2012-11-21 - 12:41
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı. Bakan Çelik'in konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu ile Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün 2013 yılı bütçesi ve Bakan Bayraktar'ın konuşmasının ardından da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nın 2013 yılı bütçesi kabul edildi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi (TODAİ) ile Devlet Personel Başkanlığı'nın 2013 yılı bütçeleri ele alınıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2002 yılında 10 milyar lira olan sağlık harcamalarının, geçen yıl 45 milyar 122 milyon liraya yükseldiğini belirterek, ''2012 yılı gerçekleşme tahminine göre bu rakamın 48 milyar 604 milyon TL olması beklenmektedir'' dedi.
Bakan Çelik, bütçe üzerindeki sunumunda, asgari ücretin uzlaşarak belirlendiğini hatırlatarak, ''Son 10 yıllık enflasyonun yüzde 143 seviyelerinde olduğu göz önünde bulundurdurulduğunda, asgari ücretlimizi enflasyona ezdirmediğimiz net bir şekilde görülecektir'' dedi.
Van ve Simav depremlerinde vatandaşları yalnız bırakmadıklarını anlatan Çelik, 30 gün sigortalı olup, hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarına ölüm, sakat kalanlara ise malullük aylığı bağlandığını hatırlattı. Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması kapsamında deprem nedeniyle işleri aksayan işyerlerinde çalışan işçilere 500-1400 lira ödeme yapılmasının sağlandığına işaret eden Çelik, Toplu Yararına Çalışma Projesi kapsamında Van'da 7 bin 500 vatandaşın istihdam edildiğini vurguladı.
Bakan Çelik, memurlara toplu sözleşme hakkının yürürlüğe girdiğini anımsatarak, 2012-2013 dönemini kapsayan ilk toplu sözleşme görüşmelerinin gerçekleştirildiğini belirtti. Çelik, ''Avrupa ülkelerinde maaşlar dondurulurken, ülkemizde memurlarımıza 2012 yılı için 4+4, 2013 yılı içinse 3+3 maaş artışı öngörülmüştür. 2002'ye oranla en düşük devlet memuru maaşı yüzde 348 artışla bin 758 liraya, ortalama memur maaşı da yüzde 253 artışla 2 bin 42 liraya ulaşmıştır'' diye konuştu.
İş sağlığı ve güvenliği sorununu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu olduğuna dikkati çeken Çelik, ''Dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon insan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise her gün ortalama 172 iş kazası meydana gelmekte, bunlardan 3'ü ölüm, 6'sı ise sürekli iş göremezlikle sonuçlanmaktadır'' diye konuştu.
Müstakil İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile kuralcı yaklaşımdan ziyade önleyici, iyileştirici ve geliştirici bir anlayış benimsendiğini anlatan Çelik, yasa ile temel hedeflerinin güvenlik kültürü ve bilincini çalışma hayatının vazgeçilmezi haline getirmek olduğunu vurguladı.
Sendikal hareketin 1980 darbesi ile kesintiye uğradığını anımsatan Çelik, darbeden sonra çıkarılan ve antidemokratik zihniyeti yansıtan 2821 ve 2822 sayılı yasaların 30 yıl boyunca çalışma hayatını vesayet altına aldığını ifade etti. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun hayata geçirildiğini dile getiren Çelik, bu yasa ile iş mevzuatı arasındaki tanım birliğinin sağlandığını, iş kolu sayısının 20'ye indirildiğini, işkolu tespit davalarının bekletici sorun olmaktan çıkarıldığını, sendikaların kuruluşunun kolaylaştırıldığını, üyelikte noter şartının kaldırıldığını, toplu pazarlık sürecinin kısaltıldığını, SGK kayıtları esas alınarak işkolu barajının yeniden düzenlendiğini kaydetti.
Bakan Çelik, emeklilerin refah düzeyini yükseltmek için bütçenin tüm imkanlarını seferber ettiklerini ifade ederek, intibak düzenlemesiyle 2000'den önce emekli olan 1 milyon 900 bini aşkın SSK emeklisine gelişme hızının yüzde 75'inin verildiğini, 12 bini aşkın Bağ-Kur'lunun basamak artışlarından kaynaklanan mağduriyetlerinin giderildiğini söyledi. Çelik, ''Böylece, yaklaşık 1 milyon 925 bin emeklimizin maaşlarında 322 liraya varan iyileştirmeler yapılmıştır. Bu konudaki çalışmalarımızı tamamladık ve intibak farklarına ilişkin ödemeler, 1 Ocak 2013'te gerçekleşecek'' diye konuştu.
Bakan Çelik, 2011'de 17 milyon 375 bin olan toplam aktif sigortalı sayısının, 2012 Ağustos sonu itibarıyla yüzde 3,5 artışla 17 milyon 975 bin kişiye ulaştığına dikkati çekerek, 2011 sonu itibarıyla 4/a kapsamında 11 milyon 547 bin sigortalı varken, bu sayının 2012 Ağustos sonu itibarıyla yüzde 5 artışla 12 milyon 124 bin kişiye ulaştığını belirtti.
