2014-02-21 - 16:04
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda internet düzenlemesini de içeren "torba kanun" teklifinin ilk 5 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.

BDP, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan dillerin tespiti ve kayıt altına alınarak korunması için verdiği Meclis araştırması açılması önergesinin, Genel Kurul'un bugünkü birleşiminde görüşülmesini grup önerisi olarak gündeme getirdi.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Türkiye'de konuşulan çok sayıda dil ve lehçenin, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren yasakçı uygulamalar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Türkçe dışındaki dillerin Cumhuriyet'in varlığı açısından tehlikeli görüldüğünü belirten Zozani, "Esasında yasaklamaların Türkiye'yi böldüğünü ifade etmek gerekiyor. İstediğimiz için değil, tersine, böyle bir şeyi arzu etmediğimiz için bunun altını özellikle çiziyoruz" diye konuştu.

Zozani, Kürtlerin yaygın olarak yaşadıkları bölgede anadilde eğitimin Kürtçe olması gerektiğini öne sürerek, "Kamusal alanda resmiyeti kabul edilen dil olmalı Kürtçe. Devletin bu bölgedeki hizmet dili Kürtçe olmalı" dedi.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise AK Parti olarak, bir ana dilin özgürce konuşulabilmesinin, yaşatılabilmesinin, gelecek nesillere aktarılmasının yanında olduklarını söyledi.

AK Parti iktidarı döneminde yasakların tek tek ortadan kaldırıldığını anlatan Özel, anadilde savunma imkanı getirildiğini, TRT'nin Kürtçe kanal açtığını, cezaevi ziyaretinde Kürtçe konuşma yasağının kaldırıldığını kaydetti.

AK Parti'nin attığı ve atacağı adımların reform niteliğinde olduğunu dile getiren Özel, "Bir sanatçının sanatını icra ederken, Kürtçe konuştuğu için üzerine çatal bıçak atıldığı Türkiye'den, TRT'ye bir kanalın tahsis edildiği Türkiye'ye AK Parti sayesinde gelindi" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da BDP'nin önerisini desteklediklerini ifade ederek, demokrasinin gelişmesinin herkesin arzusu olduğunu söyledi.

Dünyadaki bütün dillerin korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Altay, "Bu coğrafyada yaşanan sorunları Cumhuriyet'e mal etmek çok insaflı yaklaşım olmaz" diye konuştu.

AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu da AK Parti iktidarı döneminde bazı üniversitelerde yaşayan diller enstitüsü kurulduğunu ve Kürtçe, Süryanice ve Arap dili programlarının lisans ve lisansüstü seviyesinde açıldığını kaydetti.

AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani, çiftçinin faiz altında ezilmediğini, 2002'de yüzde 59 olan faiz oranının şimdi yüzde sıfır ile 7 arasında değiştiğini söyledi.

TBMM Genel Kuru'nda, MHP'nin narenciye üreticilerinin sorunlarına ilişkin önergenin gündeme alınması ile ilgili grup önerisi görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan Adana Milletvekili Ali Halaman, hükümetin tarım sektörünü çaresizliğe mahkum ettiğini, girdi fiyatlarının arttığını, çiftçinin, arazisini işleyemediğini söyledi.

AK Parti iktidarının, seçimlerde çiftçiye, kotanın kalkacağı, herkesin toprağında dilediği gibi ürün yetiştireceği yönünde vaatlerde bulunduğunu belirten Halaman, ancak aksine şekerde, tütünde kotanın daha fazla artırıldığını ifade etti.

AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani ise 2002 yılında tarım sektöründe dünyada 11. sırada olan Türkiye'nin, 2012 yılında 7. sıraya yükseldiğini, Avrupa'da ise birinci sırada yerini aldığını belirtti.

Üreticilerin faiz altında ezilmediğini kaydeden Samani, çiftçinin 2002 yılında yüzde 59 oranında faizle kredi kullandığını, şimdi ise bu faiz oranlarının yüzde sıfır ile 7 arasında değiştiğini söyledi.

