2012-06-12 - 15:50
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, tutuklu olan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın mektubunu, TBMM Genel Kurul kürsüsünden okudu.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.
Ağbaba, tutuklu milletvekilleri konusunda yaptığı gündemdışı konuşmada, geçen hafta Balbay'ı ziyaret ettiğini belirterek, ''Dünya Parlamento tarihinde ilk kez halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekilinin mensubu olduğu Meclis'e parmaklıklar arasından sesleneceğini'' söyledi. Ağbaba'nın okuduğu mektupta Balbay, TBMM'nin 8 koltuğunun 1 yıldan beri boş olduğunu hatırlatarak, ''Parlamento'nun eksikliklerini gidermek sizin sorumluluğunuz değil de kimindir? Sizden kişisel talepte bulunmuyorum. Sadece elinizi oylama düğmesine basıp bu sorunun yanıtını vermenizi bekliyorum. Oylamadan çıkacak sonuç kabulümdür'' dedi.
Balbay, Meclis'in kendisine iş edindiği konulardan birinin yakın geçmişteki karanlık noktaları araştırmak olduğuna işaret ederek, ''Hukuksuzluklar, faili meçhul olaylar elbette araştırılmalı. Ancak bugünleri de unutmamanızı diliyorum. Yakın tarihteki siyasi davalardan hangisi için hukuki diyebilirsiniz. Dün Yassıada varsa bugün Silivri var, dün sıkıyönetim mahkemeleri varsa bugün özel yetkili mahkemeler var. Gelinen noktada beni demir parmaklıklar arkasında bırakan mevcut durumu kabullenip, 'hiçbir faaliyete katılmadan maaşını al' diyorsunuz. Bu benim ahlaken kabul edeceğim bir şey değil'' görüşünü ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır da yerel yönetimlerin sorunlarına işaret ettiği gündemdışı konuşmada, ''Adana'da Aytaç Durak'a yapılanları vicdanlarınıza bırakıyorum. Bu zulümdür. 5 dönemdir Adana halkının oylarıyla kente hizmet etmiştir. 5 yıl size belediye başkanlığı yaptı. Sizi Adana halkına şikayet ediyorum. Adana halkının ortaya koyuğu iradeyi gasp ediyorsunuz'' dedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ ise Şair Abdurrahim Karakoç'un ölümüne ayırdığı gündemdışı konuşmasında, ''Yaşayan en büyük halk ozanı ve taşlama ustasını kaybettik. O sadece bir şiire sığacak şahsiyet değildi. O isyandı, başkaldırıydı, çığlıktı, sevgiydi ve aşktı'' ifadesini kullandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, ''Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerin sorunlarının araştırılarak, üreticilerin sorunlarının giderilmesine'' yönelik önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, öneri üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, tarımın ülke için stratejik bir girdi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tarım alanında yürütülecek politikaya ilişkin belirsizliğin sürdüğünü savunan Halaman, buğday fiyatlarının bir an önce açıklanarak, serbest piyasanın insafına terk edilmemesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, öneri üzerinde grubu adına söz alarak, öneriyi Meclis'in çalışmasına engel olma gayretlerinden biri olarak değerlendirdiklerini söyledi. Kılıç, ''Yazdıkları metinden bile kendilerinin haberi yok. 1980 yılının sorumluluklarını 2012 yılında AK Parti'ye yıkmaya çalışıyorlar. 9 yıllık iktidarımız içerisinde tarım sektörü sürekli büyümüştür. Bu, AK Parti dönemine has bir özelliktir. Amacımız ekonomik olarak sulanabilir tarım arazilerinin tamamını sulamak'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Kılıç'ın konuşmasının ardından söz alarak, Genel Kurul'da milletin gündeminin de konuşulması gerektiğini söyledi. Kılıç'a, ''Sayın Hocam, sizi Karslılar da dinliyor, o çayırlar da bomboş. Vatandaşı ikna edersin ama Allah'ı kolay kolay edemezsin'' diye seslenen Şandır, ''Kurbanlık hayvan ilk defa sizin döneminizde ithal edildi. Bu utanç size yeter'' ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda ele alınan, BDP'nin, ''Doğal afet yönetim politikasının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması'' istemini içeren önergenin bugün gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi de reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin grup önerisinin görüşmelerinde tartışma yaşandı.
Genel Kurul'da, BDP, MHP ve CHP grup önerilerinin ardından AK Parti'nin grup önerisi alındı. Öneri hakkında bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bazı kanun tasarılarının gündemin ön sıralarına alınmasını istediklerini belirterek, yasama yılı sonuna yaklaşırken bazı düzenlemelerin öncelikle yasalaşmasını hedeflediklerini söyledi.
