2012-05-24 - 17:12
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile İran Arasında Esendere ve Sero Kara Hudut Kapılarının Ortak Kullanıma Açılmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi. Genel Kurul'da, hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasa Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığı'nda toplandı. CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Karadeniz Bölgesi'nde çay üreticilerinin yaşadığı sorunları anlatırken, tepki göstermek için TBMM Genel Kurulu kürsüsüne yaş çay yaprağı döktü. Genel Kurul'da, Türkiye ile İran Arasında Esendere ve Sero Kara Hudut Kapılarının Ortak Kullanıma Açılmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Genel Kurul'da, Türkiye ile İran Arasında Esendere ve Sero Kara Hudut Kapılarının Ortak Kullanıma Açılmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde söz alan Bayraktutan, Karadeniz Bölgesi'nde çay üretimi konusunda ciddi sorunların yaşandığını belirtti.

Trabzon ve Artvin'deki bazı çay fabrikalarının tam kapasite üretime başlamadığını, bu nedenle ÇAYKUR tarafından çay alımı yapılmadığını anlatan Bayraktutan, ''Bunun yanında kota uygulaması da üreticileri zor durumda bırakıyor. Çay üreticileri, yaş çay yaprağını cadde ve sokaklara dökmektedir'' diye konuştu.

Uğur Bayraktutan, konuşmasının sonunda bir poşet yaş çay yaprağını Genel Kurul kürsüsüne dökerek, ''Bugün çay üreticileri çayı alıyor ve böyle döküyorlar. Çok ciddi bir sorun. Bunu size ancak böyle anlatabilirdim'' dedi.

Bayraktutan'ı uyaran Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Bu arada AK Parti'li bazı milletvekilleri de Bayraktutan'a tepki gösterdi. Kavaslar kürsüdeki ve yere dökülen çayları yeniden poşete doldurarak temizledi.

Verilen aranın ardından söz alan AK Parti Rize Milletvekili Hasan Karal, ''Uğur Bey çayımıza saygısızlık yapmıştır. Bu saygısızlığı aynen kendisine iade ediyorum. Çayda sıkıntı olabilir ama ÇAYKUR İle ilgili hiçbir sıkıntı bugüne kadar gündeme gelmemiştir. Çayı burada yere dökme cüretini kimse gösteremez. Bunu bölge evladı olarak kabul etmemiz mümkün değil'' dedi.

Tasarının maddeleri üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, Uludere'de yaşanan olayla ilgili açıklamasına tepki gösterdi. Hükümet'in bir bakanının ölen insanları aşağıladığını ileri süren Özgündüz, ''Ölmüş insandan şeytan bile elini çeker'' dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AK Parti'nin bir ''Kürecik filmi'' çevirdiğini ifade ederek, ''ABD'nin kılıcı, İsrail'in kalkanı oldukça onurumuzu ayaklar altına aldınız. Bu bir entrika filmi yalan rüzgarı. Bu film aynı zamanda komedi. Emperyalistlerin çıkarları için çevrilmiş bir film'' diye konuştu.

Ağbaba, CHP'li bir grup milletvekili olarak Kürecik'teki üssü görmek istediklerini, ancak Genelkurmay Başkanlığı'nın da Mili Savunma Bakanlığı'nın da kendilerine izin vermediğini belirterek, ''Biz de izin için Pentagon'a yazdık'' dedi. Ağbaba, söz konusu üssün en kısa sürede kaldırılması gerektiğini savundu.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, artık ''sayın'' kelimesinin terörist başı için de kullanıldığını, bu yüzden söz konusu kelimenin Türkçe'deki kıymetinin sona erdiğini ifade ederek, ''Bu nedenle sizlere 'muhterem başkan ve muhterem milletvekilleri' diye hitap etmek istiyorum'' dedi.

Oğan, Iğdır'ın hakkı olan Boralan Sınır Kapısı'nın ve Organize Serbest Sanayi Bölgesi'nin açılmasını istediklerini kaydederek, Iğdır'a bu konularda haksızlık yapıldığını ileri sürdü.