Geçen yıl sonu itibarıyla 10 milyon 15 bin olan pasif sigortalı kişi sayısının, yüzde 2,5 artışla 2012 Ağustos sonunda 10 milyon 265 bin kişiye yükseldiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''2011 sonunda 1,87 olan aktif/pasif oranı, 2012 yılı Ağustos ayı itibariyle 1,89'a yükselmiştir. Hedefimiz, bu oranı 2023 yılında yüzde 3 seviyelerine çıkarmaktır. SGK'nın 2012 yılı sonu itibarıyla gelirlerinin 140 milyar 32 milyon lira, giderlerinin 160 milyar 533 milyon lira, açık finansmanının ise 20 milyar 501 milyon lira olacağı tahmin edilmektedir.''
Faruk Çelik, 19 yaşından gün almamış çocuklar ile hiç geliri olmayan yada asgari ücretin 3'te 1'in az geliri olan vatandaşların sağlık primlerinin devlet tarafından ödeneceğinin hükme bağlandığını belirterek, ''2002'de 10 milyar lira olan sağlık harcamalarımız, 2011 yılında 45 milyar 122 milyon liraya yükselmiştir. 2012 yılı gerçekleşme tahminine göre bu rakamın 48 milyar 604 milyon lira olması beklenmektedir. 2002'de kamu ilaç harcamalarına ayrılan pay 5 milyar lira iken bu rakam 2011 yılı sonu itibariyle yaklaşık 16 milyar liraya yükselmiştir'' diye konuştu.
Bakan Çelik, gelişmiş ekonomilerde 2010 yılında yüzde 3 olarak gerçekleşen büyüme hızının, 2011'de yüzde 1,6'ya gerilediğini ifade etti. Küresel ekonominin içinde bulunduğu durumun en çok istihdamı etkilediğine ve işsizliği artırdığına dikkati çeken Çelik, İspanya'da ve Yunanistan'da her 4 kişiden 1'inin işsiz olduğunu söyledi.
Fransa'da her 4 gençten 1'inin, İtalya ve Portekiz'de 3 gençten 1'inin, İspanya ve Yunanistan'da 2 gençten 1'inin işsiz olduğunu vurgulayan Çelik, ''2012 yılına ilişkin işsizlik oranları beklentilerinin iç açıcı olmamakla birlikte yıl sonunda ABD'de yüzde 8,2 ve Avro bölgesinde yüzde 11,2 olması beklenmektedir'' dedi.
Türkiye'nin geçen yıl sağladığı yüzde 8,5'lik büyüme ile Avrupa'da en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer aldığına işaret eden Çelik, büyüme oranlarındaki artışın istihdama ve işsizlikle mücadeleye de olumlu yansıdığını belirtti. İşsizlik oranının 2012 Ağustos döneminde yüzde 8,8 olarak gerçekleştiğini ifade eden Çelik, ''İşsizlik oranımız, son 4 aydır 9'un altında seyretmektedir. İşsizlik oranının 2002'de 10,3 olduğu ve işgücüne her yıl yaklaşık 800 bin kişinin katıldığı düşünüldüğünde, yakaladığımız işsizlik oranı, kayda değer bir başarıdır'' diye konuştu.
2009'da yüzde 47,9 olan işgücüne katılma oranının 50,7'ye, 41,2 olan istihdam oranının ise 46,3'e yükseldiğini, 21 milyon 277 bin olan istihdam edilenlerin sayısının Ağustos 2012 itibariyle 25 milyon 367 bine çıktığını dile getiren Çelik, ''Geçen yılın Ağustos ayında 18,6 olan genç işsizlik oranı 17,2'ye, kadınlardaki işsizlik oranı ise 11,5'ten 11,1'e gerilediği görülmektedir'' dedi.
Avrupa ülkeleri krizden çıkmak için çalışanları işten çıkarırken bakanlık olarak işsizliği azaltmak ve istihdamı artırmak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiklerini vurgulayan Çelik, İŞKUR tarafından 2010'da işe yerleştirilenlerin kayıtlı işsizlere oranı yüzde 14,5 iken bu oranın 2011'de yüzde 19,7'ye yükseldiğini bildirdi. Çelik, ''2012 yılının ilk on aylık döneminde yüzde 19,2 olarak gerçekleşen bu oranın yıl sonunda yüzde 21'i geçmesini bekliyoruz'' dedi.
Her yıl 1,5 milyar lira kaynak ayırarak 400 bin kişiyi aktif işgücü programlarından yararlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Çelik, ''Bakanlık olarak, sosyal yardım alanlardan çalışabilecek durumda olanları istihdama katmak ve tabiri caizse balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek için de yoğun çaba sarf ediyoruz. Bu çerçevede, sosyal yardım noktalarından İŞKUR'a bildirilen kişilerden 56 bin 328'i mesleki eğitim faaliyetlerine yönlendirilmiş, sosyal yardım alan 17 bin kişi işe yerleştirilmiştir'' diye konuştu.