Ünal, bu hafta Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Kamu Denetçiliği Kurumu kurulması ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tasarılarının görüşülmesini önerdiklerini anlattı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, 8 milletvekilinin olağanüstü yargı tarafından tutuklu olduğunu ifade ederek, ''Özel yetkili mahkemeler Meclis'in üzerinde mi- 1 yıldır Meclis 8 milletvekili eksik toplanıyor. 'Ben çoğunluksam hukukum, kanunum, Allah'ın kelamıyım' mı diyeceksiniz. Hiç mi sizde insanlık, vicdan, milletin iradesine saygı yok- 8 milletvekili bir Fidan etmiyor. Memurunuz çok kıymetli değil mi-'' dedi.
Tutuklu milletvekilleri konusunda konuşan iktidar partisi mensuplarının, ''Bunlar tutukluyken milletvekili yapıldı'' dediğini hatırlatan Kaplan, ''Osman Bölükbaşı ve Sebahat Tuncel seçildiklerinde milletvekili değil miydi- Meclis Başkanı, Adalet Bakanı'na, 'tutuklu milletvekillerini izinli olarak 2 günlüğüne istiyorum, yemin etsinler' diyebilirdi. İçerideki milletvekili tutukluyken bile iktidarınızı denetleyemez miydi-'' diye sordu.
Kaplan'ın bağırarak konuşmasını sürdürmesi üzerine, Genel Kurul'da arka sıralarda oturan AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy, ''Bağırma, hep böyle yapıyorsun'' diyerek laf attı. Kaplan, Aksoy'a, ''Konuşma ya terbiyesiz herif. Senin huyun bu. Tutuklu milletvekilleri varken nasıl saygısızlık, terbiyesizlik edebilirsin, utanmaz. Sende vicdan yok'' diye bağırdı.
Ses tonununu yükselterek konuşmasını sürdüren Kaplan, ''Ya bu milletvekilleri çıkacak ya da bu Meclis'i kilitleyeceğiz. Bunu hesabınıza, defterinize, vicdanınıza, kitabınıza yazın. Siz her şey değilsiniz. Tahammül edeceksiniz. Haklı olduğumuz için bağıracağız. Bunun ötesi yok. Yüreğiniz, vicdanınız varsa bir parti bir partiyle fikirle, seçimle, sandıkla yarışır. Siz haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, zorbalık, susturma, tutuklama, operasyon ile siyaset yapıyorsunuz. Bunun neresi ahlaki- 8 milletvekili tutukluyken bizim burada oturmamız züldür. Yeter, yeter, yeter...'' dedi.
AK Parti'li Mahir Ünal, Kaplan'a, ''Sesinizi yükselterek, öfke gösterisi yaparak haklı olacağınız yer değildir burası. Meclis'in teamülü, adabı vardır'' diye tepki gösterdi.
Tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Meral Akşener, 'çay içmek üzere'' grup başkanvekillerini odasına çağırarak birleşime ara verdi.
Aranın ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da tutuklu milletvekili bulunmasının ülkeye yakışmadığını belirterek, ''8 milletvekili demir parmaklıklar arkasında. Milletvekilini tutuklayamazsınız, sorgulayamazsınız. İstisnaya sığınarak esası yok sayıyorsunuz. Bu Türk demokrasisinin sorunu. Yarın bu insanlar beraat ederse nasıl helallik dileyeceğiz bu insanlardan'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin, Genel Kurul'un gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre; Genel Kurul'da bugün Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) değişiklik öngören yasa tasarısı, yarın Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) kurulmasına ilişkin yasa tasarısı, 14 Haziran Perşembe günü ise İş Sağlığı ve Güvenliği yasa tasarısı görüşülecek. Genel Kurul, günlük programların bitimine kadar çalışacak. Düzenlemelerin yasalaşmaması halinde Genel Kurul, 15 Haziran Cuma günü de çalışacak.
Öte yandan, CHP'nin uzun tutukluluk süreleriyle ilgili araştırma önergesini görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, bireysel emeklilik sistemini topluma tanıtmanın zamanının geldiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) değişiklik yapan yasa tasarısının görüşülmesine başlandı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tasarının tümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, kanun yapımında acelecilik ve organizasyon bozukluğu olduğunu savundu.
Vatandaşın büyük miktarlarda kredi kartı borcu olduğunu öne süren Günal, ''Vatandaş borç batağında iken kim yapacak bireysel emekli sistemine yatırımı- Borç batağında olan milyonlarca insan 100 TL yatırım yapacak, biz de 25 TL'sini geri vereceğiz öyle mi-'' sorusunu yöneltti.
