2015-03-31 - 17:16
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, biri devlet, 2'si vakıf 3 üniversitenin kurulmasını öngören Yükseköğretim Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik içeren tasarı kabul edilerek yasalaştı. Japonya tarafından Sinop'ta nükleer santral yapımını öngören uluslararası anlaşma kabul edildi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, birçok yerde elektrik kesintisinin devam ettiğini belirterek, hükümetten tatmin edici açıklama beklediklerini söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

Gündem dışı konuşmalarda AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır, Türkiye'deki domuz gribi vakalarına değindi.

Dünya genelinde her yıl yetişkinlerin yüzde 20'sinin çocukların yüzde 5'inin enfeksiyona yakalandığını anlatan Bakır, yılda 250 ila 500 bin kişinin bu enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirdiğini kaydetti.

Domuz gribi olarak adlandırılan H1N1 virüsüne yakalanan hasta sayısının Türkiye'de sıra dışı bir durum olmadığını gösterdiğini dile getiren Bakır, laboratuvarlara gönderilen örneklerden 498'inde H1N1 virüsü tespit edildiğini belirtti.

Bu grip sezonunda 54 kişinin gripten hayatını kaybettiğini anlatan Bakır, yaş ortalamasının 55 olduğunu, en küçük hastanın 5 yaşında olduğunu ifade etti.

Bakır, kişisel hijyenin düzeltilmesi ve sağlıklı yaşam stilinin hastalıkla mücadelede büyük önem taşıdığını vurguladı.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise Ortadoğu'da tehlikeli gelişmelerin yaşandığını, nüfuz mücadelesinin Irak ve Suriye'den Yemen'e kadar yayıldığını söyledi.

İran'ın Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı ABD ile sessiz müttefiklik yürüttüğünü ifade eden Yeniçeri, "AKP iktidarı, etrafında meydana gelen işbirliği ve koalisyonlara karşı ilgisizdir. Her gelişmeden Türkiye zararlı çıkmakta, İran ise karlı çıkmaktadır. Bölgede küresel güç, Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmaktadır. 'Haklı Müslüman'ı tutuyorum' diye birbirlerini kıran iki Müslüman grup arasında taraf olmak Müslümanlığa da bölgeye de yapılan en büyük hıyanettir" diye konuştu.

MHP'nin Suriye tezkeresine Süleyman Şah Türbesi ve Türkmen nüfus nedeniyle destek verdiğini anlatan Yeniçeri, "Süleyman Şah Türbesi'ni yerinde tutamayan, Suriye Türkmenler'i için bir adım dahi atamayan hükümete verdiğimiz destek haram olsun" dedi.

Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, muhalefetin Musul başkonsolosluğundaki personelin rehin alınması olayında erken tahliye yapılmadığı eleştirisinde bulunduğunu anımsattı.

"Aslolan insanların hayatıdır" diyen Bostancı, hükümetin her türlü tedbiri alacağını ve Türkiye'nin hukukunu koruyacağını vurguladı.

İktidarın Müslümanlar arasında ayrım yaptığı iddiasının bühtan olduğunu ifade eden Bostancı, "Bizim ayrım yaptığımız bir çizgi var elbette. Bu da mazlumlukla zulüm arasındaki ayrımdır ve bizim burada haysiyetli bir duruşumuz var" diye konuştu.

Malatya'nın sorunları hakkında konuşan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise birçok ilde elektriklerin kesik olduğunu anımsatarak, "Hükümet ve bakanlardan çıt çıkmıyor. Kocaeli'de Japon mühendis halat koptuğu için intihar etti. Enerji Bakanının Türkiye'ye saygısı varsa istifa etsin" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de elektrik kesintisinin birçok yerde devam ettiğini belirterek, açıklamaların ikna edici olmadığını söyledi.

Elektrik kesintisi nedeniyle hayatın durduğunu dile getiren Gök, tatminkar açıklama beklediklerini ifade etti.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise ülkenin güvenliğinin sarsıldığını savunarak, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise emeklilerin haklarının iyileştirilmesini istedi. Halkın yoksul olduğunu savunan Tanal'ın, "Milletvekillerinin aldığı para haramdır. Milletvekilliği sadece parmak kaldırmayla yapılmaz" sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Tanal'ın da cevap vermesiyle tartışmanın büyümesi üzerine TBMM Başkanvekili Mumcu, birleşime ara verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın "Cumhurbaşkanı 400 milletvekilini hangi parti adına istiyor?" sorusunu yönelttiği Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bunu Cumhurbaşkanlığı adına açıklama yetkisine sahip olmadığını belirterek, "Ben de çok güzel anlıyorum, siz de çok güzel anlıyorsunuz" dedi.

