2006-04-24 - 16:19
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ KAPUSUZ: ''TBMM BAŞKANI'NIN YAPTIĞI KONUŞMAYI SAYGIYLA KARŞILIYORUM''
Kapusuz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını cevaplandırdı.
AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın yaptığı konuşmayı saygıyla karşıladığını belirterek, ''Bu konuşmaların içinde katılmadığım noktalar bulunduğu gibi, katıldığım ve tartışılmasını da istediğim noktalar var'' dedi.

Kapusuz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını cevaplandırdı.

TBMM Genel Kurulu'nun yarın 15.00-22.00, Çarşamba günü 15.00-21.00, Perşembe günü de 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacağını bildiren Kapusuz, yarınki çalışmanın, Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısı'nın tümünün oylamasıyla başlayacağını ve ardından Çevre Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçileceğini söyledi.

Kapusuz, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın yaptığı konuşmayla ilgili soruyu yanıtlarken; TBMM'nin, var olduğu günden bugüne kadar her şeyin konuşulduğu, tartışıldığı, şekillendiği en önemli platformların başında geldiğini bildirdi. Milletin sorunlarını, milletin temsilcilerinin konuşacağı tek yerin TBMM olduğunu kaydeden Kapusuz, şöyle konuştu:

''Dün sadece Sayın Bülent Arınç konuşmadı. Bildiğiniz gibi, Parlamento'da bulunan bütün partilerin temsilcileri de konuştu. Herkes kendine göre tespit yaptı, teşhis yaptı ve konuştu. TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç da her zaman olduğu gibi fikirlerini açık yüreklilikle söyleyen ve inandığı şeyleri de ifade etmekten çekinmeyen, kendine ait bir üslupla konuşma yaptı.

Elbette bu konuşmaya katılanlar, katılmayanlar, tenkit edenler olabilir. 'Zamanı uygun değildir' gibi değerlendirmelerin yapılması da doğaldır. TBMM Başkanı'nın yaptığı konuşmayı saygıyla karşılıyorum, düşüncelerini açıkça ifade etmesinden dolayı... Bazı konulara aydınların katılımcılığını talep etmesi dolayısıyla da önemli bir gündem maddesi olacak konuşma yapmıştır.

Bu konuşmaların içinde şahsım olarak katılmadığım noktalar bulunduğu gibi, katıldığım ve tartışılmasını da istediğim noktalar var. Bu, TBMM'de konuşulmayacak da nerede konuşulacak? Kim tarafından konuşulacak? Elbette TBMM Başkanı, bu ve benzeri konuşmaları kendi tercihi doğrultusunda yapacaktır.

Bunun, tarafsızlığını kaybetmekle de alakası yoktur. Özü itibariyle görevleri açısından tam bir tarafsızlık sergileyen Sayın Bülent Arınç'ın, fikirlerini söyleme, inandıklarını ifade noktasında da herhalde hakkı vardı. Eğer kendi inandığını, düşündüğünü söylemeyecekse, kimin düşüncesini aktaracaktır? Orada herkesin önünde yüce Türk Milleti'nin huzurunda görüşlerini açık açık ifade etmiştir.''

Kapusuz, gündeme getirilen bazı tartışmaların yorum ve tercih farklılığından doğmasının normal olduğunu ifade ederek, ''Herkesin her şeyi olduğu gibi kabul etmesi, herkesin her şeyi kabullenmesi gibi bir zorunluluk söz konusu değildir'' dedi.

AB sürecindeki Türkiye'de evrensel değer olarak kazanılan şeylerden geriye gidilmesinin mümkün olmadığını belirten Kapusuz, ''Korkulara esir olmanın manası yoktur. Her şeyden korkmak, her şeyden çekinmek hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Kendine güveni olan, bulunduğu zeminin, savunduğu fikirlerin, kabullendiği rejimin güvenini taşıyan herkes çok rahat eder. Onun için korkuya dayalı bir yaklaşımı doğru bulmuyorum'' diye konuştu.

Kapusuz, bu konuda bazı şeylerin çok abartıldığını savunarak, Arınç'ın sözlerinin yeni olmadığını, zaman zaman kamuoyunda tartışıldığını söyledi.

Bir gazetecinin, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın ''Milli Güvenlik Siyaset Belgesi''ne ilişkin sözleri ile Hükümet'e yönelik
eleştirilerini hatırlatması üzerine Kapusuz, ''Sayın Bülent Arınç, kendine özgü tavrıyla, düşünce ve fikirlerini açık bir dille ifade
etti. Konuşmasında katıldığım ve katılmadığım noktalar olduğunu söyledim. Onun için de 'Sayın Bülent Arınç'ın konuşmasının altına imza
atıyorum' diye başlamadım'' dedi.

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin Türkiye'de yıllardır konuşulup tartışıldığını hatırlatan Kapusuz, son hazırlanan belgenin gizli
olmasına rağmen gazetelere manşet olduğunu söyledi. Kapusuz, şöyle konuştu:

''Özü itibariyle gizli tutulan bir belge. Bunun tenkit edilen yönleri bulunabilir ama şunu hatırlatmak isterim ki Sayın Bülent Arınç
da bunun farkındadır; bunu yapan Bakanlar Kurulu üyeleri de Parlamento üyesidir. Bunlar da milletvekilidir, bunlar da milleti temsil
etmektedirler. Onlar tarafından hazırlanan bu belge, elbette tenkite açıktır ama takdir edersiniz ki bu uygulama ilk değil. Bu, yasama
döneminde de iktidar döneminde de ilk değil. Bu uygulamayı yapanların de milletvekili olduğunu hepimiz biliyoruz.''