Milletvekillerini sorularını yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Avrupa'da pek çok ülkede memur maaşlarının azaltılmasının düşünüldüğünü, ancak Türkiye'de ekonomik krize rağmen memura zam verildiğini, onların enflasyona ezdirilmediğini ifade etti.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, İçişleri Bakanı Şahin'in Uludere'de yaşanan olayla ilgili konuşmasına tepki gösterdi. Sakık, ''Sonra sizden duyarlı bir ses dedi ki 'bu bizi temsil etmiyor.' Peki bu Bakanı neden görevden almıyorsunuz-'' dedi.

Genel Kurulu'da, Türkiye ile İran Arasında Esendere ve Sero Kara Hudut Kapılarının Ortak Kullanıma Açılmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Kanun, 22 Mart 2010'da Ramsar'da imzalanan Türkiye ile İran Arasında Esendere ve Sero Kara Hudut Kapıları'nın ortak kullanıma dair anlaşma hükümlerini içeriyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, hukuk uyuşmazlıklarının ''arabuluculuk'' yoluyla çözümünü düzenleyen yasa tasarısının görüşülmesine başlandı.

Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasa Tasarısı üzerinde AK Parti Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, birçok ülkede uygulanan arabuluculuk müessesinin Türkiye'de kabul görmesi ve benimsenmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, tarafların yargısal yollara başvurmadan, karşılıklı menfaatleri gözönünde bulundurularak tatmin edici çözüm bulunması olduğunu söyledi.

Arabuluculuğun, toplumsal barışa katkıyı amaçladığı gibi uyuşmazlıkların davaya konu olmadan çözülmesini de öngördüğünü kaydeden Çavuşoğlu, ''AB üyesi ülkelerde ve ABD'de uygulandığı halde bizde muhalefetin buna karşı çıkması, hukuki gerekçelerden uzaktır. Muhalefet her zaman olduğu gibi gizli ajanda ve arka plan hastalığını bu tasarıda da göstermiş, asılsız iddialarla müesseseyi itibarsızlaştırmak istemiştir''' dedi.

Düzenlemenin Anayasal gereklilikten kaynaklandığını, yargılamanın aksine kazan-kazan duygusu yaratacağını ifade eden Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin de tüketici hakem heyetleriyle ilgili kararında alternatif çözüm arayışlarının gereğine işaret ettiğini, arabuluculuk müessesinin hak arama hürriyetini kısıtlamayacağını savundu.

MHP Grubu adına konuşan Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, düzenlemeyi yargının iş yükünün azaltılması ve vatandaşın sorunlarını kısa sürede çözümü açısından önemli ve yararlı gördüklerini, hukukta son yıllarda bu yönde eğilim gözlendiğini söyledi.

Sistemin Avrupa ülkelerinde de yaygınlaştığını ifade eden Öztürk, ülkeler arasında ikili anlaşmalar yapıldığını, ''Arabuluculuk Direktifi'' ile birlikte AB içinde bir düzenlemeye de konu olduğunu anlattı.

Tasarının eksiklikleri bulunduğunu savunan Öztürk, sistemin Bakanlığa siyasi olarak bağımlı hale getirilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. Öztürk, ''Arabuluculuk adı altında çok hukukluluğa yol açılmamalı. Gönül ister ki sistem gelişsin ama arabozuculuğa dönüşmesin. Bağımsız bir yapıya dönüştürülerek meslek örgütü bünyesinde örgütlenmesinin yolu açılmalı. Bunun için siyasi iktidar doğum halindeki kurumun üstünden elini çekmeli'' diye konuştu.

BDP Grubu adına konuşan Mardin Milletvekili Erol Dora, arabuluculuk için hukuk disiplininin 100 saatlik eğitimle verilemeyeceğini belirterek, hukuk eğitimi alan avukatlara özgülenmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi.

Dora, ''Hukuki himaye sigortası sistemi kurulmadan arabuluculuğun hukuk sistemine katkısı olmayacaktır. Sistem, avukatlar, barolor ve Barolor Birliği aracılığıyla yerine getirilmeli. Öyle görünüyor ki arabuluculuk mesleği yaratılmaya çalışılıyor. Ama hukuk bir ülkenin en kıymetli hazinesidir. Hak ve adalet dağıtan kurum olması gözetilmeli'' dedi.

