2009-06-16 - 14:05
AK PARTİ GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Eğer (Taraf Gazetesinde yayınlanan) bu iddialar gerçek dışıysa devletin kurumlarını karşı karşıya getirmek, devletin kimi kurumlarını yıpratmak, bir tahrik ortamı oluşturmak gibi niyetler taşıyorsa, evet bu vahimdir. Eğer iddialar doğruysa mesele daha vahimdir'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Eğer (Taraf Gazetesinde yayınlanan)
bu iddialar gerçek dışıysa devletin kurumlarını karşı karşıya getirmek, devletin kimi kurumlarını yıpratmak,
bir tahrik ortamı oluşturmak gibi niyetler taşıyorsa, evet bu vahimdir. Eğer iddialar doğruysa mesele daha vahimdir'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, AK Parti'nin;
demokrasiye gönül vermiş, halkın iradesi ve tercihinin her şeyin üzerinde
olduğuna bütün kalbiyle inanmış bir parti olduğunu belirterek, ''Demokrasilerde
hükümetleri millet kurar ve millet görevden alır. Milletin iradesiyle, milletin
tercihleriyle oluşmuş TBMM'nin üzerinde hiçbir güç, hiçbir irade, hiçbir merci
yoktur ve olamaz'' diye konuştu.

Millet iradesini zayıflatmaya, milletin iadesini yok saymaya niyetlemiş
her türlü girişimin karşısında milleti ve temsilcilerini bulacağını vurgulayan
Erdoğan, şöyle konuştu:

''Geçmişte demokratik iradeye yönelen her teşebbüs; aslında milletimize
yöneldi, hukuk sistemimize yöneldi. Ülkemizin, milletimin gelişimine yöneldi.
Kaybeden hep Türkiye oldu. Hep Türk milleti, milletimiz oldu. Ekonomide
kaybettik, demokraside kaybettik, dış politikada kaybettik. Bu ülkenin itibarı,
gücü ağırlığı zedelendi. Bu ülkeye tekrar bu bedeli ödetmeye hiç kimsenin hakkı
yoktur ve olamaz. Bizim üzerimize yüklenen ağır faturaları, ağır bedelleri, yeni
nesillerin üzerine yüklemeye hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de olamaz.

Bakınız, önceki hafta bir gazete, partimize yönelik bazı gizli planların
yapılığını iddia etti. Şunu açık ve net ifade ediyorum: Eğer bu iddialar gerçek
dışıysa devletin kurumlarını karşı karşıya getirmek, devletin kimi kurumlarını
yıpratmak, bir tahrik ortamı oluşturmak gibi niyetler taşıyorsa, evet bu
vahimdir. Eğer iddialar doğruysa mesele daha vahimdir. Doğrusu, Genelkurmay
Başkanlığımız haberin çıktığı ilk andan itibaren sorumlu ve duyarlı bir tavır
sergilemiştir.

Tartışmaya konu olan belgenin sahte veya gerçek olduğunun askeri yargı
tarafından en kısa zamanda ortaya çıkartılması için soruşturma talimatı verilmiş
ve dün yapılan açıklamada konunun takipçisi olduklarını ifade etmişlerdir.
'Belgenin doğruluğu ispat edilirse, sorumluların yasalar çerçevesinde yargı
makamları tarafından cezalandırılacağına ilişkin güvencemiz tamdır' şeklindeki
açıklama, kamuoyunca olumlu bir şekilde algılanmıştır. Herkese düşen bu
iddiaların soruşturulmasının araştırılmasının neticesini tabii ki beklemektir.

Anayasal düzene, demokratik siyasete ve milli iradeye karşı her türlü
hukuk dışı müdahale, provokasyon veya girişim, halkımızın da kurumlarımızın da
aynı oranda tepkisine mazhar olacaktır. Bu tür iddialar demokratik, laik, sosyal
bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizin saygınlığına gölge düşürmeye matuftur.
Hiç kimse böyle bir cüret ve sorumsuzluk, sapkınlık içinde olamaz, olmamalıdır.
Bu yüzden yargının titiz bir çalışma yürüterek, ivedi olarak kamuoyunu
rahatlatacak bir sonuca ulaşması, tüm toplumumuzun beklentisidir. Yine hiç kimse,
bu olayı ve işleyen süreci istismar ederek, kurumları birbirine düşürme,
yıpratma, fitne çıkarma yaklaşımı içine girmemelidir. Kurumlarımızın birbirine
güveni tamdır. Tüm kurumlarımız hukuka, anayasal sisteme ve demokratik yapıya
bağlıdır, bu konuda tam bir inanç içindedir. Kurumlar arasında güven bunalımı
oluşturmaya dönük gayretler, sadece taraflara değil tüm Türkiye'ye zarar verir.