Avcı, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, İskenderun Teknik Üniversitesi ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi kurulmasını öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Edirne'de uluslararası imam hatip lisesi açılacağını belirten Avcı, okulun özellikle Balkanlar'dan gelen öğrencilere yönelik olacağını söyledi. Kayseri ve İstanbul'da da uluslararası imam hatip liseleri olduğunu kaydeden Avcı, mezunların Türkiye dışında da görev yapabilmesi için bu okulların açıldığını ve İngilizce hazırlık eğitimi verildiğini belirtti.

Avusturya'nın yurt dışından din görevlisi kabul etmemesinin söz konusu olduğuna dikkati çeken Avcı, bu konudaki yasanın kabul edilmesi halinde Avusturya vatandaşı Türk gençlerin Türkiye'deki uluslararası imam hatip okullarında eğitim almasıyla din hizmetlerini yürütmeyi planladıklarını ifade etti.

CHP'li Mahmut Tanal ile Avcı arasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "genel seçimde 400 milletvekili istemesi" konusunda imalı bir diyalog yaşandı.

Tanal, Avcı'ya, "Cumhurbaşkanı 400 milletvekilini hangi parti adına istiyor?" sorusunu yöneltti.

Avcı, hükümeti temsil ettiğini dile getirerek, Cumhurbaşkanlığı adına açıklama yapma yetkisine sahip olmadığını söyledi. Avcı, "Ama sorunuzun içeriğinden, tonlamasından sizin bunu anlamamış olma ihtimalinizi düşünemiyorum" dedi.

Tanal'ın, "Siz nasıl anlıyorsunuz, ben anlamıyorum" demesi üzerine Avcı, "Benim nasıl anladığımı da sizin anlamamış olmanızı düşünemiyorum. Ben de çok güzel anlıyorum, siz de çok güzel anlıyorsunuz" diye konuştu.

Mahmut Tanal'ın, "Bunu istemesi sizi rahatsız etmiyor mu?" sorusuna Avcı, "Sizi niye rahatsız ediyor?" karşılığını verdi.

Tanal'ın, "Tarafsız olması gerekmez mi?" ifadesi üzerine de Avcı, "Tarafsız işte, isim vermeden söylüyor" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2015 yılında, 2014'e göre büyümenin daha yüksek, enflasyon, cari açık ve kamu borç stoğunun daha düşük olacağını belirterek, "Bu sadece bizim beklentimiz değil, uluslararası kuruluşların yaptığı analizlerde de ortaya çıkan bir rakam" dedi.

Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda, 3 üniversitenin kurulmasını öngören kanun tasarı üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Ali Babacan, 2014 yılına ait büyüme rakamının yüzde 2,9 olarak, beklentilerin bir miktar üzerinde gerçekleştiğini ifade ederek, bunun, ekonomideki dengelenme sürecinin devam ettiği anlamına geldiğini söyledi. Babacan, Türkiye'nin 2014 yılındaki büyümesinin, kalitesi yüksek, sürdürülebilir bir büyüme olduğuna işaret etti.

Geçen yıl uluslararası konjonktürün kolay olmadığına dikkati çeken Babacan, "Üstelik Türkiye iki ayrı seçimden geçti. Latin Amerika'ya bakıyoruz, bütün Latin Amerika ülkelerinin geçen yıl toplam ortalama büyüme oranı yüzde 1,3. Avrupa'ya bakıyoruz, AB'nin toplam büyüme oranı yüzde 1,3. Türkiye bütün bu şartlara rağmen büyümeyi gerçekleştirmiş durumda. Bu büyüme aynı zamanda özel sektörün öncülüğünü yaptığı bir büyüme" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, geçen 11 yılda olduğu gibi, 2014 yılında da iş yeri, şirket sayısının arttığını vurgulayarak, bu artışın olmaması halinde zaten büyümenin de olamayacağını kaydetti. Babacan, "2015 yılında, 2014'e göre büyüme daha yüksek, enflasyon, cari açık ve kamu borç stoğu daha düşük olacak. Bu sadece bizim beklentimiz değil, uluslararası kuruluşların yaptığı analizlerde de ortaya çıkan bir rakam" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, biri devlet, 2'si vakıf 3 üniversitenin kurulmasını öngören Yükseköğretim Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik içeren tasarı kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, İstanbul'da Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi adıyla bir üniversite kurulacak. Üniversite, sosyal ve beşeri bilimler, hukuk, siyasal bilgiler, İslami ilimler, tıp, mühendislik ve mimarlık, bilgisayar ve bilişim fakülteleri ile sosyal bilimler, fen bilimleri ve sağlık bilimleri enstitülerinden oluşacak.