Samani, turunçgillerde ihracatın AK Parti hükümeti döneminde ciddi oranda arttığını belirtti.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın narenciye ihracatında projeler geliştirmesi gerektiğini, çünkü ürünlerin bir kısmının sokağa döküldüğünü kaydetti.

Çiftçilerin doğal afetlere karşı miras hukukundaki eksiklikler nedeniyle sigorta yaptıramadığını anlatan Seçer, bu sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğine işaret etti.

Çiftçinin kullandığı kredilerdeki faiz oranlarına da değinen Seçer, "Eskiden faiz yüksekti ama sektör para kazanabiliyordu. Şimdi yüzde sıfır faiz getirmenize rağmen insanlar üretim yapamıyorlar. Sadece düşük faiz oranıyla kredi sağlamak, üretimin devam edeceği anlamına gelmiyor.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi'nin taşeron işçilerin sorunlarını konuşmak üzere sırtında çuvalla kürsüye gelmesi tartışmaya neden oldu.

CHP, Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesindeki taşeron işçilerin sorunlarıyla ilgili Meclis araştırması açılması önergesinin, bugünkü birleşimde görüşülmesini grup önerisi olarak getirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, kürsüye, üzerinde "emek torbası" yazan çuvalı sırtlayarak kürsüye yürüdü.

Çuvalın içinden karayollarında çalışan taşeron işçilerin mahkeme kararlarından örnekler ve bazı afişler çıkaran Çelebi'ye AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Çelebi, tepkilere, "Niye kızıyorsunuz? Siz torba yasalardan her gün bir şey çıkarıyorsunuz. Biz de emek torbası getirdik. Ne var bunda?" diye karşılık verdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, Karayolları Genel Müdürlüğü'nde mahkemenin kadroya alınmaları gerektiğine karar verdiği işçilere söz verdiğini anlatan Çelebi, "Bakan, 'taşeron işçisinin kadro sorununu çözeceğiz' dedi. Taşeronların kandırıldığı birçok örnek var" şeklinde konuştu.

Hükümetin mahkeme kararını uygulamadığını savunan Çelebi, "Batsın sizin hukukunuz, batsın sizin adaletiniz" diye konuştu.

Çelebi, AK Parti İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan'ın laf atması üzerine, "Ben DİSK başkanıyken tarih yazdım. Size rağmen 1 Mayıs'ı Taksim'de kutladım. Benim mazimi oku, ondan sonra bana laf at" dedi.

Çelebi, konuşmasının ardından yerine geçti ve kürsüde bıraktığı çuvalı ve belgeleri kavas kendisine getirdi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da taşeron sistemi eleştirerek, "Patron taşeronun emeğinden çalıyor. Bundan daha zalim sömürü çarkı olamaz" dedi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise AK Parti'nin taşeron uygulamayı yaygınlaştırarak, ortaçağ zihniyetini hortlattığını söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik'in taşeron işçiliğin kölelik olduğunu kabul ettiğini belirten Kalaycı, "Bu kesime umut vermekten başka hiçbir şey yapılmadı. Hükümet yargı kararlarını takmamakta, bu kişileri kadroya almamaktadır. Bu işçilerin hala taşeron olarak çalıştırılması suçtur" diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk, taşeron işçi uygulamasının CHP'li belediyelerde de olduğunu belirterek, İzmir'de işçilere sıfır zam verildiğini, Konak belediyesi işçilerinin eylemde olduğunu belirtti.

Taşeron işçiliğin sosyal sorun olduğunu dile getiren Öztürk, "Bu işçilerin sorunları, bizim sorunlarımız ve önceliğimiz. İşçiyle ilgili bütün konularda hassas olduk, olmaya devam edeceğiz" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda internetle ilgili düzenlemeleri de içeren "torba kanun teklifi" üzerinde görüşmeler başladı.

