2014-07-15 - 15:04
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 4 eski bakan hakkındaki fezlekelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine tepki göstererek, "Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı komisyon toplantısı yapmaksızın 4 bakanla ilgili fezlekeleri doğrudan cumhuriyet savcılığına iade edilmesine karar vermiştir. Komisyon başkanı burada açıkça hukuku ayaklar altına almıştır ve suç işlemiştir" dedi.
Gündem dışı söz alan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'de mültecilerin ve kaçak göçmenlerin sebep olduğu sorunlara değindi.
Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle kaçak göçmen sorununu oldukça yoğun yaşadığına işaret eden Yılmaz, Irak ve Suriye'de yaşananların ardından kaçak göçmen ve mülteci sorunlarının artış gösterdiğine dikkati çekti. Ülkenin her yerinde binlerce kaçak göçmenin dilencilik, hırsızlık ve fuhuş gibi olaylara karıştığını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
"Zorda kalan insanlara kesinlikle yardım edilmelidir. Ancak bunu bir usul, yönetmelik ve belirli bir politika içinde kayıtlı bir şekilde yapmak esastır. Dünyada ve komşularımızda yüzbinlerce insan zor durumdadır. Sadece Suriyeliler değil, Irak'ta Türkmen kardeşlerimiz, Çin'de Uygur Türkleri de çok zor durumdadır. Suriyelilere ülkenin kapılarını kayıt kuyut aramadan açan Dışişleri Bakanımız her ne hikmetse Uygur Türklerini aylarca havalimanında bekletebiliyor."
Yılmaz, ülkede kayıtsız ve kontrolsüz şekilde kol gezen bu soruna karşı iktidarın daha duyarlı olmasını istedi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de Kıbrıs Barış Harekatının 40. yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, harekata yol açan sürece değindi. Harekat sonrasında da KKTC'ye yönelik önemli çalışmalar yapıldığını belirten Öz, AK Parti iktidarlarının Kıbrıs konusunda ciddi adımlar attığını ve adada çözümsüzlüğü değil, çözümü odak alan yaklaşımlar sergilediğini anlattı.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ise Ankara'nın spor sorunları hakkında gündem dışı konuşma yaptı.
Ankaragücü Spor Klübünün Türkiye'nin en köklü spor kurumlarından biri olduğunu ifade eden Nazlıaka, klübün son dönemde bir ailenin kişisel ihtirasları nedeniyle sıkıntılı günler geçirdiğini söyledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının takımın taraftarlarını bir oy deposu olarak gördüğünü ileri süren Nazlıaka, "30 Mart 2014 seçimleri öncesinde Büyükşehir Belediye Meclisi bir karar çıkardı. Bu karara göre Ankaragücü'ne 2 milyon TL bağış yapılacaktı. Bugüne kadar kaç lira bağış yapıldı? Sıfır lira. İşte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ankaralıların ve Ankaragücü taraftarının duygularıyla böyle oynamaktadır" dedi.
Nazlıaka, başta Ankara milletvekilleri olmak üzere herkesin bu köklü spor klübünün sorunlarına duyarlı olmasını istedi.
Gündem dışı konuşmaların ardından bazı milletvekilleri ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli yerlerinden söz alarak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını kınadılar.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, konuşmasında 4 eski bakan hakkındaki fezlekelerin yer aldığı klasörlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade etmesini de eleştirdi.
Vural, şunları kaydetti:
"Soruşturma komisyonu başkanı kendisine vazife olmayacak şekilde Meclis soruşturmasını engellemek ve millet egemenliğinin tesis edilmesini geciktirmek amacıyla bu fezlekeleri iade etmiştir. Böylesine hukuksuzluğun yaşandığı bu komisyonun Meclis soruşturmasını selametle sona erdirmesi mümkün değildir. MHP olarak bu konuda mücadelemizi sürdüreceğiz. Rüşvet ve yolsuzluk yapanların TBMM ve hukuk önünde hesap vermesini muhakkak temin edeceğiz."
