TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
2022-12-01 - 22:48
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi'nin geneli üzerindeki gruplar adına yapılan görüşmeler tamamlandı

Genel Kurulda, üç milletvekili gündem dışı söz aldı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, engellilerin sadece bir gün değil, her gün hatırlanmasını istedi.

Bayram, AK Parti'nin 20 yıllık iktidarında sessiz devrimler yapıldığını dile getirerek, engellilere yönelik gerçekleştirilen hizmetleri anlattı.

Türkiye'de 10 milyon engelli vatandaşın bulunduğunu belirten Bayram, "Engellilere herkesin sahip çıkması gerekiyor. Engellilerin her alanda temsil edilmesi lazım. Bizim engelli cumhurbaşkanımız, bakanımız, valimiz, Meclis başkanımız, büyükelçimiz var mı? Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılında engelli kardeşlerimizi bu alanlarda görmek istiyoruz. Şu anda İsrail Enerji Bakanı da engelli. Peygamber Efendimiz de engelli birini vali atamıştır." diye konuştu.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, "25 Kasım Edirne'nin kurtuluş günü" ve AK Parti Niğde Milletvekili Selim Gültekin ise "Niğde'ye yapılan yatırımlara" ilişkin gündem dışı konuştu.

Milletvekillerinin gündem dışı konuşmalarından sonra siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin, çocuk yoksulluğunun yaşandığı ülkeler arasında anılması nedeniyle üzüntü duyduklarını söyledi. Dervişoğlu, "AK Parti'nin ülkemizi sürüklediği nokta budur. Anaların evlatları için tencere kaynatamadığı, çocuklarımızın yastığa başını aç koyduğu, hanelerin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye'de 3 milyon çocuk yeterli proteini alamıyor ve düzgün beslenemiyor. Dış güçler, karanlık odaklar gibi bahanelere sığınmayı bırakın da milletimizin evlatlarını düşürdüğünüz şu duruma bakın ve gerçekleri lütfen görün." dedi.

Dervişoğlu, yoksulluk nedeniyle sosyal yardım alan vatandaşların her geçen gün arttığını, bu hanelerin sayısının son bir yılda ikiye katlandığını savundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da Türkiye'deki büyükelçiliklerin, terör saldırılarına karşı uyarıldığına ilişkin haberlerin çıktığını belirterek, ilgili kurumların vatandaşları bilgilendirmesi gerektiğini kaydetti.

CHP Grup Başkanvekili Özür Özel, bütün siyasi partilerin seçime hazırlandığına işaret ederek, seçimde her bir oyun önemli olduğunu, kullanılan her oyda halkın gücü ve iradesinin yansıyacağını vurguladı.

Vatandaşın oy kullanma hakkını savunduklarını dile getiren Özel, hava yollarında çalışan personelin, çok uzun süredir oy kullanmayla ilgili sorunlarının olduğunu ifade etti. Özel, "Yurt dışı uçuş yapan personelden yoğun talep alıyoruz. 2015'ten bu yana her seçim döneminde Yüksek Seçim Kuruluna başvurdukları halde olumlu yanıt alamadılar. Bu konuda bir düzenleme yapmamız gerekiyor. Bu vatandaşlarımızın gümrüklerde veya bulundukları şehirlerde oy kullanabilmelerini sağlayabiliriz. 25 bin kişiyi etkileyebilecek bu düzenlemeyi son derece önemli görüyoruz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci'nin babasının vefat haberini aldıklarını bildirerek, başsağlığı dileğinde bulundu.

Milletin gündemi ve derdinin, kendilerinin de gündemi ve derdi olduğunu anlatan Akbaşoğlu, "AK Parti millet tarafından kurulmuş, kurulur kurulmaz da iktidara gelmiş ve 20 yıllık kesintisiz iktidarını sürdürmektedir. AK Parti olarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma iradesini ortaya koyduk. 80 yıllık cumhuriyet dönemimizde yapılan hizmet ve eserlerin fevkinde, çok üstünde, çok daha büyük eser ve hizmetleri milletimizle buluşturduk." değerlendirmesinde bulundu.

Akbaşoğlu, EYT'li vatandaşlara verdikleri sözü de tuttuklarını ve düzenlemeyi aralık sonu veya ocak ayı başında yasalaştıracaklarını bildirdi.

Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, "terör örgütü DEAŞ ile iltisaklı kişilerin Türkiye'de şirket kurabilmesi, sermaye hareketlerinde bulunması ve vatandaşlık alması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı 17 kişi ile 4 tüzel kişinin Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulduğunu hatırlattı.