TOPUZ'UN SÖZLERİNE TEPKİ
Salih Kapusuz, bir gazetecinin, CHP Grup Başkanı Ali Topuz'un TBMM Başkanı Bülent Arınç'a yönelik sözlerini hatırlatması üzerine de ''Bir
değerli, tecrübeli parlamenter arkadaşıma bu tür benzetmeleri yakıştıramıyorum'' dedi.

Topuz'un benzetmelerinin, birbiriyle ilgisiz ve elma ile armudu toplamak gibi olduğunu savunan Kapusuz, ''Çok garip olan garabet
timsali böyle bir değerlendirmenin bu çatının altında yapılmış olması da fevkalade üzücüdür'' diye konuştu.

Kapusuz, egemenliğin kayıtsız şartsız millete devredilmesinin yıldönümünde bir meclis başkanının, fikrini söyledi diye bazı
ithamlarla karşılaşması konusunun ''oturulup düşünülmesi'' gerektiğini söyledi.

Salih Kapusuz, ''terör örgütü PKK'nın, eylemlerde çocukları öne sürdüğü gibi, Öğrenci Meclisi ile çocukların sırtından siyaset
yapılmaması gerektiği'' yolundaki sözlerine de tepki gösterdi. Kapusuz, ''Hangi hakla bunu kullanabilirsiniz? Buraya bayram kutlamaya
gelen çocuklarımızı, PKK terör örgütünün kullandığı çocuklarla nasıl mukayese edersiniz? Fevkalade yanlış ve yakışıksız olmuştur'' dedi.

AK PARTİ
Kapusuz, ''AK Parti'nin gizli anayasası var'' şeklindeki sözlerin hatırlatılması üzerine de ''Bizim kadar açık, bizim kadar şeffaf,
bizim kadar demokrat, bizim kadar özgürlükten yana olan bir iktidarı görebildiler mi?'' diye sordu. İddia sahiplerinin, iddialarını
ispatlamasını isteyen Kapusuz, ''AK Parti iktidarının hiçbir gizli düşüncesi, hesabı yoktur'' dedi.

MİLLETVEKİLLERİNİN CAMİDEKİ GÖRÜNTÜLERİ
AK Parti'li 3 milletvekilinin bir camideki görüntülerinin yayınlanmasıyla ilgili soruyu da Kapusuz, şöyle cevaplandırdı:

''Gerçekten ben de bunu düşündürücü buldum. Biraz da üzüldüm. milletvekili arkadaşlarımız, ibadet için bir camiye gitmişler. O
camide görüntü çekilmiş. O görüntünün aradan bir kaç yıl geçtikten sonra gündeme getiriliyor olmasının manasını ben de düşündüm ama
kendime göre bir şey bulamadım. Anlam da veremedim açıkçası. Milletvekilleri takip ediliyor gibi bir görüntünün, kamuoyunda moral
yönünden insanları nasıl etkileyeceğini, rejimimiz konusunda kafalarda nasıl bir istifham bırakacağı ve bunların insanlarda nasıl bir kanaat
oluşturacağını herkesin düşünmesi lazım.''

VAN SAVCISI
Kapusuz, Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten ihraç edilmesiyle ilgili soruyu cevaplandırırken de şunları söyledi:

''Van Savcısı olayı yargıyı yaralamıştır, zarar vermiştir. Hem yargının bağımsızlığına müdahale noktasında, hem de bunu dünya kamuoyu
nezdinde izahı fevkalade zor bur durum arz etmektedir. Yargının yaralanmasında savcı başta olmak üzere, HSYK dahil olmak üzere çok
ciddi hatalar olmuştur. Bu zarara Savcı da Kurul da katkı vermiştir.''

Kapusuz, böyle bir kararı alanların, kararlar ile ülke çıkarlarının uyumunu mutlaka düşünmeleri gerektiğini ifade ederek, ''Bu kararı
alanların vicdanlarının sesi eğer bu kararı onaylıyorsa, 'Hiç kimsenin telkininde kalmadan böyle bir karar aldım' diyorlarsa, ben bunun,
kendi vicdanlarının sesi olarak kalacağını düşünüyorum'' diye konuştu.

Daha önce HSYK'da görev yapanlarla da konuştuğunu bildiren Kapusuz, Savcı'ya verilen cezanın ağır olduğu yönünde görüş aldığını
söyledi.

ÇORLU'DA ÖĞRENCİLERİN ÇARŞAF GİYMESİ
Çorlu'da bayram törenlerinde ilköğretim okulu öğrencilerinin çarşaf giymesiyle ilgili bir soruyu yanıtlarken de Kapusuz, şöyle
konuştu:

''Doğrusu bizim bayramlarımız renklidir. Bayramların özelliğine göre toplumun katılımı söz konusudur. Hatta toplumu, öğrencileri
bunlara adapte etmek, toplumun dikkatini çekmek için farklı uygulamalar yapılmıştır. Ben efe olmuştum, bana bir de siyah bıyık
takılmıştı ailem tarafından...

Zaman zaman bu süreçleri göstermeye yönelik mahalli kıyafetler giyilir. Özel kıyafetler giyilir. Zannedersem böyle bir düşüncenin
uygulanması olarak yansımıştır.

Bunu suç sayacak veya yasaklayıcı bir hüküm olsa, ilin valisi ve yöneticileri buna imkan vermezler. Mahalli bir uygulama olarak
düşünülmüş bir görüntü olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin her yerinde çarşaf giyen insanlar söz konusu. Kişisel tercihtir.''