2010-09-13 - 14:41
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ''Muhalefetle, sivil toplum örgütleriyle işbirliği yaparak, uzlaşarak, Türkiye'nin birikimini buraya yansıtarak, yeni bir anayasa hazırlarız. Türkiye'ye yakışan da budur. Halkımız yüzde 58 ile zaten bunun yapılması gerektiği mesajını vermiştir'' dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ''Muhalefetle, sivil toplum örgütleriyle
işbirliği yaparak, uzlaşarak, Türkiye'nin birikimini buraya yansıtarak, yeni bir anayasa
hazırlarız. Türkiye'ye yakışan da budur. Halkımız yüzde 58 ile zaten bunun yapılması
gerektiği mesajını vermiştir'' dedi.
Çelik, TBMM'de yaptığı açıklamada, ''CHP'nin hiçbir seçimden sonra
kaybettiğini itiraf edemediğini, demokrasilerde, kaydettiğini ifade etmenin,
gerekli analizleri yapmanın, gelecek açısından avantaj sağladığını'' söyledi.
Hüseyin Çelik, ''CHP'nin bu özeleştiriyi yapan parti görünümünde olmadığı, bu
süreçten gerekli dersleri çıkaramadığı'' görüşünü savundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dünkü değerlendirmesinde
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı suçladığını ifade eden Çelik, bunu
doğru bulmadığını kaydetti.
Çelik, sahada oynayan futbolcuların maç sırasında faul yapabileceğini,
birbirlerine çelme takıp, seslerini yükseltebileceğini dile getirerek, ''Ama maç
bittikten sonra öpüşmeleri, kucaklaşmaları, el sıkışmaları, forma değiştirmeleri
centilmenlik gereğidir'' dedi. Başbakan Erdoğan'ın dünkü açıklamasının,
centilmenlik örneği olduğunu ifade eden Çelik, bu tavrın CHP ve MHP'den de
gelmesini beklediklerini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, erken seçim çağrısını da
değerlendiren Çelik, özetle şunları kaydetti:
''Yenilen güreşçi, genelde güreşe doymaz. Sayın Bahçeli, kendi ili
Osmaniye'de bile kaybetmiştir. Bugün seçim olsa CHP ve MHP'nin avantajlı
çıkmayacağını kendileri de biliyorlar.
Sonuç ne olursa olsun Türkiye'de seçimler zamanında yapılacak. Halktan
aldığımız yüzde 58'lik oy elbette önemlidir ama yüzde 42'lik oyu da yabana
atmıyoruz. Onlarla ilgili de en ince detaylarına kadar analizler yapacağız.
Bu referandumda 'hayır' oyu kullananların gerekçelerini de
değerlendireceğiz. Yüzde 42'lik oy kitlesi içerisinde peşin hükümler, ideolojik
saplantılarla verilen oylar vardır ama yüzde 42'inin hepsini bu şekilde
değerlendirmiyoruz. Sahil kentlerindekilerin, 2007 ve 2010 referandumun
tercihleri aşağı yukarı aynıdır. Niçin böyle bir tercihte bulundukları, üzerinde
çalışmamız gereken husustur. Bu referandumda muhalefet partilerinin hiçbiri
kazanmamıştır.''
Çelik, BDP'nin referanduma yönelik boykotuna ilişkin olarak ise şu
değerlendirmelerde bulundu:
''Boykotta kendisini başarılı addedebilir ama Güneydoğu'nun 9, Doğu
Anadolu'nun 14 ili esas alınırsa, buralarda tartışmasız birinci parti AK
Parti'dir. BDP'nin belediyelere sahip olduğu 8 ili esas alırsanız, Tunceli ve
Iğdır'da BDP'li belediyeler var, burada boykot tutmamıştır. Iğdır'da 2007
referandumundan daha fazla katılım vardır. Şırnak ve Hakkari'de ciddi anlamda
BDP'nin boykotunun tuttuğu görülüyor.
Diyarbakır'da 2007 referandumda hiçbir boykot, tehdit ve telkin söz
konusu değilken, katılım yüzde 53'tür. Bu referandumda yüzde 35 olmuştur. Siz
hastayı, gurbete, çalışmaya gideninin hepsini kendinize sayarsanız bu doğru bir
yaklaşım olmaz. BDP ve onun uzantıları, özellikle Şırnak, Hakkari, Diyarbakır,
Van, Batman'da ciddi manada telkinin çok ötesine geçen tehditlerde
bulunmuşlardır. Bütün bu çabalara rağmen bu sonucun BDP için de tatmin edici
olduğunu söyleyemem.''
Çelik, yeni anayasaya yönelik takvime ilişkin soruya da şu karşılığı
verdi:
''Anayasa referandum kitapçığımızda 2011 seçimlerinden sonra halkımızın
yetki vermesi halinde, tamamen yeni, çağdaş, demokratik standartları yüksek olan,
hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasa yapacağımızı ifade ettik.
2011 seçimlerinden sonra ümit ediyoruz ki TBMM'deki tablo bunu yapmaya
müsait olur. Muhalefetle, sivil toplum örgütleriyle işbirliği yaparak, uzlaşarak,
Türkiye'nin birikimini buraya yansıtarak, yeni bir anayasa hazırlarız. Türkiye'ye
yakışan da budur. Halkımız yüzde 58 ile zaten bunun yapılması gerektiği mesajını
vermiştir.''
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun referandumda oy kullanamamasına ilişkin bir soruyu, ''Sayın
Kılıçdaroğlu, bir 'hayır' oyu eksik vererek, memlekete hayırlı bir iş yapmıştır.
Ama kendisine bile hayrı olmamıştır. Halktan hayır oyu isteyeceksiniz, ancak onu
kullanamayacaksınız. Bu ciddi bir özensizliktir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir
özeleştiri yapması gerekiyor'' diye yanıtladı. (14:41)