İşsizlik sigortası ödemelerinin başladığı 2002 yılı Mart ayından 2012 yılı Ekim ayı sonuna kadar, işsizlik ödeneği için başvuran 3 milyon 498 bin kişiden ödenek almaya hak kazanan 2 milyon 718 bin 478 kişiye 5 milyar 329 milyon lira ödeme yapıldığını belirten Çelik, Eylül 2012 tarihi itibarıyla İşsizlik Sigortası Fonu'nun toplam varlığının 59 milyar 677 milyon lira olduğunu kaydetti.
Bakan Çelik, bütçe açıklarının oluşmasına, gelir dağılımında adaletsizliğe, haksız rekabete yol açan ve çalışanları sosyal güvenlikten mahrum bırakan kayıt dışı istihdamın 1 puanlık maliyetinin yaklaşık 650 milyon lira olduğunu ifade ederek, yürütülen politikalar sayesinde kayıtdışı istihdamın yüzde 53'ten yüzde 37 seviyesine indirildiğini vurguladı. Çelik, ''Sadece 2008 Mayıs-2012 Eylül döneminde toplam 1 milyon 213 bin 282 çalışan ile 85 bin 678 işyerinin kayıt dışı olduğu tespit edilmiş ve kayıt altına alınmıştır. Hedefimiz, 2023 yılında kayıtdışı istihdam oranını yüzde 15 seviyesine indirmektir'' dedi.
Çelik, Ulusal İstihdam Stratejisi'ni tamamladıklarını hatırlatarak, 2023'te işsizlik oranını yüzde 5'e indirmeyi, istihdam oranını yüzde 50'ye çıkarmayı, halen yüzde 30,1 olan kadınların işgücüne katılma oranını yüzde 38'e yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ''çalışma koşulları'' nedeniyle TBMM Başkanlığı ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı'nı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e şikayet etti.
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, 48 yaşındakilerin emeklilik yaşının 53'e çıkarılacağı yönünde haberler olduğunu belirterek, doğru olup olmadığı konusunda bilgi istedi. Çam, ''AKP iktidarında yandaş sendikacılık, emeklilik ve iş cinayetleri arttı. 10 yılda 11 bin işçi, iş kazalarında yanarak, boğularak, donarak öldü. İş kazaları için AKP'li yetkililer önce kader, sonra ihmal diyor. Bilirkişiler için ise bu kazalar kaçınılmaz'' dedi.
Kısa bir süre önce çıkarılan sendikalar ve toplu sözleşme yasasına rağmen bir çok sendikanın baraj altında kalacağını savunan Çam, yasanın yetersiz ve sorunun çözmekten uzak olduğunu, işveren örgütlerinin baskısıyla çıkarıldığını söyledi. Çam, çıkarılan yasalardan dolayı gelecekte iş yaşamında sıkıntı yaşanacağını ileri sürdü.
Çam, ''Polis sendikası kurulması için Ankara Valiliği'ne yapılan başvuru iade edildi. Ankara Valiliği yanlış yapıyor, ona düşen dilekçeyi iade etmek değil, Çalışma Bakanlığı'na göndermesidir'' diye konuştu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, çalışma saatlerinin uzatılmasının istihdam politikalarında etkili olamayacağını savunarak, Türkiye'de işverenlerin ''istediğimi verin'' saldırganlığı ve pervasızlığı içinde her alanda düzenleme çabası içinde olduğunu, yeni yasayla sendikal hakların fiili olarak engellendiğini ifade etti.
Metal işkolunda toplu sözleşme sürecinin başladığını, sendikanın hazırladığı taslağa itiraz eden Bursa'da bir otomobil fabrikasındaki işçilerden bazılarının tazminatsız sorgusuz işten atılmasının söz konusu olduğunu anlatan Tüzel, hak arayan işçilerin kapının önüne konulmasının çalışma yaşamının gerçeği olduğunu söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, çalışma alanında son yıllarda rekor düzeyde düzenleme yapıldığını belirterek, ancak tarafların beklentilerinin boşa çıktığını ileri sürdü. Kamuda eşit işe eşit ücret getiren KHK'nin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Kuşoğlu, yüzde 8,8'lik oranın işsizlikte başarı olarak nitelendirilemeyeceğini savundu. Kuşoğlu, ''Emeklilik yaşı yeniden mi düzenleniyor- Bu konuda yeni düzenleme yapmak zor görünüyor. Aynı şekilde kıdem tazminatı ikide bir gündeme geliyor sonra çıkıyor. Konuya açıklık getirmek gerekiyor'' diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, iş yaşamında neoliberal politikaların egemen olduğunu belirterek, ''Kadın istihdamında kadına olumlu bir bakış yok. Bu erkek bütçedir. Ev kadınları ve yoğun emek harcadığı halde hiçbir sosyal güvencesi olmayan kadınların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Kazananlar var ama ne vergi ne zekat veriyor. Emekçilere göre bu vicdani bütçe değil. Bir bakanlık maaş ödemiyorsa bu bölücü bütçedir. İşsizlik Fonu'nu işçiler için koymadınız mı, niye GAP'a kaynak aktarıyorsunuz- İşçiler sizden alacaklıdır. Kıdem tazminatına kimse göz koymasın'' dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, milletvekilleri olarak sağlıksız koşullarda çalıştıklarını ve ILO standartlarının altına düştüklerini belirterek, özellikle bütçe görüşmelerinde ''9 ayın çarşambası bir araya getirilerek çalıştıklarını'' söyledi. Günal, ''Hepimiz hareketsizlik, kirli hava, yoğun tempoyla çalışıyoruz. Hem Meclis Başkanlığı'nı hem de Komisyon Başkanlığı'nı size şikayet ediyorum. Baskı altındayız'' diye konuştu.
CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, çalışma yaşamında AB ve ILO şartlarının dikkate alınmadığını, işverenlerin çalışanlara standartları vermeye yaşanmadığını ifade ederek, kadın ile erkek işçiler arasında ciddi anlamda eşitsizlik bulunduğunu, Bakanlığın bu konuyu düzene kavuşturmasını istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, kayıtdışının nedenlerine inilmeden denetimlerle sorunun çözülemeyeceğini belirterek, ayrıca buzdolabında bekletilen kıdem tazminatı sorunu olduğunu, özel sektörde kıdem tazminatı alınamadığını söyledi. Vergi oranları ve pirim yükünün tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Berber, ''Sosyal indirimlerden işçiler yararlanamıyor. Esnek çalışmanın çalışanların aleyhine olacağına inanmıyorum. Bu kadar çalışma düzeninin katı olduğu ülke yok. O nedenle vatandaş esnetiyor. Ne işçiyi ne işvereni takip edebiliyoruz. Bakanlık, ikinci emekliliği gündemine almalı'' diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Türkiye'nin en temel sorunun işsizlik olduğunu, Hükümetin işsizlikle ilgili performansının kötü olduğunu ve 2002 krizi öncesindeki rakamları bile yakalayamadığını savunarak, çalışmak isteyen ama iş aramayanların sayısının 2 katına çıkmasını ''vahim bir sonuç'' olarak değerlendirdi. ''İnsanlar işsiz ama iş aramıyor. Çünkü mutsuz'' diyen Güneş, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en yüksek işsizlik oranına sahip olduğunu söyledi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Gür, ''Dünyayı gözlemleyecek sistem kuran ülke, göçük altında kalan işçileri çıkaracak güçte değil mi- Kahramanmaraş'ta işçiler hala toprak altında. Bakanlık neden duyarsız davrandı-'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, işçiler için kurulan İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanamadığını, geçici ve güvencesiz işçi çalıştırılmasının yaygınlaştırıldığını savunarak, örgütlenme ve sendikal faaliyetlerin geriye gittiğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, çalışma yaşamını düzenleyen yasalarda son 10 yılda değişiklikler yapılarak, çalışanlara ilişkin yasal korumanın zayıflatıldığını söyledi. Türkiye'deki tüzüklerin en çağdaşının ''İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği'' ile ilgili tüzük olduğunu belirten Çetin, ancak iktidarın bunu uygulamadığını kaydetti. Çetin, ''Her yıl ortalama 1200 işçi iş kazalarında ölmüşse, bu iş cinayetlerin müsebbibi Tüzüğü ortadan kaldırıp çalışanları korumasız bırakan AKP'dir'' dedi.
Bakan Çelik'in yüzünün ''yumuşak'' olduğunu vurgulayan Çetin, ''Çalışanlar hiçbir zaman bu dönemdeki kadar ezilmemişti. Başbakan, 'kanunsuz çalıştırmanın kanunu yap' diye Bakan'a talimat verdi. Alt işveren düzenlemesi yapmaktan vazgeçin. Yaşa takılanlar sizin suçunuz değil, bu devletin yurttaşlarına kurduğu tuzak. Bu sorunu çözmek zorundayız'' diye konuştu.
Ulusal İstihdam Strateji Belgesi ve Hükümet programında kıdem tazminatı konusunun yeniden düzenleneceğinin yer aldığını hatırlatan Çetin, ''Patronlar ve devlet işçilerin kıdem tazminatını ödemiyorsa ödettirmek sizin göreviniz. Kıdem tazminatını güvence altına alacaksanız, ILO sözleşmesinin çizdiği çerçevede güvence getirin yeter'' görüşünü savundu.
Öte yandan, görme özürlü olan, eski AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, Komisyon girişinde Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun yaptıkları çalışmayla ilgilenmediğini belirterek, tepkisini dile getirdi.
Ayva, komisyonda görüşmeler sürerken dışarıda, ''Kapatın bu kurumu, AK Parti iktidarında böyle kurum istemiyorum. Mesleki Yeterlilik denilen kurum 8 aydır bize cevap vermiyor. Bayram Akbaş denilen adam,makam arabasına biniyor, telefonu kullanıyor, imkanlarından yararlanıyor ama bize yanıt vermiyor'' diye bağırdı.
