2007-09-27 - 14:50
TBMM Başkanı Toptan, Rize Üniversitesi'nin yeni akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Üniversiteler aynı zamanda bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden, topluma yön gösteren, ülke sorunlarına çözüm üreten kurumlardır." Dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan Rize Üniversitesi'nin yeni akademik yılı açılış törenine katıldı.
Törende bir konuşma yapan Toptan, Yarının iddialı ülkelerinden biri olan Türkiye de, eğitim konusuna her zaman büyük önem verildiğini hatırlatarak, son yıllarda eğitim bütçesinin sürekli artmasından ve bu konuda ciddi adımlar atılmasından duydukları memnuniyeti belirtti.
Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
Yeşil ile mavinin buluştuğu Doğu Karadeniz'in eşsiz güzelliklerinin kucağında bulunan Rize Üniversitesi'nin ilk akademik yılının başlaması nedeniyle, taşıdığınız heyecan ve mutluluğu paylaşmak üzere aranızdayım.
Memleketim olan bu güzel şehirde, böylesine anlamlı bir törende sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum.
Yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençleri yetiştiren üniversitelerimiz, çağdaşlaşma yolundaki en büyük güvencemizdir.
Bilgi çağı olarak adlandırılan yaşadığımız yüzyılda, artık güçlü devlet ve millet olmanın en önemli göstergesi bilgi ve teknolojiye yapılan yatırımlardır. Yetişmiş insan gücünün öneminin anlaşılmasıyla birlikte eğitime daha fazla yatırım yapma ihtiyacı doğmuştur.
Yarının iddialı ülkelerinden biri olan Türkiye de, eğitim konusuna her zaman büyük önem vermiştir. Son yıllarda eğitim bütçesinin sürekli arttığını ve ciddi adımlar atıldığını memnuniyetle görüyoruz.
2002 yılında eğitime ayrılan bütçe 7,5 milyar YTL iken bu rakam 2007 yılında 21.4 milyar YTL'ye yükselmiştir.
Yani eğitime ayrılan kaynakta yaklaşık üç misli bir artış sağlanmıştır. Son yıllarda hazırlanan bütçelerde, eğitime ayrılan kaynağın savunma harcamalarının önünde olması eğitime verilen değerin de bir başka göstergesidir.
Yüksek öğretim kurumları da eğitim bütçesindeki bu artıştan payını almıştır. 2002'de 2 milyon 495 bin YTL olan yüksek öğretim bütçesi 2007'de 6 milyon 586 bin YTL'ye çıkmıştır.
Yani yüzde 164'lük ciddi bir artış sağlanmıştır. Ayrıca bu dönem içerisinde 32 devlet, 7 vakıf üniversitesi kurulmuş, 84 fakülte, 38 yüksekokul, 16 enstitü açılmıştır.
Eğitimde yaşanan bu atılımlar sayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir insan olarak yarınlardan çok ümitli olduğumu ifade etmek istiyorum. Bugün Türkiye'de eğitim gören öğrenci sayısı üniversitelerle birlikte yaklaşık 19 milyona ulaşmıştır.
Bu sayı, ülkemizin dinamizmini göstermesi bakımından çarpıcıdır. Dünyada çok sayıda ülkenin nüfusundan daha fazla öğrenci sayımız bulunmaktadır. Türkiye'nin güçlü potansiyeli işte burada gizlidir.
İnanıyorum ki; bu potansiyele iyi eğitim verebilirsek, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023'te dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri durumuna rahatlıkla ulaşırız.
Bu nedenle birer eğitim ve bilim yuvası olan üniversiteleri çok önemsiyorum. Bu yüce kurumlar, kalkınma, çağdaşlaşma ve ilerleme yarışında en büyük gücümüzdür.
Saygıdeğer Konuklar,
Bilimsel düşünceye ve araştırmalara ağırlık veren üniversitelerimiz, bilim adamı ve aydın kuşaklar yetiştiren eğitim yuvalarıdır.
