2007-11-13 - 17:00
Güldal Mumcu'nun yönettiği TBMM Genel Kurulunda milletvekillerine hitap eden Peres, TBMM'nin geçmişte bir tarih yazdığını belirterek, Kemal Atatürk'ün, ''Kendi hayatlarımızda mutluluğa ulaşmanın tek yolu, kendimizin değil, bizden sonra geleceklerin çıkarlarını gözetmektir'' sözünü hatırlattı.
İsrail Cumhurbaşkanı Peres, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun yönettiği TBMM Genel Kurulunda
milletvekillerine hitap etti. Konuşmasına, ''Sayın Filistin Yönetim
Kurulu Başkanı, Sayın Meclis Başkanı, saygıdeğer Meclis üyeleri''
diyerek başlayan Peres, Parlamentoda bulunmaktan büyük kıvanç ve huzur
duyduğunu söyledi.
TBMM'nin geçmişte bir tarih yazdığını bildiren Peres, Kemal Atatürk'ün,
''Kendi hayatlarımızda mutluluğa ulaşmanın tek yolu, kendimizin değil,
bizden sonra geleceklerin çıkarlarını gözetmektir'' sözünü anımsattı.
Peres, ''Türkiye, son yüzyılda büyük devrim yaşadı. Eski bir
imparatorluktan, güçlü bir cumhuriyete dönüştü. Geçmişe gömülen bir
varlıktan, kendisi, bölge ülkeleri, onların dinleri ve başka dinlerden
halklar için, İsrail'in tanrısı ile İsmail'in tanrısının yıkım değil,
hayat tanrısı olduğunun kanıtlandığı yeni bir gelecek yaratan bir
varlığa dönüştü'' diye konuştu.
-''BENİM MİLLETİM, TIPKI SİZİNKİ GİBİ...''-
''Yahudi halkının; sizlerin ülkesi, insanları ve kültürüyle ilişkileri
çok eski ve köklüdür'' diyen Peres, şöyle devam etti:
''Benim milletim, tıpkı sizinki gibi, binlerce yıla yayılan bir tarih
hafızasına sahiptir. İnanç, hafıza ve umut, Yahudi halkının varoluşunun
temelleridir. Büyük acılar çekerek, yaklaşık 2 bin yıl oradan oraya
savrulduktan sonra anavatana dönüşümüz, bunun delilidir. Biz, hatırlayan
bir milletiz. Biz, halkımızın başına büyük bir felaket geldiğinde,
atalarınızın atalarımıza nasıl el uzattığını hatırlıyoruz. İspanya
kralları, İspanya'da yerleşik Yahudi toplumunu, Hristiyan inancını
benimsemek ya da İber Yarımadasından kovulmak arasında imkansız bir
tercih yapmaya zorlayan bir karar yayınladığında, Yahudilerin çoğu
sürgünü seçti. Fakat Avrupa ülkelerinin çoğu, onları, kolları açık
beklemiyorlardı. Sadece İstanbul'daki 'Yüce Kapı', toplu olarak göç
etmelerine ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yerleşmelerine geçit
verdi.''
Yahudilerin, İstanbul'da kendi manevi hayatlarını sürdürebilecekleri ve
inançlarına göre dinlerini uygulayabilecekleri hoşgörülü bir yuva
bulduklarını ifade eden Peres, İspanya'dan gelen Yahudilerin, Türkiye'de
ilk matbaayı kurduklarında, bilge sultan II. Beyazıd'dan, ''Ferdinand'ın
akıllı bir kral olduğu nasıl söylenebilir? Kendi ülkesini daha fakir,
bizimkini ise daha zengin yaptı'' övgüsünü aldıklarını söyledi.
-''TÜRKİYE, HEM ORTADOĞU HEM DE AVRUPA İÇİN GEREKLİDİR''-
''Ben buraya, şiddet içeren dini aşırılık dalgalarının kendi modern
kıyılarını yalamasına izin vermeyen, dost ve aydınlık İslam kültürü
Türkiye'ye takdirlerimizi ifade etmeye geldim'' diyerek sözlerini
sürdüren Peres, Türkiye'nin, felsefe, sanat, bilim, mimari ve insan
yaratıcılığının tüm alanlarına büyük katkısı olan İslam medeniyetinin
görkemini temsil ettiğini vurguladı. Peres, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
''Türkiye, bugün de İslam kültürünün onurunu, tahrik, nefret ve terör
vasıtasıyla onun gerçek imajını bozmaya çalışanlara karşı en ön sırada
korumaya devam etmektedir. Türkiye'nin takip ettiği yolu, çepeçevre bir
uyum yaratma vasıtası olarak görüyoruz. Diğer taraftan -saklamayacağım-
İran, diğerleri üzerinde kendi hegemonyasını kurmayı amaçlamaktadır.
