2014-02-27 - 15:25
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu bakanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi. Genel Kurul'da, dershanelerle ilgili düzenlemeleri de içeren tasarının 5 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu bakanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ve MHP Kütahya milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, ülkenin ekonomik sorunlarıyla ilgili yaptığı gündemdışı konuşmada, halkın ekonomik sorunlarının hamasi nutuklarla geçiştirilemeyeceğini belirterek, "Halk patlama noktasındadır. Esnaf kepenk kapatıyor. Çiftçi, köylü bitmiştir. Emeklilerin yüzde 80'i açlık sınırının altındadır. 7 milyon işsiz, aç ve sefil sokaklardadır. Takipteki icra dosyası sayısı 20 milyonu geçmiştir. Hükümet, 17 Aralık'tan sonra kendi derdine düştü. Çalınan, taşınan milletin parasıdır" dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da ilindeki sorunları gündemdışı konuşmasında dile getirdi. Işık, bölgenin küçülen tek ilinin Kütahya olduğunu belirterek, işsizlik nedeniyle gençlerin başka illere gittiğini söyledi. Kütahya'ın bölgenin en fakir ve en borçlu kenti haline geldiğini savunan Işık, Hükümet'in sorunları çözmesini istedi. Işık, kent hastanesinin 2013 yıında bitirilmesi gerekirken hala temelinin atılmadığını söyledi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay, söz alarak Işık'ın yanlış bilgi verdiğini, kentin sürekli olarak gelişme gösterdiğini söyledi. Kütahya'nın son 10 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım aldığını anlatan Kinay, göçün 1990'lı yıllarda yaşandığını, bugün işsizliğin en az olduğu kentlerden biri olduğunu ifade etti.
Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ da sataşma gerekçesiyle söz alarak, göreve geldiklerinde hastanenin yarım kalan binasını bitirerek hizmete soktuklarını, yeni bir bina için yer arayışına girdiklerinde kentte tartışmalar yaşandığını, yaptıkları ankette Kütahyalıların büyük kısmının binanın yanındaki araziyi uygun bulduğunu anlattı. Akdağ, "Umut ediyorum en kısa zamanda bu yeni bina da hizmete girecektir" dedi.
AK Parti ile MHP Kütahya milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Başkanvekili Mumcu, sataşma gerekçesiyle Kütahya milletvekillerine söz verirken, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin de "Kütahya milletvekilimiz olmaması, kent ile ilgili konuşmayacağımız anlamına gelmez. Milletvekilleri, sadece seçildikleri ilin değil, tüm Tükiye'nin milletvekilidir" diyerek söz istemesi üzerine talebini reddetti.
CHP Tunceli Milletvekili Aygün ise yargı sorunlarıyla ilgili gündemdışı konuşmasında, Deniz Geçmiş'in doğum günü olduğunu hatırlatarak, kaldığı Ulucanlar Cezaevi'nin yaşananların unutulmaması için müzeye dönüştürülmesinin olumlu olduğunu söyledi. Aygün, "Başbakan'ın, Kısıklı ve Urla'daki halkın emeği, alın teri ve emeğinin gasp etmesiyle yapılan villaları da müzecilik için değerlendirilmeli. Ben buna AKP'nin yolsuzluk ve hırsızlık müzesi diyorum. Bu başarıya imza atan başbakan, hırsızlık müzesinin yapılmasından dolayı mahcup olacaktır" diye konuştu.
AK Parti'li bazı milletvekilleri, yerlerinden laf atarak Aygün'e tepki gösterdi.
Genel Kurul'da söz alan grup başkanvekilleri ve bazı milletvekilleri, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı ölümünün 3. yıldönümünde andı.
Öte yandan, Kosova Meclis heyeti, Genel Kurul'a gelerek çalışmaları bir süre izledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin atanamayan öğretmenlerle ilgili verdiği Meclis araştırması önergesi reddedildi.
Önerge üzerinde konuşan BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, öğretmen olmayı hak eden, ancak atanmayan yüzbinlerce gencin mağdur edildiğini belirterek, öğretmen atamalarının Maliye Bakanlığı'nın lütfuna göre değil, ihtiyaçlara ve OECD normlarına göre yapılması gerektiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı rakamlarına göre 130 bin civarında öğretmen ihtiyacı olduğunu dile getiren Dora, öğretmen fazlasının üniversitelerde planlamasız kontenjan ayrılmasından kaynaklandığının altını çizdi.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça da atanamayan öğretmenlerin, eğitim sisteminin en önemli sorunu olduğunu ifade ederek, 300 bini aşkın atanamayan öğretmen bulunduğunu kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, iktidara gelmeden önce mitinglerde atama sözü verdiğini anlatan Havutça, AK Parti iktidarında eğitim fakültelerinin sayısı ile işsiz öğretmen sayısının arttığını vurguladı.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu ise "Atanamayan öğretmenler sorun değildir, bunu sorun haline getiren AKP iktidarıdır" dedi.
Hükümetin getirdiği dershanelerin kapatılmasına ilişkin kanun tasarısıyla 60 bin öğretmenin daha işsiz kalacağını savunan Topcu, "Atanamayan öğretmenler sorunu kartopu halinde daha büyük sorun olarak karşımıza çıkabilecektir" diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş ise 745 bin 871 öğretmenin 396 bin 761'inin AK Parti iktidarında atandığını belirtti.