Rektör beş yıllığına, Yükseköğretim Kurulu'nun önereceği profesör akademik unvanına sahip 3 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacak.

Üniversite yönetimine, üniversitenin faaliyet alanları ile stratejik planına ilişkin görüş vermek üzere, Üniversite Danışma Kurulu oluşturulacak.

Üniversite Danışma Kurulu'nda, Milli Eğitim ve Dışişleri bakanlıkları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü üst yöneticileri yer alacak.

Kurul, yılda en az bir kez toplanacak. Danışma Kurulu toplantılarına uluslararası kuruluşların yükseköğretim ile ilgili birimlerinden ve yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından oy hakkı olmaksızın temsilciler çağrılabilecek.

Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği eğitim öğretimin niteliğine ilişkin asgari kriterlerin yerine getirilmesi kaydıyla bölüm, anabilim dalı, bilim dalı veya araştırma merkezleri ile lisans ve lisansüstü diploma programı açmaya, bu programların kontenjanlarını belirlemeye ve akademik kadroların ilanına Üniversite Yönetim Kurulu yetkili olacak.

Üniversite, Türkçe dışındaki dillerde program açma, yabancı yükseköğretim kurumları ile ortak program yürütme de dahil olmak üzere yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarıyla her türlü işbirliğine dair protokoller ve anlaşmalar yapabilecek.

Üniversite Yönetim Kurulu'nun teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile yurtiçinde ve yurtdışında fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri birimler kurulabilecek. Yurtdışında eğitim yapılabilmesi bu birimlerde yurtiçinden görevlendirilecek öğretim elemanları ile idari personelin ve sözleşmeli olarak mahallinden temin edilecek öğretim elemanları ile idari personelin niteliği, sayısı, görev süresi ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşü üzerine Üniversite Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek.

Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesini Güçlendirme Vakfı kurulacak. Vakfın temel amacı, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ni desteklemek olacak. Vakfın organları; Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu olarak belirlendi. Maliye Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı ile orta, lise ve yükseköğretim öğrencilerini burs ve yurt temini ile desteklemek üzere kurulan kamu yararına faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflardan Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen 5 dernek veya vakıf, vakfın kurucularını oluşturacak.

Vakfın gelirleri; vakfın yapacağı hizmetler karşılığında alınacak ücretler, her türlü yardım ve bağışlar, vakfa ait taşınmazların gelirlerinden oluşacak.

Vakıf, iktisadi işletmeler hariç kurumlar vergisinden, yapılacak bağış ve yardımlar sebebiyle veraset ve intikal vergisinden, her türlü muameleler dolayısıyla düzenlenen kağıtlar ve yapılan işlemlere ilişkin damga vergisi ve harçtan muaf olacak.

Vakfa yapılacak bağış ve yardımlar, gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Vakıf, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarla tanınan vergi ve harç istisnalarından yararlanacak.

Vakfın talebi üzerine Maliye Bakanlığı tarafından Hazine'nin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar üzerinde, gelir getirici kullanımlar dahil kuruluş amaçlarını desteklemek üzere vakıf lehine 49 yıla kadar bağımsız ve sürekli nitelikli bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilecek veya kullanım izni verilebilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde vakfın kuruluş işlemlerinde kullanılmak ve kalanı kuruluş tamamlandıktan sonra vakfa aktarılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinden 10 milyon lira, Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine aktarılacak.

-Vakıf özel okul açabilecek-

Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ni Güçlendirme Vakfı, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, lise düzeyinde özel eğitim okulları açabilecek.