Türkiye inanca, İran endişeye yol açmaktadır. Bu nedenle Türkiye hem
Ortadoğu hem de Avrupa için gereklidir. Benim görüşüme göre, Avrupa'nın
Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin Avrupa'ya ihtiyacından daha az
değildir. İsrail halkı adına, sizlerin ve halkınızın rolünü ve görevini
selamlıyorum.
Buraya Filistinliler ile aramızda bir barış anlaşması yapma çabalarına
katkıda bulunmak ve Suriye'den Yemen'e kadar tüm bölgede barış
imkanlarının araştırılması için fikir alışverişinde bulunmak; sadece
dinlenilmek değil dinlemek için geldik.
Terörü kınamak konusunda birleştik. Terörün ahlaki bir temeli yoktur.
Terör bir yıkım ve kan mesajıdır. Biz hep birlikte, terör tehlikesinden
kurtulmak ve bölgemize yeni bir ufuk açmak istiyoruz; çünkü bilim ve
teknoloji vasıtasıyla da bölgemizi yoksulluk ve düşmanlıktan
kurtarabiliriz.''
TBMM Genel Kurulunda milletvekillerine hitap eden Peres, Türkiye'nin
Gazze Şeridi'nin terör dehşetinden ve ateşlenen füzelerden
kurtarılmasına, kaçırılan İsrail askerlerinin iadesine ve 1.5 milyon
Filistinli'nin normal hayatlarına dönmesine de katkıda bulunabileceğini
söyledi. Peres, ''Füzeler sökülür, askerler geri döner ve Gazze ve
komşuları sükunet ile tanışırlar'' diye konuştu.
Peres, Türkiye'nin, mevcut liderliği altında siyasi barışın tesisi ve
ekonomik, yerel ve bölgesel barışın inşası için en iyi imkanlarını
kullanmaya hazır olmasının çok önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''İsrail Devleti'nin bu anlaşmazlığa son vermeye kararlı olduğunu beyan
etmek istiyorum. Barış, İsrail Devleti'nin çıkarlarının başında
gelmektedir. Filistin halkına ve kendisiyle Başbakanımız arasında güvene
dayalı bir ilişki oluşturmuş, etkileyici bir lider olan Mahmud Abbas
başkanlığındaki seçilmiş liderliğine saygı duymaktayız. Bu güven
ilişkisi, Türkiye'nin saygıdeğer Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile İsrail
liderliği arasında mevcut karşılıklı güven ve saygı ile aynı şekilde
siyasi sürece büyük katkıda bulunacaktır.''
-TÜRKİYE, ANNAPOLİS'E ORTAK OLACAK''-
Türkiye'nin Annapolis Konferansı'nda ortak olacağını belirten Peres,
Annapolis'in bir açılış ve gösteri toplantısı olmadığını bildirdi.
Peres, tarafların barış anlaşmasının derinliğine ineceklerini ve ona bir
yön, çerçeve ve ivme verecekleri üzerinde uzlaşılmış bir nirengi noktası
olduğunu kaydetti. Peres, ''Bu, tarihi bir başarısızlık haline
dönüşmemesi gereken tarihi bir fırsattır. Farklı dualar okusak bile
gözlerimiz aynı semaya, aynı Ortadoğu vizyonuna çevrilidir'' dedi.
Türkiye'nin eşsiz katkı sunabileceğini anlatan Peres, şöyle devam etti:
''Bu siyasi ufuk, İsrail Devleti'nin yanı sıra bir Filistin Devleti'nin
kurulmasına yol açacaktır. Demokratik İsrail Devleti'nin yanı başındaki
demokratik, bağımsız, refah içinde bir Filistin Devleti, hepimize zarar
veren düşmanlık ve terörün son bulmasını mümkün kılacak ve gereksiz
savaşlarda toprağın mahvolmasını, suyun zehirlenmesini, havanın
kirlenmesini ve kaynakların ziyan edilmesini önlemiş olacağız. Barış
geçici bir menfaat değil, kalıcı bir amaçtır. Savaş gibi tek taraflı
olamaz, umut gibi çok taraflı olmalıdır. Yeni bir yola giden üç ortaklı
bu toplantının bir eşi daha yoktur. Bu yeni bir umut birleşimidir.''