Dünyanın 1930'lardaki ekonomik buhrandan sora en büyük krizi 2008'de gördüğüne işaret eden Muş, "Birçok ülke kamu personelinde azaltmaya giderken, biz 2008 ve 2009 yıllarında atama yaptık" dedi.
Muş, bütçeden aslan payını son yıllarda eğitimin aldığının altını çizerek, "Eğitimin büyümede, sosyal gelişmede ne kadar önemli yere sahip olduğunun farkındayız. İmkanlar ne kadar iyi olursa o kadar kaliteli eğitim verilecektir" dedi.
BDP'nin grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, yolsuzluk ve rant lobisiyle ilgili Araştırma Önergesi'nin bugün görüşülmesine dair grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanmaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan CHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, 4 dönemdir Ankara'yı yöneten Melih Gökçek'in Meclis kararıyla 4 bin 200 imar değişikliği yaptığını ifade ederek, önemli bölümünün yoğunluk artışı olduğunu kaydetti. 15-20 yıldan beri yoğunluk artışıyla yaratılan rantı iktidarın görmediğini savunan Yılmaz, imar değişikliğinden önce el değiştirmelerin ortaya çıkarılması halinde rant sağlayıcıların görülebileceğini söyledi.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ, Türkiye üzerinde oyun oynandığını, seçilmiş bir iktidara karşı yönelen "17 Aralık darbesi"nin tarihin karanlık sayfalarında yerini alacağını kaydetti. Dağ, CHP'ye, "Sizin adaylarınızı bu örgüt belirlemedi mi? Şimdi sırf iktidara zarar vermek için çeteye geçit veriyorsunuz. Onlara destek olursanız size ayar vermeye devam edecekler. Milletin sizi iktidara getirmesi için çalışın, tehdit ve şantajlara boyun eğmeyin. Tarih duruşunuzu kaydediyor ve sizi affetmeyecek. Bizler de millet de uzun adamın arkasındayız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da öneri lehinde yaptığı konuşmada, yolsuzlukları uzun süreden beri anlattıklarını ifade ederek, özelleştirmelerde önemli yolsuzluklar yapıldığını, TOKİ'yi dolandıran bir firmaya yeni ihaleler verildiğini, eski Bakan Erdoğan Bayraktar'ın bunu kabul ettiğini söyledi. Fakir ailelere dağıtılan kömürde de yolsuzluk yapıldığını ancak üzerine gidilmediğini ileri süren Erdoğdu, bozulmuş ve çürüyen bir düzenle karşı karşıya olduklarını, buna karşı susmayacaklarını, bu düzeni değiştirmek zorunda olduklarını söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada "Usta Kaptan Recep Tayyip Erdoğan ülkesini sakin limanlara ve bahara kavuşturacaktır. Yolsuzluk çamuru bize, AK Parti'ye yakışmaz. Millet AK Parti'yi biliyor. Dün taşıdığınız pankartları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayınızın kapısına ve görebileceği bir yere asın. 30 Mart'ta millet, oynanan oyunlara oylarıyla cevap verecek ve bu oyunu bozacaktır. Başbakanımız 30 Mart'ta yapacağı yeni balkon konuşmasıyla Bosna'yı, Arakan'ı selamlayacak, İzmir'e, Manisa'ya, Diyarbakır'a selam olsun diyecek" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, seçim yaklaştıkça iktidar partisinin büyük telaşa kapıldığını ifade ederek, CHP'nin gerek İstanbul gerekse Ankara'da belediyeleri kazanacak şekilde yerel iktidara yürüdüğünü söyledi. İstanbul'da Mustafa Sarıgül'ün, Ankara'da Mansur Yavaş'ın halkın isteğiyle CHP'den aday olduklarını anlatan Hamzaçebi, İstanbul ve Ankara'yı kaybedeceğini anlayan iktidarın adaylarını nasıl yıpratabilecekleri endişesine kapıldığını savundu.
Hamzaçebi, "12 yıl boyunca cemaatle kol kola girip onları onore edip birlikte camiye gidip namaza durup, 'bir emriniz var mı hoca efendi' deyin, 12. yılda bunları kenara atıp hedefe koymak iki yüzlü siyasettir. 'Ben iyiyim, cemaat kötü' algısını kimse yutmuyor. Siz 30 Mart'ta hesap vereceksiniz ama ondan önce ve sonra da yargıda da hesap vereceksiniz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından MHP grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, astsubayların haklarında 39 yıldır hiçbir iyileştirme yapılmadığını savunarak, bu kesimin sesini duyurmak için son çare olarak 5 Mart'ta ölüm orucuna başlayacağını söyledi.
CHP, astsubay intiharlarının nedenlerinin araştırılması için verdiği Meclis araştırması önergesinin bugün ele alınmasını TBMM Genel Kurulu gündemine grup önerisi olarak getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, 1999'dan bu yana 76, son 3 ayda 9 astsubayın intihar ettiğini belirtti. TSK'da 34 bin subay, 94 bin astsubay bulunduğunu dile getiren Dinçer, astsubayların ekonomik haklarında 39 yıldır hiçbir iyileştirme yapılmadığını savundu.
Dinçer, astsubayların kendilerini ordunun ortadireği olarak gördüğünü, eşitsizlik ve ayrımcılık nedeniyle geleceğe güvenle bakamadıklarını ifade ederek, "5 Mart'ta ölüm orucuna başlayacaklar. Seslerini duyurmak için son çare olarak ölüm orucunu görüyorlar. Temsil tazminatı, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı, komutanlık tazminatı, subaylara var astsubaylara yok" diye konuştu.
BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da şüpheli asker ölümlerine değinerek, sadece astsubay intiharlarının değil, tüm şüpheli asker ölümlerinin araştırılması için Meclis komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise astsubayların sorunlarına duyarsız kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Orduda ayrımcılığa son verilmesi gerektiğini belirten Kalaycı, "Astsubaylar imtiyaz değil, adalet ve eşitlik istemektedir, Meclis olarak duruma el koymamızı istemektedir. Ordunun bel kemiği olan astsubaylar kaderiyle baş başa bırakılmamalıdır. Savaşta ve barışta aynı kaderi paylaşan subay ve astsubayların, külfette beraber olduğu gibi nimette de beraber olmaları sağlanmalıdır" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel hassasiyetinden dolayı CHP'ye teşekkür ederek, ordu içinde sorun olması halinde bunun üzerine gidilmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti iktidarı döneminde astsubaylara bazı iyileştirmeler yapıldığını anlatan Özel, bu kesime birinci derecenin dördüncü kademesine yükselme imkanı verildiğinin altını çizdi.
Özel, OYAK'ta temsil düzeyinde sorunlar olduğunu ve bunun giderilmesi gerektiğini ifade ederek, "Yasal ve idari düzenlemeler yapılacaktır. TSK'nın büyük yükünü astsubaylar çekmekte. Astsubaylara daha iyi yaşam koşulları sağlamak hükümetimizin görevidir. Eldeki imkanlar dahilinde veriliyor" diye konuştu.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, üzerinde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un fotoğrafının de yer aldığı ve "kumpas mağdurlarına özgürlük" yazılı pankartla çıktı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın görüşmeleri sürüyor.
Değişiklik önergeleri üzerinde konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilerin seçiminde yandaşlık olur mu, bu adaletsizliği yapmayın. Öğretmene, millete, halka, çocuklarına düşman bir anlayış olur mu? Her şey para değil. Ülkenin geleceğini düşünün. Para, para, para...Parayla bir şey olmuyor. Vicdan, vicdan, vicdan. İllaki cüzdan, cüzdan, cüzdan değil" dedi.
Kaplan, AK Partili'lerin bağırarak konuşmasına tepki göstermesi üzerine, "sakin söyleyince anlamıyorsunuz" karşılığını verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, iyi bir eğitim ve sınav sisteminde dershanelere ihtiyaç olmayacağını belirterek, Türkiye'de iyi değil vasat bile olmayan eğitim sistemi olduğunu, sınav sisteminin her yıl değiştirildiğini, her gelen bakanın sistemi daha beter edip gittiğini söyledi.
"Hepimiz dershanelere ihtiyaç olmayan bir sistemi isteriz ama gerçekler böyle değil" diyen Küçük, dershanelerin siyasi hesaplaşmanın ortasında kaldığını kaydederek, "Filler tepişiyor, çimenler eziliyor. CHP olarak fillerin değil çimenlerin yani öğrencilerin, öğretmenleri, kantincisinden temizlikçisine kadar onbinlerce çalışanın yanındayız" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, iktidarın Kenan Evren için yaptığı düzenlemeyi kendisi için de getirdiğini, son dönemde yapılan yasal düzenlemelerle kendisine koruma zırhı getirdiğini söyledi. Çelebi, "Burası AKP'ye çalışan bir fabrika, biz de buna alet ediliyoruz" diye konuştu.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, kürsüye, üzerinde MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan'ın da fotoğraflarının bulunduğu ve "kumpas mağdurlarına özgürlük" yazılı bir pankartla çıktı. Konuşmasını yaparken pankartı kürsünün önüne yere koyan Yılmaz, iktidarın en küçük bir eleştiriye tahammülü olmadığını, bugün Uşak'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma yaptığı mitinge giderek tepkilerini dile getirenlerin gözaltına alındığını söyledi.
Yılmaz, "kumpas mağdurları tahliye oluncaya kadar iki elimiz yakanızda" diyerek pankartı milletvekillerine gösterdi. Yılmaz, konuşmasını bitirdikten sonra pankartı alarak CHP sıralarının üstüne koydu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Başbakan Erdoğan'ı dershaneleri kapatmak istemekle siyasi hayatının en büyük hatasını yaptığını savunarak, "Başbakan kendisini, çocuklarını, bakanları ve çocukları ile kabinenin yaşam koçluğunu yapan Rıza Sarraf'ın başını yakmıştır. Dershane girişimi olmasaydı yolsuzluk, hırsızlık ortaya çıkmayacaktı. Konu dershanelerle ilgili değil, güç gösterisi için hazırlanmıştır" diye konuştu.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, montaj olduğu belirtilen ses kaydı iddialarının gerçek olduğunu AK Parti'li milletvekillerinin de bildiğini savunarak, "Gerçek olmasa Başbakan ortalığı ayağa kaldırırdı. TÜBİTAK'taki 5 kişiyi görevden alacaksınız, oradan alacağınız belge işe yaramaz. Yalanlarınızı tescil ettirmeye giderseniz Türkiye'yi rahatlatamazsınız" dedi.