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de yerinden yaptığı konuşmada fezlekelerin iade edilmesine tepki gösterdi. Hamzaçebi, "Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı komisyon toplantısı yapmaksızın 4 bakanla ilgili fezlekelerin doğrudan cumhuriyet savcılığına iade edilmesine karar vermiştir. Komisyon başkanı burada açıkça hukuku ayaklar altına almıştır ve suç işlemiştir. Ancak buradan şunu bütün gücümüzle ifade ediyoruz, bu fezlekelerde yer alan iddiaları hiç kimse örtbas edemeyecektir" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İstanbul Esenyurt'taki Muhammediye Camisi'nde yakıldığını iddia ettiği Kuran-ı Kerim'i kürsüden gösterdi.
HDP, Danışma Kurulu'nda anlaşma sağlanamaması üzerine, IŞİD ve El Nusra'ya ilişkin araştırma önergesini Genel Kurul'a getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP'li Özgündüz, terör örgütü IŞİD'in başının, Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi olduğunu iddia ederek, AK Parti'ye, "Siz onu Türkiye'de misafir ediyorsunuz" dedi.
Esenyurt'ta, Muhammediye Camisi'ndeki yangına değinen Özgündüz, yangında zarar gördüğünü iddia ettiği Kuran-ı Kerim'i milletvekillerine gösterdi. Özgündüz, "Bu mübarek Kuran-ı Kerim'i yaktılar, Allah kahretsin. Bunu kınamadınız bile. 'Camiye ayakkabı ile girildi, içki içildi' diye ortalığı velveleye verdiniz ama bunu kınamadınız bile. Siz sadece bu mübarek Kuran'ın ticaretini yapıyorsunuz. Samimi değilsiniz. Allah'tan korkun, buna saygınız yok mu? Başka bir ülkede yakılsa ortalığı ayağa kaldırmıştınız. Bunu bir kınayın, 'bu teröristtir' deyin. Başbakan, Hükümet kınamadı bile. Katil, vahşi, gözü dönmüş bu pislik anlayışlardan Allah ülkemizi uzak etsin" diye konuştu.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, Tarık Haşimi'nin, Irak'taki iktidarın Sünnilere yönelik kıyıcı politikasından dolayı Irak'tan kaçtığını ve Türkiye'ye sığınmak zorunda kaldığını söyleyerek, "Biz her türlü mazluma destek vermiyor muyuz? Bütün mazlumlar bizim için kutsaldır" dedi.
Tekrar kürsüye gelen Özgündüz, "Tarık Haşimi niye kaçtı? Şii Maliki... Hangi ülkenin Başbakanı konuşulurken Sünni Mursi, Sünni Saddam deniliyor? Haşimi Irak'ta idama mahkum oldu tamam ama niye besliyorsun, defolsun gitsin, cehennemin dibine kadar gitsin. 'Emevi Camisi'nde cuma namazı kılacağız' derken bile mezhepçilik yapıyorsunuz" diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AK Parti'nin mübarek Ramazan'da Kuran-ı Kerim'in yakılmasını kınamadığını savundu.
IŞİD'in katliamlarının gündeme getirilmediğini ileri süren Oğan, IŞİD saflarında 5 bine yakın Türk'ün olduğunu iddia etti.
