TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçelerinin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı; Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bütçeleri de ele alınacak.
Bütçeler üzerinde ilk sözü AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı aldı.
AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, partisinin hükümetlerinin hizmetlerini anlattı.
Vatandaşların daha önce kimlik kartını almak için kuyruklarda perişan olduğunu dile getiren Açıkkapı, bugün yeni nesil kimlik belgesiyle hepsinin tek kartta birleştirildiğini söyledi. Açıkkapı, vatandaşların eskiden pasaport almak için aylarca beklerken şimdi 28 unsuru içinde barındıran yüzde 100 yerli pasaportlarını kısa sürede alabildiğine işaret etti.
Açıkkapı, 2007'de Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile doğar doğmaz sisteme kaydı düşen ve dijital şekilde nüfus sayımı gerçekleştirilen bir Türkiye'ye ulaştıklarını belirterek, "Bugün hizmeti vatandaşın ayağına götüren bir Türkiye var. Nüfus kuyruğu, fiş kuyruğu, dosya kuyruğu artık bu ülkenin hafızasında bir hatıra olarak kalmıştır." diye konuştu.
AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, güvenlik olmadan kalkınmanın, huzur olmadan demokrasinin güçlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.
"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Çelik, bu projenin bir devlet projesi olmasının yanında ülkenin kalkınma stratejisi olduğunu vurguladı.
"Bundan böyle 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefiyle sadece bölgesel bir güç değil, küresel bir güç de olacağız" diyen Çelik, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Bu büyük hedef elbette emperyalistlerin, Türkiye düşmanlarının, provokatörlerin, ölümden ve kandan beslenenlerin işine gelmeyecektir. Hedefe yaklaştıkça istismar ve provokasyon mekanizmalarının daha fazla devreye gireceğini biliyoruz. Her şeyin farkındayız ve hepsine hazırlıklıyız. Bu sürece herkesin katkıda bulunması gerekiyor. Herkesin diline, üslubuna özellikle dikkat etmesi ve sürece tam destek vermesi geleceğimiz için çok önemli. Ölümün ve terörün olmadığı, huzur ve güvenin hakim olduğu bir Türkiye istiyoruz."
- Ekici: "Gençlerimizi hedef alan şebekelere büyük darbeler vurulmuştur"
AK Parti Konya Milletvekili Hasan Ekici, Jandarma Genel Komutanlığının 2025 yılı içerisinde önemli başarılar elde ettiğini, Jandarma sorumluluk sahasında meydana gelen yaklaşık 492 bin asayiş olayının tamamına yakınının aydınlatıldığını kaydetti.
Terörle mücadeledeki başarılara değinen Ekici, "Yerli ve milli savunma sanayimizin sağladığı teknolojik imkanlarla güçlenen istihbarat altyapısı sayesinde gerçekleştirilen nokta operasyonlarıyla terörle mücadelede önemli başarılar elde edilmiştir. Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlarda yasal dışı silah ticareti, insan kaçakçılığı ve toplum huzurunu hedef alan suç yapılanmaları çökertilmiştir. Uyuşturucuyla mücadelede yurt genelinde yapılan operasyonlarda tonlarca uyuşturucu madde ele geçirilmiş, gençlerimizi hedef alan şebekelere büyük darbeler vurulmuştur." diye konuştu.
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Göç İdaresi Başkanlığı ile AFAD'ın göç baskısı ve iklim risklerinin arttığı bu dönemde devletin sahadaki kararlılığını temsil ettiğini belirtti.
Çankırı, "AFAD, güçlü koordinasyon kapasitesiyle sadece 2025 yılının 10 ayında 6 bin 792 olaya müdahale etti. AFAD, yalnızca Türkiye'nin değil, 83 ülkenin de umudu haline gelmiştir. Bu tablo, milletine güvenen bir devletin, devletine de inanan bir milletin ortak eseridir." dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, CHP'nin sürekli eleştiri yaptığını, dersini çalışmadığını, atılan olumlu adımları gündeme getirmediğini söyledi.
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, AK Parti'nin aralıksız 24. bütçesini yaptığına işaret ederek, partisine bu görevi milletin verdiğini vurguladı. Erdem, Cumhuriyet döneminde aralıksız 24 bütçe yapan tek hükümet olduklarını, dünyada da bunun ender rastlanan bir başarı olduğunu da dile getirdi.
- Mertoğlu: "CHP'nin 2025 yılı içerisinde 1017 üyesini ihraç ettiği görülmektedir"
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, son yıllarda hayata geçirilen elektronik vergicilik uygulamalarının, vergi dairesinde köklü dönüşümler sağladığına dikkati çekerek, dijital vergi dairesi, e-fatura, e-arşiv ve e-tebligat gibi uygulamalar sayesinde vergi süreçlerinin hızlandığını, şeffaflığın arttığını, mükellefler açısından ise ciddi bir zaman ve maliyet tasarrufunun ortaya çıktığını aktardı.
AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, CHP'nin "parti içi demokrasi" söylemi ile uygulamaları arasında çelişkiler olduğunu söyleyerek, "CHP'nin 2025 yılı içerisinde 1017 üyesini ihraç ettiği görülmektedir. Bu, her 8,5 saatte bir ihraç demektir. Bu tablo, parti içi demokrasinin değil, parti içi sessizliğin büyüdüğünü göstermektedir." ifadesini kullandı.
AK Parti Gaziantep Milletvekili İrfan Çelikaslan, Sermaye Piyasası Kurulu'nun çalışmalarını anlattı.
Geçen yıl 33 şirketin halka arz edildiğini ve 57,3 milyar lira kaynak sağlandığını belirten Çelikaslan, "Kasım 2025 sonu itibarıyla 17 şirketin halka arzı gerçekleşmiş ve bu şirketler piyasadan 43,1 milyar lira seviyesinde fon temin etmiştir. Son 10 yılda borsada işlem gören şirket sayısı yüzde 40'ın üzerinde artışla 590'a yükselmiştir. Kasım 2025 sonu itibarıyla 2,3 milyon lira borçlanma aracı ve kira sertifikası ihracı gerçekleşmiştir. Yine Kasım 2025 sonu itibarıyla portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fon büyüklüğü 11 trilyon lirayı aşmıştır." bilgisini paylaştı.
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, İçişleri Bakanlığının uyuşturucu ve suç örgütleriyle mücadelesine ilişkin çalışmalarını eleştirdi.
Bakanlığın, uyuşturucuyla mücadeleye hassasiyetle yaklaşmasından duydukları memnuniyeti ve sahada kolluk kuvvetlerinin fedakarca görev yaptığını dile getiren Şahin, "Kolluk kuvvetlerimizin bu konudaki mücadele azminden ve samimiyetlerinden zerre kadar şüphemiz yok ancak acı bir hakikat var. Bu kadar çok operasyon varsa, bu meselenin üzerine bu kadar ciddiyetle gidiliyorsa neden bu bataklık her geçen gün büyüyor ve toplumu içine çekiyor? Bu kadar gözaltı varsa neden sokaklarımız hala suç örgütlerinin gölgesinde?" ifadelerini kullandı.
Şahin, son yıllarda yüzlerce polisin çeşitli nedenlerle yaşamına son verdiğini söyleyerek, "Bu vakalar münferit değildir, kurumsal bir alarmdır. Polisimizi sahipsiz bırakmayalım. Polisin sorunu çözülmeden güvenlik bütçesi asla tamamlanmış sayılamaz." diye konuştu.
Sanal bahis ve kumarın en az uyuşturucu kadar toplumsal bir sorun olduğunu dile getiren Şahin, İçişleri Bakanlığının bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, uyuşturucu meselesinin sistemli bir saldırı haline geldiğini vurgulayarak, "Türkiye toplumunun tamamen uyuşturulması ve gençlerimizin hayattan koparılması adına sistemli bir saldırıyla karşı karşıyayız. Son yıllarda sentetik uyuşturucuların da tamamen gündeme girmesiyle birlikte uyuşturucuda çeşitliliğin artmasının ardından artık mücadelede tek boyutlu yapıdan çıkmamız gerekiyor. Hedef sadece birey değil, hedef artık toplum." değerlendirmesinde bulundu.
Kaya, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu'na ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, İçişleri Bakanlığının verilerine göre, son 3 yılda 1367 organize suç örgütünün çökertildiğini aktararak, "Devletin görevi suç örgütlerini çökertmek, yakalamak değil, suç örgütlerinin oluşmasını engellemektir." dedi.
- "Başarılı AFAD personelinin ödüllendirilmesi gerekiyor"
Yeni Yol Partisi Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirterek, "Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'de işlemler yönünden çağ atlatan bir yapıya büründü. Bunun hakkını vermek lazım." dedi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD), 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük bir özveriyle görev yaptığını vurgulayan Karatutlu, görevini layıkıyla yerine getiren ve başarılı çalışmalar yapan AFAD personelinin ödüllendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesine ilişkin eleştirilerde bulunarak, son 10 yılda faiz giderleriyle bütçe açığının büyüdüğünü, faiz giderlerinin merkezi yönetim bütçe giderleri içindeki payının yüzde 15'e ulaştığını söyledi.
