2010-03-03 - 17:24
Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kasapoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,
kamu kurumu yapılarında, dışarıdan ithal edilen granit yerine yerli doğal taş
kullanımına özen gösterilmesi yönünde talimat verdiğini öğrendiklerini, bunun
sektör adına sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği
(MSBK) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kasapoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,
kamu kurumu yapılarında, dışarıdan ithal edilen granit yerine yerli doğal taş
kullanımına özen gösterilmesi yönünde talimat verdiğini öğrendiklerini, bunun
sektör adına sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
Kasapoğlu, TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
yaptığı sunumda, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin iptalinin ardından,
sektörde kaos yaşandığını ifade etti. Madencilik Kanunu'nda değişiklik tasarısı
taslağı hazırlandığını, taslağın Başbakanlıkta bulunduğunu, kendilerinin de
gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Kasapoğlu, sektörün sorunlarını
çözecek bir tasarının ortaya çıkmasını umduklarını dile getirdi.
İsmet Kasapoğlu, Madencilik Kanunu'nda yapılacak bir değişiklikle, ruhsat
sahibi tarafından yatırılan devlet hakkının yüzde 30'unun, ruhsatın bulunduğu
ilin özel idaresine, yüzde 10'un Hazine hesabına, yüzde 60'ının da ruhsatın
bulunduğu ilçenin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına kaydedilebileceğini
ifade etti. İsmet Kasapoğlu, böylece halkın madencilik faaliyetlerine de daha
sıcak bakacağını söyledi.
Yapılaşmada yerli doğal taş kullanımını yaygınlaştırmak isterken, kamu
kurumlarının bile Çin graniti kullandığına dikkati çeken Kasapoğlu, bu durumun
bir çelişki oluşturduğunu anlattı. Kasapoğlu, konunun Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'a anlatıldığını, Erdoğan'ın da 3 gün önce, kamu kurumu yapılarında yerli
doğal taş kullanımına özel gösterilmesi yönünde talimat verdiğini öğrendiklerini
belirterek, bunun sektörü olumlu etkileyeceğini kaydetti.
Madencilik sektöründe alınmış olan izinlerin iptali yönünde sayısız dava
açıldığını dile getiren Kasapoğlu, bu durumun yatırım güvencesini sürekli tehdit
altında tuttuğunu savundu. Kasapoğlu, doğrudan zarar ziyan bulunmayan davalarda,
dava açabilmenin yatırımla orantılı bir teminata bağlı olması gerektiğini
vurguladı.
MSBK'nın komisyona sunduğu raporda, çok çeşitli maden potansiyelini
barındıran Türkiye'de, bu potansiyelin henüz kullanılamadığı belirtildi. 2008
yılında madencilik sektörü sabit sermaye yatırımlarının toplam yatırımlar
içindeki payının yüzde 1,75 olduğu, bu oranın, katma değeri yüksek ürünlere geçiş
sağlayabilecek sermaye birikiminin sağlanamadığının göstergesi olduğu ifade
edildi. 2003-2008 yılları arasında sektöre giren yabancı sermayenin, toplam
yabancı sermaye girişi içindeki payının yüzde 1 dolayında bulunduğu kaydedildi.
Sektördeki teşvik uygulamalarına da değinilen raporda, madencilik
sektörünün toplam teşvik tutarı içindeki payının yüzde 2,6 oranında olduğu
belirtildi. Madencilik sektörünün teşvik uygulamalarında, tarım sektörü hariç
diğer sektörlerin gerisinde kaldığı ifade edildi.
Maden ihracatının 2004 yılında itibaren her yıl yüzde 31,5 oranında
büyüyerek 2008 yılında 3,1 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. 2009 yılında maden
ihracatının toplam ihracat içindeki payının yüzde 2,27 olarak gerçekleştiği, bu
ihracatın yüzde 52,5'inin doğaltaş-mermer, yüzde 29'unun metalik cevher, yüzde
18,5'inin endüstriyel minerallerden oluştuğu bildirildi. Raporda, 2008 yılı
rakamlarına göre maden ithalatının yaklaşık 4,5 milyar dolar olduğu belirtildi.
Sektörün sorunları ile ilgili çözüm önerilerinin de yer aldığı raporda,
sektörde yerli ve yabancı sermaye girişi için yeterli güven şartlarının
oluşturulması, sürdürülebilir gelişmeyi engellemeyen, çevre korumaya yönelik
mevzuat hükümlerinin uygulanması, madencilik faaliyetleri konusunda toplumda
bilinç yaratılması, insan kaynakları eğitimine destek verilmesi gerektiği
anlatıldı.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı İsmail Aslan da komisyona
yaptığı sunumda, sendikalarının örgütlenmesinin, sektördeki iş güvenliği ve işçi
sağlığını da yakından ilgilendirdiğini, bu nedenle örgütlenmeleri konusunda
önlerinin açılmasını istediklerini söyledi.
Aslan, örgütlendikleri bölgelerde iş yeri temsilcilerinin bulunduğunu,
çalışma koşullarını ve risklerini daha yakından takip ettiklerini belirtti.
