2008-12-03 - 13:00
TBMM Başkanı Köksal Toptan, 3 Aralık Dünya Özürlüler günü dolayısıyla, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli ve beraberlerindeki heyeti, TBMM Tören Salonunda kabul etti.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, 3 Aralık Dünya Özürlüler günü dolayısıyla, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli ve beraberlerindeki heyeti, TBMM Tören Salonunda kabul etti.
TBMM Başkanı Toptan, kabulde yaptığı konuşmada, batı uygarlıklarının, 1. ve 2. Dünya savaşları sonrası, özellikle ortopedik özürlülerle ilgili duyarlılığının, aradan geçen sürede bütün engelli grupları kapsayacak şekilde genişlediğini, ancak Türkiye'nin uzun yıllar bunun farkında olamadığını belirtti.
Türkiye'de, geçen zaman içinde konunun çok fazla gündeme gelemediğini ifade eden Toptan, ''Herkes, kendi kaderine razı, evinin bir köşesinde, şehrinin veyahut köyünün bir köşesinde sadece bekledi. Ama bugün, ülkemizin her tarafından, TBMM çatısı altında sesler yükseliyor, sorunlar dile getiriliyor, tartışılıyor, çözümler bulunmaya çalışıyor ve çözümler de bulunabiliyor. Çok kısa bir zaman dilimi içinde gerçekleştirdiklerimizle Türkiye olarak övünmemiz lazım'' diye konuştu.
Türkiye'nin, şu anda yasal düzenlemeler bakımından dünyanın en modern düzenlemelerine sahip olduğunu ifade eten Toptan, başta Devlet Bakanı Nimet Çubukçu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Toptan, şunları kaydetti:
''Sayın Bakan, kimi zaman abla, kimi zaman anne, kimi zaman kardeş, kimi zaman bakan olarak bu konuyu kendisine dert edinen, engellilerimizin dertleriyle dertlenen, yüzleri güldüğü zaman yüzü gülen, siyasetçiliğinin ötesinde, bu konunun gönüldaşı bir kişi olarak çok başarılı işlere imza atan bir arkadaşımız.
Biz de TBMM olarak bu gayretlere her zaman destek olduk, bundan sonra da destek olmaya devam edeceğiz.''
Toptan, özürlülerle ilgili sorunların, yerel yönetimlerden kaynaklandığını belirterek, şunları söyledi:
''Bence sorun oradadır. Yerel seçimlerin yaklaştığı bugünlerde, Türkiye'nin önemli bir gücü olan engelliler gücünü iyi kullanmak lazımdır.
Mutlaka sizin kapınızı çalacaklardır. Özellikle dernek, vakıf yöneticisi arkadaşlarıma söylüyorum. Sizin kapınızı çalan her adaya, 'Siz engelliler için ne yapacaksınız, bize projenizi getirin' demelisiniz. 'Sizin listelerinizde engelliler var mı, sorunlarımızı dile getirecek kimler var?' deyiniz. Bu çok önemli bir fırsat. Temel sorunumuz artık Türkiye'de çok şükür ki yerel yönetimler uygulamasıdır. Bu konuda çok geriyiz. Dünyanın en modern yasal düzenlemelerinin tarafımızdan gerçekleştirildiğini ve bununla gurur duymamız lazım geldiğini söylüyorum ama yerel yönetim uygulamalarına baktığımız zaman dünyanın en geri ülkelerinden biriyiz.
Görme engelliler için yer yok. Ortopedik engelliler için yok. Zihinsel engelliler için imkan yok. Neresinden bakarsanız bakın... Yerel yönetimler uygulamaları bakımından çok büyük sorunlarımız var. Bu seçimleri fırsat saymak, bütün adaylar, partiler üzerinde baskı kurmak lazım gelir. Bunu başaracağınıza inanıyorum.''