-''ANKARA FORUMU, BARIŞ İÇİN KALICI RÜZGAR ESTİRECEK''-
Ankara Forumu ve programının, barış için kalıcı bir rüzgar estireceğini
bildiren Peres, şöyle konuştu:
''Ve bu rüzgarı sadece zirve toplantılarında değil halklar arasında
hissedilecek bir barışa dönüştürmek için ekonomik bir enerji
yaratacaktır; terör yerine kalkınma, bilim ve teknolojinin manevi
mirasımıza zarar vermeyecek büyük bir potansiyel yarattığı yeni bir çağa
açılan bir kapı olacaktır.
Bu platformu Filistin halkının lideri Abu Mazen ile paylaşmaktan
mutluyum. Kendisi barışa doğru yönelen büyük bir kişiliktir.''
-İKİ HALK İÇİN İKİ DEVLET-
Peres, Oslo Anlaşmasını Washington'da Filistin Devlet Başkanı Abbas ile
beraber imzaladıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
''Bu anlaşma Ortadoğu'daki rutini değiştirdi, çünkü ilk defa halkların
barışa doğru ilerleyeceği bir yol yarattı. Bu yol zor ve engellerle dolu
olmakla beraber, bugün de iki halk için iki devlet çözümüne ulaşmak için
kararlıyız. Filistin halkı için Filistin Devleti, Yahudi halkı için
Yahudi Devleti.
Burada bu yol üzerinde yeni bir safhayı yaşıyoruz. Bu eşi görülmemiş
tabloda, Türkiye, kendi sistemini yaratmış olan bu büyük ülke, bu tarihi
süreçte, siyasi barışla ekonomik barışın, gelenek ve bilimin
birleştirilmesine eşsiz bir katkıda bulunarak aktif bir manivela
görevini üstlenmektedir. Türkiye artık hem ortak hem de yapımcıdır; hem
global bir mimar hem de yerel bir mühendistir.''
-TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ-
Peres, Türkiye ile İsrail arasındaki çok gelişmiş stratejik ve ekonomik
çıkarların, yılda milyarlarca dolara ulaşan karşılıklı ticaret hacminin,
siyasi ve stratejik ilişkilerin, iki ülke arasında cesur, gelişen ve
yararlı işbirliği için mükemmel ve istikrarlı bir temel teşkil ettiğini
belirtti. Daha az önemli olamayan bir diğer boyutun ise iki halk
arasındaki vatandaş, halk, insan seviyelerindeki ilişkiler olduğunu
bildiren Peres, ''Ülkenizin güzel insanları, kültürü, doğası ve geniş
sahilleri İsrail halkının kalbini kazanmıştır. Bunun en açık ifadesi yüz
binlerce İsrailli turistin her sene ve her mevsimde tekrar tekrar
Türkiye'ye gelmesidir'' diye konuştu.
Türk vatandaşlarının 8 yıl önce yaşanan deprem felaketinde İsrail'in
yardımlarını takdirle kabul ettiklerini ifade eden Peres, Türk halkının
da İstanbul'da sinagoglara 4 yıl önce yapılan kanlı saldırıları derinden
kınadıklarını bildiğini kaydetti.
Peres, teröre karşı mücadelede bazı nüanslar olsa da ortak bir kaderin
paylaşıldığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Ülkenizin şanlı geçmişinin, büyük geleceği için sadece bir önsöz
teşkil ettiğini düşünüyorum. Yahudi halkı ile Filistin halkının
tarihlerinin de barış içindeki İsrail Devleti, Filistin Devleti ve tüm
bölge için parlak bir geleceğe işaret ettiğine inanıyorum. Gerçek
dostluk, azim ve kararlılık ile Doğu Akdeniz havzasındaki halklar,
dinler ve toplumlar arasında uzlaşma, kardeşlik ve ortaklık için
çalışacağız.''