CHP Grubu adına konuşan Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, arabuluculuğun alternatif hukuk yöntemi ve çok hukukluluğu başlatan yöntemlerden de biri olduğunu belirterek, ''Küresel sermaye dünyada kendine özgü hukuk yaratıyor. Bu düzenleme küresel sermayenin dayatmalarından biridir. Dünya hızla şirketlerin yönettiği yer haline geliyor. Tekelci sermaye kendi şirketleri ile ulusların hukukuna da egemen olma çabasında. Terörizmin finansmanı, devlete sırrı, arabuluculukta aynı anlayış vardır. Dışarıdan istenen düzenlemelerdir. Öğretim üyeleri aracılığıyla iç hukuktaki aktörlere empoze ediliyor'' diye konuştu.

Türk ulusunun kendi geleneğinde arabuluculuk anlayışı olduğunu, mahallenin ileri gelenlerinin zaman zaman yöresel ölçekteki sorunlar için devreye gidiğini anlatan Aldan, arabuluculuk gibi bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savundu.

Aldan, ''Yargının yükünü azaltmak gibi kulağa hoş gelen nedenlerle gündeme geliyor ama hukuka alternatif olabilir endişesi taşıyoruz. Adalet Bakanlığı, arabulucu seçiminde de yandaş seçecek. Mahkemeler ve hukukçuların dışlanması sonucun getirebilir. Kadınların, çocukların, işçilerin arabulucuya yönlendirilerek hak kaybına uğramaları mümkün olabilecek'' dedi.

Görevini kötüye kullanan bir arabulucuya karşı ne yapılacağının tasarıda yer almadığını belirten aldan, ayrıca TCK'da da konuyla ilgili hiçbir düzenlemenin yer almadığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, hukuk uyuşmazlıklarının ''arabuluculuk'' yoluyla çözümünü düzenleyen yasa tasarısı üzerindeki görüşmelerde söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yargıyı meşgul eden davaların büyük bölümünün devletle vatandaş arasındaki ihtilaflardan oluştuğunu söyledi. Şandır, bu nedenle yalnızca özel hukuk konuları için değil, devletle vatandaş arasındaki uyuşmazlıklar için de arabuluculuk sisteminin getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Ergin, devletle vatandaş arasındaki uyuşmazlığa ilişkin 2011 yılında KHK ile yasalaşan bir düzenlemenin olduğunu, bu düzenlemeyle idarelere, adli ve idari uyuşmazlıklarda dava açmadan ya da icra takibi başlatmadan önce ''sulhe davet'' yükümlülüğü getirildiğini belirtti. Bunun bir adım olduğunu belirten Ergin, ''Ama bu konuda tüm beklentileri karşılamayabilir. Vatandaş ile kamu arasında ihtilaflar konusunda komisyon oluşturduk. Orta vadede Genel Kurul'a getirilecek'' dedi.

Arabuluculuk Kurumu'nun Adalet Bakanlığı'na bağlı Daire Başkanlığı'nca denetlenmesinin, bağımsızlık konusunda şüphe oluşturacağı yönündeki eleştirilere de cevap veren Ergin, ''Arabuluculuk, hukuk sistemimize yeni kazandırmaya çalıştığımız bir düzenleme. Bir kurul öngörüyoruz. Bu kurul karma bir yapıda oluşacak. Burada Adalet Bakanlığı bürokratlarının yanında Barolar Birliği, Noterler Birliği, YÖK, TOBB, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda da temsilciler olacak. Karma bir heyet karar alacak. İleride, sistem tamamen yerleştiğinde bu kurum özerk bir yapıya da gidebilir. Bunu bakanlık bünyesinde tutmak gibi özel isteğimiz yok. Yola çıkarken kurumun sağlam temeller üzerine oturmasını hedefliyoruz'' diye konuştu.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerinin tamamlanmasının ardından CHP'li milletvekilleri toplantı yeter sayısı talep etti. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine birleşime ara verdi. Verilen aranın ardından da toplantı yeter sayısının bulunmadığını bildiren Yakut, 29 Mayıs Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.