Genel Kurul'da, AK Parti'nin çalışma programına ilişkin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, bugün internetle ilgili düzenlemeyi de içeren "torba kanun teklifi" bitimine kadar görüşülecek. 26 maddeden oluşan teklif, temel kanun olarak 2 bölüm halinde ele alınacak.

Öneri üzerinde söz alan MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, iktidar partisinin çok sık ve lüzumsuz şekilde gündemle oynadığını, bunun yanında, yasal düzenlemelerin "torba tasarı" ya da "torba teklif" halinde getirildiğini ifade etti.

Genel Kurul ya da komisyon çalışmalarında yaşanan karmaşanın, TBMM İçtüzüğü'ndeki eksikliklerden kaynaklandığını belirten Korkmaz, ancak buna rağmen iktidar partisinin, muhalefetin İçtüzükle ilgili bütün önerilerine karşı çıktığını savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da Meclis uzun çalışma saatlerine tepki gösterdi. "Biz insan değil miyiz?" diyen Aslanoğlu, AK Parti'nin çalışma saatlerine ilişkin önerisine tepki gösterdi.

Aslanoğlu ayrıca, görüşülecek olan teklifteki şehir hastaneleri ile ilgili düzenlemeye değindi. Kayseri'deki hastanenin metrekaresinin bin 400 liraya, başka bir ildeki hastanenin metrekaresinin 3 bin liraya ihale edildiğini belirten Aslanoğlu aradaki farkın nedenini sordu.

Genel Kurul'lda daha sonra teklif üzerinde görüşmelere geçildi. Görüşmeler başlamadan önce usul tartışması açıldı.

TBMM Genel Kurulu'nda, internet düzenlemesini de içeren torba kanun teklifinin görüşülmesine geçilmeden önce sahte imza tartışması yaşandı. MHP ve CHP'nin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na havalesindeki imzasının sahte olduğunu iddia ettiği TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, imzanın kendisine ait olduğunu bildirdi.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi öncesinde usul tartışması açıldı.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, teklifin görüşülemeyeceğini iddia ederek, tekliflerin komisyonlara havale yazılarında saatlerin belirtilmesi gerektiğini, ancak salı akşamı verilen teklifin ertesi sabah komisyonda ele alındığını belirtti. Teklifin sunulmasından itibaren 48 saat geçmeden komisyonda görüşülmesinin İçtüzüğe aykırı olduğunu savunan Günal, TBMM Başkanvekili Bahçekapılı'nın AK Parti Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı'nın teklifindeki imzasının da farklı olduğunu öne sürdü.

Günal, "Bu parmak demokrasisi var ya, indirelim, kaldıralım... İçtüzük ne işe yarıyor?" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da teklifin gündeme alınmasının mümkün olmadığını öne sürerek, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun İçtüzük dışı işlem yaptığını savundu.

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, kendi teklifine 4 kanun teklifinin birleştirildiğini, 14 Şubat'ta verdiği kendisine ait teklifin üzerinden 48 saat geçtikten sonra komisyonun toplandığını belirterek, İçtüzüğe aykırılık olmadığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Günal'a cevap vererek, "12 Haziran seçiminde yetkiyi aldık. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu parmaklar milletin parmaklarıdır. Buradaki sayı milli iradenin tecellisidir. Meramınızı anlatamadığınızdan dolayı millet size parmaklarını vermedi" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da MHP'nin "sahtekarlık" iddiasında bulunduğunu ifade ederek, bunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Bildiğim kadarıyla Sayın Bahçekapılı, o tarihte yurt dışındaydı" diyen Asnaloğlu, konu açıklığa kavuşturulmadan görüşmelere devam edilemeyeceğini söyledi.

Aslanoğlu, "Burası Yüce Meclis. Burada sahtekarlık yapılıyorsa hiçbir şey yapmayalım" dedi.

