2017-02-21 - 12:15
MHP GRUP TOPLANTISI...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Niye 'evet' diyor muşuz? Ne yapacaktık? FETÖ'nün yanında mı duracaktık? 'Evet' derken dünkü sözlerimizle çelişiyormuşuz. Niye çelişelim? PKK'nın, CHP'nin, EMEP'in, ÖDP'nin, TKP'nin, elinde ülkücü kanı olan Aydınlıkçıların kuyruğuna takılmak asıl çelişki ve çürüme değil midir?" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Niye 'evet' diyor muşuz? Ne yapacaktık? FETÖ'nün yanında mı duracaktık? 'Evet' derken dünkü sözlerimizle çelişiyormuşuz. Niye çelişelim? PKK'nın, CHP'nin, EMEP'in, ÖDP'nin, TKP'nin, elinde ülkücü kanı olan Aydınlıkçıların kuyruğuna takılmak asıl çelişki ve çürüme değil midir?" dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasi kavrayış ve anlayışlarının, taktik değilse bile stratejik olarak 15 Temmuz sonrası zorunlu olarak değişmek durumunda kaldığını söyledi.

"Çünkü 15 Temmuz depreminin farklı zaman ve bahanelerle tekrarı ihtimal de olsa mümkündür, beklenmelidir." ifadesini kullanan Bahçeli, " Darbeler bitti, vesayet gitti, ileri demokrasi geldi derken, Türk milleti zalimce kurgulanmış, arka planında küresel zulmün parmak izleri bulunan bir saldırıyla karşılaşmıştır." dedi.

Mevcut yönetim sistemiyle daha büyük musibetlere "dur" demenin ve başa çıkmanın artık çok zor olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Elbette biz devlet için 'evet', millet için 'evet', cumhuriyet için 'evet', Türklüğün bekası için 'evet', Türkiye için 'evet' diyeceğiz. Millet-devlet kaynaşma ve kenetlenmesine seve seve destek vereceğiz. Niye 'evet' diyor muşuz? Ne yapacaktık? FETÖ'nün yanında mı duracaktık? 'Evet' derken, dünkü sözlerimizle çelişiyormuşuz. Niye çelişelim? PKK'nın, CHP'nin, EMEP'in, ÖDP'nin, TKP'nin, elinde ülkücü kanı olan Aydınlıkçıların kuyruğuna takılmak asıl çelişki ve çürüme değil midir? Biz Türkiye diyoruz, vatan, millet, bayrak ve devlet için elimizi taşın altına koyuyoruz. 15 Temmuz'dan sonra siyaseti kör dövüşüne sokmak, Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'a kadar anlamsız söz düellosuna girmek, toz bulutu dağılasıya, istikrar ve milli güvenlik tam egemen olana kadar eşyanın tabiatına aykırıdır.

Demokratik eleştiri haklarımız saklı kalmak kaydıyla yaptığımız da budur. 'Hayır' diyen vatandaşlarımıza, vatan evlatlarına sözüm yoktur, bilakis iradelerine, demokratik seçimlerine saygım vardır. Bunu tartışmak bize göre abestir. Fakat hayırsızlardan oluşan, hayır cephesi kurarak müfterilik ve fesatlık yarışına giren yalancı siyasilere, emekli siyasetçilere, eski tüfeklere, bazı siyasi partilere, terör ve bölücülük taşeronlarına kesinlikle itibarımız yoktur, sırtımız da bunlara dönüktür."

Bahçeli, 16 Nisan'da bir parti, bir şahıs, bir fikir, bir siyaset değil; Anayasa değişikliğininin oylanacağını, milletin kendi geleceği hakkında bir karar vereceğini dile getirerek, çıkan sonuca herkesin bağlı, saygılı ve hürmetkar olması gerektiğini söyledi.

