2026-06-18 - 19:11
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, toplumda öğrenci affına yönelik büyük bir beklenti olduğunu söyledi.

Çok sayıda öğrencinin çeşitli sebeplerle eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldığını ifade eden Çalışkan, "Ekonomik zorluklar, ailevi nedenler, sağlık sorunları, deprem sonucu göç gibi nedenlerle azami süreye bir şekilde takılıp mezuniyetini tamamlamayan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi var. Bunların sayısının 1,5-2 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Öğrenciler büyük bir heyecan içerisinde Meclis'ten çıkacak kararı bekliyor. TBMM böylesine önemli bir soruna duyarsız kalmamalıdır. En acil yapılması gereken işlerden biri öğrenci affıdır." diye konuştu.

Çalışkan, çıkarılacak öğrenci affının bütçeye hiçbir maliyeti bulunmadığına da işaret etti.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Karadeniz Ereğli'nin ve Zonguldak'ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümlerini kutladı, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri minnetle andı.

Karadeniz Ereğli'nin tarih boyunca stratejik önemi, üretim gücü ve vatanına bağlı insanlarıyla öne çıktığını vurgulayan Bozkurt, 8 Haziran 1920'de bölgede başlayan işgalin milletin azmi ve kararlılığıyla uzun süre devam edemediğini ve 18 Haziran 1920'de bölgenin işgalden kurtarıldığını anımsattı.

Bozkurt, "Bu tarihler yalnızca birer kurtuluş günü değil, bağımsızlık uğruna verilen fedakarlıkların, vatan sevgisinin ve milli iradenin zaferle taçlandığı şanlı dönüm noktalarıdır." ifadesini kullandı.

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, "teröre verilen tavizlerin milli birliğe, beraberliğe ve Cumhuriyete yönelik tehditlerinin sebep ve sonuçlarına" ilişkin konuşmasında, terör örgütü PKK'nın emperyalistlerin taşeronluğunu yaptığını söyledi.

Terör örgütü PKK'nın on binlerce kişinin ölümüne neden olduğunu hatırlatan Uz, şu sözleri sarf etti:

"Eli kanlı terör örgütünün, eli kanlı elebaşı olan kişi, sözde barışın muhatabı, kurucu önderi olamaz. Barış sürecinin siyasi koordinatörü hiç olamaz. Bu sıfatları verenler, pazarlamaya çalışanlar bilmelidir ki bu milletin hafızası mezar taşlarından daha sağlamdır. Bu örgüt, Kürt'ün, Türk'ün, Arap'ın, Zaza'nın, bu coğrafyada yaşayan her halkın katilidir. Eli kanlı örgütün uzantıları iyi bilmelidir ki PKK'yı Kürtlerle eşitlemek demek, terörist başını Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi gibi göstermek bu millete yazılmış en büyük ihanettir."

Genel Kurulda, Uz'un konuşmasının ardından DEM Parti ile İYİ Parti milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan birleşime ara verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, asgari ücrete ara zam yapılması gerektiğini ifade ederek, "Çünkü açlık sınırı 35 bin lira olmuştur. Arada 7 bin liralık bir fark var. Bu nedenle asgari ücreti tekrar güncellemek hükümetin görevidir." şeklinde konuştu.

Öğrenci affının mutlaka çıkarılması gerektiğini belirten Özdağ, geçen sene üniversiteyi kazanan 240 bin kişinin çeşitli nedenlerden dolayı kayıt yaptıramadığını söyledi. Özdağ, vakıf üniversitelerini de eleştirerek, "Vakıf üniversitelerine eksi puan alanları da yerleştiriyorsunuz. Kaliteyi, zekayı, liyakati ortadan kaldırıyorsunuz." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, kadın cinayetlerinin artarak devam ettiğini, iktidarın bu konuda daha ciddi önlemler alması gerektiğini söyledi.