Söz konusu okulların açılması, eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, denetimi ve diğer hususlar Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ni Güçlendirme Vakfı tarafından müştereken belirlenecek.

Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ne 3 bin 320'si akademik kadro olmak üzere toplam 4 bin 412 kadro ihdas edilecek.

İstanbul'da, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından İbn Haldun ve 21. Yüzyıl Anadolu Vakfı tarafından da İstinye adlarıyla 2 yeni vakıf üniversitesi kurulacak.

İbn Haldun Üniversitesi, eğitim, iletişim, insan ve toplum bilimleri, hukuk ve siyasal bilgiler fakülteleri ile sosyal bilimler ve eğitim bilimleri enstitülerinden oluşacak.

İstinye Üniversitesi de tıp, diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, fen-edebiyat, mühendislik, iktisadi ve idari bilimler, mimarlık, İslami ilimler fakülteleriyle sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu, fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinden oluşacak.

Tasarının görüşmelerinde, TÜRGEV'in İbn-i Haldun Üniversitesi kurmasını öngören düzenlemesi muhalefet tarafından eleştirildi.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, TÜRGEV'in haksız bağışlar ya da bazı kamu mallarının bağışlanması vaadi karşılığında imtiyaz tanınması nedeniyle kamuoyunda şaibelerle yer aldığını savunarak, "Mayasında helal para yok. Ülkeye hayır getirmeyecek" dedi.

CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, TÜRGEV'e yurtiçinden ve yurtdışından büyük miktarda bağışlar yapılmasının dikkat çekici olduğunu ifade ederek, "Bunlar niye aile vakfına bu kadar bağış yaparlar? Bunun tek açıklaması var, nüfuz ticaretidir" diye konuştu.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da 21. Yüzyıl Anadolu Vakfı'nın İstinye Üniversitesi kuracağını belirterek, "Araştırdım, vakfı internette bulamadım. Web sitesi olmayan bir vakfa üniversite kurduruyorsunuz" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, TÜRGEV ile ilgili bütün iddiaların cevaplandığını söyledi.

TÜRGEV'in 1996 yılında kurulduğunu anlatan Turan, vakfın ilgili kuruluşlar tarafından denetlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakınlarının vakıfta bulunmasının eleştirildiğini anımsatan Turan, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanı ya da benzer kişilerin yakınlarının vakıf çalışmaları içinde olması alkışlanacak konudur. Biz ne cumhurbaşkanı çocukları ne başbakan çocukları gördük. Keşke hepimiz daha fazla vakıflarda görev alsak. Suudi Arabistan'dan gelen paranın kaynağını öğreniyorsunuz da nereye harcandığını neden öğrenmiyorsunuz? Banka kanalıyla yapılan resmi işlemdir. Sizin gibi gizli mi alsın? Onunla okul yapıldı."

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "Tartışmalı olan nüfuz suistimalidir. Suud Kralı 200 milyon dolar bağış karşılığında ne almıştır? Cevabını aradığımız soru bu. Bunun karşılığında Sevda Tepesi'nin imar iznini aldı" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda Japonya tarafından Sinop'ta nükleer santral yapımını öngören uluslararası anlaşma kabul edildi.

Genel Kurul'da, Türkiye ile Japonya arasında nükleer santral yapımı ve işbirliğine ilişkin anlaşmayı uygun bulan kanun tasarının görüşmelerine devam edildi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, nükleer santralin fay hattına yapılacağını belirterek, Japonya'daki Fukuşima faciasından ders alınması gerektiğini söyledi.

Fukuşima'daki nükleer santral faciası nedeniyle Japonya'nın yüzde 8'lik alanının radyoaktif zarar gördüğünü anlatan Atıcı, Japonya'nın 50'nin üzerindeki nükleer santrallerini susturmaya başladığını belirtti. Atıcı, nükleer santralin barındırdığı riskler ve ekonomik açıdan doğru olmadığını savunarak, yenilenebilir enerji potansiyelinin Türkiye'nin ihtiyacının iki katı olduğunu dile getirdi.

Daha sonra Türkiye ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Arasında Üçüncü Taraf Maliyet Paylaşımı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Yasa uyarınca, İstanbul'un BM Kalkınma Programı Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Merkezi olması dolayısıyla Türkiye 5 yıl süreyle yılda 3 milyon dolar katkı sağlayacak.

Uluslararası anlaşmaların kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.