Ataş, birçok kanlı terör eylemini gerçekleştiren bir terör örgütünün ve bu örgütle ilişkili teröristlerin Türkiye'de rahatlıkla şirket kurması ve birtakım sermaye hareketleri yürütmesinin, güvenlik zafiyetini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş "IŞİD'lilerin, mal varlığı edinmeleri, vatandaş olmaları ve ticaret yapmalarının serbest olduğunu" savundu.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ve devletin terörle bağlantılı kim varsa tamamının tepesine binerek kanunlar kapsamında gereğini yaptığını belirtti.

Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "asgari ücret alan emekçilerin yaşadıkları sorunlar" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması konusundaki grup önerisi görüşüldü.

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, "Türkiye'de asgari ücret ortalama ücret haline getirildi. İktidar 'Ekonomimiz sürekli büyüyor.' diye övünüyor ama bu büyümeden emekçiler asla pay almıyor." dedi.

"Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi" alınmasını içeren bir sistemin getirilmesi gerektiğini ifade eden Ersoy, HDP olarak asgari ücretin en az 12 bin 500 lira olmasını istediklerini belirtti.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu söyledi.

AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, toplumun tüm kesimleri için hayata geçirilen kalkınma politikalarında her zaman insan odaklı hareket ettiklerini söyleyerek, sözleşmelilere kadro verilecek olmasının bunun en güzel örneği olduğunu kaydetti.

Asgari ücreti 5 bin 500 liraya çıkardıklarını hatırlatan Etyemez, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu gelecek hafta toplanacak. Kimsenin şüphesi olmasın, yapılacak çalışmalarla enflasyonun reel ücretleri gerileten etkisini ortadan kaldıracak bir asgari ücret belirlenecek." diye konuştu.

Daha sonra CHP'nin, "Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) açıklarının ve görev zararlarının nedenleri" ile ilgili araştırma önergesinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerisi ele alındı.

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, "Yıllardır, 'Kılıçdaroğlu SGK'yi batırdı' yalanını başarıyla anlattınız. Ekonominin kitabını yazmakta mahir değilsiniz ama bu yalanın kitabını yazma konusunda oldukça yeteneklisiniz." ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, SSK Genel Müdürü olduğu dönemde kurumun açığının 2,2 milyar lira olduğunu aktaran Karabat,"AK Parti döneminde açık 485 milyar lira." dedi.

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, halka hizmet etmek için kurulan kurumların, sermaye şirketlerine hizmet eder hale getirildiğini savundu.

AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, iktidara geldiklerinde sosyal güvenlik sisteminden yararlanan vatandaşların oranı yüzde 48 iken bugün yüzde 99'a yükseldiğini kaydetti.

AK Parti'nin sosyal güvenlik alanında reform niteliğinde yeniliklere imza attığını, bu dönemde SGK'nin kapsamının genişlediğini anlatan Ök, vatandaşımız eskiden karneyle sağlık sisteminden yararlanırken şimdi her yerde yararlanabildiğini söyledi.

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "SGK Başkanı'nın adını sorsam, bilen yok. Peki duble yollarla Karayolları Genel Müdürü mü övünüyor, Recep Tayyip Erdoğan mı? Şehir hastaneleriyle Recep Tayyip Erdoğan mı övünüyor yoksa Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü mü?" diye sordu.

SGK'nin başarısının, ülkenin bütün insanları açısından kritik olduğunu ifade eden Özel, "Geçmişten bugüne alınan mesafeler var ancak SGK'nin yürüyüşünün özellikle hizmet birleştirme ve ilaç hizmetinin bütün Türkiye'de birden yapılması işinin altyapısı, bizim iktidarda olmadığımız, MHP'nin iktidar olduğu, DSP'nin büyük ortak olduğu dönemde başladı. O dönemde Kılıçdaroğlu'na söylenecek bir şey varsa bu yapısal dönüşümün mimarı olduğu için onu tebrik etmektir, açıklardan dolayı yermek değil." değerlendirmelerinde bulundu.

CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ve Avrupa Komisyonu Arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA III) Çerçevesinde Türkiye'ye Yapılacak Birlik Mali Yardımının Uygulanmasına İlişkin Özel Düzenlemeler Hakkında Mali Çerçeve Ortaklık Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Teklifin tümü üzerine konuşan İYİ Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, anlaşmanın, sadece Türkiye'ye yapılacak mali yardımların düzenlenmesi açısından değil Avrupa Birliğiyle ilişkileri ve üyelik perspektifini canlı tutan tek mekanizma olması nedeniyle de önemli olduğunu belirtti.

