2008-06-16 - 09:44
TBMM ADALET ALT KOMİSYONU
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısına ilişkin görüşünü, TBMM Adalet Alt Komisyonuna gönderen Jandarma Genel Komutanlığı, bazı maddelerde değişiklik istedi.

Edinilen bilgiye göre, tasarı üzerinde çalışmalarına kurumların yazılı
görüş bildirmeleri için ara veren TBMM Adalet Alt Komisyonuna, ilk yanıt
Jandarma Genel Komutanlığından geldi.
Tasarının bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını isteyen Jandarma
Genel Komutanlığı, yazısında, tasarının ''hukuka uygunluk sebeplerini''
düzenleyen maddesinde değişiklik talep etti.
Kişinin temel hak ve özgürlükleri ile meşru çıkarlarına zarar vermediği
sürece, ''veri kütüğü sahibinin kendi haklı çıkarları'' için kişinin
rızası bulunmaksızın veri işlenmesine olanak sağlandığı anımsatılan
yazıda, ''kendi haklı çıkarları'' ibaresinin, oldukça geniş kapsamlı ve
belirsiz nitelikli olduğu savunuldu. Yazıda, bunun yerine ''kanunlarla
verilen görev ve yetkilerin yerine getirilmesi amacıyla...'' ifadesinin
konulması istenildi.
Tasarıda ''kişilerin ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep
veya diğer inançları, dernek, vakıf ve sendika üyeliği, sağlık ve özel
yaşamları ile her türlü mahkumiyetlerine ilişkin kişisel verilerin
işlenemeyeceğine'' yer verildiği anımsatılan yazıda, ancak bu verilerin,
özel hayatın ve aile hayatının gizliliğinin korunmasını sağlayacak
yeterli önlemlerin alınması şartıyla bazı hallerde işlenmesine olanak
sağlandığı belirtildi.

-DİNLEME VE İZLEME YETKİSİ-

Yazıda, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununda ile
yönetmeliklerde, jandarmaya, suçun önlenmesinin sağlanması amacıyla
gerekli tedbirleri alma ve uygulama yetkisi verildiği hatırlatıldı. Bu
kapsamda, jandarmanın kendi sorumluluk alanında ''suç işlenmesinin
önlenmesi'' amacıyla iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal
bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla
izleme yapılması yetkisi tanındığını kaydedildi.
''Suçun soruşturulması kadar, suçun işlenmesinin önlenmesinin de önemli
olması sebebiyle önleyici kolluk faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında
özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine imkan tanınmasının, görevin
gereğince yerine getirilmesini sağlayacağı değerlendirilmektedir''
görüşüne yer verilen yazıda, bu nedenle özel nitelikteki kişisel
verilerin işlenmesine, ''suçun soruşturulmasında'' olduğu gibi ''suçun
önlenmesi'' için de olanak sağlanması istendi.
Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin istisnaları düzenleyen madde
kapsamına ''özel niteliği olan kişisel veriler'' ile ''kişisel verilerin
üçüncü kişilere aktarılmasının'' da alınmasını isteyen Jandarma, Kişisel
Verileri Koruma Kurulunun oluşumuna da itiraz etti.
Kurulun, Bakanlar Kurulunca seçilen 7 üyeden oluşacağının öngörüldüğü
ancak, adayların nasıl belirleneceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye
yer verilmediği ifade edilen yazıda, kişi hak ve özgürlükleri ile
doğrudan ilişkili bir görev yürütecek ve yetkilerini bağımsız olarak
kullanacak özerk bir kurulun üyelerinin tek bir makam tarafından
seçilmesinin, kurulun bilimsel ve idari özerkliğini olumsuz etkileyeceği
ve kadrolaşmalara sebebiyet verebileceği ileri sürüldü.
Yazıda, Kurula aday gösterilmesi ve üye seçiminin farklı makamlar
tarafından yapılması istenerek, bu amaçla kurulun öğretim üyeliği yapmış
üyeleri için Yükseköğretim Kurulu, kamu hizmetinde çalışma şartı aranan
üyeleri için bakanlıkların, özel sektörde çalışma şartı aranan üyeleri
için de meslek kuruluşlarının göstereceği adaylar arasından Bakanlar
Kurulunca seçim yapılmasının uygun olacağı savunuldu.