2008-02-09 - 11:00
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Suha Okay, TBMM Genel Kurulunda bugün yapılacak anayasa değişikliğinin ikinci tur oylaması öncesinde Parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
CHP Grup Başkanvekilleri, yükseköğretimde
başörtüsüne serbestlik getiren anayasa değişikliği oylamasının hemen
öncesinde, ''Anayasa değişikliğine 'evet' diyecek tüm milletvekillerini
sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu kargaşaya, maceraya sürükleyecek,
girişimlerden vazgeçmek için açık çağrıda bulunuyoruz'' diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Suha
Okay, TBMM Genel Kurulunda bugün yapılacak anayasa değişikliğinin ikinci
tur oylaması öncesinde Parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Anadol, yapılmak istenenin ''Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına geri
götürmek ve 85 yıllık Cumhuriyetin rövanşını almak'' olduğunu ifade
ederek, ''Anayasa değişikliğine 'evet' diyecek tüm milletvekillerini
sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu kargaşaya, maceraya sürükleyecek,
girişimlerden vazgeçmek için açık çağrıda bulunuyoruz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, AK Parti, DTP ve MHP milletvekillerini bu doğrultuda
göreve davet etti.
Okay da Cumhuriyet ve değerleriyle daha fazla oynanmamasını isteyerek,
işin yargıya kalmadan, sağduyunun egemen olmasını temenni etti.
Anadol, bugünün; 85 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, en önemli
tarihsel günlerden biri olduğunu ifade ederek, ''Türkiye Cumhuriyeti,
yaşamında belki de bu kadar büyük bunalımlara gebe olmamıştı'' dedi.
CHP olarak, gelişmelerden endişe ve kuşku duyduklarını dile getiren
Anadol, toplumun, esenlikli bir yaşama kavuşması için çok büyük
engellerle karşı karşıya olduğunu savundu.
Anadol, bugünü, Türkiye Cumhuriyeti'nin Büyük Ortadoğu Projesi ve ılımlı
İslam projesinin hayata geçirilmesi için önemli bir aşamanın yaşanacağı
gün olarak değerlendirdi.
Anayasa değişikliğinin, masum bir öğrenim, öğretim özgürlüğü şeklinde
sunulduğunu belirten Anadol, ''Anayasanın 2. maddesini doğrudan hedef
alarak, bu maddenin arkasından dolaşarak, laiklik ilkesini ortadan
kaldıran, Cumhuriyetin kuruluş felsefesini yok eden bir tertiple karşı
karşıya olduklarını'' söyledi.
''Başbakanın prenslerinden, maalesef milletvekili sıfatı taşıyan Egemen
Bağış, milletvekillerinin de türbanlı olarak Meclise girmesini söyledi''
diyen Anadol, Bağış'ın daha sonra bir açıklamayla, bu sözlerini tekzip
etmek istediğini ifade etti.
Anadol, yapılmak istenenin, Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına geri
döndürmek ve 85 yıllık Cumhuriyetten rövanş almak olduğunu ileri
sürerek, ''Siyasi polemik olsun diye değil, çatışma kültürünün bir
parçası olarak değil, AKP, MHP, DTP ve anayasa değişikliğine evet
diyecek tüm milletvekillerini sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu
kargaşaya sürükleyecek, Türkiye'yi maceraya itecek bu girişimden
vazgeçmelerini istiyoruz. Açık çağrıda bulunuyoruz'' diye konuştu.
-''DİNİ REFERANS ALAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ''-
Kemal Kılıçdaroğlu da Türkiye'nin, 85 yıllık tarihinde ilk kez, dini
referans alarak, anayasasında değişiklik yaptığını, bunun Kurtuluş
Savaşı'nın ruhuna ve felsefesine aykırı bir dönüşüm olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin çok önemli bir kırılma noktasına geldiğini belirten
Kılıçdaroğlu, toplumun hızla bölündüğünü ve ayrıştığını söyledi.
''Nasıl oluyor, bir ülkede bir anayasa değişikliği oluyor, buna karşı
milyonlarca insan tepkilerini gösteriyor?'' diye soran Kılıçdaroğlu,
bunun, toplumdaki tehlikeli ayrışmanın çok önemli bir başlangıcı
olduğunu ifade etti.