Son 23 yılda faize 680 milyar dolar ödendiğini ileri süren Kılıç, şunları kaydetti:
"Sadece 2025 yılında 54 milyar dolardan fazla faiz ödemesi yapıldı. 54 milyar dolar güncel kurla 8,7 milyon kişinin bir yıl boyunca asgari ücretine denktir. Bu parayla İstanbul'da 1,5 milyon konut yapmak mümkündür. Faiz, hazinede biriken alın terini, emeği, 86 milyonun nafakasını yutan bir kara deliğe dönüşmüş vaziyettedir. Gelirlerinin yüzde 85'i vergi gelirlerinden oluşan bu bütçedeki tablo, milletin emeğinin nasıl sömürüldüğünü gösteren açık bir vesikadır."
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, 2026 yılı bütçesindeki bütçe açığı ve faiz giderlerine işaret ederek, "Bu faizler emperyalist ülkelerin uluslararası yatırım fonlarına gidiyor. Emperyalist ülkeler diğer ülkeleri işgal edip sömürmüyor, kurdukları yatırım fonlarıyla kendi ülkelerinde 10 yılda alamayacağı faizi bizim ülkemizden bir yılda alıyorlar." dedi.
TBMM Genel Kurulunda İçişleri ile Hazine ve Maliye bakanlıklarının 2026 yılı bütçesi üzerinde İYİ Partili milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, İçişleri Bakanlığının en temel sorumluğunun sadece güvenliği sağlamak değil iç huzuru da tesis etmek olduğunu söyledi.
Türkiye'de iç huzurun "sıkıntılı" olduğunu savunan Taş, "Türkiye'de bir grup insan ya da çeşitli grup insanlar, kendinde suç işleme imtiyazı varmış gibi hareket ediyor. Suçu övüyor, suçluyu övüyor, sosyal medyada suçlularla boy boy poz veriyor veya aleni, toplum önünde suç işliyor, silah hediye ediyor, silah hediye alıyor ve bunları da sosyal medyada yine boy boy yayımlıyor. Hem de bunları yapanlar, sadece normal vatandaşlar da değil. Milletvekilleri yapıyor, siyasi parti genel başkanları yapıyor, siz de bir yandan suçlularla, çetelerle mücadele edeceğim diye uğraşıp duruyorsunuz. Verdiğiniz emeklilerin heba edilmesine müsaade etmeyin Sayın Bakan." diye konuştu.
Müstakil iç istihbarat teşkilatının kurulması gerektiğine işaret eden Taş, şunları dile getirdi:
"İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Rusya, İsrail ve Fransa gibi ülkelerde dış istihbarattan bağımsız olarak tamamen içe dönük müstakil bir yapı mevcuttur. Türkiye'de içeriye dönük istihbarat faaliyetleri, çeşitli yapılarda yer almakla birlikte bu faaliyetlerin ivedilikle münhasır bir iç istihbarat teşkilatı çatısı altında toplanması ve organize edilmesi, iç tehditlere karşı daha etkili mücadele yeteneği sağlayacaktır."
İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş da İçişleri Bakanlığına ayrılan bütçenin yeterli olmadığını savundu.
Karakaş, "Polise bakıyorsunuz kan ağlıyor. Kağıt üzerinde 12-36 gözüküyor ama 12-12 çalışıyorlar. Polisimiz, haftada 72 saat çalışıyor. Polisimize bir meslek kanunu yapmanın zamanı gelmedi mi?" diye sordu.
Uyuşturucu ile mücadelede yetersiz kalındığını ileri süren Karakaş, şu ifadeleri kullandı:
"Kadın cinayetleri had safhada. Siz, iktidara geldiğinizde kadın cinayeti 66'ydı. Sadece geçen yıl 394 kadın öldürülüyorsa bu ülkede sadece kadınlar değil adalet de öldürülüyor demektir. Bu artış kader değil, bu artış cinayetlere göz yuman zihniyetin sonucudur. Kadını korumayan bir devlet, kadınını değersizleştiren bir iktidarın sonucudur. Yılda 394'e yükselen can kaybı, 'Kadın bizim önceliğimiz.' diyenlerin samimiyetinin yerle bir olduğunun kanıtıdır. Bu ülkede öyle bir çürüme yaşandı ki cinayet dosyası çözülsün diye suç örgütü liderinin ödül koyduğu günleri gördük. Millet, artık 'Devlet çözemiyor, araya kim girerse çözülebilir?' diyor. Millet, adaleti mahkemeden değil çete liderlerinden bekler hale geldi. Sanal bahis, gençleri içine çeken sessiz bir uçurum haline gelmiştir. Yuvalar dağılıyor, aileler paramparça oluyor."