AK Parti'li Recai Berber, Ayva'yı Komisyon Başkanı Lütfü Elvan'ın odasına götürerek sakinleştirmeye çalıştı.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2002 yılında 10 milyar lira olan sağlık harcamalarının, geçen yıl 45 milyar 122 milyon liraya yükseldiğini belirterek, ''2012 yılı gerçekleşme tahminine göre bu rakamın 48 milyar 604 milyon TL olması beklenmektedir'' dedi.
Bakan Çelik, bütçe üzerindeki sunumunda, asgari ücretin uzlaşarak belirlendiğini hatırlatarak, ''Son 10 yıllık enflasyonun yüzde 143 seviyelerinde olduğu göz önünde bulundurdurulduğunda, asgari ücretlimizi enflasyona ezdirmediğimiz net bir şekilde görülecektir'' dedi.
Van ve Simav depremlerinde vatandaşları yalnız bırakmadıklarını anlatan Çelik, 30 gün sigortalı olup, hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarına ölüm, sakat kalanlara ise malullük aylığı bağlandığını hatırlattı. Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması kapsamında deprem nedeniyle işleri aksayan işyerlerinde çalışan işçilere 500-1400 lira ödeme yapılmasının sağlandığına işaret eden Çelik, Toplu Yararına Çalışma Projesi kapsamında Van'da 7 bin 500 vatandaşın istihdam edildiğini vurguladı.
Bakan Çelik, memurlara toplu sözleşme hakkının yürürlüğe girdiğini anımsatarak, 2012-2013 dönemini kapsayan ilk toplu sözleşme görüşmelerinin gerçekleştirildiğini belirtti. Çelik, ''Avrupa ülkelerinde maaşlar dondurulurken, ülkemizde memurlarımıza 2012 yılı için 4+4, 2013 yılı içinse 3+3 maaş artışı öngörülmüştür. 2002'ye oranla en düşük devlet memuru maaşı yüzde 348 artışla bin 758 liraya, ortalama memur maaşı da yüzde 253 artışla 2 bin 42 liraya ulaşmıştır'' diye konuştu.
İş sağlığı ve güvenliği sorununu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu olduğuna dikkati çeken Çelik, ''Dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon insan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise her gün ortalama 172 iş kazası meydana gelmekte, bunlardan 3'ü ölüm, 6'sı ise sürekli iş göremezlikle sonuçlanmaktadır'' diye konuştu.
Müstakil İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile kuralcı yaklaşımdan ziyade önleyici, iyileştirici ve geliştirici bir anlayış benimsendiğini anlatan Çelik, yasa ile temel hedeflerinin güvenlik kültürü ve bilincini çalışma hayatının vazgeçilmezi haline getirmek olduğunu vurguladı.
Sendikal hareketin 1980 darbesi ile kesintiye uğradığını anımsatan Çelik, darbeden sonra çıkarılan ve antidemokratik zihniyeti yansıtan 2821 ve 2822 sayılı yasaların 30 yıl boyunca çalışma hayatını vesayet altına aldığını ifade etti. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun hayata geçirildiğini dile getiren Çelik, bu yasa ile iş mevzuatı arasındaki tanım birliğinin sağlandığını, iş kolu sayısının 20'ye indirildiğini, işkolu tespit davalarının bekletici sorun olmaktan çıkarıldığını, sendikaların kuruluşunun kolaylaştırıldığını, üyelikte noter şartının kaldırıldığını, toplu pazarlık sürecinin kısaltıldığını, SGK kayıtları esas alınarak işkolu barajının yeniden düzenlendiğini kaydetti.
Bakan Çelik, emeklilerin refah düzeyini yükseltmek için bütçenin tüm imkanlarını seferber ettiklerini ifade ederek, intibak düzenlemesiyle 2000'den önce emekli olan 1 milyon 900 bini aşkın SSK emeklisine gelişme hızının yüzde 75'inin verildiğini, 12 bini aşkın Bağ-Kur'lunun basamak artışlarından kaynaklanan mağduriyetlerinin giderildiğini söyledi. Çelik, ''Böylece, yaklaşık 1 milyon 925 bin emeklimizin maaşlarında 322 liraya varan iyileştirmeler yapılmıştır. Bu konudaki çalışmalarımızı tamamladık ve intibak farklarına ilişkin ödemeler, 1 Ocak 2013'te gerçekleşecek'' diye konuştu.
Bakan Çelik, 2011'de 17 milyon 375 bin olan toplam aktif sigortalı sayısının, 2012 Ağustos sonu itibarıyla yüzde 3,5 artışla 17 milyon 975 bin kişiye ulaştığına dikkati çekerek, 2011 sonu itibarıyla 4/a kapsamında 11 milyon 547 bin sigortalı varken, bu sayının 2012 Ağustos sonu itibarıyla yüzde 5 artışla 12 milyon 124 bin kişiye ulaştığını belirtti.
