2011-02-15 - 11:59
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''Mısır'da
askeri vesayete sesini dahi çıkarmayanların, hatta alkış tutanların; ülkemizde
güya darbe karşıtı tutum takınmaları iflah olmaz bir çelişkidir ve kapatılmayacak
kadar açığa çıkan ikiyüzlülüğün dışa vurumudur'' dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Mısır'da
askeri vesayete sesini dahi çıkarmayanların, hatta alkış tutanların; ülkemizde
güya darbe karşıtı tutum takınmaları iflah olmaz bir çelişkidir ve kapatılmayacak
kadar açığa çıkan ikiyüzlülüğün dışa vurumudur'' dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Mısır'daki
gelişmelerle eş zamanlı olarak ''Balyoz planı'' davası kapsamında 163 kişiyle
ilgili tutuklama kararı verildiğini hatırlattı.
Devlet Bahçeli, ''AKP hükümeti yıllardan beridir, milletimize yaşattığı
hezimetleri gizleyebilmek için sanal bir darbe karşıtlığına soyunmuş ve sahte bir
demokrasi taraftarlığıyla eğip bükmediği bir şey bırakmamıştır. Ne ilginç bir
tesadüftür ki her seçim öncesinde AKP klasiği haline gelen darbe iddiaları ya da
sivil-asker gerilimi ısıtılıp ısıtılıp tekrar servis edilmektedir'' dedi.
Demokrasiye dışarından müdahale arayışlarının affedilemez bir hata
olduğunu ve bu yanlışa düşenlere adalet önünde hesap sorulması gerektiğini
belirten Bahçeli, ''Mısır'da askeri vesayete sesini dahi çıkarmayanların, hatta
alkış tutanların; ülkemizde güya darbe karşıtı tutum takınmaları iflah olmaz bir
çelişkidir ve kapatılmayacak kadar açığa çıkan ikiyüzlülüğün dışa vurumudur''
diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:
''Siyasi çıkar hesabıyla kurumları töhmet altında bırakmanın,
itibarlarını yaralamanın hiç kimseye fayda sağlamayacağı unutulmamalıdır. Türk
ordusu, topyekun Türk milletinin ordusudur. AKP'nin seçimler yaklaşırken yeniden
sahte mağdur rolü oynamak için TSK'yı darbeci olarak gösterme çabaları bu
bakımdan çok çirkin ve kabul edilemezdir.
Darbe anlayışına ve darbecilere kesinlikle karşıyız ve TSK içinde darbe
emeli taşıyanlara asla yer verilmemesini istiyoruz. Ne var ki TSK'nın bütünüyle
darbeci gösterilmesine, incitilmesine, yıpratılmasına da şiddetle karşı çıkıyoruz
ve bu amaçta olanlarla her şart altında mücadele etmekte kararlıyız.
Özellikle sözde darbe iddiaları doğrultusunda 163 kişinin gözaltına
alınması ve bunların içinde Güneydoğu'da terörle amansız bir mücadele sergileyen
emekli ya da muvazzaf askerlerin de bulunması aklımıza bu değerli şahsiyetlerden
intikam alındığı hususunu getirmektedir.
Bu itibarla işleyen yargı sürecini savsaklamadan, her gün yeni bir bahane
ile geciktirilmesine meydan vermeden devam eden hukuki süreç biran önce ve
süratle sonuçlandırılmalıdır.
Özellikle AKP'nin el altından TSK'ya karşı malum mihraklarca birlikte
yürüttüğü psikolojik operasyona bir an önce son verilmeli, Mehmetçiği siyasete
çekme çabaları kesinlikle sonlandırılmalıdır.
TSK'yı 'kağıttan kaplan' olarak değerlendirilenlerle, 'futbol topu gibi
oynarlar' diyenler ellerini Türk milletinin ordusundan çekmelidirler.
Özellikle halen sürmekte olan ve bir türlü karara varılamayan darbe
iddiaları kapsamında; kim olursa olsun, insan haysiyet ve şerefinin
kaldıramayacağı zulüm, baskı ve muameleler tutuklu bulunan kişilere karşı
gösterilmemeli ve adaletin hükmünü verebilmesi için personel, kaynak ve fiziki
imkan acilen seferber edilmelidir.
Aksi halde bugün kapıları kapatarak kendince adalet oluşturmaya
çalışanlara, yarın tüm kapılar bir daha açılmamak üzere yüzlerine
kapanacaktır.''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Başbakan
Erdoğan'ın mesajı son derece açıktır ve seçilmiş Cumhurbaşkanı'na ve KKTC
hükümetine 'ben sizi ekonomik cendereye alarak çalıştırmayacağım' demektedir''
dedi.