Karakaş, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesut Barzani'nin Türkiye'ye yaptığı ziyarette korumalarının görüntülerine ilişkin fotoğrafı kürsüde yırtarak yere attı ve İçişleri Bakanlığına tepki gösterdi.
Karakaş ile DEM Parti'li milletvekilleri arasında sözlü atışma yaşandı. Sözlü atışmaya bazı İYİ Partili milletvekilleri de dahil oldu. Tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi. Ara sırasında Karakaş, yırtıp yere attığı kağıtları topladı.
İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, ekonomide geçen yıllardaki hedefleri sıralayarak tutturulamadığını ileri sürdü.
Türkiye'nin en önemli sorunun inandırıcılık olduğunu belirten Kayalar, "Eğer bir bütçe yapılacaksa biz, bu bütçeyi hangi bakış açısıyla hazırlıyoruz? Hedeflerimiz, günü kurtarmak mıdır yoksa Türkiye gibi gerçekten dünyanın en önemli bölgesinde tarihten gelen gücüyle de birlikte önümüzdeki dünya konjonktüründe de önemli bir ülke olacak bir ülkede hangi planlama ve hedeflerle yapıyoruz?" diye sordu.
Kayalar, palyatif tedbirlerle günü kurtararak şekilde yapılması halinde o bütçenin sıkıntılarının üst üste geleceğini söyledi.
Tarımda büyüme değil gerileme yaşandığını savunan Kayalar, "Bu gerileme, Türkiye'nin büyümesine de eksi getiriyor." dedi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, enflasyonun hesaplama yönteminin değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Hedef enflasyona göre maaş ve ücret ayarlaması yapılmaması gerektiğini söyleyen Usta, "Biraz daha rahat bir şey yapılması lazım. Bu kesimin talebinden kaynaklanan bir enflasyon yok Türkiye'de, bunu görmek lazım. Talep enflasyonu sınırlı ama zengin kesimin talebinden kaynaklanan bir enflasyon var. Onun gelirini aşağıya çekmemiz lazım. Onun harcamalarının üzerine daha fazla vergi koymamız lazım. Arz yönünden kaynaklanan enflasyon, daha büyük sorun haline geldi." ifadelerini kullandı.
"Cari açığın sorun olmaktan çıktığı" yönündeki açıklamaları eleştiren Usta, sözlerini şöyle tamamladı.
"Niye o zaman yüksek faiz ödüyorsunuz yurt dışına? Yapısal olmayan programa güven olmaz, bu programın bir çapası yok. İlk başta çapa aslında sizdiniz. Mehmet Şimşek'ti. 'Doğru iş yapar, Mehmet Şimşek, teknisyendir.' denirdi. Piyasa, bunu gördü, siz de artık kredibilitenizi kaybediyorsunuz çünkü program yavaş gidiyor, program yavaş çalışıyor. Programın ayakları eksik."
TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye'de uyuşturucuya erişimin kolaylaştığını, kullanımın yaygınlaştığını ileri sürdü.
Uyuşturucuyla mücadelenin sadece güvenlik değil aynı zamanda toplum sağlığı ve gelecek meselesi de olduğunu vurgulayan Erbaş, uyuşturucunun insanların hayatını karartmasına, gençleri zehirlemesine, Türkiye'nin geleceğini tehdit etmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Erbaş, "Uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik cezalar artırılmalı ve caydırıcı hale getirilmeli. Bu konuda Adalet Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürütülmeli." dedi.
Trafik kazalarına işaret eden Erbaş, trafik kazalarını ve sorunlarını en aza indirecek yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, terörle mücadelede kararlılıkla ve devlet aklıyla devam ettiklerini, PKK başta olmak üzere FETÖ, DEAŞ ve diğer tüm terör yapılanmalarının yalnızca güvenlik riski oluşturmadığını, aynı zamanda millete kast eden örgütler olduğunu söyledi.
MHP olarak "Terör bitmeden mücadele bitmeyecektir" şiarından asla taviz verilmemesi gerektiğini vurguladıklarını aktaran Fendoğlu, "Güvenlik güçlerimizin teknolojik kapasitesinin artırılmasına, İHA, SİHA entegrasyonuna, yeni nesil istihbarat yapısına ayrılan her kuruş milletimizin güvenliği için yerindedir ve gereklidir." diye konuştu.
"Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fendoğlu, "Birlik ruhuyla tarihe, ecdada, şehitlere ve bayrağa sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, milli değerler etrafında birleşmek, Türkiye'nin onurunu muhafaza etmek, milli birliği, milli kimliği ve milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşamak ve yaşatmak amacıyla Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar müdafaasındayız." dedi.
TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarında benzer görevleri ifa eden muadil rütbedeki personel arasında mali ve sosyal haklar açısından eşitsizlik olduğunu söyledi. Atay, "Hiçbir personelin hak kaybına mahal verilmeden İçişleri Bakanlığımızın, tüm bağlı kolluk kuvvetlerimizin sosyal ve mali hakları bir an önce düzenlenerek bu eşitsizlik giderilmeli." dedi.
Bu yıl 77 polisin intihar ettiğinin bilgisini veren Atay, bu intiharlarla ailelerin parçalandığını, çocukların yetim kaldığını ifade etti.
Atay, "Emniyet teşkilatı mensupları yoğun mesai altında çalışmakta, dinlenme zamanlarında ek görev, eğitim gibi uygulamalar sebebiyle stres altında kalmaktadır. Özel hayatları göz ardı edilmekte, göz göre göre bu intihara sürüklenmektedirler. Onlar bizim göz bebeğimizdir, onlara kendi evlatlarımız gibi yaklaşmalı ve uygun yaşam koşulları sağlamalıyız." ifadelerini kullandı.
- "TBMM'de bir Kesin Hesap Denetim Komisyonu kurulmasını talep ettik"
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, TBMM'de bir Kesin Hesap Denetim Komisyonu kurulmasını talep ettiklerini dile getirerek, "Komisyon kurulması talep ve isteğimiz, Plan ve Bütçe Komisyonunun iş yoğunluğu açısından değil, bu talebimiz bütçe hakkının layıkıyla kullanılmasıyla alakalı. Hepimizin malumu, Kesin Hesap Kanun Teklifleri, parlamentonun hükümeti denetleme işlevinin en önemli aracı olmasına rağmen, bütçe görüşmeleri sırasında yeterli ilgi ve alakayı görememektedir." dedi.
2026 yılı bütçesinde tasarruf, mali disiplin ve sosyal devlet anlayışının bir arada olduğunu belirten Karakaya, Türkiye'nin günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir mali anlayışla yoluna devam ettiğini vurguladı.
Karakaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Deprem felaketine rağmen bütçe disiplininin korunmuş olması, bütçe açıklarının sürdürülebilir seviyelerde tutulmuş olması, eğitim, sağlık, sosyal yardımlar, tarım, yerel yönetimler ve savunmaya ayrılan kaynakların tarihsel olarak yüksek seviyelere ulaşmış olması, vergi politikasında adaletin güçlendirilmiş, dolaysız vergilerin payının artırılmış, kayıt dışılıkla mücadelede önemli adımların atılmış olması doğru yolda olunduğunun göstergesidir."
Konu, bütçe, kaynak, maliye olunca terörün maliyetine de değinmek gerektiğine işaret eden Karakaya, terör örgütlerinin sebep olduğu ekonomik kayıpların 2 trilyon dolar civarında olduğunu söyledi.
"Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik değerlendirmelerde bulunan Karakaya, "Terörün kökünün kazındığı, ihanete kapı aralanmayan, fitnenin yurt bulamadığı bir Türkiye, kardeşliğimizin pekiştiği, içte ve dışta huzurun temin edildiği Terörsüz Türkiye ideali, aynı zamanda kalkınmaya açılan kapıdır." diye konuştu.
Emeklilerin ekonomik durumunun saha ziyaretlerinde kendilerine iletildiğini aktaran Karakaya, "Emeklilerimiz hayat pahalılığından en çok etkilenen kesim." ifadesini kullandı.
MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını söyledi. Son yıllarda yaşanan depremlerin ülke ekonomisini derinden sarstığını ifade eden Şanlıtürk, "DASK'ın deprem alanındaki tecrübesini de dikkate alınarak sel ve heyelan başta olmak üzere tüm doğal afetleri içine alacak 'Zorunlu Afet Sigortası'na bir an önce geçilmesi faydalı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Şanlıtürk, "1 Ocak 2026'da yürürlüğe girecek olan küçük esnafımızın basit usulden gerçek usule geçirilmesi esnafımıza ek yük getirecektir. Bu uygulamanın ileri bir tarihe ertelenmesini talep ediyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde DEM Parti milletvekilleri söz aldı.
İçişleri Bakanlığının bütçesi üzerine söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Bakanlığın politikalarını eleştirdi.
Son 11 yılda 156 belediyeye kayyum atandığını dile getiren Eren, Bakanlığın bu uygulama ile "sandıktan çıkan iradeyi gasbettiğini" savundu.
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Türkiye'de uyuşturucu kullanımının 12 yaşına kadar düştüğünü, bunun çok üzücü bir durum olduğunu belirtti.