Sıdalı, "Son dönemde, Avrupa Birliğinden tarafımıza tahsis edilen bütçede 1,2 milyar avroluk kesintiye gidildi. Bunun sebebi temel hak ve özgürlükler konusunda geriye düşmemizdir. Oysa ki bu projeler sadece fiziki projelerle sınırlı olmayan, Avrupa standartlarına ulaşma yolunda insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, sivil toplumun geliştirilmesi gibi birçok alanı da kapsayan geniş bir perspektif sunuyor." diye konuştu.

Türkiye'nin Avrupa Birliği fonlarından oransal olarak en yüksek payı alan ülke olduğunu vurgulayan Sıdalı, Türkiye'ye 2002'den bu yana 9,2 milyar avrodan fazla fon tahsis edildiğini söyledi.

Programın başından itibaren Türkiye tarafından önerilen 850 büyük ölçekli projenin kabul gördüğünü ve hibe aldığını dile getiren Sıdalı, "Bu sayının özellikle başkanlık sistemine geçişten itibaren azaldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde zaman zaman yaşanan iniş çıkışlara rağmen mali işbirliğinin son 20 yıldır kesintisiz devam ettiğini kaydetti.

IPA III döneminin çok avantajlı bir dönem olduğunu, bu dönemde kullanılacak fonların ve hazırlanacak projelerin Türkiye için çok faydalı olacağına dikkati çeken Erdem, "IPA III fonlarından yatırımcılarımızın sonuna kadar istifade etmesi için konuyu incelemeleri, inceledikten sonra gerekli müracaatları internet üzerinden yapmaları gerekmektedir. Farkındalığı oluşturacak sadece devletimiz değildir; biz milletvekilleri de bu bilgileri tüm çevremizle, seçmenlerimizle buluşturmakla mükellefiz." ifadelerini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, IPA fonlarının, adalet, insan hakları, demokrasi ve eğitim gibi alanlarda kullanılmak üzere verildiğini ancak alınan desteklere rağmen "Türkiye'nin Avrupa'nın temel değerlerinden uzaklaştığını" savundu. Özsoy, "Ben Avrupa Birliği yetkililerinin yerinde olsam amacına uygun kullanılmayan tek bir kuruşu vermem." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, Türkiye'nin IPA fonlarından aldığı paralara dikkat çekerek, Türkiye'nin 2002 yılından bugüne neredeyse 10 milyar avroya yakın fon aldığını ve 900 projeye katıldığını söyledi.

Özdemir, "2005'ten bugüne kadar en fazla fon alan ülke olmamıza rağmen en ciddi geriye gidişleri yaşayan aday ülkeyiz, bunu tartışmamız gerekiyor." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi'nin geneli üzerindeki gruplar adına yapılan görüşmeler tamamlandı.

Teklifin tümü üzerindeki İYİ Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, düzenlemeyle Antalya Diplomasi Forumu'nun "Cumhurbaşkanı'nın vakfına dönüştürüldüğünü" savundu.

Forumun daha esnek, bağımsız ve Türkiye'nin tamamını temsil eden bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Bahşi, dünyaya hitap eden bu kurumun üyelerinin milletvekillerinden seçilmesi gerektiğini söyledi.

Meclisin, dış ilişkilerde önemli bir konum olması gerektiğini dile getiren Bahşi, "Bunun için atılabilecek adımlardan biri Antalya Diplomasi Forumu için kurulacak vakfın yönetimine TBMM'den yani iktidar ve muhalefet partilerinden üye seçilmesiydi. Bu kadar önemsenen bir inisiyatifin daha sağlam şekilde kurumsallaşabilmesi için buna milli bir boyut kazandırmak gerekiyordu. Bari bu konuda milli olabilseydiniz. Meclisin ve muhalefet partilerinin bu vakıftan dışlanmasını, milli iradenin bu oluşuma yansıtılmamasını büyük bir yanlış olarak görüyoruz." diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Antalya Diplomasi Forumu'nun vakıflaşmasının önemli olduğunu ifade ederek, hariciyenin son yıllarda gösterdiği performansın, ulusal ve uluslararası düzeyde takdiri hak eden sonuçları da beraberinde getirdiğini kaydetti.

Doğa harikası yerleri, tarihi ve kültürel değerleriyle dünyanın tanıdığı Antalya'nın dünya diplomasisine verdiği yönle de insanlığa hitap ettiğini belirten Başkan, "Antalya Diplomasi Forumu, sıkışan diplomasi çarkını döndürdü; yanlı, yanlış ve samimiyetsiz temennilerle hiçbir yere varılamayacağını tüm dünyaya gösterdi." dedi.