''SUÇ DUYURUSUNU YAPIYORUZ''

Başbakan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyetinin her türlü iddiayı araştırıp
açığa çıkaracak kabiliyete ve her türlü sorunu çözebilecek olgunluğa sahip
olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu iddialar karşısında sorumluluk sahibi; onurlu ve tutarlı bir duruş
sergilemelidir. Bu mesele, yalnız AK Parti'nin değil, bütün Türkiye'nin ve en
önemlisi de demokrasimizin ve hukuk devletinin meselesidir. İddialar açıklığa
kavuşturulmalıdır ve gereken de bir an önce yapılmalıdır.

Partimize yönelik bu iddialarla ilgili suç duyurusunu yapıyoruz. Ve bu
suç duyurusunun ardından tabii ki parti olarak bunun takipçisi olacağız. Bunu
ortada bırakamayız. Ama inanıyorum ki gerek sivil yargı, gerek askeri yargı
üzerine düşeni yapmak suretiyle bir an önce burada neticeye varmalıdır. Diğer
partiler net bir duruş sergilemese de tek başına da kalsa demokrasiyi savunmak AK
Parti'nin vazifesidir ve AK Parti bu vazifesini bugüne kadar olduğu gibi bundan
sonra da en küçük bir ricat sergilemeden ifa edecektir.

Şunu açık söylüyorum; biz gelecek nesillerin, gençlerin, çocukların yarın
karşısına alnımız ak, başımız dik bir şekilde çıkmak istiyoruz. Milletimizin
karşısına 'Sizin emanetinizi hakkıyla taşıdık, sarsılmadan savunduk' diyerek
çıkmak istiyoruz. İşte onun için bu tür iddiaların sonucu hangi yönde olursa
olsun sonuna kadar takipçisi olacağız. Başta hukuki makamlar olmak üzere, ilgili
ve sorumlu tüm tarafların sorumluluklarını hakkıyla yerine getireceğine
inanıyorum.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Milletimize söz verdiğimiz
yasaları çıkarıncaya kadar tatil bize haramdır. Biz, üzerimizde milletin emanetini taşıyoruz.
Biz, bu emanete asla ve asla halel getirmeyeceğiz'' dedi.

TBMM'nin gündeminde ülkeyi ve milleti çok yakından ilgilendiren, bir çok
tasarı ve teklif bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, zamanla yarıştıkları bu süreçte,
her geçen günün çok iyi değerlendirilmesi ve azami verim elde edecek şekilde
Genel Kurulu çalıştırmaları gerektiğini söyledi.

Muhalefet yapıcı bir şekilde davranırsa, Genel Kurul çalışmalarına olumlu
bir şekilde katkı yaparsa, milletin derdine derman olacak yasaları daha fazla
vakit kaybetmeden süratle çıkaracakları temennisini de dile getiren bulunan
Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şunu tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum: Biz, milletimizin
beklentilerine, taleplerine cevap vermek için yine milletimiz tarafından burada
görevlendirildik. Milletimiz bize, kendisinin ihtiyaçlarına cevap verecek,
kendisinin meselelerine çözüm olacak yasaların ve düzenlemelerin yapılması için
yetki verdi. Biz, o yetki ile buradayız. Hafta içinde de ifade ettim; milletimize
söz verdiğimiz yasaları çıkarıncaya kadar tatil bize haramdır.