Bahçeli, partisinin 23. dönemdeki son grup toplantısında yaptığı
konuşmada, Afşin'deki heyelanda dokuz çalışanın toprak altında kaldığını
anımsatarak, ''Beklentimiz AKP hükümetinin, devletin imkanlarını tümüyle harekete
geçirerek toprak altında kalan kardeşlerimize bir an önce ulaşmasıdır'' dedi.
İnsanların artık başlarına ne geleceğini bilmeden ve korku içinde
hayatlarını sürdürmeye çalıştığını savunan Bahçeli, ''Başbakan ise koruma ordusu
ile saltanat sürmekte, geçtiği yerlerde tıpkı Sakarya'da olduğu gibi, mutat
işlerini yaparken apar topar yere yatırılıp zalimce sorgulanan vatandaşlarımıza
rastlanmaktadır. Bu saygısız, vicdansız ve küstah davranışları hiçbir masum
vatandaşımız hak etmemektedir'' dedi.
''AKP despotluğunun yalnızca hukuka ve adalete saygılı, başkalarının
haklarını gözeten vatandaşlara yönelik işlediğini'' ileri süren Bahçeli,
''Kıbrıslı kardeşlerimize 'besleme' diyerek hakaret eden, futbol kulübü
taraftarlarımızı 'nankör' sözleriyle azarlayan siyasi zihniyetin, terör maşaları
karşısındaki tepkisizliği yalnızca bir oyundur ve Türk düşmanlarıyla el birliği
yapmasının bastırılamaz bir sonucudur'' diye konuştu.
Vatandaşların sekiz yılı aşan bir süredir görevde bulunan hükümeti
''demokratik yollardan yakasından tutacağını ve alaşağı edeceğini'' savunan
Bahçeli, ''Bilinmelidir ki bugün, geçmişin pisliğini temizlediklerini söyleyen
müfteri Başbakan; en büyük pisliği ve iğrençliği kendi dönemlerinde yandaşlarıyla
birlikte oluşturmuştur. Unutulmasın ki biz bu dönemin kirlerini hem arındıracağız
hem de bunun müsebbiplerinin burunlarından bir bir getireceğiz'' dedi.
Mısır'daki gelişmelere de değinen Bahçeli, ''Şüphesiz askeri bir
yönetimin işbaşına gelmesi ve bir konsey marifetiyle ülke yönetimini ele alması
bizim anladığımız ve inandığımız demokrasiyle asla uyuşmamaktadır'' dedi.
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Başbakan Erdoğan'ın; 'Mısır'da kaybeden statüko, kazanan değişimdir'
sözleri yalnızca bir aldatmadır ve eskinin yeniymiş gibi yutturulmasından başka
bir anlam taşımamaktadır. Üstelik Başbakan'ın baskının kaybettiğini, buna
karşılık demokrasinin kazandığını söylemesi tam bir zihni iflas ve akıl tutulması
olarak hafızalardaki yerini almıştır.
En kötü yönetimin bile vesayetçi idarelerden daha makbul olduğu ortada
iken, Mısır'ın mevcut halinde demokrasinin kazandığını söylemek gaflettir,
densizliktir ve çarpıklığın daniskasıdır.
İktidar partisi içeride ileri demokrasi diyerek istismarcı bir anlayışın
ev sahipliğine soyunmuş, dışarıda ise yeni baskıcı yönetimlerin kurulması için
faaliyete geçen küresel planların taşeronluğunu yapmaktan zerre kadar çekince
göstermemiştir.
Artık her şey ayan beyan ortaya çıkmıştır ve AKP'nin kirli çamaşırları
statükocu kimliğiyle ve vesayetçi özelliğiyle Ortadoğu'da etrafa saçılmıştır.
Bu son gelişmelerden sonra; hükümetin 12 Eylül'le hesaplaşma sözlerinin,
darbecilere haddini bildirme beyanlarının ne kadar ucuz ve ahlaksızca bir
kandırmacadan ibaret olduğu daha da netlik kazanmıştır.''