Günal, bireysel emeklilik için getirilmeye çalışılan yeni sistemin daha çok şirketlerin lehine düzenlemeler içerdiğini ileri sürdü.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise tüketim kültürünü teşvik edici kanun değişikliklerinin toplumun önünü açacak özellikten uzak olduğunu belirtti.
Ekonomik gelişmişliğin toplum tarafından adil bölüşülmediği bir ülkede adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin tesis edilemeyeceğini dile getiren Çelik, ''Ama bu kanun değişikliğinde yapılmak istenen olanakları şirketlere peşkeş çekmekten öteye gitmeyecektir'' dedi.
Meclis'in, toplum esaslı yasa değişikliği yapma görevi bulunduğunu belirten Çelik, ''Bireysel hak ve özgürlüklerin esas alındığı bir anlayış, sosyal devletin vazgeçilmezleri arasında yer alır. Bunların ötesinde insanları cendere altına almak, iradesizleştirmek hukuk devletlerinin değil totaliter rejimlerin işidir'' diye konuştu.
CHP grubu adına tasarının tümü üzerinde söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş de kanun tasarılarının karmaşık ve zor anlaşılır yapısının sürdüğünü söyledi. Gümüş, bu tasarının da diğerlerinde olduğu gibi bütünlük arz etmediğini ve sistematiği bulunmadığını ileri sürdü.
Tasarıda, birbiri içine geçmiş konulara yer verildiğine dikkati çeken Gümüş, bu durumun kanun yazım tekniği açısından uygun olmadığı görüşünü dile getirdi.
Türkiye ekonomisinin bireysel sigortalar noktasında dünya ortalamalarının altında olduğunu da öne süren Gümüş, ''Hükümet, birçok iddia ile ortaya çıkarken, hedeflerini nasıl gerçekleştirebilecektir- Bu manzara Türkiye ekonomisi için yakın geleceğe dair endişeleri artırmaktadır. Yani tasarı içeriğinde sıkıntı yaratabilecek konular vardır'' ifadesini kullandı.
AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz ise kanun tasarısı ile İstanbul'un bir finans merkezi haline getirilmesi ve tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığını kaydetti.
Tasarının aynı zamanda bireysel emeklilik sistemlerinden faydalanma oranlarının yükseltilmesini amaçladığını anlatan Demiröz, ''Bireysel emeklilik sistemini topluma tanıtma zamanı gelmiştir. Kitlelere ulaşarak sigortanın ihtiyaç olduğu anlatılmalı. Sigorta sektörünün sadece risklere ortak olduğu bilincinin yayılması gerekmektedir'' değerlendirmesinde bulundu.
Demiröz, tasarı ile uygulamaya konulacak düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Şahsı adına söz alan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti milletvekillerine yönelik, ''Bakın uyuyorlar, kim dinliyor beni hiç kimse. Neden- Çünkü bunların hiçbir hükmü yok. Bir kişi emrediyor onlar da yapıyor. Diktatörlük gibi aynı. Bakın hemen nasıl da uyandılar. Damarlarına dokundum çünkü'' sözleri tartışmaya neden oldu.
Özkoç'un ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise ''İnsan aklı kendi gerçekliğini kaybettiği zaman ortaya koyduğu ürüne 'evham' diyoruz. Kendi zihin algısını, kendi gördüklerini paylaşır insan bu gibi durumlarda. Kötü söz sahibine aittir. Eğer diktatörlükten bahsedeceksiniz bu bahse hiç girmeyelim'' diyerek tepki gösterdi.
''Millet iradesine, ortaya konulan bu demokratik sürece diktatörlük demek hoş değil'' ifadesini kullanan Ünal, şöyle devam etti:
''Dünyanın her yerinde sorunlar olabilir. Siz bazı meseleleri alıp bunları toplumun tamamına mal ederek sanki toplumda adeta cinnet hali varmış, insanlar toplu halde intihar ediyormuş gibi bir fotoğraf oluşturacaksınız sonra siyasetinizi bunun üzerine inşa edeceksiniz. Seçimlerden önce bunu yaptınız, millet cevabı sandıkta verdi. Sanki Türkiye tamamıyla sözünü ettiğiniz karanlık duruma gömülmüş gibi bir fotoğraf oluşturup bunun üzerinden iktidar partisini mahkum edemezsiniz.''
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında 2011 yılında dış yardımı en çok artıran ülke olduğunu söyledi.
Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) değişiklik yapan yasa tasarısının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Babacan, ''BES'te yaptığımız değişikliğin özünde, vatandaşlarımız kendi gelecekleri için sisteme ne kadar para yatırırlarsa devlet onun yüzde 25'ine kadar katkı payı koyuyor. Bu kamuya gelir sağlayacak bir düzenleme değil, hatta bütçeye bir miktar yük getiriyor. Şu ana kadar gelir vergisinden indirimler şeklinde bir devlet desteği vardı. Yeni düzenlemeyle gelir vergisinden indirimler yapmıyoruz'' dedi.