-''BAŞINIZ DİK OLMALI''-
Özürlülerin, Türkiye genelinde sorunlarını dile getirecek çok büyük bir güce sahip olduklarını ifade eden Toptan, özürlülerin, taleplerini dile getirirken hiç kimseden lütuf beklememelerini istedi. Toptan, özürlülerin, Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan haklarını istediklerini belirterek, ''O nedenle isterken başınız dik olmalı. İsterken bir hakkınızın tarafınızdan talep edildiğini bilmelisiniz. Bunu da karşınızdakine hissettirmelisiniz'' dedi.
-''YARDIM İSTEYEN İNSAN PSİKOLOJİSİ...''-
Toptan, 1992 yılında engellileri öğretmen yapmaya karar verdiklerinde herkeste büyük bir tereddüt uyandığını söyledi. ''Devlet olmanın gereği oydu'' diyen Toptan, şöyle devam etti:
''Devlet engeline bakmadan, madem ki diplomasını veriyorsa, sonra da devlet (Benim üniversitem sana bu diplomayı verdi ama ben seni öğretmen yapmam) diyemez. Görme engelliler bana, (O zaman bu diplomayı niye verdiniz?) dediler.
Yaptığımız iş çok başarılı oldu. Engelli öğretmen arkadaşlarımız, olağanüstü başarılı oldular. Sevgili Lokman Ayva o öğretmenlerden bir tanesidir...Siz, bir şeyi isterken, sorunlarınızı dile getirirken, sakın ha yardım isteyen insan psikolojisi içinde hareket etmeyin. Bir hakkın verilmesinin tarafınızdan verildiğini de unutmayın.''
-''BURASI SİZİN MECLİSİNİZ''-
Toptan, özürlülerin sorunlarının yılda bir kere konuşulmadığını, bu kesimin sorunlarını canlı tutması nedeniyle her zaman gündeme geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Parlamentomuz da hükümetimiz de bu seslere kulak vermek suretiyle üzerine düşeni yapması lazım geleni yapıyor, yapmaya çalışıyor. TBMM, sizin sorunlarınızın her zaman tartışılacağı yer olmuştur, bundan sonra da böyle bir yer olma özelliğini koruyacaktır. Yasal sorunlarla ilgili eksikliklerimizi de hiç endişeniz olmasın; Sayın Bakanımızın öncülüğünde giderecek önlemleri mutlaka alırız. Burası sizin Meclisiniz. Burası sizin gözünüz, kulağınız, eliniz, her şeyiniz. O nedenle biz de o bilinç içerisinde, sizlerin sorunlarının çözümü için gayret içinde olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.''
-''TÜRKİYE'NİN ÖNCELİĞİ OLMALI''-
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu da yaptığı konuşmada, toplumsal yaşamda onurlu bir birey olarak yer almanın, herkesin en temel insan hakkı olduğunu söyledi. Çubukçu, ''Yetersizliklerinden dolayı bir şekilde toplumsal yaşama tam olarak katılamayan özürlülerimiz için fırsat eşitliği sağlamaya yönelik yapılması gereken düzenlemeler, çağdaş Türkiye'nin önceliği olmalıdır. Özürlülere yönelik politikamız, yardım eksenli değil, hak eksenli bir politikadır'' diye konuştu.
Bu alandaki sorunların sadece özürlüleri değil tüm toplumu ilgilendirdiğini ve çözümüne de tüm bireylerin katkı sağlaması gereken bir süreç olduğunu anlatan Çubukçu, sorunların çözümü ve özürlülere sağlanan haklarla ilgili Özürlüler Yasasının önemine değindi. Çubukçu, ''Yasanın çıkarılmış olması kadar, en önemli hususlardan birisi de uygulanmasına yönelik çalışmalardır'' diyerek, şöyle konuştu:
''Gerçekten hak temelli tüm yasalarda, uygulanma süreci o yasanın çıkarılması sürecinden çok daha zorlu ve önemli bir süreçtir. Bu yasayı çıkarmış olmayı, son derece önemli bir açılım olarak görmekle birlikte, bu alanda sorumlu bakan olarak, daha yolun başında olduğumuzu, bunun bizim için bir sıçrama noktası olduğunu ama geleceğe yönelik çok temel sorunlarımızın devam ettiğini ve bunun çözümü konuşmak için uygun zeminin meclis çatısı altında olduğunu düşünüyoruz.''