-TARANCI'NIN ŞİİRİNİ OKUDU-
İsrail Devlet Başkanı Peres, şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın ''Memleket
isterim/Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun/ Kuşların çiçeklerin
diyarı olsun/Memleket isterim/Ne başta dert ne gönülde hasret olsun/
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun/Memleket isterim/Ne zengin fakir ne
sen ben farkı olsun/ Kış günü herkesin evi barkı olsun/Memleket isterim/
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun/Olursa bir şikayet ölümden olsun''
şiirini okuduktan sonra, sözlerini, ''Türkiye, İsrail ve bütün bölge
halkları arasındaki dostluk anlaşması çok yaşasın. Tanrı dostluğumuzu
daim etsin'' diye tamamladı.
milletvekillerine hitap etti. Konuşmasına, ''Sayın Filistin Yönetim
Kurulu Başkanı, Sayın Meclis Başkanı, saygıdeğer Meclis üyeleri''
diyerek başlayan Peres, Parlamentoda bulunmaktan büyük kıvanç ve huzur
duyduğunu söyledi.
TBMM'nin geçmişte bir tarih yazdığını bildiren Peres, Kemal Atatürk'ün,
''Kendi hayatlarımızda mutluluğa ulaşmanın tek yolu, kendimizin değil,
bizden sonra geleceklerin çıkarlarını gözetmektir'' sözünü anımsattı.
Peres, ''Türkiye, son yüzyılda büyük devrim yaşadı. Eski bir
imparatorluktan, güçlü bir cumhuriyete dönüştü. Geçmişe gömülen bir
varlıktan, kendisi, bölge ülkeleri, onların dinleri ve başka dinlerden
halklar için, İsrail'in tanrısı ile İsmail'in tanrısının yıkım değil,
hayat tanrısı olduğunun kanıtlandığı yeni bir gelecek yaratan bir
varlığa dönüştü'' diye konuştu.
-''BENİM MİLLETİM, TIPKI SİZİNKİ GİBİ...''-
''Yahudi halkının; sizlerin ülkesi, insanları ve kültürüyle ilişkileri
çok eski ve köklüdür'' diyen Peres, şöyle devam etti:
''Benim milletim, tıpkı sizinki gibi, binlerce yıla yayılan bir tarih
hafızasına sahiptir. İnanç, hafıza ve umut, Yahudi halkının varoluşunun
temelleridir. Büyük acılar çekerek, yaklaşık 2 bin yıl oradan oraya
savrulduktan sonra anavatana dönüşümüz, bunun delilidir. Biz, hatırlayan
bir milletiz. Biz, halkımızın başına büyük bir felaket geldiğinde,
atalarınızın atalarımıza nasıl el uzattığını hatırlıyoruz. İspanya
kralları, İspanya'da yerleşik Yahudi toplumunu, Hristiyan inancını
benimsemek ya da İber Yarımadasından kovulmak arasında imkansız bir
tercih yapmaya zorlayan bir karar yayınladığında, Yahudilerin çoğu
sürgünü seçti. Fakat Avrupa ülkelerinin çoğu, onları, kolları açık
beklemiyorlardı. Sadece İstanbul'daki 'Yüce Kapı', toplu olarak göç
etmelerine ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yerleşmelerine geçit
verdi.''
Yahudilerin, İstanbul'da kendi manevi hayatlarını sürdürebilecekleri ve
inançlarına göre dinlerini uygulayabilecekleri hoşgörülü bir yuva
bulduklarını ifade eden Peres, İspanya'dan gelen Yahudilerin, Türkiye'de
ilk matbaayı kurduklarında, bilge sultan II. Beyazıd'dan, ''Ferdinand'ın
akıllı bir kral olduğu nasıl söylenebilir? Kendi ülkesini daha fakir,
bizimkini ise daha zengin yaptı'' övgüsünü aldıklarını söyledi.
-''TÜRKİYE, HEM ORTADOĞU HEM DE AVRUPA İÇİN GEREKLİDİR''-
''Ben buraya, şiddet içeren dini aşırılık dalgalarının kendi modern
kıyılarını yalamasına izin vermeyen, dost ve aydınlık İslam kültürü
Türkiye'ye takdirlerimizi ifade etmeye geldim'' diyerek sözlerini
sürdüren Peres, Türkiye'nin, felsefe, sanat, bilim, mimari ve insan
yaratıcılığının tüm alanlarına büyük katkısı olan İslam medeniyetinin
görkemini temsil ettiğini vurguladı. Peres, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
''Türkiye, bugün de İslam kültürünün onurunu, tahrik, nefret ve terör
vasıtasıyla onun gerçek imajını bozmaya çalışanlara karşı en ön sırada
korumaya devam etmektedir. Türkiye'nin takip ettiği yolu, çepeçevre bir
uyum yaratma vasıtası olarak görüyoruz. Diğer taraftan -saklamayacağım-
İran, diğerleri üzerinde kendi hegemonyasını kurmayı amaçlamaktadır.