Üniversiteler aynı zamanda bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden, topluma yön gösteren, ülke sorunlarına çözüm üreten kurumlardır.
Dünyanın her yerinde evrensel değerlerin ve bilgilerin yeniden üretildiği ve yorumlandığı platformlar olan üniversiteler, bu yönüyle demokrasinin kökleşmesine hizmet ederler. Katılımcılığa, çok sesliliğe ve demokratikleşmeye her kurumdan çok üniversitelerimizin ihtiyacı vardır.
Devletimizin kurucusu, büyük deha Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eğitime ayrı bir önem vermiş ve bu kurumları çağı yakalamanın anahtarı olarak görmüştür.
Büyük Önder bu fikrini, "En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur" veciz sözleriyle ifade etmiştir.
Cumhuriyetle başlatılan üniversite hamlesi bugün hızla devam etmekte, yeni yeni üniversiteler açılmaktadır. Yurdumuzun dört bir yanında bulunan çok sayıda üniversite, binlerce gencimizi hayata hazırlamaktadır.
Bu bilim yuvaları ülkemizin olduğu kadar kuruldukları iller ve bölgelerin kalkınmasına da öncülük etmektedir.
Bugün kapılarını yeni eğitim-öğretim yılına açacak olan Rize Üniversitemiz de, bu güzel ilimizin gelişmesinde hayati bir rol üstlenecektir.
Başkanlığını yapmaktan gurur duyduğum Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde geçen yıl çıkartılan kanunla kurulan bu seçkin üniversite, Rize'mizin gözbebeğidir.
Hepinizin bildiği gibi, daha önce Rize'de Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren fakülteler ve yüksekokullar vardı.
Bunlardan ilk iki tanesini 1992 yılında kuran Rize'li bir eski Milli Eğitim Bakanı olarak bu günü yaşamaktan, bu heyecanı paylaşmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.
Onların birleşmesi ve yeni açılan bölümlerle birlikte bu güzide üniversitemiz eğitim hayatına başlamış oldu. Aydınlığı kucaklayan, çağdaşlığa ve bilime inanmış bu genç eğitim yuvamızın kendisinden beklenen görevleri başarıyla yerine getireceğine yürekten inanıyorum.
Üniversitemizi, seçkin akademik kadrosuyla, büyüyen kampusuyla, öğrencileri ve dinamik yapısıyla geleceğe güvenle bakan örnek bir kurum olarak görüyorum.
Her zaman gurur duyduğum, Türkiye'nin en güzel yerlerinden birisi olan Rize ve değerli hemşehrilerim gösterdikleri çabayla bu üniversitenin kurulmasını hak ettiler.
İlimizin çehresini değiştireceğine, kalkınmasına ivme kazandıracağına inandığım bu üniversitenin kurulmasına emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Üniversitemize bir Fakülte yapmakta olan, ayrıca ilimizin başkaca eğitim hizmetlerine de katkısı bulunan Yardımcı ailesine, İstanbul Milletvekili Sayın Kemal Yardımcı'ya teşekkür ediyorum.
İnanıyorum ki üniversitemiz, kendine özgü kültürüyle ülkemizin en şirin illerinden biri olan Rize'ye çok şey katacaktır. Rizelilerin üniversiteden beklentileri büyüktür. Bu güzel eğitim kurumunun, kendisiyle barışık bu yörenin güzel insanlarının beklentilerine cevap vereceğine inancım tamdır.
Sevgili Öğrenciler,
Hiç şüphesiz gençlerini iyi yetiştiren toplumlar, geleceğe güvenle bakabilir. Bizler de sizlerin en iyi şekilde yetişmenizi sağlamak için gayretle çalışıyoruz.
Zorlu bir sınav maratonunun ardından üniversiteye girme başarısı gösterdiniz. Üniversiteli olmak için çok çalıştınız. Yakaladığınız bu fırsatı çok iyi değerlendireceğinize şüphem yoktur.