Biz, üzerimizde milletin emanetin taşıyoruz. Bizim siyaset anlayışımız,
bu emanet bilinci üzerine inşa edilmiştir. Biz, bu emanete asla ve asla halel
getirmeyeceğiz. Gerekirse 24 saat gerekirse, 365 gün 6 saat çalışırız. Ümit
ederiz ki önümüzdeki günlerde muhalefet partileri de aynı sorumlu ve duyarlı
davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınır. AK Parti olarak bizler,
milletimiz için hizmet ürettikçe, çözüm ürettikçe, milletimizin yüzünün güldüğünü
gördükçe, en önemlisi de aziz milletimizin hayır dualarına mazhar oldukça biz,
tüm yorgunluğumuzu üzerimizden atıyoruz. Ben, grubumuzun da bu anlayış içinde
olduğunu, bu aşk ve anlayışla çalışmaları sürdüreceğine tüm kalbimle
inanıyorum.''

"EKONOMİK GÖSTERGELER"

Başbakan Erdoğan, konuşmasında ekonomik göstergelere de yer verdi. Bir
süredir ekonomik göstergelere ilişkin sevindirici gelişmelere şahit olduklarını
anlatan Erdoğan, geçen hafta kapasite kullanım oranlarının açıklandığını
hatırlattı. Bir önceki aya göre, kapasite kullanımının 3,6 artış kaydettiğine
dikkati çeken Başbakan Erdoğan, mart ayı işsizlik rakamlarının da yüzde 15,8
olarak açıklandığını söyledi. Bu oranda da düşüş yaşandığını anlatan Erdoğan,
''Şubat ayından mart ayına iş gücü arzı yaklaşık, 342 bin kişi artmış. Buna
rağmen işsiz sayımız 25 bin kişi azalmış durumda. Yani 367 bin kişi bu dönemde
işe yerleşmiş ki bu da son derece sevindirici ve umutlandırıcı bir gelişme olarak
karşımızdadır'' diye konuştu.

Bu eğilimin, devam edeceğini, işsizlikteki düşüşün yaz aylarında ivme
kazanacağını tahmin ettiklerini ifade eden Erdoğan, dün Bakanlar Kurulunda
aldıkları kararla kısa çalışma ödeneği başvuru süresini 6 ay daha uzattıklarını
söyledi.

Kredi kartları mağdurlarıyla ilgili de çok köklü bir düzenleme
yaptıklarını bildiren Erdoğan, Hazine, Merkez Bankası, BDDK ve Bankalar
Birliğinin ortak çalışmasıyla 875 bine yakın kredi kartı mağduruna çok önemli bir
fırsat sunduklarını ifade etti.

Erdoğan, ''Ödeme güçlüğü içine girmiş vatandaşlarımızın, bu fırsatı en
iyi şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyor, hayırlı olmasını diliyorum''
dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kredi kartı, bir borçlanma yolu değildir. Vatandaşlarımız, borçlanma
için kredi kartını değil, tüketici kredisini kullanmalıdır. Aksi halde
yaşadığımız olumsuz tablo, bugün çözülse bile yarın tekrar eder. Tüm
vatandaşlarımızın bu konuya daha hassasiyetle yaklaşmasını diliyorum.

Piyasanın canlanması noktasında bazı ürünlerde ÖTV ve KDV'yi üç ay
süreyle indirmiştik. Dün bu süre sona erdi. Aldığımız yeni bir kararla otomobil,
beyaz eşya, bilgisayar ve mobilya gibi bazı ürünlerde farklı oranlarda indirim
yaparak süreyi 30 Eylül 2009 tarihine kadar bir kaz daha uzattık. Bu düzenlemenin
de ülkemize ve ekonomimize hayırlar getirmesini diliyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizler, tarihimizi birlikte inşa ettik,
geleceğimizi de aynı şekilde yine birlikte inşa ediyoruz, birlikte inşa edeceğiz. Her şeyi yeniden ele almaya,
her şeyi yeniden tartışmaya ihtiyacımız var'' dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin farklı kültürlerin, etnik grupların, mezheplerin, inanç ve
kültürlerin asırlarlardır iç içe yaşadığı, bir arada hemhal olduğunu söyledi. Bu
farklılıkların kendileri için bir zenginlik olduğunu belirten Erdoğan, bu
unsurlar içinde kimsenin bir diğerine göre üstünlüğü, önceliği bulunmadağını
bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu farklı yapı içinde hiç kimsenin diğerini ötekileştirmeye,
yabancılaştırmaya, dışlamaya, horlamaya hakkı olamaz. Hiç kimse kendisinde böyle
bir hak göremez. Bu bakımdan herkesin karşılıklı olarak empati kurması,
karşılıklı olarak birbirini anlama çabası göstermesi, toplumsal barış adına,
toplumsal uzlaşma adına huzur ikliminin güvence altına alınması adına bu, büyük
bir önem taşımaktadır.