Batı'nın, Rusya-Ukrayna krizinde sınıfta kaldığını, dünyanın ciddi bir öz eleştiriye ihtiyacının bulunduğunun gözler önüne serildiğini ifade eden Başkan, "Onlarca yıldır felaketlerin gölgesinde varoluş mücadelesi veren insanların yaşadığı bir coğrafyanın tam ortasında, kendisini çevreleyen ateş çemberine meydan okuyan bir cesaretle olaylara müdahil olan Türk aklı ve Türkiye, yakın coğrafyasında bulunan ülkelerin umudu haline geldi." değerlendirmesinde bulundu.

Antalya Diplomasi Forumu'nun, özgün dinamikleriyle varlığını devam ettirebilmesi, kurumsal bir yapıya kavuşturulması, tüzel kişiliğe sahip hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan, Antalya Diplomasi Forumu Vakfının kurulmasıyla başarı ihtimali çok daha yüksek stratejilere yaşam alanı açılacağını, kurumsallaşan Antalya Diplomasi Forumu'nun kabiliyetinin pekiştirileceğini; daha etkin ve verimli hale geleceğini kaydetti.

HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, Rusya-Ukrayna savaşı üzerinden iç siyasette güven tazelemeye çalışmanın, Antalya Diplomasi Forumu'nun temel amaçlarından olduğunu savundu.

AK Parti'nin kurduğu bütün vakıflarda "yolsuzluk ve liyakatsizlik olduğunu" iddia eden Oruç, "Size bütün bunlar için niye onay verelim? Bu tür forumların uluslararası ölçekteki rolünü gayet iyi biliyoruz. Bu forumlar doğru çalıştırılırsa uluslararası ilişkilere sunacağı katkıları da iyi biliyoruz ama AK Parti bunları yapmaktan oldukça uzak. Çünkü vakıflar konusunda sicili oldukça negatif ve kabarık durumda. Bu nedenle bu kanun teklifine 'hayır' diyeceğiz." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, henüz iki kez toplanan Antalya Diplomasi Forumu'nun alelacele bir vakıf haline getirilmesini erken bulduğunu söyledi.

Davos Ekonomik Forumu ile Münih Güvenlik Konferansı'nın vakıfa dönüşmesinin 50 yıl aldığını aktaran Çeviköz, Antalya Diplomasi Forumu'nu vakıf haline getirmenin abartılı olduğu görüşünü dile getirdi.

Antalya Diplomasi Formu Kanunu Teklifi'nin altında Mecliste temsil edilen tüm partilerin imzasının olması gerektiğini belirten Çeviköz, bu konunun AK Parti'nin dış ilişkileriyle ilgili değil Türkiye'nin dış politikasıyla ilgili bir konu olduğunu kaydetti.

Eski dışişleri bakanlarından hangisinin Antalya Diplomasi Forumu'na daimi üye olacağını merak ettiğini ifade eden Çeviköz, şunları kaydetti:

"Kanun teklifinde Dışişleri Bakanlığının adının çok az geçiyor olması insanı rencide ediyor. Dışişleri Bakanlığı neredeyse yalnızca bir ödeme kurumu olarak düşünülmüş. Türkiye'nin dış politikasında aslında Dışişleri Bakanlığının görevi olan birçok konu bu vakfın da görevi olarak sıralanıyor. Diplomasi alanında Türkiye'nin bölgesel ve küresel değerlerine katkıda bulunmak için düzenli olarak tekrarlanacak forumla yıl içinde toplantı, konferans, seminer, sempozyum, kurs, çalıştay benzeri etkinlikler düzenlenecekmiş. Dışişleri Bakanlığı yani paralel bir Dışişleri Bakanlığı mı kuruluyor? Herhangi bir şekilde özgür bir fikir ve düşünce kuruluşunu temsil etmek için değil, Dışişleri Bakanlığını bir şekilde ipotek altına almak için önerilen bir kanun teklifi. Bunu onaylamamız mümkün değil."

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, teklifin tümünün görüşmeleri sırasında birleşime ara verdi. Komisyonun yerinde olmaması üzerine, uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tekliflerinin görüşmelerine geçildi.

Genel Kurulda, Türkiye ile Moldova Arasında Karşılıklı Kültür Merkezlerinin Kuruluşu ve Faaliyetlerine İlişkin Anlaşmanın Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye ile Polonya Arasında Savunma Sanayinde Gizlilik Dereceli Bilgilerin Karşılıklı Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Bilgiç, kanun tekliflerinin kabul edilmesinin ardından, birleşimi, 5 Aralık Pazartesi günü 12.00'de toplanmak üzere kapattı.