Oğan, IŞİD'in Avrupa'daki Türkler üzerinde etkili olduğunu ve oralardan da örgüte katılım olduğunu belirterek, "Bir süre sonra IŞİD'in doğal müttefikleri ortaya çıkacaktır. IŞİD'in sosyal medya üzerinden gönderdiği bir talimatla, Meclis de dahil olmak üzere, bir çok yere etkili saldırılar düzenleyebilecek elemanlar, internet üzerinden online yetiştiriliyor. İçişleri Bakanı Peygamber efendimize laf edeceğine bunlarla ilgilensin. Bugün hiç bir terör örgütünde olmayan sosyal medya desteği IŞİD'in elinde var. IŞİD, insanlarımızı etkileyerek inandırılmış terörist haline getirebiliyor. IŞİD'in Türkiye'deki ayakları başta olmak üzere, Ramazan boyunca camilerde para toplayanlar başta olmak üzere, IŞİD'e Türkiye'den giden yardımların bir an önce mercek altına alınması lazım" diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, "Sosyal haklardan mahrum, geleceği olmayan ve sendikasız çalışmaya mahkum edilen taşeron işçiler bu konuda hükümetten, özellikle de TBMM'den yeni yasalar beklemektedirler" dedi.
Dedeoğlu, partisinin, taşeron işçilerin sorunlarının araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırması önergesinin bugün görüşülmesiyle ilgili grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye'de çalışma hayatının en önemli sorunlarından birinin taşeron işçilik olduğuna dikkati çekti.
Taşeron işçiliğin başta hastaneler olmak üzere her alanda hissedilir şekilde arttığını savunan Dedeoğlu, "Sosyal haklardan mahrum, geleceği olmayan ve sendikasız çalışmaya mahkum edilen taşeron işçiler bu konuda hükümetten, özellikle de TBMM'den yeni yasalar beklemektedirler. Bu son torba yasanın içerisinde taşeron işçilerin çalışmaları ile ilgili birtakım düzenlemeler yapılmış ama yeterli değildir" dedi.
Kamuda yaklaşık 586 bin özel sektörde ise 420 bin kişinin taşeron işçi olarak çalıştığını, taşeron işçiliğin en yaygın olduğu sektörün ise temizlik ve inşaat sektörleri olduğunu aktaran Dedeoğlu, hükümetin taşeronluğu adeta teşvik eder hale geldiğini de ileri sürdü.
Dedeoğlu, hükümetin taşeron işçiliğin kaldırılması ve bu kesimin kadroya geçirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmasını istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş da grup önerisine ilişkin konuşmasında, alt işverenlikte yaşanan sorunların araştırılması ve giderilmesinin herkesin ortak görüşü olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bu konuda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek Torba Kanun Tasarısı'nda alt işverenliğe yönelik düzenlemeler olduğunu da hatırlatan Muş, bu düzenlemelere de değindi.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de öneriye ilişkin konuşmasında AK Parti'nin algı yönetimi konusunda çok başarılı olduğunu, Torba Kanun Tasarısının içeriği konusunda da aynı başarıyı sergilediğini söyledi. Çelebi, tasarının taşeronlaşmayı kaldıracak düzenlemeleri içeriyormuş gibi bir algı yaratıldığını belirterek, ancak durumun böyle olmadığını savundu. Hükümetin taşeron işçilerle ilgili yargı kararlarını uygulamadığını ifade eden Çelebi, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Görünen tablonun arkasında 11 milyon kayıt dışı çalışan var. Ve 11 milyon kayıt dışı çalışanın özellikle özel sektör bünyesindeki büyük bölümü bu işçileri taşeronda çalıştırmaktadır. Bu taşeron bir sömürü sistemidir. Bu sömürü sisteminden Türkiye'nin bir an evvel arınması gerekiyor. Taşeron, işçi ölümlerinin sebebidir, denetimsizliktir, hakkın emeğin parayla satıldığı bir zulüm sistemidir."
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise Meclis'te de taşeron işçilik uygulaması olduğunu ifade ederek, "Meclis'i de taşeronlaştırdınız. Bir bu eksikti" dedi.
Torba Kanun Tasarısı'ndaki düzenlemelerin taşeronlaşmanın önüne geçebilecek bir niteliği olmadığını söyleyen Kaplan, "İki hafta bunları konuşacağız. Kamu kurumları hastanesi, üniversitesi, belediyesi, karayolları bütün kurumları madem ki alt işveren tutacak ve bu şekilde işçileri sömürecek, sendikal haklarını yok edecek. Sizin vicdanınız buna el veriyor mu?" diye sordu.