Baş döndürücü bir şekilde gelişen dünyada, millet olarak çağdaşlık yarışının en önünde koşabilmemiz, sizlerin günümüzün gereklerine uygun bir donanıma sahip olmanızla mümkündür. Dolayısıyla içinde bulunduğunuz bu üniversitenin imkanlarından da yararlanarak kendinizi çok iyi yetiştirmelisiniz
Farklı bilgi kaynaklarını kullanmalı, sorgulamalı, araştırmalı, üretmeyi temel hedef alan bir anlayışa sahip olmalısınız.
Uğrunda binlerce şehit verilerek yokluklar içerisinde büyük özverilerle var edilen Türkiye Cumhuriyeti, sizlere armağan edilmiştir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, başta gelen görev ve sorumluluğunuzdur.
Yakın bir gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni omuzlarınızda yükselteceksiniz. Ülkemizi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesine sizler taşıyacaksınız.
Yarınlarımızın Teminatı Sevgili Gençler,
Demokrasimizin kalbi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanı olarak sizlerden özel bir ricam var: Demokrasiye olan inancınızı her şartta koruyun. Demokrasinin rejimlerin en faziletlisi olduğunu hiçbir zaman unutmayın.
Tarihe altın harflerle yazılan geçmişimizi ve kültürümüzü iyi öğrenin. Bunların ışığında evrensel değerleri benimseyin, düşünceye saygılı, dünyadaki değişimlere ve sorunlara duyarlı olun.
Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin aydınlık yarınlarını görüyorum. Sizler, yarının Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Bakanları ve Milletvekillerini aranızdan çıkaracaksınız.
Kendi hayatımda yaşayarak ve inanarak söylüyorum ki; bunun için hiçbir engel yoktur. Yeter ki, siz kendinize güvenin, başarıya ulaşmak için azmedin ve çalışın.
Sözlerime son verirken yeni akademik yılın hepinize hayırlı olmasını ve başarı getirmesini diliyorum.
Rize Üniversitesi'nin değerli yöneticilerine, öğretim üyelerine, sevgili öğrencilerine, kıymetli velilerine ve değerli Rizeli hemşehrilerime selam ve sevgilerimi iletiyorum.
Törende bir konuşma yapan Toptan, Yarının iddialı ülkelerinden biri olan Türkiye de, eğitim konusuna her zaman büyük önem verildiğini hatırlatarak, son yıllarda eğitim bütçesinin sürekli artmasından ve bu konuda ciddi adımlar atılmasından duydukları memnuniyeti belirtti.
Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
Yeşil ile mavinin buluştuğu Doğu Karadeniz'in eşsiz güzelliklerinin kucağında bulunan Rize Üniversitesi'nin ilk akademik yılının başlaması nedeniyle, taşıdığınız heyecan ve mutluluğu paylaşmak üzere aranızdayım.
Memleketim olan bu güzel şehirde, böylesine anlamlı bir törende sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum.
Yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençleri yetiştiren üniversitelerimiz, çağdaşlaşma yolundaki en büyük güvencemizdir.
Bilgi çağı olarak adlandırılan yaşadığımız yüzyılda, artık güçlü devlet ve millet olmanın en önemli göstergesi bilgi ve teknolojiye yapılan yatırımlardır. Yetişmiş insan gücünün öneminin anlaşılmasıyla birlikte eğitime daha fazla yatırım yapma ihtiyacı doğmuştur.
Yarının iddialı ülkelerinden biri olan Türkiye de, eğitim konusuna her zaman büyük önem vermiştir. Son yıllarda eğitim bütçesinin sürekli arttığını ve ciddi adımlar atıldığını memnuniyetle görüyoruz.
2002 yılında eğitime ayrılan bütçe 7,5 milyar YTL iken bu rakam 2007 yılında 21.4 milyar YTL'ye yükselmiştir.
Yani eğitime ayrılan kaynakta yaklaşık üç misli bir artış sağlanmıştır. Son yıllarda hazırlanan bütçelerde, eğitime ayrılan kaynağın savunma harcamalarının önünde olması eğitime verilen değerin de bir başka göstergesidir.