Ören, saat 19.00'da Meclis TV yayınının kesilmesini eleştirerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın telefon görüşmelerinde Meclis TV'nin yayının kesilmesiyle ilgili sözleri bulunduğunu söyledi.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı ise Akdoğan'ın böyle bir beyanı olamayacağını dile getirerek, "CHP milletle buluşmak istiyorsa buluşsun. Milletle buluşmanın yegane mecrası televizyon değil, Meclis TV hiç değil" diye konuştu.
Meclis'te milletvekillerinin halka değil birbirlerine konuşması gerektiğini belirten Bostancı, "Bana kalırsa burada televizyon yayını hiç yapılmasın. Televizyon yayını olmasın, buradaki insanların üzerine sükunet çöküyor. Televizyon yayınları bazen insanları kışkırtıyor" dedi.
Sataşmadan söz alan Ören, Genel Kurul kürsüsünün halkın kürsüsü olduğunu belirterek, halkın milletvekillerini Meclis'e haklarını ve ödediği paraları denetlemek için gönderdiğini ifade etti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Bostancı'ya, "Meclis TV, TRT sizin babanızın malı mıdır? Eğitimi konuşmak önemli değil mi? Yayını kapatırsanız gerisi sansürdür. Demokrasi anlayışınız çok kıtmış" diye seslendi.
Bostancı da kişisel görüşlerini ifade ettiğini belirterek, televizyon yayınlarının etkilerinin ortaya konulması için panel düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Tasarının 5 maddesi kabul edildi.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 11 yılda eğitim sisteminin defalarca değiştirildiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya "Sayın Bakan son kararınız mı? Havuz sorunu gibi Sümeyye kızımız bile içinden çıkamaz. Sınav hatalarıyla insanlar mağdur edildi, 300-350 bin civarındaki atanamayan öğretmenlerden 35'i intihar etti. İmam hatiplerinden terörist yetişiyor diyen bir başbakanımız var. İmam hatiplerden yargıtay imamı çıktı. Keşke casus deseydiniz. Adamı fişlediniz, imamları da böldünüz; AKP imamı, cemaat imamı diye..Bu düzenlemeler Başbakan'ın hayalindeki ülke için çıkarılıyor" dedi.
AK Parti'li milletvekilleri kendisine tepki gösterirken Onur, yanında getirdiği aynayı Bakan Avcı ve milletvekillerine tutarak, "Burada paralel değil yansıma görüyoruz. Paralel yapıyı görüyor musunuz? Hepiniz oradaydınız beyefendiler, hanımefendiler" diye konuştu.
Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, "Ne oldu geçmişte gerici dediğiniz Erbakan, eli kanlı katiller, faşistler dediğiniz MHP ile niye koalisyon kurdunuz? Deniz Gezmiş'e küfreden, Yılmaz Güney'lere hakaret eden bir şahsı niye Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaptınız? Atatürk'ün kurduğu partinin genel başkanının yolu ABD rezidansıymış. utanmıyor musunuz, hani Deniz Gezmiş'in, Sinan Cemgil'in yoluydu sizin yolunuz? Sizin yolunuz ABD büyükelçiliğinin rezidansıymış...Ayakkabı kutularından bahsediyorsunuz. Yıl 1978, Adalet Partisi'nden 11 milletvekili transfer ettiniz, bunları bakan yaptınız, 4'ü yargılandı ve hapis cezası aldı; rüşvetten, irtikaptan, görevi kötüye kullanmaktan. Tescilli hırsızlar CHP'dedir. Aziz Kocaoğlu, 300 yılla yargılanıyor. Ama daha ortada iddianame bile yok, masumiyet karinesini hiçe saydınız. Siz demokrasi havariliğinden başka asla bir şey yapamazsınız. Deniz Gezmiş'in kemikleri sızlıyor" dedi..
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Mızrak çuvala sığmıyor. Suçüstü yakalandınız, geçmişe giderek bir şeyler bulmaya çalışıyorsunuz" ifadesini kullandı.
AK Parti'nin 2002'de iktidar olmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmadan ABD'ye gittiğini ifade eden Hamzaçebi, Erdoğan'ın "ABD Başkanı ile değil, bakanlarla değil, danışmanlarla görüşüyor. Erdoğan bunu Türkiye'ye müstahak gördü. Hiçbir genel başkanımız Hikmetyar gibi bir teröristin dizinin dibine çökmemiştir. Hiçbir genel başkanımız, bir önceki genel başkanın rahatsızlığında ziyaretine gitmekten çekinmemiştir. Erdoğan, Erbakan'ı hasta yatağında ziyaret edemedi, ailesinden helallik istemedi" diye konuştu.
AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışmalar ve laf atmalar devam ederken, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün üzerine yürüdü.
Bu sırada iktidar ile anamuhalefet sıralarını birbirinden ayıran alanda çok sayıda milletvekili toplandı.
CHP'li milletvekilleri Ali Rıza Öztürk'ü dışarı çıkarmak isterken, AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin de Öztürk'e, "Çık dışarı" diye bağırdı. Öztürk'ün Şahin'i dışarıya çağırmasıyla milletvekilleri arasında arbede başladı.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ile AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk yumruklaştı. Külünk, kavgaya karışan CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu ile de yumruklaştı. Bazı milletvekilleri arasında da itiş kakış yaşandı. Bir AK Parti milletvekili de CHP sıralarna doğru yürümek isterken yere düştü.