Geçen yıl sonu itibarıyla 10 milyon 15 bin olan pasif sigortalı kişi sayısının, yüzde 2,5 artışla 2012 Ağustos sonunda 10 milyon 265 bin kişiye yükseldiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''2011 sonunda 1,87 olan aktif/pasif oranı, 2012 yılı Ağustos ayı itibariyle 1,89'a yükselmiştir. Hedefimiz, bu oranı 2023 yılında yüzde 3 seviyelerine çıkarmaktır. SGK'nın 2012 yılı sonu itibarıyla gelirlerinin 140 milyar 32 milyon lira, giderlerinin 160 milyar 533 milyon lira, açık finansmanının ise 20 milyar 501 milyon lira olacağı tahmin edilmektedir.''
Faruk Çelik, 19 yaşından gün almamış çocuklar ile hiç geliri olmayan yada asgari ücretin 3'te 1'in az geliri olan vatandaşların sağlık primlerinin devlet tarafından ödeneceğinin hükme bağlandığını belirterek, ''2002'de 10 milyar lira olan sağlık harcamalarımız, 2011 yılında 45 milyar 122 milyon liraya yükselmiştir. 2012 yılı gerçekleşme tahminine göre bu rakamın 48 milyar 604 milyon lira olması beklenmektedir. 2002'de kamu ilaç harcamalarına ayrılan pay 5 milyar lira iken bu rakam 2011 yılı sonu itibariyle yaklaşık 16 milyar liraya yükselmiştir'' diye konuştu.
Bakan Çelik, gelişmiş ekonomilerde 2010 yılında yüzde 3 olarak gerçekleşen büyüme hızının, 2011'de yüzde 1,6'ya gerilediğini ifade etti. Küresel ekonominin içinde bulunduğu durumun en çok istihdamı etkilediğine ve işsizliği artırdığına dikkati çeken Çelik, İspanya'da ve Yunanistan'da her 4 kişiden 1'inin işsiz olduğunu söyledi.
Fransa'da her 4 gençten 1'inin, İtalya ve Portekiz'de 3 gençten 1'inin, İspanya ve Yunanistan'da 2 gençten 1'inin işsiz olduğunu vurgulayan Çelik, ''2012 yılına ilişkin işsizlik oranları beklentilerinin iç açıcı olmamakla birlikte yıl sonunda ABD'de yüzde 8,2 ve Avro bölgesinde yüzde 11,2 olması beklenmektedir'' dedi.
Türkiye'nin geçen yıl sağladığı yüzde 8,5'lik büyüme ile Avrupa'da en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer aldığına işaret eden Çelik, büyüme oranlarındaki artışın istihdama ve işsizlikle mücadeleye de olumlu yansıdığını belirtti. İşsizlik oranının 2012 Ağustos döneminde yüzde 8,8 olarak gerçekleştiğini ifade eden Çelik, ''İşsizlik oranımız, son 4 aydır 9'un altında seyretmektedir. İşsizlik oranının 2002'de 10,3 olduğu ve işgücüne her yıl yaklaşık 800 bin kişinin katıldığı düşünüldüğünde, yakaladığımız işsizlik oranı, kayda değer bir başarıdır'' diye konuştu.
2009'da yüzde 47,9 olan işgücüne katılma oranının 50,7'ye, 41,2 olan istihdam oranının ise 46,3'e yükseldiğini, 21 milyon 277 bin olan istihdam edilenlerin sayısının Ağustos 2012 itibariyle 25 milyon 367 bine çıktığını dile getiren Çelik, ''Geçen yılın Ağustos ayında 18,6 olan genç işsizlik oranı 17,2'ye, kadınlardaki işsizlik oranı ise 11,5'ten 11,1'e gerilediği görülmektedir'' dedi.
Avrupa ülkeleri krizden çıkmak için çalışanları işten çıkarırken bakanlık olarak işsizliği azaltmak ve istihdamı artırmak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiklerini vurgulayan Çelik, İŞKUR tarafından 2010'da işe yerleştirilenlerin kayıtlı işsizlere oranı yüzde 14,5 iken bu oranın 2011'de yüzde 19,7'ye yükseldiğini bildirdi. Çelik, ''2012 yılının ilk on aylık döneminde yüzde 19,2 olarak gerçekleşen bu oranın yıl sonunda yüzde 21'i geçmesini bekliyoruz'' dedi.
Her yıl 1,5 milyar lira kaynak ayırarak 400 bin kişiyi aktif işgücü programlarından yararlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Çelik, ''Bakanlık olarak, sosyal yardım alanlardan çalışabilecek durumda olanları istihdama katmak ve tabiri caizse balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek için de yoğun çaba sarf ediyoruz. Bu çerçevede, sosyal yardım noktalarından İŞKUR'a bildirilen kişilerden 56 bin 328'i mesleki eğitim faaliyetlerine yönlendirilmiş, sosyal yardım alan 17 bin kişi işe yerleştirilmiştir'' diye konuştu.