Kaplan, taşeron işçilikle mücadelenin, herkesin işbirliği yapması ve ortak tavır sergilemesi gereken bir konu olduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi oylanarak, reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Soma'daki faciadan sonra madencilere yönelik düzenlemeler ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını da içeren "torba tasarının" görüşülmesine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Malatya'daki kayısı üreticilerinin don felaketinden kaynaklanan zararlarına dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin ön sırasına alınmasına ve 6 bölüm halinde görüşülmesine, bazı uluslararası anlaşmalar ve protokollerin onaylanmasına ilişkin tasarıların da ön sıraya alınmasına ilişkin grup önerisi okundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM Genel Kurulu'nda, tasarılara ilişkin raporların görüşülmesi gerektiğini, ancak AK Parti'nin önerisinde rapor olmadığını, bu nedenle de önerinin işleme alınamayacağını iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de AK Parti'nin önerisine itiraz ederek, tasarının görüşülemeyeceğini söyledi.
Vural ve Hamzaçebi'nin sözlerine itiraz eden AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, öneride bir eksiklik olmadığını, tasarının görüşülebileceğini ifade etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, daha sonra birleşime ara vererek, grup başkanvekillerini Başkanlık Divanı arkasında bölüme davet etti.
Akşener, grup başkanvekilleriyle yaptığı görüşmenin ardından muhalefet partisi milletvekillerinin itirazlarını dikkate alarak usul tartışması açtı. Tartışmada lehte ve aleyhte görüşlerin açıklanmasının ardından Akşener, tutumunda bir değişiklik olmadığını ifade ederek, AK Parti Grup önerisini oylamaya sundu.
AK Parti grup önerisinin kabul edilmesinin ardından, 148 maddelik İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Bu arada, Genel Kurul'da, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, bedelli askerlikle ilgili, Askerlik Kanunu'nda değişiklik yapan kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
Görüşmeler sırasında, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Genel Kurul salonunda, CHP Grubu'nun yanında olan MHP sıralarına oturdu. Arkadaşları tarafından uyarılan Genç, MHP sırasından kalkarak CHP sırasına geçti ve gülerek, "Yakın diye oraya oturdum" dedi.
"Torba tasarının" görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu'nda, açılan usul tartışmasının ardından iki kez toplantı yeter sayısı bulunamayınca bugünkü çalışmalar tamamlandı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Genel Kurul'da, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5 sayfa tutan başlığını okuduktan sonra, Hükümet ve komisyon yerini aldı.
Daha sonra, yerinden ayağa kalkan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, torba tasarının kitapçık olarak basılmış hali ile Meclis internet sayfasındakinin aynı olmadığını iddia ederek, "Hangisine itibar edelim? O nedenle, bu farklılık giderilinceye kadar görüşmelere ara verilmesini talep ediyorum" dedi.
Bunun üzerine AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır, "Emredersiniz" deyince Hamzaçebi, "Kim o, oradan ukalalık yapan" diye konuştu. Kacır da sıraya vurup ayağa kalkarak, "Ne ukalalığı, ben söyledim, sensin ukala" yanıtını verdi.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi.
Aradan sonra açılan birleşimde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin önerge verdi. Ancak önerge işleme alınmadı.
Akşener, daha sonra tasarının Anayasa'ya aykırı olduğu ve komisyona iade edilmesi gerektiği konusunda usul tartışması açtı. Akşener, konuşmaların ardından tutumunda bir değişiklik olmadığını belirtti.
TBMM Başkanvekili Akşener, milletvekillerini, birbirlerine hitap ederken kırıcı olmamaları konusunda uyardı.