Türkiye inanca, İran endişeye yol açmaktadır. Bu nedenle Türkiye hem
Ortadoğu hem de Avrupa için gereklidir. Benim görüşüme göre, Avrupa'nın
Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin Avrupa'ya ihtiyacından daha az
değildir. İsrail halkı adına, sizlerin ve halkınızın rolünü ve görevini
selamlıyorum.
Buraya Filistinliler ile aramızda bir barış anlaşması yapma çabalarına
katkıda bulunmak ve Suriye'den Yemen'e kadar tüm bölgede barış
imkanlarının araştırılması için fikir alışverişinde bulunmak; sadece
dinlenilmek değil dinlemek için geldik.
Terörü kınamak konusunda birleştik. Terörün ahlaki bir temeli yoktur.
Terör bir yıkım ve kan mesajıdır. Biz hep birlikte, terör tehlikesinden
kurtulmak ve bölgemize yeni bir ufuk açmak istiyoruz; çünkü bilim ve
teknoloji vasıtasıyla da bölgemizi yoksulluk ve düşmanlıktan
kurtarabiliriz.''
TBMM Genel Kurulunda milletvekillerine hitap eden Peres, Türkiye'nin
Gazze Şeridi'nin terör dehşetinden ve ateşlenen füzelerden
kurtarılmasına, kaçırılan İsrail askerlerinin iadesine ve 1.5 milyon
Filistinli'nin normal hayatlarına dönmesine de katkıda bulunabileceğini
söyledi. Peres, ''Füzeler sökülür, askerler geri döner ve Gazze ve
komşuları sükunet ile tanışırlar'' diye konuştu.
Peres, Türkiye'nin, mevcut liderliği altında siyasi barışın tesisi ve
ekonomik, yerel ve bölgesel barışın inşası için en iyi imkanlarını
kullanmaya hazır olmasının çok önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''İsrail Devleti'nin bu anlaşmazlığa son vermeye kararlı olduğunu beyan
etmek istiyorum. Barış, İsrail Devleti'nin çıkarlarının başında
gelmektedir. Filistin halkına ve kendisiyle Başbakanımız arasında güvene
dayalı bir ilişki oluşturmuş, etkileyici bir lider olan Mahmud Abbas
başkanlığındaki seçilmiş liderliğine saygı duymaktayız. Bu güven
ilişkisi, Türkiye'nin saygıdeğer Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile İsrail
liderliği arasında mevcut karşılıklı güven ve saygı ile aynı şekilde
siyasi sürece büyük katkıda bulunacaktır.''
-TÜRKİYE, ANNAPOLİS'E ORTAK OLACAK''-
Türkiye'nin Annapolis Konferansı'nda ortak olacağını belirten Peres,
Annapolis'in bir açılış ve gösteri toplantısı olmadığını bildirdi.
Peres, tarafların barış anlaşmasının derinliğine ineceklerini ve ona bir
yön, çerçeve ve ivme verecekleri üzerinde uzlaşılmış bir nirengi noktası
olduğunu kaydetti. Peres, ''Bu, tarihi bir başarısızlık haline
dönüşmemesi gereken tarihi bir fırsattır. Farklı dualar okusak bile
gözlerimiz aynı semaya, aynı Ortadoğu vizyonuna çevrilidir'' dedi.
Türkiye'nin eşsiz katkı sunabileceğini anlatan Peres, şöyle devam etti:
''Bu siyasi ufuk, İsrail Devleti'nin yanı sıra bir Filistin Devleti'nin
kurulmasına yol açacaktır. Demokratik İsrail Devleti'nin yanı başındaki
demokratik, bağımsız, refah içinde bir Filistin Devleti, hepimize zarar
veren düşmanlık ve terörün son bulmasını mümkün kılacak ve gereksiz
savaşlarda toprağın mahvolmasını, suyun zehirlenmesini, havanın
kirlenmesini ve kaynakların ziyan edilmesini önlemiş olacağız. Barış
geçici bir menfaat değil, kalıcı bir amaçtır. Savaş gibi tek taraflı
olamaz, umut gibi çok taraflı olmalıdır. Yeni bir yola giden üç ortaklı
bu toplantının bir eşi daha yoktur. Bu yeni bir umut birleşimidir.''