Fenalaşan ve burnu kanayan Kulkuloğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Başkanvekili Güldal Mumcu, kavga üzerine birleşime ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ve MHP Kütahya milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, ülkenin ekonomik sorunlarıyla ilgili yaptığı gündemdışı konuşmada, halkın ekonomik sorunlarının hamasi nutuklarla geçiştirilemeyeceğini belirterek, "Halk patlama noktasındadır. Esnaf kepenk kapatıyor. Çiftçi, köylü bitmiştir. Emeklilerin yüzde 80'i açlık sınırının altındadır. 7 milyon işsiz, aç ve sefil sokaklardadır. Takipteki icra dosyası sayısı 20 milyonu geçmiştir. Hükümet, 17 Aralık'tan sonra kendi derdine düştü. Çalınan, taşınan milletin parasıdır" dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da ilindeki sorunları gündemdışı konuşmasında dile getirdi. Işık, bölgenin küçülen tek ilinin Kütahya olduğunu belirterek, işsizlik nedeniyle gençlerin başka illere gittiğini söyledi. Kütahya'ın bölgenin en fakir ve en borçlu kenti haline geldiğini savunan Işık, Hükümet'in sorunları çözmesini istedi. Işık, kent hastanesinin 2013 yıında bitirilmesi gerekirken hala temelinin atılmadığını söyledi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay, söz alarak Işık'ın yanlış bilgi verdiğini, kentin sürekli olarak gelişme gösterdiğini söyledi. Kütahya'nın son 10 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım aldığını anlatan Kinay, göçün 1990'lı yıllarda yaşandığını, bugün işsizliğin en az olduğu kentlerden biri olduğunu ifade etti.
Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ da sataşma gerekçesiyle söz alarak, göreve geldiklerinde hastanenin yarım kalan binasını bitirerek hizmete soktuklarını, yeni bir bina için yer arayışına girdiklerinde kentte tartışmalar yaşandığını, yaptıkları ankette Kütahyalıların büyük kısmının binanın yanındaki araziyi uygun bulduğunu anlattı. Akdağ, "Umut ediyorum en kısa zamanda bu yeni bina da hizmete girecektir" dedi.
AK Parti ile MHP Kütahya milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Başkanvekili Mumcu, sataşma gerekçesiyle Kütahya milletvekillerine söz verirken, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin de "Kütahya milletvekilimiz olmaması, kent ile ilgili konuşmayacağımız anlamına gelmez. Milletvekilleri, sadece seçildikleri ilin değil, tüm Tükiye'nin milletvekilidir" diyerek söz istemesi üzerine talebini reddetti.
CHP Tunceli Milletvekili Aygün ise yargı sorunlarıyla ilgili gündemdışı konuşmasında, Deniz Geçmiş'in doğum günü olduğunu hatırlatarak, kaldığı Ulucanlar Cezaevi'nin yaşananların unutulmaması için müzeye dönüştürülmesinin olumlu olduğunu söyledi. Aygün, "Başbakan'ın, Kısıklı ve Urla'daki halkın emeği, alın teri ve emeğinin gasp etmesiyle yapılan villaları da müzecilik için değerlendirilmeli. Ben buna AKP'nin yolsuzluk ve hırsızlık müzesi diyorum. Bu başarıya imza atan başbakan, hırsızlık müzesinin yapılmasından dolayı mahcup olacaktır" diye konuştu.
AK Parti'li bazı milletvekilleri, yerlerinden laf atarak Aygün'e tepki gösterdi.
Genel Kurul'da söz alan grup başkanvekilleri ve bazı milletvekilleri, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı ölümünün 3. yıldönümünde andı.
Öte yandan, Kosova Meclis heyeti, Genel Kurul'a gelerek çalışmaları bir süre izledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin atanamayan öğretmenlerle ilgili verdiği Meclis araştırması önergesi reddedildi.
Önerge üzerinde konuşan BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, öğretmen olmayı hak eden, ancak atanmayan yüzbinlerce gencin mağdur edildiğini belirterek, öğretmen atamalarının Maliye Bakanlığı'nın lütfuna göre değil, ihtiyaçlara ve OECD normlarına göre yapılması gerektiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı rakamlarına göre 130 bin civarında öğretmen ihtiyacı olduğunu dile getiren Dora, öğretmen fazlasının üniversitelerde planlamasız kontenjan ayrılmasından kaynaklandığının altını çizdi.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça da atanamayan öğretmenlerin, eğitim sisteminin en önemli sorunu olduğunu ifade ederek, 300 bini aşkın atanamayan öğretmen bulunduğunu kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, iktidara gelmeden önce mitinglerde atama sözü verdiğini anlatan Havutça, AK Parti iktidarında eğitim fakültelerinin sayısı ile işsiz öğretmen sayısının arttığını vurguladı.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu ise "Atanamayan öğretmenler sorun değildir, bunu sorun haline getiren AKP iktidarıdır" dedi.
Hükümetin getirdiği dershanelerin kapatılmasına ilişkin kanun tasarısıyla 60 bin öğretmenin daha işsiz kalacağını savunan Topcu, "Atanamayan öğretmenler sorunu kartopu halinde daha büyük sorun olarak karşımıza çıkabilecektir" diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş ise 745 bin 871 öğretmenin 396 bin 761'inin AK Parti iktidarında atandığını belirtti.