KKTC'de yapılan bir mitingde açılan pankart bahane edilerek başlayan
tartışmaların Başbakan'ın gerçek niyetlerine ve hesaplarına ışık tuttuğunu
söyleyen Bahçeli, ''Başbakan'ın yavru vatandaki çirkin bir pankartı gerekçe
yaparak son Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle Kıbrıs Türk halkını cezalandırma
niyeti bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın mesajının son derece açık olduğunu ve seçilmiş
Cumhurbaşkanı'na ve KKTC hükümetine ''ben sizi ekonomik cendereye alarak
çalıştırmayacağım'' dediğini savunan Bahçeli, ''Lefkoşa Büyükelçimizin görevden
alınması Dışişleri Bakanlığı gelenekleri, ilkeleri ve uygulamaları bakımından da
görülmemiş bir rezalet olarak tarihe geçmiştir. Büyükelçimizin görevine altı yedi
ay önce başlamışken apar topar merkeze alınması, yerine Dışişleri kadroları
haricinden Büyükelçinin mahiyetinde alt düzeyde bir müşavir olarak çalışan Türk
ekonomik yardım heyeti başkanının atanması tam anlamıyla bir skandaldır'' dedi.
Bahçeli, ''Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklüğünü Kıbrıs'tan tasfiye etmeye, AB
üyeliği perspektifi yalanıyla KKTC'yi Kıbrıs'ın sözde yasal hükümeti olarak
Kıbrıs Rum Yönetimine peşkeş çekmeye hiç kimse muvaffak olamayacaktır'' diye
konuştu.
Bahçeli, AK Parti'nin sekiz yıllık bilançosunun özünde ''alacağını tahsil
edemeyen devlet, borcunu ödemeyen millet gerçeği'' olduğunu savundu.
Milletvekilliği genel seçimlerinin muhtemelen bu yılın haziran ayında
yapılacağını anımsatan Bahçeli, ''Süre gittikçe daralmakta ve AKP iktidarıyla
yapacağımız amansız hesaplaşmanın tarihi her gün biraz daha yaklaşmaktadır''
dedi.
Bugün 23. Dönem 5. Yasama yılındaki son grup toplantısını
gerçekleştirdiklerini belirten Bahçeli, 23. Dönemde TBMM çatısı altında
milletvekili arkadaşlarıyla omuz omuza mücadele vermekten dolayı son derece
bahtiyar olduğunu söyledi.
Bahçeli, ''Yeter artık diyenlerle, iş bekleyenlerle, ekmek isteyenlerle
ve lider ülke Türkiye özlemini yüreklerinde taşıyanlarla kutlu yolculuğumuzu
Cenab-ı Allah'ın izniyle sürdüreceğiz ve zalime, ihanete ve Okyanus ötesinin
oyunlarına inat mutlaka iktidara ulaşacağız'' diye konuştu.
Bahçeli, sözlerini, ''Ne Mutlu Türküm Diyene'' diyerek bitirdi.
(11.59)
askeri vesayete sesini dahi çıkarmayanların, hatta alkış tutanların; ülkemizde
güya darbe karşıtı tutum takınmaları iflah olmaz bir çelişkidir ve kapatılmayacak
kadar açığa çıkan ikiyüzlülüğün dışa vurumudur'' dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Mısır'daki
gelişmelerle eş zamanlı olarak ''Balyoz planı'' davası kapsamında 163 kişiyle
ilgili tutuklama kararı verildiğini hatırlattı.
Devlet Bahçeli, ''AKP hükümeti yıllardan beridir, milletimize yaşattığı
hezimetleri gizleyebilmek için sanal bir darbe karşıtlığına soyunmuş ve sahte bir
demokrasi taraftarlığıyla eğip bükmediği bir şey bırakmamıştır. Ne ilginç bir
tesadüftür ki her seçim öncesinde AKP klasiği haline gelen darbe iddiaları ya da
sivil-asker gerilimi ısıtılıp ısıtılıp tekrar servis edilmektedir'' dedi.
Demokrasiye dışarından müdahale arayışlarının affedilemez bir hata
olduğunu ve bu yanlışa düşenlere adalet önünde hesap sorulması gerektiğini
belirten Bahçeli, ''Mısır'da askeri vesayete sesini dahi çıkarmayanların, hatta
alkış tutanların; ülkemizde güya darbe karşıtı tutum takınmaları iflah olmaz bir
çelişkidir ve kapatılmayacak kadar açığa çıkan ikiyüzlülüğün dışa vurumudur''
diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:
''Siyasi çıkar hesabıyla kurumları töhmet altında bırakmanın,
itibarlarını yaralamanın hiç kimseye fayda sağlamayacağı unutulmamalıdır. Türk
ordusu, topyekun Türk milletinin ordusudur. AKP'nin seçimler yaklaşırken yeniden
sahte mağdur rolü oynamak için TSK'yı darbeci olarak gösterme çabaları bu
bakımdan çok çirkin ve kabul edilemezdir.