Çubukçu, özürlülere ''evde bakım'' hizmeti verildiğini ifade ederek, bu alandaki çalışmalar hakkında bilgi aktardı. Çubukçu, şunları kaydetti:
''Bu alandaki çalışmaların çok yavaş ilerlediğinin farkındayım. Bu alanda yapılacak incelemelerin ve araştırmaların, daha sonra özürlülerimize herhangi bir hak kaybı veya kazanılmış bir şeyi kaybetme duygusu uyandıracak bir tutumdan kaçınıp, devletin bize verdiği bu olanakları, en iyi şekilde doğru kişiye doğru zamanda ulaştırma çabası içindeyiz. Biz, on binde bir hata payı kabul ettiğimiz bu incelemelerimizde, hem devletimizin bir konuda istismar edilmesinin önüne geçmek hem de hak eden özürlümüzün bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz.
özellikle bir çok sosyal yardım alanında ileri sürülen (hak etmediği halde yardım alıyor) sözlerini bu konuda duymamaya gayret ediyoruz.''
Ayrımcı uygulamalara meydan vermeden, toplumsal yaşama tam katılmaya yönelik tüm tedbir ve düzenlemelerin, bundan böyle de aynı azimle gerçekleştirileceğini belirten Çubukçu, temel hedeflerinin, özürlü vatandaşların da her türlü imkan ve hizmete herkes kadar ulaşabildiği bir Türkiye olduğunu söyledi.
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar da Toptan'a kendilerini kabul ettiği için teşekkür etti. ''Son yıllarda çok önemli kazanımlarımız oldu'' diyen Akar, ancak yasal kazanımların, uygulamada özürlülere yansımadığını ifade etti.
Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli de geçen yıl sosyal güvenlikle ilgili yasaya eklenen bir maddeyle, özürlülerin icra takibinden kurtarıldığını ifade ederek, teşekkür etti. İçli, işsiz özürlülere aylık bağlanması için yasal düzenleme istedi.
TBMM Başkanı Toptan, kabulde yaptığı konuşmada, batı uygarlıklarının, 1. ve 2. Dünya savaşları sonrası, özellikle ortopedik özürlülerle ilgili duyarlılığının, aradan geçen sürede bütün engelli grupları kapsayacak şekilde genişlediğini, ancak Türkiye'nin uzun yıllar bunun farkında olamadığını belirtti.
Türkiye'de, geçen zaman içinde konunun çok fazla gündeme gelemediğini ifade eden Toptan, ''Herkes, kendi kaderine razı, evinin bir köşesinde, şehrinin veyahut köyünün bir köşesinde sadece bekledi. Ama bugün, ülkemizin her tarafından, TBMM çatısı altında sesler yükseliyor, sorunlar dile getiriliyor, tartışılıyor, çözümler bulunmaya çalışıyor ve çözümler de bulunabiliyor. Çok kısa bir zaman dilimi içinde gerçekleştirdiklerimizle Türkiye olarak övünmemiz lazım'' diye konuştu.
Türkiye'nin, şu anda yasal düzenlemeler bakımından dünyanın en modern düzenlemelerine sahip olduğunu ifade eten Toptan, başta Devlet Bakanı Nimet Çubukçu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Toptan, şunları kaydetti:
''Sayın Bakan, kimi zaman abla, kimi zaman anne, kimi zaman kardeş, kimi zaman bakan olarak bu konuyu kendisine dert edinen, engellilerimizin dertleriyle dertlenen, yüzleri güldüğü zaman yüzü gülen, siyasetçiliğinin ötesinde, bu konunun gönüldaşı bir kişi olarak çok başarılı işlere imza atan bir arkadaşımız.
Biz de TBMM olarak bu gayretlere her zaman destek olduk, bundan sonra da destek olmaya devam edeceğiz.''