CHP, usul tartışmasının ardından yoklama istedi. Meral Akşener, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamayınca, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 4 eski bakan hakkındaki fezlekelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine tepki göstererek, "Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı komisyon toplantısı yapmaksızın 4 bakanla ilgili fezlekeleri doğrudan cumhuriyet savcılığına iade edilmesine karar vermiştir. Komisyon başkanı burada açıkça hukuku ayaklar altına almıştır ve suç işlemiştir" dedi.
Gündem dışı söz alan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'de mültecilerin ve kaçak göçmenlerin sebep olduğu sorunlara değindi.
Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle kaçak göçmen sorununu oldukça yoğun yaşadığına işaret eden Yılmaz, Irak ve Suriye'de yaşananların ardından kaçak göçmen ve mülteci sorunlarının artış gösterdiğine dikkati çekti. Ülkenin her yerinde binlerce kaçak göçmenin dilencilik, hırsızlık ve fuhuş gibi olaylara karıştığını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
"Zorda kalan insanlara kesinlikle yardım edilmelidir. Ancak bunu bir usul, yönetmelik ve belirli bir politika içinde kayıtlı bir şekilde yapmak esastır. Dünyada ve komşularımızda yüzbinlerce insan zor durumdadır. Sadece Suriyeliler değil, Irak'ta Türkmen kardeşlerimiz, Çin'de Uygur Türkleri de çok zor durumdadır. Suriyelilere ülkenin kapılarını kayıt kuyut aramadan açan Dışişleri Bakanımız her ne hikmetse Uygur Türklerini aylarca havalimanında bekletebiliyor."
Yılmaz, ülkede kayıtsız ve kontrolsüz şekilde kol gezen bu soruna karşı iktidarın daha duyarlı olmasını istedi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de Kıbrıs Barış Harekatının 40. yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, harekata yol açan sürece değindi. Harekat sonrasında da KKTC'ye yönelik önemli çalışmalar yapıldığını belirten Öz, AK Parti iktidarlarının Kıbrıs konusunda ciddi adımlar attığını ve adada çözümsüzlüğü değil, çözümü odak alan yaklaşımlar sergilediğini anlattı.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ise Ankara'nın spor sorunları hakkında gündem dışı konuşma yaptı.
Ankaragücü Spor Klübünün Türkiye'nin en köklü spor kurumlarından biri olduğunu ifade eden Nazlıaka, klübün son dönemde bir ailenin kişisel ihtirasları nedeniyle sıkıntılı günler geçirdiğini söyledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının takımın taraftarlarını bir oy deposu olarak gördüğünü ileri süren Nazlıaka, "30 Mart 2014 seçimleri öncesinde Büyükşehir Belediye Meclisi bir karar çıkardı. Bu karara göre Ankaragücü'ne 2 milyon TL bağış yapılacaktı. Bugüne kadar kaç lira bağış yapıldı? Sıfır lira. İşte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ankaralıların ve Ankaragücü taraftarının duygularıyla böyle oynamaktadır" dedi.
Nazlıaka, başta Ankara milletvekilleri olmak üzere herkesin bu köklü spor klübünün sorunlarına duyarlı olmasını istedi.
Gündem dışı konuşmaların ardından bazı milletvekilleri ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli yerlerinden söz alarak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını kınadılar.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, konuşmasında 4 eski bakan hakkındaki fezlekelerin yer aldığı klasörlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade etmesini de eleştirdi.
Vural, şunları kaydetti:
"Soruşturma komisyonu başkanı kendisine vazife olmayacak şekilde Meclis soruşturmasını engellemek ve millet egemenliğinin tesis edilmesini geciktirmek amacıyla bu fezlekeleri iade etmiştir. Böylesine hukuksuzluğun yaşandığı bu komisyonun Meclis soruşturmasını selametle sona erdirmesi mümkün değildir. MHP olarak bu konuda mücadelemizi sürdüreceğiz. Rüşvet ve yolsuzluk yapanların TBMM ve hukuk önünde hesap vermesini muhakkak temin edeceğiz."