Bakanlığın bütçe teklifinde "sosyal politika, önleyici çalışma ve bağımlılıkla mücadele merkezleri"ne yönelik gerçek bir yatırımın olmadığını savunan Hülakü, "Çünkü iktidar sorunu kaynağından çözmek yerine polisiye görüntülerle başarı hikayesi yazıyor." diye konuştu.
Hülakü, Bakanlığın uyuşturucuyla mücadeledeki operasyonlarını eleştirerek, "Uyuşturucunun kaynağına inilmediği, baronlara, çetelere müdahale edilmediği sürece yaptığınız bütün şovlar boştur." ifadesini kullandı.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Türkiye'de son 3 yılda 110 bin depremin kayda geçtiğini, "büyük İstanbul depreminin" kapıda olduğunu savunarak, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığını (AFAD) eleştirdi.
Saki, 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde en fazla yıkımın Hatay'da olduğunu, şehirde yüzbinlerce depremzedenin halen konteynerlerde yaşadığını söyledi.
Şehirlerde yapılan deprem konutlarının durumunu eleştiren Saki, "O muhteşem diye yaptığınız TOKİ'lerin ne alt yapısı ne çevre düzenlemesi var. Onlara 'gidin' diyorsunuz. Tek isteğiniz, o istatistiklerinizde rakamlar yüksek görülsün. Yoksa insanların deprem sonrası yaşamı konusunda tek bir politikanız yok." sözlerini sarf etti.
- "Asgari ücret artık ortalama ücret olmuştur"
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, "2025 yılında asgari ücret 22.104 lira olarak belirlendi ve bu ücret yıl boyunca sabit kaldı, oysa fiyatlar her ay arttı. Her ayın TÜFE değişimine göre belirlenen fiyat artışı uygulandığında, yılın tümünde asgari ücretlinin 49.302 lira kayba uğradığı sonucuna varıyoruz." dedi.
Oluç, ücretli çalışanların ve emeklilerin alım gücünün çöktüğünü savunarak, şunları söyledi:
"Çalışan nüfusun 4'te 3'ü açlık riski altında yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Ayrıca emeklilerin önemli bir kısmı 16 bin 881 lira gelirle yaşamaya mahkum edilmişlerdir. TÜRK-İŞ verileri açlık sınırının 30 bin liraya, yoksulluk sınırının 97 bin liraya ulaştığını göstermektedir. Maalesef asgari ücret artık ortalama ücret olmuştur ve bu iktidar asgari ücretliyi, işçiyi, emekçiyi, emekliyi yani milyonlarca insanı enflasyona ezdirmeye devam etmektedir."
Son yıllarda, ülkede servet ve gelir dağılımının iyiden iyiye bozulduğunu savunan Oluç, emekçilerin en temel ihtiyaçlarını dahi borçlanarak karşılamak zorunda kaldığını söyledi.
Oluç, Türkiye'de vergi sisteminin adaleti sağlamadığını öne sürerek, "Emekçi ve işçiler, toplumun dar gelirlileri ve ücretli çalışanları vergi yükünü sırtlamışlardır. Vergi dilimleri adaletsizdir. Vergi adaletsizliğinde Avrupa Birliği ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Milyonlarca insana 'dolaylı vergi cehennemini', bir avuç varlıklıya da 'doğrudan vergi cennetini' yaşatıyorsunuz." diye konuştu.
DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varli, "İktidarın kendisinin çalıp kendisinin söylediği bütçeyi değil, halkın bütçesini konuşmak gerekiyor. Yıllardır uygulanan yanlış politikaların yükünü işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve çocuklar omuzlarında taşırken, kamu kaynakları sermayeye hunharca akıtılıyor." ifadesini kullandı.
Varli, Kamu İhale Kanununun 22 yılda 200'den fazla kez değiştirilerek "yamalı bohçaya döndüğünü", yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Tasarruf tedbirlerinin vatandaşa yönelik uygulandığını ileri süren Varli, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e seslenerek, "'Bir sabredin' diyorsunuz ama Sayın Bakan, para iktidara ve yandaşına kalırken sabır neden halka kalıyor? Oysa bu enkazı yaratan da hala başka enkazlara sebep olan da bu iktidar değil mi?" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerinde CHP milletvekilleri söz aldı.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, polislerin intihar vakalarında artış yaşandığını ileri sürdü.
Suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılık algısının işe yaramadığını söyleyen Bakan, "UNICEF'in, Avrupa Konseyinin raporları var, ABD, İngiltere örnekleri var. 'Ceza artıracağım, bitecek' demek bilimsel cehalettir. Riskli bölgeleri belirleyeceksin, odak grup çalışması yapacaksınız. Okul devamı, aile desteği, psikolojik destek, sosyal hizmet takibi gibi bütüncül bir anlayışla çocuğun suça yönelmesini önleyeceksiniz." ifadelerini kullandı.
