucunda ülkemizle İran arasındaki
köklü dostluk ilişkileri tarih boyu canlı kalmıştır." dedi.

"EDEBİYAT VE KÜLTÜRÜN AYDINLIK SESİ.."

Türkiye ve İran'ın tarih kokan topraklarında yankılanan edebiyat ve kültürün aydınlık
sesinin tüm insanlığa ışık tuttuğunu ifade eden Meclis Başkanı Arınç
konuşmasını şöyle sürdürdü: "Anadolu'dan yükselen gönüller sultanı Mevlana'nın
dostluğa ve barışa çağıran erdemli sesi, İran'da hayat bulan Şehriyar'ın halk şiirleri
tüm medeniyetlerin ortak zenginliğidir. Kültürümüze anlam katan, yolumuzu aydınlatan
bu fenerlere sahip çıkarak onları yeni nesillerimize en güzel şekilde aktarmalıyız.
Nitekim Değerli Meslektaşım Haddad Adel'in Türkiye ziyaretine Konya'dan Mevlana
Müzesi'ni ziyaret ederek başlamasını çok anlamlı buluyorum. Bu medeniyetimizin
yetiştirdiği bilge kültür insanlarına saygının ve değerin bir göstergesidir."

"ŞAİR VE EDİYATÇILAR BARIŞ, UMUT VE DOSTLUĞUN ELÇİSİ"

İnsanlığa en anlamlı eserleri sunan değerli şairler ve edebiyatçıların barışın, umudun
ve dostluğun elçiliğini yaparak toplumların yakınlaşmasına katkı sağladıklarını belirten
Meclis Başkanı Arınç iki ülkenin kültürel atmosferinden beslenen büyük şair Şehriyar'ın da
Türkiye ve İran arasındaki ilişkilere katkı sağlamış sembol isimlerden olduğunu söyledi.

Konuşmasında, Şair Şehriyar'ın "Ayrılık" şiirinden
"Araz'ım vursun baş daşdan daşa, Göz yaşı gerek başlardan aşa
Nece yad olsun gardaş gardaşa, Ne din ganır, ne iman ayrılıg
Aman ayrılıg, aman ayrılıg" Mısralarını okuyan Meclis Başkanı Arınç bu duygu ve
düşüncelerin her iki toplumda aynı ölçüde yankı bulduğunu ifade etti.

Şehriyar'ın ortaya koyduğu seçkin eserlerle yaşadığı coğrafyanın
sınırlarını aşarak tüm dünyada tanındığını vurgulayan Meclis Başkanı Arınç "Şehriyar'ı
Türkiye ve İran arasında bir kültür elçisi olarak değerlendiriyorum." dedi.

Türkiye ve İran'ın tarihi ve ekonomik ilişkileri ile birlikte kültürel ve sanatsal alanda da
diyalog içerisinde bulunmalarının çok yararlı olduğunu vurgulayan Meclis Başkanı Arınç
Türkiye ve İran Parlamento Başkanlarını, böylesi bir kültür faaliyetinde bir araya getiren
Türk Dil Kurumu'na da teşekkür etti.

"DİLİ FARS DİLİ İLE UĞRAŞANLARI ETKİSİ ALTINA ALDI"

Toplantıda konuşan İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Gholam Ali Haddad
Adel de Şehriyar'ın İran'ın en büyük çağdaş şairlerinden biri olduğunu, onun
şiirlerinin Fars dili ile uğraşanları etkisi altına aldığını ve her yere
yayıldığını söyledi.

Adel, Şehriyar'ın yaşarken de büyük bir şair olarak tanındığını belirterek,
çok akıcı bir dili olduğunu kaydetti.

Şehriyar'ın şiirlerinin, düşüncelerinin bir hafıza yakın olduğunu ancak
bununla beraber çağdaş bir şair olduğunu ifade eden Adel, ''Onun dili bugünün
dilidir. Şiirlerini okuduğunuz zaman eski bir koku ortaya çıkmaz, onun dili bütün
zamanların dilidir'' diye konuştu.

Mümin ve temiz bir inanca sahip olan Şehriyar'ın İranlıların dostu olduğunu
anlatan Adel, ''Şehriyar, İslam inkılabı zafere ulaştığında da çok mutlu olmuş ve
inkılap hakkında da şiir yazmıştı'' dedi.

''TÜRKÇE ÖĞRENECEĞİM''

Adel, Şehriyar'ın Fars dilinde gösterdiği başarıyı Türkçede de sergilediğini
ifade ederek, Türkçe bilmediği için Şehriyar'ın yazdığı Türkçe şiirleri
okuyamamaktan üzüntü duyduğunu dile getirdi. Adel, Şehriyar'ın Türkçe yazdığı
''Heyder Babaya Selam'' şiirini okuyabilmek için Türkçe öğrenmek istediğini ifade
etti.

Şehriyar'ın, iki farklı milleti, iki ülkenin meclis başkanını aynı çatı
altında toplayabildiğini kaydeden Adel, şairin, iki milletin dostluk mesajlarını
dünyaya duyurduklarını, iki milleti birbirine kavuşturan bir havuz gibi olduğunu
söyledi.

Konuk Meclis Başkanı Adel, ''Düşmanlar dostluğumuzu istemedikleri zaman
Şehriyar gibi büyük şairler bizi birbirimize yakınlaştırır'' diye konuştu.

Türkiye ve İran arasındaki bağların bundan sonra da artarak devam etmesini
dileyen Adel, ''İlişkilerimiz gün be gün artar ve tüm İslam dünyası için inşallah
faydalı olur'' dedi.

DİĞER KONUŞMALAR

Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın da Şehriyar'ın İran ve Türkiye'de
büyük şaheserler yarattığını ifade etti.

Akalın, sanat, dil ve edebiyatın ülkeler ve milletler arasında dostluk ve
kardeşliğin kurulması açısından önem taşıdığını vurgulayarak, Şehriyar'ın da
Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin gelişmesine büyük katkılar sağladığını
kaydetti.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Başkanı Sadık Tural ise 1920
yılından sonra Ulu Önder Atatürk'ün emperyalizme karşı kazandığı apaçık zaferden
sonra Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin barışçıl bir temel üzerine
oturduğunu söyledi. Bu barışçıl temelin 85 yıldır sürdürüldüğünü belirten Tural,
''Zaman zaman bu iki ülkenin yakınlığını ve anlamlı dostluğunu bilerek veya
bilmeyerek bozmak isteyenler de seslerini yükseltebiliyorlar'' dedi.

Türkiye'de laik rejim kabul edilmesine karşın İran'da İslam anlayışının
hakim olduğunu ifade eden Tural, buna rağmen iki ülkenin benzeyen yanlarının yok
sayılamayacağını vurguladı.

Tural, Türkiye ile İran arasındaki ''komşuluk haklarının'', mutlak barış ve
mutlak dostluğun korunmasına katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.

Türkiye'de, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana üniversitelerde Fars Dili ve
Edebiyatı bölümlerinin açıldığını anımsatan Tural, Türkiye'nin buna büyük önem
verdiğini anlattı. Tural, ''Biz de bunu komşumuz İran'dan bekleriz. Bu da bizim
komşuluk hakkımızdır'' dedi.


Not: TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın konuşmasın tam metnine "İlgili Dökümanlar"
bölümünden veya www.tbmm.gov.tr'den ulaşabilirsiniz.