Yılbaşından bu yana 44 polisin intihar ettiğini öne süren Çömez, "Bu konuyu ciddiye alalım. Sorunlarını biliyoruz. Maaş, mobbing, kurumsal ve ailevi problemler var. Birçok sorun var ama bunlar araştırılmıyor, üstünde durulmuyor. Bu sorunlar devam edip gidiyor. Polis kardeşlerimizin içinde bulunduğu durumla ilgili vahim tabloya kayıtsız kalmayın." ifadesini kullandı.

Avrupa ülkelerine gitmek isteyenlerin vize alamadığını savunan Çömez, vize randevularının da fahiş fiyatlarla satılmaya başlandığını iddia etti.

- "Bu koridor, tarihi kavuşma yoludur"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Güney Kafkasya'nın, Türk dünyasının Batı'ya açılan kapısı, enerji ve ulaşım hatlarının kesişim noktası ve stratejik geleceğin en hassas merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.

Turan Koridoru'nun dar bir ulaşım projesi olarak görülemeyeceğini, bu hattın Nahçıvan'ı Azerbaycan'la buluşturacağını, Türkiye'yi Hazar'a, Hazar'ın ötesinde Türkistan'a bağlayacağını ve Anadolu ile Türk dünyası arasında stratejik bir bütünleşme sağlayacağını vurgulayan Akçay, "Bu koridor, tarihi kavuşma yoludur. Bu koridor Kars'tan Bakü'ye, Nahçıvan'dan Semerkant'a, Anadolu'dan Türkistan bozkırlarına uzanan kardeşlik köprüsüdür. MHP olarak inancımız tamdır. Turan Koridoru açılacak, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecek ve Türk dünyası ekonomik, siyasal ve stratejik olarak daha da kenetlenecektir. Turan Koridoru bu şeref sayfasından geleceğe uzanan kutlu yolun adıdır." değerlendirmelerinde bulundu.

Gazze'de yaşananların artık sıradan bir çatışma, geçici bir kriz veya bölgesel bir gerilim olarak tarif edilemeyeceğine dikkati çeken Akçay, İsrail yönetiminin güvenlik bahanesinin arkasına saklanarak uluslararası hukukun en temel ilkelerini çiğnediğini kaydetti.

Akçay, bugün Gazze'de toprağa verilen her çocuğun sadece Filistin'in değil bütün insanlığın kaybı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"İsrail'in sivilleri hedef alan saldırılarını, savaş hukukunu hiçe sayan uygulamalarını ve Gazze'yi yaşanmaz hale getiren kuşatma politikasını en güçlü şekilde reddediyoruz. Uluslararası toplum artık kınama cümlelerinin konforundan çıkmalıdır, kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani yardım koridorları açılmalı, sivillerin can güvenliği teminat altına alınmalı ve savaş suçu işleyenler hukuk önünde hesap vermelidir. Gazze'de yaşananlar unutulmayacaktır. Çocukların feryadı, annelerin ahı, yıkılmış şehirlerin sessizliği tarihin kayıtlarına geçmiştir. Türkiye'nin yeri bellidir, biz zulmün karşısında, mazlumun yanındayız. Filistin halkının hür, onurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşması için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir."

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, ekonomik programın verimsiz olduğunu, maliyeti halka yüklendiği için yoksulluğun derinleştiğini savundu.

Muş Ovası'nın ülkenin en büyük üçüncü ovası olduğunu dile getiren Temelli, "165 bin hektarlık Muş Ovası maalesef yoksulluk üretiyor. Buradan bir türlü yararlanamıyoruz çünkü bu tarım politikasıyla buralardan yararlanmak mümkün değil. Ovadan iki ayrı akarsu geçiyor. Buna rağmen ovada su sorunu yaşanıyor. Halbuki verimli ve sulu tarıma geçmek mümkün. Ama bölgedeki bütün tarım arazileri kaderine terk edilmiş." ifadesini kullandı.

Temelli, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata ilişkin, "Bu anlaşmayla savaş son bulmuş görünüyor fakat bu anlaşmanın kalıcı olma ihtimali çok zayıf. Bunu biliyoruz çünkü ne sömürücü sömürücülüğünden ne de sömürgeci sömürgeciliğinden vazgeçiyor. Orta Doğu halkları üzerinde oyunlar, planlar devam ediyor." şeklinde konuştu.