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de yerinden yaptığı konuşmada fezlekelerin iade edilmesine tepki gösterdi. Hamzaçebi, "Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı komisyon toplantısı yapmaksızın 4 bakanla ilgili fezlekelerin doğrudan cumhuriyet savcılığına iade edilmesine karar vermiştir. Komisyon başkanı burada açıkça hukuku ayaklar altına almıştır ve suç işlemiştir. Ancak buradan şunu bütün gücümüzle ifade ediyoruz, bu fezlekelerde yer alan iddiaları hiç kimse örtbas edemeyecektir" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İstanbul Esenyurt'taki Muhammediye Camisi'nde yakıldığını iddia ettiği Kuran-ı Kerim'i kürsüden gösterdi.
HDP, Danışma Kurulu'nda anlaşma sağlanamaması üzerine, IŞİD ve El Nusra'ya ilişkin araştırma önergesini Genel Kurul'a getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP'li Özgündüz, terör örgütü IŞİD'in başının, Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi olduğunu iddia ederek, AK Parti'ye, "Siz onu Türkiye'de misafir ediyorsunuz" dedi.
Esenyurt'ta, Muhammediye Camisi'ndeki yangına değinen Özgündüz, yangında zarar gördüğünü iddia ettiği Kuran-ı Kerim'i milletvekillerine gösterdi. Özgündüz, "Bu mübarek Kuran-ı Kerim'i yaktılar, Allah kahretsin. Bunu kınamadınız bile. 'Camiye ayakkabı ile girildi, içki içildi' diye ortalığı velveleye verdiniz ama bunu kınamadınız bile. Siz sadece bu mübarek Kuran'ın ticaretini yapıyorsunuz. Samimi değilsiniz. Allah'tan korkun, buna saygınız yok mu? Başka bir ülkede yakılsa ortalığı ayağa kaldırmıştınız. Bunu bir kınayın, 'bu teröristtir' deyin. Başbakan, Hükümet kınamadı bile. Katil, vahşi, gözü dönmüş bu pislik anlayışlardan Allah ülkemizi uzak etsin" diye konuştu.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, Tarık Haşimi'nin, Irak'taki iktidarın Sünnilere yönelik kıyıcı politikasından dolayı Irak'tan kaçtığını ve Türkiye'ye sığınmak zorunda kaldığını söyleyerek, "Biz her türlü mazluma destek vermiyor muyuz? Bütün mazlumlar bizim için kutsaldır" dedi.
Tekrar kürsüye gelen Özgündüz, "Tarık Haşimi niye kaçtı? Şii Maliki... Hangi ülkenin Başbakanı konuşulurken Sünni Mursi, Sünni Saddam deniliyor? Haşimi Irak'ta idama mahkum oldu tamam ama niye besliyorsun, defolsun gitsin, cehennemin dibine kadar gitsin. 'Emevi Camisi'nde cuma namazı kılacağız' derken bile mezhepçilik yapıyorsunuz" diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AK Parti'nin mübarek Ramazan'da Kuran-ı Kerim'in yakılmasını kınamadığını savundu.
IŞİD'in katliamlarının gündeme getirilmediğini ileri süren Oğan, IŞİD saflarında 5 bine yakın Türk'ün olduğunu iddia etti.