CHP sözcülerinin, bazı anketçilerin, bir kısım kalem ve çürük çarık fikir sahiplerinin kendi tabansızlıklarını unutup, MHP tabanının yarıdan fazlasının "hayır" vereceği kehanetiyle yatıp kalktıklarını ifade eden Bahçeli, "Bunlara ne desek boştur, zira kafaları büyük içi boş, tut kulaklarından çifte koş. Durum ve halleri aynen budur. Bitli baklanın kör alıcısı olur misali, CHP sözcüleri dibi yanmış tava gibi 16 Nisan'ı karartmaya, kara göstermeye çabalamaktadır." diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye'nin toparlanmasından, hukuki ve siyasi dengeye kavuşmasından korkup kriz ayinine çıkmaktan utanç duymayan CHP için başını öne eğeceği günlerin uzak olmadığını vurgulayarak, "PKK'nın tırmandığı dala salıncak kuran bu zihniyet; 1923'ün CHP'si değil, 1919'un Hürriyet ve İtilaf Partisinin adeta kopyası, klonlanmış halidir. Ne de olsa, ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurmuş. CHP, yanına aldığı bölücülük ve terörden mimlenmiş dünür ve akraba partileriyle kalburla su taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

MHP'nin 16 Nisan?da "evet" diyeceğini, ülke için yeminleri olduğunu ve vazgeçmeyeceklerini dile getiren Bahçeli, "MHP bir bütündür, dava arkadaşlarım ülkesi ve milleti için gereğini yapacaklardır. Değişen hükümet etme sistemidir. Peki karakter ve siyasi kan akışının istikametini değiştiren, dönüştüren kimlerdir? Cumhurbaşkanı hükümet sisteminin gelmesiyle devlete düzen, ülkeye huzur gelecek. Türkiye tek yürek, Türk milleti tek ses olacaktır. Peki bundan kimler, neden rahatsızlık duymaktadır?" diye sordu.

Bahçeli, kendilerine "Türk milliyetçisi" diyen zevatın bir platform kurduğunu, "1 Kasım'dan sonra ellerine tutuşturulan MHP'yi içten yıkma talimatnamesini akıllarınca aynen uygulamak ve ilerletmekle meşgul" olduklarını söyledi.

Bunların 18 Şubat'ta Ankara'da, CHP'nin himaye, Aydınlıkçıların şemsiyesi altında toplanıp, MHP'ye öteden beri ters bakan, isimleri hizip ve fitne çıkarmakla anılanların da katılımıyla sebilhane bardağı gibi dizildiklerini dile getiren Bahçeli, "Türk milliyetçisiyiz diyorlar ama MHP Genel Başkanını yuhalatacak, aleyhe slogan attıracak kadar ipten kazıktan boşandıklarını görmüyor, göremiyorlar. Hepsine yolları açık olsun diyor, bizden uzak, Allah'a da yakın olmalarını temenni ediyorum." dedi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"Nehrin kenarına kuyu kazılır mı? Bunların yaptığı budur. Aynen suyu kesilmiş değirmen gibi olduklarını anlamayacak kadar yollarını şaşırmışlar, Ankara'da toplaşmışlardır. Biz 'evet' diyoruz ya, bunlar ille de 'hayır' diyecekler. 'Hayır' desek, inanınız alayı birden 'evet' diye gezerlerdi. CHP ve Perinçek'in kanatları altına sığınıp narkozu yiyenler, ezberleri de bitince geriye sarmaya, patinaj içinde çırpınmaya başlamışlardır. Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde kalır dedik, anlamadılar. Üstelik fikri mutasyona uğrayarak yörüngelerinden çıkıp kimliksizliğin ve hiçliğin kayalıklarına tosladılar. 'Hayır' diyorlarmış. Sizlerin bu kutlu davaya ne hayrınız geçti de aziz milletimizi 'hayır' demeye çağırıyorsunuz? Kurmak için uygun zaman kolladığınız partinizle karşımıza çıkın da hepinizin boy ölçüsünü görelim.

Merhum Başbuğumuzu kurultay salonlarına sokmamak, MHP'yi ele geçirmek, davamızın haysiyetini gölgelemek için oyun içinde oyun kuranlar, şimdi kalkmışlar Türk milliyetçisi maskesiyle yine film çeviriyor, yine sahne alıyorlar. Bunlara diyorum ki hadi oradan, bu kutlu davanın nefer ve aziz mensupları sizleri tanıyor, niyetlerinizi biliyor, haddinizi bildirmek için de emin olun gün sayıyor."