Başkanvekili Sadık Yakut, konuyu grup başkanvekilleriyle görüşmek üzere birleşime ara verdi.

Aranın ardından açıklama yapan Yakut, Bahçekapılı ile telefonda görüşüldüğünü ve imzanın kendisine ait olduğunu belirttiğini aktardı.

Yakut, AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit'in teklifinin ise usulüne uygun komisyona havale edilmediği için teklif metninden çıkarılacağını ve görüşmelere geçileceğini kaydetti.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ise teklifin komisyona iade edilmesi için önerge verdi.

Yakut, İçtüzüğe göre komisyon ya da hükümetin tasarı ve teklifleri komisyona çekme talebinde bulunabileceğini ifade ederek, önergeyi işleme almadı.

Genel Kurul'da, tartışmaların ardından, internette TİB Başkanı'na bazı yetkiler tanıyan düzenlemeleri de içeren "Torba Kanun" teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler başladı.

TBMM Genel Kurulu'nda, internetle ilgili düzenlemeleri de içeren "torba kanun teklifi"nin tümü üzerinde görüşmeler tamamlanarak, maddelere geçilmesi kabul edildi.

Teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, yürütme ve yürürlük maddesi hariç 24 maddeden oluşan teklifin 17 farklı kanunda değişiklik öngördüğünü söyledi. Dünyanın hiçbir parlamentosunda "torba kanun" diye bir uygulama olmadığını belirten Türeli, "Pratiklik her şey değildir. Meclis, yaptığı işi ciddiye alması gerekir" dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, teklifi, "Meclis tarihinin en hızlı yasası, en hızlı dolan torbası, en hızlı değişen kanunu" şeklinde değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, internetle ilgili düzenlemeleri içeren kanunun onaylamasına tepki gösteren Kaplan, Gül'ün, yasayı onayladıktan sonra yaptığı açıklamayı da anımsatarak, "Yürütmenin yasamaya ayar çektiği konuma getirdiniz Meclis'i" dedi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, hükümetin, yükümlülüklerini yerine getiremeyen vatandaşın "faiz, gecikme cezası, idari para cezası diye boğazına sarıldığını" ancak yükümlülüklerini yerine getirmeyen bankaları, GSM şirketlerini kurtarmak için kanun çıkardığını savundu.

Kalaycı, esnafın AK Parti iktidarı döneminde zor bir süreç geçirdiğini, ithal ürün cenneti haline gelen ülkede rekabet edecek gücünün kalmadığını ifade etti. Mustafa Kalaycı, özellikle AVM'lerin esnaf ve sanatkarları iş yapamaz duruma getirdiğini belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, milletvekillerinin tasarıyla ilgili sorularını yanıtladı.

Çelik, taşeron uygulamalar konusundaki çalışmalarının Başbakanlığa taslak olarak sunulduğunu belirtti. Taşeron uygulamasının, çeşitli vesilelerle gündeme taşınan önemli bir sorun olduğunu kaydeden Çelik, taslağın, taşeron çalışanlarının yıllık izinleri, kıdem tazminatı ve ücretlerinin güvence altına alınması, sözleşmenin kısa değil asgari 3 yıl yapılması, asıl işveren ile alt işverenin kesin olarak ayrılması gibi düzenlemeleri içerdiğini söyledi. Çelik, kısa süre içinde parlamentoya göndermek istedikleri söz konusu taslakla ilgili olarak gruplar arasında uzlaşma olacağı inancını taşıdığını ifade etti.

Emeklilikte yaşa takılanlar konusuna da değinen Çelik, "Burada, 2000 yılı öncesi işe başlayanlarla ilgili bir sorun yaşanıyor. Kademeli bir emeklilik söz konusu. Anayasa Mahkemesi de bu kademeli emekliliği onaylamış. Biz de onların sağlıktan yararlanmaları konusundaki sıkıntıyı gidermek için Bakanlar Kurulu'na sevk ettiğimiz düzenlemede, çalışmalarımızı huzurunuza getirmiş olacağız" diye konuştu.