Kira sertifikalarının borçlanma enstrümanı olduğuna işaret eden Babacan, bütçenin giderlerinin artmasına paralel şekilde gelir artırıcı tedbirlerin olması da gerektiğini, ancak tasarıda bütçeye gelir olarak ilave imkan sağlayan bir madde bulunmadığını belirtti. Kira sertifikalarıyla ilgili hedef açıklamadıklarını kaydeden Babacan, uygulama başladığında piyasa şartlarına göre, içeriden ve dışarıdan gelen taleplere göre miktarı ve hangi varlıklar üzerine kurulacağının belirleneceğini, bugün için herhangi bir varlık belirlenmediğini ifade etti.
Babacan, ''Konut fiyatları ve yapılan konut miktarı açısından bugün için herhangi bir risk görmüyoruz ama yakından değerlendiriyoruz. Türkiye'de bireysel krediler 2011 yılı gibi hızlı artmıyor. Konut yapımı ve ihtiyacında geçen yılın altında bir hız beklemek normal. O konuda kontrolsüz bir büyüme, arz fazlası bugün için tespit etmiş değiliz'' diye konuştu.
Hane halkının bankalara borcunun milli gelirin yüzde 18'i civarında olduğunu, bunun dünya ölçülerine göre oldukça düşük olduğuna işaret eden Babacan, ''Yüzde 18'e hızlı vardık. Alınan tedbirlerle kredi artış hızında bir miktar kontrolü sağladık. Avrupa'da pek çok ülkede yüzde 60, 70, 80 gibi oranlar söz konusu. AB ortalaması yüzde 66, Türkiye'de ise yüzde 18 civarında'' değerlendirmesinde bulundu.
BES'te 2 milyon 800 bin kişinin bulunduğunu, şu ana kadar toplanan fon miktarının 16-17 milyar lira olduğunu belirten Babacan, yeni uygulamayla sistemin yaygınlaşmasını beklediklerini ama bir hedef ilan etmediklerini bildirdi. BES firmalarının yeni düzenlemeden dolayı beklentisinin yüksek olduğunu belirten Babacan, BES'te şimdiye kadar maaş alanların devlet desteğinden yararlanırken, ev hanımları başta olmak üzere herhangi bir geliri olmayıp tasarruf yapmak isteyenlerin de katkı sisteminden yararlanabileceklerini anlattı. Babacan, alınan tedbirlerle tasarruf oranlarının yükselmesini beklediklerini kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Alan elden veren el olduk'' sözünün çok isabetli olduğunu belirten Babacan, ''OECD ülkeleri arasında Türkiye, 2011 yılı içinde dış yardımını en çok artıran ülke oldu. Yüzde 38'lik bir artış oldu. Geçen yıl dış yardımlarımız 1 milyar 300 milyon doları buldu. Ekonomik krizin yoğun olduğu bir dönemde Türkiye'nin dışarıya yardım eden ülkeler listesinde olması ve yardımları en hızlı artıran ülke olması dünyanın dikkatini çekiyor'' ifadesini kullandı.
Babacan, sigorta şirketlerindeki yabancı payı ile ilgili soruyu yanıtlarken, prim toplama açısından uluslararası sermayeli kuruluşların payının yüzde 53, yerli sermayeli kuruluşların ise yüzde 47 olduğunu bildirdi.
Asgari ücretin satın alma gücünün yükseldiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
''Asgari ücretle çalışanların sayısını tam olarak bilmiyoruz. elimizdeki veri, SGK'ye kayıtlı olup, prim ödeyenler bazında. Piyasada asgari ücretin üzerinde maaş alıp, vergiyi düşük ödemek için asgari ücretten kaydedilme çok yaygın. Gerçek anlamda asgari ücretlilerin sayısı resim kayıtlarda yok. TÜİK hane halkı gelir araştırması yapıyor. 2002'den beri hane halkımızın ortalama geliri, reel bazda ciddi oranda artmış durumda ve Türkiye'de gelir dağılımı düzeliyor, zengin ile fakir arasında uçurum daralıyor. OECD'nin aralık ayı raporunda da bu belli. Tüm OECD ülkeleri içinde gelir dağılımı en hızlı düzelen ülke olarak Türkiye gösteriliyor. Pek çok OECD ülkesinde gelir dağlımı bozulurken, Türkiye gelir dağlımı düzelen az ülke içinde yer alıyor.''