Bursa ve Balıkesir'de maden ocaklarındaki kazaları anımsatan Aslan, her
iki bölgede de örgütlü olmadıklarını, örgütlü olmaları halinde bu iki kazanın da
yaşanmayacağını iddia etti. (17:24)
(MSBK) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kasapoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,
kamu kurumu yapılarında, dışarıdan ithal edilen granit yerine yerli doğal taş
kullanımına özen gösterilmesi yönünde talimat verdiğini öğrendiklerini, bunun
sektör adına sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
Kasapoğlu, TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
yaptığı sunumda, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin iptalinin ardından,
sektörde kaos yaşandığını ifade etti. Madencilik Kanunu'nda değişiklik tasarısı
taslağı hazırlandığını, taslağın Başbakanlıkta bulunduğunu, kendilerinin de
gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Kasapoğlu, sektörün sorunlarını
çözecek bir tasarının ortaya çıkmasını umduklarını dile getirdi.
İsmet Kasapoğlu, Madencilik Kanunu'nda yapılacak bir değişiklikle, ruhsat
sahibi tarafından yatırılan devlet hakkının yüzde 30'unun, ruhsatın bulunduğu
ilin özel idaresine, yüzde 10'un Hazine hesabına, yüzde 60'ının da ruhsatın
bulunduğu ilçenin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına kaydedilebileceğini
ifade etti. İsmet Kasapoğlu, böylece halkın madencilik faaliyetlerine de daha
sıcak bakacağını söyledi.
Yapılaşmada yerli doğal taş kullanımını yaygınlaştırmak isterken, kamu
kurumlarının bile Çin graniti kullandığına dikkati çeken Kasapoğlu, bu durumun
bir çelişki oluşturduğunu anlattı. Kasapoğlu, konunun Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'a anlatıldığını, Erdoğan'ın da 3 gün önce, kamu kurumu yapılarında yerli
doğal taş kullanımına özel gösterilmesi yönünde talimat verdiğini öğrendiklerini
belirterek, bunun sektörü olumlu etkileyeceğini kaydetti.
Madencilik sektöründe alınmış olan izinlerin iptali yönünde sayısız dava
açıldığını dile getiren Kasapoğlu, bu durumun yatırım güvencesini sürekli tehdit
altında tuttuğunu savundu. Kasapoğlu, doğrudan zarar ziyan bulunmayan davalarda,
dava açabilmenin yatırımla orantılı bir teminata bağlı olması gerektiğini
vurguladı.
MSBK'nın komisyona sunduğu raporda, çok çeşitli maden potansiyelini
barındıran Türkiye'de, bu potansiyelin henüz kullanılamadığı belirtildi. 2008
yılında madencilik sektörü sabit sermaye yatırımlarının toplam yatırımlar
içindeki payının yüzde 1,75 olduğu, bu oranın, katma değeri yüksek ürünlere geçiş
sağlayabilecek sermaye birikiminin sağlanamadığının göstergesi olduğu ifade
edildi. 2003-2008 yılları arasında sektöre giren yabancı sermayenin, toplam
yabancı sermaye girişi içindeki payının yüzde 1 dolayında bulunduğu kaydedildi.
Sektördeki teşvik uygulamalarına da değinilen raporda, madencilik
sektörünün toplam teşvik tutarı içindeki payının yüzde 2,6 oranında olduğu
belirtildi. Madencilik sektörünün teşvik uygulamalarında, tarım sektörü hariç
diğer sektörlerin gerisinde kaldığı ifade edildi.
Maden ihracatının 2004 yılında itibaren her yıl yüzde 31,5 oranında
büyüyerek 2008 yılında 3,1 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. 2009 yılında maden
ihracatının toplam ihracat içindeki payının yüzde 2,27 olarak gerçekleştiği, bu
ihracatın yüzde 52,5'inin doğaltaş-mermer, yüzde 29'unun metalik cevher, yüzde
18,5'inin endüstriyel minerallerden oluştuğu bildirildi. Raporda, 2008 yılı
rakamlarına göre maden ithalatının yaklaşık 4,5 milyar dolar olduğu belirtildi.
Sektörün sorunları ile ilgili çözüm önerilerinin de yer aldığı raporda,
sektörde yerli ve yabancı sermaye girişi için yeterli güven şartlarının
oluşturulması, sürdürülebilir gelişmeyi engellemeyen, çevre korumaya yönelik
mevzuat hükümlerinin uygulanması, madencilik faaliyetleri konusunda toplumda
bilinç yaratılması, insan kaynakları eğitimine destek verilmesi gerektiği
anlatıldı.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı İsmail Aslan da komisyona
yaptığı sunumda, sendikalarının örgütlenmesinin, sektördeki iş güvenliği ve işçi
sağlığını da yakından ilgilendirdiğini, bu nedenle örgütlenmeleri konusunda
önlerinin açılmasını istediklerini söyledi.
Aslan, örgütlendikleri bölgelerde iş yeri temsilcilerinin bulunduğunu,
çalışma koşullarını ve risklerini daha yakından takip ettiklerini belirtti.
Bursa ve Balıkesir'de maden ocaklarındaki kazaları anımsatan Aslan, her
iki bölgede de örgütlü olmadıklarını, örgütlü olmaları halinde bu iki kazanın da
yaşanmayacağını iddia etti. (17:24)