Oğan, IŞİD'in Avrupa'daki Türkler üzerinde etkili olduğunu ve oralardan da örgüte katılım olduğunu belirterek, "Bir süre sonra IŞİD'in doğal müttefikleri ortaya çıkacaktır. IŞİD'in sosyal medya üzerinden gönderdiği bir talimatla, Meclis de dahil olmak üzere, bir çok yere etkili saldırılar düzenleyebilecek elemanlar, internet üzerinden online yetiştiriliyor. İçişleri Bakanı Peygamber efendimize laf edeceğine bunlarla ilgilensin. Bugün hiç bir terör örgütünde olmayan sosyal medya desteği IŞİD'in elinde var. IŞİD, insanlarımızı etkileyerek inandırılmış terörist haline getirebiliyor. IŞİD'in Türkiye'deki ayakları başta olmak üzere, Ramazan boyunca camilerde para toplayanlar başta olmak üzere, IŞİD'e Türkiye'den giden yardımların bir an önce mercek altına alınması lazım" diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, "Sosyal haklardan mahrum, geleceği olmayan ve sendikasız çalışmaya mahkum edilen taşeron işçiler bu konuda hükümetten, özellikle de TBMM'den yeni yasalar beklemektedirler" dedi.
Dedeoğlu, partisinin, taşeron işçilerin sorunlarının araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırması önergesinin bugün görüşülmesiyle ilgili grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye'de çalışma hayatının en önemli sorunlarından birinin taşeron işçilik olduğuna dikkati çekti.
Taşeron işçiliğin başta hastaneler olmak üzere her alanda hissedilir şekilde arttığını savunan Dedeoğlu, "Sosyal haklardan mahrum, geleceği olmayan ve sendikasız çalışmaya mahkum edilen taşeron işçiler bu konuda hükümetten, özellikle de TBMM'den yeni yasalar beklemektedirler. Bu son torba yasanın içerisinde taşeron işçilerin çalışmaları ile ilgili birtakım düzenlemeler yapılmış ama yeterli değildir" dedi.
Kamuda yaklaşık 586 bin özel sektörde ise 420 bin kişinin taşeron işçi olarak çalıştığını, taşeron işçiliğin en yaygın olduğu sektörün ise temizlik ve inşaat sektörleri olduğunu aktaran Dedeoğlu, hükümetin taşeronluğu adeta teşvik eder hale geldiğini de ileri sürdü.
Dedeoğlu, hükümetin taşeron işçiliğin kaldırılması ve bu kesimin kadroya geçirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmasını istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş da grup önerisine ilişkin konuşmasında, alt işverenlikte yaşanan sorunların araştırılması ve giderilmesinin herkesin ortak görüşü olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bu konuda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek Torba Kanun Tasarısı'nda alt işverenliğe yönelik düzenlemeler olduğunu da hatırlatan Muş, bu düzenlemelere de değindi.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de öneriye ilişkin konuşmasında AK Parti'nin algı yönetimi konusunda çok başarılı olduğunu, Torba Kanun Tasarısının içeriği konusunda da aynı başarıyı sergilediğini söyledi. Çelebi, tasarının taşeronlaşmayı kaldıracak düzenlemeleri içeriyormuş gibi bir algı yaratıldığını belirterek, ancak durumun böyle olmadığını savundu. Hükümetin taşeron işçilerle ilgili yargı kararlarını uygulamadığını ifade eden Çelebi, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Görünen tablonun arkasında 11 milyon kayıt dışı çalışan var. Ve 11 milyon kayıt dışı çalışanın özellikle özel sektör bünyesindeki büyük bölümü bu işçileri taşeronda çalıştırmaktadır. Bu taşeron bir sömürü sistemidir. Bu sömürü sisteminden Türkiye'nin bir an evvel arınması gerekiyor. Taşeron, işçi ölümlerinin sebebidir, denetimsizliktir, hakkın emeğin parayla satıldığı bir zulüm sistemidir."
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise Meclis'te de taşeron işçilik uygulaması olduğunu ifade ederek, "Meclis'i de taşeronlaştırdınız. Bir bu eksikti" dedi.
Torba Kanun Tasarısı'ndaki düzenlemelerin taşeronlaşmanın önüne geçebilecek bir niteliği olmadığını söyleyen Kaplan, "İki hafta bunları konuşacağız. Kamu kurumları hastanesi, üniversitesi, belediyesi, karayolları bütün kurumları madem ki alt işveren tutacak ve bu şekilde işçileri sömürecek, sendikal haklarını yok edecek. Sizin vicdanınız buna el veriyor mu?" diye sordu.
