2013-12-15 - 15:46
Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düz enlenen "Türkiye ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplum Diyalog Forumu" İstanbul'da gerçekleştirildi.
Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düz enlenen "Türkiye ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplum Diyalog Forumu" İstanbul'da gerçekleştirildi.
Diyalog Forumu'nun ikinci günü, "Türkiye ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplumun Rolü" başlığını taşıyan oturumla başladı. Oturumun konuşmacısı, Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı Avrupa Birliği Enstitüsü Direktörü Profesör Doktor Nilgün Arısan Eralp, Türk halkının Avrupa Birliği'ne olan güveninde ciddi bir düşüş olduğuna dikkat çekti. AB'nin Türk vatandaşlarına uyguladığı vizenin kaldırılmasına yönelik adımların bu tabloyu değiştirebileceğini belirten Eralp, buna karşılık vize muafiyetinin otomatik bir süreç olarak 3.5 yılın sonunda kesin biçimde gerçekleşecek gibi algılanmaması gerektiğini, bu konuda sivil toplum örgütlerine de görev düştüğünü söyledi.
Oturumun konuşmacılarından Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Prof. Dr. Çağrı Erhan de, Avrupa Birliği'nin vize muafiyeti ve geri kabul anlaşmasını, Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler nedeniyle yaşanabilecek mülteci akınından duyduğu endişe nedeniyle gündeme getirdiğini söyledi. Erhan, sıkı önlemlerin alınmaması durumunda, geri kabul anlaşmasının Türkiye'yi bir mülteci cenneti haline getirme riski taşıdığını da kaydetti.
Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Hukuk ve İnsan Hakları Direktörü Yılmaz Ensaroğlu, "Anadolu'da kökleri yüzyıllar öncesine dayanan bir gönüllü teşekkül geleneği bulunduğu, ancak cumhuriyetin ilanıyla birlikte benimsenen geçmişle bütün bağları koparmaya yönelik anlayışın, bu geleneği de kesintiye uğrattığı" değerlendirmesini yaptı. Avrupa Birliği'nin sağladığı maddi desteğin de sivil toplum kuruluşlarını bir sektöre dönüştürdüğünü savunan Ensaroğlu, "Avrupa Birliği de kendi değerlerini savunan örgütleri destekleme arayışında; aynı devletimiz gibi, bizi terbiye etmeye çalışıyor" dedi
Diyalog Forumu'nun son oturumunda sivil toplum örgütleri ve küreselleşme konusu tartışıldı.
Oturumu yöneten Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Afif Demirkıran, AB'nin çifte standart içeren, ayrımcı tutumunun Türkiye'de AB üyeliğine olan desteği zayıflattığını söyledi. Her şeye rağmen Türkiye'nin AB'ye tam üyelik yönündeki kararlılığının sürdüğünü anlatan Demirkıran, sivil toplum örgütlerinin de bu alanda motivasyonu artıcı rol oynaması gerektiğini vurguladı. Sivil toplum örgütleri konusunda da sorgulanması gereken noktalar bulunduğunu belirten Demirkıran, "Suriye'de 7 milyon insan yerinden edilirken, 120 bin insan katledilirken, sivil toplum ne yaptı? Bangladeş'te gerçekleşen siyasi idam konusunda kaç sivil toplum kuruluşundan ses çıktı? Bu soruları kendimize sormamız gerekiyor" dedi.
İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası Üyesi Richard Balfe, sivil toplum kuruluşlarının küresel etkinliklerinin hükümetlerin desteği ve işbirliği ile gerçekleşebileceğine işaret etti. Balfe, sivil toplum kuruluşlarının Zimbabwe, Nikaragua gibi ülkelerde yaşayan zor durumdaki insanlar için yardım toplayabileceğini, ancak, hükümetlerin desteği olmadan bu yardımların yerlerine ulaştırılamayacağını belirtti.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı İyi Yönetişim Programı Direktörü Fikret Toksöz ise, Türkiye'de kurulan derneklerin %60'ının feshedildiğine ve sivil toplum örgütlerine üye kadın sayısında yaşanan düşüşe dikkat çekti. Derneklerin feshedilmesinde ağır bürokratik zorunlulukların önemli bir rolü olduğunu kaydeden Toksöz, "Dernek çalışmalarını zorlaştırırsanız, Gezi Parkı örneğinde yaşadığımız gibi, tepkilerin sivil toplum örgütlenmeleri yerine, sosyal medya üzerinden örgütlenen olaylara kanalize olması kaçınılmaz olur" değerlendirmesini yaptı.
LUİS Guida Carli Siyaset Bilimi Fakültesi ve Yönetim Okulu Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Raffaele Marchetti de sivil toplumlarının hükümetlere önderlik edebileceği, gündemi belirleyebileceği gibi, hükümetler tarafında kötüye de kullanılabileceğine dikkat çekti.
Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen Türkiye'de ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplum Diyalog Forumu, sivil toplum örgütleri ve küreselleşme konusunun tartışıldığı oturumla sona erdi.
Filiz Türer
Diyalog Forumu'nun ikinci günü, "Türkiye ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplumun Rolü" başlığını taşıyan oturumla başladı. Oturumun konuşmacısı, Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı Avrupa Birliği Enstitüsü Direktörü Profesör Doktor Nilgün Arısan Eralp, Türk halkının Avrupa Birliği'ne olan güveninde ciddi bir düşüş olduğuna dikkat çekti. AB'nin Türk vatandaşlarına uyguladığı vizenin kaldırılmasına yönelik adımların bu tabloyu değiştirebileceğini belirten Eralp, buna karşılık vize muafiyetinin otomatik bir süreç olarak 3.5 yılın sonunda kesin biçimde gerçekleşecek gibi algılanmaması gerektiğini, bu konuda sivil toplum örgütlerine de görev düştüğünü söyledi.
Oturumun konuşmacılarından Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Prof. Dr. Çağrı Erhan de, Avrupa Birliği'nin vize muafiyeti ve geri kabul anlaşmasını, Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler nedeniyle yaşanabilecek mülteci akınından duyduğu endişe nedeniyle gündeme getirdiğini söyledi. Erhan, sıkı önlemlerin alınmaması durumunda, geri kabul anlaşmasının Türkiye'yi bir mülteci cenneti haline getirme riski taşıdığını da kaydetti.
Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Hukuk ve İnsan Hakları Direktörü Yılmaz Ensaroğlu, "Anadolu'da kökleri yüzyıllar öncesine dayanan bir gönüllü teşekkül geleneği bulunduğu, ancak cumhuriyetin ilanıyla birlikte benimsenen geçmişle bütün bağları koparmaya yönelik anlayışın, bu geleneği de kesintiye uğrattığı" değerlendirmesini yaptı. Avrupa Birliği'nin sağladığı maddi desteğin de sivil toplum kuruluşlarını bir sektöre dönüştürdüğünü savunan Ensaroğlu, "Avrupa Birliği de kendi değerlerini savunan örgütleri destekleme arayışında; aynı devletimiz gibi, bizi terbiye etmeye çalışıyor" dedi
Diyalog Forumu'nun son oturumunda sivil toplum örgütleri ve küreselleşme konusu tartışıldı.
Oturumu yöneten Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Afif Demirkıran, AB'nin çifte standart içeren, ayrımcı tutumunun Türkiye'de AB üyeliğine olan desteği zayıflattığını söyledi. Her şeye rağmen Türkiye'nin AB'ye tam üyelik yönündeki kararlılığının sürdüğünü anlatan Demirkıran, sivil toplum örgütlerinin de bu alanda motivasyonu artıcı rol oynaması gerektiğini vurguladı. Sivil toplum örgütleri konusunda da sorgulanması gereken noktalar bulunduğunu belirten Demirkıran, "Suriye'de 7 milyon insan yerinden edilirken, 120 bin insan katledilirken, sivil toplum ne yaptı? Bangladeş'te gerçekleşen siyasi idam konusunda kaç sivil toplum kuruluşundan ses çıktı? Bu soruları kendimize sormamız gerekiyor" dedi.
İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası Üyesi Richard Balfe, sivil toplum kuruluşlarının küresel etkinliklerinin hükümetlerin desteği ve işbirliği ile gerçekleşebileceğine işaret etti. Balfe, sivil toplum kuruluşlarının Zimbabwe, Nikaragua gibi ülkelerde yaşayan zor durumdaki insanlar için yardım toplayabileceğini, ancak, hükümetlerin desteği olmadan bu yardımların yerlerine ulaştırılamayacağını belirtti.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı İyi Yönetişim Programı Direktörü Fikret Toksöz ise, Türkiye'de kurulan derneklerin %60'ının feshedildiğine ve sivil toplum örgütlerine üye kadın sayısında yaşanan düşüşe dikkat çekti. Derneklerin feshedilmesinde ağır bürokratik zorunlulukların önemli bir rolü olduğunu kaydeden Toksöz, "Dernek çalışmalarını zorlaştırırsanız, Gezi Parkı örneğinde yaşadığımız gibi, tepkilerin sivil toplum örgütlenmeleri yerine, sosyal medya üzerinden örgütlenen olaylara kanalize olması kaçınılmaz olur" değerlendirmesini yaptı.
LUİS Guida Carli Siyaset Bilimi Fakültesi ve Yönetim Okulu Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Raffaele Marchetti de sivil toplumlarının hükümetlere önderlik edebileceği, gündemi belirleyebileceği gibi, hükümetler tarafında kötüye de kullanılabileceğine dikkat çekti.
Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen Türkiye'de ve Avrupa Birliği'nde Sivil Toplum Diyalog Forumu, sivil toplum örgütleri ve küreselleşme konusunun tartışıldığı oturumla sona erdi.
Filiz Türer