''Temel kanun'' olarak tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi. Görüşmeler, 1. bölüm üzerinde sürüyor.
Ağbaba, tutuklu milletvekilleri konusunda yaptığı gündemdışı konuşmada, geçen hafta Balbay'ı ziyaret ettiğini belirterek, ''Dünya Parlamento tarihinde ilk kez halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekilinin mensubu olduğu Meclis'e parmaklıklar arasından sesleneceğini'' söyledi. Ağbaba'nın okuduğu mektupta Balbay, TBMM'nin 8 koltuğunun 1 yıldan beri boş olduğunu hatırlatarak, ''Parlamento'nun eksikliklerini gidermek sizin sorumluluğunuz değil de kimindir? Sizden kişisel talepte bulunmuyorum. Sadece elinizi oylama düğmesine basıp bu sorunun yanıtını vermenizi bekliyorum. Oylamadan çıkacak sonuç kabulümdür'' dedi.
Balbay, Meclis'in kendisine iş edindiği konulardan birinin yakın geçmişteki karanlık noktaları araştırmak olduğuna işaret ederek, ''Hukuksuzluklar, faili meçhul olaylar elbette araştırılmalı. Ancak bugünleri de unutmamanızı diliyorum. Yakın tarihteki siyasi davalardan hangisi için hukuki diyebilirsiniz. Dün Yassıada varsa bugün Silivri var, dün sıkıyönetim mahkemeleri varsa bugün özel yetkili mahkemeler var. Gelinen noktada beni demir parmaklıklar arkasında bırakan mevcut durumu kabullenip, 'hiçbir faaliyete katılmadan maaşını al' diyorsunuz. Bu benim ahlaken kabul edeceğim bir şey değil'' görüşünü ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır da yerel yönetimlerin sorunlarına işaret ettiği gündemdışı konuşmada, ''Adana'da Aytaç Durak'a yapılanları vicdanlarınıza bırakıyorum. Bu zulümdür. 5 dönemdir Adana halkının oylarıyla kente hizmet etmiştir. 5 yıl size belediye başkanlığı yaptı. Sizi Adana halkına şikayet ediyorum. Adana halkının ortaya koyuğu iradeyi gasp ediyorsunuz'' dedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ ise Şair Abdurrahim Karakoç'un ölümüne ayırdığı gündemdışı konuşmasında, ''Yaşayan en büyük halk ozanı ve taşlama ustasını kaybettik. O sadece bir şiire sığacak şahsiyet değildi. O isyandı, başkaldırıydı, çığlıktı, sevgiydi ve aşktı'' ifadesini kullandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, ''Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerin sorunlarının araştırılarak, üreticilerin sorunlarının giderilmesine'' yönelik önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, öneri üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, tarımın ülke için stratejik bir girdi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tarım alanında yürütülecek politikaya ilişkin belirsizliğin sürdüğünü savunan Halaman, buğday fiyatlarının bir an önce açıklanarak, serbest piyasanın insafına terk edilmemesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, öneri üzerinde grubu adına söz alarak, öneriyi Meclis'in çalışmasına engel olma gayretlerinden biri olarak değerlendirdiklerini söyledi. Kılıç, ''Yazdıkları metinden bile kendilerinin haberi yok. 1980 yılının sorumluluklarını 2012 yılında AK Parti'ye yıkmaya çalışıyorlar. 9 yıllık iktidarımız içerisinde tarım sektörü sürekli büyümüştür. Bu, AK Parti dönemine has bir özelliktir. Amacımız ekonomik olarak sulanabilir tarım arazilerinin tamamını sulamak'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Kılıç'ın konuşmasının ardından söz alarak, Genel Kurul'da milletin gündeminin de konuşulması gerektiğini söyledi. Kılıç'a, ''Sayın Hocam, sizi Karslılar da dinliyor, o çayırlar da bomboş. Vatandaşı ikna edersin ama Allah'ı kolay kolay edemezsin'' diye seslenen Şandır, ''Kurbanlık hayvan ilk defa sizin döneminizde ithal edildi. Bu utanç size yeter'' ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda ele alınan, BDP'nin, ''Doğal afet yönetim politikasının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması'' istemini içeren önergenin bugün gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi de reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin grup önerisinin görüşmelerinde tartışma yaşandı.
Genel Kurul'da, BDP, MHP ve CHP grup önerilerinin ardından AK Parti'nin grup önerisi alındı. Öneri hakkında bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bazı kanun tasarılarının gündemin ön sıralarına alınmasını istediklerini belirterek, yasama yılı sonuna yaklaşırken bazı düzenlemelerin öncelikle yasalaşmasını hedeflediklerini söyledi.