Uyuşturucuyla mücadele amacıyla düzenlenen operasyonların yetersiz kaldığını savunan Bakan, "10 ayda 41 bin 296 operasyon yapıp sadece 539 kişinin tutuklanmasıdır. Meclis'in verdiği bütçeyi başarısız operasyonlarda harcıyorsunuz." sözlerini sarf etti.
CHP İstanbul Milletvekili Doğan Demir, İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen operasyonların, gözaltıların ve ele geçirilen silah sayılarının önemli olduğunu belirterek, "Bu yaklaşım tek başına güvenlik politikası değildir. Suçun köküne inilmeden, gençliğin istihdama, eğitime, umuda erişime güçlendirilmeden, mahallelerin sosyal dokusu iyileştirilmeden hiçbir operasyon kalıcı çözüm üretemez. Operasyon odaklı güvenlik anlayışından toplumsal güvene dayalı devlet anlayışına geçilmelidir." diye konuştu.
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, ülkesine dönen Suriyeli sayısının çok düşük olduğunu öne sürerek, "'Avrupa güvende olsun' diye ülkemizi göçmen deposu haline çevirdiniz. Suriye'de göçmen ve güvenlik sorunu bitmiş değil, tersine büyümeye devam ediyor." dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın "ulaşılamayan Suriyeliler"e yönelik ifadelerine işaret eden Öztürkmen, "Bu kayıp Suriyeliler kimler, nereye gittiler ya da gittiler mi? İzini kaybettirenlerin halen Türkiye'de olmadığını nasıl garanti edersiniz? Kayıp Suriyelilerin, yabancı istihbarat ve terör örgütleri tarafından kullanılması üzerinde bir çalışma yapılmış mıdır?" sorularını yöneltti.
"Göç bakanlığı" kurulmasını isteyen Öztürkmen, Geri Kabul Anlaşması'ndan çıkılması gerektiğini savundu.
- Öztrak: "Bütçe millete değil, yandaşa harcanıyor"
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, ekonomi politikalarını eleştirdi. Vatandaşların enflasyonunun düşmediğini söyleyen Öztrak, "TÜİK, makyajlı enflasyonla milletin kesesine musallat olmaya devam ediyor." sözlerini sarf etti.
Vergide adalet olmadığını savunan Öztrak, "OECD içerisinde mal ve hizmet üzerinden alınan vergilerin payının en yüksek olduğu 3 ülkeden birisi biziz. Buna rağmen hükümet, dolaylı vergilerin payını önümüzdeki 3 yıl boyunca yüzde 65'te tutmakta, zenginden vergi almak yerine fukaranın bir tas çorbasına göz dikmekte kararlı. Bütçe millete değil, yandaşa harcanıyor." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, kamu ihale sistemini eleştirdi. Aynı şirketlerin aynı ihaleleri aldığını ileri süren Yanıkömeroğlu, "Yolsuzluk algısının bu kadar yüksek olduğu bir ülkede kamu kurumlarına güven azalır, demokrasi, hukuk devleti ve yatırım ortamı ağır yara alır." diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin arttığını söyleyerek, "Toplanacak vergilerin yine aslan payı halkın omuzlarında olacak. Enflasyonla, işçi, emekçi, asgari ücretli mücadele edecek. Bu da yaşam mücadelesi." dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, bireysel emekliliğin zorunlu tutulması gerektiğini belirtti.
Genel Kurulda CHP Grubu adında söz alan milletvekilleri, kanser nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanı ve başkanvekilleri yerlerinden söz alarak İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, sıcak paranın sorunlara kısa süreliğine çözüm getireceğini belirtti.
Vergi dilimlerini eleştiren Kaya, hedef enflasyona göre ücretlerin ve maaşların belirlenmesine tepki gösterdi.
Bugün bir polis memurunun Ankara Keçiören'de intihar ettiğini söyleyen Kaya, "İntiharı önleme eylem planınız var mı? Çünkü 2025 yılında 77 polis memurumuz intihar etti. Bununla ilgili bir çalışmanız var mı?" sorularını yöneltti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, ekonomi politikalarını eleştirerek, "Asgari ücret yüzde 160 artarken kira artışları yüzde 397'lere vardı." dedi.