Kaplan, taşeron işçilikle mücadelenin, herkesin işbirliği yapması ve ortak tavır sergilemesi gereken bir konu olduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi oylanarak, reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Soma'daki faciadan sonra madencilere yönelik düzenlemeler ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını da içeren "torba tasarının" görüşülmesine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Malatya'daki kayısı üreticilerinin don felaketinden kaynaklanan zararlarına dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin ön sırasına alınmasına ve 6 bölüm halinde görüşülmesine, bazı uluslararası anlaşmalar ve protokollerin onaylanmasına ilişkin tasarıların da ön sıraya alınmasına ilişkin grup önerisi okundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM Genel Kurulu'nda, tasarılara ilişkin raporların görüşülmesi gerektiğini, ancak AK Parti'nin önerisinde rapor olmadığını, bu nedenle de önerinin işleme alınamayacağını iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de AK Parti'nin önerisine itiraz ederek, tasarının görüşülemeyeceğini söyledi.
Vural ve Hamzaçebi'nin sözlerine itiraz eden AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, öneride bir eksiklik olmadığını, tasarının görüşülebileceğini ifade etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, daha sonra birleşime ara vererek, grup başkanvekillerini Başkanlık Divanı arkasında bölüme davet etti.
Akşener, grup başkanvekilleriyle yaptığı görüşmenin ardından muhalefet partisi milletvekillerinin itirazlarını dikkate alarak usul tartışması açtı. Tartışmada lehte ve aleyhte görüşlerin açıklanmasının ardından Akşener, tutumunda bir değişiklik olmadığını ifade ederek, AK Parti Grup önerisini oylamaya sundu.
AK Parti grup önerisinin kabul edilmesinin ardından, 148 maddelik İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Bu arada, Genel Kurul'da, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, bedelli askerlikle ilgili, Askerlik Kanunu'nda değişiklik yapan kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
Görüşmeler sırasında, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Genel Kurul salonunda, CHP Grubu'nun yanında olan MHP sıralarına oturdu. Arkadaşları tarafından uyarılan Genç, MHP sırasından kalkarak CHP sırasına geçti ve gülerek, "Yakın diye oraya oturdum" dedi.
"Torba tasarının" görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu'nda, açılan usul tartışmasının ardından iki kez toplantı yeter sayısı bulunamayınca bugünkü çalışmalar tamamlandı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Genel Kurul'da, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5 sayfa tutan başlığını okuduktan sonra, Hükümet ve komisyon yerini aldı.
Daha sonra, yerinden ayağa kalkan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, torba tasarının kitapçık olarak basılmış hali ile Meclis internet sayfasındakinin aynı olmadığını iddia ederek, "Hangisine itibar edelim? O nedenle, bu farklılık giderilinceye kadar görüşmelere ara verilmesini talep ediyorum" dedi.
Bunun üzerine AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır, "Emredersiniz" deyince Hamzaçebi, "Kim o, oradan ukalalık yapan" diye konuştu. Kacır da sıraya vurup ayağa kalkarak, "Ne ukalalığı, ben söyledim, sensin ukala" yanıtını verdi.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi.
Aradan sonra açılan birleşimde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin önerge verdi. Ancak önerge işleme alınmadı.
Akşener, daha sonra tasarının Anayasa'ya aykırı olduğu ve komisyona iade edilmesi gerektiği konusunda usul tartışması açtı. Akşener, konuşmaların ardından tutumunda bir değişiklik olmadığını belirtti.
TBMM Başkanvekili Akşener, milletvekillerini, birbirlerine hitap ederken kırıcı olmamaları konusunda uyardı.
CHP, usul tartışmasının ardından yoklama istedi. Meral Akşener, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamayınca, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