Ünal, bu hafta Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Kamu Denetçiliği Kurumu kurulması ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tasarılarının görüşülmesini önerdiklerini anlattı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, 8 milletvekilinin olağanüstü yargı tarafından tutuklu olduğunu ifade ederek, ''Özel yetkili mahkemeler Meclis'in üzerinde mi- 1 yıldır Meclis 8 milletvekili eksik toplanıyor. 'Ben çoğunluksam hukukum, kanunum, Allah'ın kelamıyım' mı diyeceksiniz. Hiç mi sizde insanlık, vicdan, milletin iradesine saygı yok- 8 milletvekili bir Fidan etmiyor. Memurunuz çok kıymetli değil mi-'' dedi.
Tutuklu milletvekilleri konusunda konuşan iktidar partisi mensuplarının, ''Bunlar tutukluyken milletvekili yapıldı'' dediğini hatırlatan Kaplan, ''Osman Bölükbaşı ve Sebahat Tuncel seçildiklerinde milletvekili değil miydi- Meclis Başkanı, Adalet Bakanı'na, 'tutuklu milletvekillerini izinli olarak 2 günlüğüne istiyorum, yemin etsinler' diyebilirdi. İçerideki milletvekili tutukluyken bile iktidarınızı denetleyemez miydi-'' diye sordu.
Kaplan'ın bağırarak konuşmasını sürdürmesi üzerine, Genel Kurul'da arka sıralarda oturan AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy, ''Bağırma, hep böyle yapıyorsun'' diyerek laf attı. Kaplan, Aksoy'a, ''Konuşma ya terbiyesiz herif. Senin huyun bu. Tutuklu milletvekilleri varken nasıl saygısızlık, terbiyesizlik edebilirsin, utanmaz. Sende vicdan yok'' diye bağırdı.
Ses tonununu yükselterek konuşmasını sürdüren Kaplan, ''Ya bu milletvekilleri çıkacak ya da bu Meclis'i kilitleyeceğiz. Bunu hesabınıza, defterinize, vicdanınıza, kitabınıza yazın. Siz her şey değilsiniz. Tahammül edeceksiniz. Haklı olduğumuz için bağıracağız. Bunun ötesi yok. Yüreğiniz, vicdanınız varsa bir parti bir partiyle fikirle, seçimle, sandıkla yarışır. Siz haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, zorbalık, susturma, tutuklama, operasyon ile siyaset yapıyorsunuz. Bunun neresi ahlaki- 8 milletvekili tutukluyken bizim burada oturmamız züldür. Yeter, yeter, yeter...'' dedi.
AK Parti'li Mahir Ünal, Kaplan'a, ''Sesinizi yükselterek, öfke gösterisi yaparak haklı olacağınız yer değildir burası. Meclis'in teamülü, adabı vardır'' diye tepki gösterdi.
Tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Meral Akşener, 'çay içmek üzere'' grup başkanvekillerini odasına çağırarak birleşime ara verdi.
Aranın ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da tutuklu milletvekili bulunmasının ülkeye yakışmadığını belirterek, ''8 milletvekili demir parmaklıklar arkasında. Milletvekilini tutuklayamazsınız, sorgulayamazsınız. İstisnaya sığınarak esası yok sayıyorsunuz. Bu Türk demokrasisinin sorunu. Yarın bu insanlar beraat ederse nasıl helallik dileyeceğiz bu insanlardan'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin, Genel Kurul'un gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre; Genel Kurul'da bugün Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) değişiklik öngören yasa tasarısı, yarın Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) kurulmasına ilişkin yasa tasarısı, 14 Haziran Perşembe günü ise İş Sağlığı ve Güvenliği yasa tasarısı görüşülecek. Genel Kurul, günlük programların bitimine kadar çalışacak. Düzenlemelerin yasalaşmaması halinde Genel Kurul, 15 Haziran Cuma günü de çalışacak.
Öte yandan, CHP'nin uzun tutukluluk süreleriyle ilgili araştırma önergesini görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, bireysel emeklilik sistemini topluma tanıtmanın zamanının geldiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) değişiklik yapan yasa tasarısının görüşülmesine başlandı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tasarının tümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, kanun yapımında acelecilik ve organizasyon bozukluğu olduğunu savundu.
Vatandaşın büyük miktarlarda kredi kartı borcu olduğunu öne süren Günal, ''Vatandaş borç batağında iken kim yapacak bireysel emekli sistemine yatırımı- Borç batağında olan milyonlarca insan 100 TL yatırım yapacak, biz de 25 TL'sini geri vereceğiz öyle mi-'' sorusunu yöneltti.