Bizler, tarihimizi birlikte inşa ettik, geleceğimizi de aynı şekilde yine
birlikte inşa ediyoruz, birlikte inşa edeceğiz. Biz AK Parti olarak, bu konuda
son derece hassas bir çizgi üzerinde yürümeye devam ediyoruz. Bütün toplumsal
kesimlere eşit mesafede duruyor, farklılıklarımızı, çeşitliliklerimizi zenginlik
olarak görüyor, hepsini aynı içtenlikle aynı samimiyetle sahipleniyor,
benimsiyoruz.

Geçen hafta Alevi vatandaşlarımızın problemlerine bir hal çaresi bulmak
maksadıyla bir dizi toplantıya başladık. Bununla ilgili Bakanlığımız, bir Alevi
Çalıştayı düzenledi. Bu toplantılar, ülkemiz için, milletimiz için, toplumsal
barışın tesisi için tarihi bir fırsattır, son derece büyük bir imkandır.

Bu farklı toplantılar, farklı kesimlerin, işin uzmanlarının, ilgili
taraflarının katılımıyla devam edecektir. Alevi kardeşlerimizin asırlardan bu
yana devam eden bir kısım sorunlarına kalıcı, tatmin edici bir çözüm üretmek için
elimizden geleni yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Biz, hiçbir vatandaşımızın
mağdur ve mahrum olarak görülmesini istemeyiz.''

''SİYASET ÜSTÜ ZEMİN''

Erdoğan, hiç bir vatandaşın kendisini dışlanmış hissetmesini görmek
istemeyeceklerini belirterek, ''Biz, Alevi meselesini başından itibaren siyaset
üstü bir zeminde ele aldık. Bundan böyle de süreci asla ve asla politize etmeden,
kuşatıcı ve kucaklayıcı bir yaklaşımla idame ettirmeye kararlıyız'' diye konuştu.
Diğer siyasi partilerden de aynı yaklaşımı, aynı hassasiyeti beklediklerini
vurgulayan Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Elbette mesele siyaseten çözüme kavuşturulacak. Elbette siyasetçilerin
çözüme katkısı olacaktır, olmalıdır. Ancak, konuyu siyasetin limitleri, gündelik
siyasetin beklentileri ekseninde tartışmaktan, popülist, fırsatçı, istismarcı
yaklaşıma çekmekten özenle kaçınmak durumundayız. Bunun altını özellikle
çiziyorum; kimse buradan siyasi bir rant elde etmeye niyetlenmemelidir. Kimse,
birdenbire 'ben, sizden daha fazlasını veririm' anlayışıyla hareket etmemeli.
Böyle bir yarışın içine girmemeli. Gerginlikten beslenmemeli. Böyle bir yola
meyletmemelidir. Herkesin aklıselim ile sağduyu ile sorumluluk şuuruyla
açıklamalar yapması, hareket etmesi lazımdır.

Meseleyi popülist nazarla ele alanlar, kalıcı çözümler yerine, aceleci
çözümlerle ileride daha da büyük zararlara, daha büyük toplumsal yaralara yol
açabileceklerini unutmasınlar. Her şeyi yeniden ele almaya, her şeyi yeniden
tartışmaya ihtiyacımız var. Bu toplumun eşit yurttaşları olarak, her bir
ferdimizin, ülkemizin esenliği, birlik ve beraberliği için seferber olduğundan
eminiz. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de kırgınlıklar, ihmaller, gözardı
etmeler, gözden kaçırmalar, önyargılar olduğunu kesinlikle biliyoruz. Önemli
olan, bütün bunların üstesinden gelecek samimi bir çabanın, samimi bir ortak
iradenin oluşmuş olmasıdır.''

Hükümet olarak bu samimi çabanın içinde olduklarını belirten Erdoğan, çok
olumlu, son derece umut verici ilerlemeler kaydettiklerini bildirdi.

''Ama bunu rant aracı haline getirmek isteyenlere de kusura bakmasınlar,
fırsat vermek istemiyoruz'' diyen Erdoğan, herkesi tatmin edecek sonuçlara da hep
birlikte ulaşacaklarını söyledi.