Faruk Çelik, memura derece verilmesi, 4-C konularının toplu sözleşmede gündemlerinde olduğunu bildirdi. Çelik, "Memura derece konusunda uzlaşı sağlanma gayreti içindeyiz. 4-C statüsü ile ilgili olarak bu toplu sözleşmede yüzde 40 oranında ücret artışı sağladık. Ama 4-B olma talepleri ile ilgili henüz karar aşamasında değiliz. Tartıştığımız konulardan biri. Statü değişikliği ile ilgili taleplerine saygı duyuyoruz ama bu konuda bir uzlaşmaya ihtiyaç var. O noktaya gelmedik" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, sorusunda, "Çelik'in kızının haksız olarak bir üniversiteye kayıt ettirildiği" iddiasında bulundu.

Genç'e tepki gösteren Çelik, şu yanıtı verdi:

"Burada oturan bir Bakanın veremeyeceği cevap olmamalıdır. Veremeyeceği cevap varsa buradan kalkıp gitmeli. Bu kadar konuları şahsileştirmeyi, doğrusu ben yakıştıramıyorum.

Bir öğrencinin bir üniversiteden bir üniversiteye yatay geçiş yapmasını kamuoyunun huzuruna getirmek, buraya getirmek ayıp değil mi? Hukuksuz bir şekilde yatay geçiş yapabilir misiniz? Çıkarın o zaman ispat edin. Çocukların kişilik hakları ile psikolojileri ile nasıl oynarsınız? Sizde zerre kadar merhamet, insanlık yok mu? Çıkın ispat edin. İspat etmezseniz namertsiniz. Ayıp şey. Varsa belgeniz getirin."

TBMM Genel Kurulu'nda internet düzenlemesini de içeren "torba kanun" teklifinin ilk 5 maddesi kabul edildi.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Cumhuriyet tarihinde yasama işlerinin bu kadar ciddiyetsiz yapılmadığını savunarak, "Iğdır Milletvekilimiz Sinan Oğan size kulis milletvekili diyor. Oylamada salona koşuyorsunuz, talimatla 'evet' ya da 'hayır' oyu veriyorsunuz" dedi.

Kamu özel işbirliğiyle yapılacak şehir hastanelerinin sözleşmelerinde tadilat yapılmasına imkan tanındığını anlatan Türkkan, bunun ihaleye fesat karıştırma olduğunu öne sürdü.

Türkkan, AK Parti'de yeğenine iş bulamayan milletvekili olduğunu ifade ederek, "Kimilerinin kolunda 700 bin liralık saat var. Bırakın milleti, kendi grubundaki milletvekillerine de adaletsizlik yapılıyor. Trilyona 'birkaç kuruş' diyen bakan çocukları var. Kredi kartı borcunu ödeyemeyen AK Parti'li milletvekili biliyorum. Bu bir vicdansızlık değil mi?" diye konuştu.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da şehir hastanelerine ilişkin sözleşmelerle ilgili düzenlemeyi eleştirerek, "Benim önüme sözleşme tadilatıyla ilgili dava gelse, hükümeti hoplatırım" dedi.

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, Suriye'de Türkmenler'in içinde bulunduğu duruma değindi.

Çirkin, "Türkmenler öldürülüyor, kadınların ırzına geçiliyor, kelleleri duvarlara asılıyor, Türk medyasında hiçbir şey yok. Suriye'de huzur içinde yaşayan Türkmenler'i savaşın ortasına atan Sayın Davutoğlu nerede? Türkmenler orada PKK'nın uzantısı olan PYD'ye muhtaç duruma gelmiş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bundan utanmalıdır" diye konuştu.

Bu arada Danışma Kurulu'nun önerisiyle Genel Kurul'un yarın çalışmaması kabul edildi.

Teklifin ilk 5 maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Yakut, aradan sonra komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi, 25 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.