2012-06-27 - 12:21
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Başbakan Erdoğan'ın, İnönü ile ilgili söylediği sözler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Başbakan Erdoğan'ın, İnönü ile ilgili söylediği sözler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Başbakan'ın rahmetli İnönü'nün, "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" ve "Tam Mevlidi Şerif Meşhur Mevludları ve Mevlud Hikaye ve İlahilerini Havidir" kitaplarını yasakladığını söylediğini anımsatarak her iki kitabı Diyanet İşleri Başkanlığına göndererek görüşlerini sorduğunu ve Diyanetten gelen 15.06.2012 tarih ve 609 sayılı yazının rahmetli İnönü'yü haklı çıkardığını ileri sürdü.
CHP'li İhsan Özkes, "Sayın Başbakan Büyük Ortadoğu Projesinden istifa ederse, Yahudi Üstün Cesaret Ödülünü geri verirse Suriye ile aramızda sorun kalmaz." dedi
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, sözlerine şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan, rahmetli İnönü'nün "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" ve "Tam Mevlidi Şerif Meşhur Mevludları ve Mevlud Hikaye ve İlahilerini Havidir" kitaplarını yasakladığını söylemişti.
Bunun üzerine adı geçen kitapları bularak yaptığımız incelemede örneğin bıyıksızları imansız saymak gibi İslam'la bağdaşmayan bölümler olduğunu gördük ve "rahmetli İnönü bu kitabı yasaklayarak bıyıksız AKP'lilerin imanını kurtarmış" dedik. Her iki kitabı Diyanet İşleri Başkanlığına göndererek görüşlerini sordum. Diyanetten gelen 15.06.2012 tarih ve 609 sayılı yazı, rahmetli İnönü'yü haklı çıkardı.
Şöyle ki "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" kitabının yasaklanmadan önce Diyanet'e sorulduğu ve ilgili kitap hakkında Diyanet Müşavere Heyetinin 17.10.1944 tarih ve 1281 sayılı kararıyla "52 ile 56. sayfalar arasında tashih ve ıslah edilmesi gerekli görülen bazı yanlış bilgiler bulunduğu şeklinde görüş bildirdiği" ortaya çıktı.
Şimdi soruyorum: Ölünün aleyhinde konuşmak, iftira etmek, kul hakkı değil mi? Rahmetle yâd edilmesi gereken büyük devlet adamı İnönü'nün vebali alınmadı mı? Başbakan, rahmetli İnönü ile nasıl helalleşecek? Başbakan için "er kişi niyetine" denilip, "haklarınızı helal ediniz" denildiğinde rahmetli İnönü'nün hakkı ne olacak? Dindar Başbakan bunları herhalde düşünüyor olmalıdır. Yoksa Başbakan bunları "hak" olarak kabul etmiyor mu?
Ayrıca, Sayın Başbakan dün grup toplantısında Suriye ile ilgili konuşurken "Hz Ali'nin dediği gibi "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" dedi. Sokaktaki her insan bile bu sözün Hz. Muhammed'e ait olduğunu bilir. İmam Hatip mezunu Başbakan bunu nasıl bilmiyor? Dini bilgisinin yetersiz olduğu açıktır. Hz. Ali'nin sözü şudur: "Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Eğilirseniz hem hakkınızı hem de şerefinizi kaybedersiniz."
Bu arada son olaylardan sonra Suriye ile savaş tamtamları çalınıyor. Biliyorsunuz Sayın Başbakan Suriye Lideri ile sarmaş dolaştı. Sayın başbakana sormak lazım: "Bu resimdeki siz misiniz, yoksa bir başkası mı?
2009'da Sayın Başbakan diyor ki: "Tarih Suriye ve Türkiye'yi birbirine kardeş yaptı. Dünya üzerinde bu kadar çok ortak noktası olan iki komşu ülkenin olduğunu düşünmüyorum. Suriye bizim dosttan öte kardeşimizdir. Bugün bir adım attık. Bubir bayram müjdesi. Suriye ile Türkiye arasında vizeleri kaldırdık." 16 Eylül 2009'da söylüyor bunları. Daha üzerinden 3 yıl geçmemiş.
Suriye ile savaş caiz değildir. Adı barış anlamında olan İslam inananları barışa çağırır. Savaş, dini, kültürel, siyasi, sosyal, ticari ve komşuluk açısından doğru olmaz. Türkiye ile Suriye'nin savaşına en çok İsrail sevinir. Hristiyan dünyası sevinir, İslam dünyası üzülür. Sayın Başbakan İsrail'in düşman olduğuna düşman, dost olduğuna dost olmak zorunda mıdır? Düşen uçağımızdaki iki pilotumuzdan birinin babası savaşa karşı çıktı. Yüreği yanan bir baba bile savaşı istemiyor.
Sayın Başbakan Büyük Ortadoğu Projesinden istifa ederse, Yahudi Üstün Cesaret Ödülünü geri verirse Suriye ile aramızda sorun kalmaz. Atatürk diyor ki: "Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir." R.Tayyip Erdoğan diyor ki: "Sezaryenle doğum bir cinayettir. Her kürtaj bir uluderedir." Aralarındaki derin bakış açısı farklılığına bakınız. Dünya savaşa girerken Büyük Devlet Adamı İnönü ülkeyi savaştan uzak tutmuş, Dünya Suriye ile savaştan uzak dururken Başbakan savaşın eşiğine giriyor. Başbakan rahmetli İnönü ile uğraşmayı bıraksın da İnönü'yü örnek alsın." (12:21)
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Başbakan'ın rahmetli İnönü'nün, "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" ve "Tam Mevlidi Şerif Meşhur Mevludları ve Mevlud Hikaye ve İlahilerini Havidir" kitaplarını yasakladığını söylediğini anımsatarak her iki kitabı Diyanet İşleri Başkanlığına göndererek görüşlerini sorduğunu ve Diyanetten gelen 15.06.2012 tarih ve 609 sayılı yazının rahmetli İnönü'yü haklı çıkardığını ileri sürdü.