İşsizlik sigortası ödemelerinin başladığı 2002 yılı Mart ayından 2012 yılı Ekim ayı sonuna kadar, işsizlik ödeneği için başvuran 3 milyon 498 bin kişiden ödenek almaya hak kazanan 2 milyon 718 bin 478 kişiye 5 milyar 329 milyon lira ödeme yapıldığını belirten Çelik, Eylül 2012 tarihi itibarıyla İşsizlik Sigortası Fonu'nun toplam varlığının 59 milyar 677 milyon lira olduğunu kaydetti.
Bakan Çelik, bütçe açıklarının oluşmasına, gelir dağılımında adaletsizliğe, haksız rekabete yol açan ve çalışanları sosyal güvenlikten mahrum bırakan kayıt dışı istihdamın 1 puanlık maliyetinin yaklaşık 650 milyon lira olduğunu ifade ederek, yürütülen politikalar sayesinde kayıtdışı istihdamın yüzde 53'ten yüzde 37 seviyesine indirildiğini vurguladı. Çelik, ''Sadece 2008 Mayıs-2012 Eylül döneminde toplam 1 milyon 213 bin 282 çalışan ile 85 bin 678 işyerinin kayıt dışı olduğu tespit edilmiş ve kayıt altına alınmıştır. Hedefimiz, 2023 yılında kayıtdışı istihdam oranını yüzde 15 seviyesine indirmektir'' dedi.
Çelik, Ulusal İstihdam Stratejisi'ni tamamladıklarını hatırlatarak, 2023'te işsizlik oranını yüzde 5'e indirmeyi, istihdam oranını yüzde 50'ye çıkarmayı, halen yüzde 30,1 olan kadınların işgücüne katılma oranını yüzde 38'e yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ''çalışma koşulları'' nedeniyle TBMM Başkanlığı ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı'nı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e şikayet etti.
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, 48 yaşındakilerin emeklilik yaşının 53'e çıkarılacağı yönünde haberler olduğunu belirterek, doğru olup olmadığı konusunda bilgi istedi. Çam, ''AKP iktidarında yandaş sendikacılık, emeklilik ve iş cinayetleri arttı. 10 yılda 11 bin işçi, iş kazalarında yanarak, boğularak, donarak öldü. İş kazaları için AKP'li yetkililer önce kader, sonra ihmal diyor. Bilirkişiler için ise bu kazalar kaçınılmaz'' dedi.
Kısa bir süre önce çıkarılan sendikalar ve toplu sözleşme yasasına rağmen bir çok sendikanın baraj altında kalacağını savunan Çam, yasanın yetersiz ve sorunun çözmekten uzak olduğunu, işveren örgütlerinin baskısıyla çıkarıldığını söyledi. Çam, çıkarılan yasalardan dolayı gelecekte iş yaşamında sıkıntı yaşanacağını ileri sürdü.
Çam, ''Polis sendikası kurulması için Ankara Valiliği'ne yapılan başvuru iade edildi. Ankara Valiliği yanlış yapıyor, ona düşen dilekçeyi iade etmek değil, Çalışma Bakanlığı'na göndermesidir'' diye konuştu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, çalışma saatlerinin uzatılmasının istihdam politikalarında etkili olamayacağını savunarak, Türkiye'de işverenlerin ''istediğimi verin'' saldırganlığı ve pervasızlığı içinde her alanda düzenleme çabası içinde olduğunu, yeni yasayla sendikal hakların fiili olarak engellendiğini ifade etti.
Metal işkolunda toplu sözleşme sürecinin başladığını, sendikanın hazırladığı taslağa itiraz eden Bursa'da bir otomobil fabrikasındaki işçilerden bazılarının tazminatsız sorgusuz işten atılmasının söz konusu olduğunu anlatan Tüzel, hak arayan işçilerin kapının önüne konulmasının çalışma yaşamının gerçeği olduğunu söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, çalışma alanında son yıllarda rekor düzeyde düzenleme yapıldığını belirterek, ancak tarafların beklentilerinin boşa çıktığını ileri sürdü. Kamuda eşit işe eşit ücret getiren KHK'nin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Kuşoğlu, yüzde 8,8'lik oranın işsizlikte başarı olarak nitelendirilemeyeceğini savundu. Kuşoğlu, ''Emeklilik yaşı yeniden mi düzenleniyor- Bu konuda yeni düzenleme yapmak zor görünüyor. Aynı şekilde kıdem tazminatı ikide bir gündeme geliyor sonra çıkıyor. Konuya açıklık getirmek gerekiyor'' diye konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, iş yaşamında neoliberal politikaların egemen olduğunu belirterek, ''Kadın istihdamında kadına olumlu bir bakış yok. Bu erkek bütçedir. Ev kadınları ve yoğun emek harcadığı halde hiçbir sosyal güvencesi olmayan kadınların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Kazananlar var ama ne vergi ne zekat veriyor. Emekçilere göre bu vicdani bütçe değil. Bir bakanlık maaş ödemiyorsa bu bölücü bütçedir. İşsizlik Fonu'nu işçiler için koymadınız mı, niye GAP'a kaynak aktarıyorsunuz- İşçiler sizden alacaklıdır. Kıdem tazminatına kimse göz koymasın'' dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, milletvekilleri olarak sağlıksız koşullarda çalıştıklarını ve ILO standartlarının altına düştüklerini belirterek, özellikle bütçe görüşmelerinde ''9 ayın çarşambası bir araya getirilerek çalıştıklarını'' söyledi. Günal, ''Hepimiz hareketsizlik, kirli hava, yoğun tempoyla çalışıyoruz. Hem Meclis Başkanlığı'nı hem de Komisyon Başkanlığı'nı size şikayet ediyorum. Baskı altındayız'' diye konuştu.
CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, çalışma yaşamında AB ve ILO şartlarının dikkate alınmadığını, işverenlerin çalışanlara standartları vermeye yaşanmadığını ifade ederek, kadın ile erkek işçiler arasında ciddi anlamda eşitsizlik bulunduğunu, Bakanlığın bu konuyu düzene kavuşturmasını istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, kayıtdışının nedenlerine inilmeden denetimlerle sorunun çözülemeyeceğini belirterek, ayrıca buzdolabında bekletilen kıdem tazminatı sorunu olduğunu, özel sektörde kıdem tazminatı alınamadığını söyledi. Vergi oranları ve pirim yükünün tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Berber, ''Sosyal indirimlerden işçiler yararlanamıyor. Esnek çalışmanın çalışanların aleyhine olacağına inanmıyorum. Bu kadar çalışma düzeninin katı olduğu ülke yok. O nedenle vatandaş esnetiyor. Ne işçiyi ne işvereni takip edebiliyoruz. Bakanlık, ikinci emekliliği gündemine almalı'' diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Türkiye'nin en temel sorunun işsizlik olduğunu, Hükümetin işsizlikle ilgili performansının kötü olduğunu ve 2002 krizi öncesindeki rakamları bile yakalayamadığını savunarak, çalışmak isteyen ama iş aramayanların sayısının 2 katına çıkmasını ''vahim bir sonuç'' olarak değerlendirdi. ''İnsanlar işsiz ama iş aramıyor. Çünkü mutsuz'' diyen Güneş, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en yüksek işsizlik oranına sahip olduğunu söyledi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Gür, ''Dünyayı gözlemleyecek sistem kuran ülke, göçük altında kalan işçileri çıkaracak güçte değil mi- Kahramanmaraş'ta işçiler hala toprak altında. Bakanlık neden duyarsız davrandı-'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, işçiler için kurulan İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanamadığını, geçici ve güvencesiz işçi çalıştırılmasının yaygınlaştırıldığını savunarak, örgütlenme ve sendikal faaliyetlerin geriye gittiğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, çalışma yaşamını düzenleyen yasalarda son 10 yılda değişiklikler yapılarak, çalışanlara ilişkin yasal korumanın zayıflatıldığını söyledi. Türkiye'deki tüzüklerin en çağdaşının ''İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği'' ile ilgili tüzük olduğunu belirten Çetin, ancak iktidarın bunu uygulamadığını kaydetti. Çetin, ''Her yıl ortalama 1200 işçi iş kazalarında ölmüşse, bu iş cinayetlerin müsebbibi Tüzüğü ortadan kaldırıp çalışanları korumasız bırakan AKP'dir'' dedi.
Bakan Çelik'in yüzünün ''yumuşak'' olduğunu vurgulayan Çetin, ''Çalışanlar hiçbir zaman bu dönemdeki kadar ezilmemişti. Başbakan, 'kanunsuz çalıştırmanın kanunu yap' diye Bakan'a talimat verdi. Alt işveren düzenlemesi yapmaktan vazgeçin. Yaşa takılanlar sizin suçunuz değil, bu devletin yurttaşlarına kurduğu tuzak. Bu sorunu çözmek zorundayız'' diye konuştu.
Ulusal İstihdam Strateji Belgesi ve Hükümet programında kıdem tazminatı konusunun yeniden düzenleneceğinin yer aldığını hatırlatan Çetin, ''Patronlar ve devlet işçilerin kıdem tazminatını ödemiyorsa ödettirmek sizin göreviniz. Kıdem tazminatını güvence altına alacaksanız, ILO sözleşmesinin çizdiği çerçevede güvence getirin yeter'' görüşünü savundu.
Öte yandan, görme özürlü olan, eski AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, Komisyon girişinde Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun yaptıkları çalışmayla ilgilenmediğini belirterek, tepkisini dile getirdi.
Ayva, komisyonda görüşmeler sürerken dışarıda, ''Kapatın bu kurumu, AK Parti iktidarında böyle kurum istemiyorum. Mesleki Yeterlilik denilen kurum 8 aydır bize cevap vermiyor. Bayram Akbaş denilen adam,makam arabasına biniyor, telefonu kullanıyor, imkanlarından yararlanıyor ama bize yanıt vermiyor'' diye bağırdı.
AK Parti'li Recai Berber, Ayva'yı Komisyon Başkanı Lütfü Elvan'ın odasına götürerek sakinleştirmeye çalıştı.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