Faiz giderlerine bütçeden ayrılan payı eleştiren Kavuncu, "Milli Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının toplamı bile önümüzdeki sene ödeyeceğimiz faizi aşmıyor. Neredeyse 3 bakanlığın toplamını alıp götürecek kadar da bir faiz oranıyla karşı karşıyayız. Topladığımız vergilerin yani 100 lira vergi topluyorsak bunun 21,4'ü faize gidiyor. Bu rakam 2015'te 12,5'ti. Nasıl bir kötü duruma geldiğimizin net göstergesi." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda mali disiplini sağlama, dezenflasyonu ve ekonominin direncini artırma yönündeki çalışmaları dolayısıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e ve Bakanlık bürokratlarına teşekkür etti.
Esnafa yönelik bazı mali yükümlülükleri eleştiren Akçay, "Kıt kanaat geçinen esnafımıza 'sen artık şirket gibi yönetileceksin' demek o dükkana kilit vurmak anlamına gelir. Bu karar, iş yerlerinin kapanmasına ve kaçak çalışmanın artmasına yol açabilecektir." diye konuştu.
Terör örgütleri ve uyuşturucu tacirleriyle mücadeleyi takdir ettiklerini söyleyen Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sığınmacıların gönüllü ve onurlu geri dönüşleri esas alınarak yürütülen politikaların değerli ve önemli olduğunu düşünüyoruz. Devlet sosyal medya rüzgarına göre istikamet belirlemez. Ancak son dönemde anlık beğeniye göre gündem belirleyen anlayışın kamu idaresine de sirayet ettiğini görüyoruz. Meselelerin kök sebeplerine inmek yerine sadece görünürlüğünü yönetmeye çalışmak devlet hassasiyetiyle bağdaşmaz. Yapılan açıklamalar ve bilgilendirmeler şahsi değil, kurumsal olmalıdır. Valilerimiz ve kaymakamlarımız da şahsi hesaplarından fenomen gibi değil, devlet adamı sıfatıyla, vakarıyla ve kurumsal düzlemde açıklama yapmalıdır."
- "Enflasyonun belini kırarak tek rakamlı hale getirmenin çabası içerisindeyiz"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, belediyelere yapılan görevlendirmeleri eleştirerek, "Mahkeme kararları var ve belediye başkanlarının göreve iadesi gerçekleşmiyor. Dolayısıyla bu konuda siz adım atabilirsiniz, bunun önünde bir engel yok. Neden hala kayyumda ısrar ediyorsunuz ve kayyumların işlediği suçları niye görmezden geliyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bütçeden faize ayrılan payı eleştirerek, "Borcunuzun faizini ödemek için dışarıdan ilave borç alıyorsunuz ama bunu öyle süslü anlatıyorsunuz ki neredeyse ben bile ekonominin iyiye gittiğine inanacağım. Memlekette 30 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı 97 bin lira olmuş." diye konuştu.
Özel uçaklarla altın kaçakçılığı yapıldığını öne süren Günaydın, "Dubai'den gelen özel uçak seferlerinde VIP'ten geçişlere, Malezya'dan gelen kargolara bakıyor musunuz? Altın kaçakçılığından yakalanan milletvekillerine ne yaptınız? Her gün buraya onlarca fezleke geliyor, niye onların fezlekeleri bu Meclis'e gelmedi?" sorularını yöneltti.
Günaydın, vatandaşın seçim için gün saydığını öne sürerek, "O sandık buraya gelecek, Sayın Şimşek siz de İngiltere'ye döneceksiniz." sözlerini sarf etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü'ne işaret ederek, "Bu münasebetle Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da çağrılarıyla UNESCO tarafından ilan edilen bugünü hep beraber idrak ediyoruz. Bu vesileyle Türk dünyasının ve yeryüzünün farklı köşelerinde aynı dili konuştuğumuz, aynı hayali kurduğumuz tüm kardeşlerimizin Türk Dili Ailesi Günü'nü tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.
Salgın şartları ile bugünün şartlarının aynı olmadığına dikkati çeken Akbaşoğlu, "O gün istihdamı oluşturmak ve kısa çalışma ödeneği vermek suretiyle istihdamı ayakta tutmak gerekiyordu, bugün dezenflasyonla mücadelede enflasyonun belini kırarak tek rakamlı hale getirmenin çabası içerisindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Akbaşoğlu, CHP'li Günaydın'ın Bakan Şimşek ile ilgili sözlerine tepki göstererek, "İngiltere'ye gidecek olanlar, Ekrem İmamoğlu'nun hırsızlık ve yolsuzluk dosyasında İngiliz Başbakanı'ndan yardım isteyenlerdir, 'bizi yalnız bıraktın' diyenlerdir. Siz kendi suçunuzu bizim üzerimize boca etmeye çalışmayın." diye konuştu.
