2007-11-18 - 14:16
Radyo ODTÜ'de telefon ile katıldığı canlı yayında geçen hafta gündemde öne çıkan konular hakkındaki soruları yanıtlayan Toptan, "Ortadoğu bölgesi ile tarihten gelen ilişkimizin yeniden hatırlatılmasını sağlamak amacıyla Peres ve Abbas'ın aynı anda TBMM Genel Kurulu'nda konuşmalarını istedim." dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, İsrail Devlet Başkanı Shimon Peres ile Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın TBMM Genel Kurulu'nda birer konuşma yapmalarına ilişkin sürecin nasıl gerçekleştiği hakkındaki soruları yanıtladı.
Toptan, "Bize Sayın Abbas ve Sayın Peres'in TBMM'de konuşma yapma arzusunda oldukları bildirilince düşündüm. Bir kere TBMM'de yabancı devlet başkanlarının ve konukların konuşması çok sıkça olan bir durum değil. İki Sayın Başkanın konuşmasına olumsuz yanıt vermemiz şık olmazdı ancak bunu klasik bir yabancı konuğun gelip konuşmasının ötesine taşımamız lazım diye düşündüm. Dışişleri Bakanımıza her ikisinin aynı anda TBMM'ye gelmesi koşuluyla öneriye evet diyebileceğimi söyledim. Sayın Dışişleri Bakanımızda yaptığı temaslarla bunu sağladı ve bildiğimiz o tablo ortaya çıktı" dedi.
NİYE İSTEDİM..
TBMM Başkanı Toptan, Abbas ve Peres'in üç sebepten dolayı aynı anda TBMM'de olmalarını istediğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü;
" Niye istedim? Birincisi, Türkiye'nin imajını bu şekilde yeniden bir barışçıl bir yönüyle ortaya çıkarmak. İkincisi, bölgede Türkiyesiz bir şey yapılmasının zor olduğunu bütün dünyaya anlatmak. Üçüncüsü, bizim Ortadoğu bölgesi ile tarihten gelen ilişkimizin yeniden hatırlatılmasını sağlamak. O topraklar dörtyüz sene Osmanlı İmparatorluğu Egemenliği altında kaldı ve tarih boyu hep sorunlu olan bu bölge sadece bu dörtyüz sene içerisinde huzur bulabildi ve Osmanlı oraya kendi kültürünü götürüp empoze etmedi.
Kuzey Afrika ülkelerine yahut Güney Asya ülkelerine giden Avrupalı devletler zorla kendi dillerini öğrettiler, oysa Osmanlı bunu hiçbir yerde yapmadı. O nedenle Türkiye'nin bölgeye ilgisinin yeniden hatırlatılmasının istedim. Aslında ortaya çıkan tablodan Sayın Peres ve Sayın Abbas'da çok memnun oldular, bunu da bana ifade ettiler. Demek ki çok doğru bir şey yapmışız."
Oluşan ılımlı havanın 26 Kasımda yapılacak Ortadoğu Konferansının ne yönde etkileyeceği sorusuna ise Toptan şöyle cevap verdi;
" Umarım etkiler. Yaptığımız tüm görüşmelerde her iki liderin de Filistin-İsrail anlaşmazlığının bitmesi lazım geldiği konusunda çok iyi niyetli olduklarını gözlemledim. Bölgede güç sahibi olan çok önemli çok farklı aktörlerde var, o nedenle barış sürecinin olumlu sonuçlanmasını diliyorum." dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILMASI GEREKENLER YAPILIYOR...
Toptan, kendi içinde terör örgütü ile uğraşan Türkiye'nin, uluslararası alanda çok farklı bir soruna el attığı yorumları hakkında da açıklamada bulundu.
Toptan, Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve terörle mücadelede yapılması lazım gelenleri bütün boyutlarıyla yapan bir ülke olduğunu belirtti. Türkiye'nin demokratik, ekonomik büyümesini ve dünya ile ilgisini kesmeyen bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Toptan, Türkiye'nin bunların hepsini bir arada yapması gerektiğini, Türkiye'nin böylesine büyük bir ülke olduğunu söyledi.
Toptan, "Bize Sayın Abbas ve Sayın Peres'in TBMM'de konuşma yapma arzusunda oldukları bildirilince düşündüm. Bir kere TBMM'de yabancı devlet başkanlarının ve konukların konuşması çok sıkça olan bir durum değil. İki Sayın Başkanın konuşmasına olumsuz yanıt vermemiz şık olmazdı ancak bunu klasik bir yabancı konuğun gelip konuşmasının ötesine taşımamız lazım diye düşündüm. Dışişleri Bakanımıza her ikisinin aynı anda TBMM'ye gelmesi koşuluyla öneriye evet diyebileceğimi söyledim. Sayın Dışişleri Bakanımızda yaptığı temaslarla bunu sağladı ve bildiğimiz o tablo ortaya çıktı" dedi.
NİYE İSTEDİM..
TBMM Başkanı Toptan, Abbas ve Peres'in üç sebepten dolayı aynı anda TBMM'de olmalarını istediğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü;
" Niye istedim? Birincisi, Türkiye'nin imajını bu şekilde yeniden bir barışçıl bir yönüyle ortaya çıkarmak. İkincisi, bölgede Türkiyesiz bir şey yapılmasının zor olduğunu bütün dünyaya anlatmak. Üçüncüsü, bizim Ortadoğu bölgesi ile tarihten gelen ilişkimizin yeniden hatırlatılmasını sağlamak. O topraklar dörtyüz sene Osmanlı İmparatorluğu Egemenliği altında kaldı ve tarih boyu hep sorunlu olan bu bölge sadece bu dörtyüz sene içerisinde huzur bulabildi ve Osmanlı oraya kendi kültürünü götürüp empoze etmedi.
Kuzey Afrika ülkelerine yahut Güney Asya ülkelerine giden Avrupalı devletler zorla kendi dillerini öğrettiler, oysa Osmanlı bunu hiçbir yerde yapmadı. O nedenle Türkiye'nin bölgeye ilgisinin yeniden hatırlatılmasının istedim. Aslında ortaya çıkan tablodan Sayın Peres ve Sayın Abbas'da çok memnun oldular, bunu da bana ifade ettiler. Demek ki çok doğru bir şey yapmışız."
Oluşan ılımlı havanın 26 Kasımda yapılacak Ortadoğu Konferansının ne yönde etkileyeceği sorusuna ise Toptan şöyle cevap verdi;
" Umarım etkiler. Yaptığımız tüm görüşmelerde her iki liderin de Filistin-İsrail anlaşmazlığının bitmesi lazım geldiği konusunda çok iyi niyetli olduklarını gözlemledim. Bölgede güç sahibi olan çok önemli çok farklı aktörlerde var, o nedenle barış sürecinin olumlu sonuçlanmasını diliyorum." dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILMASI GEREKENLER YAPILIYOR...
Toptan, kendi içinde terör örgütü ile uğraşan Türkiye'nin, uluslararası alanda çok farklı bir soruna el attığı yorumları hakkında da açıklamada bulundu.
Toptan, Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve terörle mücadelede yapılması lazım gelenleri bütün boyutlarıyla yapan bir ülke olduğunu belirtti. Türkiye'nin demokratik, ekonomik büyümesini ve dünya ile ilgisini kesmeyen bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Toptan, Türkiye'nin bunların hepsini bir arada yapması gerektiğini, Türkiye'nin böylesine büyük bir ülke olduğunu söyledi.