Darbe anlayışına ve darbecilere kesinlikle karşıyız ve TSK içinde darbe
emeli taşıyanlara asla yer verilmemesini istiyoruz. Ne var ki TSK'nın bütünüyle
darbeci gösterilmesine, incitilmesine, yıpratılmasına da şiddetle karşı çıkıyoruz
ve bu amaçta olanlarla her şart altında mücadele etmekte kararlıyız.
Özellikle sözde darbe iddiaları doğrultusunda 163 kişinin gözaltına
alınması ve bunların içinde Güneydoğu'da terörle amansız bir mücadele sergileyen
emekli ya da muvazzaf askerlerin de bulunması aklımıza bu değerli şahsiyetlerden
intikam alındığı hususunu getirmektedir.
Bu itibarla işleyen yargı sürecini savsaklamadan, her gün yeni bir bahane
ile geciktirilmesine meydan vermeden devam eden hukuki süreç biran önce ve
süratle sonuçlandırılmalıdır.
Özellikle AKP'nin el altından TSK'ya karşı malum mihraklarca birlikte
yürüttüğü psikolojik operasyona bir an önce son verilmeli, Mehmetçiği siyasete
çekme çabaları kesinlikle sonlandırılmalıdır.
TSK'yı 'kağıttan kaplan' olarak değerlendirilenlerle, 'futbol topu gibi
oynarlar' diyenler ellerini Türk milletinin ordusundan çekmelidirler.
Özellikle halen sürmekte olan ve bir türlü karara varılamayan darbe
iddiaları kapsamında; kim olursa olsun, insan haysiyet ve şerefinin
kaldıramayacağı zulüm, baskı ve muameleler tutuklu bulunan kişilere karşı
gösterilmemeli ve adaletin hükmünü verebilmesi için personel, kaynak ve fiziki
imkan acilen seferber edilmelidir.
Aksi halde bugün kapıları kapatarak kendince adalet oluşturmaya
çalışanlara, yarın tüm kapılar bir daha açılmamak üzere yüzlerine
kapanacaktır.''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Başbakan
Erdoğan'ın mesajı son derece açıktır ve seçilmiş Cumhurbaşkanı'na ve KKTC
hükümetine 'ben sizi ekonomik cendereye alarak çalıştırmayacağım' demektedir''
dedi.
Bahçeli, partisinin 23. dönemdeki son grup toplantısında yaptığı
konuşmada, Afşin'deki heyelanda dokuz çalışanın toprak altında kaldığını
anımsatarak, ''Beklentimiz AKP hükümetinin, devletin imkanlarını tümüyle harekete
geçirerek toprak altında kalan kardeşlerimize bir an önce ulaşmasıdır'' dedi.
İnsanların artık başlarına ne geleceğini bilmeden ve korku içinde
hayatlarını sürdürmeye çalıştığını savunan Bahçeli, ''Başbakan ise koruma ordusu
ile saltanat sürmekte, geçtiği yerlerde tıpkı Sakarya'da olduğu gibi, mutat
işlerini yaparken apar topar yere yatırılıp zalimce sorgulanan vatandaşlarımıza
rastlanmaktadır. Bu saygısız, vicdansız ve küstah davranışları hiçbir masum
vatandaşımız hak etmemektedir'' dedi.
''AKP despotluğunun yalnızca hukuka ve adalete saygılı, başkalarının
haklarını gözeten vatandaşlara yönelik işlediğini'' ileri süren Bahçeli,
''Kıbrıslı kardeşlerimize 'besleme' diyerek hakaret eden, futbol kulübü
taraftarlarımızı 'nankör' sözleriyle azarlayan siyasi zihniyetin, terör maşaları
karşısındaki tepkisizliği yalnızca bir oyundur ve Türk düşmanlarıyla el birliği
yapmasının bastırılamaz bir sonucudur'' diye konuştu.
Vatandaşların sekiz yılı aşan bir süredir görevde bulunan hükümeti
''demokratik yollardan yakasından tutacağını ve alaşağı edeceğini'' savunan
Bahçeli, ''Bilinmelidir ki bugün, geçmişin pisliğini temizlediklerini söyleyen
müfteri Başbakan; en büyük pisliği ve iğrençliği kendi dönemlerinde yandaşlarıyla
birlikte oluşturmuştur. Unutulmasın ki biz bu dönemin kirlerini hem arındıracağız
hem de bunun müsebbiplerinin burunlarından bir bir getireceğiz'' dedi.
Mısır'daki gelişmelere de değinen Bahçeli, ''Şüphesiz askeri bir
yönetimin işbaşına gelmesi ve bir konsey marifetiyle ülke yönetimini ele alması
bizim anladığımız ve inandığımız demokrasiyle asla uyuşmamaktadır'' dedi.