Ayrışmanın sadece üniversitelere değil, toplumun her alanına gireceğini
savunan Kılıçdaroğlu, bunun sağlık, milli eğitim alanında görüldüğünü
söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''sorunu çözeceğiz'' diye hareket edenlerin, çok daha
büyük soruna zemin hazırladıklarını kaydetti. Toplumun ayrışması üzerine
anayasa değişikliği yapmanın tehlikeli olduğuna işaret eden
Kılıçdaroğlu, ''Yapılan değişiklikler, oy kaygısının çok daha ötesinde,
doğrudan rejimi hedef alan, bu amacını hemen hemen hiçbir ortamda
gizlemeyen, dile getiren bir siyasal düşüncenin Türkiye'yi getirmek
istediği noktadır'' diye konuştu.
''Kamuda türban yasaktır'' söylemlerinin tümüyle aldatmaca olduğunu
ifade eden Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarının merkez
ve taşra örgütlerinde türbanlıların çalıştığını savundu.
Kılıçdaroğlu, ''AKP iktidarı, üniversiteleri aşamadığı için anayasal
değişiklik yapıyor, bürokrasiyi zaten aşmış, bürokraside zaten herkes
istediği gibi giyiniyor. Toplumu, parlamenterleri sağduyuya davet etmek,
85 yılın kazanımlarını bir kalemde çöpe atılmasına engel olmak, toplumda
diyaloğu, hoşgörüyü egemen kılmak için AKP, MHP ve DTP milletvekillerini
göreve davet ediyoruz'' dedi.
-''SAĞDUYU EGEMEN OLUR''-
Hakkı Suha Okay da bir yandan katsayıyla, diğer yandan da Yargıtayın
yapısıyla oynanmak istendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''Cumhuriyetin kazanımlarıyla, aydınlanma devriminden rövanş almak
isteyen siyasal iktidar, yargıyı, yükseköğrenimi ele geçirmek isterken,
bir yandan da anayasanın değişmez kurallarını devre dışı bırakmak
istiyor. Son kez bir çağrıda daha bulunuyoruz. Cumhuriyet ile değerleri
ve nitelikleriyle daha fazla oynamayın. Oylamadan sonra Türkiye'de bir
başka laiklik tanımı başlayacak. Biz bu konuda anayasal kurumlara
güveniyoruz. Yargısal süreçteki başvurumuzu devam ettireceğiz. Dilerim
iş yargıya taşınmadan, sağduyu egemen olur ve bu hatalı gidişe dur
derler.''
başörtüsüne serbestlik getiren anayasa değişikliği oylamasının hemen
öncesinde, ''Anayasa değişikliğine 'evet' diyecek tüm milletvekillerini
sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu kargaşaya, maceraya sürükleyecek,
girişimlerden vazgeçmek için açık çağrıda bulunuyoruz'' diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Suha
Okay, TBMM Genel Kurulunda bugün yapılacak anayasa değişikliğinin ikinci
tur oylaması öncesinde Parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Anadol, yapılmak istenenin ''Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına geri
götürmek ve 85 yıllık Cumhuriyetin rövanşını almak'' olduğunu ifade
ederek, ''Anayasa değişikliğine 'evet' diyecek tüm milletvekillerini
sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu kargaşaya, maceraya sürükleyecek,
girişimlerden vazgeçmek için açık çağrıda bulunuyoruz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, AK Parti, DTP ve MHP milletvekillerini bu doğrultuda
göreve davet etti.
Okay da Cumhuriyet ve değerleriyle daha fazla oynanmamasını isteyerek,
işin yargıya kalmadan, sağduyunun egemen olmasını temenni etti.
Anadol, bugünün; 85 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, en önemli
tarihsel günlerden biri olduğunu ifade ederek, ''Türkiye Cumhuriyeti,
yaşamında belki de bu kadar büyük bunalımlara gebe olmamıştı'' dedi.
CHP olarak, gelişmelerden endişe ve kuşku duyduklarını dile getiren
Anadol, toplumun, esenlikli bir yaşama kavuşması için çok büyük
engellerle karşı karşıya olduğunu savundu.
Anadol, bugünü, Türkiye Cumhuriyeti'nin Büyük Ortadoğu Projesi ve ılımlı
İslam projesinin hayata geçirilmesi için önemli bir aşamanın yaşanacağı
gün olarak değerlendirdi.
Anayasa değişikliğinin, masum bir öğrenim, öğretim özgürlüğü şeklinde
sunulduğunu belirten Anadol, ''Anayasanın 2. maddesini doğrudan hedef
alarak, bu maddenin arkasından dolaşarak, laiklik ilkesini ortadan
kaldıran, Cumhuriyetin kuruluş felsefesini yok eden bir tertiple karşı
karşıya olduklarını'' söyledi.