Yüksek öğretim kurumları da eğitim bütçesindeki bu artıştan payını almıştır. 2002'de 2 milyon 495 bin YTL olan yüksek öğretim bütçesi 2007'de 6 milyon 586 bin YTL'ye çıkmıştır.
Yani yüzde 164'lük ciddi bir artış sağlanmıştır. Ayrıca bu dönem içerisinde 32 devlet, 7 vakıf üniversitesi kurulmuş, 84 fakülte, 38 yüksekokul, 16 enstitü açılmıştır.
Eğitimde yaşanan bu atılımlar sayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir insan olarak yarınlardan çok ümitli olduğumu ifade etmek istiyorum. Bugün Türkiye'de eğitim gören öğrenci sayısı üniversitelerle birlikte yaklaşık 19 milyona ulaşmıştır.
Bu sayı, ülkemizin dinamizmini göstermesi bakımından çarpıcıdır. Dünyada çok sayıda ülkenin nüfusundan daha fazla öğrenci sayımız bulunmaktadır. Türkiye'nin güçlü potansiyeli işte burada gizlidir.
İnanıyorum ki; bu potansiyele iyi eğitim verebilirsek, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023'te dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri durumuna rahatlıkla ulaşırız.
Bu nedenle birer eğitim ve bilim yuvası olan üniversiteleri çok önemsiyorum. Bu yüce kurumlar, kalkınma, çağdaşlaşma ve ilerleme yarışında en büyük gücümüzdür.
Saygıdeğer Konuklar,
Bilimsel düşünceye ve araştırmalara ağırlık veren üniversitelerimiz, bilim adamı ve aydın kuşaklar yetiştiren eğitim yuvalarıdır.
Üniversiteler aynı zamanda bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden, topluma yön gösteren, ülke sorunlarına çözüm üreten kurumlardır.
Dünyanın her yerinde evrensel değerlerin ve bilgilerin yeniden üretildiği ve yorumlandığı platformlar olan üniversiteler, bu yönüyle demokrasinin kökleşmesine hizmet ederler. Katılımcılığa, çok sesliliğe ve demokratikleşmeye her kurumdan çok üniversitelerimizin ihtiyacı vardır.
Devletimizin kurucusu, büyük deha Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eğitime ayrı bir önem vermiş ve bu kurumları çağı yakalamanın anahtarı olarak görmüştür.
Büyük Önder bu fikrini, "En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur" veciz sözleriyle ifade etmiştir.
Cumhuriyetle başlatılan üniversite hamlesi bugün hızla devam etmekte, yeni yeni üniversiteler açılmaktadır. Yurdumuzun dört bir yanında bulunan çok sayıda üniversite, binlerce gencimizi hayata hazırlamaktadır.
Bu bilim yuvaları ülkemizin olduğu kadar kuruldukları iller ve bölgelerin kalkınmasına da öncülük etmektedir.
Bugün kapılarını yeni eğitim-öğretim yılına açacak olan Rize Üniversitemiz de, bu güzel ilimizin gelişmesinde hayati bir rol üstlenecektir.
Başkanlığını yapmaktan gurur duyduğum Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde geçen yıl çıkartılan kanunla kurulan bu seçkin üniversite, Rize'mizin gözbebeğidir.
Hepinizin bildiği gibi, daha önce Rize'de Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren fakülteler ve yüksekokullar vardı.
Bunlardan ilk iki tanesini 1992 yılında kuran Rize'li bir eski Milli Eğitim Bakanı olarak bu günü yaşamaktan, bu heyecanı paylaşmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.
Onların birleşmesi ve yeni açılan bölümlerle birlikte bu güzide üniversitemiz eğitim hayatına başlamış oldu. Aydınlığı kucaklayan, çağdaşlığa ve bilime inanmış bu genç eğitim yuvamızın kendisinden beklenen görevleri başarıyla yerine getireceğine yürekten inanıyorum.