Toptan, özürlülerle ilgili sorunların, yerel yönetimlerden kaynaklandığını belirterek, şunları söyledi:
''Bence sorun oradadır. Yerel seçimlerin yaklaştığı bugünlerde, Türkiye'nin önemli bir gücü olan engelliler gücünü iyi kullanmak lazımdır.
Mutlaka sizin kapınızı çalacaklardır. Özellikle dernek, vakıf yöneticisi arkadaşlarıma söylüyorum. Sizin kapınızı çalan her adaya, 'Siz engelliler için ne yapacaksınız, bize projenizi getirin' demelisiniz. 'Sizin listelerinizde engelliler var mı, sorunlarımızı dile getirecek kimler var?' deyiniz. Bu çok önemli bir fırsat. Temel sorunumuz artık Türkiye'de çok şükür ki yerel yönetimler uygulamasıdır. Bu konuda çok geriyiz. Dünyanın en modern yasal düzenlemelerinin tarafımızdan gerçekleştirildiğini ve bununla gurur duymamız lazım geldiğini söylüyorum ama yerel yönetim uygulamalarına baktığımız zaman dünyanın en geri ülkelerinden biriyiz.
Görme engelliler için yer yok. Ortopedik engelliler için yok. Zihinsel engelliler için imkan yok. Neresinden bakarsanız bakın... Yerel yönetimler uygulamaları bakımından çok büyük sorunlarımız var. Bu seçimleri fırsat saymak, bütün adaylar, partiler üzerinde baskı kurmak lazım gelir. Bunu başaracağınıza inanıyorum.''
-''BAŞINIZ DİK OLMALI''-
Özürlülerin, Türkiye genelinde sorunlarını dile getirecek çok büyük bir güce sahip olduklarını ifade eden Toptan, özürlülerin, taleplerini dile getirirken hiç kimseden lütuf beklememelerini istedi. Toptan, özürlülerin, Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan haklarını istediklerini belirterek, ''O nedenle isterken başınız dik olmalı. İsterken bir hakkınızın tarafınızdan talep edildiğini bilmelisiniz. Bunu da karşınızdakine hissettirmelisiniz'' dedi.
-''YARDIM İSTEYEN İNSAN PSİKOLOJİSİ...''-
Toptan, 1992 yılında engellileri öğretmen yapmaya karar verdiklerinde herkeste büyük bir tereddüt uyandığını söyledi. ''Devlet olmanın gereği oydu'' diyen Toptan, şöyle devam etti:
''Devlet engeline bakmadan, madem ki diplomasını veriyorsa, sonra da devlet (Benim üniversitem sana bu diplomayı verdi ama ben seni öğretmen yapmam) diyemez. Görme engelliler bana, (O zaman bu diplomayı niye verdiniz?) dediler.
Yaptığımız iş çok başarılı oldu. Engelli öğretmen arkadaşlarımız, olağanüstü başarılı oldular. Sevgili Lokman Ayva o öğretmenlerden bir tanesidir...Siz, bir şeyi isterken, sorunlarınızı dile getirirken, sakın ha yardım isteyen insan psikolojisi içinde hareket etmeyin. Bir hakkın verilmesinin tarafınızdan verildiğini de unutmayın.''
-''BURASI SİZİN MECLİSİNİZ''-
Toptan, özürlülerin sorunlarının yılda bir kere konuşulmadığını, bu kesimin sorunlarını canlı tutması nedeniyle her zaman gündeme geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Parlamentomuz da hükümetimiz de bu seslere kulak vermek suretiyle üzerine düşeni yapması lazım geleni yapıyor, yapmaya çalışıyor. TBMM, sizin sorunlarınızın her zaman tartışılacağı yer olmuştur, bundan sonra da böyle bir yer olma özelliğini koruyacaktır. Yasal sorunlarla ilgili eksikliklerimizi de hiç endişeniz olmasın; Sayın Bakanımızın öncülüğünde giderecek önlemleri mutlaka alırız. Burası sizin Meclisiniz. Burası sizin gözünüz, kulağınız, eliniz, her şeyiniz. O nedenle biz de o bilinç içerisinde, sizlerin sorunlarının çözümü için gayret içinde olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.''