Dünyanın 1930'lardaki ekonomik buhrandan sora en büyük krizi 2008'de gördüğüne işaret eden Muş, "Birçok ülke kamu personelinde azaltmaya giderken, biz 2008 ve 2009 yıllarında atama yaptık" dedi.
Muş, bütçeden aslan payını son yıllarda eğitimin aldığının altını çizerek, "Eğitimin büyümede, sosyal gelişmede ne kadar önemli yere sahip olduğunun farkındayız. İmkanlar ne kadar iyi olursa o kadar kaliteli eğitim verilecektir" dedi.
BDP'nin grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, yolsuzluk ve rant lobisiyle ilgili Araştırma Önergesi'nin bugün görüşülmesine dair grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanmaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan CHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, 4 dönemdir Ankara'yı yöneten Melih Gökçek'in Meclis kararıyla 4 bin 200 imar değişikliği yaptığını ifade ederek, önemli bölümünün yoğunluk artışı olduğunu kaydetti. 15-20 yıldan beri yoğunluk artışıyla yaratılan rantı iktidarın görmediğini savunan Yılmaz, imar değişikliğinden önce el değiştirmelerin ortaya çıkarılması halinde rant sağlayıcıların görülebileceğini söyledi.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ, Türkiye üzerinde oyun oynandığını, seçilmiş bir iktidara karşı yönelen "17 Aralık darbesi"nin tarihin karanlık sayfalarında yerini alacağını kaydetti. Dağ, CHP'ye, "Sizin adaylarınızı bu örgüt belirlemedi mi? Şimdi sırf iktidara zarar vermek için çeteye geçit veriyorsunuz. Onlara destek olursanız size ayar vermeye devam edecekler. Milletin sizi iktidara getirmesi için çalışın, tehdit ve şantajlara boyun eğmeyin. Tarih duruşunuzu kaydediyor ve sizi affetmeyecek. Bizler de millet de uzun adamın arkasındayız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da öneri lehinde yaptığı konuşmada, yolsuzlukları uzun süreden beri anlattıklarını ifade ederek, özelleştirmelerde önemli yolsuzluklar yapıldığını, TOKİ'yi dolandıran bir firmaya yeni ihaleler verildiğini, eski Bakan Erdoğan Bayraktar'ın bunu kabul ettiğini söyledi. Fakir ailelere dağıtılan kömürde de yolsuzluk yapıldığını ancak üzerine gidilmediğini ileri süren Erdoğdu, bozulmuş ve çürüyen bir düzenle karşı karşıya olduklarını, buna karşı susmayacaklarını, bu düzeni değiştirmek zorunda olduklarını söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada "Usta Kaptan Recep Tayyip Erdoğan ülkesini sakin limanlara ve bahara kavuşturacaktır. Yolsuzluk çamuru bize, AK Parti'ye yakışmaz. Millet AK Parti'yi biliyor. Dün taşıdığınız pankartları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayınızın kapısına ve görebileceği bir yere asın. 30 Mart'ta millet, oynanan oyunlara oylarıyla cevap verecek ve bu oyunu bozacaktır. Başbakanımız 30 Mart'ta yapacağı yeni balkon konuşmasıyla Bosna'yı, Arakan'ı selamlayacak, İzmir'e, Manisa'ya, Diyarbakır'a selam olsun diyecek" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, seçim yaklaştıkça iktidar partisinin büyük telaşa kapıldığını ifade ederek, CHP'nin gerek İstanbul gerekse Ankara'da belediyeleri kazanacak şekilde yerel iktidara yürüdüğünü söyledi. İstanbul'da Mustafa Sarıgül'ün, Ankara'da Mansur Yavaş'ın halkın isteğiyle CHP'den aday olduklarını anlatan Hamzaçebi, İstanbul ve Ankara'yı kaybedeceğini anlayan iktidarın adaylarını nasıl yıpratabilecekleri endişesine kapıldığını savundu.
Hamzaçebi, "12 yıl boyunca cemaatle kol kola girip onları onore edip birlikte camiye gidip namaza durup, 'bir emriniz var mı hoca efendi' deyin, 12. yılda bunları kenara atıp hedefe koymak iki yüzlü siyasettir. 'Ben iyiyim, cemaat kötü' algısını kimse yutmuyor. Siz 30 Mart'ta hesap vereceksiniz ama ondan önce ve sonra da yargıda da hesap vereceksiniz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından MHP grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, astsubayların haklarında 39 yıldır hiçbir iyileştirme yapılmadığını savunarak, bu kesimin sesini duyurmak için son çare olarak 5 Mart'ta ölüm orucuna başlayacağını söyledi.
CHP, astsubay intiharlarının nedenlerinin araştırılması için verdiği Meclis araştırması önergesinin bugün ele alınmasını TBMM Genel Kurulu gündemine grup önerisi olarak getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, 1999'dan bu yana 76, son 3 ayda 9 astsubayın intihar ettiğini belirtti. TSK'da 34 bin subay, 94 bin astsubay bulunduğunu dile getiren Dinçer, astsubayların ekonomik haklarında 39 yıldır hiçbir iyileştirme yapılmadığını savundu.
Dinçer, astsubayların kendilerini ordunun ortadireği olarak gördüğünü, eşitsizlik ve ayrımcılık nedeniyle geleceğe güvenle bakamadıklarını ifade ederek, "5 Mart'ta ölüm orucuna başlayacaklar. Seslerini duyurmak için son çare olarak ölüm orucunu görüyorlar. Temsil tazminatı, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı, komutanlık tazminatı, subaylara var astsubaylara yok" diye konuştu.
BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da şüpheli asker ölümlerine değinerek, sadece astsubay intiharlarının değil, tüm şüpheli asker ölümlerinin araştırılması için Meclis komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise astsubayların sorunlarına duyarsız kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Orduda ayrımcılığa son verilmesi gerektiğini belirten Kalaycı, "Astsubaylar imtiyaz değil, adalet ve eşitlik istemektedir, Meclis olarak duruma el koymamızı istemektedir. Ordunun bel kemiği olan astsubaylar kaderiyle baş başa bırakılmamalıdır. Savaşta ve barışta aynı kaderi paylaşan subay ve astsubayların, külfette beraber olduğu gibi nimette de beraber olmaları sağlanmalıdır" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel hassasiyetinden dolayı CHP'ye teşekkür ederek, ordu içinde sorun olması halinde bunun üzerine gidilmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti iktidarı döneminde astsubaylara bazı iyileştirmeler yapıldığını anlatan Özel, bu kesime birinci derecenin dördüncü kademesine yükselme imkanı verildiğinin altını çizdi.
Özel, OYAK'ta temsil düzeyinde sorunlar olduğunu ve bunun giderilmesi gerektiğini ifade ederek, "Yasal ve idari düzenlemeler yapılacaktır. TSK'nın büyük yükünü astsubaylar çekmekte. Astsubaylara daha iyi yaşam koşulları sağlamak hükümetimizin görevidir. Eldeki imkanlar dahilinde veriliyor" diye konuştu.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, üzerinde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un fotoğrafının de yer aldığı ve "kumpas mağdurlarına özgürlük" yazılı pankartla çıktı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın görüşmeleri sürüyor.
Değişiklik önergeleri üzerinde konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilerin seçiminde yandaşlık olur mu, bu adaletsizliği yapmayın. Öğretmene, millete, halka, çocuklarına düşman bir anlayış olur mu? Her şey para değil. Ülkenin geleceğini düşünün. Para, para, para...Parayla bir şey olmuyor. Vicdan, vicdan, vicdan. İllaki cüzdan, cüzdan, cüzdan değil" dedi.
Kaplan, AK Partili'lerin bağırarak konuşmasına tepki göstermesi üzerine, "sakin söyleyince anlamıyorsunuz" karşılığını verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, iyi bir eğitim ve sınav sisteminde dershanelere ihtiyaç olmayacağını belirterek, Türkiye'de iyi değil vasat bile olmayan eğitim sistemi olduğunu, sınav sisteminin her yıl değiştirildiğini, her gelen bakanın sistemi daha beter edip gittiğini söyledi.
"Hepimiz dershanelere ihtiyaç olmayan bir sistemi isteriz ama gerçekler böyle değil" diyen Küçük, dershanelerin siyasi hesaplaşmanın ortasında kaldığını kaydederek, "Filler tepişiyor, çimenler eziliyor. CHP olarak fillerin değil çimenlerin yani öğrencilerin, öğretmenleri, kantincisinden temizlikçisine kadar onbinlerce çalışanın yanındayız" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, iktidarın Kenan Evren için yaptığı düzenlemeyi kendisi için de getirdiğini, son dönemde yapılan yasal düzenlemelerle kendisine koruma zırhı getirdiğini söyledi. Çelebi, "Burası AKP'ye çalışan bir fabrika, biz de buna alet ediliyoruz" diye konuştu.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, kürsüye, üzerinde MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan'ın da fotoğraflarının bulunduğu ve "kumpas mağdurlarına özgürlük" yazılı bir pankartla çıktı. Konuşmasını yaparken pankartı kürsünün önüne yere koyan Yılmaz, iktidarın en küçük bir eleştiriye tahammülü olmadığını, bugün Uşak'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma yaptığı mitinge giderek tepkilerini dile getirenlerin gözaltına alındığını söyledi.
Yılmaz, "kumpas mağdurları tahliye oluncaya kadar iki elimiz yakanızda" diyerek pankartı milletvekillerine gösterdi. Yılmaz, konuşmasını bitirdikten sonra pankartı alarak CHP sıralarının üstüne koydu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Başbakan Erdoğan'ı dershaneleri kapatmak istemekle siyasi hayatının en büyük hatasını yaptığını savunarak, "Başbakan kendisini, çocuklarını, bakanları ve çocukları ile kabinenin yaşam koçluğunu yapan Rıza Sarraf'ın başını yakmıştır. Dershane girişimi olmasaydı yolsuzluk, hırsızlık ortaya çıkmayacaktı. Konu dershanelerle ilgili değil, güç gösterisi için hazırlanmıştır" diye konuştu.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, montaj olduğu belirtilen ses kaydı iddialarının gerçek olduğunu AK Parti'li milletvekillerinin de bildiğini savunarak, "Gerçek olmasa Başbakan ortalığı ayağa kaldırırdı. TÜBİTAK'taki 5 kişiyi görevden alacaksınız, oradan alacağınız belge işe yaramaz. Yalanlarınızı tescil ettirmeye giderseniz Türkiye'yi rahatlatamazsınız" dedi.