- "Barınma krizi vatandaşlarımız açısından çekilemez, dayanılamaz bir noktaya geldi"

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İstanbul'da küçük yaştaki kız çocuğunun cinsel istismara uğradığı iddialarına ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada tutuklu olan sanık Yusuf Ziya Gümüşel'in, sağlık sorunları nedeniyle "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edilmesine tepki gösterdi.

Barınma sorununa dikkati çeken Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Barınma krizi vatandaşlarımız açısından çekilemez, dayanılamaz bir noktaya geldi. Rakamlar son derece çarpıcı. 2002'de kira gideri ortalama gelirin yüzde 28'iyken, 2025'te 38,7 yani yüzde 40'ına çıkmış. Vatandaşımız kısabildiği her yerden kısmış ama kiradan kısamıyor, kira artışları enflasyonun da üstüne gelmiş ve çok büyük bir kalem olmuş. Eğitime, gıdaya, sağlığa ödeyemiyor ama mecburen kirasını ödemek zorunda kalıyor. Birçok şehirde, özellikle büyükşehirlerde kira artışı asgari ücret artışının ve enflasyon artışının çok üzerinde. Bu nedenle bu barınma krizine bir an evvel acil çözüm bulunmalıdır ve vatandaşlarımızın bu feryadına kulak verilmelidir."

- "AP, Türkiye ile uğraşmak yerine kendi stratejik körlüğüyle yüzleşmeli"

AK Parti Grup Başkanvekili Usta, AP Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin, "Ne yazık ki hiçbir nesnel dayanağı olmayan, tamamen siyasal hesaplarla ve Türkiye karşıtı odakların dayatmalarıyla kaleme alınmış bir metin olarak karşımıza çıkmıştır." dedi.

Küresel dengelerin altüst olduğu bir çağda Türkiye'nin, güvenlikten enerji arzına, göç kontrolünden bölgesel huzura kadar her alanda kilit taşın olduğu gerçeğinin apaçık görüldüğünü vurgulayan Usta, Ankara NATO Zirvesi'nin, Türkiye'nin uluslararası arenadaki kurucu ve vazgeçilmez rolünün en somut göstergesi olduğunu dile getirdi. Usta, şunları kaydetti:

"Hal böyleyken, AP'nin vizyoner bir ortaklık geliştirmek yerine bayatlamış ezberlerin ve stratejik bir körlüğün arkasına sığınması, tam bir acziyet göstergesidir. Dünyadaki krizlere, gözü önünde yaşanan insanlık dramlarına, katil İsrail'e ses çıkaramayan ve bu yüzden meşruiyetini tamamen yitiren yapıların, AP'nin, Avrupa Konseyinin, Birleşmiş Milletlerin hukuk mekanizmamıza yön vermeye çalışması abesle iştigaldir. Hiçbir bağlayıcılığı olmayan bu mesnetsiz raporu kesin bir dille reddediyoruz. Ayrıca Mavi Vatan'a ilişkin dayanaksız ifadeler, Yunanistan'ın maksimalist taleplerine verilen koşulsuz destek ve Kıbrıs meselesindeki taraflı yaklaşım raporun objektiflikten ne kadar uzak hazırlandığını açıkça göstermektedir. Terör örgütlerinin ve Türkiye karşıtı çevrelerin söylemlerine alan açan bu anlayışın Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine katkı sunması ise mümkün değildir. AP, Türkiye ile uğraşmak yerine kendi stratejik körlüğüyle yüzleşmeli. Bizler milli hak ve menfaatlerimizden asla taviz vermeden, ön yargılara teslim olmadan, başı dik bir şekilde yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz."

AK Parti'li Usta, son 23 yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduklarını, orman varlığını 23,4 milyon hektara çıkardıklarını belirterek, Türkiye'nin 2015-2025 yılları arasında en fazla ormanlık alan kazanan ülkeler arasında 4'üncü sırada yer aldığını ifade etti.