-''ANKARA FORUMU, BARIŞ İÇİN KALICI RÜZGAR ESTİRECEK''-
Ankara Forumu ve programının, barış için kalıcı bir rüzgar estireceğini
bildiren Peres, şöyle konuştu:
''Ve bu rüzgarı sadece zirve toplantılarında değil halklar arasında
hissedilecek bir barışa dönüştürmek için ekonomik bir enerji
yaratacaktır; terör yerine kalkınma, bilim ve teknolojinin manevi
mirasımıza zarar vermeyecek büyük bir potansiyel yarattığı yeni bir çağa
açılan bir kapı olacaktır.
Bu platformu Filistin halkının lideri Abu Mazen ile paylaşmaktan
mutluyum. Kendisi barışa doğru yönelen büyük bir kişiliktir.''
-İKİ HALK İÇİN İKİ DEVLET-
Peres, Oslo Anlaşmasını Washington'da Filistin Devlet Başkanı Abbas ile
beraber imzaladıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
''Bu anlaşma Ortadoğu'daki rutini değiştirdi, çünkü ilk defa halkların
barışa doğru ilerleyeceği bir yol yarattı. Bu yol zor ve engellerle dolu
olmakla beraber, bugün de iki halk için iki devlet çözümüne ulaşmak için
kararlıyız. Filistin halkı için Filistin Devleti, Yahudi halkı için
Yahudi Devleti.
Burada bu yol üzerinde yeni bir safhayı yaşıyoruz. Bu eşi görülmemiş
tabloda, Türkiye, kendi sistemini yaratmış olan bu büyük ülke, bu tarihi
süreçte, siyasi barışla ekonomik barışın, gelenek ve bilimin
birleştirilmesine eşsiz bir katkıda bulunarak aktif bir manivela
görevini üstlenmektedir. Türkiye artık hem ortak hem de yapımcıdır; hem
global bir mimar hem de yerel bir mühendistir.''
-TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ-
Peres, Türkiye ile İsrail arasındaki çok gelişmiş stratejik ve ekonomik
çıkarların, yılda milyarlarca dolara ulaşan karşılıklı ticaret hacminin,
siyasi ve stratejik ilişkilerin, iki ülke arasında cesur, gelişen ve
yararlı işbirliği için mükemmel ve istikrarlı bir temel teşkil ettiğini
belirtti. Daha az önemli olamayan bir diğer boyutun ise iki halk
arasındaki vatandaş, halk, insan seviyelerindeki ilişkiler olduğunu
bildiren Peres, ''Ülkenizin güzel insanları, kültürü, doğası ve geniş
sahilleri İsrail halkının kalbini kazanmıştır. Bunun en açık ifadesi yüz
binlerce İsrailli turistin her sene ve her mevsimde tekrar tekrar
Türkiye'ye gelmesidir'' diye konuştu.
Türk vatandaşlarının 8 yıl önce yaşanan deprem felaketinde İsrail'in
yardımlarını takdirle kabul ettiklerini ifade eden Peres, Türk halkının
da İstanbul'da sinagoglara 4 yıl önce yapılan kanlı saldırıları derinden
kınadıklarını bildiğini kaydetti.
Peres, teröre karşı mücadelede bazı nüanslar olsa da ortak bir kaderin
paylaşıldığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Ülkenizin şanlı geçmişinin, büyük geleceği için sadece bir önsöz
teşkil ettiğini düşünüyorum. Yahudi halkı ile Filistin halkının
tarihlerinin de barış içindeki İsrail Devleti, Filistin Devleti ve tüm
bölge için parlak bir geleceğe işaret ettiğine inanıyorum. Gerçek
dostluk, azim ve kararlılık ile Doğu Akdeniz havzasındaki halklar,
dinler ve toplumlar arasında uzlaşma, kardeşlik ve ortaklık için
çalışacağız.''
-TARANCI'NIN ŞİİRİNİ OKUDU-
İsrail Devlet Başkanı Peres, şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın ''Memleket
isterim/Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun/ Kuşların çiçeklerin
diyarı olsun/Memleket isterim/Ne başta dert ne gönülde hasret olsun/
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun/Memleket isterim/Ne zengin fakir ne
sen ben farkı olsun/ Kış günü herkesin evi barkı olsun/Memleket isterim/
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun/Olursa bir şikayet ölümden olsun''
şiirini okuduktan sonra, sözlerini, ''Türkiye, İsrail ve bütün bölge
halkları arasındaki dostluk anlaşması çok yaşasın. Tanrı dostluğumuzu
daim etsin'' diye tamamladı.