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Başbakan Erdoğan'ın; 'Mısır'da kaybeden statüko, kazanan değişimdir'
sözleri yalnızca bir aldatmadır ve eskinin yeniymiş gibi yutturulmasından başka
bir anlam taşımamaktadır. Üstelik Başbakan'ın baskının kaybettiğini, buna
karşılık demokrasinin kazandığını söylemesi tam bir zihni iflas ve akıl tutulması
olarak hafızalardaki yerini almıştır.
En kötü yönetimin bile vesayetçi idarelerden daha makbul olduğu ortada
iken, Mısır'ın mevcut halinde demokrasinin kazandığını söylemek gaflettir,
densizliktir ve çarpıklığın daniskasıdır.
İktidar partisi içeride ileri demokrasi diyerek istismarcı bir anlayışın
ev sahipliğine soyunmuş, dışarıda ise yeni baskıcı yönetimlerin kurulması için
faaliyete geçen küresel planların taşeronluğunu yapmaktan zerre kadar çekince
göstermemiştir.
Artık her şey ayan beyan ortaya çıkmıştır ve AKP'nin kirli çamaşırları
statükocu kimliğiyle ve vesayetçi özelliğiyle Ortadoğu'da etrafa saçılmıştır.
Bu son gelişmelerden sonra; hükümetin 12 Eylül'le hesaplaşma sözlerinin,
darbecilere haddini bildirme beyanlarının ne kadar ucuz ve ahlaksızca bir
kandırmacadan ibaret olduğu daha da netlik kazanmıştır.''
KKTC'de yapılan bir mitingde açılan pankart bahane edilerek başlayan
tartışmaların Başbakan'ın gerçek niyetlerine ve hesaplarına ışık tuttuğunu
söyleyen Bahçeli, ''Başbakan'ın yavru vatandaki çirkin bir pankartı gerekçe
yaparak son Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle Kıbrıs Türk halkını cezalandırma
niyeti bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın mesajının son derece açık olduğunu ve seçilmiş
Cumhurbaşkanı'na ve KKTC hükümetine ''ben sizi ekonomik cendereye alarak
çalıştırmayacağım'' dediğini savunan Bahçeli, ''Lefkoşa Büyükelçimizin görevden
alınması Dışişleri Bakanlığı gelenekleri, ilkeleri ve uygulamaları bakımından da
görülmemiş bir rezalet olarak tarihe geçmiştir. Büyükelçimizin görevine altı yedi
ay önce başlamışken apar topar merkeze alınması, yerine Dışişleri kadroları
haricinden Büyükelçinin mahiyetinde alt düzeyde bir müşavir olarak çalışan Türk
ekonomik yardım heyeti başkanının atanması tam anlamıyla bir skandaldır'' dedi.
Bahçeli, ''Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklüğünü Kıbrıs'tan tasfiye etmeye, AB
üyeliği perspektifi yalanıyla KKTC'yi Kıbrıs'ın sözde yasal hükümeti olarak
Kıbrıs Rum Yönetimine peşkeş çekmeye hiç kimse muvaffak olamayacaktır'' diye
konuştu.
Bahçeli, AK Parti'nin sekiz yıllık bilançosunun özünde ''alacağını tahsil
edemeyen devlet, borcunu ödemeyen millet gerçeği'' olduğunu savundu.
Milletvekilliği genel seçimlerinin muhtemelen bu yılın haziran ayında
yapılacağını anımsatan Bahçeli, ''Süre gittikçe daralmakta ve AKP iktidarıyla
yapacağımız amansız hesaplaşmanın tarihi her gün biraz daha yaklaşmaktadır''
dedi.
Bugün 23. Dönem 5. Yasama yılındaki son grup toplantısını
gerçekleştirdiklerini belirten Bahçeli, 23. Dönemde TBMM çatısı altında
milletvekili arkadaşlarıyla omuz omuza mücadele vermekten dolayı son derece
bahtiyar olduğunu söyledi.
Bahçeli, ''Yeter artık diyenlerle, iş bekleyenlerle, ekmek isteyenlerle
ve lider ülke Türkiye özlemini yüreklerinde taşıyanlarla kutlu yolculuğumuzu
Cenab-ı Allah'ın izniyle sürdüreceğiz ve zalime, ihanete ve Okyanus ötesinin
oyunlarına inat mutlaka iktidara ulaşacağız'' diye konuştu.
Bahçeli, sözlerini, ''Ne Mutlu Türküm Diyene'' diyerek bitirdi.
(11.59)