Usta, bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) gireceklere başarı diledi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisi'nin "diploma ve denklik", İYİ Parti'nin "Avrupa Parlamentosunun komisyon raporu", DEM Parti'nin "asgari ücret", CHP'nin "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu"na ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AK Parti'nin yola çıkarken milletin karşısına Avrupa Birliği (AB) vizyonu koyduğunu belirtti.

Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri ve o süreçte yapılan açıklamaları anımsatan Çömez, "Siz gerçekten Avrupa Birliği'ni bir hedef olarak belirliyor, devam ediyor musunuz yoksa, 'yüzümüzü Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Çin'e, başka bir yere çevirdik. Amerika'yla iş tuttuk. Bu bize yeter' mi diyorsunuz? Açıkçası bunu bilmek parlamentonun, bütün milletvekillerinin ve aziz Türk milletinin hakkıdır." dedi.

Çömez, AB ile imzalanan Geri Kabul Anlaşması'ndan vazgeçilmesini istedi.

Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin, "İktidarın her eleştiride başvurduğu gibi 'bizi kıskanıyorlar, Türkiye'nin yükselişinden rahatsızlar.' türünden hamasi söylemlerle geçiştirilebilecek bir rapor değildir." diye konuştu.

Raporun Türkiye'nin son 10 yılda nereden nereye geldiğinin açık bir özeti olduğunu söyleyen Torun, "Bir zamanlar Avrupa Birliği'yle tam üyelik müzakereleri yürüten, reformları konuşan Türkiye'den, bugün hukuk devleti, temel haklar ve demokrasi konusunda eleştirilerin odağında bulunan bir Türkiye'ye geldik. Ülkeyi uluslararası alanda zor duruma düşüren uygulamaları bırakın ve hukuka dönünün." ifadelerini kullandı.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, AP'nin 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda 66'ya yakın öneride bulunduğunu aktardı.

Rapordaki önerilerin temellendirildiğini de belirten Cupolo, "Size tutulan bu aynaya öncelikle öz eleştirel olarak bakmayı öğrenin ve kendinizi bilin. Ardından bu öz eleştiriyi gerçekten, doğru bir şekilde yapın ama önce raporu okuyun." şeklinde konuştu.

- "Türkiye söz konusu olduğunda demokrasi ve hukuk devleti tartışmasına dönüştürülmesi çifte standart"

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, AP raporunda yer alan başlıkları sıralayarak, "AKP iktidarı bir süredir 'AB'nin Türkiye'ye yönelik güncel jeopolitik ihtiyacından ötürü ülkemizin her geçen yıl kötüye giden demokrasi ve insan hakları karnesini umursamayacağı' algısını medyada yayıyor ve 'Avrupa Birliği'nin Erdoğan'a saygı duyduğu, Türkiye'de yaşananları görmezden geldiği' algısını pompalıyordu lakin önümüzdeki rapor bunun böyle olmadığını gösteriyor." dedi.

AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AP'nin siyasi saiklerle hazırlanmış raporlarının objektif değerlendirmeler olmaktan çıktığını, belirli siyasi çevrelerin ön yargı ve ideolojik tercihlerinin yansıdığı metinlere dönüştüğünü söyledi.

Türk yargısını hedef alan siyasi nitelikli değerlendirmeleri kabul etmediklerini vurgulayan Göka, şunları kaydetti:

"Yargı süreçlerinin değerlendirme yeri siyasi raporlar değil, bağımsız mahkemelerdir. Adalet Bakanı'mızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını reddediyoruz. Avrupa Komisyonu, yolsuzluğu, kamu güvenini sarstığını, adaleti ve temel hakları zayıflattığını ifade ediyor ancak o zaman da şu soru sorulacak: Bu kadar ağır sonuçlar doğuran iddiaların yargı tarafından incelenmesi neden rahatsızlık oluyor? Fransa'da siyasiler hakkında yürütülen soruşturmaları ya da Avrupa'nın herhangi bir yerine yönelik yargı süreçleri, hukuk devletinin doğal işleyişi olarak değerlendirilirken benzer süreçlerin Türkiye söz konusu olduğunda demokrasi ve hukuk devleti tartışmasına dönüştürülmesi çifte standarttır."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra Emniyet Teşkilatına ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.