Günal, bireysel emeklilik için getirilmeye çalışılan yeni sistemin daha çok şirketlerin lehine düzenlemeler içerdiğini ileri sürdü.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise tüketim kültürünü teşvik edici kanun değişikliklerinin toplumun önünü açacak özellikten uzak olduğunu belirtti.
Ekonomik gelişmişliğin toplum tarafından adil bölüşülmediği bir ülkede adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin tesis edilemeyeceğini dile getiren Çelik, ''Ama bu kanun değişikliğinde yapılmak istenen olanakları şirketlere peşkeş çekmekten öteye gitmeyecektir'' dedi.
Meclis'in, toplum esaslı yasa değişikliği yapma görevi bulunduğunu belirten Çelik, ''Bireysel hak ve özgürlüklerin esas alındığı bir anlayış, sosyal devletin vazgeçilmezleri arasında yer alır. Bunların ötesinde insanları cendere altına almak, iradesizleştirmek hukuk devletlerinin değil totaliter rejimlerin işidir'' diye konuştu.
CHP grubu adına tasarının tümü üzerinde söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş de kanun tasarılarının karmaşık ve zor anlaşılır yapısının sürdüğünü söyledi. Gümüş, bu tasarının da diğerlerinde olduğu gibi bütünlük arz etmediğini ve sistematiği bulunmadığını ileri sürdü.
Tasarıda, birbiri içine geçmiş konulara yer verildiğine dikkati çeken Gümüş, bu durumun kanun yazım tekniği açısından uygun olmadığı görüşünü dile getirdi.
Türkiye ekonomisinin bireysel sigortalar noktasında dünya ortalamalarının altında olduğunu da öne süren Gümüş, ''Hükümet, birçok iddia ile ortaya çıkarken, hedeflerini nasıl gerçekleştirebilecektir- Bu manzara Türkiye ekonomisi için yakın geleceğe dair endişeleri artırmaktadır. Yani tasarı içeriğinde sıkıntı yaratabilecek konular vardır'' ifadesini kullandı.
AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz ise kanun tasarısı ile İstanbul'un bir finans merkezi haline getirilmesi ve tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığını kaydetti.
Tasarının aynı zamanda bireysel emeklilik sistemlerinden faydalanma oranlarının yükseltilmesini amaçladığını anlatan Demiröz, ''Bireysel emeklilik sistemini topluma tanıtma zamanı gelmiştir. Kitlelere ulaşarak sigortanın ihtiyaç olduğu anlatılmalı. Sigorta sektörünün sadece risklere ortak olduğu bilincinin yayılması gerekmektedir'' değerlendirmesinde bulundu.
Demiröz, tasarı ile uygulamaya konulacak düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Şahsı adına söz alan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti milletvekillerine yönelik, ''Bakın uyuyorlar, kim dinliyor beni hiç kimse. Neden- Çünkü bunların hiçbir hükmü yok. Bir kişi emrediyor onlar da yapıyor. Diktatörlük gibi aynı. Bakın hemen nasıl da uyandılar. Damarlarına dokundum çünkü'' sözleri tartışmaya neden oldu.
Özkoç'un ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise ''İnsan aklı kendi gerçekliğini kaybettiği zaman ortaya koyduğu ürüne 'evham' diyoruz. Kendi zihin algısını, kendi gördüklerini paylaşır insan bu gibi durumlarda. Kötü söz sahibine aittir. Eğer diktatörlükten bahsedeceksiniz bu bahse hiç girmeyelim'' diyerek tepki gösterdi.
''Millet iradesine, ortaya konulan bu demokratik sürece diktatörlük demek hoş değil'' ifadesini kullanan Ünal, şöyle devam etti:
''Dünyanın her yerinde sorunlar olabilir. Siz bazı meseleleri alıp bunları toplumun tamamına mal ederek sanki toplumda adeta cinnet hali varmış, insanlar toplu halde intihar ediyormuş gibi bir fotoğraf oluşturacaksınız sonra siyasetinizi bunun üzerine inşa edeceksiniz. Seçimlerden önce bunu yaptınız, millet cevabı sandıkta verdi. Sanki Türkiye tamamıyla sözünü ettiğiniz karanlık duruma gömülmüş gibi bir fotoğraf oluşturup bunun üzerinden iktidar partisini mahkum edemezsiniz.''
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında 2011 yılında dış yardımı en çok artıran ülke olduğunu söyledi.
Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) değişiklik yapan yasa tasarısının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Babacan, ''BES'te yaptığımız değişikliğin özünde, vatandaşlarımız kendi gelecekleri için sisteme ne kadar para yatırırlarsa devlet onun yüzde 25'ine kadar katkı payı koyuyor. Bu kamuya gelir sağlayacak bir düzenleme değil, hatta bütçeye bir miktar yük getiriyor. Şu ana kadar gelir vergisinden indirimler şeklinde bir devlet desteği vardı. Yeni düzenlemeyle gelir vergisinden indirimler yapmıyoruz'' dedi.