"Çabalar beyhudedir; Yemin ettik, dönmeyiz. Söz verdik, çiğnemeyiz. Evet dedik, devlet ve milleti ezdirmeyiz.'' diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli güvenliğine destek çıkıyor, 'evet' diyoruz. Türk milletinin milli birliğini, bekasını ve refahını temin etmek istiyor, 'evet' diyoruz. Toplumsal huzur ve asayişimizi çok ciddi ve ağır tehlikelere karşı yalnız bırakmıyor, 'evet' diyoruz. Türk milliyetçiliğinin açtığı yolda, milli ruh ve ahlakın belirlediği ilkeler etrafında devletin yeniden yapılandırılmasına 'evet' diyoruz, 'evet' diyeceğiz. Bağımsızlığımız tehlikededir, korumak için evet. Cumhuriyetimiz sarsılmaktadır, muhafaza için evet. Bin yıllık kardeşliğimiz tartışılmaktadır, mahfuz tutmak için evet. Milli kültür ve varlıklarımız, milli kimlik ve onurumuz aşındırılmaktadır, onarmak için evet."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AKP top çevirmesin, zamana oynamasın, hakikaten idamın geri getirilmesi konusunda samimiyse Milliyetçi Hareket'in sözü söz olsun, buna kayıtsız şartsız destek verecektir." dedi.

Bahçeli, MHP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, DEAŞ'ın, Rakka?dan sonra kritik merkezlerinden El Bab'ta Türkiye?nin mevzi kazanımının, terörizmi odağında tesirsiz hale getirmek için önemli olduğunu söyledi.

Şimdi sırayı Rakka operasyonunun aldığını belirten Bahçeli, "Hem Cumhurbaşkanı?nın ağzından hem de diğer sivil ve askeri yetkililer kanalıyla Türkiye?nin PYD-YPG?yle ilgili kesin tavrının ABD?li muhataplarına iletilmesi olumlu ve isabetlidir. Bize göre bundan dönülmemelidir." diye konuştu.

Türkiye?nin hiçbir şart altında terör örgütü PYD-YPG?yle aynı çizgide olmasının düşünülemeyeceğini ifade eden Bahçeli, "Gerekirse Fırat?ın doğusuna geçmeyen YPG?den Menbiç tamamen arındırılmalı, gerekirse Rakka?ya milli kudret yıldırım gibi inmelidir." diye konuştu.

Rusya?nın, PYD-PKK?ya Moskova?da kucak açtığını, Mehmetçikleri şehit edip sonra cılız bir özürle durumu idare etme kurnazlığı gösterdiğini ifade eden Bahçeli, "İşin bir başka püf noktası da Moskova?daki bölücülük konferansına HDP?den milletvekillerinin de katılmış olmalarıdır. Bize göre bunun adı tamı tamamına vatana ihanettir. Rusya?nın Suriye ilgili hazırladığı anayasa taslağı, PYD için kültürel özerkliği masaya çıkarması, siyasal özerklik ve bölünmenin de fitilini tutuşturacaktır. Astana ve Cenevre süreçlerine sekte vurma konusunda Rusya?nın heves içinde olması bize göre iyi niyetle okunamayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Küresel güç odaklarının, gizli ve vahşi örgütlenmelerin Türkiye ayağı olan FETÖ iblisinin 15 Temmuz darbe kalkışmasının, tamirat ve telafisi henüz aranan ve arzulanan seviyelerde değil" ifadesini kullanan Bahçeli, FETÖ'nün, bir suç şebekesi, dışı İslam, içi ihanet şeytani bir çete olduğunu vurguladı. Bu terör örgütünün devlet ve toplum hayatını, tüm hücrelerine yuvalanarak ele geçirmeyi, ardından da yok etmeyi amaçladığına işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Haşhaşiler, Tapınak Şövalyeleri, Sion Tarikatı, İllimünati yapılanması başta olmak üzere, batıni ezoterik örgütler neyse FETÖ aşağı yukarı aynısıdır. Ve bu karanlık şebekenin görünür elebaşısı Pensilvanyalı imam kisveli imansız, hoca kılıklı haçlı artığıdır. ABD?nin bu teröristi derhal Türkiye?ye iade etmesi ise insanlığın teyidiyle birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerin canlanmasına hizmet edecek ve uluslararası hukukun da gereği sayılacaktır. FETÖ'nün PKK?dan, IŞİD?ten, YPG?den, DHKP-C?den elbette eksiği yok, hatta fazlası vardır.