''Başbakanın prenslerinden, maalesef milletvekili sıfatı taşıyan Egemen
Bağış, milletvekillerinin de türbanlı olarak Meclise girmesini söyledi''
diyen Anadol, Bağış'ın daha sonra bir açıklamayla, bu sözlerini tekzip
etmek istediğini ifade etti.
Anadol, yapılmak istenenin, Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına geri
döndürmek ve 85 yıllık Cumhuriyetten rövanş almak olduğunu ileri
sürerek, ''Siyasi polemik olsun diye değil, çatışma kültürünün bir
parçası olarak değil, AKP, MHP, DTP ve anayasa değişikliğine evet
diyecek tüm milletvekillerini sağduyuya davet ediyoruz. Toplumu
kargaşaya sürükleyecek, Türkiye'yi maceraya itecek bu girişimden
vazgeçmelerini istiyoruz. Açık çağrıda bulunuyoruz'' diye konuştu.
-''DİNİ REFERANS ALAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ''-
Kemal Kılıçdaroğlu da Türkiye'nin, 85 yıllık tarihinde ilk kez, dini
referans alarak, anayasasında değişiklik yaptığını, bunun Kurtuluş
Savaşı'nın ruhuna ve felsefesine aykırı bir dönüşüm olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin çok önemli bir kırılma noktasına geldiğini belirten
Kılıçdaroğlu, toplumun hızla bölündüğünü ve ayrıştığını söyledi.
''Nasıl oluyor, bir ülkede bir anayasa değişikliği oluyor, buna karşı
milyonlarca insan tepkilerini gösteriyor?'' diye soran Kılıçdaroğlu,
bunun, toplumdaki tehlikeli ayrışmanın çok önemli bir başlangıcı
olduğunu ifade etti.
Ayrışmanın sadece üniversitelere değil, toplumun her alanına gireceğini
savunan Kılıçdaroğlu, bunun sağlık, milli eğitim alanında görüldüğünü
söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''sorunu çözeceğiz'' diye hareket edenlerin, çok daha
büyük soruna zemin hazırladıklarını kaydetti. Toplumun ayrışması üzerine
anayasa değişikliği yapmanın tehlikeli olduğuna işaret eden
Kılıçdaroğlu, ''Yapılan değişiklikler, oy kaygısının çok daha ötesinde,
doğrudan rejimi hedef alan, bu amacını hemen hemen hiçbir ortamda
gizlemeyen, dile getiren bir siyasal düşüncenin Türkiye'yi getirmek
istediği noktadır'' diye konuştu.
''Kamuda türban yasaktır'' söylemlerinin tümüyle aldatmaca olduğunu
ifade eden Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarının merkez
ve taşra örgütlerinde türbanlıların çalıştığını savundu.
Kılıçdaroğlu, ''AKP iktidarı, üniversiteleri aşamadığı için anayasal
değişiklik yapıyor, bürokrasiyi zaten aşmış, bürokraside zaten herkes
istediği gibi giyiniyor. Toplumu, parlamenterleri sağduyuya davet etmek,
85 yılın kazanımlarını bir kalemde çöpe atılmasına engel olmak, toplumda
diyaloğu, hoşgörüyü egemen kılmak için AKP, MHP ve DTP milletvekillerini
göreve davet ediyoruz'' dedi.
-''SAĞDUYU EGEMEN OLUR''-
Hakkı Suha Okay da bir yandan katsayıyla, diğer yandan da Yargıtayın
yapısıyla oynanmak istendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''Cumhuriyetin kazanımlarıyla, aydınlanma devriminden rövanş almak
isteyen siyasal iktidar, yargıyı, yükseköğrenimi ele geçirmek isterken,
bir yandan da anayasanın değişmez kurallarını devre dışı bırakmak
istiyor. Son kez bir çağrıda daha bulunuyoruz. Cumhuriyet ile değerleri
ve nitelikleriyle daha fazla oynamayın. Oylamadan sonra Türkiye'de bir
başka laiklik tanımı başlayacak. Biz bu konuda anayasal kurumlara
güveniyoruz. Yargısal süreçteki başvurumuzu devam ettireceğiz. Dilerim
iş yargıya taşınmadan, sağduyu egemen olur ve bu hatalı gidişe dur
derler.''