Kira sertifikalarının borçlanma enstrümanı olduğuna işaret eden Babacan, bütçenin giderlerinin artmasına paralel şekilde gelir artırıcı tedbirlerin olması da gerektiğini, ancak tasarıda bütçeye gelir olarak ilave imkan sağlayan bir madde bulunmadığını belirtti. Kira sertifikalarıyla ilgili hedef açıklamadıklarını kaydeden Babacan, uygulama başladığında piyasa şartlarına göre, içeriden ve dışarıdan gelen taleplere göre miktarı ve hangi varlıklar üzerine kurulacağının belirleneceğini, bugün için herhangi bir varlık belirlenmediğini ifade etti.
Babacan, ''Konut fiyatları ve yapılan konut miktarı açısından bugün için herhangi bir risk görmüyoruz ama yakından değerlendiriyoruz. Türkiye'de bireysel krediler 2011 yılı gibi hızlı artmıyor. Konut yapımı ve ihtiyacında geçen yılın altında bir hız beklemek normal. O konuda kontrolsüz bir büyüme, arz fazlası bugün için tespit etmiş değiliz'' diye konuştu.
Hane halkının bankalara borcunun milli gelirin yüzde 18'i civarında olduğunu, bunun dünya ölçülerine göre oldukça düşük olduğuna işaret eden Babacan, ''Yüzde 18'e hızlı vardık. Alınan tedbirlerle kredi artış hızında bir miktar kontrolü sağladık. Avrupa'da pek çok ülkede yüzde 60, 70, 80 gibi oranlar söz konusu. AB ortalaması yüzde 66, Türkiye'de ise yüzde 18 civarında'' değerlendirmesinde bulundu.
BES'te 2 milyon 800 bin kişinin bulunduğunu, şu ana kadar toplanan fon miktarının 16-17 milyar lira olduğunu belirten Babacan, yeni uygulamayla sistemin yaygınlaşmasını beklediklerini ama bir hedef ilan etmediklerini bildirdi. BES firmalarının yeni düzenlemeden dolayı beklentisinin yüksek olduğunu belirten Babacan, BES'te şimdiye kadar maaş alanların devlet desteğinden yararlanırken, ev hanımları başta olmak üzere herhangi bir geliri olmayıp tasarruf yapmak isteyenlerin de katkı sisteminden yararlanabileceklerini anlattı. Babacan, alınan tedbirlerle tasarruf oranlarının yükselmesini beklediklerini kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Alan elden veren el olduk'' sözünün çok isabetli olduğunu belirten Babacan, ''OECD ülkeleri arasında Türkiye, 2011 yılı içinde dış yardımını en çok artıran ülke oldu. Yüzde 38'lik bir artış oldu. Geçen yıl dış yardımlarımız 1 milyar 300 milyon doları buldu. Ekonomik krizin yoğun olduğu bir dönemde Türkiye'nin dışarıya yardım eden ülkeler listesinde olması ve yardımları en hızlı artıran ülke olması dünyanın dikkatini çekiyor'' ifadesini kullandı.
Babacan, sigorta şirketlerindeki yabancı payı ile ilgili soruyu yanıtlarken, prim toplama açısından uluslararası sermayeli kuruluşların payının yüzde 53, yerli sermayeli kuruluşların ise yüzde 47 olduğunu bildirdi.
Asgari ücretin satın alma gücünün yükseldiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
''Asgari ücretle çalışanların sayısını tam olarak bilmiyoruz. elimizdeki veri, SGK'ye kayıtlı olup, prim ödeyenler bazında. Piyasada asgari ücretin üzerinde maaş alıp, vergiyi düşük ödemek için asgari ücretten kaydedilme çok yaygın. Gerçek anlamda asgari ücretlilerin sayısı resim kayıtlarda yok. TÜİK hane halkı gelir araştırması yapıyor. 2002'den beri hane halkımızın ortalama geliri, reel bazda ciddi oranda artmış durumda ve Türkiye'de gelir dağılımı düzeliyor, zengin ile fakir arasında uçurum daralıyor. OECD'nin aralık ayı raporunda da bu belli. Tüm OECD ülkeleri içinde gelir dağılımı en hızlı düzelen ülke olarak Türkiye gösteriliyor. Pek çok OECD ülkesinde gelir dağlımı bozulurken, Türkiye gelir dağlımı düzelen az ülke içinde yer alıyor.''
''Temel kanun'' olarak tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi. Görüşmeler, 1. bölüm üzerinde sürüyor.