15 Temmuz aslında hacı postuna bürünüp koynunda haç taşıyan, dilinde hakikat, kalbinde hıyanet; alnı secdede, aklı köhne efendilerinde olan münafık ve melun niyetlerin hilalimizin sancak ve ismetiharemine kurşun sıkması, pusu kurmasıdır. 15 Temmuz, 'Müslüman Türküm' diyenden bin yıllık bir intikam alma hevesinin ifade ve ilamıdır. Çanakkale?de şamarladıklarımız, Sakarya?da şaşkına çevirdiklerimiz, Dumlupınar?da kovaladıklarımız 15 Temmuz?da karşımıza tekrar çıkmışlardır. Bunların kökü derinlerde, emperyalizmin içindedir. Bunun için 15 Temmuz Türk milletine yeni bir Sevr dayatmasıdır, Türklüğe yeni bir linç kampanyasıdır, İslam?a yönelik yeni bir haçlı akınıdır. Eğer 15 Temmuz süreciyle su üstüne çıkan işgal ve darbe mekaniği tortu ve kalıntılarıyla birlikte tamamen silinmezse, Türkiye?nin bu coğrafyada, bu beşeri varlıkla, bu şartlarda yaşaması zora girecektir. Allah muhafaza, belki de imkansızlaşacaktır. Tehlike yakın ve büyüktür.

15 Temmuz?da olmayınca, keçeyi suya atıp çıkan yeri taşlayarak 16 Nisan?da şanslarını denemek için hazır kıta bekleyenler, size sesleniyorum: Halep yolunda deve izi saymayın, kargayı bülbül diye satmaya kalkmayın. Niye, çünkü hiç kimse yemez, hiç kimse yutmaz; unutmayınız ki kazdığınız kuyuya bir kez daha düşeceksiniz, iki cami arasında kalmış beynamaz gibi anılacak, böyle de kalacaksınız."

15 Temmuz'un arkasındaki sis perdesinin zamanla aralanacağını; Yurtta Sulh Konseyi?nin kimlerden oluştuğu, 15 Temmuz?un siyasi ayağının ana kadro ve zirve isimlerinin mutlaka ortaya çıkacağını belirten Bahçeli, "15 Temmuz?un karanlıkta kalan yüz ve isimlerini öğrenmek milletimizin en doğal hakkıdır. İşgale umut bağlayanlar, darbeseviciler, darbe şakşakçıları, FETÖ?nün kripto elemanları kimdir, kimlerden oluşmaktadır? El değmemiş, dokunulmamış, kendisini unutturmuş veya kenara almış FETÖ?nün kodaman ve hatırlı simaları nerelerde gizlenmekte, neden imtiyazlarla koruma altındadır?" diye konuştu.

Onbinlerce kişi soruşturma geçirmiş ve tutuklu olduğunu ancak ortada dişe dokunur, herkesin "işte bu" dediği isimlere tesadüf edilmediğini dile getiren Bahçeli, "Pensilvanya?nın kapısında nöbet bekleyen, telefonuna Bylock indirip bir doları cüzdanında gezdiren meşhur siyasetçilerden hiç mi iz yoktur?" ifadelerini kullandı.

Bazı akademisyenlerin rahatı ve konforu bozulunca ortalığın karıştığını söyleyen Bahçeli, "Türkiye?nin milli ve manevi varlığı için en küçük katkı ve çabası olmayan, mukallit olmakla aydın olunacağını sanan FETÖ ve PKK çizgisinde bulunmaktan rahatsızlık duymayan küçük bir grup hukuk semtlerine uğrayınca ayağa kalkmışlardır. Memur görevinden oluyor da akademisyen niye olmayacakmış?" diye sordu.

FETÖ?nün darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saldırıya ilişkin davanın iki numaralı sanığının medyaya yansıyan ifadelerinin "ibret verici ve tüyler ürpertici" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bu caninin, 'Hiçbir şeyden korkmuyorum, darbe yaptım, cezası idam bile olsa canım yanmaz' şeklindeki kokuşmuş sözleri en küçük pişmanlık emaresi taşımadığı gibi Türkiye?ye meydan okumaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Hainler idamdan korkmuyor ve milletimiz de idam talebinde ısrar ediyorsa o zaman bize düşen bu kanuni düzenlemeyi TBMM?de yapmak, Türkiye düşmanlarına hak ettiği cezayı vermektir." ifadesini kullanan Bahçeli, "Tekrar ediyorum AKP top çevirmesin, zamana oynamasın, hakikaten idamın geri getirilmesi konusunda samimiyse Milliyetçi Hareket?in sözü söz olsun, buna kayıtsız şartsız destek verecektir." şeklinde konuştu.