''YÜZLERDEKİ HEYECAN, GÖZLERDEKİ IŞIK, GÖNÜLLERDEKİ SEVDA...''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, grup konuşmasında, partisinin il
kongreleri hakkında da bilgi verdi.

Kongrelerinin demokrasi atmosferi içinde yapıldığını, yeni il
yönetimlerinin belirlendiğini ifade eden Erdoğan, kongrelere katılmak üzere, her
hafta sonu iki ile gittiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, o illerde valilikleri
ziyaret ettiğini, şehrin sorunları ile bilgi aldığını ve bazı vatandaşların
evlerine gittiğini bildirdi.

Erdoğan, son olarak, partisinin Şanlıurfa ve Kars il kongrelerine
katıldığını anımsatarak, gelecek hafta İzmir ve Kahramanmaraş il kongrelerine
katılacağını belirtti.

Milletin kendilerinden hizmet beklediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle
konuştu:

''Böyle bir teşkilata sahip olduğumuz için gerçekten çok çok mutluyuz.
Bütün kongrelerimizde, heyecanın doruklara ulaştığını, ağırbaşlılık içinde,
demokrasi kültürünü özümsemiş biçimde, gönüldaşlarımızın yeni bir sürece
hazırlandıklarını müşahede ediyoruz. Yüzlerdeki heyecan, gözlerdeki ışık,
gönüllerdeki sevda her şeyi anlatmaya yetiyor. Susuz gönüllere su serpen, çölleri
vahaya çeviren, kurak toprakları bereketle buluşturan, dinamik, sevdalı, coşkulu
kadromuz; il kongrelerimizde tazeleniyor, yenileniyor, yeniden yola devam
ediyor.

İnanıyorum ki demokrasi tarihimizde çok az siyasi parti bu denli bir
dinamik teşkilata sahip olabilmiştir. Bu hareketin her bir mensubu, 14 Ağustos
2001'de partimizi kurduğumuz andan itibaren ortaya yüreğini koymuştur. Görüyoruz
ki aynı şevkle ve aşkla, yüreğini bu hareketle paylaşmaya devam ediyor. Türkiye,
AK Parti ile ulaşılamaz gibi görünen hayallerine tek tek ulaştı. Bu teşkilat
arkamızda olduğu, bu milletin hayır duası bizimle birlikte olduğu sürece, Türkiye
çok daha ileri hedeflerine ulaşacak ve yıllardır arzuladığı seviyeleri tecrübe
etme imkanına kavuşacaktır.''

Şanlıurfa Havaalanından şehre giderken, 3-4 kilometrenin ve
Şanlıurfa-Adıyaman yolunun Bozova İlçesi bölümünün duble yol olmadığını gördüğünü
ifade eden Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Karayolları Bölge Müdürü
ile görüştüğünü ve bu yolun da en kısa zamanda duble yol haline getirileceğini
söyledi.

AK Parti teşkilatının ''durmak yok yola devam'' anlayışıyla, gece gündüz
demeden çalışmalarını sürdüreceğini belirten Erdoğan, AK Parti'yi milletin
kurduğunu ve meşalelerini milletin yaktığını ifade etti. Erdoğan, AK Parti'nin,
sadece kendisine gönül verenlerin ve oy verenlerin değil, bu ülkede yaşayan 71,5
milyon vatandaşın ortak ideallerini savunan bir parti olduğunu bildirdi.

"KIRGIZİSTAN HEYETİ GRUP KONUŞMASINI İZLEDİ"

Başbakan Erdoğan'ın grup konuşmasını, Kırgızistan-Türkiye
Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Cangaroz Kanımetov ve beraberindeki
heyet de izledi. Heyet üyeleri, Erdoğan'ın konuşmasının ardından kürsüye davet
edildi.

Kanımetov'ın hediye ettiği çapanı giyen ve Kırgız şapkasını takan
Erdoğan, heyet üyeleri ile hatıra fotoğrafı da çektirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, grup konuşmasından önce, Şeref Kapısının
önünde, Kayseri'den gelen 75. Yıl İstanbul Menkul Kıymetler Borsası İlköğretim
Okulu öğrencileri ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, küçük bir kız çocuğunu
kucağına alarak sevdi.