CHP'li İhsan Özkes, "Sayın Başbakan Büyük Ortadoğu Projesinden istifa ederse, Yahudi Üstün Cesaret Ödülünü geri verirse Suriye ile aramızda sorun kalmaz." dedi
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, sözlerine şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan, rahmetli İnönü'nün "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" ve "Tam Mevlidi Şerif Meşhur Mevludları ve Mevlud Hikaye ve İlahilerini Havidir" kitaplarını yasakladığını söylemişti.
Bunun üzerine adı geçen kitapları bularak yaptığımız incelemede örneğin bıyıksızları imansız saymak gibi İslam'la bağdaşmayan bölümler olduğunu gördük ve "rahmetli İnönü bu kitabı yasaklayarak bıyıksız AKP'lilerin imanını kurtarmış" dedik. Her iki kitabı Diyanet İşleri Başkanlığına göndererek görüşlerini sordum. Diyanetten gelen 15.06.2012 tarih ve 609 sayılı yazı, rahmetli İnönü'yü haklı çıkardı.
Şöyle ki "54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası Türkçe Namaz Sureleri" kitabının yasaklanmadan önce Diyanet'e sorulduğu ve ilgili kitap hakkında Diyanet Müşavere Heyetinin 17.10.1944 tarih ve 1281 sayılı kararıyla "52 ile 56. sayfalar arasında tashih ve ıslah edilmesi gerekli görülen bazı yanlış bilgiler bulunduğu şeklinde görüş bildirdiği" ortaya çıktı.
Şimdi soruyorum: Ölünün aleyhinde konuşmak, iftira etmek, kul hakkı değil mi? Rahmetle yâd edilmesi gereken büyük devlet adamı İnönü'nün vebali alınmadı mı? Başbakan, rahmetli İnönü ile nasıl helalleşecek? Başbakan için "er kişi niyetine" denilip, "haklarınızı helal ediniz" denildiğinde rahmetli İnönü'nün hakkı ne olacak? Dindar Başbakan bunları herhalde düşünüyor olmalıdır. Yoksa Başbakan bunları "hak" olarak kabul etmiyor mu?
Ayrıca, Sayın Başbakan dün grup toplantısında Suriye ile ilgili konuşurken "Hz Ali'nin dediği gibi "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" dedi. Sokaktaki her insan bile bu sözün Hz. Muhammed'e ait olduğunu bilir. İmam Hatip mezunu Başbakan bunu nasıl bilmiyor? Dini bilgisinin yetersiz olduğu açıktır. Hz. Ali'nin sözü şudur: "Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Eğilirseniz hem hakkınızı hem de şerefinizi kaybedersiniz."
Bu arada son olaylardan sonra Suriye ile savaş tamtamları çalınıyor. Biliyorsunuz Sayın Başbakan Suriye Lideri ile sarmaş dolaştı. Sayın başbakana sormak lazım: "Bu resimdeki siz misiniz, yoksa bir başkası mı?
2009'da Sayın Başbakan diyor ki: "Tarih Suriye ve Türkiye'yi birbirine kardeş yaptı. Dünya üzerinde bu kadar çok ortak noktası olan iki komşu ülkenin olduğunu düşünmüyorum. Suriye bizim dosttan öte kardeşimizdir. Bugün bir adım attık. Bubir bayram müjdesi. Suriye ile Türkiye arasında vizeleri kaldırdık." 16 Eylül 2009'da söylüyor bunları. Daha üzerinden 3 yıl geçmemiş.
Suriye ile savaş caiz değildir. Adı barış anlamında olan İslam inananları barışa çağırır. Savaş, dini, kültürel, siyasi, sosyal, ticari ve komşuluk açısından doğru olmaz. Türkiye ile Suriye'nin savaşına en çok İsrail sevinir. Hristiyan dünyası sevinir, İslam dünyası üzülür. Sayın Başbakan İsrail'in düşman olduğuna düşman, dost olduğuna dost olmak zorunda mıdır? Düşen uçağımızdaki iki pilotumuzdan birinin babası savaşa karşı çıktı. Yüreği yanan bir baba bile savaşı istemiyor.
Sayın Başbakan Büyük Ortadoğu Projesinden istifa ederse, Yahudi Üstün Cesaret Ödülünü geri verirse Suriye ile aramızda sorun kalmaz. Atatürk diyor ki: "Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir." R.Tayyip Erdoğan diyor ki: "Sezaryenle doğum bir cinayettir. Her kürtaj bir uluderedir." Aralarındaki derin bakış açısı farklılığına bakınız. Dünya savaşa girerken Büyük Devlet Adamı İnönü ülkeyi savaştan uzak tutmuş, Dünya Suriye ile savaştan uzak dururken Başbakan savaşın eşiğine giriyor. Başbakan rahmetli İnönü ile uğraşmayı bıraksın da İnönü'yü örnek alsın." (12:21)