Ören, saat 19.00'da Meclis TV yayınının kesilmesini eleştirerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın telefon görüşmelerinde Meclis TV'nin yayının kesilmesiyle ilgili sözleri bulunduğunu söyledi.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı ise Akdoğan'ın böyle bir beyanı olamayacağını dile getirerek, "CHP milletle buluşmak istiyorsa buluşsun. Milletle buluşmanın yegane mecrası televizyon değil, Meclis TV hiç değil" diye konuştu.
Meclis'te milletvekillerinin halka değil birbirlerine konuşması gerektiğini belirten Bostancı, "Bana kalırsa burada televizyon yayını hiç yapılmasın. Televizyon yayını olmasın, buradaki insanların üzerine sükunet çöküyor. Televizyon yayınları bazen insanları kışkırtıyor" dedi.
Sataşmadan söz alan Ören, Genel Kurul kürsüsünün halkın kürsüsü olduğunu belirterek, halkın milletvekillerini Meclis'e haklarını ve ödediği paraları denetlemek için gönderdiğini ifade etti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Bostancı'ya, "Meclis TV, TRT sizin babanızın malı mıdır? Eğitimi konuşmak önemli değil mi? Yayını kapatırsanız gerisi sansürdür. Demokrasi anlayışınız çok kıtmış" diye seslendi.
Bostancı da kişisel görüşlerini ifade ettiğini belirterek, televizyon yayınlarının etkilerinin ortaya konulması için panel düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Tasarının 5 maddesi kabul edildi.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 11 yılda eğitim sisteminin defalarca değiştirildiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya "Sayın Bakan son kararınız mı? Havuz sorunu gibi Sümeyye kızımız bile içinden çıkamaz. Sınav hatalarıyla insanlar mağdur edildi, 300-350 bin civarındaki atanamayan öğretmenlerden 35'i intihar etti. İmam hatiplerinden terörist yetişiyor diyen bir başbakanımız var. İmam hatiplerden yargıtay imamı çıktı. Keşke casus deseydiniz. Adamı fişlediniz, imamları da böldünüz; AKP imamı, cemaat imamı diye..Bu düzenlemeler Başbakan'ın hayalindeki ülke için çıkarılıyor" dedi.
AK Parti'li milletvekilleri kendisine tepki gösterirken Onur, yanında getirdiği aynayı Bakan Avcı ve milletvekillerine tutarak, "Burada paralel değil yansıma görüyoruz. Paralel yapıyı görüyor musunuz? Hepiniz oradaydınız beyefendiler, hanımefendiler" diye konuştu.
Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, "Ne oldu geçmişte gerici dediğiniz Erbakan, eli kanlı katiller, faşistler dediğiniz MHP ile niye koalisyon kurdunuz? Deniz Gezmiş'e küfreden, Yılmaz Güney'lere hakaret eden bir şahsı niye Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaptınız? Atatürk'ün kurduğu partinin genel başkanının yolu ABD rezidansıymış. utanmıyor musunuz, hani Deniz Gezmiş'in, Sinan Cemgil'in yoluydu sizin yolunuz? Sizin yolunuz ABD büyükelçiliğinin rezidansıymış...Ayakkabı kutularından bahsediyorsunuz. Yıl 1978, Adalet Partisi'nden 11 milletvekili transfer ettiniz, bunları bakan yaptınız, 4'ü yargılandı ve hapis cezası aldı; rüşvetten, irtikaptan, görevi kötüye kullanmaktan. Tescilli hırsızlar CHP'dedir. Aziz Kocaoğlu, 300 yılla yargılanıyor. Ama daha ortada iddianame bile yok, masumiyet karinesini hiçe saydınız. Siz demokrasi havariliğinden başka asla bir şey yapamazsınız. Deniz Gezmiş'in kemikleri sızlıyor" dedi..
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Mızrak çuvala sığmıyor. Suçüstü yakalandınız, geçmişe giderek bir şeyler bulmaya çalışıyorsunuz" ifadesini kullandı.
AK Parti'nin 2002'de iktidar olmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmadan ABD'ye gittiğini ifade eden Hamzaçebi, Erdoğan'ın "ABD Başkanı ile değil, bakanlarla değil, danışmanlarla görüşüyor. Erdoğan bunu Türkiye'ye müstahak gördü. Hiçbir genel başkanımız Hikmetyar gibi bir teröristin dizinin dibine çökmemiştir. Hiçbir genel başkanımız, bir önceki genel başkanın rahatsızlığında ziyaretine gitmekten çekinmemiştir. Erdoğan, Erbakan'ı hasta yatağında ziyaret edemedi, ailesinden helallik istemedi" diye konuştu.
AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışmalar ve laf atmalar devam ederken, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün üzerine yürüdü.
Bu sırada iktidar ile anamuhalefet sıralarını birbirinden ayıran alanda çok sayıda milletvekili toplandı.
CHP'li milletvekilleri Ali Rıza Öztürk'ü dışarı çıkarmak isterken, AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin de Öztürk'e, "Çık dışarı" diye bağırdı. Öztürk'ün Şahin'i dışarıya çağırmasıyla milletvekilleri arasında arbede başladı.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ile AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk yumruklaştı. Külünk, kavgaya karışan CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu ile de yumruklaştı. Bazı milletvekilleri arasında da itiş kakış yaşandı. Bir AK Parti milletvekili de CHP sıralarna doğru yürümek isterken yere düştü.
Fenalaşan ve burnu kanayan Kulkuloğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Başkanvekili Güldal Mumcu, kavga üzerine birleşime ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