-''TÜRKİYE'NİN ÖNCELİĞİ OLMALI''-
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu da yaptığı konuşmada, toplumsal yaşamda onurlu bir birey olarak yer almanın, herkesin en temel insan hakkı olduğunu söyledi. Çubukçu, ''Yetersizliklerinden dolayı bir şekilde toplumsal yaşama tam olarak katılamayan özürlülerimiz için fırsat eşitliği sağlamaya yönelik yapılması gereken düzenlemeler, çağdaş Türkiye'nin önceliği olmalıdır. Özürlülere yönelik politikamız, yardım eksenli değil, hak eksenli bir politikadır'' diye konuştu.
Bu alandaki sorunların sadece özürlüleri değil tüm toplumu ilgilendirdiğini ve çözümüne de tüm bireylerin katkı sağlaması gereken bir süreç olduğunu anlatan Çubukçu, sorunların çözümü ve özürlülere sağlanan haklarla ilgili Özürlüler Yasasının önemine değindi. Çubukçu, ''Yasanın çıkarılmış olması kadar, en önemli hususlardan birisi de uygulanmasına yönelik çalışmalardır'' diyerek, şöyle konuştu:
''Gerçekten hak temelli tüm yasalarda, uygulanma süreci o yasanın çıkarılması sürecinden çok daha zorlu ve önemli bir süreçtir. Bu yasayı çıkarmış olmayı, son derece önemli bir açılım olarak görmekle birlikte, bu alanda sorumlu bakan olarak, daha yolun başında olduğumuzu, bunun bizim için bir sıçrama noktası olduğunu ama geleceğe yönelik çok temel sorunlarımızın devam ettiğini ve bunun çözümü konuşmak için uygun zeminin meclis çatısı altında olduğunu düşünüyoruz.''
Çubukçu, özürlülere ''evde bakım'' hizmeti verildiğini ifade ederek, bu alandaki çalışmalar hakkında bilgi aktardı. Çubukçu, şunları kaydetti:
''Bu alandaki çalışmaların çok yavaş ilerlediğinin farkındayım. Bu alanda yapılacak incelemelerin ve araştırmaların, daha sonra özürlülerimize herhangi bir hak kaybı veya kazanılmış bir şeyi kaybetme duygusu uyandıracak bir tutumdan kaçınıp, devletin bize verdiği bu olanakları, en iyi şekilde doğru kişiye doğru zamanda ulaştırma çabası içindeyiz. Biz, on binde bir hata payı kabul ettiğimiz bu incelemelerimizde, hem devletimizin bir konuda istismar edilmesinin önüne geçmek hem de hak eden özürlümüzün bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz.
özellikle bir çok sosyal yardım alanında ileri sürülen (hak etmediği halde yardım alıyor) sözlerini bu konuda duymamaya gayret ediyoruz.''
Ayrımcı uygulamalara meydan vermeden, toplumsal yaşama tam katılmaya yönelik tüm tedbir ve düzenlemelerin, bundan böyle de aynı azimle gerçekleştirileceğini belirten Çubukçu, temel hedeflerinin, özürlü vatandaşların da her türlü imkan ve hizmete herkes kadar ulaşabildiği bir Türkiye olduğunu söyledi.
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar da Toptan'a kendilerini kabul ettiği için teşekkür etti. ''Son yıllarda çok önemli kazanımlarımız oldu'' diyen Akar, ancak yasal kazanımların, uygulamada özürlülere yansımadığını ifade etti.
Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli de geçen yıl sosyal güvenlikle ilgili yasaya eklenen bir maddeyle, özürlülerin icra takibinden kurtarıldığını ifade ederek, teşekkür etti. İçli, işsiz özürlülere aylık bağlanması için yasal düzenleme istedi.