Üniversitemizi, seçkin akademik kadrosuyla, büyüyen kampusuyla, öğrencileri ve dinamik yapısıyla geleceğe güvenle bakan örnek bir kurum olarak görüyorum.
Her zaman gurur duyduğum, Türkiye'nin en güzel yerlerinden birisi olan Rize ve değerli hemşehrilerim gösterdikleri çabayla bu üniversitenin kurulmasını hak ettiler.
İlimizin çehresini değiştireceğine, kalkınmasına ivme kazandıracağına inandığım bu üniversitenin kurulmasına emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Üniversitemize bir Fakülte yapmakta olan, ayrıca ilimizin başkaca eğitim hizmetlerine de katkısı bulunan Yardımcı ailesine, İstanbul Milletvekili Sayın Kemal Yardımcı'ya teşekkür ediyorum.
İnanıyorum ki üniversitemiz, kendine özgü kültürüyle ülkemizin en şirin illerinden biri olan Rize'ye çok şey katacaktır. Rizelilerin üniversiteden beklentileri büyüktür. Bu güzel eğitim kurumunun, kendisiyle barışık bu yörenin güzel insanlarının beklentilerine cevap vereceğine inancım tamdır.
Sevgili Öğrenciler,
Hiç şüphesiz gençlerini iyi yetiştiren toplumlar, geleceğe güvenle bakabilir. Bizler de sizlerin en iyi şekilde yetişmenizi sağlamak için gayretle çalışıyoruz.
Zorlu bir sınav maratonunun ardından üniversiteye girme başarısı gösterdiniz. Üniversiteli olmak için çok çalıştınız. Yakaladığınız bu fırsatı çok iyi değerlendireceğinize şüphem yoktur.
Baş döndürücü bir şekilde gelişen dünyada, millet olarak çağdaşlık yarışının en önünde koşabilmemiz, sizlerin günümüzün gereklerine uygun bir donanıma sahip olmanızla mümkündür. Dolayısıyla içinde bulunduğunuz bu üniversitenin imkanlarından da yararlanarak kendinizi çok iyi yetiştirmelisiniz
Farklı bilgi kaynaklarını kullanmalı, sorgulamalı, araştırmalı, üretmeyi temel hedef alan bir anlayışa sahip olmalısınız.
Uğrunda binlerce şehit verilerek yokluklar içerisinde büyük özverilerle var edilen Türkiye Cumhuriyeti, sizlere armağan edilmiştir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, başta gelen görev ve sorumluluğunuzdur.
Yakın bir gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni omuzlarınızda yükselteceksiniz. Ülkemizi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesine sizler taşıyacaksınız.
Yarınlarımızın Teminatı Sevgili Gençler,
Demokrasimizin kalbi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanı olarak sizlerden özel bir ricam var: Demokrasiye olan inancınızı her şartta koruyun. Demokrasinin rejimlerin en faziletlisi olduğunu hiçbir zaman unutmayın.
Tarihe altın harflerle yazılan geçmişimizi ve kültürümüzü iyi öğrenin. Bunların ışığında evrensel değerleri benimseyin, düşünceye saygılı, dünyadaki değişimlere ve sorunlara duyarlı olun.
Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin aydınlık yarınlarını görüyorum. Sizler, yarının Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Bakanları ve Milletvekillerini aranızdan çıkaracaksınız.
Kendi hayatımda yaşayarak ve inanarak söylüyorum ki; bunun için hiçbir engel yoktur. Yeter ki, siz kendinize güvenin, başarıya ulaşmak için azmedin ve çalışın.
Sözlerime son verirken yeni akademik yılın hepinize hayırlı olmasını ve başarı getirmesini diliyorum.
Rize Üniversitesi'nin değerli yöneticilerine, öğretim üyelerine, sevgili öğrencilerine, kıymetli velilerine ve değerli Rizeli hemşehrilerime selam ve sevgilerimi iletiyorum.
